“Türkiye’nin hizmet altyapısını, hem geçmişin eksiklerini telafi edecek hem de bizi hedeflerimize yaklaştıracak şekilde geliştirdik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karaman’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin hizmet altyapısını, hem geçmişin eksiklerini telafi edecek hem de bizi hedeflerimize yaklaştıracak şekilde geliştirdik. İnsanımızın refah düzeyini, Cumhuriyet tarihinin en üst seviyesine getirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karaman Aktekke Meydanı’nda; Karaman-Konya Hızlı Tren Hattı, TOKİ 736 Konut, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Tıp ve Diş Hekimliği Fakülteleri ve yapımı tamamlanan diğer projelerin açılış törenine katıldı.
Karaman-Konya Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’ne katılmak üzere Konya’ya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya Yüksek Hızlı Tren Garı Meram İstasyonu’nda, kendisini karşılamak üzere alana gelen vatandaşlara hitap etti.
“BUGÜN KONYA-KARAMAN HIZLI TREN HATTININ AÇILIŞINI YAPARAK YENİ BİR DÖNEMİ BAŞLATIYORUZ”
Konya’yı yüksek hızlı tren hattıyla yaklaşık 11 yıl önce buluşturduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizden önce gelenlerin yüksek hızlı tren hayali miydi? Biz hayalleri gerçeğe dönüştürdük. Ankara’dan trene binmiş ve Konya’mıza kadar bu hızlı, güvenli, konforlu ulaşım aracının keyfini sizlerle birlikte çıkarmıştık. Hacı Bayram Veli Hazretleriyle Mevlana Hazretlerinin farklı bir buluşması olarak gördüğümüz bu proje, devreye girdiğinden beri hamdolsun milyonlarca insanımızı mutlu etti ve onlara hizmet etti” ifadelerini kullandı.
Konyalılar için artık Ankara’ya, Eskişehir’e, İstanbul’a trenle gitmenin diğer ulaşım araçlarından daha rahat, daha kolay, daha ekonomik olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bu imkânı bir adım daha öteye taşıyor, Karaman’a kadar uzatıyoruz. Bugün Konya-Karaman hızlı tren hattının açılışını yaparak yeni bir dönemi başlatıyoruz. İnşallah bu adımı önce Karaman-Ulukışla, sonra Mersin ve Adana, ardından da Osmaniye ve Gaziantep güzergâhları izleyecek. Deneme seferleri süren Ankara-Sivas hattını da ilave ettiğimizde Konya için ülkemizin dört bir yanı hızlı veya yüksek hızlı trenle ulaşılabilir hâle gelecek” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, demir yolu çalışmalarına büyük önem verdiklerinin altını çizerek şöyle devam etti: “Cumhuriyetin 10’uncu yılında ‘Demir ağlarla ördük, ana yurdu dört baştan’ diyerek marşlar yazılmıştı. Ancak daha sonraki yıllarda maalesef Osmanlı’nın son ve Cumhuriyet’in ilk döneminde başlatılan demir yolu seferberliği bilinçli bir şekilde kesintiye uğratıldı. Ülkemizde demir yolu taşımacılığını yeniden gündemine alan, mevcutları sıfırdan yapmışçasına yenileyen, bunlara yeni hatlar ekleyen, yüksek hızlı ve hızlı demir yolu yapımını başlatan kim oldu? Biz olduk, biz. Ülkemizin 10 bin 959 kilometre olan demir yolu hatlarının uzunluğunu 13 bin 222 kilometreye çıkardık. Daha önce ülkemizde örneği olmayan bin 213 kilometre yüksek hızlı tren ve 219 kilometre hızlı tren hattını da inşa ettik.”
“TÜRKİYE’Yİ DEMİR YOLU TAŞIMACILIĞINDA MERKEZ ÜLKE HÂLİNE GETİRMEKTE KARARLIYIZ”
Sinyalizasyon, elektrifikasyon çalışmalarıyla, çift hata dönüştürme yoluyla mevcut demir yollarının verimini artırdıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Londra’dan kalkan bir tren Avrupa’yı, Balkanları katederek Edirne’den ülkemize girmekte, Marmaray’dan geçerek Anadolu’ya ulaşmaktadır. Boğazın altından Marmaray’ı kim yaptı? Biz laf değil iş üretiriz, iş. Aynı şekilde yine Boğazın altından Avrasya Tüneli’ni kim yaptı? Laf değil, iş üretiriz, iş. Fakat işte bu Bay Kemal, yandaşları, bunların yapacağı işler değil. Bunlar ancak bazı çeşmelerin musluklarını yenilerler. Ona da tören yaparlar. Daha önce biliyorsunuz temel atmama töreni yapıyorlardı. Dün ilk defa şimdi ne olduysa temel atma töreni yaptılar. Hayret, şaşırdım doğrusu” değerlendirmesini yaptı.
Demir yolu çalışmaları sayesinde Anadolu’yu baştan sona kateden bir trenin Kars-Tiflis-Bakü demir yolu üzerinden Asya’ya ulaşıp Pekin’e kadar gidebildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Salgın döneminde, deniz ve hava yük taşımacılığında yaşanan sıkıntılar demir yollarını ciddi bir alternatif olarak öne çıkarmıştır. Biz yaptığımız işte bu yatırımlarla ülkemizi demir yolu yük ve insan taşımacılığa hazır hâle getirme yolunda en kritik safhaları geride bıraktık. Mevcut yatırımlarımızı hızla tamamlayarak Türkiye’yi diğer pek çok alan gibi demir yolu taşımacılığında da bir merkez ülke hâline getirmekte kararlıyız. Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı bu büyük projenin güney aksının önemli merhalelerinden biri olacak.”
Açılışı bugün yapılacak hat sayesinde Konya-Karaman arasının 50 dakikada katedilebileceğini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin önde gelen tarım sanayi ve ticaret şehirlerinden biri olan Konya’nın bu imkânı en iyi şekilde değerlendireceğinden emin olduğunu söyledi.
Alandaki gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden beklentisinin büyük olduğunu belirterek, “Siz Teknofest gençliğisiniz. Allah’ın izniyle içinizden uzay yolcuları da çıkacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından hızlı tren ile Karaman’a hareket etti.
“KONYA-KARAMAN-ADANA ARASINDAKİ TRENLE SEYAHAT SÜRESİ 2 SAAT 20 DAKİKAYA DÜŞECEK”
Karaman’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan, dört yılı aşkın bir aranın ardından tekrar Karaman’da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek “Dile kolay dört yıl, biraz önce Konya’dan hızlı trene bindik ve Karaman’a ulaştık. Şimdi de burada Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı ile şehrimize kazandırdığımız diğer eserlerin toplu açılış törenini gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.
Hızlı tren hattı ile Konya’dan Karaman’a 40 dakikada, Ankara’dan Karaman’a yaklaşık 2 saat 40 dakikada, İstanbul’dan Karaman’a ise 5 saat 45 dakikada gelinebileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Ve artık hız bizim konforumuz olacak. Hattın kalan kısımları tamamlandığında Konya-Karaman-Adana arasındaki trenle seyahat süresi 2 saat 20 dakikaya düşecek. Açılışını yaptığımız hızlı tren hattı, enerjiden zamana, emisyondan bakım onarım faaliyetlerine kadar pek çok alanda ülkemize sadece bu yıl 63 milyon lira tasarruf sağlayacaktır. Yatırım bedeli, 1 milyar 390 milyon lira. 102 kilometrelik Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı’mızın ülkemize ve şehirlerimize hayırlı olmasını diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Osmanlı’dan kalan ve Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde inşa edilen demir yollarının daha sonraki yıllarda maalesef ihmal edildiğini belirtti. İktidara geldiklerinde 10 bin 959 kilometrede devraldıkları mevcut hatların tamamını neredeyse sıfırdan yapılmışçasına yenilediklerini, bununla kalmayarak hem konvansiyonel hatlara ilaveler yaparak hem ülkede daha önce olmayan hızlı tren ve yüksek hızlı tren hatları inşa ederek toplam demir yolu ağını 13 bin 22 kilometreye çıkardıklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi gelirken Allah’a hamdettim, ‘Ya Rab bu ne güzellik, bu ne konfor. Bir zamanlar Batı’da yüksek hızlı trenlere binerdik. Derdik ki ‘Ya Rab bize de bunları aynen yapmayı nasip eyle’ ve Rabbim nasip eyledi” ifadesini kullandı.
