Connect with us

Bürokrat

Dev yatırımlar “Yerli doğal gazımızı 2023’te milletimizin hizmetine sunmak için gece gündüz çalışıyoruz”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Fatih Sondaj Gemimiz, Çaycuma-1 sondajında, denizin 3 bin 23 metre altında, 58 milyar metreküplük doğal gaz rezervi keşfetti. Açacağımız yeni tespit kuyularıyla, bu rakamın yukarı yönlü revize edilmesini bekliyoruz. Yaptığımız yeni keşfimiz, bölgeye komşu diğer jeolojik sahalardaki benzer keşiflerimize de kapı aralayacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum.

Son Kabine Toplantımızın ertesi günü Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan Üçlü Zirvesine katılmak için Türkmenistan’ın Avaza şehrine gittik. Enerji ve ulaştırma başta olmak üzere ülkelerimiz arasındaki ortak iş birliği konularını ele aldığımız zirve gayet başarılı geçti. Türkmenistan’ın sahip olduğu doğal gaz potansiyelini ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına aşacak projelerde zirve gündemimizde yer almıştır. Bu toplantı aynı zamanda Türk Devletleri Teşkilatı’yla bölgede başlattığımız yeni dönemde Türkmenistan’ın daha aktif şekilde yer alacağının da işareti olmuştur.

Silivri’deki yeraltı doğal gaz depolama tesisimizin kapasitesini 4,6 milyar metreküpe çıkartan projenin açılış töreninde ülkemizin enerji alanında geldiği yeri ve hedefleri bir kez daha kamuoyuna anlatma imkânı bulduk. Biraz sonra doğal gazdaki yeni müjdelerimizi milletimizle paylaşacağız.

Mardin’e 17 Aralık’ta yaptığımız ziyarette hem vatandaşlarımızla hasret giderdik, hem şehrimize kazandırdığımız yüzlerce eserin resmî açılışını yaptık, hem de farklı inanç kesimlerinin temsilcileriyle bir araya geldik. Güncel tutarıyla 17,5 milyar lirayı bulan eser ve hizmetlerin bir kez daha Mardin’imize hayırlı olmasını diliyorum.

Değerler Yüzyılı Buluşması’nda her ne sebeple olursa olsun insanlarımızın bir kısmını diğerleriyle karşı karşıya getirmeye yönelik hiçbir gayretin bu topraklarda kök salamayacağını Mardin’den tüm dünyaya ilan ettik.

“ÜLKEMİZİN GURUR KAYNAĞI SAVUNMA SANAYİ PROJELERİNDE GELİNEN SON DURUMU GÖZDEN GEÇİRDİK”

Geçtiğimiz Pazartesi günü iştirak ettiğimiz Kadın Emeği Türkiye’nin İstikbali Programının kapanış toplantısında kadınlarımızın kazanımlarına ve Türkiye yüzyılına sahip çıkma kararlılıklarına şahit olduk. Biz de hem yeni müjdelerle bu çabalara olan somut desteğimizi gösterdik, hem de kadınlarımızın hakkaniyet temelli mücadelelerine verdiğimiz desteği tekrarladık.

Salı günü başkanlık ettiğimiz Savunma Sanayi İcra Komitesi Toplantısı’nda ülkemizin gurur kaynağı savunma sanayi projelerinde gelinen son durumu ve bundan sonraki iş programlarını gözden geçirdik. Türkiye, artık sadece kendisi için savunma sanayi ürünleri tasarlayan ve üreten bir ülke hâline gelmenin ötesine geçmiştir. Her geçen gün artan ihracatımızla tüm dünyada savunma sanayi sektörümüzün ürünleriyle adımızdan söz ettiren bir konuma geldik. İnşallah önümüzdeki yıl devreye alacağımız projelerle bu konumuzu daha da güçlendireceğiz.

Çarşamba günü Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödüllerinin takdimi vesilesiyle ülkemize değer katan kültür, sanat insanlarımızla bir araya geldik. Çeşitli alanlarda ülkemize yaptıkları katkılarıyla fikir ve gönül dünyamızı zenginleştiren tüm kültür sanat insanlarımıza buradan bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz.

Aynı gün Senegal Cumhurbaşkanını Külliyemizde ağırlayarak iki ülke arasındaki zaten oldukça yakın olan ilişkileri daha da ileriye taşıyacak görüşmeler gerçekleştirdik.

