Connect with us

Bürokrat

“Coğrafyamızın yeniden güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “İnsanlık tarihiyle yaşıt bir bölgenin kadim sakinleri olarak son yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgalarıyla, Gazze’de olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar bir selam yurdu, yeniden bir güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin başında grup toplantılarının ülke, millet ve demokrasi için hayırlar getirmesini temenni etti.

Katılımcıları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Bilhassa bir asır önce İstiklal Harbi’mizde olduğu gibi, beyaz örtmelerini takıp, şalvarlarını giyerek Eskişehir Mihalgazi’den grup salonumuza teşrif eden Belediye Başkanımız Zeynep Güneş’le birlikte tüm hanım kardeşlerime teşekkür ediyor, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini yansıtan şu vakur duruşları için kendilerine şükranlarımı sunuyorum. Milletten aldığı yetkiyle ilçesine üç dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiyi, ‘Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir. Ahırda inek sağmaktır’ diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum.”

“BU ÜLKEDE YASAKÇI VE BASKICI ANLAYIŞA GÖZ YUMMADIK”

Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma hakkını, hatta seçilme hakkını gasbedenlerle, Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ihramına, fistanına dil uzatanlarla, millete tepeden bakan, milleti hor ve hakir görenlerle mücadelelerini her zeminde sonuna kadar devam ettireceklerinin bilinmesini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı’nın, Kara Fatma’nın, Nene Hatun’un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün bir kere daha kemal-i hürmetle selamlıyorum. Rabb’im salonlara sığmayan şu muhabbetimizi daim eylesin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, hayatını kaybeden AK Parti 24-25-26 ve 27. dönem Uşak Milletvekili Mehmet Altay’a Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabırlar diledi.

“YÜKSEK BİR TEMPODA ÜLKEMİZE VE MİLLETİMİZE HİZMET ETMEK İÇİN KOŞTURUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede ve dünyada kırılma anlarını sembolize eden gelişmelere şahitlik edildiğini, iktidar ve ittifak olarak bu gelişmeleri yakından takip ve tahlil ederek, gerekli müdahaleleri yaparak Türkiye lehine yönlendirmeye çalıştıklarını söyledi.

Dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un “Gün Olur Asra Bedel” ifadesinde anlamını bulan bir dönemin tam göbeğinde bulunulduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “En küçük bir hatanın vahim sonuçlar doğurabileceği bu kritik dönemde yasama ve yürütme görevimizi layıkıyla yerine getirmeye gayret ediyoruz. Sizler Yüce Meclisin çatısı altında ve sahada, bizler yurt içinde ve yurt dışında yüksek bir tempoda ülkemize ve milletimize hizmet etmek için koşturuyoruz. Bir defa hepimiz şunun idrakindeyiz, halkımız bizi bu makamlara çalışmamız için gönderdi, milletimiz bizi buraya kendisine hizmet etmemiz, sorunlara çözüm üretmemiz için gönderdi. Biz de bu vazifeyi bihakkın ifa etmenin çabasındayız. Özellikle dış ilişkiler noktasında yoğun bir temas trafiğimiz söz konusu. Geçtiğimiz hafta kardeş ülkelerimiz Suudi Arabistan ve Mısır’a önemli birer ziyaret gerçekleştirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İkili ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almanın yanı sıra Filistin, Suriye, Sudan başta olmak üzere güncel meseleleri kapsamlı şekilde istişare ettik. Her iki ziyaretimizden enerjiden savunmaya farklı alanlarda imzaladığımız toplam 12 anlaşmayla döndük. Özellikle yenilenebilir enerji alanında Suudi Arabistan’la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir. Bu anlaşmaya göre inşallah Suudi şirketler, Türkiye’de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgâr santralleri inşa edecek. İlk aşamada Sivas ve Karaman’da 1000’er megavatlık güneş enerjisi santralleri kurulacak. İki güneş enerjisi santrali projesi ile toplam 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.

“TÜRKİYE OLARAK KENDİMİZ İÇİN NE İSTİYORSAK DOSTLARIMIZ İÇİN DE AYNISINI İSTİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Şubat Cumartesi günü Ürdün Kralı II. Abdullah’ı misafir ettiklerini; Ürdün Kralı II. Abdullah ile oldukça muhteviyatlı, verimli, ikili ilişkileri güçlendiren istişareler yaptıklarını belirterek, kendilerinin de en kısa zamanda Ürdün’e bir ziyarette bulunmayı arzu ettiklerini söyledi.

“Durmuyoruz, duramayız, yapacağımız çok şey var. Tempomuzu, aşkımızı, şevkimizi her gün biraz daha artırıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’i ağırlayacaklarını, yarın da Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in Ankara’ya geleceğini, gelecek hafta pazartesi ve salı günleri de Birleşik Arap Emirlikleri’ni ve Etiyopya’yı ziyaret edeceklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada şunu özellikle ifade etmek durumundayım; Türkiye olarak kendimiz için ne istiyorsak dostlarımız, kardeşlerimiz için de aynısını istiyoruz. Kendimiz için nasıl huzur, güvenlik, istikrar, kalkınma, refah istiyorsak komşularımız ve tüm kardeş ülkeler için de aynısını istiyoruz. Son dönemde hız verdiğimiz diplomatik çabalarımız bunun içindir. Bilinen, bilinmeyen, görünen, görünmeyen temaslarımızın temel gayesi aynı şekilde bölgesel barışa katkı sunmaktır. Hiçbir komplekse kapılmadan tüm aktörlerle görüşüyor, tamamen kardeşlik hissiyatı içinde fikir ve önerilerimizi muhataplarımızla paylaşıyoruz. İnsanlık tarihiyle yaşıt bir bölgenin kadim sakinleri olarak son yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgalarıyla, Gazze’de olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar bir selam yurdu, yeniden bir güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz.”

“SURİYE’NİN İSTİKRARA, HUZURA KAVUŞMASI EN BÜYÜK TEMENNİMİZDİR”

Türkiye’nin komşusu Suriye’nin yaklaşık 14 yıldır hasretini çektiği istikrara, barışa, huzura, süratle kavuşmasının en büyük temennileri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı kıbleye yönelen Suriyeli kardeşlerimizin birlik ve kardeşlik içinde aydınlık geleceklerini omuz omuza inşa etmesi bizim samimi arzumuzdur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye konusunda Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın ve Ürdün’ün de kendileriyle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu, Suriye’nin huzuru için bu üç ülkeyle hareket edeceklerini dile getirdi.