Bütün meselenin gönül meselesi ve azim olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir kere azmettin mi ondan sonra Allah’a tevekkül et. Bu iş yürür. Biz azmettik, tevekkül ettik. Rabbim de bizlere bunu yapmayı nasip etti” dedi.
“ANKARA-SİVAS HIZLI TREN HATTI’NIN DENEME SÜRÜŞLERİ BAŞLADI”
Tamamladıkları 2 bin 368 kilometre yeni demir yolu hattına sürekli ilaveler yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Karaman’dan Niğde-Ulukışla, Mersin, Adana ve Osmaniye üzerinden Gaziantep’e kadar uzanacak demir yolu hattımız etap etap inşa ediliyor. Ankara-Sivas Hızlı Tren Hattı’nın deneme sürüşleri başladı, inşallah en kısa sürede onu da açıyoruz. Bu hattı önce Erzincan’a, ardından Erzurum’a, daha sonra da Kars’a kadar uzatarak uluslararası bir güzergâh hâline dönüştüreceğiz. İnşası süren Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı bilhassa ihracatımız açısından çok önemli bir proje. Bursa’yı da Bilecik üzerinden yüksek hızlı tren hatlarına bağlıyoruz. Bunlarla birlikte kimi bağlantı kimi ana hat olmak üzere pek çok hızlı ve yüksek hızlı demir yolu projesiyle ilgili çalışmalarımız sürüyor. Ne diyorduk? Durmak yok, yola devam. Görüldüğü gibi ülkemizi demir ağlarla örmeye devam ediyoruz.”
Ayrıca çeşitli kurumların, belediyelerin ve özel sektörün çeşitli yatırımların açılışlarını yapacaklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu: “Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitemizin Diş Hekimliği Fakültesinin, Tıp Fakültesinin, Eğitim Fakültesinin ve Sağlık Meslek Yüksekokulunun resmî açılışlarını da bugün gerçekleştiriyoruz. Biz elimiz boş gelmedik. Elimiz dolu dolu geldik. Gençlik ve Spor Bakanlığı’mız tarafından çeşitli ilçelerimizde tamamlanan futbol sahalarını, yurtları, spor salonlarını, gençlik merkezini de buradan hizmete açıyoruz. Toplu Konut İdaremiz tarafından inşa edilen Kırbağı Mahallesi’ndeki 515 konutu, altyapısı ve çevre düzenlemeleriyle birlikte buradan resmen hizmete alıyoruz. Karaman Adalet Sarayı’nın, Hatice ve Hakkı Polat Huzurevinin, Güldere köyü iskân çalışmalarının, İl Özel İdaremiz tarafından tamamlanan çeşitli yatırımların, tarım yatırımlarının, sulama, toplulaştırma ve taşkın koruma yatırımlarının, enerji altyapılarının, aile sağlığı merkezlerimizin, sağlık kompleksimizin, jandarma karakolumuzun açılışlarını da buradan gerçekleştiriyoruz.”
Ayrancı-Erdemli yolu ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce tamamlanan restorasyon çalışmalarının da açılışlarını yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partili başkanlar tarafından yönetilen Karaman Belediyemizin yol düzenleme ve asfalt, Ayrancı Belediyemizin hizmet binası, atık su arıtma tesisi, yürüyüş yolu, Güneyyurt Belediyemizin içme suyu projelerinin açılışlarını da buradan gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Partili Başyayla, Akçaşehir, Su Durağı ve Kazancı belediyelerinin de yapımı tamamlanan hal, düğün salonu, altyapı, konut, içme suyu gibi çok sayıda projenin açılışlarını da yaptıklarını söyledi.
Özel sektör tarafından Karaman’a kazandırılan ve bu yıl tamamlanan altı tesisi de hizmete açtıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm eser ve hizmetlerin toplam yatırım bedelinin 2 milyar 311 milyon lirayı bulduğunu bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eser ve hizmetlerin Karaman’a hayırlı olmasını diledi.
“ÜLKEMİZİ DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİ ARASINA SOKMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ GAYRET GÖSTERİYORUZ”
Yola çıktıklarından bu yana Karaman’ın hep yanlarında olduğunu, kendilerinin de Karaman ile yürüdüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentin bütün sevgilere layık olduğunu belirtti.
Siyasetlerinin eser ve hizmet siyaseti olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatları boyunca hep “Halka hizmet Hakk’a hizmettir” anlayışıyla çalıştıklarını söyledi.
Hedeflerinin büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmek olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokmak için gece gündüz gayret gösteriyoruz. Bizim vizyonumuz, evlatlarımıza gururla sahip çıkacakları bir Türkiye bırakmaktır. Ülkemize kazandırdığımız güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı üzerinde inşallah tüm bunları da gerçekleştireceğiz. Sizler de takip ediyorsunuz. Dünya yeni ve tarihî bir değişimin sancılarını çekiyor. Küresel finans kriziyle başlayan, koronavirüs salgınıyla tamamen gün yüzüne çıkan bu değişimi yakalamakta kararlıyız. Geçmişte önce tek parti faşizmi eliyle ülkemizin önünü kestiler. Ardından darbeler ve destekledikleri vesayet güçleriyle ayağımıza prangalar vurdular. Türkiye’yi kendi içine kapatmak için nice siyasi ve sosyal kaos tuzakları kurdular. Rahmetli Menderes’ten rahmetli Özal’a ve merhum Erbakan’a kadar bu kısır döngüyü kırmak isteyen herkesi de bir şekilde saf dışı bıraktılar. AK Parti’nin 20 yıla yaklaşan kesintisiz iktidarı döneminde biz işte bu oyunların her biriyle teker teker yüzleştik, mücadele ettik. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu mücadelelerin hepsinden de alnımızın akıyla çıktık. Siz destek verdiniz, yanımızda durdunuz.”
“HER ALANDA ÇAĞ ATLATACAK YATIRIMLARLA TÜRKİYE’Yİ BÜYÜTTÜK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, sanayiden ticarete her alanda çağ atlatacak yatırımlarla ülkeyi büyüttüklerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin hizmet altyapısını, hem geçmişin eksiklerini telafi edecek hem de bizi hedeflerimize yaklaştıracak şekilde geliştirdik. Kim derdi ki 20 yıl önce Konya’dan Karaman’a yüksek hızlı tren gelecek. İnanır mıydınız? Yaptık mı? Şimdi kaptan köşküne geçtim, pilotla beraber yüksek hızlı treni kullandık. Rabbim sana sonsuz hamdüsenalar olsun. Demek ki oluyormuş. Azmedersen olur çünkü benim Karamanlı kardeşlerime bu layık. Buradan Konya’ya, Ankara’ya yüksek hızlı tren ile gideceksiniz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin hak ve özgürlük alanlarını genişlettiklerini, refah düzeyini Cumhuriyet tarihinin en üst seviyesine getirdiklerini söyledi.
AK Parti öncesi Türkiye ile bugünkü Türkiye’nin mukayesesini yapan herkesin bu gerçekleri göreceğini, kabul edeceğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Nankörleri koy bir kenara. Takdir eden eder. Eski Türkiye özlemcilerinin çıkardıkları gürültüye bakmayın, aslında eski Türkiye’nin ne olduğunu en iyi onlar biliyor. Milletimiz istikrar ve güven ikliminde ülkenin kaderini onlara teslim etmedi ve etmeyecektir. İktidar ümitlerini ülkeyi yeniden siyasi ve sosyal kaos günlerine geri döndürmeye bağlamalarının sebebi işte budur. Varsın ülke batsın, bitsin, yangın yerine dönsün. Varsın millet, sefalete, huzursuzluğa, umutsuzluğa gark olsun. Yeter ki bunların gemileri yürüsün. Dertleri bu.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 seçimleri için teşkilatlardan ve alandaki vatandaşlardan kapı kapı dolaşıp çalışmaları için söz aldı.
