Cumhurbaşkanı Erdoğan, Artvin Yusufeli Barajı ve HES, Yeni Bağlantı Yolları ve Tünelleri, Yeni Yerleşim Bölgesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan 11 yıl önce 2023 hedefleri sözüyle milletimizin huzuruna çıkarken birileri dudak bükmüş, kendi akıllarınca dalgalarını geçmişlerdi. Aradan geçen yıllarda, her ne kadar birileri sürekli enerjimizi ve vaktimizi heba etmek için çabalasa da Türkiye, bölgesel liderliği aşıp küresel düzeyde söz sahibi olma konumuna gelmiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Artvin Yusufeli Barajı ve HES, Yeni Bağlantı Yolları ve Tünelleri, Yeni Yerleşim Bölgesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Barajın, yolların, tünellerin ve yerleşim yerinin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yusufelili kardeşlerimiz, bu eserin ülkemize kazandırılması için doğdukları, büyüdükleri evlerini, iş yerlerini, geçmişlerini geride bıraktılar. Her ne kadar kendilerine daha modern evler, iş yerleri, yepyeni bir ilçe inşa etmiş olsak da bunların hiçbirinin, Yusufelili kardeşlerimizin yaptıkları fedakârlığın karşılığı olmayacağını biliyoruz” ifadelerini kullandı.
“YENİ YUSUFELİ, ESKİSİNİN İKİ KATI BÜYÜKLÜKTE BİR ALANA SAHİP”
Her bir Yusufeliliye, Türkiye’nin ve Türk milletinin geleceği için sergiledikleri takdire şayan fedakârlık için şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yeni Yusufeli, 2 bin 698 konut, 507 köy evi, 296 iş yeri, 37 dükkânlı bir sanayi sitesi, 25 yataklı hastane, ana sınıfından lisesine kadar 9 okul, yurt, spor salonu, 7 köy, ayrıca tüm kamu ve hizmet binaları ile sıfırdan kuruldu. Her türlü altyapısı ve üstyapısıyla oldukça ferah bir şekilde tasarlanan yeni Yusufeli, eskisinden iki katı büyüklükte bir alana sahiptir. İlçenin ulaşım ihtiyacı için bünyesindeki 39 tüneli ve 21 köprüsüyle 110 kilometre yeni yol yapılmıştır. Bundan 20 yıl önce Türkiye’nin toplam tünel uzunluğu 50 kilometre iken biz sadece Yusufeli’nde köy yollarındakilerle birlikte 62 kilometre tünel inşa ettik.”
“TRAFİK GÜVENLİĞİNİ ARTIRACAK”
Yusufeli için yaptıkları yollarla, Kafkaslar ve Karadeniz Bölgesi’nin kuzey-güney aksındaki trafiğin güvenliğini ve konforunu da artırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, dikilen 20 bin ağacı, 75 binin üzerinde fidanı ve serilen 40 bin metrekareyi geçen çimleriyle yemyeşil bir Yusufeli’nin ortaya çıktığını söyledi.
Baraj gölü içinde kalan 800 bin metreküp verimli toprağın da yeni yerleşim yerine taşınarak, ilçenin hiçbir imkânının heba edilmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette böylesine devasa bir projede bazı eksikler olabilir. Bunların da süratle giderileceğinden şüpheniz bulunmasın” dedi.
“Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali, 100 katlı bir gökdelene denk olan 275 metre yüksekliğiyle ülkemizde ilk, dünyada da kendi sınıfında 5. sırada yer almaktadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kurulu gücü 558 megavat olan bu barajda üretilecek yıllık 1 milyar 900 milyon kilovatsaat enerji, ekonomimize senelik 5 milyar liralık katma değer temin edecektir. Allah göstermesin bir enerji sıkıntısı olsa, sadece burası 1,5 yıl enerjiyi temin eder. Bu baraj aynı zamanda Çoruh Nehri’nin devamındaki Artvin, Deriner, Borçka ve Muratlı barajlarının en yüksek verimle çalışmasını sağlayacaktır. Su depolama kapasitesi 2,3 milyar metreküp olan Yusufeli Barajı’nın enerji üretim kapasitesi 2,5 milyon konutun veya 750 bin Togg otomobilinin enerji ihtiyacını tek başına karşılayacak düzeydedir. Türkiye’nin en çetin coğrafyasında barajı, santrali, yeni yerleşimi ve yollarıyla birlikte 34 milyar liralık bir maliyetle, dikkat edin, buraya ne yatırdık biliyor musunuz? 34 milyar lira. Böyle bir yatırımla, Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir eseri millî bütçeden karşılayarak Artvin’imize, Yusufeli’mize kazandırdık.”
“BU ESERİN GURURU MİLLETİMİZE AİT”
Her aşaması kayda alınarak belgesel hâline dönüştürülen barajın hikâyesinin bu akşam TRT ekranlarında yayımlanacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, projesinden inşasına kadar, tamamı yerli ve millî tasarımla, projelendirmeyle, üretimle ortaya çıkan bu eserin gururunun milletin tamamına ait olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylesine devasa bir eserin Türkiye’ye kazandırılmasında emeği geçen bakanları ve bakanlıkları, kurumları, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine tüm çalışanları tebrik etti.