“2023 YILI NET ASGARİ ÜCRETİNİ 8 BİN 507 LİRA OLARAK İLAN ETTİK”

Aziz milletim; Perşembe günü milyonlarca çalışanımızı ve geliri buna endeksli yine milyonlarca vatandaşımızı ilgilendiren 2023 yılı asgari ücretini kamuoyuna açıkladık. Bilindiği gibi ülkemizde 2002 yılında net asgari ücret 184 liraydı. Ekranları başında şu anda bizi izleyen milletime özellikle bunları hatırlatmak istiyorum. Bu rakamı 2014 yılında 1000 liraya, 2015 yılında 1300 liraya, 2020 yılında da 2825 liraya çıkardık. Kurda ve enflasyonda yaşanan artışı dikkate alarak 2022 Ocak ayında net asgari ücreti 4253 lira olarak belirledik. Yıl içindeki gelişmeler bizi Temmuz ayında asgari ücreti 5500 lira seviyesine çıkartmaya yöneltti.

Geçtiğimiz hafta da 2023 yılı net asgari ücretini 8 bin 507 lira olarak ilan ettik. Böylece asgari ücret önceki yıla göre yüzde 200, yılbaşına göre yüzde 100, Temmuz ayına göre yüzde 55 oranında yükseldi. Bir başka ifadeyle, net asgari ücret 2021’e göre üç kat, yılbaşına göre iki kat artmış oldu. Asgari ücrete kişi başına verdiğimiz devlet katkısını da 250 liraya çıkarttık. Yani 8507 liralık asgari ücretin 250 lirası işveren tarafından değil devletçe ödenecektir. Bilindiği gibi geçtiğimiz yıl asgari ücretten alınan gelir ve damga vergilerini de kaldırmıştık. Amacımız; asgari ücretin işverene maliyetini azaltarak yaptığımız yüksek oranlı artışların istihdamda herhangi bir olumsuzluğa yol açmamasıdır. Yeni asgari ücretin çalışanlarımıza, işverenlerimize, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

Hep söylediğimiz gibi, ülkemizin kazancını, zenginliğini çalışanlar başta olmak üzere milletimizin her kesimine yansıtmakta kararlıyız. Asgari ücreti belirlerken de, sosyal yardım yelpazesini genişletirken de, işletmelere verdiğimiz kredi paketlerini büyütürken de bu anlayışla hareket ediyoruz. İnşallah, memur ve emekli maaş artışlarını da yine bu yaklaşımla yapacağız.

“AMACIMIZ, 2024’TE ÜLKEMİZİ YENİDEN TEK HANELİ ENFLASYON RAKAMLARINA KAVUŞTURMAKTIR”

Ek göstergeden sözleşmelilerin kadroya alınmasına kadar pek çok taleplerini çözdüğümüz çalışanlarımızın emeklilikle ilgili beklentilerini karşılayacak hazırlığı da yakında tamamlıyoruz. İnşallah, bu meseleyi de yılbaşından önce arzumuz gündemden çıkartmaktır.

Amacımız; bir sonraki yıl, yani 2024’te ülkemizi yeniden tek haneli enflasyon rakamlarına kavuşturmaktır. Özellikle Türkiye’yi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyütmektir. Onun için de ülkemizin tüm potansiyelini sonuna kadar kullanıyoruz. Küresel krizin etkilerine bağlı fiyat artışlarının tüm kesimlerin refahlarında yol açtığı kayıpları telafi edip üstüne çıkana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.

Tabii bu arada girdi maliyetlerindeki artışların üstünde fiyatlamalar yaparak fırsatçılık peşinde koşanları da asla affetmeyeceğiz. Fırsatçılarla mücadele, hukuki olduğu kadar ahlaki bir zeminde de yürütülmek mecburiyetindedir. Dünyanın başka hiçbir yerinde görülmedik şekilde mal ve hizmetlere maliyet artışının çok üzerinde artışlar yapılması, kısa vadede kazandırıyor gibi gözükse de orta ve uzun vadede kaybettirecek bir yaklaşımdır. Bu şekilde hareket eden fırsatçılar, bizim gözümüzde günübirlik yüksek kazanç uğruna kendilerinin de içinde bulunduğu Türkiye gemisini delmeye çalışan haramzadelerdir, ahlaksızlardır. Ağır konuşuyorum, kusura bakmayın; namussuzlardır.