Karaman’ın her zamanki gibi başarısını en yüksek seviyeye çıkaracağına inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ülkemizde maalesef böyle bir muhalefet böyle bir siyaset anlayışı hâlâ var. Yalansa yalan, dolansa dolan. Hepsi bunlarda. Şimdi bunların bir de Tabipler Birliği var. Ya bunlar ne kadar yalancı ne kadar cambaz ya. Erciyes Üniversitesi, büyük bir kadroyla TURKOVAC aşısını üretiyor, icat ediyor. Adamlar ‘Böyle bir şey yok’ diyor. Siz ne sahtekârsınız, ne yalancısınız ya. Madem biliyorsunuz da Tabipler Birliği olarak bugüne kadar bir eseriniz var mı? Yok, ama yapana da hep taş koydunuz. Sahtekârlar. Şehir hastanelerini yaptık, eğitim araştırma hastanelerini yaptık. Tarihimizde Bay Kemal’in Savaş Ay’ın programında gösterdiği gibi o rezil hastanelere vatandaşımızı mahkûm etmedik. Tabipler Birliği olarak o rezilliklerin olduğu zamanlarda hiç sesiniz çıkmadı. Bu sahtekârlar, bu cambazlar, maalesef hastanelerde rehin alınan vatandaşımın haklarını bir gün savunmadı. Biz o dönemleri de yaşadık, zor mücadeleyi verdik. Bunlarda utanma yok. Şehir hastanelerinin benzeri sizin geçmişinizde, tarihinizde var mı? Bunları AK Parti iktidarı olarak Türkiye’nin dört bir yanına yaptık, yapmaya da devam ediyoruz, edeceğiz. Çünkü benim vatandaşıma bunlar layıktır, bunlar yakışır. 2023’te büyük ve güçlü Türkiye’nin yükselişinin müjdesini verirken bu çarpık zihniyeti de tarihin tozlu raflarına havale edeceğiz. Bunun için bugünden başlayarak seçim gününe kadar hep birlikte çok çalışmamız gerekiyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kapı kapı dolaşacaklarını, genci, kadını, işçisi, esnafı, çiftçisi ile milletin her bir ferdine gerçekleri anlatacaklarını ifade etti.
“BAŞKA TÜRKİYE YOK”
Kimin ülkenin ve milletin aydınlık geleceği için gecesini gündüzüne kattığını, kimin ülkenin ve milletin felaketinden medet umduğunu herkese göstereceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şehit yakınlarına söven, millî hassasiyetlerini dile getiren insanlarımıza hakaret eden haysiyetsizlerin gerçek yüzlerini sergileyeceğiz. Terör örgütünün aparatı olan partiyi, belediyelerde olduğu gibi hükûmette de ülkenin başına bela etmeye çalışanların riyakârlıklarını anlatacağız. İstanbul’da CHP belediyesi ne yapıyor? Bakıyorsunuz anlaşma yapmışlar. Ne yazık ki terör örgütünün aparatları olarak da bunlar İstanbul Büyükşehir Belediyesinde istihdam ediliyor. Aynısı Ankara’da, aynısı değişik yerlerde. Ülkeyi, asırlık tasallutlarından kurtarmak için bunca yıldır ter döktüğümüz küresel siyaset ve para baronlarına teslim etmeye kalkanların sinsi oyunlarını da deşifre edeceğiz.”
Türkiye’yi hedeflerinden uzaklaştırmak isteyenlerin ve son dönemde pek çok yerde örnekleri yaşanan kargaşa ile parçalanma iklimine sokmanın peşinde koşanların ihanetlerini ortaya sereceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, durmayacaklarını ve daha çok çalışacaklarını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dün, Gezi olaylarındaki meselenin ağaç, 17-25 Aralık kumpasındaki meselenin adalet, 6-8 Ekim olaylarındaki meselenin Kobani olmadığı artık şüpheye mahal bırakmayacak kadar kesinleşmiştir. Bütün bunlar, ülkemizin bütünlüğünü, milletimizin birliğini, devletimizin gücünü parçalayarak vatan topraklarında ve bölgemizde kurulmaya çalışılan kirli bir tezgâhın yolunu açma gayesi güdüyordu. Bölgemizdeki pek çok ülkede başarıyla uygulanan bu senaryo Türkiye’de milletimizin dirayetine, ferasetine, cesaretine çarparak paramparça oldu.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “tek millet” diyerek Türkiye’nin zenginliğin işaretleri olarak görülen köken, inanç ile meşrep renkleri üzerinden büyüdüğünü, “tek bayrak” diyerek şehitlerin emaneti, istiklalin sembolü olan bayrağın ilelebet dalgalanacağını, “tek vatan” diyerek her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu topraklardan tek bir çakıl taşı bile kopartılamayacağını, “tek devlet” diyerek vatan toprakları üzerinde 2 bin 200 yılı aşkın bir maziye sahip devlet geleneğinin son halkası olan Türkiye Cumhuriyeti’nden başka bir yapıya müsaade etmeyeceklerini gösterdiklerini söyledi.
Bundan sonra da aynı anlayışla millete hizmet etmeye, Türkiye’ye eser kazandırmaya devam edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan kalabalıkla birlikte “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’den başka Türkiye yok ve hedef 2023, ardından 2053 ve bu 20 yıllık birikimi evelallah kimseye kaptırmayacağız. Bizim bu ülkeden başka bir vatanımız yok, bunu yaşayacağız. Bizim bu devletten başka devletimiz yok. Çünkü bizim Allah’tan başka teslim olacak, milletten başka yaslanacak, sizlerden başka güvenecek yerimiz yok” diye konuştu.
“MARUZ KALDIĞIMIZ GİZLİ AÇIK NİCE AMBARGOLARA, OYUNLARA RAĞMEN YOLUMUZDA YÜRÜMEYE DEVAM ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde, gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm dünyada yaşanan sıkıntıların Türkiye’nin sahip olduğu imkânların önemini bir kez daha gösterdiğini belirterek Türkiye’nin bu süreçte ne sağlık hizmetlerinde ne gıda güvenliğinde ne sosyal yardımlarda ne de istihdamda ciddi bir sıkıntı yaşamadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tam tersine dünyadaki gelişmeleri, ülkemizi ekonomide tarihî bir sıçramanın vesilesi hâline dönüştürecek adımları attık. Bilindiği gibi son sekiz, dokuz yıldır ülkemizin yaşadığı her saldırının ekonomik bir boyutu var. Maruz kaldığımız gizli açık nice ambargolara, nice oyunlara rağmen yolumuzda yürümeye devam ettik. 2018’den itibaren ekonomimiz doğrudan hedef alınmaya başlandı. Aldığımız tedbirlerle bu saldırıların yurt dışı ayaklarını önemli ölçüde kestik. Bu defa da ülkemiz içinde piyasalarda döviz kuru üzerinden başlatılan tedirginliklerle aynı oyun sürdürülmeye başlandı. 20 Aralık’ta ne yaptık. 20 Aralık’ta da bunların ayaklarını çektik mi? Ne oldu? Bir anda döviz aşağıya inmeye başladı mı? Siz bizim yanımızda olduğunuz müddetçe evelallah ‘Durmak yok, yola devam’ diyoruz. Siyasi muhalefet adına bu kirli senaryoya gönüllü figüranlık yapanların, gavurun kılıcını çalanların, yeminli Türkiye düşmanlarının değirmenlerine su taşıyanların bu süreçte sergiledikleri çirkin niyeti ben sizlerin takdirine bırakıyorum ve 20 Aralık bir dönüm noktası oldu. Açıkladığımız tedbir paketleri ve hemen ardından hayata geçirdiğimiz uygulamalarla bu oyunu da ne yaptık, bozduk. Bu sıkıntılı dönemde yaşanan fahiş fiyat artışları ve yükselen enflasyon yüzünden vatandaşımızın canının yandığını da biliyoruz. Kurdaki müsilajı temizlediğimiz gibi enflasyondaki müsilajı da en kısa sürede ortadan kaldıracağız. Ekonomik gerekçelere dayanmayan fahiş fiyat artışlarıyla insanımızın alım gücünü düşürenlerin de gözlerinin yaşına bakmayacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısa bir süre içinde tüm bu karmaşayı düzene sokmuş, dengesizlikleri ortadan kaldırmış olacaklarını ve ülkenin, yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme hedefine odaklanmasını sağlayacaklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi her alanda kalkındıracaklarını ve güçlü altyapısını daha da geliştireceklerini ifade etti.
