Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “NATO’nun genişlemesi hassasiyetlerimize gösterilecek saygı oranında anlamlıdır”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “İttifak’ın faaliyetlerine fiilen en çok desteği veren ülkelerin başında geliyoruz. Ama bu önümüze getirilen her teklife ‘evet’ diyeceğimiz anlamına gelmiyor. NATO’nun genişlemesi bizim için hassasiyetlerimize gösterilecek saygı oranında anlamlıdır. Hem PKK-YPG terör örgütüne her türlü desteği verip hem de bizden NATO üyeliği için destek istemek en hafif tabiriyle tutarsızlıktır” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin başında, yarın 103. yıl dönümüne ulaşılacak 19 Mayıs 1919 tarihinin, milletin istiklal ve istikbal mücadelesinin önemli dönüm noktalarından biri olduğuna işaret etti.

19 Mayıs 1919 Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın, milletin şartların en zor olduğu dönemlerde bile dayatmalara teslim olmayıp kendi yolunu çizme iradesinin sembolü olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Samsun’dan başlayıp Ankara’da devam eden, İzmir’de nihai hedefine ulaşan; ardından Cumhuriyet’in ilanıyla taçlanan bu sürecin şanı da şerefi de gururu da milletimize aittir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Millî Mücadele’nin yürütülmesi ve zafere ulaştırılmasında emeği olan herkesi, şehitleri, gazileri ve kahramanları rahmetle yâd etti.

“ÜLKEMİZİ HEDEFLERİYLE BULUŞTURMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

“Cumhuriyet bizim ilk değil, son devletimizdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet tarafından daha sonra Kıbrıs başta olmak üzere çeşitli coğrafyalarda başka devletler kurulduğunu, böylece ecdadın binlerce yıl boyunca Asya’dan Avrupa ve Afrika’ya kadar bütün buralarda uzanan kadim dünyanın dört bir yanında hüküm süren devlet kurma geleneğini devam ettirdiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu silsilenin liderliğini yürüten, coğrafyamızdaki son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıl dönümünü, ülkemizi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarma hedefimize adadık. Tarih büyük olunca, hayaller büyük olunca, mücadele büyük olunca, devlet büyük olunca, bunu yönetecek siyasi iradenin de ona göre teşekkül etmesi gerekiyor. Türkiye’nin böylesine kapsamlı ve iddialı vizyona, hedefe, programa, projeye sahip tek partisi AK Parti, tek siyasi birliği Cumhur İttifakı’dır. İnşallah AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak önümüzdeki dönemde de eser ve hizmet siyasetimizle yolumuza kararlılıkla devam edecek, ülkemizi hedefleriyle buluşturmayı sürdüreceğiz.”

RİZE-ARTVİN HAVALİMANI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta hizmete açtıkları Rize-Artvin Havalimanı’nın, 1915 Çanakkale Köprüsü gibi bu yıl hayata geçirdikleri dev projelerden biri olduğuna işaret etti.

Rize-Artvin Havalimanı’na ilişkin video görüntülerini izleten Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış törenine katılan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Cumhur İttifakı’nın diğer ortakları MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ile tüm millete bu heyecanı kendileriyle paylaştıkları için teşekkür etti.

Dünyada deniz üzerine inşa edilmiş olan beş havalimanı bulunduğunu, bunlardan ikisinin Türkiye’de, Ordu-Giresun ve Rize-Artvin Havalimanları olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar bazı gafiller bu havalimanına bile kulp takmaya kalktıysa da, biz açılış töreninde milletimizin heyecanını, mutluluğunu, şükran duygularını bizzat gördük. Resmî rakam olarak o gün 70 bin kişinin katıldığı böyle bir açılış hamdolsun bizler için ayrıca gurur verici oldu. Ülkemizin Karadeniz kıyısındaki son şehirleri olan Rize ve Artvin’in ekonomik ve sosyal potansiyelini en üst seviyede kullanabilmesine imkân sağlayacak bu havalimanının milletimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

“2023 SEÇİMLERİ BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE HEDEFİMİZİN KİLİT TAŞI OLACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda ülkeye kazandırdıkları demokrasi ve kalkınma atılımlarının gayesinin, 2023’ü Cumhuriyetin zirvesi değil, daha büyük atılımlar için yeni bir başlangıç hâline dönüştürmek olduğunu kaydetti.

“Ülkemiz, milletimiz ve bizim için 2023 bir final değil, büyük ve güçlü Türkiye hedefi için yeni bir milat, yeni bir başlangıç olacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin kazandığı her seçimin böyle bir başlangıç olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidara geldikleri Kasım 2002 seçimlerinin, istikrar ve güven arayan Türkiye’nin ilk ayak sesi olduğunu dile getirdi.

Vesayete meydan okuyarak girdikleri Temmuz 2007 seçimlerinin, bir demokrasi ve özgürlük haykırışı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eser ve hizmetler siyasetimizin heyecanı ile girdiğimiz 2011 Haziran seçimleri, ülkemize çağ atlatma müjdemizin ete kemiğe bürünmüş hâliydi. Türkiye’yi, yeniden istikrarsızlık batağına sürükleme çabalarını 2015 Kasım seçimleri ile sandığa gömdük. Darbecilere ve onları maşa olarak kullananlara cevabımızı 2018 Haziran seçimleriyle verdik. Allah’ın izni ve milletimizin desteğiyle 2023 seçimleri de büyük ve güçlü Türkiye hedefimizin kilit taşı olacaktır” diye konuştu.

Bu tablonun, kendileri kadar bölge ve Türkiye üzerine hesapları da olanların dikkatini çektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her dönem olduğu gibi bugün de bu güçlerin, içeride kendi senaryolarına uygun rollere talipli siyasetçi, sivil toplum temsilcisi, iş insanı, medya mensubu kılıklı aktörler bulabildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hatırlarsanız bir süre önce bölgemizde en çok sorun yaşadığımız devletlerden birinin başkanı, Türkiye’de iktidarı değiştirmek için beraber çalıştıkları çevreler olduğunu söylemişti. Bunlar, özellikle eskiden ülkemizde başka çevrelerle de çalışıyorlardı. Biz bunların çalıştığı vesayet güçlerinin, darbecilerin, terör örgütlerinin, beşinci kol faaliyeti yürüten sinsi tiplerin tepesine binip, hareket alanlarını sınırladıkça alternatifleri azaldı. Kala kala hırsları boylarını aşan bir avuç kifayetsize ancak ilkokul müsameresi seviyesinde iş çıkartan oyuncuya kaldılar.

“DEMOKRASİ VE KALKINMA PROGRAMLARIMIZDAN TAVİZ VERMEDEN, SAMİMİYETLE ÇALIŞACAĞIZ”

Kumpasla geldikleri koltuklarını, herkese duymak istediklerini söyleyen; yalanı, iftirayı, tehdidi, yüzsüzlüğü siyaset diye pazarlayan, ülkenin ve milletin hayrına söyledikleri tek söz, yaptıkları tek iş olmayan karikatür tiplerin cesaret ve cüretlerinin giderek arttığını görüyoruz. Bunlar milletin irfanını, ferasetini, inancını, kimi zaman tek parti zulmü ile kimi zaman dipçik zoruyla kimi zaman algı operasyonlarıyla yenebileceklerini sanan zavallılardır. Milletimiz, Demokrat Parti’den beri, bunlara şamar üstüne şamar indirmesine rağmen bu habis zihniyetin tarihten ders çıkarmadan hâlâ aynı şımarıklıkla yoluna devam etmesini ibretle izliyoruz. İnşallah 2023’te bunların yüzlerindeki maskelerini düşürerek, defterlerini dürecek ve hepsini de siyaset arşivinin tozlu raflarına havale edeceğiz.”

