Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük ve güçlü Türkiye’nin altyapısını 81 vilayetimizin her birini kapsayacak şekilde kurduk”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’te toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Büyük ve güçlü Türkiye’nin altyapısını 81 vilayetimizin her birini kapsayacak şekilde kurduk. Gaziantep, potansiyeli ve çalışkanlığıyla bu kalkınma hamlesinden en çok istifade eden illerimizin başında geliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep’te Panorama 25 Aralık Kahramanlık Müzesi, Şehitkâmil Vadi Park, AB-Türkiye Anadolu Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü ve Gaziantep Havalimanı Yeni Terminal Binası ile yapımı tamamlanan projelerin açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazianteplilerle bir arada olmanın, hasret gidermenin memnuniyeti içinde olduğunu söyledi.

“Gaziantep bu ne muhteşem bir duruş” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’in kendilerini yola çıktıklarından bugüne yalnız bırakmadığını ve her zaman yanlarında olduğunu belirterek, “Antep’i Gaziantep yapan ruh maşallah tüm canlılığıyla, tüm cesametiyle, tüm haşmetiyle karşımda duruyor” diye konuştu.

“SİZLER GAYRETİNİZ VE BAŞARILARINIZLA SADECE BU ŞEHRİN DEĞİL TÜM BÖLGENİN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİNİZ”

Bugünün Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100’üncü yılı olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Antep’i savunurken, şehit düşen erkeğiyle kadınıyla genciyle yaşlısıyla binlerce kahramanımızın her birini rahmetle tazim ediyorum, yâd ediyorum. Rabbim bir daha bu şehre düşman ayağı değdirmesin. Rabbim bir daha bu şehrin insanlarını kurtuluş mücadelesine mecbur bırakmasın. Bir asır önce burada istiklal ve istikbal ateşini yakanların torunları bugün de ekonomik ve insani kalkınma mücadelesinin meşalesini taşıyorlar. İstiklalinin bedelini kanıyla kalkınmasının bedelini alın teriyle, bölgesindeki kaosun bedelini kardeşlerinin yükünü omuzlayarak ödeyen Gaziantep sahip olduğu imkânların kıymetini çok iyi bilir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz AK Parti’yiz, Bay Kemal’in ifadeleriyle yürüyen bir parti değiliz” ifadesini kullanarak konuşmasını şöyle sürdürdü: “Suriyeli kardeşlerine düşman nazarıyla bakan bir Bay Kemal yok burada. Tam aksine biz Sevgililer Sevgilisi’nin ve Rabbimizin emri ilahisi mucibince ‘innemel mu’minune ıhve’, ‘muhakkak ki müminler kardeştir’ ve biz kardeşlerimize onları gönderecek yer aramayız. Eğer silahlardan kaçmışlarsa eğer ölüm saikiyle kendi evini terk etmişse kapımızı biz onlara nasıl açtıysak bugün de açarız, yarın da açarız. Onun için şu anda ülkemizde malum 5 milyona yakın Suriyeli kardeşimiz var ama Bay Kemal bundan rahatsız. Niye? Çünkü onun kardeşlik anlayışı diye bir anlayış yok, onlar bu ülkedeki vatandaşlarına karşı da zaten böyle davranıyorlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte şu anda Şanlıurfa’ya gidiyor bir başka yalan söylüyor, Adana’ya gidiyor bir başka yalan söylüyor. Ne diyor Şanlıurfa’da? Şanlıurfa’da söylediği şu ‘Belediyeyi bize verin elektriği size bedava verelim’ Be hey cahil, elektriği bedava verme hakkına belediye başkanı sahip mi? Fatma Hanım var mı öyle bir yetkiniz? Adana’ya gittin, Adana Belediyesi CHP’de, hadi Adana’nın yarısı çiftçi, Adanalı çiftçilerimize bedava olarak elektriği ver, elini tutan mı var, yapma diyen mi var? Elektriği veren biziz biz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız elektriği verir be hey cahil, sen bunu da bir öğrenmen lazım. Zaten hayatınız yalan. Seçimlerden önce ‘suyu bedava vereceğiz’ dediniz, ‘elektriği bedava vereceğiz’ dediniz. Neyi bedava verdiler? Hiç birisini. Biliyorsunuz Yalancının mumu. O kadar. Şimdi diyorum ki 2023’e giden bu yolda aman ha bu tuzaklara bir daha düşmeyelim ve bunları hüsrana uğratalım.”

Gaziantep’in sadece bölgesinin değil Türkiye’nin de parlayan yıldızı olarak hep ileriye gittiğini ve daha da ileriye gideceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, öncü kişiler ve öncü fikirler gibi öncü şehirlerin de bulunduğunu, Gaziantep’in de bu öncü şehirlerden biri olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu şehir, dün Millî Mücadele’nin öncüsüydü bugün kalkınma hamlemizin, dünyaya örnek olan insani duruşumuzun öncüsüdür. Dün düşmanı bu topraklardan atmıştınız, bugün üretiminizle emeğinizle insanlığınızla düşmanın bu topraklara tekrar gözünü dikmesini engelliyorsunuz. Gaziantep’in çalışkan, atılımcı, cesur, vizyoner, ülkesini ve milletini seven insanları geçmişlerini bildikleri ve bugüne hâkim oldukları gibi geleceği de iyi okuyorlar. Ülkemizin ekonomi tarihine geçen ‘Anadolu Aslanları’ tabiri bu şehirden çıkmıştır. Kardeşliğin, ensar bilincinin, sizler var ya sizler, sizler muhacire ensar oldunuz en güzel örneğini bu şehirde sergilediniz. Hiçbir kalkınma hamlesi, hiçbir kuşatıcı politika mahallindeki insanlar sahip çıkmadan neticeye ulaşamaz. Sizler gayretiniz ve başarılarınızla sadece kendinizin, sadece bu şehrin değil tüm bu bölgenin kaderini değiştirdiniz. İşte bunun için Gaziantep bizim her yerde örnek gösterdiğimiz, her yerde model olarak sunduğumuz kahramanımızdır, gururumuzdur.”

“GAZİANTEP’E HER SEFERİNDE ESER VE HİZMET ÇIKINIMIZI DOLDURARAK GELİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep sanayisinin bugünkü seviyesine, “Mennan usta” diye bilinen merhum makine üreticisi Mennan Aksoy gibi becerikli ellerin, eski milletvekili Kahraman Emmioğlu gibi yerel dinamiklerle sanayinin gücünü birleştiren fikir ve hizmet abidelerinin ve eski bakanlardan merhum Hasan Celal Güzel gibi vizyoner isimlerin açtığı yolla geldiğini söyledi.

Gaziantep’e şükran borçlarını, şehre yaptıkları hizmetlerle ödemeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gaziantep’e her seferinde eser ve hizmet çıkınımızı doldurarak geliyoruz. Daha üç hafta önce İstanbul’da, ‘Gaziantep’in Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 100’üncü Yılında 100 Hayırsever’ programında iş insanlarımızla, şehrimize yapılacak eğitim yatırımlarının sözünü aldık. Bir yıl önce bugünlerde Düzbağ İçme Suyu Projesi’nin açılışını canlı bağlantıyla gerçekleştirmiştik. Yine geçtiğimiz yılın eylül ayında Gaziantep’teydik. Ne yaptık? Teknofest vesilesiyle geldiğimiz şehrimizde organize sanayi bölgemizde yapımı tamamlanan 300 fabrikanın açılışına katıldık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bay Kemal icraat icraat, laf değil, icraat. Gerçi birileri buna inanmayıp Antep’e kadar gelerek ellerinde hesap makinesiyle fabrikaları saymaya başladı. Daha çok sayarsınız, daha çok sayacaksınız. Ama baktılar ki fabrika sayısı 300’ü de geçecek, eksiği yok, fazlası var, hemen konuyu kapattılar. Şimdi Gaziantep 6. Organize Sanayi Bölgesini kuruyor. Bay Kemal, lütfeder gelirsen yerini gösterirler. Kendilerini burada yapılacak fabrikaları da saymaya bekleriz. Hiç değilse bu vesileyle Gaziantep’in yolunu, Gaziantep’in beyranını, kebabını, baklavasını yerler, ağızları tatlanır, insanıyla muhabbet ederler, yürekleri de ferahlar. Yoksa bizimle uğraşmaktan, dünyayı kendilerine zehir edecekler.”

AÇILIŞI YAPILAN ESERLER

Yatırım bedeli 5 milyar 92 milyon lira olan yüzlerce eser ve hizmetin resmî açılışını yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde yatırım bedeli 1 milyar 86 milyon lirayı bulan anaokulu, ilköğretim okulu, ortaokul, lise ile öğrenci pansiyonları ve atölyelerini resmen bugün hizmete açtıklarını söyledi.

Bu yatırımlarla Gaziantep’teki kamu özel derslik sayısının 24 bini geçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sıradaki yatırımlarla birlikte bu sayı 32 bine ulaşacaktır. Hâlbuki 2002’de bu şehirdeki derslik sayısı 6 bini bile bulmuyordu. Türkiye’nin de Gaziantep’in de nereden nereye geldiğini tek başına bu örnek bile anlatmaya yeterlidir” dedi.

Yükseköğrenim öğrencileri için inşa edilen yurtlar hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bir bloğu 980 yataklı, diğer blokları bin 420 yataklı Şehitkâmil Kız Öğrenci Yurdu’nun 348 yataklı Gazikent Kız Öğrenci Yurdunun yeni bloğunun resmî açılışlarını yapıyoruz. Bu sabah gelirken, İstanbul’da bir üst geçidin gövdesine Büyükşehir Belediyesi bir pankart asmış. ‘İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de yurtları var’ diye. Vah zavallı, bizim şu anda Kredi Yurtlar Kurumu olarak Türkiye genelinde hamdolsun açmış olduğumuz yurtların sayısını ben unuttum ama Bay Kemal ve avanesinin böyle yurtmuş, okulmuş derdi yok. Gazikent Spor Salonunu, Oğuzeli Spor Salonunu, Araban Gençlik Merkezi’ni, Gaziantep Üniversite kampüsü genç ofisini, mahallelere yapılan çeşitli spor salonlarını da bugün hizmete açıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlıkta, Gaziantep Üniversitesinin 250 Yataklı Çocuk Hastanesi ile 50 Yataklı Böbrek Nakli Merkezinin, Yavuzeli ve Karkamış’taki 20’şer yataklı devlet hastanelerinin çeşitli ilçelerimize kazandırılan aile sağlık merkezi, 112 merkezi gibi yatırımların resmî açılışlarını da buradan gerçekleştiriyoruz. TOKİ tarafından Kuzey Şehir Projesi’nde tamamlanan bin 134 konutu ve ticaret merkezini, İlbank tarafından inşa edilen İslahiye, Beykent, İbrahimli, Kuzey Şehir içme suyu ve kanalizasyon projelerinin çeşitli asfaltlama ve asfalt tamiri işlerinin resmi açılışını da yapıyoruz” diye ekledi.