“BİZ ESERLERİMİZLE KONUŞUYORUZ”
Yapılan yatırımlarla geçmişte şehirleri kalkındırdıkları gibi şimdi de ekonomide aynısını yapacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziya Paşa’nın “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” dizelerine atıfta bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz eserlerimizle konuşuyoruz ve eserler bizim ispatımızdır. Son 20 yılda Karaman’a 20 milyar lira tutarında yatırım yaptık. Eğitimde 2 bin 23 adet yeni derslik inşa ettik, 15 bin 500 yükseköğrenim öğrencisi ile 766 akademik personeliyle şehrimize hizmet veren Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesini kim kurdu? Biz kurduk biz. Gençlik ve sporda 6 bin 140 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Şehrimizde 2002’de sadece 4 olan spor tesisi sayısını şimdi 38’e çıkardık. Sosyal yardımlarda genel sağlık sigortası desteğinden doğum yardımına, elektrik tüketim desteğinden öksüz yetim yardımlarına, muhtaç asker ailesi yardımına kadar birçok farklı kalemde toplam 832 milyon lira tutarında yardım yaptık. Sağlıkta altısı hastaneden oluşan toplam 18 sağlık tesisi inşa ettik. Çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle 4 bin 76 konut ve 302 Tarımköy konutuyla dükkânlar, okullar, ticaret merkezleri, hastaneler, yurtlar, camilerden oluşan 33 sosyal donatı alanını vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Hâlen 2 bin 130 konutun ve 16 sosyal projenin inşasına devam ediyoruz. Aktekke Millet Bahçesi çalışmalarımızda sona yaklaştık. İnşallah en kısa sürede sizlerin hizmetine sunacağız. Ulaştırmada Karaman’ın 19 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 151 kilometre ilaveyle 170 kilometreye çıkardık. Yapımı süren Karaman çevre yolunu, Ermenek-Mut yolu, Çamlıca heyelan ıslahını bu yıl, Karaman-Bucakkışla-Ermenek Yolu’nu, Taşkent-Alanya yolu ve Sertavul Tüneli ile Medreselik viyadüğünü ise seneye tamamlıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün açılışı yapılan hızlı tren projesiyle Karaman’ın, Konya’nın yanı sıra Ankara, İstanbul, Eskişehir ağlarıyla da buluştuğunu, aynı zamanda şehrin, yapımı süren Sivas, Niğde-Ulukışla, Adana, Gaziantep ve diğer hızlı tren projelerinin tamamlanmasıyla bu hat üzerinden ülkenin dört bir yanına hızlı trenle bağlanmış olacağını söyledi.
“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE KARAMAN’I ÇOK DAHA BÜYÜK HİZMETLERLE BULUŞTURMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
Tarım ve ormancılıkta Karaman’a sekiz baraj, sekiz gölet, on sulama tesisi, dokuz hidroelektrik santral ve bir yeraltı depolaması inşa ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sarıveliler Arkbendi Barajı ile bin 300 dekar araziye, Başyayla Üzümlü Göleti ve Yılangömü Göleti ile de bin 730 dekar araziye bereket getirdiklerini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karaman’da bugüne kadar sulamaya açtıkları alanın 122 bin dekarı bulduğunu belirterek şöyle devam etti: “İnşaat safhasında yer alan yedi sulama tesisi ile Karaman’da 13 bin dekar araziyi daha suyla buluşturuyoruz. Şehrimize memba kalitesinde içme suyu getirdik. Karamanlı çiftçi kardeşlerime bugüne kadar 1,2 milyar liralık tarımsal destek ödemesi yaptık. Karaman Enerji İhtisas Endüstri Bölgesini kurduk. Vereceğimiz kredi desteğiyle bu yılsonu itibarıyla Karaman Organize Sanayi Bölgesi Arıtma Projesi tamamlanarak sanayicilerimizin hizmetine sunulacak. Enerjide Karaman, Ermenek, Kazımkarabekir’i doğal gaza kavuşturduk. İnşallah önümüzdeki dönemde Karaman’ı çok daha büyük hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz.”
“ÜLKEMİZİ DÜNYADA HAK ETTİĞİ YERE, MİLLETİMİZİ HAK ETTİĞİ REFAHA KAVUŞTURACAĞIZ”
Ülkeye kazandırdıkları her eserin, yaptıkları her yatırımın, sonuçlandırdıkları her projenin, elde ettikleri her başarının birilerini rahatsız ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ilimize üniversite açıyoruz, okullar yapıyoruz, evlatlarımızı istismar edemedikleri için üzülüyorlar. Her şehrimizi hastanelerle, sağlık tesisleriyle donatıyoruz. Milletimizin sağlığıyla ilgili hassasiyetlerini istismar edemedikleri için çıldırıyorlar. Ülkemizin dört bir köşesini bölünmüş yollarla, otoyollarla, köprülerle, tünellerle, havalimanlarıyla, tren hatlarıyla birbirine bağlıyoruz. Felaket tellallığı yapamadıkları için kıvranıyorlar” diye konuştu.
Milyonlarca vatandaşa çalışacak iş, geleceğine güvenle bakabileceği imkân sağladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece 2021’de 2 milyon işsize iş temin ettik” dedi.
Sapkın ideolojilerine malzeme bulamayan söz konusu çevrelerin kahrolduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Terörün kökünü kazıdık mı? Gabar’da kazıdık mı? Tendürek’te kazıdık mı? Cudi’de kazıdık mı? Bestler Deresi’nde kazıdık mı? Artık o sokaklara çıkılmayan, Güneydoğu’da, Doğu’da huzur var. İstiyorlar ki darbe girişimi mi oldu, başarıya ulaşsın ve ülkede demokrasi ortadan kalksın. Ey Bay Kemal sen tankların arasından kaçıp gidebilirsin? Biz ise milletimizle buluşuyoruz. Biz milletimizle beraber olduk 15 Temmuz’da ve bugün de beraberiz işte Karaman’da olduğu gibi yarın da beraberiz. İstiyorlar ki terör örgütleri üzerimize mi saldırıyor, her taraf ateşe ve kana bulansın, milletin huzuru kaçsın. İstiyorlar ki salgın hastalık mı baş gösterdi, insanlar sokaklarda kıvranarak feryat etsin, halkın sabrı taşsın. İstiyorlar ki ekonomide beklenmedik bir dalgalanma mı yaşandı, herkes işinden ve aşından olsun, isyan başlasın. İstiyorlar ki uluslararası alanda ülkemize karşı bir cephe açıldı, Türkiye ablukaya alınsın, müdahaleye açık hale gelsin. Biz işte buradayız. Bütün onlarla mücadele ede ede, bu habis zihniyetle çarpışa çarpışa ülkemizi bugünlere getirdik. Allah’ın izniyle bugün yaşadığımız sıkıntıları da en kısa sürede aşarak ülkemizi dünyada hak ettiği yere, milletimizi hak ettiği refaha kavuşturacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, “Beş sene önce diplomasinin nabzını tutacak küresel bir platform hedefiyle çıktığımız yolda bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu; küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü hâline gelmiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” ana temasıyla NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında bir konuşma yaptı. Açılış programına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da katıldı.