“ENFLASYONUN YILSONUNDA YÜZDE 30’UN ALTINA GERİLEYECEĞİNİ ÜMİT EDİYORUZ”

Milletimin her bir ferdinden bu tür fırsatçılara gerekirse mal ve hizmet ihtiyaçlarını alternatif kanallara yönelterek hak ettikleri dersi vermelerini bekliyoruz. İlgili kurumlarımız bu tür akıl ve vicdan dışı hareketleri zaten yakından takip ediyor ve gereken müeyyideleri uyguluyor. Ama en etkili yaptırımın doğrudan milletin iradesi olduğunu da biliyoruz. İnşallah yılbaşından itibaren hızla aşağı inecek enflasyonun yılsonunda yüzde 30’un altına gerileyeceğini ümit ediyoruz. Amacımız; bir sonraki yıl, yani 2024’te ülkemizi yeniden tek haneli enflasyon rakamlarına kavuşturmaktır. Biz bugüne kadar her mücadelemizi milletimizle birlikte verdik, enflasyonla mücadelemizi de milletimizle birlikte yürütecek ve Allah’ın izniyle zafere ulaştıracağız.

Yine geçtiğimiz Perşembe günü canlı bağlantıyla Bitlis Çayı Viyadüğü ve bağlantı yollarının açılışını yaparak bölgenin ulaşımında önemli yere sahip bu projenin sevincini oradaki kardeşlerimizle paylaştık.

Cuma günü İstanbul’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesindeki İslam Dünyası Anayasa Yargısı Konferansı’nın açılış töreninde ülkemizin yargı alanında gerçekleştirdiği reformları değerlendirdik.

Cumartesi günü Erzurum’da şehrin dillere destan soğuğuna inat 100 binin üzerinde vatandaşlarımızla sıcak bir kucaklaşma gerçekleştirdik. Toplu açılış törenimizle pek çok projenin resmî açılışını yaparken, gençlerimizle de coşkulu bir buluşmada bir araya geldik. Ziyaret ettiğimiz tüm şehirler gibi Erzurum’da da bizi samimiyetle bağrına basan tüm vatandaşlarıma özellikle şükranlarımı sunuyorum.

Sadece ulaştırma alanında bir ayda hizmete verdiğimiz eserleri hatırlamak bile, Hükûmetimizin ne kadar gayretli ve verimli çalıştığını göstermeye yeterli olacaktır.

Aralık ayında Ağrı’da 70 kilometrelik Hamur-Tutak-Patnos bölünmüş yolunu, Şanlıurfa Kuzeybatı Çevre Yolunu, Samsun’da Kavak-Asarcık Yolunu, Mardin’de Midyat Şehir geçişi ve bağlantı yolları ile Nusaybin Yolunu, Bitlis’te Diyarbakır-Siirt Yolu üzerindeki Bitlis Çayı Viyadüğünü, Erzurum’da İspir-Rize Yolunu ve üzerindeki tünelleri hizmete açtık.

Ayrıca, 1915 Çanakkale Köprüsünün üzerine Seyit Onbaşının hatırasını yaşatacak top mermisi figürlerini yerleştirdik.

Ankara Esenboğa Havalimanının üçüncü pistin yapımını da içeren kapasite artırımı ile işletmesinin 560 milyon avro bedelle kiralanması ihalesini sonuçlandırdık.

Herhâlde sadece bir bakanlığımızın 1 aylık çalışmasını anlatan bu tablo karşısında daha fazla söze de, nefes harcamaya da hacet yok.

Bu hafta da çeşitli açılışlarla, törenlerle, inşallah toplantılarla, ziyaretlerle ülkemizi eserler kazandırmayı, milletimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz.

Aziz milletim; hatırlanacağı üzere bundan 20 yıl önce iktidara gelirken halkımıza ülkemizi öncelikle eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, tarım, dış politika, bütün bu alanlarda yükselteceğimizin sözünü vermiştik. Tarihimizin en büyük demokrasi ve kalkınma atılımını gerçekleştirmek için çıktığımız uzun ve meşakkatli yolculuğun her safhası ayrı bir mücadeleyle, ayrı bir hikâyeyle geçmiştir.