Konuşmasında, Türkiye’nin son 20 yılında ülkeye kazandırdıkları eser ve hizmetlerle, asırlık eksiklerini gidermekle kalmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi daha büyük hedeflere yöneldiğimiz bir geleceğe de hazırladık. Hemen her konuşmamda, 2002 Türkiye’si ile bugünkü Türkiye’nin mukayesesini rakamlarla, örneklerle yapmaya özel önem veriyorum. Eğitimden sağlığa, adaletten güvenliğe, ulaşımdan enerjiye, tarımdan spora, şehircilikten sosyal desteklere kadar uzanan tüm bu mukayeseli anlatım belki bazılarına sıkıcı geliyor olabilir.”
Az önce bir örneğini ifade ettiğini, bu ülkenin ilk 80 yılında sahip olabildiği tünel uzunluğunun 50 kilometre olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Yusufeli’nin yeni yerleşimi için yaptıkları tünellerin uzunluğunun 62 kilometreyi bulduğunu vurguladı.
“ÖNÜMÜZDEKİ SENE TÜNEL UZUNLUĞUMUZ 720 KİLOMETREYE ULAŞMIŞ OLACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Fark bu kadar açık, ortada. İnşallah önümüzdeki sene tünel uzunluğumuz ne olacak biliyor musunuz, 720 kilometreye ulaşmış olacak. Hangi alana bakarsanız bakın, benzer düzeylerde artışlar görürsünüz. Peki, bunca yatırımı, bunca emeği, bunca çabayı niye gösterdik? Biz sizi seviyoruz. Biz bu milleti seviyoruz. Bizim bu millete bir aşkımız var. Biz bu vatan için, bu millet için varız. Türkiye için Türkiye sevdalısı olarak, Türk milletinin sevdalısı olarak bu yolda yürüdük, yürüyoruz. Üstelik sadece altyapıyla kalmadık. Demokrasimizi, hak ve özgürlüklerimizi geliştirmek için de destansı bir mücadele yürüttük. Hâlbuki biz de daha önceki 80 yılda hep yapılageldiği gibi günlerimizi, aylarımızı, yıllarımızı sadece siyasi polemiklerle, çekişmelerle, lafla geçirip hiç riske girmeden hayatımızı sürdürebilirdik. Tam tersine ülkemizin demokrasi ve kalkınma atılımlarını gerçekleştirirken önümüze hangi engellerin çıkarıldığını, hangi tuzakların kurulduğunu en iyi sizler biliyorsunuz.”
“TÜRKİYE, KÜRESEL DALGALANMALAR KARŞISINDA DAHİ GÜÇLÜ DURUŞ SERGİLEYEBİLECEK BİR ALTYAPIYA SAHİPTİR”
Yaklaşık 11 yıl önce “2023 Hedefleri” sözüyle milletin huzuruna çıkarken birilerinin dudak büktüğünü, kendi akıllarınca dalgalarını geçtiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aradan geçen yıllarda her ne kadar birileri sürekli enerjimizi ve vaktimizi heba etmek için çabalasa da Türkiye, bölgesel liderliği aşıp küresel düzeyde söz sahibi olma konumuna gelmişti” dedi.
Çeyrek asır önce hayal dahi etmekte zorlanılan demokrasi ve kalkınma standartlarının bugün, günlük hayatın tabii birer parçası olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın gündeminde sadece krizden ve bunların getirdiği ekonomik, sosyal, siyasi sorunlar vardır. Buna karşılık biz ülkemizde yatırımları, üretimi, istihdamı, turizmi, ihracatı bunlardaki olumlu yükselişleri konuşuyoruz. Çünkü Türkiye artık bırakınız kendi büyük bünyesinde ortaya çıkanları, küresel dalgalanmalar karşısında dahi güçlü duruş sergileyebilecek bir altyapıya sahiptir” ifadelerini kullandı.
“ARTIK DÜNYADA İTİBAR SAHİBİ BİR TÜRKİYE VAR”
Ziyaret ettikleri ülkelerde kendilerine Türkiye’nin bu başarıyı nasıl yakaladığının sorulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Her ne kadar muhataplarımıza, diplomatik cevaplar veriyor olsak da bu başarıyı milletimizle bir olmamıza, iri olmamıza, diri olmamıza, kardeş olmamıza, hep birlikte Türkiye olmamıza borçlu olduğumuzu biliyoruz. Bir süredir doğrudan birliğimizi ve beraberliğimizi daha çok hedef almalarının sebebi de budur. Şimdi soruyorum. Bir miyiz? İri miyiz? Diri miyiz? Kardeş miyiz? Hep beraber Türkiye miyiz? Mesele bu, işte bunu hazmedemiyorlar. Aslında son 20 yıldır bunu defalarca vesayetle, terörle, darbeyle, ekonomik tetikçilikle, sosyal ve siyasi mühendislik çabalarıyla denediler. Hamdolsun her seferinde başarısız oldular. Bu defa da başaramayacaklar. Çünkü artık tarihiyle ve toplumuyla barışık, siyasi ve ekonomik gücünün farkında, bölgesinde sözü dinlenen, dünyada itibar sahibi bir Türkiye var. Şimdi ülkemizi bir adım daha öteye taşıyarak, hep beraber hep birlikte yeni bir dönemin kapılarını aralamanın eşiğindeyiz. Buna hazır mıyız? Allah’ın izniyle bu süreci de kazasız, belasız, geride bıraktığımızda artık evlatlarımıza huzur-u kalple miras bırakacağımız Türkiye Yüzyılı’nın yolunu tümüyle açmış olacağız.”
