“Türkiye’nin hizmet altyapısını, hem geçmişin eksiklerini telafi edecek hem de bizi hedeflerimize yaklaştıracak şekilde geliştirdik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karaman’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin hizmet altyapısını, hem geçmişin eksiklerini telafi edecek hem de bizi hedeflerimize yaklaştıracak şekilde geliştirdik. İnsanımızın refah düzeyini, Cumhuriyet tarihinin en üst seviyesine getirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karaman Aktekke Meydanı’nda; Karaman-Konya Hızlı Tren Hattı, TOKİ 736 Konut, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Tıp ve Diş Hekimliği Fakülteleri ve yapımı tamamlanan diğer projelerin açılış törenine katıldı.
Karaman-Konya Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’ne katılmak üzere Konya’ya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya Yüksek Hızlı Tren Garı Meram İstasyonu’nda, kendisini karşılamak üzere alana gelen vatandaşlara hitap etti.
“BUGÜN KONYA-KARAMAN HIZLI TREN HATTININ AÇILIŞINI YAPARAK YENİ BİR DÖNEMİ BAŞLATIYORUZ”
Konya’yı yüksek hızlı tren hattıyla yaklaşık 11 yıl önce buluşturduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizden önce gelenlerin yüksek hızlı tren hayali miydi? Biz hayalleri gerçeğe dönüştürdük. Ankara’dan trene binmiş ve Konya’mıza kadar bu hızlı, güvenli, konforlu ulaşım aracının keyfini sizlerle birlikte çıkarmıştık. Hacı Bayram Veli Hazretleriyle Mevlana Hazretlerinin farklı bir buluşması olarak gördüğümüz bu proje, devreye girdiğinden beri hamdolsun milyonlarca insanımızı mutlu etti ve onlara hizmet etti” ifadelerini kullandı.
Konyalılar için artık Ankara’ya, Eskişehir’e, İstanbul’a trenle gitmenin diğer ulaşım araçlarından daha rahat, daha kolay, daha ekonomik olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bu imkânı bir adım daha öteye taşıyor, Karaman’a kadar uzatıyoruz. Bugün Konya-Karaman hızlı tren hattının açılışını yaparak yeni bir dönemi başlatıyoruz. İnşallah bu adımı önce Karaman-Ulukışla, sonra Mersin ve Adana, ardından da Osmaniye ve Gaziantep güzergâhları izleyecek. Deneme seferleri süren Ankara-Sivas hattını da ilave ettiğimizde Konya için ülkemizin dört bir yanı hızlı veya yüksek hızlı trenle ulaşılabilir hâle gelecek” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, demir yolu çalışmalarına büyük önem verdiklerinin altını çizerek şöyle devam etti: “Cumhuriyetin 10’uncu yılında ‘Demir ağlarla ördük, ana yurdu dört baştan’ diyerek marşlar yazılmıştı. Ancak daha sonraki yıllarda maalesef Osmanlı’nın son ve Cumhuriyet’in ilk döneminde başlatılan demir yolu seferberliği bilinçli bir şekilde kesintiye uğratıldı. Ülkemizde demir yolu taşımacılığını yeniden gündemine alan, mevcutları sıfırdan yapmışçasına yenileyen, bunlara yeni hatlar ekleyen, yüksek hızlı ve hızlı demir yolu yapımını başlatan kim oldu? Biz olduk, biz. Ülkemizin 10 bin 959 kilometre olan demir yolu hatlarının uzunluğunu 13 bin 222 kilometreye çıkardık. Daha önce ülkemizde örneği olmayan bin 213 kilometre yüksek hızlı tren ve 219 kilometre hızlı tren hattını da inşa ettik.”
“TÜRKİYE’Yİ DEMİR YOLU TAŞIMACILIĞINDA MERKEZ ÜLKE HÂLİNE GETİRMEKTE KARARLIYIZ”
Sinyalizasyon, elektrifikasyon çalışmalarıyla, çift hata dönüştürme yoluyla mevcut demir yollarının verimini artırdıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Londra’dan kalkan bir tren Avrupa’yı, Balkanları katederek Edirne’den ülkemize girmekte, Marmaray’dan geçerek Anadolu’ya ulaşmaktadır. Boğazın altından Marmaray’ı kim yaptı? Biz laf değil iş üretiriz, iş. Aynı şekilde yine Boğazın altından Avrasya Tüneli’ni kim yaptı? Laf değil, iş üretiriz, iş. Fakat işte bu Bay Kemal, yandaşları, bunların yapacağı işler değil. Bunlar ancak bazı çeşmelerin musluklarını yenilerler. Ona da tören yaparlar. Daha önce biliyorsunuz temel atmama töreni yapıyorlardı. Dün ilk defa şimdi ne olduysa temel atma töreni yaptılar. Hayret, şaşırdım doğrusu” değerlendirmesini yaptı.
Demir yolu çalışmaları sayesinde Anadolu’yu baştan sona kateden bir trenin Kars-Tiflis-Bakü demir yolu üzerinden Asya’ya ulaşıp Pekin’e kadar gidebildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Salgın döneminde, deniz ve hava yük taşımacılığında yaşanan sıkıntılar demir yollarını ciddi bir alternatif olarak öne çıkarmıştır. Biz yaptığımız işte bu yatırımlarla ülkemizi demir yolu yük ve insan taşımacılığa hazır hâle getirme yolunda en kritik safhaları geride bıraktık. Mevcut yatırımlarımızı hızla tamamlayarak Türkiye’yi diğer pek çok alan gibi demir yolu taşımacılığında da bir merkez ülke hâline getirmekte kararlıyız. Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı bu büyük projenin güney aksının önemli merhalelerinden biri olacak.”
Açılışı bugün yapılacak hat sayesinde Konya-Karaman arasının 50 dakikada katedilebileceğini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin önde gelen tarım sanayi ve ticaret şehirlerinden biri olan Konya’nın bu imkânı en iyi şekilde değerlendireceğinden emin olduğunu söyledi.
Alandaki gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden beklentisinin büyük olduğunu belirterek, “Siz Teknofest gençliğisiniz. Allah’ın izniyle içinizden uzay yolcuları da çıkacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından hızlı tren ile Karaman’a hareket etti.
“KONYA-KARAMAN-ADANA ARASINDAKİ TRENLE SEYAHAT SÜRESİ 2 SAAT 20 DAKİKAYA DÜŞECEK”
Karaman’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan, dört yılı aşkın bir aranın ardından tekrar Karaman’da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek “Dile kolay dört yıl, biraz önce Konya’dan hızlı trene bindik ve Karaman’a ulaştık. Şimdi de burada Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı ile şehrimize kazandırdığımız diğer eserlerin toplu açılış törenini gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.
Hızlı tren hattı ile Konya’dan Karaman’a 40 dakikada, Ankara’dan Karaman’a yaklaşık 2 saat 40 dakikada, İstanbul’dan Karaman’a ise 5 saat 45 dakikada gelinebileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Ve artık hız bizim konforumuz olacak. Hattın kalan kısımları tamamlandığında Konya-Karaman-Adana arasındaki trenle seyahat süresi 2 saat 20 dakikaya düşecek. Açılışını yaptığımız hızlı tren hattı, enerjiden zamana, emisyondan bakım onarım faaliyetlerine kadar pek çok alanda ülkemize sadece bu yıl 63 milyon lira tasarruf sağlayacaktır. Yatırım bedeli, 1 milyar 390 milyon lira. 102 kilometrelik Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı’mızın ülkemize ve şehirlerimize hayırlı olmasını diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Osmanlı’dan kalan ve Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde inşa edilen demir yollarının daha sonraki yıllarda maalesef ihmal edildiğini belirtti. İktidara geldiklerinde 10 bin 959 kilometrede devraldıkları mevcut hatların tamamını neredeyse sıfırdan yapılmışçasına yenilediklerini, bununla kalmayarak hem konvansiyonel hatlara ilaveler yaparak hem ülkede daha önce olmayan hızlı tren ve yüksek hızlı tren hatları inşa ederek toplam demir yolu ağını 13 bin 22 kilometreye çıkardıklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi gelirken Allah’a hamdettim, ‘Ya Rab bu ne güzellik, bu ne konfor. Bir zamanlar Batı’da yüksek hızlı trenlere binerdik. Derdik ki ‘Ya Rab bize de bunları aynen yapmayı nasip eyle’ ve Rabbim nasip eyledi” ifadesini kullandı.