Bugün hizmete açacakları en önemli eserlerden birinin de Gaziantep Havalimanı Yeni Terminal Binası olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, binanın, büyüyen ve gelişen Gaziantep’in hava ulaşımı ihtiyacını en modern şartlarla karşı karşılayacağına inandığını söyledi.

Gaziantep-Kilis yolu üzerindeki köprülü kavşak ve bağlantı yolları ile Nurdağı-Gaziantep yolunun, Dülükbaba-mezarlık arasındaki kısmını da açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hazreti Ökkeşiye Türbesi’nin, Tabak Hamamı’nın, Kanalıcı Camii’nin restorasyonlarını, Şehitkâmil Bilgi Yılı Halk Kütüphanesi’nin, Rum Kale Cam Terası’nın, AFAD hizmet binasının açılışlarını da buradan yapıyoruz. Bakanlıklarımız tarafından şehrimize kazandırılan tüm bu eser ve hizmetlerin hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin çeşitli ilçelere dokuz yüzme havuzu inşa ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güneykent Yunus Emre Cemevi, Profesör Doktor Alaattin Yavaşca Eğitim ve Sanat Merkezi, Panorama 25 Aralık Kahramanlık Müzesi, Anadolu Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Sezai Karakoç Edebiyat Parkı’nın da yine Büyükşehir Belediyesince şehre kazandırıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle vefat eden Türk sanat müziğine büyük hizmetleri olan Profesör Doktor Alaeddin Yavaşca ile Türk sanat müziği sanatçısı Faruk Tınaz’a Allah’tan rahmet diledi.

Merhum Yavaşca için Atatürk Kültür Merkezi’nde özel bir müze bölümü açıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan Profesör Doktor Alaeddin Yavaşca Eğitim ve Sanat Merkezi’nin, Gaziantep’le tüm bu bölgenin ve Türkiye’nin geçmişine ışık tutacağına inandığını söyledi.

Açılışı yapılan Yazıbağı Hayvan Barınağı’nın, sahipsiz hayvanların sokaklardan alınarak temiz ve güvenli ortamlara taşınması bakımından önemli bir hizmet olarak gördüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tüm belediyelerimize de sahipsiz hayvanları sokaktan alarak hem vatandaşlarımızın güvenliğini sağlayacak hem bu canları koruyacak adımları süratle atmaları çağrısında bulunuyorum. İşte Asiye yavrumuzun başına gelen hadise. Beyaz Türkler, hayvanlarınıza sahip çıkın. Bu yavrumuz şu anda hamdolsun emin ellerde. Biliyorsunuz dün gece ambulans uçakla aldırdık ve Antalya Üniversitesine götürdük. Şu anda Antalya Üniversitesinde bu operasyonlarda Türkiye’nin bir numarası, dünyanın saygın hocası Profesör Doktor Ömer Özkan Bey’e teslim ettik, kendisiyle de görüştük. İnşallah yapılacak operasyonlarla yavrumuzu, sağlığına kavuştururuz.”

Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin maddi imkânı sınırlı vatandaşlara su indirimi, üniversite öğrencilerine toplu ulaşım desteği, anne adaylarına süt yardımı çalışmaları yaptığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyenin toplam yatırım tutarı 478 milyon lira olan eser ve hizmetlerin hayırlı olması dileğinde bulundu.

Şahinbey Belediyesinin Gaziantep’e yakışır bir eser olan kongre ve sanat merkezini kentin hizmetine sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yine kendisinin yaptığı Yeşilvadi Millet Bahçesi’nin önündeki 12 kilometrelik 50 metre genişliğindeki Yeşilvadi Bulvarı’nı tamamladık. Mavikent Projesi’nin bin 245 konuttan oluşan yeni etabının, Serinevler’de 210 konutun, Yamaçtepe’de 150 konutun inşasını bitirdik. Ayrıca Bulvarı, Akkent Spor Köyü, Galericiler Sitesi, Tekstilkent Katlı Otoparkı, Yeşilvadi Polis Amirliği, Mavikent Pazar Yeri ile çok sayıda sosyal tesis, park, cami, restorasyon projesi yine Şahinbey Belediyemizce tamamlandı. Türkiye’nin kaynak üretme ve bütçesini iyi kullanma konusundaki örnek kurumu Şahinbey’in toplam yatırım tutarı 1 milyar 193 milyon lira olan bu eserinin de şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Böylece Gaziantep’e bakanlıklarımız, kurumlarımız, belediyelerimiz vasıtasıyla kazandırdığımız 5 milyar 92 milyon liralık yatırımların resmî açılışlarını gerçekleştirmiş olduk. Bu yatırımların şehrimize kazandırılmasında emeği herkesi ayrı ayrı tebrik ediyorum.”

“KURUN SEVİYESİNİ ŞARTLAR, İHTİYAÇLAR, İMKÂNLAR BELİRLER”

İmam Şafii’ye “Fitne zamanında doğru olanı, hak yolunda olanı, hakkı tutanları nasıl anlarız?” diye sorulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İmam Şafii şöyle cevap vermiş: ‘Düşmanın oklarını takip edin. O oklar sizi hak yolunun ehline götürecektir’ demiş. Yeminli Türkiye düşmanlarından, terör örgütlerine ve küresel tetikçilere kadar herkes bu ülkede kime saldırıyorsa sizlerin yanında olacağınız kişi de odur. Bugün bizlere, AK Parti’li kadrolara, Cumhur İttifakı’na saldıranlara dikkatlice bakıldığında bu çevrelerin aynı zamanda ülkemizin ve milletimizin düşmanı olduklarını görürsünüz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin diline, gönlüne, aklına, menfaatine göre konuştuklarını, işi ise ona göre yaptıklarını vurgulayarak, “Karşımızdakilerin düşmanın dili ve aklıyla hareket etmesi, onlar adına bize ok atması, kılıç sallaması herhâlde ülkeye ve millete muhabbetlerinden kaynaklanmıyor. Onların gözü de başka yere bakar, kalbi de başka yer için atar, hesapları da başkaları için kuruludur. Bunun son örneğini döviz kurlarında bir süredir yaşanan dalgalanma nedeniyle bir kez daha gördük” ifadelerini kullandı.

Kurun serbest piyasa ekonomisiyle uyumlu olmayan dengesiz dalgalanışının 84 milyonun her birinin hayatını olumsuz yönde etkilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim meselemiz döviz kurunun şu veya bu rakamı değildir. Kurun seviyesini şartlar, ihtiyaçlar, imkânlar belirler. Unutmayın, atalarımızın güzel bir lafı var: ‘Dere yatağında akar’ Bay Kemal bunları bilmez. Ben ekonomistim, benim işim bu. Kırk yıl siyasette bu türlerle uğraştık” dedi.

“BU SÜREÇ BOYUNCA BİZ HEP ÇALIŞTIK, HAZIRLIK YAPTIK, TEDBİR GELİŞTİRDİK”

Türkiye’nin gerçekleriyle, ekonominin işleyişiyle, milletin menfaatleriyle ilgisi bulunmayan spekülatif bir dalgayla Türkiye’nin boğulmaya çalışıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kur spekülasyonu denilen bir olayla karşı karşıya kaldık ve bunu ne yaptık, bir saatte atıverdik. İnsanları paniğe sürükleyerek bu dalgayı sürekli büyütmek için ortada dolaşan siyasetçi kılıklı muhterisleri, akademisyen ve gazeteci kılıklı tetikçileri ibretle seyrettik. Akla, mantığa, izana, vicdana, ahlaka sığmayan ne senaryoların ortada dolaştırıldığını ne sinsi hesapların yapıldığını ne karanlık hayallerin kurulduğunu hep birlikte gördük mü? Hep birlikte bunu yaşadık mı? Ülkesinin ve milletinin felaketi pahasına iktidar peşinde olanların sureti haktan görünerek nasıl keyifle seslerini yükselttiklerine şahitlik ettik. Bu süreç boyunca biz hep çalıştık, hazırlık yaptık, tedbir geliştirdik ve iş zıvanadan çıkınca yeni paketimizi kamuoyuyla paylaştık. Hâlbuki ortada bu sert iniş çıkışları gerektirecek hiçbir şey yoktu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihinin en yüksek üretimine, istihdamına, ihracatına ulaştığını kaydederek, “Küresel finans krizine rağmen uluslararası yatırımcılar, son dönemin en yoğun ilgisiyle ülkemize akın ediyordu. Kendi sanayicilerimiz sürekli kapasite büyütüyor, yeni fabrikalar inşa ediyor, yeni eleman arıyorlardı. Lojistik sektörümüz tarihimizin en canlı ve en karlı dönemini yaşıyordu. Turizmde öngörülerin ötesinde turist sayısını ve gelir rakamını yakaladığımız bir sezon geçiriyorduk. Hizmetler sektörü, salgından sonraki en hareketli dönemin tadını çıkartıyordu. Buna rağmen dışarıdan ve içeriden birileri dedikoduyla, yalanla, iftirayla ülkemizi içinde olduğu gelişme ikliminden çıkartıp kriz iklimine sokmak için ısrarla, canla, başla çalıştı” değerlendirmesinde bulundu.

Eski Türkiye güzellemeleriyle Türkiye’nin 20 yıllık kazanımlarını yok etmeyi hedefleyenlerin “Hemen seçim” çağrılarıyla ortaya döküldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal, Meral Hanım, boşuna uğraşmayın, seçim Haziran 2023’te yapılacak. Öne gelmesi diye bir şey söz konusu değil” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin hukuk devleti olarak gereğini yerine getirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu süreçte ülkemizin yaşadığı sıkıntılar karşısında ‘Faizleri artırın, bundan başka çözüm yok’ diyenler, bu Bay Kemal ne diyordu? ‘Faizi sıfırlayın’, biz de her türlü desteği verelim. Bay Kemal, sen bu aklı kendine sakla. Dün öyle dedin, bu defa kalktın, farklı konuşmaya başladın. Çünkü hiçbirinin de ülkenin ve milletin meselelerini çözmek gibi bir derdi yok. Yaşananlar aslında bunların ne kadar sığ, ne kadar boş, ne kadar kifayetsiz, ne kadar hazırlıksız olduklarını bir kez daha ortaya çıkardı. Bunlara değil ülke yönetimini vermek, önlerine üç keçi emanet katıp Islahiye veya Nurdağı yaylalarına salsanız akşama hepsini de kaybetmiş olarak geri dönerler. Allah göstermesin, bu kifayetsiz muhterislere ne ekonomi ne dış politika ne güvenlik ne de ülkenin başka direksiyonu teslim edilir. Bunlar daha yönettikleri belediyelerde yolları yapmayı, çöpleri toplamayı, otobüsleri doğru dürüst çalıştırmayı bile beceremiyorlar. Ülke bunların eline kalsa güvenliği terör örgütlerine, ekonomiyi IMF’ye, dış politikayı mandacılara, sosyal politikacıları tacizcilere, istihdamı tecavüzcülere bırakıp aralarındaki kavgadan fırsat bulurlarsa kendileri de çilingir sofralarında keyif çatarlar.”