“IRAK’IN VE SURİYE’NİN KUZEYİNDEKİ TERÖR ÖRGÜTÜ HEDEFLERİNİ YERLE YEKSAN ETTİK”
“Togg’u teknoloji ve markalaşma alanında, Yusufeli Barajı’nı da altyapı konusunda Türkiye Yüzyılı’na girişin sembol projeleri olarak değerlendiriyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu kutlu mücadeleyi verirken, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını engelleme çabaları da her gün yeni tezahürleriyle kesintisiz sürüyor” dedi.
Yaşanan coğrafyanın asırlardır “terör eylemi” kılıfı altında sergilenen ihanetlere maruz kaldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Balkanlar’dan Kafkaslar’a kadar uzan geniş bir coğrafyada örnekleri görülen bu ihanetlerin bedellerini belki biz de ödedik. Şurası bir gerçek ki asırlardır bu ülkeye, bu millete ihanet edip de sonrasında iflah olan hiç kimse yoktur. Hâlâ kapanmamış hesaplar belki olabilir ama onların görüleceği günler de mutlaka gelecektir. Önceki hafta İstanbul’da yaşanan bombalı saldırıyı da mertçe karşımıza çıkmaya yüreği yetmeyenlerin alçakça giriştikleri bir eylem olarak görüyorum. Aralarında çocukların da bulunduğu 6 masumun hayatına mal olan bu alçak saldırıya cevabımızı, Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyindeki terör örgütü hedeflerini yerle yeksan ederek verdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kendilerini en güvenli hissettiği yerlerde başına yağan bombaları hazmedemeyen terör örgütü, bu defa da sınır bölgelerimizdeki sivil yapıları ve insanları hedef almıştır. Bu vesileyle Karkamış’ta hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. 4 yaşında çocuk, 4 yaşında şehidimiz, 22 yaşında öğretmenimiz rahmetli oldular. İnşallah bu kardeşlerimizin dökülen tek damla kanı dahi boşa gitmeyecektir. Ülkemiz sınırlarına ve vatandaşlarına yönelik saldırıların kaynakları bellidir. Bu bölgedeki teröristlerin her birinin kimliğini, yerini, sicilini biliyoruz. Aynı şekilde bu teröristleri kimlerin himaye ettiğini, silahlandırdığını, cesaretlendirdiğini de çok iyi biliyoruz. Sabrımız, çaresizliğimizden veya kifayetsizliğimizden değildir. Sabrımız bir hukuk devleti olarak diplomasiye, yaptığımız anlaşmalara, ülke olarak bize verilen sözlere sonuna kadar riayet etme hassasiyetimizdendir.”
Türkiye’nin, Suriye sınırının güvenliğe kavuşturulması hususunda verdiği her söze, yaptığı her anlaşmaya riayet ederek üzerine düşenleri ziyadesiyle yerine getirdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi harf oyunlarıyla terör örgütünün ismini değiştirerek, teröristlerin yanında kendi askerlerine görüntü verdirerek oyalayacaklarını sananlar için yolun sonu gelmiştir. Artık bu saatten sonra bizim için tek bir ölçü, sınır vardır. O da kendi ülkemizin, vatandaşlarımızın güvenliğidir. Bu güvenlik nereden başlayacaksa oraya kadar gitmek en meşru hakkımızdır. En başta, kendi güvenlikleri için binlerce kilometre öteden gelip fütursuzca güç kullananların bu hakkımızı anlayışla karşılamaları gerekiyor. Irak ve Suriye sınırlarımızın bir kısmında bu güvenlik çizgisini olması gereken yere zaten çektik. Hâlen sınırlarımıza ve vatandaşlarımıza saldırıların devam ettiği yerlerde de bu çizgiyi olması gereken yere kadar çekmemize kimse mani de olamaz, karşı da çıkamaz. Birkaç gündür uçağımızla, topumuzla, SİHA’mızla teröristlerin tepesindeyiz. İnşallah en kısa sürede tankımızla, askerimizle, bizimle birlikte yol yürüyen ve yürüyecek olan dostlarımızla birlikte hepsinin de kökünü kazıyacağız, bunu da böyle bilin” diye ekledi.
“YUSUFELİ İLE TÜRKİYE’YE AYRI BİR GÜÇ KATACAĞIZ”
Açılışı yapılan Artvin Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin, Yusufeli ilçesi yeni yerleşim yerlerinin, bağlantı yolları ve tünellerinin hayırlı olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeye bu eserin kazandırılmasında emeği geçen herkese şükranlarını sundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorsunuz su medeniyettir. Burada sadece su olmayacak, aynı zamanda enerji olacak ve güçlenerek Yusufeli ile Türkiye’ye ayrı bir güç katacağız” dedi.