Teşkilatlarına, partili milletvekillerine, belediye başkanlarına her fırsatta sürekli sahada olmalarını, milletin gönlünü kazanmak için daha çok çalışmalarını tavsiye etmesinin nedeninin bu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kalbimiz, Rabbimizden, gözümüz milletten başka yere dönük olmamıştır, olmayacaktır. Ne diyor Akif: Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete ram ol; yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol. Evet, biz de böyle yapacağız. Eser ve hizmet siyasetimizden, istiklal ve istikbal davamızdan, demokrasi ve kalkınma programlarımızdan taviz vermeden, samimiyetle çalışacağız, çabalayacağız. Dünya ile birlikte bizi de etkileyen sınamalar karşısında bu duruşumuzu bozmayacağız. Bunları yaptığımız müddetçe, milletimizin desteği hep yanımızda olmayı sürdürecektir” değerlendirmesinde bulundu.

“CHP ve şürekâsı, sürekli öyle konularla öyle zırva iddialarla öyle yalanlarla karşımıza çıkıyorlar ki muhatap alıp cevap vermeyi zül addediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna rağmen, millete olan saygıları sebebiyle bazı hususları açıklamaları gerektiğini dile getirdi.

Önce CHP İstanbul İl Başkanı’nın mahkûmiyet kararlarının bazılarının Yargıtay’ca onanmasının ardından kendilerine yönelik saldırı, hakaret ve iftira dalgasının başladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı kararlarının elbette layüsel olmadığını, eleştirilebileceğini ancak bu eleştirinin yargı mensuplarının ve ülkeyi yönetenlerin kişilik haklarına saldırı derecesine varmasının, siyasetin değil hukukun konusu olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Nitekim bu süreçte ettikleri her kem sözün, attıkları her iftiranın hesabını hukuk önünde vereceklerdir. Hadi diyelim ki burada bir kuyruk acıları var, onun için sağa sola saldırıyorlar. Ardından, hakikatle akılla mantıkla ilgisi olmayan bir SADAT tantanası çıkarttılar. SADAT, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli bir grup subay ve astsubayın 2012 yılında savunma alanında danışmanlık faaliyetleri yürütmek üzere kurdukları bir şirkettir. Bu şirket, özellikle de uzun yıllar sömürge altında kalmış İslam ülkelerine yönelik çalışmalar yapıyor. Daha önce de bu şirketle ilgili kimi siyasetçilerin beyanlarına dayalı olarak medyada yalan haberler çıkmıştı. Mesela, 2018 yılında hâlen CHP ittifakı içinde yer alan bir siyasi partinin genel başkanı hanımefendi, ülkemizin çeşitli yerlerinde silahlı eğitim kampları kurulduğu iddiasını bir gazetede dile getirmişti. Cumhuriyet Başsavcılığı bu haber üzerine soruşturma açmış ve bu iddianın yalan ve bühtandan ibaret olduğunu belgeleriyle ortaya koymuştur. Şimdi de CHP’nin başındaki zat, ortada bunu gerektirecek herhangi bir sebep yokken, SADAT şirketinin önüne baskın yapar gibi gidip, benzer zırvaları tekrarlamıştır. Tabii biz bu hareketin masum bir gündem oluşturma çabası değil, Türkiye’nin bölgesindeki çatışmalarda üstlendiği arabulucu rolüne ve sınırları dışında yürüttüğü kapsamlı operasyonlarına karşı verilmiş bir cevap olduğunu gayet iyi biliyoruz. Bu çıkışın suflesinin nereden geldiğini, neyi amaçladığını, ne için şimdi yapıldığını da çok iyi biliyoruz. Cevaben bir kez daha ve tüm kalbimle diyorum ki; başaramayacaksınız.

“BU YALANLARIN DA YİNE TUTMAYACAK”

SADAT’ın yöneticileriyle kendileriyle yakından uzaktan hiçbir alakam olmadığı hâlde, bunu adeta bizim şu anda kullandığımız, adeta darbeci bir kuruluş, oluşum olduğunu söyleyecek kadar bu başkan terbiyesizleşiyor. Bay Kemal, ne dersen de sen sabahtan akşama yalanla yatıyorsun yalanla kalkıyorsun. Hiçbir zaman senin dürüstlüğüne şahit olmadık ve bu yalanların da yine tutmayacak. Darbecilere yaptıramadığınız, terör örgütlerine gördüremediğiniz sinsi, siyasi ve ekonomik çelmelerle neticeye ulaştıramadığınız işi, Bay Kemal gibi bir karikatür tip vasıtasıyla hiç elde edemezsiniz. Türkiye’nin kendi ayakları üzerinde durmasından, kendi hedeflerine yürümesinden, kendi etki alanını oluşturmasından rahatsız olmak yerine, oturun bizimle birlikte nasıl çalışabileceğinizin hesabını yapın. İnanın sizin için böylesi hem daha kolay hem daha doğru. Bütün bunları söylerken karşımızdakilerin, ülkemizin ve milletimizin hayrına hiçbir adım atmayacaklarını elbette farkındayız. Biz insanlığımızı, hüsnüniyetimizi, diplomatik nezaketimizi gösterelim de varsın onlar kendi bildikleri yoldan yürüsünler. Sonuçta önce Allah’ın dediği olur, sonra da millî irade nasıl tecelli ediyorsa, netice öyle çıkar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabi karşımızdaki habis zihniyet boş durmuyor. Merhum bir yazarımız, bu tipleri ‘Yerinde sayanlar, yürüyenlerden daha fazla ses çıkartır’ diyerek tarif ediyor” diye konuştu.

SADAT tartışması bitmeden bu defa da Atatürk Havalimanı’nda inşa edilecek Millet Bahçesi’ne bin bir yalan bin bir iftirayla saldırılmaya başlandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üstelik bunu öyle alçakça, öyle sinsice, öyle kötü niyetli bir şekilde yapıyorlar ki; bu senaryo onların çapını da kalibresini de fersah fersah aşar. İstanbul Havalimanı’nın inşası başladığı günden beri kendi bölgesel ve küresel ulaşım ve ticaret merkezi konumlarının sarsılacağından endişe edenlerin kurguladığı bir yalan rüzgârı sürekli estiriliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Osmanlı döneminde kurulan, Demokrat Parti döneminde uluslararası uçuşa açılan bu tesisin adının 12 Eylül darbesine kadar Yeşilköy Havalimanı olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eski Türk filmlerindeki havalimanı sahnelerini hatırlarsanız, hepsi de Yeşilköy tabelasının altından geçer. Cumhuriyet döneminde, 12 Eylül’den 28 Şubat’a kadar tüm darbecilerin demokrasimize yaptıkları ihaneti gizlemek için kullandıkları en önemli araç hep Atatürk maskesi olmuştur. 12 Eylül darbecilerinin başı Evren de Cumhurbaşkanlığı döneminde Yeşilköy’ün ismini Atatürk yaparak aynı yolu izlemiştir” ifadelerini kullandı.

“İSTANBUL HAVALİMANI, ÜLKEMİZİN KALKINMA TARİHİNE EN ÖNEMLİ KAZANIMLARDAN BİRİ OLARAK GEÇMİŞTİR”