“ÜLKEMİZE KAZANDIRDIĞIMIZ ESER VE HİZMETLERLE TARİHTEKİ YERİMİZİ YENİDEN ALDIK”

Geriye dönüp baktığımızda, Cumhuriyetimizin ilk asrının son 20 yılını geçmişin eksiklerinin hemen tamamını telafi ettiğimiz, yanlışlarının hemen tamamını düzelttiğimiz bir dönem hâline dönüştürdüğümüzü görüyoruz. Vesayetin oyunlarını, terör örgütlerinin saldırılarını, darbecilerin teşebbüslerini, ekonomik tetikçilerin tuzaklarını, küresel güçlerin kuşatmalarını birer birer kırarak ülkemizi bugünlere getirdik. Elbette bu süreçte ülke ve millet olarak pek çok bedel de ödedik. Yeri geldi milletimizin hassasiyetleri üzerinden sosyal kaos çıkartmaya çalıştılar. Yeri geldi hak ve özgürlükler üzerinden demokrasimize saldırdılar. Yeri geldi terör örgütleriyle sınırlarımızı taciz ettiler, şehirlerimizi kana ve ateşe boğmak istediler. Yeri geldi içimizdeki bazı hainleri kullanarak darbe girişiminde bulundular. Yeri geldi dünyada eşi benzeri görülmemiş ekonomimizi mahvetme tehditleriyle aşımıza, ekmeğimize gözlerini diktiler. Hamdolsun, milletimizle omuz omuza, yürek yüreğe vererek bunların hepsini de bertaraf ettik. Son bir yıldır yaşadığımız ekonomik türbülans bu sürecin örneklerinden biridir.

Ülkemizi sağ salim bu sarsıntıdan da çıkartarak hedeflerimize daha sıkı şekilde odaklandığımız bir döneme girdik. Bu 20 yılın her senesi gibi 2022’de de maruz kaldığımız tepkilere karşı verdiğimiz destansı mücadele yanında, ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerle tarihteki yerimizi yeniden aldık.

Artık son günlerini yaşadığımız 2022’yi Cumartesi gecesi uğurlayacak, Pazar günü yeni umutlar ve heyecanlarla 2023’e merhaba diyeceğiz. Bu vesileyle, hükûmetimizin 2022 yılı çalışmaları ve 2023 hedefleri konusunda şöyle özetin özeti diyebileceğim bir değerlendirmeyi gerek sizlerle, gerekse ekranları başında bizi izleyen milletimle paylaşmak istiyorum.

Geçtiğimiz yıl eğitimde yeni dönem hazırlıkları için ilk kez tüm okullarımıza doğrudan 7 milyar lira bütçe gönderdik.

Kullanılmayan köy okullarını yeni bir yaklaşımla dönüştürerek 2 bin 200 köy yaşam merkezi açtık.

“ÖĞRETMENLERİN ÖZLÜK VE MALİ HAKLARINDA ÇOK CİDDİ İYİLEŞTİRMELER YAPTIK”

Okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmak için başlattığımız seferberlikle 6.000’in üzerinde yeni anaokulu açarak 5 yaş grubundaki okullaşma oranını yüzde 99’a çıkardık.

Yaklaşık 1 milyon 110 bin ailemizin yararlandığı kültürel değerlerimizi, aile içi iletişimi, bağımlılıkla mücadeleyi merkeze alan aile okulu projesini başlattık.

Kütüphanesiz okul bırakmama hedefiyle 16 bin 361 yeni kütüphane açarken, buralardaki toplam kitap sayısını 110 milyona çıkardık.

Temel eğitimdeki 8 bin 324 okulumuzu iyileştirme kapsamına alarak donanımı ve kadrosuyla geliştirdik.

Matematik, İngilizce, bilim ve sanat alanlarında ilk kez açtığımız ücretsiz yaz okulları ile 1 milyon öğrencimize ulaştık.

Okullarımızdaki yönetici ve öğretmenlere verdiğimiz çevre, atık yönetimi ve sıfır atık konulu seminerlerle bu alanda yürütülen millî çalışmalara destek sağladık. Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkartarak bu meslek mensuplarının özlük ve mali haklarında çok ciddi iyileştirmeler yaptık.

Mesleki eğitim merkezlerindeki öğrenci sayısını, buraya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum, 160 binden 1 milyon 200 bine yükselterek sanayimizin çırak, kalfa ihtiyacını karşılayacak önemli bir adım attık. Organize sanayi bölgelerindeki mesleki eğitim merkezlerini kurduk. Gönül coğrafyamızdan öğrencilerin yetişmesine katkı vermek için 7 uluslararası meslek lisesini faaliyete geçirdik. Meslek liselerindeki döner sermaye üretimini 2 milyar liraya yükselttik.