Suriye meselesinde tavırlarının ilk günden beri net olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Orada akan her damla kan ve gözyaşı bizim de yüreğimizi dağlamaktadır. Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye’de bir tek canın yitip gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir. Suriye’ye vicdan merceğinden bakan herkes bir defa şunu kabul edecektir; tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı da her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır. Hiç şüphesiz bunu fazlasıyla hak etmektedir. 18 ve 30 Ocak mutabakatlarının ‘tek ordu, tek devlet, tek Suriye’ temelinde titizlikle uygulanmasını bu bakımdan çok önemsiyoruz. Suriye’de kalıcı barışın ve istikrarın yol haritası belli olmuştur. Taraflar bunun idrakinde olarak yanlış hesap yapmamalı, eski hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir. Şiddetin daha büyük şiddeti besleyeceği unutulmamalıdır. Şunu bugün tüm samimiyetimle, açık yüreklilikle ifade ediyorum; artık Suriye’nin kaynaklarının, Suriye’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin tünel yapmaya, şehirlerin altında tünel kazmaya değil, Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanmasının vakti gelmiştir.”

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın ülkesini bir an önce ayağa kaldırmaya yönelik samimi gayretlerinin en yakın şahidi olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, son operasyonlarla işgalden kurtarılan yerlerde de yeni yönetime karşı hem teveccühün hem büyük bir beklentinin oluştuğunu müşahede ettiklerinin altını çizdi.

“SURİYE’DEKİ GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Yeniden yeşeren umutların bir daha kara kışa dönmeyeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En başta Türkiye buna izin vermeyecektir. Suriye hükûmetinin en geniş siyasi katılım ve temsili sağlayacağına, etkili bir kalkınma planını hızla hayata geçireceğine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak en uzun sınıra sahip olduğumuz, halkını dost, akraba ve kardeş bildiğimiz Suriye’deki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz” sözlerini sarf etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Türkiye içerisinde hem de dünyada Türk dış politikasının eksenini anlamaya çalışanlara bir kez daha seslenmek istediğini söyleyerek şunları kaydetti: “Türkiye bölgesinde nüfuz arayışında, tahakküm peşinde değildir, başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir. Tam tersine biz samimi bir şekilde kardeşlik istiyoruz, ‘barış’ diyoruz, ‘hep birlikte kalkınalım, hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edelim’ diyoruz. Halep’le birlikte Şam, Rakka, Haseke, Kamışlı’da şen olana kadar, Deralı çocuklarla birlikte Kobanili yavruların da yüzlerinde tebessüm çiçekleri açana kadar Suriyeli kardeşlerimizi bir an olsun yalnız bırakmayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki son operasyonlar sırasında ivedilikle talimat vererek AFAD’ı, Kızılay’ı ve insani yardım kuruluşlarını süratle harekete geçirdiklerini belirterek, ilk etapta iki tır dolusu insani yardım malzemesini Suriye hükûmeti ile iş birliği hâlinde Kürtlerin yaşadığı yerleşim yerlerine sevk ettiklerini aktardı.

Ramazanda da yardımların artarak devam edeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif’le birlikte Suriye’deki tüm kardeşlerimiz inşallah bu havayı teneffüs edecekler” dedi.

“KRİZİ FIRSATA ÇEVİRMEK GİBİ UCUZ BİR HESAP İÇİNDELER”

Kendileri can kurtarma derdindeyken birilerinin son derece kirli ve kışkırtıcı söylemlerle selden kütük kapma telaşına düştüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Suriye konusunu iç siyasette istismar etmek suretiyle millî birlik ve dirliğimizi kundaklamayı amaçlayan bu rezil siyasetin koçbaşlığını ise ana muhalefetin genel başkanlık koltuğunda oturan zat ile yoldaşları yapmaktadır. Nasıl 1 milyon kardeşimiz katledilirken Suriye’yi umursamadılarsa, bugün de aynı durumdalar. Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler. Suriye’nin etnik temelli bir çatışmaya sürüklenme riski, bu komşu ve kardeş ülkenin tekrar kan gölüne dönme ihtimali bunları zerre miskal ilgilendirmiyor. Açık söylüyorum, ne Kürtler ne Nusayriler ne başkaları bunların umurlarında değil. Eğer öyle olsaydı, 13,5 yıl boyunca Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken tepki gösterirlerdi. Öyle olsaydı, Suriye’de terör örgütleri cirit atarken konuşurlardı. Öyle olsaydı, henüz 3-4 yaşındaki masum yavruların cansız bedenleri sahile vururken seslerini çıkarırlardı. Öyle olsaydı, Kürt kardeşlerimize kimlik dahi verilmezken buna itiraz ederler, Suriyeli Kürtlerin hakları için mücadele ederlerdi ama bunu yapmadılar.”

Suriye’de 13,5 yıl boyunca yaşananlar karşısında CHP’lilerin sustuğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, zulmün görmezden gelindiğini kaydetti.

CHP’nin, sınırın ötesinde ne olup bittiğini gündemine almadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, on yıllar boyunca Arapları, Kürtleri aşağılayan CHP’nin bugün de hâlâ aynı yerde bulunduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin bugün de aynı ideolojik bağnazlıkla hareket ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti: “Bunların vicdansızlıklarını gördükçe inanın onlar adına biz hicap duyuyoruz. Şunu da tam bir gönül huzuruyla bugün ifade ediyorum, benim milletim bu istismarcıların gerçek niyetini artık çok net görüyor. Benim Kürt kardeşlerim oynanan oyunları artık çok net görüyor. Benim Arap vatandaşlarım kimlerin hangi çirkin senaryoların figüranı ve taşeronu olduğunu çok net biçimde görüyor. Bu gerçeği sadece CHP Genel Başkanı görmüyor, bu zata akıl verenler, bu zatı parmağında oynatanlar, uzaktan kumandayla bu şahsı istedikleri gibi kontrol edenler, keyiflerine göre yönlendirenler görmüyor. Açıkçası biz CHP’nin başındaki zattan bir siyaset ortaya koymasını, proje üretmesini, milletin ve coğrafyamızdaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemiyoruz. Son kepazelikleriyle artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsesin, en azından bunu milletten ve CHP’li vatandaşlarımızdan esirgemesin.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti. “Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum, meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. Burada daha önce yaptığım bir tespitimi tekrar hatırlatmak isterim, görüyoruz ki zaman, dünya, genel başkanlar değişiyor ama ‘CHP’de gelen gideni aratır’ gerçeği asla ve asla değişmiyor. Biz eskisini ‘Oturduğu koltuğun hakkını vermiyor’ diye eleştiriyorduk. Yerine gelen selefinden de kötü çıktı. Anlaşılan yeni genel başkanın kelime dağarcığı öncekinden daha sınırlı. Biz üslup sorunu var zannediyorduk. Meğer sorun bizatihi üslubuymuş. Biz Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara’ya yönelik edep ve nezaket dışı ifadelerini ayıplıyorduk, meğer beyefendi günlük hayatta da o seviyesiz kelimelerle iletişim kuruyormuş. Lafa gelince Türkiye’yi yönetmeye talipler ancak ne kendilerini ne de CHP’yi yönetebiliyorlar. Durum öyle yere vardı ki millet son günlerde dizi izlemeyi bıraktı her akşam çayı, çekirdeği alıp CHP’nin skandallarını seyretmeye başladı. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajedi, ne ararsan hepsi var. Ne diyelim, Allah bunlara akıl, CHP’li vatandaşlarıma da sabır versin. Milletimiz bilhassa kalbi, zihni, dili temiz evlatlarını bu zata maruz kalmaya korumaktan devam etsin.”