Âlimin ölümünün, âlemin ölümü gibi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok sevdiğim, saydığım, Siyer-i Nebi’de, hadiste hocamız, üstadımız, Profesör Doktor Raşit Küçük’ü hakka uğurluyoruz bugün ve kendisine Allah’tan rahmet diliyorum, ailesine, tüm öğrencilerine başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış noktalarında bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ve Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci ile canlı bağlantı gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra butona basarak su tutmaya başlayan Yusufeli Barajı’nın kapaklarını kapattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan açılış töreninin ardından, Artvin’in Yusufeli ilçesinde belediye binası açılışına katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ideathon Yarışması’na ilişkin programda yaptığı konuşmada, “Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma, Allah muhafaza, tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen Ideathon Yarışması’na ilişkin programa katıldı.
“Fikir Maratonu Programı” kapsamındaki buluşmada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “bağımlılığa karşı aileyi güçlendiren politikalar” temasıyla düzenlenen Fikir Maratonu’na 81 ilden 264 takım ve bin 302 yarışmacının katıldığını belirtti.
Yarışmaya katılanların, yeni fikir ve önerilerini inşa ettiklerini, diğer yandan da pek çok alanda son derece nitelikli eğitimler aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, aylar süren yoğun bir hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından 15 takımın finale kalma başarısı gösterdiğini söyledi.
Yarışmaya katılanların yüzde 22’sinin 18-30 yaş aralığında, yüzde 16’sının ise 50 yaş ve üzerinde olmasının dikkati çekici olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tablo, kadın kollarımızda farklı yaş gruplarına mensup dava arkadaşlarımızın aynı masa etrafında verimli bir fikir jimnastiğine imza atabildiklerini gösteriyor” diye konuştu.
AK Parti’yi yaklaşık çeyrek asırdır milletin kalbinde, Türkiye’nin kaptan köşkünde tutanın akıl, ahlak, ufuk ve tecrübeyi birleştirme kabiliyeti olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir. Hiçbir zaman da olmamıştır. Kadın kollarından gençlik kollarına, AK Parti teşkilatlarının en önemli vasfı, süreçlere yön veren, gidişata etki eden, yeni çalışmaların tohumlarını eken, etkin bir aktör hüviyetine sahip olmasıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle Fikir Maratonu boyunca ortaya koyulan proje, teklif, tenkit ve tespitlerin politika belirleme sürecinde AK Parti’ye ve millete çok önemli katkılar sağlayacağından en ufak bir şüphe duymadığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda dünya genelinde belli odaklar tarafından “aile” kurumunun hedef tahtasına konulduğuna işaret ederek, ailenin, toplumun hareket ve mukavemet merkezi olduğunu söyledi.
Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılmanın tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getireceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” diye konuştu.
“SON YILLARDA ARTAN TEHDİTLER KARŞISINDA AİLENİN KORUNMASI VE GÜÇLENDİRİLMESİNE YÖNELİK ÇALIŞMALARA HIZ VERDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samiha Ayverdi’nin aileye yönelik “Toplumun en küçük fakat en sağlam hücresi” sözlerini çok kıymetli bulduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Merhum Ayverdi bakınız nasıl tarif ediyor? ‘Aile cemiyete sağlam fertler veren, içine sızmak isteyen bakterileri yaşatmayan ve üretmeyen, yerleşmiş nizamlara ve temel kıymetlere yaylım ateşi açarak tahribat yapmak isteyenlere fırsat vermeyen, arınmış, inanmış ve kendini sağlama almış bir bünyedir.’ Evet, ailenin toplumdaki yeri budur, misyonu budur, oynadığı rol işte budur. Bu anlayışla, hükûmet olarak son yıllarda artan tehditler karşısında ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024’te Nüfus Politikaları Kurulu’nun kurulduğunu, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilerek, teşvik ve destek paketlerinin devreye alındığını anımsattı.
Önce deprem bölgesinde, ardından 81 ilde hayata geçirilen Aile ve Gençlik Fonu ile yuva kurmak isteyen gençlerin yanında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek doğum yardımlarımızla gerek ulaşımdan haberleşmeye pek çok alandaki indirim ve hizmetlerimizle ailelerimize ve genç çiftlerimize çok önemli destekler sunduk. Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirlediğimiz 2026-2035 döneminde de eğitimden sosyal politikaya tüm bu çalışmaları inşallah çok daha etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“GÜNÜMÜZDE FARKLI TÜRLERİYLE BAĞIMLILIK AİLEYE YÖNELİK TEHDİTLERİN EN BAŞINDA YER ALIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Günümüzde farklı türleriyle bağımlılık aileye yönelik tehditlerin en başında yer alıyor. Yuvaları dağılan, ocakları söndüren, hanelerdeki huzur ve bereketi bitiren bağımlılık illetiyle mücadeleye bunun için büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Bağımlılıkla mücadele için çaba gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanal bahis ve kumardan sosyal medyaya, tütün ürünlerinden alkol ve uyuşturucuya, çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere ailelerimizi bağımlılık illetinden uzak tutmak için yoğun gayret sarf ediyoruz. Özellikle son dönemde yapay zekâ ve yeni dijital teknolojilerin de devreye girmesiyle bağımlılık türlerinde büyük bir artış yaşanıyor. Ekran bağımlılığı ve sonsuz kaydırma gibi yeni bağımlılıklar bilhassa küçük yaştaki yavrularımız üzerinde yıkıcı etkiler oluşturuyor. Algoritma tuzağı olarak adlandırılan bu yeni sarmaldan çocuklarımızı ve gençlerimizi kurtarmamız büyük önem arz ediyor. Aynı şekilde siber zorbalık, mahremiyet ihlali, şiddet ve istismar gibi kötülüklerin yoğun şekilde yer aldığı dijital oyun ve içeriklerin olumsuz etkilerinden de evlatlarımızı korumak mecburiyetindeyiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şu anda dünya genelinde 1,25 milyar yetişkinin tütün ürünü kullandığını, dünyada her yıl 8 milyondan fazla kişinin tütün kullanımına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybettiğini aktardı.