Bütün meselenin gönül meselesi ve azim olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir kere azmettin mi ondan sonra Allah’a tevekkül et. Bu iş yürür. Biz azmettik, tevekkül ettik. Rabbim de bizlere bunu yapmayı nasip etti” dedi.
“ANKARA-SİVAS HIZLI TREN HATTI’NIN DENEME SÜRÜŞLERİ BAŞLADI”
Tamamladıkları 2 bin 368 kilometre yeni demir yolu hattına sürekli ilaveler yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Karaman’dan Niğde-Ulukışla, Mersin, Adana ve Osmaniye üzerinden Gaziantep’e kadar uzanacak demir yolu hattımız etap etap inşa ediliyor. Ankara-Sivas Hızlı Tren Hattı’nın deneme sürüşleri başladı, inşallah en kısa sürede onu da açıyoruz. Bu hattı önce Erzincan’a, ardından Erzurum’a, daha sonra da Kars’a kadar uzatarak uluslararası bir güzergâh hâline dönüştüreceğiz. İnşası süren Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı bilhassa ihracatımız açısından çok önemli bir proje. Bursa’yı da Bilecik üzerinden yüksek hızlı tren hatlarına bağlıyoruz. Bunlarla birlikte kimi bağlantı kimi ana hat olmak üzere pek çok hızlı ve yüksek hızlı demir yolu projesiyle ilgili çalışmalarımız sürüyor. Ne diyorduk? Durmak yok, yola devam. Görüldüğü gibi ülkemizi demir ağlarla örmeye devam ediyoruz.”
Ayrıca çeşitli kurumların, belediyelerin ve özel sektörün çeşitli yatırımların açılışlarını yapacaklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu: “Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitemizin Diş Hekimliği Fakültesinin, Tıp Fakültesinin, Eğitim Fakültesinin ve Sağlık Meslek Yüksekokulunun resmî açılışlarını da bugün gerçekleştiriyoruz. Biz elimiz boş gelmedik. Elimiz dolu dolu geldik. Gençlik ve Spor Bakanlığı’mız tarafından çeşitli ilçelerimizde tamamlanan futbol sahalarını, yurtları, spor salonlarını, gençlik merkezini de buradan hizmete açıyoruz. Toplu Konut İdaremiz tarafından inşa edilen Kırbağı Mahallesi’ndeki 515 konutu, altyapısı ve çevre düzenlemeleriyle birlikte buradan resmen hizmete alıyoruz. Karaman Adalet Sarayı’nın, Hatice ve Hakkı Polat Huzurevinin, Güldere köyü iskân çalışmalarının, İl Özel İdaremiz tarafından tamamlanan çeşitli yatırımların, tarım yatırımlarının, sulama, toplulaştırma ve taşkın koruma yatırımlarının, enerji altyapılarının, aile sağlığı merkezlerimizin, sağlık kompleksimizin, jandarma karakolumuzun açılışlarını da buradan gerçekleştiriyoruz.”
Ayrancı-Erdemli yolu ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce tamamlanan restorasyon çalışmalarının da açılışlarını yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partili başkanlar tarafından yönetilen Karaman Belediyemizin yol düzenleme ve asfalt, Ayrancı Belediyemizin hizmet binası, atık su arıtma tesisi, yürüyüş yolu, Güneyyurt Belediyemizin içme suyu projelerinin açılışlarını da buradan gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Partili Başyayla, Akçaşehir, Su Durağı ve Kazancı belediyelerinin de yapımı tamamlanan hal, düğün salonu, altyapı, konut, içme suyu gibi çok sayıda projenin açılışlarını da yaptıklarını söyledi.
Özel sektör tarafından Karaman’a kazandırılan ve bu yıl tamamlanan altı tesisi de hizmete açtıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm eser ve hizmetlerin toplam yatırım bedelinin 2 milyar 311 milyon lirayı bulduğunu bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eser ve hizmetlerin Karaman’a hayırlı olmasını diledi.
“ÜLKEMİZİ DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİ ARASINA SOKMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ GAYRET GÖSTERİYORUZ”
Yola çıktıklarından bu yana Karaman’ın hep yanlarında olduğunu, kendilerinin de Karaman ile yürüdüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentin bütün sevgilere layık olduğunu belirtti.
Siyasetlerinin eser ve hizmet siyaseti olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatları boyunca hep “Halka hizmet Hakk’a hizmettir” anlayışıyla çalıştıklarını söyledi.
Hedeflerinin büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmek olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokmak için gece gündüz gayret gösteriyoruz. Bizim vizyonumuz, evlatlarımıza gururla sahip çıkacakları bir Türkiye bırakmaktır. Ülkemize kazandırdığımız güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı üzerinde inşallah tüm bunları da gerçekleştireceğiz. Sizler de takip ediyorsunuz. Dünya yeni ve tarihî bir değişimin sancılarını çekiyor. Küresel finans kriziyle başlayan, koronavirüs salgınıyla tamamen gün yüzüne çıkan bu değişimi yakalamakta kararlıyız. Geçmişte önce tek parti faşizmi eliyle ülkemizin önünü kestiler. Ardından darbeler ve destekledikleri vesayet güçleriyle ayağımıza prangalar vurdular. Türkiye’yi kendi içine kapatmak için nice siyasi ve sosyal kaos tuzakları kurdular. Rahmetli Menderes’ten rahmetli Özal’a ve merhum Erbakan’a kadar bu kısır döngüyü kırmak isteyen herkesi de bir şekilde saf dışı bıraktılar. AK Parti’nin 20 yıla yaklaşan kesintisiz iktidarı döneminde biz işte bu oyunların her biriyle teker teker yüzleştik, mücadele ettik. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu mücadelelerin hepsinden de alnımızın akıyla çıktık. Siz destek verdiniz, yanımızda durdunuz.”
“HER ALANDA ÇAĞ ATLATACAK YATIRIMLARLA TÜRKİYE’Yİ BÜYÜTTÜK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, sanayiden ticarete her alanda çağ atlatacak yatırımlarla ülkeyi büyüttüklerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin hizmet altyapısını, hem geçmişin eksiklerini telafi edecek hem de bizi hedeflerimize yaklaştıracak şekilde geliştirdik. Kim derdi ki 20 yıl önce Konya’dan Karaman’a yüksek hızlı tren gelecek. İnanır mıydınız? Yaptık mı? Şimdi kaptan köşküne geçtim, pilotla beraber yüksek hızlı treni kullandık. Rabbim sana sonsuz hamdüsenalar olsun. Demek ki oluyormuş. Azmedersen olur çünkü benim Karamanlı kardeşlerime bu layık. Buradan Konya’ya, Ankara’ya yüksek hızlı tren ile gideceksiniz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin hak ve özgürlük alanlarını genişlettiklerini, refah düzeyini Cumhuriyet tarihinin en üst seviyesine getirdiklerini söyledi.