“YENİ KONUTLARI TESLİM EDİLEN DEPREMZEDELERİMİZİN SEVİNCİNE ŞAHİT OLMAK BİZLER İÇİN TARİFSİZ BİR BAHTİYARLIK KAYNAĞIYDI”

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin üçüncü yılı dolayısıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Osmaniye’de bulunduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küllerinden doğdu yine Türkiye’nin gücüne bak” temasıyla düzenlenen programda depremlerde hayatını kaybedenleri andıklarını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yağmura rağmen meydanı dolduran Osmaniyelilerin heyetlerini coşkuyla karşıladığını kaydetti.

MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin şahsında heyetlerini muhabbetle bağrına basan Osmaniyelilere ve heyette yer alanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmaniye’de kardeşlik tablosunun çizildiğini, dayanışma ikliminin yaşandığını vurguladı.

Yeni konutlarını teslim alan depremzedelerin sevincine şahitlik etmenin tarifsiz bir bahtiyarlık kaynağı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14-28 Mayıs seçimleri sürecinde evi ve iş yeri yıkılan depremzedelerin yanında bulunacaklarının sözünü verdiklerini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ahitlerine sadık kalarak 433 bin 667’si konut, 21 bin 690’ı iş yeri olmak üzere 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladıklarını, 27 Aralık 2025’te Hatay’da 455 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine takdim ettiklerini anlattı.

Osmaniye’de de konut, iş yeri ve köy evi olmak üzere toplam 12 bin 557 bağımsız bölümün hak sahiplerine teslim edildiğini söyleyen Cumhurbakanı Erdoğan, 3 yıl gibi kısa sürede yazılan başarı hikâyesinin, “Büyük ve Güçlü Türkiye”nin başarısı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm dünyanın gıptayla takip ettiği bu başarı, asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışmasıyla gelen 86 milyon vatandaşımızın başarısıdır” dedi.

6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin ardından devlet-millet yürek yüreğe vererek, güç birliği yaparak, inanarak, azmederek, çalışarak ve neticede “olmaz” denileni, “imkânsız” denileni 3 yılda hayata geçirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu başarılara ve gerçeklere rağmen “ana muhalefet ve yoldaşlarının kendilerini eleştirip, çamur attığını” belirtti.

“MİLLETİMİZE NASIL DAHA İYİ HİZMET EDERİZ BUNA ODAKLANIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Deprem bölgesindeki çalışmaları küçümsüyor, yönettikleri şehirlerde insanlar kışın ortasında susuzluktan kıvranırken, çöp, çamur, çukur hayatın rutini hâline gelmişken bunlar utanmadan, sıkılmadan 6 Şubat depremlerinde en ağır yıkımı yaşayan Kahramanmaraş’taki yolları diline doluyor. Bir defa şunu herkes bilecek, meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez. 3 yıl sonra bile ‘cek’li ‘cak’lı cümleler dışında somut projeleri olmayanların 455 bin konutu teslim eden iktidarımıza dil uzatması, sadece hadsizlik değil, aynı zamanda edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsınız. Varsa tamamladığınız bir proje gider açılışını yapar, kurdelesini kesersiniz. Kendinize güveniyorsanız 3 yılda ne yaptığınızı millete gösterirsiniz. Bunları yapamıyorsanız en azından edebinizle susarsınız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin gördüğünü inkâr etmeyeceğini, hizmeti karalamayacağını, esere kara çalmayacağını dile getirerek, “Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz. Ama bunlar ne taş üstüne taş koymayı ne de edebince susmayı biliyor. Mugalatayla polemikle laf cambazlığıyla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Rant kapısına çevirdikleri siyaset gemisini yürütmenin hesabını yapıyorlar. Biz ise her zaman olduğu gibi yine işimize bakıyoruz. Milletimize nasıl daha iyi hizmet ederiz buna odaklanıyoruz. Deprem bölgemizin yeniden ihya ve inşasında emeği geçen herkese, alın teri döken her bir emekçi kardeşime, tüm bakanlıklarımıza, belediyelerimize, hayırseverlerimize, yüklenici firmalarımıza en kalbi teşekkürlerimi iletiyorum” diye konuştu.

Deprem şehitlerini rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geride kalanlara Allah’tan sabır diledi.

“ÜLKEMİZDE SON 23 YILDA YAŞANAN DOĞAL AFETLERİN HİÇBİRİNDE VATANDAŞLARIMIZI MAĞDUR ETMEDİK”

Osmaniye’de toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 kalem yatırımın açılışını gerçekleştirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırımların şehre hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son bir ayda gerçekleştirdikleri faaliyetlerin anlatıldığı videoyu gösterdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal devlet ilkesinin vücut bulduğu alanların en başında afet zararlarının tazmininin geldiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizde son 23 yılda yaşanan doğal afetlerin hiçbirinde vatandaşlarımızı mağdur etmedik. Hele hele milletimize faizle afet konutu hiçbir zaman ödetmedik. Olabilecek en uygun şartlarda hiç kimseyi yormadan, kimseyi sıkıntıya düşürmeden afetzede kardeşlerimizi yuvalarına kavuşturduk. 23 yıldır ne yaptıysak 6 Şubat deprem konutları için de aynısını yapıyoruz. Daha önce İzmir’de, Elazığ’da, Bozkurt’ta, Manavgat’ta milletimiz nasıl faizsiz, sabit fiyatlarla ev sahibi olduysa yine bu evlere de öyle sahip olacak.”

Afet konutlarının aylık taksitinin İzmir’de bin 600 lira, Elazığ’da bin 60 lira, Giresun’da ise bin 400 lira olduğunu Cumhurbaşkanı kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu: “Her bir kardeşimiz son derece sembolik rakamlarla ev sahipleri oldular. 11 ilimizdeki vatandaşlarımız da evlerine zorlanmadan çok uygun şartlarla faizsiz sabit fiyatlarla kavuşacak. Son kabine toplantımızda meseleyi enine boyuna değerlendirdik. Titiz bir çalışmayla milletimiz için en uygunu neyse onu ortaya çıkardık. Özellikle yuvalarına kavuşan depremzedelerimizin bizleri çok iyi dinlemesini kendilerinden istirham ediyorum. Yaptığımız 455 bin afet konutunun tüm altyapı bedellerini biz karşılıyoruz. Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Böylece altyapı dâhil konut fiyatlarının yüzde 65’ini devletimiz ödüyor. Dahası 2 yıl ödeme almayacağız. Vatandaşımız anahtarını teslim aldıktan 2 yıl sonra ödemeye başlayacak. 18 yıl boyunca da aynı fiyatla ödeyecek. Konutlarımızı ortalama 1 milyon 890 bin liralık fiyatla vatandaşımıza sunacağız. 3 artı 1 konutlarımız için ayda 8 bin 750 lira taksit ödenecek. Bu fiyat değişmeyecek. 18 yıl boyunca sabit, yani faizsiz olacak. Ödemeler, anahtarlar teslim alındıktan 2 yıl sonra başlayacak.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremzede vatandaşlara bir alternatif daha sunduklarını bildirerek, “Peşin ödemek isteyen olursa Meclisimizde düzenleme yapacağız. 484 bin liradan, yani neredeyse 4’te biri fiyatına vatandaşlarımız bu evleri alabilecek. Bunu alırken kredi kullanmak isteyen vatandaşımıza da kamu bankalarımız gerekli kolaylığı sunacak. Yine köy evlerimizde altyapı maliyetlerini karşılayacak, ayrıca maliyet üzerinden yüzde 50 indirim yapacağız. Orada da ödemeler 18 yıl boyunca 8 bin 100 lira sabit taksitle olacak. Yine peşin almak isteyen vatandaşımız köy konutlarımızı da 448 bin liradan peşin olarak alabilecekler” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıkladığı ödeme rakamlarının hayırlı uğurlu olması, vatandaşların yeni evlerinde huzurla güvenle güle güle oturması temennisinde bulunarak, “Biz siyaseti kendi ikbalimiz için değil, 86 milyonun her bir ferdinin huzuru, güvenliği, müreffeh ve mutlu yarınları için yapıyoruz. 24 yıldır siyaset arenasında niçin bulunduğumuzu, milletimizin bu görevlere bizleri hangi sebeplerle getirdiğini, mukaddes emanetini niçin bize tevdi ettiğini asla unutmadık, unutmuyoruz, hiçbir zaman da unutmayacağız” şeklinde konuştu.