Konuşmasında, Antalya’nın tarihin, kültürün ve diplomasinin şehri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, davetlileri Akdeniz’in eşsiz güzelliklerle dolu şehrinde ağırlamanın bahtiyarlığını yaşadığını ifade etti.
Çarşamba günü Kahramanmaraş’ta yaşanan müessif olaydan sonra telefonla arayıp veya mesaj gönderip üzüntülerini paylaşan herkese şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiç kimsenin, hiçbir ailenin ve toplumun benzer acıları yaşamaması dileğinde bulundu.
Bu yıl beşincisini düzenledikleri Antalya Diplomasi Forumu’nun bölge başta olmak üzere tüm dünya için hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Program kapsamında yapılacak tartışma, değerlendirme ve fikir teatilerinin; forum süresince gerçekleştirilecek yan etkinlikler ve ikili görüşmelerin verimli geçmesini diliyorum. Gerek katılım ve temsil gerek kapsam ve içerik noktasında küresel bir markaya dönüşen Antalya Diplomasi Forumu’nu bu sene de başarıyla organize eden Dışişleri Bakanlığımıza, Sayın Bakan ve ekibine; görevi sırasında foruma öncülük eden Antalya Milletvekilimiz Mevlüt Çavuşoğlu’na tebriklerimi iletiyorum.”
“BU ORGANİZASYONU, BİR AKIL PLATFORMU OLARAK GÖRÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Antalya Diplomasi Forumu’nu, diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmediklerini dile getirerek, şöyle konuştu: “Bu organizasyonu dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz. Hepimiz şu gerçeğin çok net farkındayız; günümüzde diplomasi yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıkıyor. Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor. Beş sene önce diplomasinin nabzını tutacak küresel bir platform hedefiyle çıktığımız yolda bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü hâline gelmiştir. ‘Yarını kurgulamak, belirsizlikleri yönetmek’ teması altında üç gün boyunca yapılacak tartışmaların forumun bu özgün ve özel yönünü daha da belirgin kılacağı kanaatindeyim. Forumun sizlerin de ufuk açıcı fikirleriyle Türkiye’nin barışın anahtarı misyonuna katkı vereceğine inanıyor, şimdiden her birinize teşekkür ediyorum.”
“KÜRESEL SİSTEMDE YAŞANAN KRİZ EVVELEMİRDE AHLAKİ VE VAROLUŞSAL BİR KRİZDİR”
İnsanlığın, içinden geçilen dönemi anlamak için süreci doğru tahlil etmesinin ve dinamikleri doğru okumasının şart olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştıracaktır. Evet, güç dağılımı değişiyor. Evet, yeni aktörler yükseliyor. Evet, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hâle geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor. Kural temelli olduğu iddia edilen sistem, kuralların ihlal edildiği yerde susarken, insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Buradaki esas sorun seçici davranan adalet, araçsallaştırılmış ilkeler ve güç ilişkilerine mahkûm edilmiş müşterek değerlerimizdir. Dolayısıyla küresel sistemde yaşanan kriz evvelemirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir. Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze’ye bakmak yeterlidir.”
“GAZZE’DE YAŞANANLARI YALNIZCA BİR İNSANİ TRAJEDİ OLARAK OKUMAK EKSİKLİKTİR”
Son 2,5 yılda 73 bin Filistinlinin İsrail saldırılarında can verdiğine ve 172 binden fazla kişinin yaralandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Henüz körpe bir fidanken hayattan kopartılan çocukların sayısı 21 bini aştı. Öksüz ve yetimlerin sayısı ise 58 bini geride bıraktı. Ateşkese rağmen 754 Filistinli şehit oldu, 2 bin 100 kişi yaralandı. Bir defa şunu burada kabul etmemiz gerekiyor; Gazze’de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir. Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net bir biçimde göstermiştir. Hepimiz elimizi vicdanımıza koyup şu soruların cevabını cesaretle aramak zorundayız: Eğer bir sistem kuvözdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa bu yapısal bir çürüme, ontolojik bir tefessüh değil midir? Bu tablo ahlak ve meşruiyet krizinin en bariz hâli değil midir? Sorarım: Dün Suriye ve Gazze’de, bugün Batı Şeria ve Lübnan’da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir? Dahası kardeşlerimizin, dostlarımızın ve evlatlarımızın geleceğini etkileyen bu sistem, özellikle kriz karşısında eli kolu bağlı kalmamız nasıl düşünülebilir?”
“BARIŞA GİDEN EN KESTİRME YOL, YAPICI DİYALOG VE DİPLOMASİDİR”
“Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan çok net söylüyorum, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur. İsrail hükûmetinin tahrikleriyle başlayan bu anlamsız ve son derece maliyetli savaşta Pakistan Başbakanı, değerli kardeşim Şerif’in girişimleriyle ilan edilen 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin, kalıcı barışın tesisi için en etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ne kadar derin olursa olsun, anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir. Unutulmasın ki barışa giden en kestirme yol, yapıcı diyalog ve diplomasidir. Ve barış, Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli’nin o veciz ifadesiyle ‘Tek kanatlı bir kuş değildir.’ Tarafların uzlaşmacı, sabırlı ve sağduyulu bir anlayışla hareket etmeleri, sonuç alınmasında büyük önem arz ediyor. Yine bu kritik aşamada İsrail’in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunmalıdır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tansiyonun tırmandığı Hürmüz geçişiyle ilgili tavırlarının çok net olduğunu belirterek, “Hürmüz’ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman’dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır. Savaşın, komşu coğrafyalardaki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılmasında alternatif rota arayışlarını hızlandırdığı görülüyor. Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında Kalkınma Yolu gibi vizyon projeleriyle komşularımızla iş birliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum” diye konuştu.
Yakın çevredeki bir diğer çatışma alanı olan Ukrayna’daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarından üzüntü duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı hâlen koruyoruz. Şunu tüm samimiyetimle burada dile getirmek isterim, Türkiye, tarafların da istekli olması hâlinde Liderler Zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır. Komşumuz Suriye’de huzurun, istikrarın ve normalleşmenin güçlendirilmesi bölgemizin geleceği için hayati önemdedir. Suriye Devlet Başkanı Sayın Şara’nın basiretli liderliğinde bu ülkenin son 1,5 yıllık süreçte katettiği mesafeden memnuniyet duyuyor, inşallah bundan sonra da Suriye halkının yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, köklü tarihî bağlarla şekillendirdikleri Balkan vizyonunda barış, istikrar ve refahın perçinlenmesinin öncelikleri olmayı sürdürdüğünü belirterek bu düşünceyle hayata geçirdikleri Balkan Barış Platformu’ndan son derece umutlu olduklarını söyledi.
“HAZAR GEÇİŞLİ DOĞU-BATI ORTA KORİDOR GİRİŞİMİNE GÜÇLÜ DESTEĞİMİZ SÜRÜYOR”
Avrasya’da barışın ve huzurun teminatı olarak gördükleri Türk Devletleri Teşkilatını her geçen gün güçlendirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın son çeyreğinde Türkiye’de düzenleyecekleri 13. Türk Dünyası Zirvesi’nde dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralacaklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönem başkanlığı yaptıkları dönemde teşkilatın uluslararası etkinlik ve görünürlüğünü daha da artıracaklarını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: “Azerbaycan’la eş güdüm içerisinde komşumuz Ermenistan’la normalleşme sürecimizi adım adım ilerletiyoruz. Bu minvalde Asya ile Avrupa arasındaki ticarette en güvenilir güzergâh olan Hazar geçişli doğu-batı orta koridor girişimine de güçlü desteğimiz sürüyor. Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i ise bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istiyoruz. Bunun için Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dışlamaya çalışan tek taraflı ve maksimalist tutumları reddettiğimiz gibi savaş ortamından medet uman beyhude çabaları da doğru bulmuyoruz. Kıbrıs Türkü’nün dirayetli tutumu, bugün Kıbrıs Adası’nda iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğu gerçeğini artık tüm dünyaya kanıtlamıştır. İnancımız odur ki komşumuz Yunanistan’la tesis ettiğimiz olumlu atmosfer, ikili meselelerimizin çözümü yanında Batı Trakya Türk Azınlığına yönelik hak ihlallerinin son bulmasına da katkı sunmalıdır.”