AK Parti öncesi Türkiye ile bugünkü Türkiye’nin mukayesesini yapan herkesin bu gerçekleri göreceğini, kabul edeceğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Nankörleri koy bir kenara. Takdir eden eder. Eski Türkiye özlemcilerinin çıkardıkları gürültüye bakmayın, aslında eski Türkiye’nin ne olduğunu en iyi onlar biliyor. Milletimiz istikrar ve güven ikliminde ülkenin kaderini onlara teslim etmedi ve etmeyecektir. İktidar ümitlerini ülkeyi yeniden siyasi ve sosyal kaos günlerine geri döndürmeye bağlamalarının sebebi işte budur. Varsın ülke batsın, bitsin, yangın yerine dönsün. Varsın millet, sefalete, huzursuzluğa, umutsuzluğa gark olsun. Yeter ki bunların gemileri yürüsün. Dertleri bu.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 seçimleri için teşkilatlardan ve alandaki vatandaşlardan kapı kapı dolaşıp çalışmaları için söz aldı.
Karaman’ın her zamanki gibi başarısını en yüksek seviyeye çıkaracağına inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ülkemizde maalesef böyle bir muhalefet böyle bir siyaset anlayışı hâlâ var. Yalansa yalan, dolansa dolan. Hepsi bunlarda. Şimdi bunların bir de Tabipler Birliği var. Ya bunlar ne kadar yalancı ne kadar cambaz ya. Erciyes Üniversitesi, büyük bir kadroyla TURKOVAC aşısını üretiyor, icat ediyor. Adamlar ‘Böyle bir şey yok’ diyor. Siz ne sahtekârsınız, ne yalancısınız ya. Madem biliyorsunuz da Tabipler Birliği olarak bugüne kadar bir eseriniz var mı? Yok, ama yapana da hep taş koydunuz. Sahtekârlar. Şehir hastanelerini yaptık, eğitim araştırma hastanelerini yaptık. Tarihimizde Bay Kemal’in Savaş Ay’ın programında gösterdiği gibi o rezil hastanelere vatandaşımızı mahkûm etmedik. Tabipler Birliği olarak o rezilliklerin olduğu zamanlarda hiç sesiniz çıkmadı. Bu sahtekârlar, bu cambazlar, maalesef hastanelerde rehin alınan vatandaşımın haklarını bir gün savunmadı. Biz o dönemleri de yaşadık, zor mücadeleyi verdik. Bunlarda utanma yok. Şehir hastanelerinin benzeri sizin geçmişinizde, tarihinizde var mı? Bunları AK Parti iktidarı olarak Türkiye’nin dört bir yanına yaptık, yapmaya da devam ediyoruz, edeceğiz. Çünkü benim vatandaşıma bunlar layıktır, bunlar yakışır. 2023’te büyük ve güçlü Türkiye’nin yükselişinin müjdesini verirken bu çarpık zihniyeti de tarihin tozlu raflarına havale edeceğiz. Bunun için bugünden başlayarak seçim gününe kadar hep birlikte çok çalışmamız gerekiyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kapı kapı dolaşacaklarını, genci, kadını, işçisi, esnafı, çiftçisi ile milletin her bir ferdine gerçekleri anlatacaklarını ifade etti.
“BAŞKA TÜRKİYE YOK”
Kimin ülkenin ve milletin aydınlık geleceği için gecesini gündüzüne kattığını, kimin ülkenin ve milletin felaketinden medet umduğunu herkese göstereceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şehit yakınlarına söven, millî hassasiyetlerini dile getiren insanlarımıza hakaret eden haysiyetsizlerin gerçek yüzlerini sergileyeceğiz. Terör örgütünün aparatı olan partiyi, belediyelerde olduğu gibi hükûmette de ülkenin başına bela etmeye çalışanların riyakârlıklarını anlatacağız. İstanbul’da CHP belediyesi ne yapıyor? Bakıyorsunuz anlaşma yapmışlar. Ne yazık ki terör örgütünün aparatları olarak da bunlar İstanbul Büyükşehir Belediyesinde istihdam ediliyor. Aynısı Ankara’da, aynısı değişik yerlerde. Ülkeyi, asırlık tasallutlarından kurtarmak için bunca yıldır ter döktüğümüz küresel siyaset ve para baronlarına teslim etmeye kalkanların sinsi oyunlarını da deşifre edeceğiz.”
Türkiye’yi hedeflerinden uzaklaştırmak isteyenlerin ve son dönemde pek çok yerde örnekleri yaşanan kargaşa ile parçalanma iklimine sokmanın peşinde koşanların ihanetlerini ortaya sereceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, durmayacaklarını ve daha çok çalışacaklarını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dün, Gezi olaylarındaki meselenin ağaç, 17-25 Aralık kumpasındaki meselenin adalet, 6-8 Ekim olaylarındaki meselenin Kobani olmadığı artık şüpheye mahal bırakmayacak kadar kesinleşmiştir. Bütün bunlar, ülkemizin bütünlüğünü, milletimizin birliğini, devletimizin gücünü parçalayarak vatan topraklarında ve bölgemizde kurulmaya çalışılan kirli bir tezgâhın yolunu açma gayesi güdüyordu. Bölgemizdeki pek çok ülkede başarıyla uygulanan bu senaryo Türkiye’de milletimizin dirayetine, ferasetine, cesaretine çarparak paramparça oldu.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “tek millet” diyerek Türkiye’nin zenginliğin işaretleri olarak görülen köken, inanç ile meşrep renkleri üzerinden büyüdüğünü, “tek bayrak” diyerek şehitlerin emaneti, istiklalin sembolü olan bayrağın ilelebet dalgalanacağını, “tek vatan” diyerek her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu topraklardan tek bir çakıl taşı bile kopartılamayacağını, “tek devlet” diyerek vatan toprakları üzerinde 2 bin 200 yılı aşkın bir maziye sahip devlet geleneğinin son halkası olan Türkiye Cumhuriyeti’nden başka bir yapıya müsaade etmeyeceklerini gösterdiklerini söyledi.
Bundan sonra da aynı anlayışla millete hizmet etmeye, Türkiye’ye eser kazandırmaya devam edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan kalabalıkla birlikte “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’den başka Türkiye yok ve hedef 2023, ardından 2053 ve bu 20 yıllık birikimi evelallah kimseye kaptırmayacağız. Bizim bu ülkeden başka bir vatanımız yok, bunu yaşayacağız. Bizim bu devletten başka devletimiz yok. Çünkü bizim Allah’tan başka teslim olacak, milletten başka yaslanacak, sizlerden başka güvenecek yerimiz yok” diye konuştu.