“SİYASET KURUMUNA DAHA FAZLA GÖREV VE SORUMLULUK DÜŞECEK”

Her zeminde hizmet etmenin, siyaset üretmenin, millete hizmet sancağını daha yükseğe çıkarmanın mücadelesi içinde olduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Cumhur İttifakı olarak ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini yine bu tasavvurla başlattık. Yaklaşık 16 aydır gizli açık çeşitli sabotaj girişimlerine rağmen hamdolsun süreci başarıyla yürüttük. İttifak olarak dayanışma hâlinde, strateji ve taktik birliği içinde en kritik kavşaklarda cesaretli davranarak, gerektiğinde riske girerek süreci bugünlere kazasız, belasız getirdik. Suriye’nin kuzeyindeki belirsizliğin ortadan kalkması ve tam entegrasyonun sağlanmasına paralel olarak inşallah sürecin yükü daha da hafifleyecek, belli başlı konularda çok daha seri yol alma imkânı doğacaktır. İlgili kurumlarımız sınırlarımızın ötesindeki gelişmeleri titizlikle takip ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarihî bir sorumluluk üstlenen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz da nihai raporunu tamamlamak üzere. Komisyonda yer alan siyasi partilerin yapıcı katkılarıyla raporun tekemmül ettirileceğine inanıyorum. Raporun açıklanmasına müteakip siyaset kurumuna daha fazla görev ve sorumluluk düşecektir. Millî iradenin tecelligahı olan Meclisimiz inşallah sürecin yeni aşamasında da vazifesini güvenle yapacaktır. Biz AK Parti olarak ilk günden beri olduğu gibi mesuliyet bilinciyle hareket edeceğiz. Her zamankinden daha yapıcı, daha kuşatıcı olacağız. Ülkemize sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları bulan bu sorunun kalıcı biçimde çözülmesi için gövdemizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğiz. Elbette bu süreçte aziz şehitlerimizin, gazilerimizin ve hepsi birer metanet timsali olan şehit yakınlarımızın başını yere asla eğdirmeyecek, Türkiye’nin terörsüz istikbali için en doğru olanı kararlılıkla yapacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye yaptığı rivayet edilen bazı nasihatleri anımsatmak istediğini belirterek, “Oğul, daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın. Azminden dönmeyesin. Çıktığın yolu, taşıyacağın yükü iyi bil. Her işin gereğini vaktinde yap. Vazifen çetin, yükün ağırdır oğul. Hizmette önde, ücrette geride olasın. Vazifenin en ağırına talip olmaktan kaçınmayasın. Vazifenin ağırlığı Yaradan’ın kullarına ihsanıdır. Bizler nefreti eritmek için muhabbetin asaletini dünyaya yeniden hâkim kılmak için çıktık yola. Bu yolda utanacak bir şeyimiz yoktur. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde iki bakanlıkta görev değişimi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görevlerini devreden Adalet Bakanımız Yılmaz Tunç ile İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’ya bugüne kadarki hizmetleri için teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonra birlikte mesai yapacağımız Adalet Bakanımız Akın Gürlek’e ve yeni İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi’ye yüce Mevla’dan üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum” dedi.

Genç gazeteciler Ankara

DAHA FAZLA HABER
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bürokrat

“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.

İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.

“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”

Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.

Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.

Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.

Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.

“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”

Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı anigif-genc-gazeteciler.gif

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.

Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.

Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”

“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”

“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.

Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.

Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.

“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.

“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.

Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”

Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”

“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.

“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”

Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.

Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkâri, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Siirt, Sinop, Sivas, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Millî teknoloji hamlemizle muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemiyoruz. Millî teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ticaret Bakanlığının desteğiyle Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Türkiye’nin dört bir yanından programa katılan iş dünyasının temsilcilerini, ihracatçıları, girişimcileri ve gençleri selamladı.

Programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası etkinliklerinin ülke, millet ve iş dünyası için hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ticaret Bakanlığına, TİM’e ve programın düzenlenmesinde emeği bulunanlara teşekkür ederek, dün başlayan İnovasyon Haftası’nın “İnsanlığın Yeni Evresi” temasıyla düzenlenmesini son derece anlamlı bulduğunu ifade etti.

Yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojiler başta olmak üzere hayatın her alanında köklü değişimler yaşanırken, iş dünyasının bu yeni döneme ne kadar hazır olduğunun tespitinin şüphesiz çok önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun yerinde bir hassasiyetin ifadesi olduğunu söyledi.

“TEKNO-OLİGARKLAR SADECE BELLİ ÜLKELERİ DEĞİL, TÜM DÜNYAYI HEDEF ALMAKTADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken insan faktörünün dikkate alınmadığını ve umursanmadığını belirterek, “İnsanı ve insani değerleri taşlayan bu teknolojinin ne kadar faydalı olacağı kuşkusuz şüphelidir. Son dönemde insan ile teknoloji arasındaki ilişkileri sorgulayanların sayısının giderek arttığını müşahede ediyoruz. Sadece entelektüel çevrelerde değil, iş dünyasında, akademide, toplumun genelinde soru işaretleri artmakta, güvenin yerini tedirginlik almaktadır. İnsanlık tarihine baktığımızda değişime direnenler, değişimden korkanlar, değişimle birlikte ellerindeki imkânları kaybetmekten endişe duyanlar olmuştur. Bundan sonra da olacak fakat her seferinde insanla teknoloji arasında bir orta yol bulunmuş, karşı çıkılan teknoloji zamanla insan hayatının vazgeçilmezi hâline gelmiştir” diye konuştu.