“AFRİKA ÜLKELERİNİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ, EGEMENLİĞİNİ VE KALKINMA HAMLELERİNİ SAMİMİYETLE DESTEKLİYORUZ”
Bir başka “kardeş coğrafya” Libya’da, sükûnet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabalarının devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Afrika ülkelerinin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve kalkınma hamlelerini samimiyetle destekliyoruz. Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana devam eden çatışmaların sonlandırılması için her türlü diplomatik gayretin yanındayız. Son yıllarda istikrar ve güvenliğini sağlama noktasında önemli adımlar atan Somali’nin toprak bütünlüğüne ve ekonomik refahına desteğimiz ise bakidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak, bir yandan farklı bölge ve kıtalarda barışçıl dış politikalar yürütürken diğer yandan da mevcut ittifak bağlarımızı tahkim ediyoruz” dedi.
Türkiye’nin Avrupa-Atlantik Bölgesi’nin kolektif güvenliğinin teminatı olan NATO’nun önde gelen ülkelerinden biri olarak bu yıl, 7-8 Temmuz tarihlerinde Liderler Zirvesi’ne Ankara’da ev sahipliği yapacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zirve’de ittifakı güçlü şekilde geleceğe taşıyacak önemli kararlar almayı ümit etiklerini ve bunun altyapısını şimdiden oluşturduklarını bildirdi.
Tarihin, coğrafyanın ve jeopolitiğin her fırsatta hatırlattığı üzere Türkiye’nin, Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün karşı karşıya olduğumuz müşterek sınamalar, Avrupa’yla ortaklığımızın stratejik değerini bir kere daha ortaya koymuştur. Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefimizi korurken, Birliğin istikamet sorununu aşarak kurucu önderlerinin vizyonuna sadakatle sahip çıkmasını bekliyoruz. Önümüzdeki kasım ayında ise Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin 31’inci Taraflar Konferansı’na yine burada, Antalya’da ev sahipliği yapacağız. COP 31 başkanlığımız süresince, Sıfır Atık Hareketi’nin yaygınlaştırılması gibi çevre gündemiyle gençlerin gündemini buluşturan politikaları öne çıkaracağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Tarih boyunca barış, istikrar ve adalet yalnızca güçte değil aynı zamanda dayanışma ile sağlanmıştır. Büyük mütefekkir İbni Haldun’un işaret ettiği gibi bir toplumu ayakta tutan, sahip olduğu güçten önce o gücü anlamlı kılan asabiyedir, birlik duygusudur, ortak kader bilincidir, dayanışmadır. Vicdan sahipleri olarak savaş ve soykırım cephesi karşısında barış ve insanlık cephesinin ne kadar güçlendirirsek, yarınlarımıza o derece güvenli bakabiliriz. Onun için bugün mesele sadece yeni kurumlar, sistem veya düzen inşa etmek değildir. Asıl mesele yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir. Antalya Diplomasi Forumu’nu teşriflerinizi, bu dayanışma zemininin tesisine verilmiş kıymetli bir destek olarak görüyorum.”
Açılış programına, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman Sırbistan Başbakanı Duro Macut, Pakistan Başbakanı Şerif, Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani’nin de aralarında olduğu davetliler katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu onuruna verilen akşam yemeğinde yaptığı konuşmada, “80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda 152. Parlamentolar Arası Birlik (PAB) Genel Kurulu onuruna verilen akşam yemeğine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Genel Kurul vesilesiyle katılımcıları Türkiye’de ağırlamaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirtti.
Asya’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Avrupa’ya yaklaşık 155 ülkeden genel kurula katılan ve programa teşrif eden tüm misafirlere şükranlarını sunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İradelerini temsil ettiğiniz dost ve kardeş halklarımızın tamamına 86 milyon vatandaşım adına selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve İstanbul olarak Parlamentolar Arası Birliğin Genel Kurulu’na dördüncü kez ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, “Gelecek Nesiller İçin Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek” temasıyla düzenlenen 152. Genel Kurul’un tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul kapsamında alınacak kararların, yapılacak tartışmaların, buradaki tespit, tenkit ve tekliflerin, aynı şekilde icra edilecek komite toplantıları, forum oturumları ve yan etkinliklerin aralarındaki dostluk ve dayanışmayı daha da güçlendirmesini, Gazze’deki mezalim başta olmak üzere mevcut sorunların çözümüne katkı vermesini temenni etti.
2026’nın ilk Genel Kurulu’na başarıyla ev sahipliği yapan Türkiye Büyük Millet Meclisini, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile milletvekillerini ayrıca tebrik ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son olarak Genel Sekreterlik görevini 12 yıldır başarıyla yürüten Sayın Martin Chungong’a, birliğe yaptığı katkılar için teşekkür ediyor, bu önemli vazifeyi devralacak arkadaşımıza muvaffakiyetler diliyorum” şeklinde konuştu.
“BÖLGE ÜLKELERİNİN ANA AKTÖR OLMADIĞI HİÇBİR DENKLEMİN BARIŞ ARAYIŞINA CEVAP VEREMEYECEĞİ AÇIKTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Parlamentolar Arası Birliğin tam 137 yıldır çok önemli bir işlevi yerine getirdiğini belirterek, “Herkes için demokrasi anlayışıyla, parlamenter demokrasiye açılan Birliğin siz kıymetli mensuplarına bu akşam bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.
Diyalog ve iş birliği imkânlarının artırılması, barış ve adalet odaklı girişimlerin yoğunlaştırılması temelinde Birliğin üstlendiği misyonu çok kıymetli bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “152. Genel Kurul’un parlamenter diplomasi zemininde daha adil ve güvenli bir dünyanın, yeni ümitlerle yeşeren huzur ve barış dolu bir geleceğin inşasına önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Akıl ve vicdan sahipleri olarak şu gerçeği hepimiz çok iyi biliyoruz. 80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem, bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir. Uluslararası hukukun bağlayıcı hükümleri, işledikleri savaş ve insanlık suçlarına her gün yenilerini ekleyen aktörler üzerindeki tesirini maalesef yitirmiştir. Sağduyunun askıya alındığı, diyalog mekanizmasının devre dışı bırakıldığı, diplomasi ve müzakerenin yerini silah, füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir. Bakın burada şunu çok açık ve net ifade etmek isterim. Türkiye olarak insani değerler üzerine bina ettiğimiz dış politikamızın önceliği hangi coğrafyada olursa olsun ihtilafların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılmasıdır. Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven arayışına cevap veremeyeceği açıktır.”
“BÖLGEDE ÜSTLENDİĞİMİZ BARIŞ GİRİŞİMLERİNİN ÖZÜ, İLKELİ VE GERÇEKÇİ YAKLAŞIMDIR”
“Bizim Gazze’de, Ukrayna’da, İran’da, Afrika’da ve daha birçok bölgede üstlendiğimiz barış girişimlerinin özü, ilkeli ve gerçekçi yaklaşımdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletlerin iradesinin tezahür ettiği kurumlar olan parlamentolara da bu anlamda son derece kritik sorumluluklar düştüğünü ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uluslararası kamuoyu Orta Doğu’daki trajedileri durdurma iradesi gösterse de hükûmetlerin bu noktada çok daha geriden geldiklerine tanık oluyoruz. İşte son iki ayda yaşananları hep birlikte takip ettik. Dünyanın odağı İran’daki savaşa kaymışken, Filistin ve Lübnan’da binlerce kişi İsrail hükûmetinin saldırılarında hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda bir milyondan fazla Lübnanlı yerlerinden edildi. Öldürülenlerin ve göçe zorlananların sayısı günden güne artıyor. Hem kendi halkı hem Filistin hem de bölgemiz için barışın ve huzurun önündeki en büyük engel olan İsrail hükûmeti, uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmuyor, durdurulamıyor. Bunun üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim. Aynı hukuk ve kural tanımazlık Filistin’de de katmerlenerek devam ediyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail güçlerinin ateşkesin imzalandığı 10 Ekim 2025’ten bugüne 755 Filistinliyi şehit ettiğini, 2 bin 100 kişiyi yaraladığını söyledi.