“MARUZ KALDIĞIMIZ GİZLİ AÇIK NİCE AMBARGOLARA, OYUNLARA RAĞMEN YOLUMUZDA YÜRÜMEYE DEVAM ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde, gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm dünyada yaşanan sıkıntıların Türkiye’nin sahip olduğu imkânların önemini bir kez daha gösterdiğini belirterek Türkiye’nin bu süreçte ne sağlık hizmetlerinde ne gıda güvenliğinde ne sosyal yardımlarda ne de istihdamda ciddi bir sıkıntı yaşamadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tam tersine dünyadaki gelişmeleri, ülkemizi ekonomide tarihî bir sıçramanın vesilesi hâline dönüştürecek adımları attık. Bilindiği gibi son sekiz, dokuz yıldır ülkemizin yaşadığı her saldırının ekonomik bir boyutu var. Maruz kaldığımız gizli açık nice ambargolara, nice oyunlara rağmen yolumuzda yürümeye devam ettik. 2018’den itibaren ekonomimiz doğrudan hedef alınmaya başlandı. Aldığımız tedbirlerle bu saldırıların yurt dışı ayaklarını önemli ölçüde kestik. Bu defa da ülkemiz içinde piyasalarda döviz kuru üzerinden başlatılan tedirginliklerle aynı oyun sürdürülmeye başlandı. 20 Aralık’ta ne yaptık. 20 Aralık’ta da bunların ayaklarını çektik mi? Ne oldu? Bir anda döviz aşağıya inmeye başladı mı? Siz bizim yanımızda olduğunuz müddetçe evelallah ‘Durmak yok, yola devam’ diyoruz. Siyasi muhalefet adına bu kirli senaryoya gönüllü figüranlık yapanların, gavurun kılıcını çalanların, yeminli Türkiye düşmanlarının değirmenlerine su taşıyanların bu süreçte sergiledikleri çirkin niyeti ben sizlerin takdirine bırakıyorum ve 20 Aralık bir dönüm noktası oldu. Açıkladığımız tedbir paketleri ve hemen ardından hayata geçirdiğimiz uygulamalarla bu oyunu da ne yaptık, bozduk. Bu sıkıntılı dönemde yaşanan fahiş fiyat artışları ve yükselen enflasyon yüzünden vatandaşımızın canının yandığını da biliyoruz. Kurdaki müsilajı temizlediğimiz gibi enflasyondaki müsilajı da en kısa sürede ortadan kaldıracağız. Ekonomik gerekçelere dayanmayan fahiş fiyat artışlarıyla insanımızın alım gücünü düşürenlerin de gözlerinin yaşına bakmayacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısa bir süre içinde tüm bu karmaşayı düzene sokmuş, dengesizlikleri ortadan kaldırmış olacaklarını ve ülkenin, yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme hedefine odaklanmasını sağlayacaklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi her alanda kalkındıracaklarını ve güçlü altyapısını daha da geliştireceklerini ifade etti.
“BİZ ESERLERİMİZLE KONUŞUYORUZ”
Yapılan yatırımlarla geçmişte şehirleri kalkındırdıkları gibi şimdi de ekonomide aynısını yapacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziya Paşa’nın “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” dizelerine atıfta bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz eserlerimizle konuşuyoruz ve eserler bizim ispatımızdır. Son 20 yılda Karaman’a 20 milyar lira tutarında yatırım yaptık. Eğitimde 2 bin 23 adet yeni derslik inşa ettik, 15 bin 500 yükseköğrenim öğrencisi ile 766 akademik personeliyle şehrimize hizmet veren Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesini kim kurdu? Biz kurduk biz. Gençlik ve sporda 6 bin 140 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Şehrimizde 2002’de sadece 4 olan spor tesisi sayısını şimdi 38’e çıkardık. Sosyal yardımlarda genel sağlık sigortası desteğinden doğum yardımına, elektrik tüketim desteğinden öksüz yetim yardımlarına, muhtaç asker ailesi yardımına kadar birçok farklı kalemde toplam 832 milyon lira tutarında yardım yaptık. Sağlıkta altısı hastaneden oluşan toplam 18 sağlık tesisi inşa ettik. Çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle 4 bin 76 konut ve 302 Tarımköy konutuyla dükkânlar, okullar, ticaret merkezleri, hastaneler, yurtlar, camilerden oluşan 33 sosyal donatı alanını vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Hâlen 2 bin 130 konutun ve 16 sosyal projenin inşasına devam ediyoruz. Aktekke Millet Bahçesi çalışmalarımızda sona yaklaştık. İnşallah en kısa sürede sizlerin hizmetine sunacağız. Ulaştırmada Karaman’ın 19 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 151 kilometre ilaveyle 170 kilometreye çıkardık. Yapımı süren Karaman çevre yolunu, Ermenek-Mut yolu, Çamlıca heyelan ıslahını bu yıl, Karaman-Bucakkışla-Ermenek Yolu’nu, Taşkent-Alanya yolu ve Sertavul Tüneli ile Medreselik viyadüğünü ise seneye tamamlıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün açılışı yapılan hızlı tren projesiyle Karaman’ın, Konya’nın yanı sıra Ankara, İstanbul, Eskişehir ağlarıyla da buluştuğunu, aynı zamanda şehrin, yapımı süren Sivas, Niğde-Ulukışla, Adana, Gaziantep ve diğer hızlı tren projelerinin tamamlanmasıyla bu hat üzerinden ülkenin dört bir yanına hızlı trenle bağlanmış olacağını söyledi.
“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE KARAMAN’I ÇOK DAHA BÜYÜK HİZMETLERLE BULUŞTURMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
Tarım ve ormancılıkta Karaman’a sekiz baraj, sekiz gölet, on sulama tesisi, dokuz hidroelektrik santral ve bir yeraltı depolaması inşa ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sarıveliler Arkbendi Barajı ile bin 300 dekar araziye, Başyayla Üzümlü Göleti ve Yılangömü Göleti ile de bin 730 dekar araziye bereket getirdiklerini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karaman’da bugüne kadar sulamaya açtıkları alanın 122 bin dekarı bulduğunu belirterek şöyle devam etti: “İnşaat safhasında yer alan yedi sulama tesisi ile Karaman’da 13 bin dekar araziyi daha suyla buluşturuyoruz. Şehrimize memba kalitesinde içme suyu getirdik. Karamanlı çiftçi kardeşlerime bugüne kadar 1,2 milyar liralık tarımsal destek ödemesi yaptık. Karaman Enerji İhtisas Endüstri Bölgesini kurduk. Vereceğimiz kredi desteğiyle bu yılsonu itibarıyla Karaman Organize Sanayi Bölgesi Arıtma Projesi tamamlanarak sanayicilerimizin hizmetine sunulacak. Enerjide Karaman, Ermenek, Kazımkarabekir’i doğal gaza kavuşturduk. İnşallah önümüzdeki dönemde Karaman’ı çok daha büyük hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz.”
“ÜLKEMİZİ DÜNYADA HAK ETTİĞİ YERE, MİLLETİMİZİ HAK ETTİĞİ REFAHA KAVUŞTURACAĞIZ”
Ülkeye kazandırdıkları her eserin, yaptıkları her yatırımın, sonuçlandırdıkları her projenin, elde ettikleri her başarının birilerini rahatsız ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ilimize üniversite açıyoruz, okullar yapıyoruz, evlatlarımızı istismar edemedikleri için üzülüyorlar. Her şehrimizi hastanelerle, sağlık tesisleriyle donatıyoruz. Milletimizin sağlığıyla ilgili hassasiyetlerini istismar edemedikleri için çıldırıyorlar. Ülkemizin dört bir köşesini bölünmüş yollarla, otoyollarla, köprülerle, tünellerle, havalimanlarıyla, tren hatlarıyla birbirine bağlıyoruz. Felaket tellallığı yapamadıkları için kıvranıyorlar” diye konuştu.
Milyonlarca vatandaşa çalışacak iş, geleceğine güvenle bakabileceği imkân sağladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece 2021’de 2 milyon işsize iş temin ettik” dedi.