“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRME HEDEFİMİZE HİÇ OLMADIĞIMIZ KADAR YAKINIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek dertlerinin, ülkeyi yatırımla, istihdamla, üretimle, ihracatla ve cari fazlayla büyütmeye devam edip bir an önce hedeflerine ulaşmak olduğunu belirterek, “Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirme hedefimize hiç olmadığımız kadar yakınız. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle 2023’e kalmadan bu işi bitirmiş olacağız. Bizi en iyi yıllık 10 milyar doların üstünde ihracatı olan, aylık 1 milyar dolar ihracat sınırına dayanan, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin üretimine giderek, daha çok yoğunlaşan Gaziantep anlar. Gaziantep’in her mücadelemizde olduğu gibi bu süreçte de en güçlü şekilde yanımızda olacağından şüphem yok” diye konuştu.

“Öyle bir ses verin ki duymayan kulak duysun, nasırlaşmış yürekler titresin” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılara seslenerek, “Gaziantep, büyük ve güçlü Türkiye için 2023’te bir kez daha bizimle olmaya var mısın? Gaziantep, ülkemizin 20 yıllık kalkınma mücadelesini zirveye çıkarmaya var mısın? Gaziantep, devleti ve milletiyle bu ülkeyi yeniden bölgesinde ve dünyada liderliğe taşımaya var mısın? Rabbim şu coşkuyla yükselen sesler, kalpten edilen dualar, akıtılan gözyaşları, yeşeren umutlar hürmetine bu ülkeyi ve bu milleti esirgesin, feraha eriştirsin, hedefleriyle buluştursun. Rabbim hepinizden razı olsun” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük ve güçlü Türkiye’nin altyapısını 81 vilayetimizin her birini kapsayacak şekilde kurduk. Gaziantep, potansiyeli ve çalışkanlığıyla bu kalkınma hamlesinden en çok istifade eden illerimizin başında geliyor” dedi.

“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMLERDE ŞEHRİMİZİ DAHA BÜYÜK HİZMETLERLE BULUŞTURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Gaziantep’e son 19 yılda 45 milyar lira yatırım yapıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İkinci devlet üniversitesi olarak Gaziantep Bilim ve Teknoloji Üniversitesini kurduk. Gençlik ve sporda, 10 bin kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları kazandırdık, toplam 38 spor tesisi yaptık. Sosyal yardımlarda toplam 7,5 milyar lira tutarında destek sağladık. Sağlıkta toplam 96 sağlık tesisi inşa ettik. Ayrıca bin 875 yataklı şehir hastanemizin inşası sürüyor. Çevre ve şehircilikte TOKİ kanalıyla Gaziantep’te 26 bin 237 konut projesini hayata geçirdik. Bu konutların 20 bin 531 adetini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Kalan 5 bin 706 konutun yapımı devam ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şehrimize söz verdiğimiz altı millet bahçesinden dördünü bitirip Gaziantepli kardeşlerimizin hizmetine sunduk. Eski stadyum yerine yaptığımız millet bahçemizin inşası hızla sürüyor. Mevcut stadyumu da biliyorsunuz yine biz yaptık. Kalan iki millet bahçemizi en kısa sürede şehrimize kazandıracağız. Ulaştırmada, 116 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğuna 314 kilometre ilave yaparak toplamda 430 kilometreye çıkardık. Yapımı süren Gaziantep, Nizip, Birecik Diyarbakır hududu yolunu, Perilikaya Köprülü Kavşağı’nı, Hasan Kalyoncu Kavşağı’nı, Gaziantep Çevre Yolu üzerindeki Gaziantep Şehir Hastanesi Kavşağı’nı seneye bitiriyoruz. Nizip-Karkamış yolunu, Islahiye-Hassa-Kırıkhan yolunu ve Gaziantep Kilis ayrımı Oğuzeli-Karkamış yolunu 2023’te tamamlıyoruz. Kahramanmaraş-Narlı-Gaziantep yolunu, Osmaniye-Nurdağı yolunu ve Nurdağı-Musabeyli (Kilis-Akbez) ayrımı yolunu ise 2024 yılında hizmete açıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattı’nı hayata geçiriyoruz. Sözleşmesi geçtiğimiz yıl yapılan bu hattın kredi görüşmeleri biter bitmez inşasına başlanıyor. Gaziray’ın proje genelindeki toplam fiziki ilerlemesi yüzde 77 seviyesinde. Önümüzdeki yıl Gaziray’ı da işletmeye açmayı planlıyoruz. Bugüne kadar Gaziantep’te altı baraj, üç gölet inşa ettik. Islahiye-Yesemek Barajı ile Şahinbey Burç Çamlık Göleti’nin inşaatları sürüyor. Son 19 yılda yaptığımız sulama tesisleriyle şehrimizdeki 204 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. İnşaat safhasında yer alan sekiz sulama tesisiyle Gaziantep’te toplam 301 bin dekar araziyi daha suyla buluşturuyoruz. Gaziantepli çiftçilerimize toplam 3 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Sanayicinin ileride ihtiyaç duyacağı suyun temini için Fırat’tan buraya su getireceğiz. Merkez ile birlikte dokuz ilçemize doğal gaz arzı sağladık. İnşallah önümüzdeki dönemlerde şehrimizi daha büyük hizmetlerle buluşturmaya devam edeceğiz. Bu duygularla bir kez daha açılışını yaptığımız eser ve hizmetlerin Gaziantep’e hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum. Sevginiz, coşkunuz, muhabbetiniz için sizlere şükranlarımı sunuyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan tesislerde bulunanlarla canlı bağlantı yaptı. Gaziantep Havalimanı Yeni Terminal Binası’nın açılışını, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Yunus Emre Cemevi’nin açılışını TBMM İdare Amiri, AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin yaptı. Gaziantep Üniversitesi Böbrek Nakil Merkezi ve Çocuk Hastanesi, AK Parti Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak ve Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın tarafından açıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sanko Camii’nin temel atma töreni için yapılan canlı bağlantıda, Sanko Holding Onursal Başkanı Abdülkadir Konukoğlu’na caminin ne zaman tamamlanacağını sordu. “En kısa zamanda” cevabını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, caminin 2023’e girerken bitirilmesi sözü istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konukoğlu’nun “İnşllah Sayın Cumhurbaşkanım” sözlerine “İnşallah yemindir” karşılığını verdi.

Toplu açılış töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca Eğitim ve Sanat Merkezi’nin açılışını yaptı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, İŞÇİLERLE AKŞAM YEMEĞİNDE BİR ARAYA GELDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep programı kapsamında Erdem Soft Tekstil Fabrikası’nda işçilerle akşam yemeğinde bir araya geldi.

Programda yaptığı konuşmaya tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep ziyareti vesilesiyle Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden organize sanayi bölgesinde katılımcılarla birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl, Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl” ifadesini aktararak, “Onun için bu sofralar birer muhabbet sofrasıdır ama bizim muhabbet sofralarımızda sevgililer sevgilisi peygamberimiz vardır. Türkiye’yi yatırımla inşallah istihdamla üretimle ihracatla ve cari fazlayla büyütme hedefimizin ete kemiğe büründüğü yer işte burasıdır” diye konuştu.

Tarihin, medeniyetin, kültürün ve kardeşliğin şehri Gaziantep’in aynı zamanda üretimin ve emeğin şehri olarak da Türkiye’de, bölgesinde ve dünyada örnek gösterilen bir il hâline geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Ercan Bey’le onu konuşuyorduk, güzel bir tespit ki ben onu zaten biliyorum, o da şu; ‘Biz işçi arıyoruz, bulamıyoruz’ diyor. Ama ne diyor birileri? ‘İş yok’ Nankör, nankör bunlar. Yan gelip yatarak para kazanmak istiyorlar. İşte bak buyurun, Ercan Bey diyor ki ‘Ben eleman arıyorum bulamıyorum’ Eskişehir’deydik geçenlerde orada da aynı şeyi söylediler; ‘Eleman arıyoruz, bulamıyoruz’ İş arayana ekmek var, aş arayana ekmek var ama yan gelip yatarak parayı istersen kusura bakma o yok” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi kendi kısır dünyalarından ibaret sananları Gaziantep’e getirerek organize sanayi bölgesinde gezdirmek gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu anda beş tane bizim organize sanayi bölgemiz var. Şimdi altıncısının adımları atılacak. Bu ne demek? Türkiye yerinde duramıyor, Türkiye sıçrıyor, Türkiye gidiyor. Kusura bakmayın ana muhalefetin, yavru muhalefetin başındakiler, bunların hiçbirisi Türkiye’de ne olduğunun ne bittiğinin farkında değiller. Düşünün şu anda sadece Gaziantep 12 milyar dolar ihracat yapar hâle geldi. Bu ne demek? Demek ki çalışan, üreten, ihracatta damardan evelallah giren bir ülkeyiz. Burada büyük ve güçlü Türkiye’nin ayak izlerini görerek belki ufuklarını genişletir, vizyonlarını da derinleştirirler. Her ne kadar bunların öyle bir derdi olmadığını bilsek de yine de şuradaki güzel görüntüyü herkesle paylaşma heyecanımızı ifade etmeden duramıyoruz.”

“ASGARİ ÜCRET ZAMMIYLA ÇALIŞANLARIMIZIN ALIM GÜCÜNÜ YÜKSELTEREK İNSANIMIZI FİYAT ARTIŞLARINA KARŞI KORUMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Gaziantep’in ayda 1 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak üzere olduğunu gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Sadece içinde bulunduğumuz şu fabrikanın sahibi olan firmamız son iki yılda 18 milyon dolarlık bina, 20 milyon dolarlık makine yatırımı yaparak aylık 7 bin 500 ton üretim kapasitesine ulaşmıştır. Herhâlde aldığım bilgiler doğru değil mi? Önümüzdeki yıl yapılacak 25 milyon dolarlık ilave makine yatırımıyla fabrikamızın hâlen 900 olan çalışan sayısı bin 500’e çıkacaktır. Bu yılı 1 milyar 240 milyon liralık ciro ve 40 milyon dolarlık ihracatla kapatmak üzere olan Erdem Soft, bu firmamızı ben tebrik ediyorum, şahsım, milletim adına tebrik ediyorum.”