Saha çalışmalarının, elektronik sigaraların da etkisiyle son yıllarda Türkiye’de sigaraya başlama yaşının düştüğünü gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çocuklar okul harçlıklarını buraya yatırıyor. Anneler, babalar çocuklarının rızkını üzülerek söylüyorum, sigara denilen illete harcıyor. Sonuçta vatandaşlarımız sağlığından, ülkemiz ise milyarlarca lirayı bulan devasa bir ekonomik kaynaktan oluyor” dedi.
“BAĞIMLILIK HEM MİLLETİMİZİN RUH VE BEDEN SAĞLIĞINA KASTETMEKTE HEM DE EKONOMİMİZ İÇİN GİDEREK BÜYÜYEN BİR KARA DELİĞE DÖNÜŞMEKTEDİR”
Bir diğer sorunun ise kumar bağımlılığı olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Dünyada 350 milyonun üzerinde kişinin kumar problemi olduğu tahmin edilmektedir. Akıllı telefonların yaygınlaşmasına paralel olarak özellikle sanal kumar bağımlılarının sayısı artmaktadır. Açıkçası sanal bahis, şans oyunu ve kumar bağımlılığı bizde de ciddi bir sorun hâline gelmeye başlamıştı. Bunun üzerine kasım ayında bir genelge yayınladık. Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’nı uygulamaya geçirdik. İlk 6 aylık veriler, aldığımız idari, mali ve hukuki tedbirler sayesinde sorunun kontrol altına alınmaya başlandığına işaret ediyor. Bunu, doğru yolda olduğumuzun bir delili olarak görüyor, yasa dışı bahis, şans oyunu ve kumarın üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeşilay tarafından geçen sene hazırlanan bir rapora göre sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolar olduğunu belirterek, “Yani bağımlılık hem milletimizin ruh ve beden sağlığına kastetmekte hem de ekonomimiz için giderek büyüyen bir kara deliğe dönüşmektedir” dedi.
“BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE KAMUOYU SAHİPLENMESİ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA, BAŞARI ORANLARIMIZ DA O DERECE ARTACAKTIR”
Devlet olarak bağımlılıkla mücadelede gerekli her türlü önlemi aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aile Bakanlığımız kurumlarımız ve parti teşkilatlarımız belediyelerimizle iş birliği içinde çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Yeşilay gibi ülkemizin yüz akı olan sivil toplum kuruluşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında bağımlılığa karşı seferberlik ruhuyla çalışıyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın kollarının, bağımlılık eğitimleri kapsamında 81 ilde sadece 1,5 ayda 52 bin kadına ulaşmasını, eğitimler sonrasında sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 artmasını bu bakımdan çok anlamlı bulduğunu söyledi.
Bağımlılıkla mücadele sadece devlet eliyle yürütüldüğü takdirde arzu edilen neticelerin görülemeyeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mücadelenin tek yönlü, tek boyutlu olmadığının hepimiz farkındayız. Bağımlılıkla mücadelede kamuoyu sahiplenmesi ne kadar güçlü olursa, başarı oranlarımız da inşallah o derece artacaktır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fikir Maratonu toplantısının AK Parti, Türkiye ve Türk milleti için hayırlara vesile olmasını diledi, ödül alan takımları tebrik etti.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 6 Nisan 2026 Pazartesi günü, “GÖKBEY Hava Ambulansı Havalanma Lansmanı, Üretimi ve Uçuş Test Faaliyetini Yerinde İnceleme Programı”na katıldı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu konuşmasında, 2026 yılının sonuna kadar 3 adet GÖKBEY ambulans helikopterin Sağlık Bakanlığına teslim edileceğini söyleyerek “Mühendisiyle, teknisyeniyle, bilişimiyle, kokpitiyle, dizaynıyla tamamen yerli, insanlarımıza şifa olacak ambulans helikopterimizin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
Bakan Memişoğlu, “Şu an hissettiğim gururu ve heyecanı tarif etmek kelimelerle imkânsız. Bugün burada sadece bir helikopterin uçuş testini değil, Türkiye Yüzyılı’nın gökyüzündeki şifa imzasına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Biraz sonra izleyeceğiniz havalanış aslında yerli ve millî mühendisliğimizin, insanımızın emeğinin ve ‘en iyisini biz yaparız’ iddiamızın yükselişidir.” şeklinde konuştu.