Sapkın ideolojilerine malzeme bulamayan söz konusu çevrelerin kahrolduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Terörün kökünü kazıdık mı? Gabar’da kazıdık mı? Tendürek’te kazıdık mı? Cudi’de kazıdık mı? Bestler Deresi’nde kazıdık mı? Artık o sokaklara çıkılmayan, Güneydoğu’da, Doğu’da huzur var. İstiyorlar ki darbe girişimi mi oldu, başarıya ulaşsın ve ülkede demokrasi ortadan kalksın. Ey Bay Kemal sen tankların arasından kaçıp gidebilirsin? Biz ise milletimizle buluşuyoruz. Biz milletimizle beraber olduk 15 Temmuz’da ve bugün de beraberiz işte Karaman’da olduğu gibi yarın da beraberiz. İstiyorlar ki terör örgütleri üzerimize mi saldırıyor, her taraf ateşe ve kana bulansın, milletin huzuru kaçsın. İstiyorlar ki salgın hastalık mı baş gösterdi, insanlar sokaklarda kıvranarak feryat etsin, halkın sabrı taşsın. İstiyorlar ki ekonomide beklenmedik bir dalgalanma mı yaşandı, herkes işinden ve aşından olsun, isyan başlasın. İstiyorlar ki uluslararası alanda ülkemize karşı bir cephe açıldı, Türkiye ablukaya alınsın, müdahaleye açık hale gelsin. Biz işte buradayız. Bütün onlarla mücadele ede ede, bu habis zihniyetle çarpışa çarpışa ülkemizi bugünlere getirdik. Allah’ın izniyle bugün yaşadığımız sıkıntıları da en kısa sürede aşarak ülkemizi dünyada hak ettiği yere, milletimizi hak ettiği refaha kavuşturacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemiyoruz. Millî teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ticaret Bakanlığının desteğiyle Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Türkiye’nin dört bir yanından programa katılan iş dünyasının temsilcilerini, ihracatçıları, girişimcileri ve gençleri selamladı.
Programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası etkinliklerinin ülke, millet ve iş dünyası için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ticaret Bakanlığına, TİM’e ve programın düzenlenmesinde emeği bulunanlara teşekkür ederek, dün başlayan İnovasyon Haftası’nın “İnsanlığın Yeni Evresi” temasıyla düzenlenmesini son derece anlamlı bulduğunu ifade etti.
Yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojiler başta olmak üzere hayatın her alanında köklü değişimler yaşanırken, iş dünyasının bu yeni döneme ne kadar hazır olduğunun tespitinin şüphesiz çok önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun yerinde bir hassasiyetin ifadesi olduğunu söyledi.
“TEKNO-OLİGARKLAR SADECE BELLİ ÜLKELERİ DEĞİL, TÜM DÜNYAYI HEDEF ALMAKTADIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken insan faktörünün dikkate alınmadığını ve umursanmadığını belirterek, “İnsanı ve insani değerleri taşlayan bu teknolojinin ne kadar faydalı olacağı kuşkusuz şüphelidir. Son dönemde insan ile teknoloji arasındaki ilişkileri sorgulayanların sayısının giderek arttığını müşahede ediyoruz. Sadece entelektüel çevrelerde değil, iş dünyasında, akademide, toplumun genelinde soru işaretleri artmakta, güvenin yerini tedirginlik almaktadır. İnsanlık tarihine baktığımızda değişime direnenler, değişimden korkanlar, değişimle birlikte ellerindeki imkânları kaybetmekten endişe duyanlar olmuştur. Bundan sonra da olacak fakat her seferinde insanla teknoloji arasında bir orta yol bulunmuş, karşı çıkılan teknoloji zamanla insan hayatının vazgeçilmezi hâline gelmiştir” diye konuştu.
Tarihte olduğu gibi bugün de benzer endişelerin yapay zekâ başta olmak üzere birçok yenilik için dile getirildiğini gördüklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kuşkusuz bunların önemli bir kısmı son derece haklı, yerinde endişelerdir. Geçen hafta dikkat çektiğim tekno-oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayınladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. 100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yap-boz tahtası olarak gören bu zihniyetin, insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimilerinin ‘teknokrasi’, kimilerinin ‘teknofaşizm’ adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı, karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün bunların şimdiden konuşulmasını, iş hayatı dâhil farklı yönleriyle ele alınmasını çok kıymetli bulduğunu dile getirerek, Türkiye İnovasyon Haftası’nda bu önemli tema altında yürütülecek ufuk açıcı tartışmalara görüşleriyle, düşünceleriyle, birikimleriyle, önerileriyle katkı verenlere teşekkür etti.
“24 YIL ÖNCE SAYILARI BİR ELİN PARMAKLARINI DAHİ GEÇMEYEN TEKNOPARKLARIMIZIN SAYISI BUGÜN 115’E ULAŞTI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemediklerini belirterek, “Millî teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik. 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparklarımızın sayısı bugün 115’e ulaştı. 2002’de 1,2 milyar dolar olan Türkiye’nin araştırma geliştirme harcamalarını 20 milyar dolara çıkardık” diye konuştu.
Özgün bir fikri olan, dünyayı daha iyiye dönüştürme idealine sahip her bir insanın hayallerine giden yolu ardına kadar açmaya çalıştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Girişimcilerimizin ihtiyaç duyduğu finansmanı temin etmek üzere girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldık. Her yıl düzenlediğimiz TEKNOFEST’lerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicornu olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicornumuz var. 2030’a dek ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını, bunların toplam değerlemesini ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi hâline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul’u tüm fonksiyonlarıyla 2027’de kullanıma açacağız” ifadelerini kullandı.
Nisan ayında Türkiye’yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke hâline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştıklarını, destek enstrümanlarını güncellediklerini, müteşebbislerin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete verdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkez Bankamızın 750 milyar lira tahsis ettiği yatırım taahhütlü avans kredisi programımız bunların en başında yer alıyor. Yüksek teknoloji destek programı HIT 30’la da Türkiye’nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltmek üzere önemli bir adım attık. KOBİ’lerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla 250 milyarlık imalat sanayi kredi finansman programını devreye aldık” dedi.
“VERİ MERKEZLERİMİZİN TOPLAM KURULU GÜCÜNÜ 2030 YILINA KADAR EN AZ 1 GİGAVATA ULAŞTIRACAĞIZ”
Yakın dönemde 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planıyla gelecek vizyonunu paylaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Buna göre, veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz. Bilge dil modelimizle Türkçe yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesini ve farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlayacağız. Kıymetli dostlar, burada şunun da altını çizmek durumundayım. Teknolojiye yaptığımız yatırımların ekonomimiz ve dijital egemenliğimiz için ne anlama geldiğini özellikle savunma sanayi alanında görüyoruz. Bakınız, savunma ve havacılık sektörümüzün 2002 yılında yerlilik oranı sadece yüzde 20, ihracatı ise 248 milyon dolar seviyesindeydi. Güvenlik kredilerimizin kullandığı birçok temel malzemeyi ithal etmek zorunda kalıyorduk. Ürünü ithal etmekle iş bitmiyor. Tedarikçiler bunları nerede, kime karşı ve nasıl kullanacağımıza da karışıyordu.”
Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar başkalarına muhtaç olmanın sıkıntısını çok çektiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Attığımız kararlı adımlarla ülkemize ve milletimize yakışmayan bu hazin tabloya hamdolsun son verdik. Bugün savunma sanayisinde 4 bin 500’ü aşkın firma, bin 400’ün üzerinde proje, 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğü ile bambaşka bir seviyeye ulaştık. Geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik” diye konuştu.