Organize sanayi bölgesinde aynı azim, heyecan ve gayretle çalışan bin 140 fabrikanın sahibi olan müteşebbisleri ve işçileri kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sanayicilerimizi, müteşebbislerimizi, iş insanlarımızı daha çok istihdam sağlamaları, daha çok inşallah üretmeleri için ben milletim adına tebrik ediyorum ve imkânlarımızla da teşvik ediyoruz. Nitekim kabına sığmayan Gaziantep, Organize Sanayi Bölgesinin altıncı etabını kurmak için kollarını sıvamıştır. İnşallah yakında bu etap da faaliyete geçtiğinde organize sanayi bölgesindeki fabrika sayımız 2 bini bulacaktır. Bu ne demek biliyor musunuz? Ey Türkiye uyan, bak biz Gaziantep olarak nasıl Kurtuluş Savaşı’nda bir mücadele verdiysek ekonomide de aynı mücadeleyi veriyoruz.”

Bu konudaki gayretlerini bildiği Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cengiz Şimşek’e de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçileri de alın terlerinin hakkını verecek ücret politikasıyla desteklediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, asgari ücreti yüzde 50 artırarak en düşük 4 bin 250 lira seviyesine çıkardıklarını, çalışanın evli ve çocuklu olmasına göre bu rakamın daha da yükseldiğini hatırlatarak şunları kaydetti: “Birileri yeni asgari ücret rakamını kurdaki dalgalanmanın zirveye çıktığı günlerde yaptıkları hesapla küçümsemeye kalkmıştı. Şimdi kur düştü ama aynı kişilerin bu hesabı tekrar yaptıklarını görmedik, duymadık çünkü hesaplar tutmadı. Ya benim Türk liram varken ne işin var senin hâlen yok dolardı, yok avroydu. Türk lirası, Türk lirası alışacaksınız buna. Bu işi rahmetli Özal da yapmıştı, o Türk lirasının onurunu kurtarmıştı, şimdi aynı şeyi biz yapıyoruz. Tabii biz muhalefetin yaptığı bu şeyleri çok da önemsemiyoruz. Bizim baktığımız tek yer milletimizin ne istediğidir, ne beklediğidir, emekçilerimizin hakkının, hukukunun korunmasıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Küresel enerji ve gıda fiyatlarında yaşanan anormal artışları kendi vatandaşlarımıza en az düzeyde yansıtmak için sessiz sedasız bir şekilde yükün önemli bir kısmını kamunun üstlenmesini sağladık. Özellikle şu kış kıyamette vatandaşımızın doğal gazı ve elektriği uygun fiyata kullanması için gerçekten çok büyük fedakârlık yapıyoruz. Asgari ücret zammıyla da çalışanlarımızın alım gücünü yükselterek insanımızı fiyat artışlarına karşı korumaya çalışıyoruz. Aynı şekilde çalışanlarımızın tamamının asgari ücret kadar ki kazançlarını gelir ve damga vergilerinden muaf tutarak işverenlerimizi de rahatlattık. Böylece asgari ücretteki artışın vergi yükünün önemli bir kısmını işverenlerimizin üzerinden alarak istihdamda herhangi bir olumsuzluk yaşanmasını engellediğimize inanıyorum.”

​​Cumhurbaşkanı Erdoğan, organizasyonda emeği geçen yöneticilere, firma sahiplerine ve işçilere teşekkür ederek, “Cumhurbaşkanınız olarak doğrusu ben alın teriyle şu anda karşımda olan siz kardeşlerimi Allah için seviyorum. Rabbim bu sevginizi, bu muhabbetinizi, bizim de muhabbetimizi daim kılsın. Birbirimizi Allah için sevmeyi hiçbir zaman eksik etmeyelim ve bu yolda da ki bu bir muhabbet yoludur yolculuğumuzu daim kılsın. Rabbimden hepinize bol kazançlı, sağlıklı, huzurlu günler diliyorum” dedi.

Dünya

Tiny House Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi | Setencioğlu

Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Doğayla İç İçe, Evinizin Konforunda, Özgürlüğün Keyfini Yaşayın. | Setencioğlu Tiny House

İletişim | +90 0 532 4026422

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’nde konuştu

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı 2024-05-22-Odul-Genc-Gazzeteciler-4.jpg

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Gazze ve Filistin’de işlenen insanlık suçlarının hesabının hukuk önünde sorulması için her türlü çabayı gösteriyoruz. Güney Afrikalı dostlarımızın Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine açtığı soykırım davasına biz de müdahil olmayı kararlaştırdık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Yurt dışından programa teşrif eden misafirleri Türkiye’de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizleri iyiliğin, cihanşümul şemsiyesi altında böylesine kıymetli bir programda buluşturan Diyanet Vakfımıza ve Diyanet İşleri Başkanlığımıza şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“BİZ, ŞEFKAT VE SEVGİ MEDENİYETİNİN MENSUPLARIYIZ”

Diyanet Vakfının, 49 yıldır Türkiye ve dünyanın dört bir yanında yürüttüğü faaliyetlerle farklı coğrafyalara iyilik tohumları serpmeye, dostluk, dayanışma ve kardeşlik köprüleri kurmaya devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Üstat Necip Fazıl’ın, ‘Tohum saç bitmezse toprak utansın, hedefe varmayan mızrak utansın’ ruhuna uygun şekilde karşılık beklemeden koşan koşturan, ter döken vakfımızın kıymetli mensuplarını kutluyor, özverili çalışmalarından ötürü kendilerine teşekkür ediyorum. Yurt içindeki özellikle de ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır’ düsturunu kendisine rehber edinen Türkiye Diyanet Vakfı, görüyoruz ki görkemli bir çınar gibi günden güne serpiliyor, büyüyor, tüm dünyaya dal budak salıyor.”

Diyanet Vakfının, yurt içinde bin 3 şubesi ve dünyanın 149 ülkesindeki eğitim, kültür, sosyal hizmetler ve yardım faaliyetleriyle Türkiye’nin medarıiftiharı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada öncelikle bir hususu dile getirmekte fayda görüyorum. Biz, şefkat ve sevgi medeniyetinin mensuplarıyız. Mazlumların, yetimlerin, çaresizlerin, muhtaçların yardımına koşmak, kimsesizlerin kimsesi olmak esasen dinimizin bizlere emridir. Rabb’imiz Nisa Suresi’nin 36’ncı ayetinde şöyle buyuruyor, ‘Allah’a kulluk edin ve ona hiçbir şey ortak koşmayın. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez’ Bir başka ayeti celilede Allahüteala, müminleri, ‘Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda gizli açık harcayan kimseler’ olarak tarif ediyor. ‘Kendiniz için istediğinizi kardeşiniz için de istemedikçe kâmil mümin olamazsınız’ diyen bir Peygamberin ümmetiyiz.”

“Dolayısıyla biz, komşu açken tok yatanlardan olamayız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Kardeşlerine sırtını dönenlerden olamayız. ‘Bana ne’ diyenlerden, ‘Her koyun kendi bacağından asılır’ diyenlerden asla olamayız. İnançta kardeşlerimiz olan müminlere, hilkatte kardeşimiz olan insanlara karşı hepimiz sorumluluk taşıyoruz. Kendimiz huzur içinde, sevdiklerimizle beraber barış ve emniyet içinde yaşarken hemen yanı başımızdaki insani dramlara kayıtsız kalamayız. 13 yıldır vatan hasretiyle yürekleri kavrulan Suriyeli muhacirlere, bir lokma ekmek bulamadığı için anasının kucağında son nefesini veren Somalili, Sudanlı, Yemenli çocuklara, tam 76 senedir evlerine, yurtlarına, topraklarına geri dönmenin hayalini kuran Filistinli kardeşlerimize karşı mesuliyetimiz vardır. Bunları yok sayamaz, göz ardı edemeyiz.”

“İYİLİK ÖDÜLLERİ’NİN DALGA DALGA BÜYÜYEN ETKİLERİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne mutlu, kalplerinde hiçbir ayrım yapmadan mazlum ve muhtaçlara yer açabilenlere diyorum. Ne mutlu, karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek infak edenlere diyorum. Mevla bizleri de kardeşlik görevlerini yerine getirenlerden eylesin diye dua ediyorum” dedi.

Diyanet Vakfının, Uluslararası İyilik Ödülleri marifetiyle şefkat ve yardımlaşma sancağını ülkenin ve dünyanın dört bir yanında yücelttiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İmanlı ellerin, ihlaslı kalplerin, aydınlık yüzlerin, vicdan sahiplerinin yaptığı iyilikler, Uluslararası İyilik Ödülleri ile takdir ediliyor, destekleniyor. İyilik Ödülleri’nin dalga dalga büyüyen etkilerinden memnuniyet duyuyoruz. Rabb’im iyilik neferlerinin ecirlerini arttırsın, çalışmalarını bereketli kılsın diyorum.”

“HEPİMİZİN İÇİNİ ISITAN GÜZEL ÖRNEKLER, İYİLİĞİN EVRENSEL OLDUĞUNU BİZLERE HATIRLATIYOR”

Beraber izledikleri bu güzel hikâyeleri görüp de duygulanmamanın elde olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepimizin içini ısıtan güzel örnekler, iyiliğin, dürüstlüğün ve merhametin evrensel olduğunu, sınır tanımadığını, dil, ırk, renk, mezhep ayırt etmediğini bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Yurt içi iyilik ödüllerini kazanan İbrahim Taşdemir, Ahmet Seferoğlu, Turgut Kılıç ve Necmettin Erbakan Akyüz kardeşlerimi tebrik ediyorum. Yurt dışı iyilik ödüllerimizi takdim edeceğimiz Bisibo Amani, Adeviyye Salih ve Halil Kastrati’yi burada ayrıca kutluyorum” diye ekledi.