“Atatürk” ismi üzerinden fırtınalar koparanların hiçbirinin bu hakikati dile getirmediklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bunların derdi Atatürk’ün ismine sahip çıkmak değil, bu ismi kalkan yaparak kendi kirli gündemlerini inşa etmektir. Eğer gerçekten Atatürk hassasiyetleri olsaydı, havalimanı tabelasından önce kendilerine ‘Mustafa Kemal’in itleri’ diyenlerden hesap sorarlardı. Bu hesabı sormayanların, bu hesabı soramayanların attıkları iftiralar çok açık net ortada. Eğer böyle bir samimiyetleri olsaydı, PKK güdümündeki partiyi siyasi ortakları yapıp, belediye birimlerini terör örgütü yandaşlarına teslim edenlerden hesap sorarlardı. Eğer böyle bir hassasiyetleri olsaydı, kendi ülkelerini yabancılara şikâyet eden Genel Başkanlarından, milletvekillerinden, şehrine ihanet eden belediye başkanlarından hesap sorarlardı. Eğer böyle bir niyetleri olsaydı, kendi alanında dünyanın en modern eserlerinden biri olarak inşa ettiğimiz Atatürk Kültür Merkezi’ne karşı çıkanlardan hesap sorarlardı” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Meselenin Atatürk değil, ülkenin ve milletin kazanımları olduğu izaha ihtiyaç duymayacak kadar açıktır. Türkiye’nin hava yolu ulaşımındaki ve ticaretindeki hedeflerini karşılamada yetersiz kalan Atatürk Havalimanı’nın faaliyetlerine devamı, şehrin en kalabalık nüfusuna sahip bölgelerdeki etkileriyle de sürdürülemez bir hâle gelmişti. Dünyanın pek çok yerinde yapıldığı gibi, biz de yeni bir havalimanı inşa ederek, bu sorunun çözümü yoluna gittik. Bundan bile rahatsız oldular. Bunu bile kabullenemediler. Sadece kargo bölümü, Atatürk Havalimanı kadar olan İstanbul Havalimanı, ülkemizin kalkınma tarihine en önemli kazanımlardan biri olarak geçmiştir. Dünyanın ilk üç havalimanından bir tanesi. Bu gerçeği değiştirmeye kimsenin gücü de nefesi de yetmeyecektir. Atatürk Havalimanının bir pisti, hem orada inşa edilen hastaneye hizmet vermek hem de ihtiyaç duyulduğunda kullanılmak üzere faaliyette tutulmaktadır. Kılıçdaroğlu’nun ‘Halktan götürülen paralarla yapıldığı’ bühtanıyla tarif ettiği yeni havalimanımız ise milletin cebinden tek kuruş çıkmadan inşa edilmekle kalmamış, milletin cebine para aktaran bir kaynak hâline gelmiştir. Konumu, kapasitesi, teknolojisi, altyapısı ve diğer özellikleriyle dünyanın en prestijli havalimanları arasına giren bu eseri itibarsızlaştırma çabaları beyhudedir. Bununla yetinmeyip, Atatürk Havalimanı’na yapacağımız Millet Bahçesi’ne, çevrecilik adına karşı çıkmaları ise tam bir garabet örneğidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi bittiğinde nasıl olacağına göz atalım” diyerek, projenin detaylarının yer aldığı bir tanıtım videosu izletti.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde, ağaca hasret olan İstanbul’u yeşillendirmek için İstanbul’da orta şeritlere 1 milyon 250 bin ağaç diktiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kalkıyorsun, bizimle yeşilde yarışmaya yelteniyorsun. Bay Kemal, ne sen ne senin buradaki yandaşların bu tür işleri başaramazsınız. Buradan sesleniyorum: Şu anda başta İstanbul, Ankara, İzmir olmak üzere bugüne kadar kaç tane millet bahçesi yaptınız? Bize bunu ispatlayın. Bir görelim sizi. Kaç tane yaptınız? Bu hizmete itiraz edenin bırakınız çevreciliğini, bırakınız siyasetçiliğini insanlığından şüphe etmek lazım” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu zat, geçmişte Atatürk Havalimanı’nda yapılacak Millet Bahçesi’ni öyle bir sahiplenmişti ki; bu projeyi telefonunu dinleyerek kendisinden çaldığımızı iddia edecek kadar ileri gitmişti. Bay Kemal, bizim o kadar boş vaktimiz yok. İşimiz, gücümüz yok, Bay Kemal’i dinleyeceğiz. Ya sen git, işine bak. Şimdi dikilecek 132 bin 500 ağacıyla, yürüyüş yollarıyla, yaşlı bakım evleriyle ülkemizin gururu olacak bu projeye sadece karşı çıkmakla kalmıyor, bir de buranın yabancılara satılacağı yalanıyla milleti galeyana getirmeye çalışıyor. Bir diğer taraftan da burada konutlar yapılacakmış, yalana bak. 2013’tü yanılmıyorsam bir televizyon programında bu bana soruldu ve ‘haşa böyle bir şeyin olması söz konusu olamaz’ dedim. İşte projeyi şimdi yine açıkladım. Gerçi bunlar için Almanı, İngilizi, Fransızı, Yunanı, Amerikalısı değil sadece Arabı, Orta Asyalısı, Afrikalısı yabancıdır.”

“BOŞNAK DİRENİŞİNDE HAYATINI KAYBEDEN ŞEHİTLERİ RAHMETLE YÂD EDİYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, Bosna Hersek direnişinin efsanevi komutanı ve lideri merhum Aliya İzzetbegoviç hakkında söylediği sözlerin, hangi kriterlere göre bir ayrım yaptığını gösterdiğini belirtti.

İzzetbegoviç’in aynı zamanda son dönem İslam dünyasının en önemli mütefekkirlerinden biri olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aliya’nın karargahını ‘mağara’ diyerek kendi aklınca değersizleştirmeye çalışan bu zata en güzel cevabı Boşnak kardeşlerimizin sandıkta vereceğine inanıyorum. Bay Kemal, bak sana şimdi bir şey hatırlatıyorum, dikkat et. Sen, mağarada yaşayanlarla siyasi ortaklık yapıyorsun. Onlarla sen yoluna devam et. Ortaklığını sürdürdüğün o mağaradakilerin hâli ortada. Ama tavsiye ediyoruz, gel bir an önce o mağaradakilerden kurtul, yoksa durumun iyi değil. Bu vesileyle, tarihe altın harflerle yazılan, Boşnak direnişinde hayatını kaybeden şehitleri rahmetle yâd ediyorum. Merhum Aliya’nın mirası ve mücadelesinden bihaber kifayetsizlere rağmen biz vefatından hemen önce elimizi tutarak bıraktığı emanete sahip çıkmayı sürdüreceğiz. O da şuydu; ‘Tayyip kardeşim buralar evlad-ı Fatihan’dır. Evlad-ı Fatihan’ın topraklarını siz koruyacaksınız’. Onun için Bay Kemal boşuna uğraşma. Biz, aynı şekilde verdiğimiz sözün arkasındayız.”

“YATIRIMLARI ENGELLEMENİN ADI SİYASET DEĞİL, İHANETTİR”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Arapça yaptığı paylaşıma da değinen Erdoğan, şunları söyledi: “Aşağılık kompleksi bunların ruhlarına öyle sinmiştir ki bizim medeniyet ve tarih dünyamıza ait her şeyden nefret ederken geçmişi sömürü ve kanla dolu Batı’ya kayıtsız şartsız bir hayranlık beslerler. Bay Kemal’in son çıkışı da bunun ispatıdır. Bu zat herhâlde tarihindeki ilk Arapça mesajını Türkiye’nin bir çıkarını savunmak için değil, Körfez sermayesini tehdit etmek için attı. Tüm dünya Körfez sermayesini çekmek için gece gündüz uğraşır, didinir. Bunlar Körfez sermayesini ülkemizden kaçırmak için çalışır. Sermaye sahiplerinden, devletin memuruna kadar herkesi tehdit ederek ülkeye yapılan yatırımları engellemenin adı siyaset değil, ihanettir. Çünkü bunların derdi ne ülkenin kalkınmasıdır ne milletin refahıdır ne Türkiye’nin geleceğidir. Bunlar sadece dışarıda hazırlanan projelerde kendilerine verilen görevleri yaparlar. Anlaşılan o ki son görevin adı ‘misyon havalimanı’dır. Ülkenin her kazanımına balta vurmayı, milletle ve milletin değerleriyle kavga etmeyi, kafalarındaki ve kalplerindeki tek parti faşizmini her fırsatta kusmayı siyaset sanan bu güruhu zavallılığıyla baş başa bırakıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dikili tek bir ağaçları, “bunda da benim imzam var” diyebilecekleri hiçbir eserleri, milletin zihnine ve gönlüne nakşettikleri hiçbir hizmetleri olmayanların, sadece yıkmakla, tehditle, nefret diliyle kendilerini göstermelerini, devraldıkları faşist mirasa bağladıklarını belirterek, “Varsın onlar İstanbul’a hizmet diye -biraz komik olacak ama- musluk açmaya devam etsinler” ifadesini kullandı.