“TÜRKİYE İÇİN İLERİ TEKNOLOJİYE YATIRIM YAPMAK TERCİHTEN ÖTE MECBURİYETTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının ocak-eylül döneminde ise ihracatı, önceki senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 15,6 artırarak 6,9 milyar dolara taşıdıklarını paylaşarak şunları söyledi: “Bir diğer gurur verici rakam şudur, Türkiye’nin genel ihracatında kilogram başı değer 1,5 dolar civarındayken savunma sanayisinde hacimli ürünler dâhil kilogram başı ihracat oranımız 65 dolara yaklaşıyor. Hatta SİHA’larımızda kullandığımız kameraların kilogram başı değeri 20 bin dolar civarında. O kameraların içindeki dedektörlerin kilogram başı değeri ise 50 bin dolar. Bunlar bize aslında şunu anlatıyor, Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir. Yüksek katma değerli üretime geçişi de hızlandırmak zorundayız. Elbette bu süreçte geleneksel olarak güçlü olduğumuz sektörleri ihmal etmeyecek, onları da desteklemeye devam edeceğiz.”
“TIPKI BİR CERRAH TİTİZLİĞİYLE OPERASYONU YÜRÜTÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son haftalarda fon piyasasının belli bir kısmında nükseden sorunla yüzleştiklerini söyledi.
“17 Eylül’den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz” ifadelerini kullandı.
Bu konuda üç öncelikleri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise TBMM’ye sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasına müteakip ara ödemeler başlayacak. İkinci önceliğimiz, manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor, yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın. Benim ihracatçı kardeşim bir konteyner daha fazla ürün satmak için ülke ülke dolaşırken, benim sanayici kardeşim etrafımızı saran ateş çemberine rağmen büyük bir özveriyle çalışırken, benim tüccar kardeşim, esnaf kardeşim helalinden kazanmak için âdeta kılı kırk yararken, piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını sadece 3-5 ayda 10’a, 20’ye, 30’a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancının bedelini ona mutlaka ödeteceğiz. Üçüncü önceliğimiz, bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk.”
Aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler. Neticede aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı etkileyen bu hadisede gerçekten çok kötü bir sınav verdiler. Her zaman yaptıkları gibi yine sapla samanı birbirine karıştırarak böyle bir konuda dahi ülkenin hayrına olacak isabetli bir politika üretemediler” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse, bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek, yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak, hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekûn sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız. Her şeyden önce böyle bir yaklaşım sadece sermaye piyasalarımızı değil, reel sektörümüzü de sıkıntıya düşürecektir. Zira sermaye piyasaları tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında bir finans köprüsü kurarak çok hayati bir görev icra etmektedir. Üstelik bu köprü borç oluşturmadan, ortaklığa dayalı ve faizsiz bir şekilde kurulabildiği için ayrıca kıymetlidir. Bilhassa 2008 küresel finansal krizi sonrasında bankacılık sisteminin finansman temininde önceki dönemlere göre daha isteksiz oluşu sebebiyle sermaye piyasalarının reel sektörü desteklemedeki rolü daha kritik hâl almıştır.”
“MİLLETİMİZİN HAK VE HUKUKUNU, MİLLETİMİZİN SELAMETİNİ HER TÜRLÜ HESABIN ÜSTÜNDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Sermaye piyasalarının stratejik değerinin görüldüğü alanların en başında teknoloji ve inovasyonun bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teknoloji yatırımları yüksek AR-GE maliyetleri ve uzun proje geliştirme süreleri sebebiyle diğer yatırım alanlarına göre daha farklı dinamiklere sahiptir. Dolayısıyla teknoloji ve inovasyonun finansmanı bankacılık sektöründen ziyade sermaye piyasalarına daha fazla hitap eden bir alandır. Sermaye piyasaları sunduğu esnek ve risk paylaşımına dayalı çözümlerle inovasyon ekosisteminin gelişimine büyük katkı sağlıyor. Sermaye piyasalarını, teknoloji ve inovasyonun fikir aşamasından ticarileşmeye kadar birçok safhadaki gelişimine imkân tanıyan bir finansal vasıta olarak nitelemek yanlış olmaz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Teknoloji Hamlesi’nin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarının oluşturduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Hâl böyleken, toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6’sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek -bakın açık konuşuyorum- Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi ister gazeteci hüviyeti olsun kimsenin hakkı yoktur. Biz de zaten böyle bir fırsatçılığa izin vermeyiz. Tekrar söylüyorum, tamahkârlara ve sahtekârlara karşı hep beraber kararlılıkla mücadele edelim ama sermaye piyasalarımızı safralarından kurtarırken bünyedeki sağlam organları tahrip etmeyelim. Daha önemlisi, işte bu salondaki kardeşlerim gibi gece gündüz ülkesi için çalışan, üreten, ihraç eden, istihdam sağlayan reel sektörümüzün finansal nefes borularını tıkamayalım.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda herkesten, bilhassa da mesuliyet makamında olanlardan daha özverili üslup kullanmalarını beklediğini ifade ederek, “Onlar ne yaparsa yapsın, biz devlet ciddiyeti ve sorumluluk çerçevesinde hareket etmeyi sürdüreceğiz. Milletimizin hak ve hukukunu, milletimizin selametini her türlü hesabın üstünde tutmaya devam edeceğiz” dedi.
Bugüne kadar yatırımlarıyla, üretimleriyle, istihdamlarıyla, ihracatlarıyla, araştırma geliştirme faaliyetleriyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasına destek verenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası’nın hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, katılımcıları selamlayıp programa katılmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.
İlim Yayma ailesinin mensubu olmaktan şeref duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cemiyetin 75. yılının ülke, millet ve özellikle gençler için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin hasbi ve hakiki bir gönül hareketi olduğunu dile getirerek, cemiyetin ebediyete irtihal etmiş kurucularına Cenabı Allah’tan rahmet diledi.
Cemiyetin Türkiye’nin eğitim ve sivil toplum hayatına damga vurduğunu, projeleriyle, faaliyetleriyle, hizmetleriyle Türkiye’ye katkı sunduğunu, millet ve ümmet aşığı gençlerin Türkiye’ye kazandırılmasına vesile olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hareketin bugünlere gelmesinde payı olan fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerimi, büyüklerimi, hocalarımı rahmetle, minnetle yâd ediyorum” diye konuştu.
Şair Erdem Bayazıt’ın “Önden Gidenler” şiirinde yer alan “Onlar gittiler, topraktan bir işaret taşıyarak alınlarında. Onlar gittiler, gelen zamandan bir haber gibiydiler. Onlar gittiler, giderken bir muştu gibiydiler” mısralarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emaneti sahibine teslim eden bu isimleri ben de şahsen, kutlu bir muştuyu omuzlayıp önden gidenler olarak görüyorum. Rabbim cümlesinin kabirlerini nur, mekânlarını cennet, makamlarını inşallah ali eylesin” ifadelerini kullandı.
“İLİM YAYMA’NIN KURULUŞ FELSEFESİ TÜRKİYE’NİN VAR OLMA FELSEFESİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt hizmetlerinden vakıf çalışmalarına, eğitim desteklerinden rehberlik faaliyetlerine İlim Yayma çınarının gölgesini Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanına teşmil edenlere teşekkür ederek, şunları kaydetti: “Rabbim sizlerden razı olsun. Ceddinizi, gayenizi, gayretinizi, şu tertemiz emeklerinizi inşallah hayırlara tebdil eylesin. Son olarak 75’inci yıl kapsamında sene boyunca düzenlenen etkinliklerin 3 çeyrek asırlık birikimin kayıt altına alınması ve İlim Yayma ruhunun yeni nesillere aktarılması noktasında verimli neticeler hâsıl etmesini temenni ediyorum. Kıymetli kardeşlerim, burada bir hususun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. Her ne kadar 1951 yılında kurulmuş olsa da İlim Yayma Cemiyetinin tarihî aynı zamanda Türkiye’nin tarihidir. İlim Yayma’nın kuruluş felsefesi Türkiye’nin var olma felsefesidir. İlim Yaymanın nihai hedefi Türkiye’nin asırlık gayesidir. İlim Yaymanın tarihine baktığımızda işte bu şuurun, bu hassasiyetin, bu büyük idealin izlerine şahit oluyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin ilk genel başkanı merhum Seniyüddin Başak’ın Lozan konferansında Türkiye’nin vakıf mallarının korunması görevini üstlenen isimlerden biri olduğunu söyledi.