7 Ekim 2023’ten bu yana 73 bin Filistinlinin hayattan koparıldığını, Gazze’de yaralananların sayısının 172 bini geçtiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ateşkes çerçevesindeki taahhütlerine uymayan İsrail yönetimi, Gazze’ye insani yardım girişlerine de engel oluyor. Kudüs, Mescid-i Aksa ve Batı Şeria’ya yönelik mütecaviz politikalar ile yasa dışı yerleşimci terörü aynı şekilde tüm şiddetiyle sürüyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Şeria’yı yeni Gazze yapma planını açık açık dillendiren İsrail’in, Filistinli mahkûmlara getirdiği idam cezasıyla, apartheid utancını Güney Afrika’da yıkılışından 32 yıl sonra tekrar hortlatma peşinde olduğunu vurgulayarak, “İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanacak bu karara karşı dünya parlamentolarının en sert şekilde tepki vermesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Filistin’de adil ve kalıcı barışın tek formülü olan iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya, barışın sesini yükseltmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.
“SUDAN’DAKİ İSTİKRARSIZLIĞIN SONLANDIRILMASI İÇİN HER TÜRLÜ DİPLOMATİK ÇABAYI DESTEKLİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışma ortamının 13,5 yıllık zulmün ardından özgürlüğüne kavuşan Suriye halkının hak ettiği huzur ve istikrarın önündeki en büyük engel olduğunu ifade ederek, “Suriye’nin yeniden ayağa kaldırılmasında uluslararası aktörlerin yapıcı ve devamlı desteğine ihtiyaç vardır. Biz, millî birlik ve toprak bütünlüğü temelinde, Suriyeli kardeşlerimize elimizden gelen her türlü desteği bugüne kadar verdik, veriyoruz ve vereceğiz” diye konuştu.
Aynı şekilde bir başka kardeş coğrafyada, Libya’da sükûnet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabaları sürdürdüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçinden geçtiğimiz bu kritik dönemde Ukrayna Savaşı’nı sonlandırmaya dönük diplomatik çabaların kesintiye uğramaması büyük önem arz ediyor. Hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın güven duyduğu yegâne ülke olarak savaşın sona erdirilmesi için samimi çabalarımızı sürdürüyoruz. Öte yandan, Güney Kafkasya’da barış ve refahın hüküm sürdüğü huzurlu bir geleceğin inşası yönünde atılan adımları takdirle karşılıyor, bunun tüm dünyaya örnek olmasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1963’ten bu yana gündemlerinde olan Kıbrıs meselesinde ise adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme varılmasının zamanının çoktan geldiğini kaydederek, “Buradan bir kez daha Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı hukuksuz izolasyonun artık sona ermesi gerektiği çağrısında bulunuyor, sizlerden de bu konuda destek beklediğimizi dile getirmek istiyorum” dedi.
“Eşit ortaklık anlayışıyla şekillenen Afrika politikamız, dost ve kardeş Afrika ülkelerinin teveccühüyle her geçen gün daha da güçleniyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ancak Sudan’daki çatışmalar Afrikalı kardeşlerimiz gibi bizleri de derinden yaralıyor. Sudan’daki istikrarsızlığın sonlandırılması için her türlü diplomatik çabayı destekliyoruz. Bilhassa Etiyopya ile yaşanan problemlerin çözümü için atılan adımların Afrika Boynuzu’ndaki gerginliğin azaltılmasına yaptığı katkıdan memnuniyet duyuyoruz. Son yıllarda istikrar ve güvenlik yolunda önemli bir mesafe alan Somali’nin toprak bütünlüğüne ve kalkınmasına verdiğimiz destek de sürüyor. Sahel bölgesi de dâhil, Afrika’nın tamamında refah, istikrar ve güvenliğin sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Afrikalı dostlarımızla iş birliği içinde, kıtanın daha parlak bir geleceğe kavuşması için ihtiyaç duyulan her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu’nun hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ideathon Yarışması’na ilişkin programda yaptığı konuşmada, “Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma, Allah muhafaza, tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen Ideathon Yarışması’na ilişkin programa katıldı.
“Fikir Maratonu Programı” kapsamındaki buluşmada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “bağımlılığa karşı aileyi güçlendiren politikalar” temasıyla düzenlenen Fikir Maratonu’na 81 ilden 264 takım ve bin 302 yarışmacının katıldığını belirtti.
Yarışmaya katılanların, yeni fikir ve önerilerini inşa ettiklerini, diğer yandan da pek çok alanda son derece nitelikli eğitimler aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, aylar süren yoğun bir hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından 15 takımın finale kalma başarısı gösterdiğini söyledi.
Yarışmaya katılanların yüzde 22’sinin 18-30 yaş aralığında, yüzde 16’sının ise 50 yaş ve üzerinde olmasının dikkati çekici olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tablo, kadın kollarımızda farklı yaş gruplarına mensup dava arkadaşlarımızın aynı masa etrafında verimli bir fikir jimnastiğine imza atabildiklerini gösteriyor” diye konuştu.
AK Parti’yi yaklaşık çeyrek asırdır milletin kalbinde, Türkiye’nin kaptan köşkünde tutanın akıl, ahlak, ufuk ve tecrübeyi birleştirme kabiliyeti olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir. Hiçbir zaman da olmamıştır. Kadın kollarından gençlik kollarına, AK Parti teşkilatlarının en önemli vasfı, süreçlere yön veren, gidişata etki eden, yeni çalışmaların tohumlarını eken, etkin bir aktör hüviyetine sahip olmasıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle Fikir Maratonu boyunca ortaya koyulan proje, teklif, tenkit ve tespitlerin politika belirleme sürecinde AK Parti’ye ve millete çok önemli katkılar sağlayacağından en ufak bir şüphe duymadığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda dünya genelinde belli odaklar tarafından “aile” kurumunun hedef tahtasına konulduğuna işaret ederek, ailenin, toplumun hareket ve mukavemet merkezi olduğunu söyledi.
Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılmanın tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getireceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” diye konuştu.
“SON YILLARDA ARTAN TEHDİTLER KARŞISINDA AİLENİN KORUNMASI VE GÜÇLENDİRİLMESİNE YÖNELİK ÇALIŞMALARA HIZ VERDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samiha Ayverdi’nin aileye yönelik “Toplumun en küçük fakat en sağlam hücresi” sözlerini çok kıymetli bulduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Merhum Ayverdi bakınız nasıl tarif ediyor? ‘Aile cemiyete sağlam fertler veren, içine sızmak isteyen bakterileri yaşatmayan ve üretmeyen, yerleşmiş nizamlara ve temel kıymetlere yaylım ateşi açarak tahribat yapmak isteyenlere fırsat vermeyen, arınmış, inanmış ve kendini sağlama almış bir bünyedir.’ Evet, ailenin toplumdaki yeri budur, misyonu budur, oynadığı rol işte budur. Bu anlayışla, hükûmet olarak son yıllarda artan tehditler karşısında ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024’te Nüfus Politikaları Kurulu’nun kurulduğunu, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilerek, teşvik ve destek paketlerinin devreye alındığını anımsattı.