Tarihte olduğu gibi bugün de benzer endişelerin yapay zekâ başta olmak üzere birçok yenilik için dile getirildiğini gördüklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kuşkusuz bunların önemli bir kısmı son derece haklı, yerinde endişelerdir. Geçen hafta dikkat çektiğim tekno-oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayınladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. 100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yap-boz tahtası olarak gören bu zihniyetin, insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimilerinin ‘teknokrasi’, kimilerinin ‘teknofaşizm’ adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı, karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün bunların şimdiden konuşulmasını, iş hayatı dâhil farklı yönleriyle ele alınmasını çok kıymetli bulduğunu dile getirerek, Türkiye İnovasyon Haftası’nda bu önemli tema altında yürütülecek ufuk açıcı tartışmalara görüşleriyle, düşünceleriyle, birikimleriyle, önerileriyle katkı verenlere teşekkür etti.

“24 YIL ÖNCE SAYILARI BİR ELİN PARMAKLARINI DAHİ GEÇMEYEN TEKNOPARKLARIMIZIN SAYISI BUGÜN 115’E ULAŞTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemediklerini belirterek, “Millî teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik. 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparklarımızın sayısı bugün 115’e ulaştı. 2002’de 1,2 milyar dolar olan Türkiye’nin araştırma geliştirme harcamalarını 20 milyar dolara çıkardık” diye konuştu.

Özgün bir fikri olan, dünyayı daha iyiye dönüştürme idealine sahip her bir insanın hayallerine giden yolu ardına kadar açmaya çalıştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Girişimcilerimizin ihtiyaç duyduğu finansmanı temin etmek üzere girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldık. Her yıl düzenlediğimiz TEKNOFEST’lerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicornu olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicornumuz var. 2030’a dek ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını, bunların toplam değerlemesini ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi hâline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul’u tüm fonksiyonlarıyla 2027’de kullanıma açacağız” ifadelerini kullandı.

Nisan ayında Türkiye’yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke hâline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştıklarını, destek enstrümanlarını güncellediklerini, müteşebbislerin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete verdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkez Bankamızın 750 milyar lira tahsis ettiği yatırım taahhütlü avans kredisi programımız bunların en başında yer alıyor. Yüksek teknoloji destek programı HIT 30’la da Türkiye’nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltmek üzere önemli bir adım attık. KOBİ’lerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla 250 milyarlık imalat sanayi kredi finansman programını devreye aldık” dedi.

“VERİ MERKEZLERİMİZİN TOPLAM KURULU GÜCÜNÜ 2030 YILINA KADAR EN AZ 1 GİGAVATA ULAŞTIRACAĞIZ”

Yakın dönemde 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planıyla gelecek vizyonunu paylaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Buna göre, veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz. Bilge dil modelimizle Türkçe yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesini ve farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlayacağız. Kıymetli dostlar, burada şunun da altını çizmek durumundayım. Teknolojiye yaptığımız yatırımların ekonomimiz ve dijital egemenliğimiz için ne anlama geldiğini özellikle savunma sanayi alanında görüyoruz. Bakınız, savunma ve havacılık sektörümüzün 2002 yılında yerlilik oranı sadece yüzde 20, ihracatı ise 248 milyon dolar seviyesindeydi. Güvenlik kredilerimizin kullandığı birçok temel malzemeyi ithal etmek zorunda kalıyorduk. Ürünü ithal etmekle iş bitmiyor. Tedarikçiler bunları nerede, kime karşı ve nasıl kullanacağımıza da karışıyordu.”

Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar başkalarına muhtaç olmanın sıkıntısını çok çektiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Attığımız kararlı adımlarla ülkemize ve milletimize yakışmayan bu hazin tabloya hamdolsun son verdik. Bugün savunma sanayisinde 4 bin 500’ü aşkın firma, bin 400’ün üzerinde proje, 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğü ile bambaşka bir seviyeye ulaştık. Geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik” diye konuştu.

“TÜRKİYE İÇİN İLERİ TEKNOLOJİYE YATIRIM YAPMAK TERCİHTEN ÖTE MECBURİYETTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının ocak-eylül döneminde ise ihracatı, önceki senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 15,6 artırarak 6,9 milyar dolara taşıdıklarını paylaşarak şunları söyledi: “Bir diğer gurur verici rakam şudur, Türkiye’nin genel ihracatında kilogram başı değer 1,5 dolar civarındayken savunma sanayisinde hacimli ürünler dâhil kilogram başı ihracat oranımız 65 dolara yaklaşıyor. Hatta SİHA’larımızda kullandığımız kameraların kilogram başı değeri 20 bin dolar civarında. O kameraların içindeki dedektörlerin kilogram başı değeri ise 50 bin dolar. Bunlar bize aslında şunu anlatıyor, Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir. Yüksek katma değerli üretime geçişi de hızlandırmak zorundayız. Elbette bu süreçte geleneksel olarak güçlü olduğumuz sektörleri ihmal etmeyecek, onları da desteklemeye devam edeceğiz.”

“TIPKI BİR CERRAH TİTİZLİĞİYLE OPERASYONU YÜRÜTÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son haftalarda fon piyasasının belli bir kısmında nükseden sorunla yüzleştiklerini söyledi.

“17 Eylül’den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu konuda üç öncelikleri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise TBMM’ye sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasına müteakip ara ödemeler başlayacak. İkinci önceliğimiz, manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor, yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın. Benim ihracatçı kardeşim bir konteyner daha fazla ürün satmak için ülke ülke dolaşırken, benim sanayici kardeşim etrafımızı saran ateş çemberine rağmen büyük bir özveriyle çalışırken, benim tüccar kardeşim, esnaf kardeşim helalinden kazanmak için âdeta kılı kırk yararken, piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını sadece 3-5 ayda 10’a, 20’ye, 30’a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancının bedelini ona mutlaka ödeteceğiz. Üçüncü önceliğimiz, bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk.”

“FON MESELESİ ÜZERİNDEN TOPYEKÛN SERMAYE PİYASALARIMIZIN KRİMİNALİZE EDİLMESİNİ HOŞ KARŞILAYAMAYIZ”

Aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler. Neticede aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı etkileyen bu hadisede gerçekten çok kötü bir sınav verdiler. Her zaman yaptıkları gibi yine sapla samanı birbirine karıştırarak böyle bir konuda dahi ülkenin hayrına olacak isabetli bir politika üretemediler” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse, bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek, yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak, hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekûn sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız. Her şeyden önce böyle bir yaklaşım sadece sermaye piyasalarımızı değil, reel sektörümüzü de sıkıntıya düşürecektir. Zira sermaye piyasaları tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında bir finans köprüsü kurarak çok hayati bir görev icra etmektedir. Üstelik bu köprü borç oluşturmadan, ortaklığa dayalı ve faizsiz bir şekilde kurulabildiği için ayrıca kıymetlidir. Bilhassa 2008 küresel finansal krizi sonrasında bankacılık sisteminin finansman temininde önceki dönemlere göre daha isteksiz oluşu sebebiyle sermaye piyasalarının reel sektörü desteklemedeki rolü daha kritik hâl almıştır.”