Ateşten gömlek giydikleri İstiklal Harbi yıllarında İstanbul’dan Anadolu’ya silah ulaştıran Kuvayımilliye’ye çok önemli destekler sunan General Ömer Cemal Karabekir’in de cemiyetin kurucu şahsiyetlerinden olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de ve Kurtuluş Savaşı’nda önemli vazifeler üstlenmiş istiklal madalyası sahibi emekli kurmay albay merhum Vehbi Bilimer, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yol arkadaşı Sebilürreşad dergisi yazarı merhum Hasan Hikmet Demirbağ ve daha nice kıymetli isim cemiyetin kurucu kadrosunda yer alan dava adamlarıdır” diye konuştu.
Bu şahsiyetlerin ortak idealinin Türkiye’nin geleceğini inşa edecek, eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu isimlerin müşterek gayesi, Türkiye’nin istikbalini şuurlu, donanımlı, cesur ve öz güvenli bir gençliğe emanet etmekti. Tüm çabalarını bu amaca teksif ettiler. Tüm ümitlerini bu mefkûreye sabitlediler. ‘Bu milletin evlatları sahipsiz değildir.’, ‘Bu milletin çocukları ilimden, irfandan, eğitimden mahrum bırakılamaz.’ dediler. Zor zamanlarda ‘Ya Allah, Allah bizimledir.’ diyerek, ‘Allah bes, baki heves’ diyerek, surda mukaddes bir gedik açtılar. Gayret bizden tevfik Allah’tandır inancıyla Türkiye’nin eğitim davasına omuz verdiler, gönül ve ömür verdiler” ifadelerini kullandı.
“İLİM YAYMA TÜRKİYE’NİN EĞİTİM VE DEMOKRASİ MÜCADELESİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle İlim Yaymanın, Türkiye’nin istiklal ve istikbal davasının eğitim ve sivil toplum alanındaki remzi, mührü, güçlü bir yansıması olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Aynı şekilde İlim Yaymanın mücadelesi aynı zamanda Türkiye’nin eğitim ve demokrasi mücadelesidir. Zira İlim Yayma Cemiyeti tek tipçi zihniyetin kapısına kilit vurduğu imam hatip liselerinin yeniden açılması sürecinde çok önemli bir misyonu yerine getirmiş, millî iradenin yanında olmuştur. Üstadın ifadesiyle ‘Allah ve ahlak’ demenin yasaklandığı, evlerin, kursların basıldığı, Kur’an-ı Kerim’i öğreten hocaların tutuklandığı, elifba kitaplarının adeta birer suç aleti gibi, birer zararlı neşriyat gibi toplatıldığı karanlık bir devrin sonunda İlim Yayma, milletçe mesut olmanın imkânlarını oluşturmak için karanlıkları delen bir güneş misali Türkiye’nin üzerine doğmuştur.”
Kuruluşundan yalnızca 6 gün sonra 17 Ekim 1951’de Türkiye’nin ilk imam hatip okulunun açılışına öncülük eden cemiyetin, devam eden süreçte 100’den fazla imam hatip lisesinin yapımına da katkı sağladığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylelikle eğitim hizmetlerinin yalnızca İstanbul’la sınırlı kalmasının önüne geçilmiş, Anadolu’nun dört bir yanında yeni eğitim kurumları açılmıştır. Sonraki yıllarda farklı şehirlerimizde inşa ettiği yurtlarla önemli bir ihtiyacı karşılayan İlim Yayma Cemiyeti, Anadolu’dan İstanbul’a gelen talebelere burs ve barınma hizmetleri sunmuş, on binlerce gencin güvenli ve nitelikli bir yaşam alanı içinde eğitim almalarını sağlamıştır” şeklinde konuştu.
“75 SENE EVVEL 68 İNANMIŞ YÜREĞİN TOPRAĞA DİKTİĞİ MÜTEVAZİ FİDAN, BUGÜN ÇINARA DÖNÜŞMÜŞTÜR”
İlim Yayma mücadelesinin, İlim Yayma davasının nice engele, zorluğa, zorbalığa, baskıya rağmen kök saldığını, büyüdüğünü ve serpildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ne diyor şair? ‘Mazhar-ı feyz olamaz düşmeyicek hâke nebât / Mütevazı olanı rahmet-i Rahman büyütür.’ Bundan 75 sene evvel 68 inanmış yüreğin halisane niyetlerle toprağa diktiği mütevazı fidan, Cenabı Allah’ın inayetiyle bugün görkemli bir çınara dönüşmüştür. Bu çınarın gölgesinde Allah’a hamdolsun nice gençler yetişti. Bu çınarın gölgesinde nice evladımız okudu. Bu çınarın gölgesinde yetişen nice kardeşimiz İlim Yayma hareketinin açtığı yoldan yürüyerek ülkesine, milletine ve insanlığa hizmet etti.
Bugün geldiğimiz noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: İlim Yayma Cemiyeti, 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek nesilleri ihya etmeyi sürdürüyor. Temel eğitimden yükseköğretime, öğrencilik döneminden akademik hayata kadar uzanan son derece kuşatıcı ve başarılı bir sistemle hamdolsun çalışmalarına devam ediyor. Bir yandan İlim Yayma Vakfımız, diğer yandan Sabahattin Zaim Üniversitemiz, öte yandan kendisini ilme ve gençlere adayan gönüllülerimiz, hayırseverlerimiz, mezun derneklerimiz, İlim Yayma camiasının tamamı büyük bir aşkla vatanına ve devletine bağlılık içinde tam bir adanmışlıkla millete ve ümmete hizmet ediyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 75 sene önce 68 dava adamının ortaya koyduğu bu iradenin, bugün okullarla, yurtlarla, burslarla, eğitim merkezleriyle, akademik destek ve uluslararası çalışmalarla milyonlarca insanın hayatına dokunduğunu aktararak, şunları kaydetti: “Cenabı Allah’a hamdüsenalar olsun. Az önce Meclis Başkanı Numan kardeşimi dinledik. Babasının bizde de çok emeği var. Allah rahmet eylesin. Makamı ali olsun inşallah. Bizlere bu günleri gösteren Rabbimize sonsuz hamdolsun diyorum. Nesiller boyunca elden ele kutlu bir emanet gibi onurla taşınan bu bayrağı inşallah bizler de şanla, şerefle taşıyacak, daha azametli dalgalanması için bizden sonrakilere teslim edeceğiz. Sevgili dostlarım, çok değerli kardeşlerim, sevgili gençler, ben sizlere inanıyorum. Gözlerinizdeki ışıltı bana bu ümidi veriyor. Onun için de durmadan, yılmadan, usanmadan inşallah bu yola devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve millet olarak tarihinden ilham, cesaret ve güç alan bir karaktere sahip olduklarını belirtti.