Acil durumlarda her saniyenin altın değerinde olduğunu ve GÖKBEY ambulans helikopterin en zorlu coğrafya şartlarında, en sert iklimlerde vatandaşlara uzanan devletin şefkat eli olacağını ifade eden Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetinin başladığı 2009 yılından bugüne kadar 70 binden fazla vatandaşımızın sağlık hizmetlerine ulaşmasını sağladık. Hâlihazırda 2 uçak, 15 helikopterden oluşan hava ambulans filomuzla yurdumuzun en uzak noktalarına kadar erişebiliyoruz.” bilgilerini paylaştı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetine başladığımızda bir hayal kurmuştuk. Bugün o hayali kendi evlatlarımızın alın teriyle gerçekleştiriyoruz.” diyerek Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha büyük başarılara imza atmayı hedeflediklerini söyledi. Bakan Memişoğlu, “Önemli olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi bir olmamız, beraber olmamız, hep birlikte büyük Türkiye olmamız.” ifadelerini kullandı.
GÖKBEY ambulans helikopter hakkında bilgi aktaran Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Dünyanın pek çok yerinde yüksek teknoloji maalesef yıkmak, yok etmek için havalanırken Türkiye’nin teknolojisi Türkiye Cumhurbaşkanımızın liderliğinde can kurtarmak, nefes almak için havalanıyor. Pandemi döneminde 45 günde solunum cihazı üreten o adanmışlık, bugün GÖKBEY ile sağlık filomuzu taçlandırıyor.” dedi.
Ankara’da Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) Merkez Yerleşkesi’nde düzenlenen program, protokol konuşmalarının ardından yapılan GÖKBEY ambulans helikopterin uçuş gösterisiyle tamamlandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Polis Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Günü münasebetiyle İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve beraberindeki heyeti Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı, artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz. Son 23 yılda geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla güçlü insan kaynağımız ve kurumsal kapasitemizle bu alanda norm koyan ülkelerde biri hâline geldik. Hamdolsun bugün Türkiye kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Lalahan’da gerçekleştirilen ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle bugün öğle saatlerinde İstanbul Beşiktaş’ta meydana gelen ve kahraman güvenlik güçlerimizin başarılı müdahalesiyle boşa çıkartılan, kalleş saldırıyı lanetlediğimizin bilinmesini istiyorum” ifadesini kullandı.
Menfur terör eyleminde biri ölü, ikisi yaralı olmak 3 teröristin etkisiz hâle getirildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müdahale sırasında iki kahraman polisimiz hafif yaralanmıştır. Saldırıyla ilgili hem İstanbul Başsavcılığımız hem de emniyet ve istihbarat birimlerimiz gerekli tahkikatlarını süratle başlatmıştır. Yaralı polislerimize Cenabı Allah’tan acil şifalar diliyor, İstanbul Emniyetine ve İstanbul halkına geçmiş olsun diyorum. Terörün her türlüsüyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, bugünkü gibi alçak ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye’nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceğiz” açıklamasını yaptı.
Karada, denizde, havada destan yazan Türk Silahlı Kuvvetlerinin geliştirdiği proje, ürün, sistemlerle başarılarına her gün bir yenisini ekleyen ROKETSAN ailesi ve savunma sanayisinde faaliyet gösteren 4 bin 500’ü aşkın firmanın her bir mensubuna da selamlarını gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evvel emirde şu hakikati tüm kalbimle ifade etmek arzusundayım; biz şehitleriyle yaşayan ve şehitlerinin de yaşadığına inanan bir milletiz. Tam bin yıldır, Ezan-ı Muhammediler semalarda inlesin. Ocaklar, haneler, ümitler sönmesin. Bayrağımız göklerde şanla, şerefle, gururla dalgalansın diye, vatanımız baki, devletimiz ebedi, milletimiz özgür olsun diye canlarını feda eden tüm şehitlerimizi kemal-i hürmetle yâd ediyorum” diye konuştu.
Ülke ve milletin istikbali için kahramanca mücadele eden tüm gazilere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Savunma sanayisinde canını dişine takarak çalışan, yalnızca elini değil gerektiğinde gövdesini de taşın altına koyarak sektörü bugünlere taşıyan tüm mühendislerimize, yazılımcılarımıza, teknisyenlerimize, işçi, yönetici ve akademisyenlerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Bütüncül yönetim kapasitesiyle bu çalışmaların uyum içinde yürümesini sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığımızı da tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Cenabı Allah sizlerden razı olsun. Türkiye’nin güçlü, müessir, muteber ve aydınlık yarınları için ortaya koyduğunuz şu emek, harcadığınız şu çaba, inşallah hepimiz için hayırlara vesile olsun diyorum. Bugün savunmada tam bağımsız Türkiye yolunda çok önemli bir eşiği daha geride bırakıyoruz. Birazdan inşallah Kırıkkale Yakıt Üretim Tesislerimizin, Lalahan Harp Başlığı Tesisimizin, İleri Teknolojiler Ar-Ge ve Mühendislik Merkezimizin açılışını yapacağız. Ayrıca TAYFUN, SİPER, ATMACA, HİSAR-A, HİSAR-O ve SUNGUR sistemlerimiz ile ÇAKIR, SOM, SİHA’larımızın keskin pençesi MAM-T ve MAM-L gibi bir pek çok silah grubunu kahraman ordumuza teslim edeceğiz. Lalahan Füze Entegrasyon Tesislerimizin de temellerini atacağız. Savunma sanayimizi daha güçlü bir kalkınma ekseni hâline getirecek ve nitelikli istihdam oranını yükseltecek bu yatırımlarla Katmanlı Hava Savunma Sistemimizi güçlendirecek, stratejik gücümüzü arttıracak, seyir ve balistik füze kabiliyetlerimizi perçinleyecek akıllı mühimmat ailemize, seri üretim hızımıza ve Ar-Ge kapasitemize çok önemli katkılar yapacağız.”