Yurt İçi Vefa Ödülleri’ni bu sene, merhum Ömer Faruk Bilgili adına Zeliha Bilgili’ye, Ali Fuat Atik’e, Murat Kekilli’ye ve Duygu Kaçaranoğlu’na tevcih edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Vefa Ödülü’nü kazanan kardeşlerimi de tebrik ediyor, 30 yılı aşkın Diyanet İşleri Başkanlığımız bünyesinde önemli görevler ifa etmiş Hatay İl Müftümüz Ömer Faruk Bilgili hocamızı burada rahmetle yâd ediyorum. Yurt Dışı Vefa Ödülleri’ni ise Gazze’den Halid Nabyan adına Yusuf Ebu Hassır’a, can Azerbaycan’dan Server Beşirli kardeşlerimize ve temsilcilerine takdim edeceğiz. Ödüller vereceğimiz tüm kardeşlerimizin iyilik ve başarı öykülerinin, istikrarlı bir şekilde sürmesini temenni ediyorum. Şunu hepimiz çok çok iyi biliyoruz, dünya işte buradakiler gibi hamiyetperver insanların yüzü suyu hürmetine dönmektedir. Etrafımızı kuşatan onca acıya, kötülüğe, zulme, mazlumların gökyüzünü çınlatan onca feryadına rağmen dünya hâlen ayaktaysa, sebebi iyi insanların, güzel insanların, sizin gibi iyiliksever insanların varlığıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremde başkaları için gerektiğinde canını tehlikeye atan, bir ihtiyaç sahibine daha ulaşmak için kendini paralayan, hakkı ve adaleti savunmak için her türlü riski göze alan, Kur’an’ın nuru ile aydınlanan nesillerin yetişmesi için gayret eden, yetimlere, öksüzlere, yaşlılara hatta kuşlara bile el uzatan koca yürekli, yüce gönüllü insanların eksikliğini Rabb’im bizlere hissetirmesin diyorum. Sizlere müteşekkiriz, minnettarız” diyerek, Türkiye’de ve yeryüzünün farklı noktalarında iyiliği, kardeşliği ve güzelliği yaymak için yardımseverlerin yaptıkları çalışmaların daim olmasını dileğinde bulundu.

“GAZZE’DE SON ASRIN EN HOYRAT SOYKIRIMLARINDAN BİRİ İŞLENİYOR”

Ömrünü Bosna’nın özgürlüğü için adayan bir dava ve devlet adamı olan merhum Aliya İzetbegoviç’in büyük bir mütefekkir olmasının yanı sıra, küresel sistemin işleyişini çok iyi bilen tecrübeli bir siyasetçi olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerektiğinde ülkesi ve milleti için takım elbiseyi çıkarıp askerî kamuflaj giyecek kadar vatanperverdi, cesurdu, yiğitti, her açıdan örnek bir liderdi. Şahsımın gönül dünyasında da kendisinin mutena bir yeri vardı. Rahmetli Aliya’nın sadece mücadelesi değil, fikirleri, tavsiyeleri ve sözleri de bize örnek olmuştur. Merhum Aliya, Srebrenitsa soykırımı için şöyle demişti: ‘Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır’. Evet, unutulan veya unutturulan soykırımın tekerrür etmesi kaçınılmazdır” diye konuştu.

İzetbegoviç’in dikkat çektiği acı gerçeğe maalesef bugün Gazze’de hep birlikte şahit olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “7 Ekim’den bu yana tüm dünyanın gözleri önünde Gazze’de son asrın en hoyrat soykırımlarından biri işleniyor. 15 bini aşkın çocuk maalesef katledildi, 35 bin masum şehit edildi, 80 binden fazla Filistinli yaralandı. Gazze’nin neredeyse tamamı enkaza döndü. Abluka nedeniyle zaten bir açık hava hapishanesi olan Gazze’yi son 229 günde devasa bir çocuk mezarlığına çevirdiler. Kuvözdeki bebekleri öldürecek, hastaneleri, ibadethaneleri bombalayacak, yardım malzemesi götüren kamyonlara saldıracak, gıda sırası bekleyen masum sivillerin tepesine bomba yağdıracak kadar insanlıklarını kaybettiler.”

“GAZZELİ MAZLUMLARIN KANI, İŞGALCİLERİN VE HAMİLERİNİN ALNINA YAPIŞMIŞTIR”

“Tüm bunları da yıllardır bize insan hak ve hürriyetleri dersi verenlerin silahları, bombaları, uçakları ve koşulsuz diplomatik desteğiyle yaptılar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kimse bizim aklımızla alay etmesin. Kimse bizim gözümüzün içine bakarak yalan söylemesin. Gazze’de oluk oluk akan kanda en az işgalciler kadar onlara lojistik ve askerî destek sağlayanların da vebali vardır. Sanmayın ki Gazze’de ölen biçarelerin ahı bunları tutmayacak, sanmayın ki zalimlerin yaptıkları yanlarına kar kalacak, asla. Gazzeli mazlumların kanı, işgalcilerin ve hamilerinin alnına yapışmıştır.”

“BATILI GÜÇLER, NETANYAHU’NUN ARKASINDA DURDUKÇA FİLİSTİN’DE KATLİAMLARIN ÖNÜNE GEÇİLEMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hamas’ın önceki hafta ateşkes teklifini kabul ettiğini açıkladığını ancak İsrail’in uzlaşmaz tavrını sürdürdüğü söyledi.

İsrail yönetiminin bununla da yetinmeyerek, sivillerin son sığınağı Refah’a saldırarak gerçek niyetini ortaya koyduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir defa şunu artık herkesin kabullenmesi lazım, Batılı güçler tüm şımarıklığına ve pervasızlığına rağmen Netanyahu’nun arkasında durdukça, Filistin’de katliamların önüne geçilemez” dedi.

Netanyahu’nun kendi siyasi ömrünü uzatmak için antisemitizmi körüklediğini ve kendi vatandaşlarının güvenliğini tehlikeye attığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Siyonist yayılmacılık böyle devam ederse, açık söylüyorum, dünyamız yeni çatışmalara gebedir. İran’la geçen ay yaşanan gerilim bunun sadece bir işaretiydi. İsrail’in Lübnan’a ve diğer bölge ülkelerine yönelik saldırıları artıyor. İsrail yönetiminin daha fazla kan dökülmeden, daha fazla çocuk, daha fazla kadın ölmeden, insanlığa dair umutlar daha fazla kaybolmadan bir an önce durdurulması gerekiyor. Katliamın durdurulması ilk adımdır, bununla birlikte soykırımcıların adalete hesap vermesi sağlanmalıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze ve Filistin’de işlenen insanlık suçlarının hesabının hukuk önünde sorulması için her türlü çabayı gösteriyoruz. Güney Afrikalı dostlarımızın Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine açtığı soykırım davasına biz de müdahil olmayı kararlaştırdık” dedi.

“İSRAİL YÖNETİMİ, GAZZE HALKININ ÇELİKTEN İRADESİNİ KIRAMADI”

İsrail’in soykırım suçu işlediğine dair tüm belgeleri ve bilgileri muhataplarına ilettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, Filistin halkının ve doğdukları toprakları kahramanca savunan Filistinli direnişçilerin yanındadır. Gazze’ye gönderdiğimiz insani yardımların toplamı 54 bin tonu geçti. Ülkemize getirdiğimiz hasta ve yaralıların tedavileri devam ediyor” diye konuştu.

İsrail’e ithalat ve ihracat işlemlerini geçen ay tamamen durdurduklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaklaşık 9,5 milyar dolarlık ticaret hacminden sarfınazar ettik” ifadesini kullandı.

İsrail’i ateşkese zorlamak için dost ve kardeş ülkeler nezdinde temasları yoğunlaştırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yabancı liderlerle yaptığımız görüşmelerin vazgeçilmez gündem maddesi Filistin devletinin tanınması ve Gazze’de katliamların durmasıdır. Uluslararası alanda bu yönde başlatılan tüm girişimlere destek veriyoruz. Burada bir hususu da ifade etmek durumundayım. Filistinli kardeşlerimiz tüm imkânsızlıklara rağmen verdikleri mücadeleyle dik ve dirayetli duruşlarıyla insanlığın yüz akı oldular. 229 gündür uyguladığı soykırıma rağmen İsrail yönetimi, Gazze halkının çelikten iradesini kıramadı, mücadele azmini yok edemedi. Filistinliler yaralandılar, öldürüldüler, sürüldüler, göçe zorlandılar, açlıkla, susuzlukla sınandılar, öpmeye kıyamadıkları yavrularını toprağa verdiler.”

“İSRAİL YÖNETİMİ İNSANLIĞIN VİCDANINDA MAHKÛM OLMUŞTUR”

Filistinlilerin işkencenin her türlüsüne maruz bırakıldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel sistemin tüm acizliklerini bizzat yaşadılar. Ama zulme ve zalime asla boyun eğmediler. İnsanlığın onurunu savunmaya devam ettiler. Hâlen de devam ediyorlar. Buradan Gazze’nin ve Ramallah’ın yiğit evlatlarını ben ve milletim adına bir kez daha saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Filistinli şehitleri rahmetle anıyor, yaralılara Allah’tan acil şifalar diliyorum. Avrupa’dan Amerika’ya, Afrika’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanında her hafta sokakları ve meydanları dolduran tüm vicdan sahibi insanlara da sizlerin vasıtasıyla teşekkürlerimi iletiyorum. Siyonist lobinin tehditlerine rağmen Filistin’e sahip çıkan, Gazze için kıyama kalkan üniversite öğrencilerini, hocaları, sanatçıları ayrıca tebrik ediyorum.”

İsrail’in insanlığın gözünde bu vahşi savaşı kaybettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail yönetiminin insanlığın vicdanında mahkûm olduğunu söyledi.

“Gazzeli kardeşlerimiz bir kez daha adlarını tarihe yazdırmışlardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin davasının, küresel ölçekte daha da güçlenerek 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin kurulmasıyla zafere ulaşacağını vurguladı.

Buna tüm kalpleriyle inandıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim bizlere o güzel günleri görmeyi nasip eylesin diyorum. Bugün, Norveç, İrlanda ve İspanya’nın Filistin devletini tanıyacaklarını açıklamalarından büyük bir memnuniyet duyuyorum. Her üç ülkenin liderine, tarihin doğru tarafında yer alan bu vicdanlı kararlarından dolayı şahsım, milletim adına takdirlerimizi iletiyoruz. Henüz Filistin devletini tanımayan ülkeleri de daha fazla vakit kaybetmeden aynı adımı atmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

“DÜN 43 VAGONDAN OLUŞAN BİR YARDIM TRENİNİ AFGANİSTAN’A YOLCU ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan’da meydana gelen sel felaketinde 400’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini anımsatarak, bu zor günlerinde afetzedelere yardım etmeyi bir görev olarak kabul ettiklerini belirtti.

Felaketin ardından ilk etapta kargo uçağıyla Afganistan’a yardım malzemeleri gönderildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Toplam 24 tonu bulan yardım malzemelerimiz cuma günü bölgeye ulaştı. Dün de 43 vagondan oluşan bir yardım trenini Afganistan’a yolcu ettik. Dünkü trenimiz, AFAD’ın koordinasyonunda bugüne kadar Afganistan’a gönderdiğimiz 20’nci iyilik trenimizdi. Toplam 619 tonluk yardım malzemesinin iki hafta içerisinde Afganistan’a ulaşmasını bekliyoruz. Dost ve kardeş ülkeleri de Afgan halkına destek vermeye davet ediyorum.”

Sudan’da bir yıldır devam eden çatışmalara da dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef iç savaş nedeniyle 8 milyondan fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bu zor günlerinde Sudan halkının da yanında olmamız önem arz ediyor” diye konuştu.