İSTANBUL’UN FETHİ KUTLAMASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul ile ülkenin tamamına eserlerle, yatırımlarla, vizyon projelerle mühür vurmaya devam edeceklerini anlatarak, “İnşallah 29 Mayıs’ı da -Bay Kemal istersen sen de gel- Atatürk Havalimanı’nda kutlayacağız. Sen böyle 700 kişiyi falan topla oraya götür, orada engeller kurmaya çalış. Boşuna uğraşıyorsun. Ama biz orada 29 Mayıs İstanbul’un fethini kutlayacağız. O gün de ağacı dikeceğiz ve bahçenin temelini de inşallah atacağız” dedi.

Bölgede yaşanan gelişmeler ile ülke gündeminde kopartılan fırtınaların, yakından ilişkili olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyeli sığınmacılarla ilgili tartışmanın da bu kirli planın bir parçası olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin, birkaç yıl önce yayımladığı bir raporda, Türkiye’nin açık kapı politikasının yetersizliğinden, sığınmacı düşmanlığının yol açtığı tehlikelerden, kalıcı çözüm arayışlarına girilmemesinden, bu insanlara sağlık, eğitim, meslek, toplumsal hayata katılım gibi konularda yeterli hizmetlerin verilememesinden, AK Parti’nin yaptıklarından çok daha fazlasının hayata geçirilmemesinden şikâyet ettiğini söyledi. Raporun ellerinde olduğunu da ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, raporda yer verilen, “Ülkemizdeki sığınmacı ve mültecileri hedef alan ve yabancı düşmanlığına yaslanan ırkçı, ayrımcı ve dışlayıcı söylem ve uygulamalara tolerans gösterilmemelidir” cümlesini de CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu başta olmak üzere tüm CHP’lilerin yüzlerine çarpmak istediğini dile getirdi.

Tam bu sebeple CHP’nin husumet, kin ve nefret kokan, yabancı düşmanı söylemlerine karşı çıktıklarını, sonuna kadar mazlumların ve mağdurların yanında yer alacaklarını söylediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “AK Parti, ülkemiz ve milletimizle birlikte bize sığınan tüm mazlumların, dünyadaki tüm mağdurların haklarını savunmayı bir medeniyet ve tarih sorumluluğu olarak görmektedir. Ülkemizdeki her kesimden insanın ortak hayallerini, beklentilerini, taleplerini karşılama başarısını gösterebilmemizin, dünyada umudun ve vicdanın temsilcisi hâline dönüşmemizin gerisindeki vizyon budur. Temsilcisi olduğumuz insani ve ahlaki duruş çemberi, basiret ve feraset sahibi her vatandaşımızı kapsamaktadır. Elbette bu çemberin dışında kalanlar da var. Mesela darbeciler, vesayetçiler, terör örgütlerinin destekçileri, yeminli ülke ve millet düşmanları, kötülüğün ve bencilliğin mücessem hâline dönüşmüş tüm tipler bunun dışındadır. Geçmişte başka partilere oy vermiş olsa da bu hassasiyetleri paylaşan herkesi çizgimizin berisinde görüyoruz. Geçtiğimiz 20 yıldaki eser ve hizmetlerle somutlaştırdığımız yerli, millî ve özgürlükçü, kalkınmacı, kapsayıcı, Rabbimizin iyiliği emreden ve kötülüğü men eden emrine ram olan duruşumuzu hep koruyacağız.”

“MÜTTEFİKLERİMİZDEN BİZİM HASSASİYETLERİMİZİ ANLAMALARINI BEKLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun, doğu sınırlarını güçlendirmek için çeşitli arayışlar içinde olduğunu, bu kapsamda genişlemeye yönelik bazı adımların atıldığını söyledi.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından bölgede sergilenen dayanışma ve iş birliğine, seferber edilen kaynaklara, açılan kucaklara ve gösterilen hoşgörüye değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu biraz gözlerimiz dolarak biraz da tebessümle izliyoruz desek yeridir. Çünkü biz yıllarca terörle mücadele etmiş, sınırları tacize uğramış, yanı başında çok büyük çatışmalar yaşanmış bir NATO müttefiki olarak bu tabloyla hiç karşılaşmadık” diye konuştu.

Türkiye’nin, NATO’daki müttefiklerinden tek beklentisinin, kendi sınırlarını koruma, güvenliğini ve istikrarını güçlendirme konusundaki meşru çabalarına aynı hüsnüniyetle yaklaşım olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müttefiklerimizden, bizim hassasiyetlerimizi önce anlamalarını sonra saygı göstermelerini nihayetinde de ve mümkünse destek vermelerini bekliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, terör örgütlerinin saldırılarına karşı sınırlarını korumak gibi bir hassasiyeti bulunduğunu vurgulayarak, “Yıllarca bu yüzden çok acılar çektik, çok kayıplar verdik, çok bedeller ödedik. Hâlen ödüyoruz. Maalesef bu hassasiyetimize hemen hiçbir müttefikimiz beklediğimiz şekilde ve ölçüde saygı göstermediler. Destek vermeyi zaten hiç söylemiyorum, PKK ve DEAŞ’ın sınırlarımıza dayandığı bir dönemde ülkemizdeki hava savunma sistemlerinin sökülüp götürüldüğü günleri unutmadık” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin, sınırlarının dibinde istikrarsızlık kaynağı hâline gelen yönetimler konusunda da hassasiyeti bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bu sıkıntının bedelini, sayıları milyonları bulan sığınmacılara ev sahipliği yaparak ödedik, hâlen daha ödüyoruz. Sığınmacılar batı ülkelerine yönelmediği sürece bu konuda da derdimizi paylaşan hiçbir müttefik görmedik. Hatta sırf Türkiye’yi güç durumda bırakmak için gizliden gizliye bu süreci tahrik eden sözde müttefikler biliyoruz. Ve bunlar kusura bakmasınlar, NATO’daki müttefiklerimizdir. Bunları gayet iyi biliyoruz. Bizim güçlü tarihî ve insani bağlarımızın olduğu, kardeşlerimize karşı sorumluluklarımızdan kaynaklanan hassasiyetlerimiz var. Şartlar ne olursa olsun biz ortak tarih ve medeniyet mirasıyla bağlı olduğumuz bu insanlara sırtımızı dönemeyiz.”

“İTTİFAK’IN FAALİYETLERİNE FİİLEN EN ÇOK DESTEĞİ VEREN ÜLKELERİN BAŞINDA BİZ GELİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar NATO ve Avrupa Birliği içinde her türlü şımarıklığı sergileyen, kendisine tahsis edilen devasa kaynakları istismar eden kimi ülkelere sınırsız hoşgörü gösterseler de müttefiklerimizin bizim bu yaklaşımımızı paylaşmadıkları çok açıktır. NATO içindeki müttefiklerimizin bize karşı sergiledikleri tüm bu tavırlara rağmen biz İttifak içindeki sorumluluklarımızı bihakkın yerine getirmeyi hep sürdürdük. Bugün de İttifak’ın faaliyetlerine fiilen en çok desteği veren ülkelerin başında geliyoruz. Ama bu önümüze getirilen her teklife ‘evet’ diyeceğimiz anlamına gelmiyor. NATO’nun genişlemesi bizim için hassasiyetlerimize gösterilecek saygı oranında anlamlıdır. Hem PKK-YPG terör örgütüne her türlü desteği verip hem de bizden NATO üyeliği için destek istemek en hafif tabiriyle tutarsızlıktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Daha şurada Fransa, Almanya, Hollanda, İsviçre ve İsveç’te yapılanlar… Bunları biz görmeyecek miyiz? İsveç’te en son yapılanlar ve 30 teröristi istedik, ‘Vermeyiz.’ dediler. Siz teröristleri bize vermeyeceksiniz ama bizden kalkıp NATO üyeliğini isteyeceksiniz. NATO bir güvenlik oluşumudur, bir güvenlik teşkilatıdır dolayısıyla bu güvenlik teşkilatını güvenlikten yoksun hâle getirmeye biz ‘evet’ diyemeyiz. Bu yanlış bir kere yapıldı. Ne ile? Yunanistan ile. Yunanistan ve Fransa, NATO’dan çıkmışlardı sonradan girmelerine maalesef bizler o zaman ‘evet’ dedik. Müslüman bir sokulduğu yerden bir daha sokulmaz, kusura bakma. Pazartesi günü gelmek istiyorlarmış, ‘Boşuna yorulmasınlar.’ dedim. Gerek yok, tavır ortada. İsveç’te hâlen yürüyorlar ve bu yürüyüşler devam ediyor. Bütün paçavralarıyla beraber yoldalar. Aynı şey Almanya’da devam ediyor, bütün paçavralarıyla beraber ve bunlara her türlü desteği maalesef kendileri ile uzun uzadıya konuştuğumuz halde vermeye devam ediyorlar. Türkiye artık bu işe onların baktığı gibi bakmayacaktır.”