“MİLLETİMİZİN HAK VE HUKUKUNU, MİLLETİMİZİN SELAMETİNİ HER TÜRLÜ HESABIN ÜSTÜNDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Sermaye piyasalarının stratejik değerinin görüldüğü alanların en başında teknoloji ve inovasyonun bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teknoloji yatırımları yüksek AR-GE maliyetleri ve uzun proje geliştirme süreleri sebebiyle diğer yatırım alanlarına göre daha farklı dinamiklere sahiptir. Dolayısıyla teknoloji ve inovasyonun finansmanı bankacılık sektöründen ziyade sermaye piyasalarına daha fazla hitap eden bir alandır. Sermaye piyasaları sunduğu esnek ve risk paylaşımına dayalı çözümlerle inovasyon ekosisteminin gelişimine büyük katkı sağlıyor. Sermaye piyasalarını, teknoloji ve inovasyonun fikir aşamasından ticarileşmeye kadar birçok safhadaki gelişimine imkân tanıyan bir finansal vasıta olarak nitelemek yanlış olmaz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Teknoloji Hamlesi’nin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarının oluşturduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Hâl böyleken, toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6’sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek -bakın açık konuşuyorum- Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi ister gazeteci hüviyeti olsun kimsenin hakkı yoktur. Biz de zaten böyle bir fırsatçılığa izin vermeyiz. Tekrar söylüyorum, tamahkârlara ve sahtekârlara karşı hep beraber kararlılıkla mücadele edelim ama sermaye piyasalarımızı safralarından kurtarırken bünyedeki sağlam organları tahrip etmeyelim. Daha önemlisi, işte bu salondaki kardeşlerim gibi gece gündüz ülkesi için çalışan, üreten, ihraç eden, istihdam sağlayan reel sektörümüzün finansal nefes borularını tıkamayalım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda herkesten, bilhassa da mesuliyet makamında olanlardan daha özverili üslup kullanmalarını beklediğini ifade ederek, “Onlar ne yaparsa yapsın, biz devlet ciddiyeti ve sorumluluk çerçevesinde hareket etmeyi sürdüreceğiz. Milletimizin hak ve hukukunu, milletimizin selametini her türlü hesabın üstünde tutmaya devam edeceğiz” dedi.

Bugüne kadar yatırımlarıyla, üretimleriyle, istihdamlarıyla, ihracatlarıyla, araştırma geliştirme faaliyetleriyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasına destek verenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası’nın hayırlara vesile olmasını temenni etti.

GENÇ GAZETECİLER İSTANBUL

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Bizim en büyük hazinemiz insandır”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, katılımcıları selamlayıp programa katılmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.

İlim Yayma ailesinin mensubu olmaktan şeref duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cemiyetin 75. yılının ülke, millet ve özellikle gençler için hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin hasbi ve hakiki bir gönül hareketi olduğunu dile getirerek, cemiyetin ebediyete irtihal etmiş kurucularına Cenabı Allah’tan rahmet diledi.

Cemiyetin Türkiye’nin eğitim ve sivil toplum hayatına damga vurduğunu, projeleriyle, faaliyetleriyle, hizmetleriyle Türkiye’ye katkı sunduğunu, millet ve ümmet aşığı gençlerin Türkiye’ye kazandırılmasına vesile olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hareketin bugünlere gelmesinde payı olan fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerimi, büyüklerimi, hocalarımı rahmetle, minnetle yâd ediyorum” diye konuştu.

Şair Erdem Bayazıt’ın “Önden Gidenler” şiirinde yer alan “Onlar gittiler, topraktan bir işaret taşıyarak alınlarında. Onlar gittiler, gelen zamandan bir haber gibiydiler. Onlar gittiler, giderken bir muştu gibiydiler” mısralarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emaneti sahibine teslim eden bu isimleri ben de şahsen, kutlu bir muştuyu omuzlayıp önden gidenler olarak görüyorum. Rabbim cümlesinin kabirlerini nur, mekânlarını cennet, makamlarını inşallah ali eylesin” ifadelerini kullandı.

“İLİM YAYMA’NIN KURULUŞ FELSEFESİ TÜRKİYE’NİN VAR OLMA FELSEFESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt hizmetlerinden vakıf çalışmalarına, eğitim desteklerinden rehberlik faaliyetlerine İlim Yayma çınarının gölgesini Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanına teşmil edenlere teşekkür ederek, şunları kaydetti: “Rabbim sizlerden razı olsun. Ceddinizi, gayenizi, gayretinizi, şu tertemiz emeklerinizi inşallah hayırlara tebdil eylesin. Son olarak 75’inci yıl kapsamında sene boyunca düzenlenen etkinliklerin 3 çeyrek asırlık birikimin kayıt altına alınması ve İlim Yayma ruhunun yeni nesillere aktarılması noktasında verimli neticeler hâsıl etmesini temenni ediyorum. Kıymetli kardeşlerim, burada bir hususun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. Her ne kadar 1951 yılında kurulmuş olsa da İlim Yayma Cemiyetinin tarihî aynı zamanda Türkiye’nin tarihidir. İlim Yayma’nın kuruluş felsefesi Türkiye’nin var olma felsefesidir. İlim Yaymanın nihai hedefi Türkiye’nin asırlık gayesidir. İlim Yaymanın tarihine baktığımızda işte bu şuurun, bu hassasiyetin, bu büyük idealin izlerine şahit oluyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin ilk genel başkanı merhum Seniyüddin Başak’ın Lozan konferansında Türkiye’nin vakıf mallarının korunması görevini üstlenen isimlerden biri olduğunu söyledi.

Ateşten gömlek giydikleri İstiklal Harbi yıllarında İstanbul’dan Anadolu’ya silah ulaştıran Kuvayımilliye’ye çok önemli destekler sunan General Ömer Cemal Karabekir’in de cemiyetin kurucu şahsiyetlerinden olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de ve Kurtuluş Savaşı’nda önemli vazifeler üstlenmiş istiklal madalyası sahibi emekli kurmay albay merhum Vehbi Bilimer, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yol arkadaşı Sebilürreşad dergisi yazarı merhum Hasan Hikmet Demirbağ ve daha nice kıymetli isim cemiyetin kurucu kadrosunda yer alan dava adamlarıdır” diye konuştu.

Bu şahsiyetlerin ortak idealinin Türkiye’nin geleceğini inşa edecek, eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu isimlerin müşterek gayesi, Türkiye’nin istikbalini şuurlu, donanımlı, cesur ve öz güvenli bir gençliğe emanet etmekti. Tüm çabalarını bu amaca teksif ettiler. Tüm ümitlerini bu mefkûreye sabitlediler. ‘Bu milletin evlatları sahipsiz değildir.’, ‘Bu milletin çocukları ilimden, irfandan, eğitimden mahrum bırakılamaz.’ dediler. Zor zamanlarda ‘Ya Allah, Allah bizimledir.’ diyerek, ‘Allah bes, baki heves’ diyerek, surda mukaddes bir gedik açtılar. Gayret bizden tevfik Allah’tandır inancıyla Türkiye’nin eğitim davasına omuz verdiler, gönül ve ömür verdiler” ifadelerini kullandı.