Önce deprem bölgesinde, ardından 81 ilde hayata geçirilen Aile ve Gençlik Fonu ile yuva kurmak isteyen gençlerin yanında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek doğum yardımlarımızla gerek ulaşımdan haberleşmeye pek çok alandaki indirim ve hizmetlerimizle ailelerimize ve genç çiftlerimize çok önemli destekler sunduk. Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirlediğimiz 2026-2035 döneminde de eğitimden sosyal politikaya tüm bu çalışmaları inşallah çok daha etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“GÜNÜMÜZDE FARKLI TÜRLERİYLE BAĞIMLILIK AİLEYE YÖNELİK TEHDİTLERİN EN BAŞINDA YER ALIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Günümüzde farklı türleriyle bağımlılık aileye yönelik tehditlerin en başında yer alıyor. Yuvaları dağılan, ocakları söndüren, hanelerdeki huzur ve bereketi bitiren bağımlılık illetiyle mücadeleye bunun için büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Bağımlılıkla mücadele için çaba gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanal bahis ve kumardan sosyal medyaya, tütün ürünlerinden alkol ve uyuşturucuya, çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere ailelerimizi bağımlılık illetinden uzak tutmak için yoğun gayret sarf ediyoruz. Özellikle son dönemde yapay zekâ ve yeni dijital teknolojilerin de devreye girmesiyle bağımlılık türlerinde büyük bir artış yaşanıyor. Ekran bağımlılığı ve sonsuz kaydırma gibi yeni bağımlılıklar bilhassa küçük yaştaki yavrularımız üzerinde yıkıcı etkiler oluşturuyor. Algoritma tuzağı olarak adlandırılan bu yeni sarmaldan çocuklarımızı ve gençlerimizi kurtarmamız büyük önem arz ediyor. Aynı şekilde siber zorbalık, mahremiyet ihlali, şiddet ve istismar gibi kötülüklerin yoğun şekilde yer aldığı dijital oyun ve içeriklerin olumsuz etkilerinden de evlatlarımızı korumak mecburiyetindeyiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şu anda dünya genelinde 1,25 milyar yetişkinin tütün ürünü kullandığını, dünyada her yıl 8 milyondan fazla kişinin tütün kullanımına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybettiğini aktardı.
Saha çalışmalarının, elektronik sigaraların da etkisiyle son yıllarda Türkiye’de sigaraya başlama yaşının düştüğünü gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çocuklar okul harçlıklarını buraya yatırıyor. Anneler, babalar çocuklarının rızkını üzülerek söylüyorum, sigara denilen illete harcıyor. Sonuçta vatandaşlarımız sağlığından, ülkemiz ise milyarlarca lirayı bulan devasa bir ekonomik kaynaktan oluyor” dedi.
“BAĞIMLILIK HEM MİLLETİMİZİN RUH VE BEDEN SAĞLIĞINA KASTETMEKTE HEM DE EKONOMİMİZ İÇİN GİDEREK BÜYÜYEN BİR KARA DELİĞE DÖNÜŞMEKTEDİR”
Bir diğer sorunun ise kumar bağımlılığı olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Dünyada 350 milyonun üzerinde kişinin kumar problemi olduğu tahmin edilmektedir. Akıllı telefonların yaygınlaşmasına paralel olarak özellikle sanal kumar bağımlılarının sayısı artmaktadır. Açıkçası sanal bahis, şans oyunu ve kumar bağımlılığı bizde de ciddi bir sorun hâline gelmeye başlamıştı. Bunun üzerine kasım ayında bir genelge yayınladık. Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’nı uygulamaya geçirdik. İlk 6 aylık veriler, aldığımız idari, mali ve hukuki tedbirler sayesinde sorunun kontrol altına alınmaya başlandığına işaret ediyor. Bunu, doğru yolda olduğumuzun bir delili olarak görüyor, yasa dışı bahis, şans oyunu ve kumarın üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeşilay tarafından geçen sene hazırlanan bir rapora göre sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolar olduğunu belirterek, “Yani bağımlılık hem milletimizin ruh ve beden sağlığına kastetmekte hem de ekonomimiz için giderek büyüyen bir kara deliğe dönüşmektedir” dedi.
“BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE KAMUOYU SAHİPLENMESİ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA, BAŞARI ORANLARIMIZ DA O DERECE ARTACAKTIR”
Devlet olarak bağımlılıkla mücadelede gerekli her türlü önlemi aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aile Bakanlığımız kurumlarımız ve parti teşkilatlarımız belediyelerimizle iş birliği içinde çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Yeşilay gibi ülkemizin yüz akı olan sivil toplum kuruluşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında bağımlılığa karşı seferberlik ruhuyla çalışıyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın kollarının, bağımlılık eğitimleri kapsamında 81 ilde sadece 1,5 ayda 52 bin kadına ulaşmasını, eğitimler sonrasında sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 artmasını bu bakımdan çok anlamlı bulduğunu söyledi.
Bağımlılıkla mücadele sadece devlet eliyle yürütüldüğü takdirde arzu edilen neticelerin görülemeyeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mücadelenin tek yönlü, tek boyutlu olmadığının hepimiz farkındayız. Bağımlılıkla mücadelede kamuoyu sahiplenmesi ne kadar güçlü olursa, başarı oranlarımız da inşallah o derece artacaktır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fikir Maratonu toplantısının AK Parti, Türkiye ve Türk milleti için hayırlara vesile olmasını diledi, ödül alan takımları tebrik etti.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 6 Nisan 2026 Pazartesi günü, “GÖKBEY Hava Ambulansı Havalanma Lansmanı, Üretimi ve Uçuş Test Faaliyetini Yerinde İnceleme Programı”na katıldı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu konuşmasında, 2026 yılının sonuna kadar 3 adet GÖKBEY ambulans helikopterin Sağlık Bakanlığına teslim edileceğini söyleyerek “Mühendisiyle, teknisyeniyle, bilişimiyle, kokpitiyle, dizaynıyla tamamen yerli, insanlarımıza şifa olacak ambulans helikopterimizin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
Bakan Memişoğlu, “Şu an hissettiğim gururu ve heyecanı tarif etmek kelimelerle imkânsız. Bugün burada sadece bir helikopterin uçuş testini değil, Türkiye Yüzyılı’nın gökyüzündeki şifa imzasına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Biraz sonra izleyeceğiniz havalanış aslında yerli ve millî mühendisliğimizin, insanımızın emeğinin ve ‘en iyisini biz yaparız’ iddiamızın yükselişidir.” şeklinde konuştu.
Acil durumlarda her saniyenin altın değerinde olduğunu ve GÖKBEY ambulans helikopterin en zorlu coğrafya şartlarında, en sert iklimlerde vatandaşlara uzanan devletin şefkat eli olacağını ifade eden Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetinin başladığı 2009 yılından bugüne kadar 70 binden fazla vatandaşımızın sağlık hizmetlerine ulaşmasını sağladık. Hâlihazırda 2 uçak, 15 helikopterden oluşan hava ambulans filomuzla yurdumuzun en uzak noktalarına kadar erişebiliyoruz.” bilgilerini paylaştı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetine başladığımızda bir hayal kurmuştuk. Bugün o hayali kendi evlatlarımızın alın teriyle gerçekleştiriyoruz.” diyerek Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha büyük başarılara imza atmayı hedeflediklerini söyledi. Bakan Memişoğlu, “Önemli olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi bir olmamız, beraber olmamız, hep birlikte büyük Türkiye olmamız.” ifadelerini kullandı.
GÖKBEY ambulans helikopter hakkında bilgi aktaran Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Dünyanın pek çok yerinde yüksek teknoloji maalesef yıkmak, yok etmek için havalanırken Türkiye’nin teknolojisi Türkiye Cumhurbaşkanımızın liderliğinde can kurtarmak, nefes almak için havalanıyor. Pandemi döneminde 45 günde solunum cihazı üreten o adanmışlık, bugün GÖKBEY ile sağlık filomuzu taçlandırıyor.” dedi.
Ankara’da Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) Merkez Yerleşkesi’nde düzenlenen program, protokol konuşmalarının ardından yapılan GÖKBEY ambulans helikopterin uçuş gösterisiyle tamamlandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Polis Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Günü münasebetiyle İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve beraberindeki heyeti Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.