“GÜVENLİK BÖLGESİNE İHTİYACIMIZ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2016’dan beri güney sınırlarında bir güvenlik stratejisi uyguladığını hatırlatarak, bu strateji kapsamında Reyhanlı’dan Cizre’ye, oradan Şemdinli’ye uzanan hat boyunca coğrafyanın ve tehdidin durumuna göre değişmekle birlikte derinliği ortalama 30 kilometre olan bir güvenlik hattı oluşturulduğunu belirtti.

“Ülkemizi ve vatandaşlarımızı hem terör örgütlerinin tacizlerinden korumak hem de sığınmacı akınlarının önüne geçmek için bu güvenlik bölgesine ihtiyacımız var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, kimsenin toprağında, egemenliğinde, canında ve malında gözü olmadığını vurguladı.

Tek gayelerinin, Türkiye’yi istikrarsız hâle getirmeye, vatandaşların güvenliğini tehlikeye atmaya yönelik eylemleri kaynağında kesmek ve kurutmak olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet bu gücü ve iradeyi ilgili muhataplarımız gösterebilmiş olsaydı asla böyle bir ihtiyaç duymayacak, böyle bir hareket tarzına girişmeyecektik ama şartlar bizi buna mecbur bırakmıştır. Türkiye’nin, kimsenin ne terör tehdidiyle ne göç şantajıyla ne de sinsi mezhep ve köken ayrımcılığı tuzağıyla demokrasi ve kalkınma hedeflerinden uzaklaştırılmasına izin veremeyiz. Geçmişte defalarca oynanmış bu oyunları üzerimizde tekrar denemek isteyenlerin uğraşları da buraya aktardıkları onca kaynak da beyhudedir” dedi.

Bazı ülkelerin, “terör örgütü daha çok palazlansın” diye yüz milyonlarca avro aktardığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Binlerce tır araç, gereç, mühimmat, silah terör örgütlerine gönderilmedi mi? Gönderildi ve bunlar bizim NATO’dan ortağımız değil miydi? NATO’dan ortağımızdı? Kusura bakmayın, artık bu delikten bir daha sokulmayacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, sınırları boyunca oluşturmayı planladığı güvenlik bölgelerinin önemli bir kısmını tamamladığını, kalan kısımlarıyla ilgili çalışmaları da en kısa sürede hayata geçirmekte kararlı olduklarını bildirdi.

“ESER VE HİZMET ÜRETMENİN, ÜLKENİN VE MİLLETİN GELECEĞİNİ İNŞA ETMENİN GAYRETİ İÇERİSİNDEYİZ”

Bölgedeki muhataplarla gereken mutabakatları sağlayıp en kısa sürede arada kalan bölgeleri de güvenli hâle getirmeye çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hem bölgede etki sahibi ve güç bulunduran ülkelere hem de NATO’daki müttefiklerimize sesleniyorum: Gelin, Türkiye’nin bu meşru, haklı, insani, ahlaki bu harekâtlarına destek verin. En azından ayağımıza çelme takmaya çalışmayın. Demokrasi, güvenlik, refah, huzur sizin halklarınız kadar bizim milletimizin, bize sığınan mazlumların ve güvenli hâle getirdiğimiz bölgelerde yaşayan mağdurların da hakkıdır. Üstelik biz müttefiklerimizden farklı olarak demokrasi ve güvenlik operasyonlarımızı hiçbir masumun saçının teline zarar vermeden hiçbir sivilin onuruna halel getirmeden yürütüyoruz. Zaten aksi bir durum olsaydı dünyayı başımıza yıkarlardı. Bugüne kadar 500 bin Suriyelinin topraklarına dönüşünü sağladık. İnşası tamamlanan 57 bin, çalışmaları süren 20 bin ve hazırlıklarına başlanan 13 bin briket evle sınırlarımız ötesinde çadırlarda, zor şartlarda hayatını sürdürmeye çalışan ailelere nispeten daha insani şartlara sahip yerler yapıyoruz. Şimdi de uluslararası yardım kuruluşlarının desteğiyle belirlediğimiz 13 ayrı yerleşim bölgesinde eğitimden sağlığa, sanayiden tarıma tüm alt yapısıyla toplamda 1 milyon nüfusu barındıracak şehirler kuruyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra güvenli bölgelerde yapılan çalışmalara ve bunların çocukların dünyasını nasıl değiştirdiğine dikkati çeken bir videoyu izletti.

Videoda, bir Suriyeli sığınmacının, “Daha önce çadırda kalıyorduk, karda kışta, yağmurda perişan oluyorduk ama şimdi briket evlerde çok rahatız. Türk halkına bize yardımcı oldukları için çok teşekkür ederiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çok teşekkür ederiz” sözleri yer aldı. Videonun sonunda “Türkiye insanlığa umut oldu, el birliğiyle AFAD koordinasyonunda, STK’lerin desteğiyle 57 bin 306 briket ev inşa edildi” bilgisi verildi.

Konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah önümüzdeki aylarda güvenli hâle getireceğimiz ilave bölgelerle bu kalıcı konutların sayısını daha da artıracağız ve hedefimiz en az 100 bin konut ve onun üzeri olacak. Gördüğünüz gibi herkes en iyi bildiği işi yapıyor. Onlar fitnenin, fesadın, kavganın, kin ve nefret tohumları atmanın peşinde biz ise eser ve hizmet üretmenin, ülkenin ve milletin geleceğini inşa etmenin gayreti içerisindeyiz. Bu tür mazlum mağdurların başını sokacakları bir yer kendilerine inşa etmenin gayreti içerisindeyiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısının ardından TBMM’yi ziyaret eden Kıbrıs gazileri ve Dağlık Karabağ Savaşı’nda gazi olan askerler ile Şeref Holü’nde hatıra fotoğrafı çektirdi.

Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Başkanı Beyazıt Yumuk ile Azerbaycan Askeri Dernekler Federasyonu Başkanı Emin Hasanlı başkanlığındaki heyet, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Türk bayrağı takdim etti.

Bürokrat

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık iki yıllık aranın ardından şanıyla, ihtişamıyla, medeniyet mirasıyla adının hakkını veren Şanlıurfa’da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu belirtti.

Açılış öncesi TEKNOFEST gençliğiyle beraber farklı bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Şanlıurfalı kardeşlerimle beraberiz. Şanlıurfa, o dillere destan, samimi misafirperverliğini bugün bizden yine esirgemedi. Şanlıurfa bugün bizi yine muhabbetle kucakladı. Ahde vefasını gösterdi. Her zaman olduğu gibi özlemle bizi bağrına bastı. Aşkınıza, sevdanıza, hayır dualarınıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları özlediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bugün gördüm ki Şanlıurfa halkı da bizleri özlemiş. Merhum şair Halide Nusret Hanım, Şanlıurfa’ya olan hasretini anlattığı şu şiirinde aslında bizim de duygularımıza tercüman olmuş. ‘Hayalin parça parça gönlümde çağlar her an. Kale, Aynizeliha, Dergah, Halilürrahman. Her köşende bir başka güzellik, elvan elvan. Her köşen ayrı cennet, can Urfa, vatan Urfa. Sen ey mübarek toprak, erenler yatağısın. Duymayana sözüm yok, duyanlar durağısın. Koç yiğitler, yeleli aslanlar otağısın. Urfa, kahraman Urfa, can Urfa, vatan Urfa.’ Rabb’im Şanlıurfa’yı her zaman aziz eylesin. Aramızdaki dayanışmayı da daim eylesin.”