Fikri mülkiyet çalışmalarını meslek liseleri ve olgunlaşma enstitüleri başta olmak üzere tüm okullarımıza yaygınlaştırarak 8 bin 300 patent, faydalı model, marka ve tasarım tescilli alınmasını sağladık.

Taşımalı eğitimle ve pansiyonda kalarak eğitim gören 1,8 milyon evladımızın tamamına şu anda ücretsiz yemek veriyoruz. Hayat boyu öğrenme kurumlarımızda 13,4 milyonun üzerinde vatandaşımıza hizmet verdik.

“OKULLARIN BİLGİ TEKNOLOJİ ALTYAPISINI GÜÇLENDİRECEĞİZ”

Ders kitapları yanında, biliyorsunuz 20 yıldır okullarımızda okullar açılırken sıraların üzerinde ders kitapları ücretsiz, onunla kalmadık şimdi de ders kitaplarının yanında yardımcı kaynak kitaplarıyla da öğrencilerimizi ücretsiz buluşturmak için 160 milyon kitap dağıttık.

Önümüzdeki yıl eğitimde köy okullarının tamamını köy yaşam merkezlerine dönüştürme projemizi neticelendireceğiz. Okulların bilgi teknoloji altyapısını güçlendirerek sistemi geleceğe hazırlamayı sürdüreceğiz. Hâlen başarıyla süren mesleki eğitim merkezlerimizdeki çalışmaları sanayiyle yakın iş birliği hâlinde genişleteceğiz.

Yine hâlen 81 ilde faaliyet gösteren yetişkin engellilerimize yönelik halk eğitim merkezlerini ilçelerimizin tamamına yayacağız. Özel yetenekli öğrencilerimize hizmet veren 379 bilim ve sanat merkezine erişimi kolaylaştırmak için bu kurumları da tüm ilçelerimizi kapsayacak şekilde genişleteceğiz.

Tüm okullarımızı çevre dostu okullara dönüştüreceğiz. En fazla enerji tüketen bin okulumuza toplamda 60 megavat kapasiteli çatı üstü güneş enerji sistemi kuracağız. Üretime dönük faaliyet yürüten eğitim kurumlarımızı elektronik ticaret sistemine dâhil edeceğiz.

Öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimine yönelik çalışmaları yoğunlaştıracağız. Değerler eğitimini anasınıfından itibaren tüm sistemin temel unsurlarından biri hâline getireceğiz. Okul yöneticilerine yönelik kültür, tarih, medeniyet bilinci seminerleriyle bunun ilk adımını attık. Yetişkinlerin yüzde 25’ini halk eğitim merkezlerinin faaliyetlerine dahil edeceğiz. Kapsamı genişleterek okullarda ücretsiz yemek imkânından yararlanan öğrenci sayımızı 5 milyona çıkartacağız.

Aziz milletim; geçtiğimiz yıl gençlik ve sporda ülkemizin 81 iline yaydığımız ve her yıl 3 milyondan fazla üyesine hizmet veren gençlik merkezlerimizin sayısını 36 ilaveyle 432’ye, genç ofislerimizin sayısını da 65 ilaveyle 352’ye çıkardık.

Daha çok evladımızın erişimini sağlamak için yaş aralığının 12-25’e çıkardığımız gençlik kamplarımızdan 182 bin kişi yararlandı. Bu yıl ilk defa başlattığımız akademik kamplarımıza katılan gençlerimizin sayısı da 140 bini buldu. Katılımcılara çağımızın becerilerini kazandırmayı hedefleyen vizyon kulüplerimizin eğitim programlarıyla 45 bin gencimize ulaştık. Hâlen 81 ilimizdeki 104 atölyede süren ve millî teknoloji hamlemizin nüvesini oluşturan dene-yap projesiyle bir yılda 15 bine yakın gencimiz eğitimden istifade etti.

“850 BİN ÖĞRENCİMİZE YURTLARDA HİZMET VERİYORUZ”

İklim değişikliği ve küresel ısınmaya karşı duyarlı gençlerimiz için genç iklim elçileri projesini başlattık. Sanat, spor, kitap, seyahat gibi başlıklar altında yapılan bütün çalışmalara 750 bin gencimiz iştirak etti.