Türkiye’nin, Türkistan’dan Balkanlar’a, Güney Asya’dan Afrika’ya kadar nerede bir sorun, bir zulüm ve dram varsa tüm imkânlarıyla ihtiyaç sahiplerine el uzatmanın gayreti içerisinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, “İçimizdeki nasipsizler anlamasa da zalimin karşısında, mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Tören öncesi Uluslararası İyilik Ödülleri Sergisi’ni gezen, eserleri inceleyerek bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş da eşlik etti.

DAHA FAZLA HABER

Dünya

Emine Erdoğan, “Asırlık Tatların Buluşma Noktası: Yedi Bölgede Türk Mutfağı” programına katıldı

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen, “Asırlık Tatların Buluşma Noktası: Yedi Bölgede Türk Mutfağı” programına katıldı.

Emine Erdoğan, programın açılışında yaptığı konuşmada, Anadolu’nun binlerce yıllık bereketli topraklarına işaret ederek, “Anadolu, adeta insanlığın, medeniyetin, kültürel gelişimin bilgi bankasıdır. İlk tanesi on binlerce yıl önce toprağa düşmüş ata tohumlarının mekanıdır. Binlerce yıldır aynı göğün altında aynı tarifle pişirilen, günümüzde de aynı tariflerle pişirilmeye devam edilen kadim reçetelerin diyarıdır” dedi.

Atalardan yadigâr mutfak hazinesinin geçmiş medeniyetlerden gelen binlerce yıllık adetlerin, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı’nın zengin imparatorluk geleneğinde harmanlamasıyla doğduğunu dile getiren Emine Erdoğan, “Asırların pekiştirdiği insan merkezli medeniyet fikri, Türk mutfağının tezgahında işlenerek millî karakterimize de şekil vermiştir. Bedenlerimiz kadar gönüllerimizi de birleştiren sofralarımız, dayanışma ve paylaşma ruhumuzu beslemiştir. Doğumdan ölüme, sevinçten kedere birçok özel anımız, bu sofraların çeşitliliği ve birleştirici gücüyle taçlanmıştır” ifadelerini kullandı.

“YEREL MUTFAKLARIN ÖZGÜN REÇETELERİNİ KORUMAK MECBURİYETİNDEYİZ”

Türk mutfağının, dünyanın ünlü mutfakları arasında sayılsa da çok az lezzet reçetesinin dünyaya açıldığını vurgulayan Emine Erdoğan, “Mutfağımızı hak ettiği şekilde dünyaya tanıtmak ve sahip olduğumuz kültürel zenginliği layıkıyla muhafaza ederek geleceğe taşımak amacı bizi birbirinden kıymetli akademisyen ve usta şeflerle 2021’de bir araya getirdi. ‘Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı’ kitabını çıkararak, mutfak kültürümüzü tanıtmanın yanı sıra atıksız ve sürdürülebilir tariflerimizi, halkımızın ve tüm insanlığın istifadesine sunduk” bilgisini verdi.

Türk mutfağına ithaf edilen, 21-27 Mayıs Haftası’nın da Türk mutfağını hak ettiği şekilde tanıtmak amacıyla eşsiz imkanlar sunduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, ilgili tüm kurumlar ve halkın desteğiyle bu haftanın her milletten insanı ortak sofrada birleştiren geleneksel bir buluşma haline gelmesi dileklerini iletti.

Emine Erdoğan, şöyle konuştu: “Küreselleşmenin yarattığı kültürel çorak iklime karşı, yerel mutfakların özgün reçetelerini korumak mecburiyetindeyiz. Zira, yerli üretimlerimiz, küresel gıda sistemlerine yenik düştükçe, özgün kültürler erozyona uğramakla kalmıyor aynı zamanda yeme ve içme, haz odaklı, faydasız bir tüketime dönüşüyor ve giderek sağlığımızı da kaybediyoruz.”

Emine Erdoğan, besinlerdeki doğallığı yitirmenin, bir insan için fiziksel zararları kadar manevi zararları da bulunduğunu aktararak, şöyle devam etti: “Sofralar yerini ayaküstü atıştırmaya bıraktıkça, duygular tükeniyor, duyarlılık aşınıyor, milletler de özgünlüğünü yitirerek benzeşmeye başlıyor. Geleneksel sofralar ise gönülleri de doyuruyor. Yemek pişen ev, yuva olur, taze ekmeğin kokusu, güven verir. Ocağın tütmesi, dirlik ve düzenin dayanağıdır. Türkiye olarak, tarih boyunca etkilediği birçok ülkenin insanı ile birlikte toplumumuzdaki her grubu bir sofra etrafında birleştiren köklü bir mutfak kültürüne sahip olmanın kıymetini biliyoruz ve temiz, sağlıklı, yerel ve özgün gıdaya erişimin tüm insanlığın hakkı olduğuna inanıyoruz.”

Emine Erdoğan, yenilen, içilen, maruz kalınan her türlü gıdanın, doğallığını yavaş yavaş yitirerek zehirli bir hal aldığını belirterek, anne sütünde bile artık mikroplastiklere rastlandığını, temiz gıdaya erişim hakkının bugün daha da önemli hale geldiğini vurguladı.

Bu açıdan, yurt dışındaki Türk Mutfağı Haftası kutlamaları için, dünyanın en sağlıklı mutfaklarından biri olarak bilinen “Ege Mutfağı”nın seçilmesini kıymetli bulduğunu dile getiren Emine Erdoğan, “Genetiği bozulmamış, ata tohumlarımızla toprağı zehirlemeyen, organik gübrelerle yetiştirilen, kimyasala bulaşmadan soframıza ulaşan ve şifa reçeteleriyle doğru bir şekilde değerlendirilen ürünlerden tüm insanlığın faydalanmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

“TÜRK MUTFAĞI, EMEKLE SABIR BİRLEŞTİĞİNDE, ORTAYA ÇIKAN MUCİZENİN ADIDIR”

Türk mutfağının öneminin altını çizen Emine Erdoğan, şunları söyledi: “Türk mutfağı, emekle sabır birleştiğinde, ortaya çıkan mucizenin adıdır. Tarlayı süren, tohumu savuran, fidanı diken, hasadı yapan, hamuru yoğuran, yufkayı açan, bütün maharetli ellerin ortak eseridir. Vatanımızın her beldesinde ürünle özdeşleşmiş, gönüllere işleyen bir insan hikayesi bulunur. Coğrafi işaret olarak tescillenen ürünlerle birlikte kimliğimizi oluşturan hikayelerimizi de koruma altına almış oluyoruz. Çünkü coğrafi işaret, toprakla özdeşleşen bütün birikimi kapsar. Her birisi ayrı kıymetli ve değeri hak eden ürünlerimizden uluslararası yeni markalar doğmasını yürekten diliyor, dünyada nerede olursa olsun, yerel ürünlere sahip çıkmayı amaçlayan her türlü projeyi gönülden desteklediğimi de bilmenizi istiyorum.”

Emine Erdoğan, Türk kültürünün parıldayan cevheri olan Türk mutfağını tanıtma ve değerlerini muhafaza etme noktasında, Kültür ve Turizm Bakanlığına önemli görevler düştüğüne dikkati çekerek, Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı kitabı ve Türk Mutfağı Haftası kutlamalarında ortaya koyduğu çabadan ötürü tüm bakanlık çalışanlarına şükranlarını sundu.

Türk mutfağının yerel ve küresel düzeyde, hak ettiği değere ulaşması için etkinlikler düzenleyen valilik, belediye ve yurt dışı temsilciliklerine de teşekkürlerini ileten Emine Erdoğan, “Bu seneki etkinlikler kapsamında hayata geçirilen, Göbeklitepe’den günümüze, topraklarımızın ‘taşan ama dökülmeyen, artan ama eksilmeyen’ bereketini ortaya koyan, kıymetli sergi dolasıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızı ayrıca yürekten tebrik ediyorum” diye konuştu.

“FİLİSTİN’DE YAŞANAN VAHŞET, KÜLTÜREL BİR KIYIM DA İÇERİYOR”

Konuşmasında İsrail’in saldırıları altındaki Filistin’de yaşananlara da değinen Emine Erdoğan, “Filistin’de yaşanan vahşetin kültürel bir kıyım içerdiğini, bir milletin, kıyafetinden yemeklerine, tarihi yapılarından doğal güzelliklerine her açıdan yok edilmeye çalışıldığını hatırlatmak istiyorum. İsrail, tavus kuşunun tüylerini alıp üzerine yapıştırmaya çalışan karga hikayesinde olduğu gibi Filistin’in kültürünü, tarihini, mutfağını açıkça çalmaya çalışsa da biz hakikati haykırmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, tüm insanların farklılıklarını koruyarak, huzur ve barış içinde aynı sofrada buluşabilmesi dileklerini de iletti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, büyükelçiler ve eşleri ile gastronomi alanındaki öğretim üyeleri ve öğrencilerin de katıldığı etkinlikte, Türk mutfağının geleneksel, sağlıklı ve atıksız kültürel mirası ve Türk mutfağının zenginliğini aktaran video gösterimi de yapıldı.

TÜRKİYE’NİN 7 BÖLGESİNİN KÜLTÜREL MİRASI VE MUTFAK KÜLTÜRÜ

Emine Erdoğan, program öncesinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun ve Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenen Türkiye’nin doğal, kültürel güzellikleri, iklim ve coğrafi çeşitliliği ile kadim medeniyetlerden aldığı mirasını 7 bölgenin mutfak kültürü üzerinden tanıtan sergi ve dijital deneyim alanını gezdi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda, Ege’den Doğu Anadolu’ya Karadeniz’den İç Anadolu’ya kadar farklı coğrafi bölgelerin sahip olduğu doğal ve kültürel miras ile tarımsal çeşitliliğin yer aldığı sergide ürünleri inceleyen Emine Erdoğan, yetkililerden bilgi aldı.

Emine Erdoğan, sergide ayrıca himayesindeki Dokuma Atlası Projesi kapsamında çalışmalarını artıran Olgunlaşma Enstitülerinin hazırladığı Türkiye’nin Türk mutfak ve sofra kültürünü yansıtan, geleneksel el sanatlarıyla üretilen ürünlerini de inceledi.​​​​​​​

21 COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜN SERGİLENDİ

Emine Erdoğan, etkinliğin fuaye alanında ise ait oldukları yörede kültür, turizm ve ekonomi gibi pek çok alana etki ederek katma değer yaratan Avrupa Birliği tescilli 21 coğrafi işaretli ürünün yer aldığı stantları da ziyaret etti.