“URFA’YA EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın istiklaline ve istikbaline el uzatıldığında nasıl ayağa kalkacağını tüm cihana gösterdiğini söyleyerek, “Bu kent, ‘Şanlı’ unvanını, verdiği mücadeleyle bizzat kazanmış bir şehirdir. Biz de tarihimizde ve gönlümüzde müstesna bir yeri olan Urfa’ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.

Şanlıurfalılardan aldıkları destekle, hayır dualarıyla yükledikleri emaneti namus ve şeref bildiklerini ve o emaneti yere düşürmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya olan şükran borçlarını yeni eserler inşa ederek ödemenin gayretinde olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü biz gücümüzü birilerinin sürekli şikâyet mektupları yazdığı Batı’dan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz. Biz bu makamlarda sizlere hizmetkâr olmak için varız. Siz varsanız biz de varız. Sizin desteğiniz ve duanız bizimle olduğu müddetçe biz de bunun hakkını vermeye inşallah, devam edeceğiz. Sizler bizim yanımızda dağ gibi durdukça, inşallah biz de ‘durmak yok hizmete devam’ demeyi sürdüreceğiz. İşte bugün Şanlıurfa’ya gelirken yine elimiz dolu dolu geldik. Sağlıkta, ‘hayalim’ dediğim ve ülkemize kazandırmaktan her zaman onur duyduğum şehir hastaneleri projemizlen Urfa’mızı da tanıştırıyoruz. Şu muhteşem eseri görüyorsunuz. Biz yaptık mı böyle yaparız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanlıurfa’ya layık olduğu eseri bu şekilde inşa ederiz. İşte sağlıkta bir üst lige çıkacak Şanlıurfa Şehir Hastanemizi bugün sizlerin hizmetine veriyoruz. Şehir hastanemiz 500 bin metrekareyi bulan kapalı alanıyla 545’i yoğun bakım olmak üzere 2 bin yatak kapasitesi ile 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi, 3 bin 620 araçlık otoparkı ve diğer müştemilatıyla gerçekten Urfa’mızın şanına yakışır bir eser oldu. Toplam 39 milyar liralık bu muhteşem yatırımın şehrimizin sağlık hizmetleri standardını zirveye çıkaracağına inanıyorum. Tabii böyle bir hastane yapınca ulaşım sorununu da çözmek gerekiyor. Hastanemize kolay ulaşım için inşa ettiğimiz 1,7 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprüyü de hizmete açıyoruz” diye ekledi.

“ŞİMDİYE KADAR ŞANLIURFA’YA SAĞLIKTA 61 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK”

Şehir hastanesinin Şanlıurfa’ya kazandırılmasında emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında alın teri olan mühendis, tekniker ve işçileri de özellikle kutladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesinin, Şanlıurfa’daki en son sağlık yatırımı olduğunu anımsatarak, “Şimdiye kadar Şanlıurfa’ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık. Şehir hastanemiz dâhil 3 bin 970 yataklı 19 hastanenin içinde olduğu 129 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 8,5 milyar liralık yatırımımız devam ediyor. 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi’nin, 100 yataklı Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi’nin, Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı ek binamızın aralarında olduğu 16 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Ayrıca ihale, proje ve arsa aşamasında olan 17 sağlık tesisimiz var. İnşallah onları da tamamlayıp Urfa halkının istifadesine sunacağız” diye konuştu.

Bugün şehir hastanesi ve bağlantı yollarına ilave olarak 2,5 kilometre uzunluğundaki Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Kavşağını da hizmete açacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karaköprü ilçemizdeki TOKİ konutları sebebiyle artan trafiği rahatlatacak olan 1,3 milyar lira değerindeki bu kavşağın da hayırlı olmasını diliyorum. Kavşağın inşasında emeği geçen bakanlığımızı ve yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum” dedi.

Göreve geldiklerinden bu yana Şanlıurfa’ya 1 trilyon 530 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Laf ola beri gele yok, iş yaptık iş” dedi.

“ŞANLIURFA-GAZİANTEP İLE ŞANLIURFA-MARDİN HIZLI TREN HATTININ PROJELERİ TAMAMLANDI”

Sadece ulaştırma alanındaki yatırımların toplamının 91 milyar liranın üstünde olduğunu, bölünmüş yol mesafesini 28 kilometreden 630 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa-Viranşehir yolu gibi birçok projeyi tamamladıklarını ve Şanlıurfalıların hizmetine sunduklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini dile getirerek, “Şanlıurfa-Gaziantep hızlı tren hattı ile Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hattının projeleri tamamlandı. Yatırım programımıza aldık. İnşallah en kısa sürede ihalesine çıkmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı.

Nice eser ve projeyi Şanlıurfalıların emrine verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı sadece sağlık ve ulaştırmada değil tarımda, turizmde, eğitim ve diğer alanlarda da çok farklı bir noktaya taşıdıklarını söyledi.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİMİZDE MESAFE ALDIKÇA ŞEHİRLERİMİZ KALKINIYOR”

Güvenliğin bir dönem ciddi sorun olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, onu da çözdük. Terörsüz Türkiye sürecimizde mesafe aldıkça şehirlerimiz kalkınıyor, yaylalarımız, ovalarımız, dağlarımız şenleniyor, her telefon çaldığında artık annelerin yürekleri ağızlarına gelmiyor. Allah’a hamdolsun. İki senedir evlerde ağıtlar yükselmiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Şanlıurfa ve etrafında değil, sınırların dışında da gerçekten çok farklı bir rüzgâr esmeye başladığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Komşumuz Suriye’de, elinde 1 milyon insanın kanı olan zalim rejim devrildi, yerine Türkiye’nin çok yakın dostu bir yönetim geldi. Şimdi entegrasyon süreciyle oradaki terör sorunu çözülüyor. Irak’ta aynı şekilde yıllardır güvensizliğin olduğu yerlerde güvenlik ortamı tekrar tesis ediliyor. Türkler, Kürtler, Araplar olarak bundan tam 838 sene önce Kudüs-ü Şerif’i Haçlılardan kurtaran şarkın sevgili sultanı Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda olduğu gibi kenetleniyoruz, omuz omuza veriyoruz. Kardeşlik sancağı altında hepimiz tek saf, tek yürek, tek bilek oluyoruz. İnşallah çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz.”

“BUGÜN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İLK GÜNKÜ KADAR KARARLI VE AZİMLİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Lübnan’a coğrafyamızda huzurun, barışın, ekonomik kalkınmanın egemen olmasını kimse durduramayacak. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Ülkemizi ve bölgemizi layık olduğu o müreffeh yarınlara inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız” diye ekledi.

Bir ay sonra iktidara gelişlerinin 24. yıl dönümünü idrak edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 yıl sonra hep siz bize sahip çıktınız. Biz de sizler için gece gündüz demeden koşturduk. İşte burada olduğu gibi sizlerin karşısına hep eserlerimizle, icraatlarımızla çıktık. Bakın, her zaman yaptıklarımızla, yapacaklarımızla konuşuyoruz” şeklinde konuştu.