Yurtlarımızı yaz aylarında ülkesini gezmek, tanımak isteyen gençlerimize ücretsiz olarak açtık, rezervasyon sistemiyle yürütülen bu projeden 325 bin gencimiz yararlandı. Ülke genelinde 10 bin basketbol potasını mahallinde gösterilen mekânlara yerleştirilerek yüzbinlerce gencimizin yararlandığı basketbol sahaları inşa ettik. Sportif yetenek taramaları kapsamında bir yılda 1 milyon 459 bin öğrencimizin profesyonel spor hayatına geçişine rehberlik yaptık.

Yüzme bilmeyen evladımızın kalmaması için ilkokul 3 ve 4. sınıflar ağırlıklı bir projeyle 2 milyon 322 bin çocuğumuzu yüzme kurslarına dahil ettik. Millî sporcu bursu projesinden lise ve üniversite döneminde toplam 482 millî sporcumuzun faydalanmasını sağladık.

Ülkemizin genelinde açtığımız 108 yeni yükseköğrenim yurt binasını akademik yılbaşında öğrencilerimizin istifadesine sunduk. Yükseköğretim öğrencilerimizin kredi burs miktarını lisansta 1.250 liraya, buraya tabi nereden geldik biliyorsunuz, 45 liradan geldik, 45 liradan 1.250 liraya, yüksek lisansta 2.500 liraya, doktorada 3.750 liraya çıkardık.

Bu yıl rekor bir yerleştirme oranına ulaşarak 850 bin öğrencimize yurtlarda hizmet veriyoruz. Yurtlarda kalan öğrencilerimize yaptığımız beslenme yardımını da 750 liradan 1800 liraya yükselttik. Ayrıca, gençlerimize geçmiş dönem kredi ödemleriyle ilgili verdiğimiz söz neydi? 3,3 milyon gencimizin 27 milyar liralık endeks borcunu sildik.

Ayrıca, biliyorsunuz üniversite gençlerimizin harç sorunu vardı, bununla ilgili devamlı boykotlar yaparlardı ve biz hiç bu işi uzatmadık, harç olayını kaldırmak suretiyle üniversiteli gençliğin harç sorununu bitirmiş olduk. Önümüzdeki yıl, gençlik ve sporda bu yıl 6 milyon evladımızın faydalandığı gençlik merkezlerinde ve genç ofislerinde yürütülen faaliyetlerin kapsamını daha da genişleteceğiz. Büyük ilgi gören kamplarımızda ev sahipliği yaptığımız gençlerimizin daha iyi vakit geçirmelerini sağlayacak programlar geliştireceğiz. Dene-yap atölyelerini teknolojideki gelişmeler ışığında daha ileriye taşıyacak, çocuklarımızın bu alandaki kabiliyetlerini görebilmelerini sağlayacağız.

Bakanlığımızın tüm faaliyetlerinin planlama ve uygulama aşamasında gençlerimize daha çok söz hakkı vererek öz güvenlerini artıracağız. Gençlerimizin istekleri doğrultusunda yürütülen tüm projeleri yine onlarla birlikte daha ileriye taşıyarak sürdüreceğiz.

“SAĞLIKTA ÜLKEMİZİ DÜNYADAKİ EN İLERİ DEVLETLER SEVİYESİNE YÜKSELTTİK”

Aziz milletim; geçtiğimiz yıl sağlıkta insanımıza en iyi hizmeti verebilmek için sağlık çalışanı sayımızı 195 bin hekim ve 304 bini ebe hemşire olmak üzere toplam 1 milyon 358 bine çıkardık. Sağlık çalışanlarımızın yüzleştiği güvenlik risklerini ortadan kaldıracak, mali beklentilerini karşılayacak önemli reformlar gerçekleştirdik. Bu düzenlemelerin ardından kamuya dönüş yapan 6 bin hekimle beraber randevu kapasitesini artırdık. Bir ayda alınan yaklaşık 14 milyon randevudan ancak 11 milyonun kullanılması üzerine bu konuda yeni bir sistemi devreye soktuk.