“İLİM YAYMA TÜRKİYE’NİN EĞİTİM VE DEMOKRASİ MÜCADELESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle İlim Yaymanın, Türkiye’nin istiklal ve istikbal davasının eğitim ve sivil toplum alanındaki remzi, mührü, güçlü bir yansıması olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Aynı şekilde İlim Yaymanın mücadelesi aynı zamanda Türkiye’nin eğitim ve demokrasi mücadelesidir. Zira İlim Yayma Cemiyeti tek tipçi zihniyetin kapısına kilit vurduğu imam hatip liselerinin yeniden açılması sürecinde çok önemli bir misyonu yerine getirmiş, millî iradenin yanında olmuştur. Üstadın ifadesiyle ‘Allah ve ahlak’ demenin yasaklandığı, evlerin, kursların basıldığı, Kur’an-ı Kerim’i öğreten hocaların tutuklandığı, elifba kitaplarının adeta birer suç aleti gibi, birer zararlı neşriyat gibi toplatıldığı karanlık bir devrin sonunda İlim Yayma, milletçe mesut olmanın imkânlarını oluşturmak için karanlıkları delen bir güneş misali Türkiye’nin üzerine doğmuştur.”

Kuruluşundan yalnızca 6 gün sonra 17 Ekim 1951’de Türkiye’nin ilk imam hatip okulunun açılışına öncülük eden cemiyetin, devam eden süreçte 100’den fazla imam hatip lisesinin yapımına da katkı sağladığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylelikle eğitim hizmetlerinin yalnızca İstanbul’la sınırlı kalmasının önüne geçilmiş, Anadolu’nun dört bir yanında yeni eğitim kurumları açılmıştır. Sonraki yıllarda farklı şehirlerimizde inşa ettiği yurtlarla önemli bir ihtiyacı karşılayan İlim Yayma Cemiyeti, Anadolu’dan İstanbul’a gelen talebelere burs ve barınma hizmetleri sunmuş, on binlerce gencin güvenli ve nitelikli bir yaşam alanı içinde eğitim almalarını sağlamıştır” şeklinde konuştu.

“75 SENE EVVEL 68 İNANMIŞ YÜREĞİN TOPRAĞA DİKTİĞİ MÜTEVAZİ FİDAN, BUGÜN ÇINARA DÖNÜŞMÜŞTÜR”

İlim Yayma mücadelesinin, İlim Yayma davasının nice engele, zorluğa, zorbalığa, baskıya rağmen kök saldığını, büyüdüğünü ve serpildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ne diyor şair? ‘Mazhar-ı feyz olamaz düşmeyicek hâke nebât / Mütevazı olanı rahmet-i Rahman büyütür.’ Bundan 75 sene evvel 68 inanmış yüreğin halisane niyetlerle toprağa diktiği mütevazı fidan, Cenabı Allah’ın inayetiyle bugün görkemli bir çınara dönüşmüştür. Bu çınarın gölgesinde Allah’a hamdolsun nice gençler yetişti. Bu çınarın gölgesinde nice evladımız okudu. Bu çınarın gölgesinde yetişen nice kardeşimiz İlim Yayma hareketinin açtığı yoldan yürüyerek ülkesine, milletine ve insanlığa hizmet etti.

Bugün geldiğimiz noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: İlim Yayma Cemiyeti, 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek nesilleri ihya etmeyi sürdürüyor. Temel eğitimden yükseköğretime, öğrencilik döneminden akademik hayata kadar uzanan son derece kuşatıcı ve başarılı bir sistemle hamdolsun çalışmalarına devam ediyor. Bir yandan İlim Yayma Vakfımız, diğer yandan Sabahattin Zaim Üniversitemiz, öte yandan kendisini ilme ve gençlere adayan gönüllülerimiz, hayırseverlerimiz, mezun derneklerimiz, İlim Yayma camiasının tamamı büyük bir aşkla vatanına ve devletine bağlılık içinde tam bir adanmışlıkla millete ve ümmete hizmet ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 75 sene önce 68 dava adamının ortaya koyduğu bu iradenin, bugün okullarla, yurtlarla, burslarla, eğitim merkezleriyle, akademik destek ve uluslararası çalışmalarla milyonlarca insanın hayatına dokunduğunu aktararak, şunları kaydetti: “Cenabı Allah’a hamdüsenalar olsun. Az önce Meclis Başkanı Numan kardeşimi dinledik. Babasının bizde de çok emeği var. Allah rahmet eylesin. Makamı ali olsun inşallah. Bizlere bu günleri gösteren Rabbimize sonsuz hamdolsun diyorum. Nesiller boyunca elden ele kutlu bir emanet gibi onurla taşınan bu bayrağı inşallah bizler de şanla, şerefle taşıyacak, daha azametli dalgalanması için bizden sonrakilere teslim edeceğiz. Sevgili dostlarım, çok değerli kardeşlerim, sevgili gençler, ben sizlere inanıyorum. Gözlerinizdeki ışıltı bana bu ümidi veriyor. Onun için de durmadan, yılmadan, usanmadan inşallah bu yola devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve millet olarak tarihinden ilham, cesaret ve güç alan bir karaktere sahip olduklarını belirtti.

İlim Yayma Cemiyeti’nin her sayfasının mücadeleyle geçen, binbir emekle özveriyle yoğrulan, tek bir lekenin dahi bulunmadığı 75 yıllık tarihinin önemli ve kıymetli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aslolanın yarına ne söyledikleri, neyi miras bırakmak istedikleri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuşkusuz kendilerinin en büyük hazinesinin insan olduğunu, en büyük miraslarının ise şuurlu, sağlıklı, vatanını ve milletini tutkuyla seven iyi yetişmiş gençler olacağını kaydederek, insan yetiştirmenin, emek ve sabır isteyen uzun soluklu bir uğraş olduğunu, nasıl tam 75 yıl önce atılan tohumların meyveleri toplanıyorsa, bugün toprağa serpilecek tohumların da çeyrek ve yarım asır sonra meyveye duracağını dile getirdi.

İlim Yayma davasının 75 yılını iftiharla yâd ederken, bugün aynı zamanda şu soruları kendilerine sormaları gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Teknolojinin hızla değiştiği ve ilerlediği günümüz dünyasında gelecek yıllarda hangi alanlara odaklanacağız? Asimetrik tehditler karşısında gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacak, kökleriyle bağlarını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız? Daha fazla öğrencinin eğitimine nasıl katkı verecek, gençlerimizin kendi yeteneklerini keşfetmesine nasıl yardımcı olacağız? Bilimde, teknolojide, kültür ve sanat alanlarında kendi ruh kökümüzden beslenen ürünler, eserler ve çalışmalarla çağa nasıl damga vuracağız? Küresel kültür dayatmaları karşısında millî kimliğimizi nasıl koruyacağız? Bu sorulara vereceğimiz cevaplar önümüzdeki dönemi şekillendirecektir. İlim Yayma Cemiyetimizin hedefi sadece geçmişte yaptığı hizmetleri sürdürmekle sınırlı kalmamalıdır. Bu hizmetleri günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda özellikle geliştirmek, yenilemek, yeni alanlara taşımak ve daha fazla gence ulaşmak da mühimdir.”