“Peki, diğerleri hangi dille, hangi üslupla konuşuyor?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ellerine mikrofonu aldıkları zaman nelerden bahsediyorlar? Türkiye için bugüne kadar ne yaptılar, bu ülkeye ne kazandırdılar? Türkiye’yi yurt dışına şikâyet etmekten başka ne yaptılar? Şehir hastanelerimizi engellemeye çalışmaktan başka ne yaptılar? Ankara’da oturup ürettiğimiz her eserin karşısında durmaktan başka ne yaptılar? Şimdi ben Urfalı vatandaşlarımdan şunu özellikle rica ediyorum. Benim Şanlıurfalı kardeşim elini vicdanına koysun ve cevap versin. Eğer iktidarda 24 yıldır biz değil de bugün bize ahlaksızca saldıranlar olsaydı bütün bu hizmetler yapılır mıydı? Şayet iktidarda biz olmasaydık, Cumhur İttifakı olmasaydı bu eserler inşa edilir miydi? Allah aşkına Şanlıurfa Şehir Hastanesi yapılır mıydı? Urfa’yı Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya bağlayan yollar yapılır mıydı? TEKNOFEST Güneydoğu’da sergilenen ürünler yapılır mıydı? Türkiye’nin en önemli gücü olan savunma sanayi hamleleri yapılır mıydı?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşlerim, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bunların hiçbiri olmazdı, yapılmazdı. Hatta Türkiye, bunların beceriksizliği, bunların vizyonsuzluğu yüzünden eskisinden bile kötü durumda olurdu. Aylardır sizler de takip ediyorsunuz. Nice pislikleri ortaya döküldü, nice yolsuzlukları, hırsızlıkları, arsızlıkları ortaya saçıldı. Milletin emaneti olan belediyeleri nasıl arpalığa çevirdikleri deşifre oldu. Ne yaptılar? Utanmadan her türlü ahlaksızlığı savundular. Şehir şehir, meydan meydan gezip rüşveti, irtikâbı, iltiması savundular. ‘Sütte leke olur ama bizim arkadaşlarımızda leke olmaz’ deyip baklava kutularında rüşvet alan soyguncuları aklamaya çalıştılar.”

“MİLLETİN MALINA EL UZATANLARIN YAPTIKLARI YANLARINA ASLA KÂR KALMAYACAK”

Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz ne yaptık? Kurullarımızı topladık. Hemen yol haritamızı belirledik. Burada birinci önceliğimiz, Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkinci önceliğimiz, her kim haksız kazanç elde etmişse, bunun hesabını adalete versin. Devlet Denetleme Kurulumuzla, Adalet Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve diğer kurumlarımızla her türlü adımı atıyoruz. Fon Koordinasyon Kurulumuz aynı şekilde süreci yönetiyor. Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, adalet ve hakkaniyet zemininde sorunun süratle çözülmesi için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun. Türkiye ekonomisi, bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir. Türk sermaye piyasaları yoluna çok daha güçlenerek devam edecektir. Kendi pisliklerini örtmek adına Türkiye’nin iktisadi güvenliğine sabotaj düzenleyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Milletimiz bize güvensin, bize inansın. İster belediyelerde, ister sermaye piyasalarında olsun, milletin malına el uzatanların yaptıkları yanlarına asla kâr kalmayacak. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Haksızlığa, hukuksuzluğa, tamahkârlığa asla göz yummayacağız. Gereken neyse yapıyoruz, yapacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şehirdeki programı kapsamında AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığı Açılış Töreni’ne katıldı.

GENÇ GAZETECİLER ŞANLIURFA

DAHA FAZLA HABER

Dünya

“Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) Güneydoğu’da bir konuşma yaptı.

Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Perşembe günü Manisa Soma’da meydana gelen göçükte hayatını kaybeden beş madenci kardeşimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Madencilerimizin acılı ailelerine, çalışma arkadaşlarına sabır, yaralı olarak kurtarılan ve tedavileri devam eden iki madencimize acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Göçükle ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının idari soruşturma, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının da adli tahkikat başlattığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aralarında madeni işleten şirketin yetkililerinin de olduğu dokuz kişi gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü bir şekilde devam etmektedir. İhmali veya suçu olan kim varsa hesabını mutlaka verecektir. Biz de bunun takipçisi olacağız” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ EMİN ELLERDEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, akılla emeği, zekâ ile bilgiyi, fikirle projeyi buluşturan bir TEKNOFEST’te gençlerle yine beraber olduklarını söyleyerek, şöyle devam etti: “Türkiye’nin teknolojide ulaştığı seviyeyi, TEKNOFEST kuşağının ürettiği nitelikli eserleri bugün bir kez daha gururla seyrediyoruz. Ürünlerini sergileyen, kurduğu hayalleri TEKNOFEST Güneydoğu’da gerçeğe dönüştüren tüm gençlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. GAP Havalimanı’mızdaki bu muazzam atmosfer, buradaki gençlerimizin azmi, heyecanı, kararlılığı, bizlere çok net bir şekilde gösteriyor. Türkiye’nin geleceği hamdolsun, emin ellerdedir. Ülkemin önü de ufku da bahtı da sonuna kadar açıktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir. Her birinize iftar ediyorum. Böylesine bilgili, ahlaklı, cesur ve öz güvenli bir gençlikle yol yürüttüğü için Cenabıallah’a sonsuz hamdediyorum. Gözlerinizdeki şu ışık hiç sönmesin, kalplerinizdeki şu coşku hiç ama hiç dinmesin Rabb’im sizleri nazarlardan muhafaza eylesin” diye ekledi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Teknoloji Takımı ve bu görkemli şölene katkı sunan tüm paydaşları yürekten kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili gençler, başından sonuna kadar sizlerin imzasını taşıyan, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in coşkusunu bu kez Şanlıurfa’mızda yaşıyoruz​​​​​​​. Rabb’imize hamdolsun” dedi.

“İSTEDİK Kİ GENÇLERİMİZ KÖKLERİNİ UNUTMASIN”

TEKNOFEST için Şanlıurfa’yı neden tercih ettiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Selçuk Bey, ‘Bu programı nerede yapalım’ dediğinde ben de kendisine dedim ki, ‘Buraya Şanlıurfa yakışır’ Gerçekten de Şanlıurfa’da bu programın bu kadar coşkulu, bu kadar katılımı yüksek şekilde oluşması, şu anda ben de uçakta izlediğimde, bu güzelliği gördüm ve iftihar ettim” ifadelerini kullandı.

TEKNOFEST’in Şanlıurfa’ya yakıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Unutmayın, burası her şeyden önce peygamberler şehridir. Burası binlerce yıllık bilim, kültür ve medeniyet birikimine sahiptir. Tarihin sıfır noktası olan Göbeklitepe, bu şehrin sınırları içindedir. Tıpta, matematikte, astronomide, geometride, fizik ve felsefede binlerce âlim en seçkin eserlerini bu şehirde vermiştir. El Battani’den Sinan bin Sabit’e, Harranlı İbni Vasıf’tan Yunus el Harrani’ye onlarca, yüzlerce bilim insanı burada yaptıkları çalışmalarla insanlığa çok kıymetli eserler hediye etmiştir. İşte bu yüzden mazinin birikimini bugünün gençleri ve geleceğin teknolojileriyle buluşturmak için TEKNOFEST’i Şanlıurfa’da düzenledik. Damada dedim ki, Şanlıurfa’ya bu yakışır. Şanlıurfa’yla inşallah şöyle bir semaya doğru huruç ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstedik ki gençlerimiz köklerini unutmasın, ecdadın eserlerinden güç ve ilham alsın. Türkiye’nin istikbalini bu şuurla inşa etsin. İstedik ki dünyanın farklı ülkelerinden TEKNOFEST’e katılan gençler, Türkiye’nin bu değerlerini, bu derinliğini daha yakından görsün, tanısın. Biliyorsunuz bu etkinliğe 2018’de 4 bin 333 takım başvuruyla başlamıştık. Başvuru sayısı her sene daha da yükseldi, maşallah bu yıl TEKNOFEST Güneydoğu’ya ilgi itibarıyla gerçekten çok yoğun. Teknoloji yarışmalarına 81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takım, 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Bugüne kadar ziyaretçi sayımız ne oldu? 1 milyona yaklaştı, elhamdülillah bu ne güzellik, bu ne büyük coşku” diye ekledi.