Bu stantlarda Gaziantep baklavası, Aydın inciri, Malatya kayısısı, Aydın kestanesi, Milas zeytinyağı, Bayramiç beyazı, Taşköprü sarımsağı, Giresun tombul fındığı, Antakya künefesi, Suruç narı, Çağlayancerit cevizi, Gemlik zeytini, Edremit zeytinyağı, Milas yağlı zeytin, Ayaş domatesi, Edremit körfezi yeşil çizik zeytini, Maraş tarhanası ve Ezine peyniri de yer aldı.

Ayrıca geçmişten geleceğe miras bırakılan ata tohumları da etkinlikte sergilendi. Etkinlik kapsamında davetlilere lokum, Türk kahvesi ve boza ikramları da yapıldı.

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Törenine katıldı

“Ülkemizi aydınlık yarınlara adalet sistemimizin kusursuz işleyişi ile taşıyabiliriz”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı’na giden yolun, diğer alanlarla birlikte, adaletin işleyişindeki eksiklerin giderilmesi olduğunun farkındayız. Ülkemizi aydınlık yarınlara ancak adalet sistemimizin kusursuz işleyişi, hukukun eksiksiz tecellisi, yargıya güvenin pekiştirilmesiyle taşıyabiliriz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, bugün komşu ve kardeş ülke İran’dan üzüntü verici bir haber aldıklarını ifade ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve beraberindeki heyetin helikopter kazasında vefat ettiklerini öğrendiklerini belirtti.

Merhum İran Cumhurbaşkanı Reisi’ye ve kazada hayatını kaybeden İran Dışişleri Bakanı ile diğer yetkililere Allah’tan rahmet niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu elim kazadan duyduğumuz derin teessürü burada öncelikle ifade etmek istiyorum. Şahsım, ülkem ve milletim adına İran halkına başsağlığı diliyorum. Kaza haberini aldıktan sonra süratle İran makamlarıyla irtibata geçerek tüm imkânlarımızla arama, kurtarma çalışmalarına katkı vermeye hazır olduğumuzu ilan ettik. Akıncı insansız hava aracımız ile gece görüş kabiliyeti olan Cougar tipi helikopteri bölgeye sevk ettik. Arama kurtarma ekiplerimiz de İranlı kardeşlerimize yardımcı olmak üzere bölgeye intikal etmek suretiyle hemen yola çıktılar. Helikopterin enkazının tespiti yapıldıktan ve vefat edenlerin naaşlarına ulaşıldıktan sonra ekiplerimiz geri döndü.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE DOST VE KARDEŞ İRAN HALKININ YANINDA OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum İran Cumhurbaşkanı Reis’yi 24 Ocak’ta, Ankara’da resmî ziyaret kapsamında misafir ettiğini, bunun dışında farklı vesilelerle de bir araya geldiklerini anımsattı.

Gerek ikili ilişkiler gerekse bölgeyi ilgilendiren konularda İran Cumhurbaşkanı Reis’i ile çok yakın diyalog içinde olduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Görevde bulunduğu sürede İran halkının ve bölgemizin huzuru için verdiği samimi çabalara bizzat şahitlik ettim. Aynı şekilde İran Dışişleri Bakanı merhum Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın Türkiye ile ilişkileri döneminde başarılı bir diplomat olduğunu gördük. Kendilerini şükranla ve hürmetle yâd ediyoruz. İranlı kardeşlerimizin bu süreci kadim ve güçlü devlet geleneklerine uygun şekilde suhuletle yöneteceklerine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak biz de her zaman olduğu gibi bu zor günlerinde dost ve kardeş İran halkının yanında olacağız. Bir kez daha İran İslam Cumhuriyeti’nin dinî lideri Sayın Ali Hamaney başta olmak üzere dost İran halkına, hükûmetine, merhumların acılı ailelerine en derin taziyelerimi iletiyorum.”

“GENÇ KARDEŞLERİMİZİN, GİTTİKLERİ YERLERDE ADALET SANCAĞINI YÜCELTECEKLERİNE İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün 26. dönem yanında, farklı dönem adli ve idari yargılarının bir kısmının kurasını çekeceklerini ifade etti.

Kura töreni ile bin 44 hâkim ve cumhuriyet savcısını, ülkenin dört bir yanındaki görev yerlerine yolcu edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “Kendilerine yeni görev yerlerinde başarılar diliyorum. Hâkim ve savcılarımızdan 81 vilayetiyle, 85 milyon vatandaşıyla bu ülkeyi çok sevmelerini, bu devlete en güzel şekilde hizmet etmelerini istiyorum. Hepsi birbirinden başarılı, gayretli ve donanımlı bu genç kardeşlerimizin, inşallah gittikleri yerlerde adalet sancağını yücelteceklerine inanıyorum. Biz de 21 yıldır olduğu gibi ülkeye ve millete karşı mesuliyetlerini hakkıyla ifa etmeye çalışan herkese destek vereceğiz. Bugünkü kura töreniyle, hâkim, savcı sayımızı 25 bine yaklaştırmış oluyoruz. Kaliteli insan kaynağı, kamu ve özel sektör fark etmeksizin hayatın her alanında sistemin başarısının temel unsurudur. Adalet sisteminin kusursuz işlemesinin de öncelikli şartı, nitelikli yetişmiş ve yeterli personeldir. Bu anlayışla, adalet hizmetlerinin standardını yükseltme yolunda bugüne dek attığımız adımların en başında personel sayımızın arttırılması vardır.”

İktidara geldiklerinde 9 bin 349 olan hâkim, savcı sayısını 2,5 kattan fazla arttırmak suretiyle mahkemelerin yükünü hafiflettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yardımcı personel sayımız 26 bin 274’ten 96 bin 650’ye, ceza infaz kurumlarındaki görevli sayısı ise 25 bin 407’den 83 bine çıktı. Adalet teşkilatımızın personel sayısı, 2002 yılında göreve geldiğimizde 61 bin iken bugün bu rakam 204 bini buldu. Personelin yanı sıra mahkeme sayısı, bina, teknoloji ve diğer alanlarda da adalet camiamıza güçlü destek verdik. Yani merdiven altı sistemden bugünkü fiziki koşullara ulaştık. Mahkeme sayısı adli yargıda yüzde 99, idari yargıda yüzde 51 oranında arttı” diye konuştu.

“ADALET SİSTEMİNİN İŞLEYİŞİNİ HIZLANDIRAN TARİHÎ REFORMLARA İMZA ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mahkeme kararlarındaki hataları en aza indirme ve temyizdeki yığılmayı önlemek amacıyla istinaf mahkemelerini kurduklarını dile getirdi.

Bölge adliye mahkemelerini 15 yerde, bölge idare mahkemelerini dokuz yerde faaliyete geçirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Adalet kurumlarının modern ve fonksiyonel mekânlara sahip olmasına hassasiyet gösterdik. İnşa ettiğimiz 284 adalet hizmet binasıyla hâkimlerimize, savcılarımıza, avukatlarımıza yakışır modern çalışma imkânları sunduk. Bina ve kadro haricinde, hayata geçirdiğimiz kanuni düzenlemelerle hukuk devletini güçlendirdik, yargının tarafsız ve bağımsız hareket edebilmesinin yasal ve anayasal altyapısını oluşturduk. Hukuk sistemimize sirayet etmiş, adaletin tecellisi önünde engel teşkil eden vesayet araçlarını tek tek ortadan kaldırdık. Yargıda çift başlılığa son verilmesinden bireysel başvuru hakkına, hedef süreden elektronik devlet uygulamalarına, adli tıptan bilirkişiliğe, lekelenmeme hakkından arabuluculuk müessesesine, tutukluluk şartlarından ifade özgürlüğünün genişletilmesine, hâsılı çok geniş bir yelpazede adalete erişimi kolaylaştıran, adalet sisteminin işleyişini hızlandıran tarihî reformlara imza attık. Güven veren ve erişilebilir bir adalet hedefiyle bu alandaki çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, medeniyetin temel direğinin adalet olduğunu söyledi.

“GÜVENİLİR VE SERİ BİR ŞEKİLDE TECELLİ EDEN ADALET HUZURUMUZUN GÜVENCESİDİR”

Yusuf Has Hacib’in, Kutadgu Bilig’de, “Bir memleketin bağı ve kilidi iki şeyden ibarettir, biri ihtiyatlılık, biri kanun. Bunlar esastır” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu’nun manevi mimarlarından mütefekkir ve mürşit Hazreti Mevlana Hazretleri de aynı şekilde adalet mefhumuna büyük önem vermiştir. Mesnevi’nin özünü adalet, hukuk ve zulüm kavramları oluşturur desek hatalı bir genelleme yapmış olmayız” diye konuştu.

Hazreti Mevlana’nın, adaleti “Adalet her şeyi yerli yerine koymak demektir. Ayakkabı ayağındır, külah da başa aittir. Her şey yerinde güzeldir. Ormanda fakat zincire vurulmuş bir aslan, kum üstünde çırpınan bir balık, mahmur bir hâlde ötemeyen bülbül tabii özelliklerini kaybetmiştir” şeklinde tarif ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek’in de “Adalet, hakkı yerine koymaktır” diyerek aynı hakikati ifade ettiğini dile getirdi.

Fikir ve gönül dünyasının önderlerinin sözlerine, eserlerine ve tavsiyelerine bakıldığında, adaletin genellikle bu minvalde tanımlandığının görüldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Mağdur ve masum ile zalim ve mücrimi, olması gereken yerlere koymanın adı adalettir. Halkımızın tabiriyle ‘adalet suçlunun hapiste, masumun dışarıda olmasıdır’. Suçun cezasız kalmadığı duygusunu toplumda yerleştirdiğimiz ölçüde adaleti tesis etmiş yani hakkı yerine koymuş oluruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İnsanlar arasında cezasızlık algısının yaygınlaşması ise adalete güveni sarsacak, toplumsal barışı dinamitleyecektir. Bu bakımdan güvenilir ve seri bir şekilde tecelli eden adalet, millet olarak birliğimizin, beraberliğimizin, huzurumuzun güvencesidir. Şunu çok net ifade etmek isterim, her mahkeme kararı sonrasında ‘hak yerini buldu’ anlayışı ne kadar güçlenirse toplum da kendini o derece emniyette hisseder. Özellikle bizim gibi yakın siyasi tarihinde adaletsizliklere tanık olmuş bir millet için hakkın yerini bulmasının önemi tartışma götürmez. Bu gerçeğe, darbe ve terör davaları gibi kritik başlıklara, bir fiil şahitlik ettik. Millî iradeyi güçlendirme mücadelemizde ülkemizdeki darbe geleneğiyle de hesaplaştık. Anayasayı değiştirerek darbecilerin yargılanmasını sağladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti iktidarı döneminde, Cumhuriyet tarihinde ilk defa millî iradeye kasteden darbecilerin yargılandığını, geç de olsa hak ettikleri cezaları aldıklarını hatırlattı.