İlim Yayma Cemiyeti’nin her sayfasının mücadeleyle geçen, binbir emekle özveriyle yoğrulan, tek bir lekenin dahi bulunmadığı 75 yıllık tarihinin önemli ve kıymetli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aslolanın yarına ne söyledikleri, neyi miras bırakmak istedikleri olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuşkusuz kendilerinin en büyük hazinesinin insan olduğunu, en büyük miraslarının ise şuurlu, sağlıklı, vatanını ve milletini tutkuyla seven iyi yetişmiş gençler olacağını kaydederek, insan yetiştirmenin, emek ve sabır isteyen uzun soluklu bir uğraş olduğunu, nasıl tam 75 yıl önce atılan tohumların meyveleri toplanıyorsa, bugün toprağa serpilecek tohumların da çeyrek ve yarım asır sonra meyveye duracağını dile getirdi.
İlim Yayma davasının 75 yılını iftiharla yâd ederken, bugün aynı zamanda şu soruları kendilerine sormaları gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Teknolojinin hızla değiştiği ve ilerlediği günümüz dünyasında gelecek yıllarda hangi alanlara odaklanacağız? Asimetrik tehditler karşısında gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacak, kökleriyle bağlarını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız? Daha fazla öğrencinin eğitimine nasıl katkı verecek, gençlerimizin kendi yeteneklerini keşfetmesine nasıl yardımcı olacağız? Bilimde, teknolojide, kültür ve sanat alanlarında kendi ruh kökümüzden beslenen ürünler, eserler ve çalışmalarla çağa nasıl damga vuracağız? Küresel kültür dayatmaları karşısında millî kimliğimizi nasıl koruyacağız? Bu sorulara vereceğimiz cevaplar önümüzdeki dönemi şekillendirecektir. İlim Yayma Cemiyetimizin hedefi sadece geçmişte yaptığı hizmetleri sürdürmekle sınırlı kalmamalıdır. Bu hizmetleri günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda özellikle geliştirmek, yenilemek, yeni alanlara taşımak ve daha fazla gence ulaşmak da mühimdir.”
“ORTAK HEDEFİMİZ TEKNOLOJİYİ GELİŞTİREN BİR GENÇLİĞİN YETİŞMESİNİ SAĞLAMAKTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın nereye doğru sürüklendiğini kimsenin kestiremediğini, teknolojinin insan hayatı üzerindeki etkisinin her geçen gün büyüdüğünü, yapay zekâyla birlikte insan hayatında köklü değişimler yaşandığını söyledi.
Kendini seçilmiş, diğer insanlardan üstün gören tekno-oligarkların sadece şu anki hayata değil geleceğe de yön vermek, anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno-oligarkların hedef kitlesini ise gençlerimiz oluşturuyor. Son günlerde okullarımızda meydana gelen müessif hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir” dedi.
İlim Yayma Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünün “Bir mirasın hafızası bir geleceğin inşası” temasıyla idrak edilmesini bu bakımdan fevkalade isabetli bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlim Yayma, değerlerinden kopmadan, tarihine yabancılaşmadan, kimliğini inkâr etmeden, özgüvenli bir şekilde istikbale yürümenin adıdır. İlim Yayma, karanlığa teslim olmak yerine bir mumu yakmanın, umutsuzluğa kapılmak yerine ümit var olmanın adıdır. Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Tekno-oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü, hatta ve hatta uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacaktır. Elbette İlim Yayma gençliği olacaktır. Ortak hedefimiz teknolojiyi insan merkezli kullanan ve geliştiren böyle bir gençliğin yetişmesini sağlamaktır. Bu gençlik karşımda. Daha çok okuyan, daha çok düşünen, daha çok üreten ama bütün bunları yaparken vicdanını ve insanlığını koruyan, millî ve manevi değerlerini kendine rehber edinen bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır.”
İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şey burada, mesele bu. Köklerimizden kopmadan yenilenmek. Mesele kimliğimizi kaybetmeden ilerlemek. Mesele medeniyet değerlerimize sırtımızı dönmeden çağın imkânlarını kuşanmaktır. Bizim yolumuz da istikametimiz de hedefimiz de tam olarak budur” ifadelerini kullandı.
“MİLLETİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEDİK, BUNDAN SONRA DA ASLA EĞDİRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakilere hitaben şunları söyledi: “İlim Yayma ailesi olarak ne kadar ağır bir mesuliyeti omuzladığınızı en iyi sizler biliyorsunuz. Sizler çok hayati bir görevi hem de başarıyla icra ediyorsunuz. Sizler Türkiye’nin önünü açacak, bu ülkenin vizyonuna katkı yapacak, büyük ve güçlü Türkiye’yi kuvveden fiile çıkaracak işler yapıyorsunuz. En önemlisi sizler inşallah gönüller sultanı Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselamın şu müjdesine nail olacak faaliyetler yürütüyorsunuz. Bakın iki cihan serveri ilmi çoğaltanlara, yayanlara yani sizlere nasıl bir müjde veriyor. ‘Kim ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler hoşnutluklarından dolayı ilim talebesine kanatlarını serer, sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli âlim kişinin bağışlanması için Allah’a yakarır, âlimin abide yani ibadet edene üstünlüğü parlaklık, görünürlük ve güzellik bakımından ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Kuşkusuz âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler miras olarak ne altın ne de gümüş bırakmışlardır. Onların bıraktıkları yegâne miras ilimdir. Dolayısıyla kim onu alırsa büyük bir pay almış olur’ Evet sizler yani bu ilmi tevarüs edenler gençlerimizi ilimle, hikmetle teçhiz edenler inşallah büyük bir pay alacaksınız. Sizler daha müessir, daha müreffeh bir Türkiye için üreten, emek veren, sayeden, Türkiye’ye yön veren gençlerin yetişmesine vesile olacaksınız. Sizler TEKNOFEST kuşağına yeni fertler, yeni gençler kazandıracak, bu milletin bu ümmetin hayrına daha nice işler başaracaksınız.”
Bugün burada gönül dostlarının arasında, katılımcılara olduğu kadar şahsına da hitap ederken bir gerçeği önemle ifade etmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı, “Ülkenin ve milletin hayrına olan her işi engellemeye çalışanlar 75 sene olduğu gibi bugün de yarın da olacaktır. Tam 75 yıldır yanan bu ilim irfan ocağını söndürmek için ellerinden geleni yapanlar çok iyi biliyoruz ki bundan sonra da boş durmayacaktır. Allah’ın izniyle onlara bekledikleri fırsatı hiçbir zaman vermeyeceğiz. Rabbim‘in şu müjdesini kendimize rehber edinerek kavline ve davasına sadık nesillerin yetişmesi için mücadeleye hep beraber devam edeceğiz. ‘Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın, eğer inanmışsanız üstün gelecek olan sizsiniz’ Rütbe, makam, koltuk, şöhret, zenginlik gibi dünyevi payeler beklemeden ömrünü İlim Yayma davasına adayan isimsiz kahramanların emanetini inşallah yere düşürmeyecek, çok daha yükseklere çıkaracağız. Allah’ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkese ilim yolunda, millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolunda Allah’tan üstün muvaffakiyetler dileyerek, gayretlerinin bereketlenmesi temennisinde bulundu.
Başta şehit Başbakan Adnan Menderes ve cemiyetin kurucuları olmak üzere, duaları, gözyaşları ve infaklarıyla 3 çeyrek asırdır bu çınarın büyümesi için emek veren bütün kardeşlerine, hocalara, hayırseverlere, gönüllülere, mezunlara ve öğrencilere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ebediyete irtihal eden büyükleri rahmetle yâd ederek, cemiyetin 75. kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.