“HEDEFE GİDEN YOLDA ÇOK KRİTİK BİR MERHALEYİ TEŞKİL ETMEKTEDİR”
Çelik Kubbe’nin vurucu gücünü oluşturan bu sistemlerin daha yüksek üretim temposuna ulaşmasıyla hava savunma mimarisinin daha da tahkim edileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kritik hava savunma sistemlerimiz, stratejik füze projelerimiz ve akıllı mühimmat kabiliyetlerimiz için kurulan bu yeni altyapı ile kahraman ordumuzun caydırıcılığını çok daha üst seviyelere çıkaracağız. Şunun altını özellikle çizmek istiyorum; Savunma sanayisinde önümüzdeki dönemin ana hedefi, yüksek teknolojili ürünleri daha hızlı, daha efektif ve daha yüksek adetlerde üretmektir. Bugün de devreye aldığımız yatırımlar, belirlediğimiz hedefe giden yolda çok kritik bir merhaleyi teşkil etmektedir. Tamamlanan yatırım bedeli bir milyar dolar, toplam yatırım ölçeği ise 3 milyar dolara ulaşan bu tesis ve sistemlerle menzile daha çabuk varacak, attığımız kararlı adımları daha da hızlandırmış olacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun. Sektöre yeni bir ufuk çizen bu eserlerin tasarım aşamasından seri üretim sürecine emeği geçen her kardeşimi yürekten tebrik ediyor, ROKETSAN ailemize bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, dijitalleşme ve yapay zeka temelli algoritmaların savunma konseptini sil baştan şekillendirdiği bir dönemi yaşadıklarını belirtti.
Teknoloji ilerledikçe sahada ihtiyaç duyulan ürün ve yazılımların niteliğinin de günden güne değiştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle son dönemde yakın çevrede patlak veren savaş, çatışma ve kriz ortamlarında buna çok yakından şahitlik ettiklerini söyledi.
“KÜRESEL BARIŞ VE GÜVENLİĞE EN YÜKSEK DÜZEYDE KATKI SUNUYORUZ”
Artık teşhis, tespit, karar alma, müdahale ve imha süreçlerinde milisaniyelerin dahi büyük bir fark oluşturduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hava, kara ve deniz hâkimiyetinin iç içe geçtiği, insansız teknolojilerin ve siber uzaydaki konumlanmanın tüm dengeleri değiştirdiği bir çağdayız. Bu noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim. Biz kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz. Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz. Çünkü hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz. Son 23 yılda geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla, güçlü insan kaynağımız ve kurumsal kapasitemizle bu alanda norm koyan ülkelerden biri hâline geldik. Bugün Türkiye kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir. Dahası tüm bunları kendi aklımız, mühendisliğimiz ve insan kaynağımızla yapabiliyoruz. Talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin yardımına koşuyor, küresel barış ve güvenliğe en yüksek düzeyde katkı sunuyoruz. Bugün savunma sanayisi alanında dünyada parmakla gösterilen bir seviyede yer almanın haklı gururunu yaşıyoruz”
“HER ŞEYDEN ÖNCE KENDİ BİLEĞİMİZİN GÜCÜNE GÜVENİYORUZ”
“Bugün etrafımızda füzeler ve dronlar uçuşurken biz kendimizi güvende hissediyor, gece yastığa başımızı gönül huzuruyla koyabiliyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugün Allah korusun, başımıza bir şey gelse, başkasına değil, her şeyden önce kendi bileğimizin gücüne güveniyoruz. Bunları sadece biz değil, rakiplerimiz ve hasımlarımız da gayet iyi biliyor. Ama şurası da bir gerçek ki savunma sanayisinde önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan gurur verici seviyelere asla kolay gelmedik. Sınandık, oyalandık, yarı yolda bırakıldık, engellendik, tehdit edildik. Hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik.”