“HER BİRİNİN ARKASINDA BÜYÜK EMEK OLAN BURADAKİ TEKNOLOJİLERİN TAMAMIYLA KIVANÇ DUYUYORUZ”

Bu sene TEKNOFEST’e yeni kategoriler ilave ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G, yapay zekâ, elektronik harp, birinci şahıs görüşlü dron izleme, ileri otonom sistemler, robotik uygulamalar, savaşan İHA’lar, hava yolu optimizasyonu ve bağımlılıkla mücadele gibi alanlarda 11 yeni yarışma kategorisi eklendiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni deneyim, sergi, uçuş ve etkinlik alanlarının ise organizasyona ayrı bir zenginlik kazandırdığını ifade ederek, “Finale çıkanlar başta olmak üzere bu yarışmalara katılan tüm takımlarımızı, yarışmacılarımızın tamamını gönülden tebrik ediyorum. Rabbim bu başarılarınızı inşallah daim eylesin” dedi.

Gençlerin etkinlikle ilgili ne düşündüğünü bilmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Burada sergilenen yerli ve millî savunma ürünlerini gördünüz değil mi? KIZILELMA’yı, KAAN’ı, GÖKBEY’i, ATAK’ı, HÜRJET’i, ANKA’yı, BAYRAKTAR TB2’yi ve son teknolojiye sahip diğer hava platformlarını beğendiniz değil mi? ZAHA, Pars, Gezgin, Boran, Fırtına, Korkut, Gökberk, Kalkan, Hisar, Ejderha ve diğer kara araçlarımız sizden tam not aldı değil mi? Albatros insansız deniz aracımız, TÜRKSAT 6A uydumuz, HİSTEP roketimiz, yerel tespit sistemimiz, gösteri uçuşlarımız, bunlar sizi heyecanlandırdı, gururlandırdı değil mi? Evet. Bizler de tıpkı sizin gibi düşünüyoruz. Heyecanlıyız, coşkuluyuz. Her birinin arkasında büyük emek olan buradaki teknolojilerin tamamıyla kıvanç duyuyoruz. Savunma sanayimizde kendi mühendislerimizin, yazılımcılarımızın, teknisyenlerimizin hayata geçirdiği bu platformlarla iftihar ediyoruz.”

“TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİNİ SİZLER OMUZLAYACAKSINIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak hayatı boyunca gençlerle yol yürümüş, gençlerin daima arkasında durmuş bir siyasetçi olarak şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim. Burada izlediğiniz, beğendiğiniz, hayran kaldığınız, görünce gururlandığınız tüm bu teknolojileri ileride inşallah, sizler üreteceksiniz. Bu ürünleri tasarlayan, geliştiren, test eden ağabeylerinizle, ablalarınızla ileride inşallah beraber çalışacaksınız. Onların Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil, Nuri Demirağ ve Özdemir Bayraktar gibi bu davaya ömrünü vermiş kahramanlardan devraldığı emaneti sizler yaşatacak, daha ileri noktalara sizler taşıyacaksınız. Türkiye’nin istikbalini sizler omuzlayacaksınız. Şehit ve gazilerimizin yücelttiği mücadele sancağını sizler başarıyla dalgalandıracaksınız. Şunu hiçbir zaman unutmayın, bu millet asırlardır sizi bekliyor, bu ümmet yüzyıllardır sizden işaret bekliyor. Mazlum ve mağdurlar çağlardır sizi dört gözle bekliyor” diye konuştu.

Bir hususu unutmamalarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizi durdurmak, sizi yavaşlatmak, sizin ümitlerinizi kırmak isteyenler de var. Asırlardır tetikte bekliyor, yüzyıllardır pusuda bekliyor. Bekledikleri fırsatı onlara vermeyeceksiniz. Sizi yolunuzdan döndürmek isteyenlere aman vermeyeceksiniz. İlkelerinizden, değerlerinizden, kimliğinizden, unutmayın, Kızılelma mefkûrenizden en küçük bir taviz vermeyeceksiniz” dedi.

Merhum Erdem Bayazıt’ın şiirinden, “Zaman akar, yer direnir, gökyüzü kanat gerer, siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde, karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz, soluğunuz umutsuz ceylanların gözü yaşına sünger, şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü, çatlayacak yalanın çelik kabuğu, sizin bahçenizde büyüyecek aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu” mısralarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sizler yani müjdenin kurşun yükünü taşıyanlar, savaş suçlularını, insanlık düşmanlarını, soykırımcıları sizler durduracaksınız. Geliştirdiğiniz ürünlerle, hayata geçirdiğiniz projelerle, şahsiyetinizle, cesaretinizle, bilginizle, şefkat ve merhametinizle Filistin’den Lübnan’a, Yemen’den Libya’ya gönül coğrafyamızda kanayan yaraları sizler saracaksınız. Yalanın çelik kabuğunu, doğrunun, vicdanın, hakkın ve hakikatin ışığıyla sizler kıracaksınız.”

“SAVUNMA SANAYİNDEKİ BAŞARILARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”

Gençlere inanıp güvendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak savunma sanayindeki başarılarımızı sürdürüyoruz. Bu alanda tam bir devrime imza atıyoruz. 4 bin 500’den fazla firmamız, 100 binin üzerinde insanımız, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda başarı çıtasını her gün daha yükseğe taşıyor. Havada, karada, denizde ve uzayda devreye aldığımız projeler, geliştirdiğimiz ürünlerle destan yazmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Yerli ve millî imkânlarla üretilen savunma ürün, yazılım, platform ve ekipmanları ordunun ve güvenlik birimlerinin envanterine dâhil ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Etkinlik ve caydırıcılığımızı artırırken, talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin de savunma ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kader birliği yaptığımız dostlarımız ne kadar güçlü olursa Türkiye’nin de o derece kuvvetli ve kudretli olacağına inanıyoruz. Bakın biz, yokluğun, başkalarına muhtaç olmanın acısını bilen bir milletiz. Bir dönem, savunma sanayinde yüzde 80 dışa bağımlı olan bir ülkeydik. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Sadece bu yılın ağustos ayında 511,4 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik. Ocak-Ağustos dönemi ihracatımızı, geçtiğimiz senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 oranında artırdık ve 6,3 milyar dolara ulaştık. Bu rakam, biz göreve geldiğimizde yıllık sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, ürünlerini burada gördüğünüz firmalarımızın gayretleri, bizlerin de destekleriyle işte bugünlere geldi. Çalıştık, çabaladık, zorluklar karşısında pes etmedik ve bunları başardık. İnşallah daha iyi yerlere geleceğiz. İnşallah bu başarıları, yeni rekorlarla, rekabet gücü ve katma değeri yüksek yeni platformlarla daha da güçlendireceğiz.”

TEKNOFEST Güneydoğu’nun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül sahipleri ve finalistler başta olmak üzere tüm takımları ve yarışmacıları tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm misafirlere ve katılımcılara şükranlarını sundu, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.

GENÇ GAZETECİLER ŞANLIURFA

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.

“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”

Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.

Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.

Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.

Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.

“TERÖRÜN TÜRKİYE’NİN ENERJİSİNİ HEBA ETTİĞİ, TÜRKİYE’NİN KAYNAKLARINI TÜKETTİĞİ AÇIKTIR”

Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.

Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.

Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.

Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.

“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”

Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.

Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.

Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.

TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.

Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.

“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”

“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”

Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.

Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.

“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”

“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.

Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.

25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.

“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”

“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.

“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”

Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”

“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.

Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.

“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.

Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.

Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

DAHA FAZLA HABER
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

HABER BURADA

Bürokrat4 gün önce

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın...

Dünya4 gün önce

“Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz...

Bürokrat7 gün önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları,...

Bürokrat7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı. TBMM’ye gelişinde, TBMM...

Bürokrat1 hafta önce

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel...

ADALET1 hafta önce

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk...

Bürokrat2 hafta önce

“HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSMAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz,...

Bürokrat2 hafta önce

“Amerika ile enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Amerika ile nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık...

Bürokrat2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nin...

Bürokrat3 hafta önce

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını, 81 ilimizi,...

GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA
Mayıs 2022
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

GENÇ BÜROKRAT

seers cmp badge