“MİLLETİN MUAZZEZ İRADESİNE KİMSENİN GÖLGE DÜŞÜRMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”

Darbeden 60 sene sonra kurdukları bir komisyon vasıtasıyla, 27 Mayıs mağdurlarının zararlarını tazmin ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Eylül ve 28 Şubat’ta demokrasiye darbe yapanların, milletin vicdanıyla birlikte bağımsız Türk mahkemeleri tarafından da mahkûm edildiğini anımsattı.

Darbe suçunun asla cezasız kalmayacağının böylece anlaşılmış olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aynı durum 15 Temmuz darbe teşebbüsünün elebaşları için de geçerlidir. Milletin namuslarını emanet ettiği silahları, o silahların asıl sahiplerine doğrultanlar, ihanetlerinin hesabını hukuk önünde verdiler. 253 insanımızı şehit edenler Allah’ın izniyle gün yüzü göremeyecekler. Yurt dışına kaçan alçakların da peşini asla ve asla bırakmayacağız. Son FETÖ’cü hain de yargıya hesap verene kadar enselerinde olacağız. Milletin kendilerine vermediği yetkiyi silah gücüyle, fezlekelerle veya diğer kanun dışı yollarla gasbetmeye yeltenenler, bundan sonra da adaletin pençesinden kurtulamayacaklar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatanımızın bekasına, devletimizin bütünlüğüne, milletimizin birlik ve dirliğine, millî iradenin egemenliğine, vatandaşlarımızın huzuruna, refahına ve özgürlüklerine kim kastederse dün olduğu gibi karşısında yine bizi bulacak, yargımızı bulacaktır. Demokrasimize uzanan elleri kırmaktan çekinmedik, yine çekinmeyeceğiz. Milletin muazzez iradesine kimsenin gölge düşürmesine müsaade etmeyeceğiz. Görevi huzuru sağlamak olanların darbe şartlarının olgunlaşmasını beklediği ve tereyağından kıl çeker gibi darbe yapmakla övündüğü günler artık geride kalmış, eski Türkiye’de kalmıştır. Antidemokratik veya gayrimeşru yollara tevessül edenlerin Türkiye’de varacağı tek yer mahkeme salonlarında hukuka hesap vermek olacaktır” diye ekledi.

“6-8 EKİM OLAYLARINI KİMSE MAZUR VE MEŞRU GÖSTEREMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6-8 Ekim olaylarıyla ilgili birkaç gün önce açıklanan mahkeme kararlarını da bu bakış açısıyla değerlendirdiklerini aktardı.

6-8 Ekim olaylarının asla bir protesto gösterisi olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “37 insanımızın vahşice öldürüldüğü bir terör kalkışmasıdır. Suriye’deki gelişmeleri bahane eden bölücü örgüt unsurları doğrudan devletimizin bekasını hedef alan bir isyan girişiminde bulunmuştur. Bu isyan girişiminde 37 insanımız, şehir eşkıyaları tarafından katledilmiştir. Ülkemizin 35 ili, 96 ilçesi ve 131 yerleşim biriminde sokaklar, dükkânlar, okullar ateşe verilmiş, masumların kanı akıtılmıştır. Bölücü canilerin katlettiği insanlar arasında ihtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtan 16 yaşındaki Yasin Börü ve arkadaşları da vardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “6-8 Ekim olaylarını kışkırtanlar, yönlendirenler, azmettirenler milletimize böyle bir acıyı yaşatanlar bellidir. Hukuk elbette bunlardan hesap sormak zorundadır. ‘Siyasi dava’ denilerek terör kalkışmasının aklanmaya çalışılması her şeyden önce hukuka ve demokrasiye hakarettir. 6-8 Ekim olaylarını kimse mazur ve meşru gösteremez. Mahkeme kararıyla ilgili haddi aşan yorumları tasvip etmiyoruz. Karar, kayıplarının acısıyla son 10 yıldır Kerbela’ya dönmüş yüreklere su serpmiş, adaletin tecellisine olan inancı yeniden güçlendirmiştir. İsyan girişiminden 10 yıl sonra geç de olsa hakkın yerini bulduğunu görüyor, bundan da mağdurlar ve demokrasimiz adına memnuniyet duyuyoruz. Sokakları kan gölüne çevirerek, bu ülkede siyaset yapılmayacağını artık herkesin anlamasını ümit ediyoruz.”

“ADALETE GÜVENİ NE KADAR SAĞLAM TESİS EDERSEK EKONOMİ VE DEMOKRASİDE O DERECE HIZLI MESAFE ALIRIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hukuk devleti ilkesinin yaşatılabilmesi için yargının her türlü taassuptan, hizipleşmeden azade tutulmasının şart olduğunu vurgulayarak, “Siyasi ve ideolojik kamplaşmaların adalet sisteminde yol açtığı tahribatları, özellikle tecrübelerimizle çok iyi biliyoruz. Bunların tekrarına izin vermeyeceğiz. Yargımızın tarafsızlığını ve bağımsızlığını koruması ilk ve öncelikli şarttır. Şunu bir kere daha kabul etmemiz lazım. Adalete güveni ne kadar sağlam tesis edersek ekonomi ve demokraside o derece hızlı mesafe alırız” dedi.

Türkiye Yüzyılı’na giden yolun, diğer alanlarla birlikte adaletin işleyişindeki eksikliklerin giderilmesi olduğunun farkında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin aydınlık yarınlara ulaşmasının, ancak adalet sisteminin kusursuz işleyişi, hukukun eksiksiz tecellisi, yargıya güvenin pekiştirilmesiyle mümkün olacağına işaret etti.

“ADALET VE HUKUK ALANINDAKİ REFORM İRADESİNİN GÜÇLÜ OLMASINI KRİTİK ÖNEMDE GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hususta da yaşanan ve yaşanacak sıkıntıların bizi yavaşlatacağını, hedeflerimiz ile aramıza gireceğini asla göz ardı etmiyoruz. Adalet ve hukuk alanındaki reform iradesinin güçlü olmasını bu bakımdan kritik önemde görüyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adalet sisteminin şeffaflaştırılması, hesap verebilirliğin artırılması, yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının tahkim edilmesi için bundan sonra da yeni adımlar atmayı sürdüreceklerini kaydederek, siyaset kurumunun bütün paydaşlarını bu doğrultuda yürütülen çabalara destek olmaya çağırdı.

Mesleğe kabul edilen ve kura töreniyle görev yerleri belli olacak hâkim ve savcılara başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradaki her bir genç arkadaşımın meslek hayatı boyunca üzerindeki cübbenin, vatandaşın adalete ve hukuk devletine olan itimadını temsil ettiğinin şuuruyla hareket edeceğine yürekten inanıyorum. Ülkemize ve milletimize yapacağınız hizmetlerden dolayı şimdiden sizlere teşekkür ediyorum” sözlerini sarf etti.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, butona basarak bin 44 hâkim ve savcının atama kuralarını başlattı.

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

19 Mayıs 1919

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Samsun’da bundan tam 105 yıl önce başlayan ve Millî Mücadele’yi zaferle taçlandıran 19 Mayıs 1919’un, güçlü Türkiye’nin inşasında ilk tuğlanın konulduğu tarih olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bu tarih, milletimizin düşman işgaline karşı ülkemizin her köşesinden yükselen

istiklal ve istikbal ruhunun kıvılcımı olmuştur. Milletimizin esarete karşı direnişini ortaya koyarak topyekûn bir varoluş mücadelesini başlattığı bu sürecin devamında ya istiklal ya ölüm nidalarıyla vücut bulan varlık-yokluk mücadelesi başlamıştır.” dedi.

Samsun’da yanan istiklal meşalesinin, Amasya, Erzurum, Sivas ve ardından Ankara ile tüm Anadolu’ya yayıldığını belirten Erdoğan, 19 Mayıs ruhunun, bu milletin en büyük varlığı, en büyük sermayesi olduğunu ifade etti.

“Zorluklara karşı durmanın, azimle, inançla, kararlılıkla hep beraber mücadele etmenin anlamı bu ruhta gizlidir. Ülkemizin karşı karşıya kaldığı her türlü baskıya, provokasyona rağmen hızlandırdığı kalkınma, büyüme, güçlenme mücadelesini ancak 19 Mayıs’ın ruhuna, özüne, ilkelerine, ideallerine ve hedeflerine sahip çıkarak sürdürebiliriz.

Yeni Türkiye Yüzyılı’nın neferleri olan sizler böyle bir bilinç ve özgüvenle tarihinize, bugününüze sahip çıkıp birbirinizle kenetlenin, birbirinizle kardeşlik hukukunuzu geliştirin. Siz gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor, Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere Kurtuluş Savaşımızın bütün kahramanlarını bir kez daha saygıyla anıyorum.

DAHA FAZLA HABER
REKLAMLAR

HABER BURADA

Dünya13 saat önce

Tiny House Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi | Setencioğlu

Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı 2024-05-22-Odul-Genc-Gazzeteciler-4.jpg Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı 2024-05-22-Odul-Genc-Gazzeteciler-4.jpg
Bürokrat2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’nde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Gazze ve Filistin’de işlenen insanlık suçlarının hesabının hukuk önünde sorulması için her...

Dünya2 gün önce

Emine Erdoğan, “Asırlık Tatların Buluşma Noktası: Yedi Bölgede Türk Mutfağı” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen, “Asırlık Tatların Buluşma Noktası:...

Bürokrat5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Törenine katıldı

“Ülkemizi aydınlık yarınlara adalet sistemimizin kusursuz işleyişi ile taşıyabiliriz”

Bürokrat6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

19 Mayıs 1919

Bürokrat1 hafta önce

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

“ZİRAAT BANKASI, SEKTÖRÜN KREDİ İHTİYACININ YÜZDE 75’İNİ TEK BAŞINA OMUZLAMIŞTIR”

Bürokrat1 hafta önce

Türkiye Marka Zirvesi görkemli bir organizasyonla yapıldı

Uraw Cosmetic 8. Türkiye Marka Zirvesi

Bürokrat2 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı’nı çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz”

“MİLLETİN EKMEĞİNE GÖZ DİKENLERDEN BUNUN HESABINI MUTLAKA SORACAĞIZ”

Bürokrat2 hafta önce

“Yunanistan ile terörle mücadele konusunda anlayış birliğimiz giderek güçleniyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile düzenledikleri ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Yunanistan ile terörle mücadele konusunda anlayış birliğimiz giderek...

Bürokrat2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’i kabul etti

“Türkiye’ye Hoş Geldiniz”

REKLAMLAR
Aralık 2021
P S Ç P C C P
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  
REKLAMLAR

GENÇ BÜROKRAT

seers cmp badge