“ORTAK HEDEFİMİZ TEKNOLOJİYİ GELİŞTİREN BİR GENÇLİĞİN YETİŞMESİNİ SAĞLAMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın nereye doğru sürüklendiğini kimsenin kestiremediğini, teknolojinin insan hayatı üzerindeki etkisinin her geçen gün büyüdüğünü, yapay zekâyla birlikte insan hayatında köklü değişimler yaşandığını söyledi.

Kendini seçilmiş, diğer insanlardan üstün gören tekno-oligarkların sadece şu anki hayata değil geleceğe de yön vermek, anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno-oligarkların hedef kitlesini ise gençlerimiz oluşturuyor. Son günlerde okullarımızda meydana gelen müessif hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir” dedi.

İlim Yayma Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünün “Bir mirasın hafızası bir geleceğin inşası” temasıyla idrak edilmesini bu bakımdan fevkalade isabetli bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlim Yayma, değerlerinden kopmadan, tarihine yabancılaşmadan, kimliğini inkâr etmeden, özgüvenli bir şekilde istikbale yürümenin adıdır. İlim Yayma, karanlığa teslim olmak yerine bir mumu yakmanın, umutsuzluğa kapılmak yerine ümit var olmanın adıdır. Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Tekno-oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü, hatta ve hatta uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacaktır. Elbette İlim Yayma gençliği olacaktır. Ortak hedefimiz teknolojiyi insan merkezli kullanan ve geliştiren böyle bir gençliğin yetişmesini sağlamaktır. Bu gençlik karşımda. Daha çok okuyan, daha çok düşünen, daha çok üreten ama bütün bunları yaparken vicdanını ve insanlığını koruyan, millî ve manevi değerlerini kendine rehber edinen bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır.”

İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şey burada, mesele bu. Köklerimizden kopmadan yenilenmek. Mesele kimliğimizi kaybetmeden ilerlemek. Mesele medeniyet değerlerimize sırtımızı dönmeden çağın imkânlarını kuşanmaktır. Bizim yolumuz da istikametimiz de hedefimiz de tam olarak budur” ifadelerini kullandı.

“MİLLETİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEDİK, BUNDAN SONRA DA ASLA EĞDİRMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakilere hitaben şunları söyledi: “İlim Yayma ailesi olarak ne kadar ağır bir mesuliyeti omuzladığınızı en iyi sizler biliyorsunuz. Sizler çok hayati bir görevi hem de başarıyla icra ediyorsunuz. Sizler Türkiye’nin önünü açacak, bu ülkenin vizyonuna katkı yapacak, büyük ve güçlü Türkiye’yi kuvveden fiile çıkaracak işler yapıyorsunuz. En önemlisi sizler inşallah gönüller sultanı Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselamın şu müjdesine nail olacak faaliyetler yürütüyorsunuz. Bakın iki cihan serveri ilmi çoğaltanlara, yayanlara yani sizlere nasıl bir müjde veriyor. ‘Kim ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler hoşnutluklarından dolayı ilim talebesine kanatlarını serer, sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli âlim kişinin bağışlanması için Allah’a yakarır, âlimin abide yani ibadet edene üstünlüğü parlaklık, görünürlük ve güzellik bakımından ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Kuşkusuz âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler miras olarak ne altın ne de gümüş bırakmışlardır. Onların bıraktıkları yegâne miras ilimdir. Dolayısıyla kim onu alırsa büyük bir pay almış olur’ Evet sizler yani bu ilmi tevarüs edenler gençlerimizi ilimle, hikmetle teçhiz edenler inşallah büyük bir pay alacaksınız. Sizler daha müessir, daha müreffeh bir Türkiye için üreten, emek veren, sayeden, Türkiye’ye yön veren gençlerin yetişmesine vesile olacaksınız. Sizler TEKNOFEST kuşağına yeni fertler, yeni gençler kazandıracak, bu milletin bu ümmetin hayrına daha nice işler başaracaksınız.”

Bugün burada gönül dostlarının arasında, katılımcılara olduğu kadar şahsına da hitap ederken bir gerçeği önemle ifade etmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı, “Ülkenin ve milletin hayrına olan her işi engellemeye çalışanlar 75 sene olduğu gibi bugün de yarın da olacaktır. Tam 75 yıldır yanan bu ilim irfan ocağını söndürmek için ellerinden geleni yapanlar çok iyi biliyoruz ki bundan sonra da boş durmayacaktır. Allah’ın izniyle onlara bekledikleri fırsatı hiçbir zaman vermeyeceğiz. Rabbim‘in şu müjdesini kendimize rehber edinerek kavline ve davasına sadık nesillerin yetişmesi için mücadeleye hep beraber devam edeceğiz. ‘Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın, eğer inanmışsanız üstün gelecek olan sizsiniz’ Rütbe, makam, koltuk, şöhret, zenginlik gibi dünyevi payeler beklemeden ömrünü İlim Yayma davasına adayan isimsiz kahramanların emanetini inşallah yere düşürmeyecek, çok daha yükseklere çıkaracağız. Allah’ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkese ilim yolunda, millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolunda Allah’tan üstün muvaffakiyetler dileyerek, gayretlerinin bereketlenmesi temennisinde bulundu.

Başta şehit Başbakan Adnan Menderes ve cemiyetin kurucuları olmak üzere, duaları, gözyaşları ve infaklarıyla 3 çeyrek asırdır bu çınarın büyümesi için emek veren bütün kardeşlerine, hocalara, hayırseverlere, gönüllülere, mezunlara ve öğrencilere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ebediyete irtihal eden büyükleri rahmetle yâd ederek, cemiyetin 75. kuruluş yıl dönümünü kutladı.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

DAHA FAZLA HABER
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

HABER BURADA

Bürokrat22 saat önce

“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz...

Bürokrat2 gün önce

Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve...

Bürokrat4 gün önce

“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak...

Bürokrat1 hafta önce

“Millî teknoloji hamlemizle muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemiyoruz. Millî teknoloji hamlemizle dünyada...

Bürokrat2 hafta önce

“Bizim en büyük hazinemiz insandır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması Programı’na katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı...

Bürokrat2 hafta önce

“Türkiye’ye çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımları bulunuyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada “Türkiye’ye 24 yılda çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımlarımız bulunuyor....

Bürokrat3 hafta önce

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın...

Dünya3 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz...

Bürokrat3 hafta önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları,...

Bürokrat3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı. TBMM’ye gelişinde, TBMM...

GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA
Şubat 2026
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728  
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

GENÇ BÜROKRAT

seers cmp badge