Aziz milletin duası ve desteğiyle savunma sanayisinde akıl ve alın teri dökenlerin emeğiyle, kurumların eş güdümü ve devletin güçlü iradesiyle bugünlere ulaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Tabii bunları yaparken trajikomik manzaralara da şahitlik ettik. Hatırlayın, biz Sinop’ta füze testleri yaparken ana muhalefet partisinin genel başkanı ‘Balıklar füze seslerinden ürküyor, yuvalarını terk ediyor’ diyordu. Biz savunma araçlarımızı çeşitlendirmeye çalışırken bu zatın timsah gözyaşlarıyla uğurladığı selefi ise bölgemizin yangın yerine döndüğü bir dönemde ‘Bunlara ne gerek var, bize kim saldıracak?’ diyordu. İktidara gelince savunma sanayisine dokunacağız diyeninden, Tank Palet Fabrikası üzerinden istismar yapanına kadar akla, vicdana, ahlaka sığmayan nice sabotaj girişimiyle karşılaştık. Eğer biz bunlara kulak verseydik, savunma sanayisinde bugün geldiğimiz noktanın Allah muhafaza yakınından bile geçemezdik. Ama biz, ‘Bütün emelim Türk gençliğinin kanatlanmasını görmektir. Bu uğurda bütün şahsi servetimi feda etmiş bulunuyorum. İcap ederse sırtımdaki gömleğimi bile bu maksat uğruna satmaya hazırım’ diyen rahmetli Nuri Demirağ’ın yolundan gittik. Biz, önüne çıkan sayısız engele rağmen ‘Biz durumdan vazife çıkardık’ diyerek ömrünü büyük ve güçlü Türkiye’ye vakfeden merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin mirasına sahip çıktık. Biz döktürdüğü Şahi topları dönemin savaş konseptini değiştiren, çağ açıp çağ kapatan Sultan Fatih’in emanetini omuzladık. Neticede Vecihi Hürkuş’un, Barbaros Hayrettin Paşa’nın, Piri Reis’in çektiği sıkıntıları, zorlukları, cefaları bugünün başarılarıyla taçlandırmayı, bunları gurur tablosuna dönüştürmeyi başardık.”
“İHRACATIMIZI GEÇTİĞİMİZ SENE 10 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNE ÇIKARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunmada dışa bağımlılık oranını yüzde 80’den yüzde 20’ye indirdiklerini anımsattı.
Sektörel cironun 20 milyar doları geçtiğini, Ar-Ge harcamalarının 3,5 milyar dolar düzeyine ulaştığını, aktif proje sayısı 1400’ü geride bırakırken proje portföyünün 100 milyarı aştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2002’de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı geçtiğimiz sene 10 milyar doların üzerine çıkardık. 2026’nın ilk çeyreğinde, savunma ve havacılık ihracatımız geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 12,1 artışla 1 milyar 910 milyon dolara ulaştı. 2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk 10’a gireceğiz. Yakın çevremizdeki savaşlar sona erdikten sonra milletçe başta savunma sanayisi olmak üzere her alanda büyük bir şahlanışa imza atacağız. Türkiye’nin önünü, şimdiden kesmeye dönük çabalara rağmen inşallah bu büyük atılımı hep birlikte gerçekleştireceğiz.”
“ROKET TEKNOLOJİLERİNDEN UYDU FIRLATMA KABİLİYETLERİNE, GÜÇLÜ ADIMLARLA İLERLİYORUZ”
ROKETSAN’ın, Türkiye’nin mühendislik iddiasını, stratejik aklını, yüksek teknoloji vizyonunu temsil eden kurumlardan biri olduğunu ve bu kutlu yürüyüşte çok önemli bir misyonu yerine getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geliştirdiği ürünleri bugün 50’nin üzerinde ülkeye ihraç eden ROKETSAN, ülkemizin teknoloji eksenli kalkınmasına çok önemli katkılar yapıyor. ROKETSAN ailemiz, 7 bini aşkın çalışanı, yürüttüğü yüzlerce proje ve derin mühendislik birikimiyle 3 binin üzerinde personelle çalışan 4 AR-GE merkezi, millî patent performansı ve yetişmiş insan kaynağı ile savunma sanayimizin yüksek teknoloji karakterini güçlendirmeye devam ediyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak uzaya bağımsız erişim hedefleri doğrultusunda çalışmalara kararlılıkla devam ettiklerini bildirerek şunları kaydetti: “Roket teknolojilerinden uydu fırlatma kabiliyetlerine varan geniş bir alanda güçlü adımlarla ilerliyoruz. Savunma ile uzayı aynı ufukta buluşturan bu vizyonun hayata geçirilmesinde ROKETSAN’ın çalışmaları inşallah gücümüzü artıracaktır. Sektöre yaptıkları bu kritik katkılardan ötürü ROKETSAN ailemizin tüm mensuplarına şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. KOBİ’lerimizden alt yüklenicilerimize, mühendislerimizden emekçilerimize, bu büyük ekosistemin tüm bileşenlerine şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle açılışını gerçekleştirdiğimiz tesislerin, teslimatı yapılan sistemlerin ve temellerini attığımız yeni yatırımların, ülkemiz, milletimiz ve güvenlik güçlerimiz için bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Millî Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayii Başkanlığımızı, ROKETSAN’ımızı, bu projelerde emeği geçen tüm kurumlarımızı ve özel sektör paydaşlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’i, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde resmî törenle karşıladı.
Tören sonrası, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ikili görüşmeye geçti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.