Aşılamadan kanser taramasına ve ağız diş sağlığı hizmetlerine kadar her alanda ülkemizi dünyadaki en ileri devletler seviyesine yükselttik. Sağlık hizmetlerine erişimin zor olduğu yerleşim yerlerine mobil ekiplerle ulaşarak 4,9 milyon kişiye sağlık hizmeti verdik. Evde bakım hizmetleri kapsamında 610 bin kayıtlı hastamızı şu anda takip ediyoruz. Acil sağlık hizmetleri istasyonlarımızın sayısını ülke genelinde 3.265’e, ambulans sayımızı 5.792’ye çıkartırken, uçağıyla, helikopterleriyle, paletlisiyle, motosikletlisiyle, teknesiyle, tüm araçları etkin şekilde kullandık. Bu şekilde geçtiğimiz yıl 6 milyona yakın insanımıza ücretsiz hizmet sunduk.

Yüksek teknolojik cihazlar ve yetkin personelle donattığımız hastanelerimizin sadece yoğun bakım yatak kapasitesini 20 yıl önceki binin altı olan rakamdan alıp 24 binin üzerine çıkardık. Hastanelerimizin toplam yatak kapasitesi ise 133 bini geçti. Bay Kemal, çalışıyoruz, durmak yok diyoruz yola devam, daha çok şeyler yapacağız. Senin SSK Genel Müdürlüğüne benzemez bu iş. SSK Genel Müdürlüğünde ah ah o hastanelerin hâli neydi? Savaş Ay hayatta olsaydı da bunları tekrar tekrar anlatsaydı.

Sağlık yatırımlarının toplam yatırımlar içindeki payını yüzde 5,86 ile tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştırdık. Devam eden yatırımlarla birlikte 70 bin ilave yatak kapasitesine daha sahip olacağız.

Türkiye’nin en büyük hastanesi olan, Ankara’yı konuşuyorum, Etlik Şehir Hastanesi’ni 4050 yatak kapasitesiyle biliyorsunuz kısa bir süre önce hizmete açtık. Bir taraftan Bilkent, bir taraftan Etlik, her ikisi de aynı yatak kapasitesine sahip. Hâlen kamu-özel iş birliği modeliyle inşa edilen 14, genel bütçeden inşa edilen 6 şehir hastanemizle yaklaşık 30 bin yatakla hizmet veriyoruz. İnşası devam eden 7, proje veya ihale safhasında 5 şehir hastanemiz daha bulunuyor. Önümüzdeki yıl sağlıkta küresel salgının izleri hâlen devam ederken, biz Türkiye’nin başkalarına muhtaç olan değil ihtiyacı olanlara el uzatan bir ülke olduğunu göstermeyi sürdüreceğiz. Şehir hastanelerimiz yapılırken ne diyorlardı; “bunların dünyada örneği yok” bizi böyle eleştiriyorlardı. Şimdi buralarda verilen hizmetlerin kalitesinin de dünyada eşi benzeri olmadığını herkes kabul ediyor. İnşallah yüz akımız şehir hastanelerimizden aldığımız güçle ülkemizi Health Türkiye adı altında küresel bir sağlık markasına dönüştüreceğiz.

Aşı ve biyoteknolojik ürünlerinde ülkemizin kendi kendine yeterliliğini güçlendirmek için Hıfzıssıhhayı yeniden inşa ediyoruz. Bilkent’te kurduğumuz ve yaklaşık 100 bin istihdamla faaliyet gösterecek Sağlık Vadisiyle ilaç ve tıbbi cihaz geliştirme ve üretimi alanında da ülkemizi marka hâline getiriyoruz.

Sağlıkta devletin şefkat ve merhamet elinin gereği olarak 85 yaş üstü her büyüğümüz için bir sorumlu doktor, her gebe kadınımız için bir ebe tayin edeceğiz.

Pilot uygulama olarak başlattığımız ve dünyada eşi benzeri olmayan aile diş hekimliğini ülke sathına yayacağız. Uzaktan muayeneye imkân sağlayan elektronik muayene sistemiyle ülkemizi tanıştırmaya hazırlanıyoruz.

Aziz milletim; geçtiğimiz yıl adalette kadına ve sağlık çalışanlarına şiddetin önlenmesiyle ilgili hazırladığımız yasa değişikliklerinin Meclis’ten geçerek yürürlüğe girmesini temin ettik.

Yargı mensuplarının çalışma ve hizmet şartlarını iyileştirmek için 24 yeni hizmet binasını faaliyet geçirdik, 3 hizmet binasının temelini attık. Darbe dönemlerinin sembollerinden Diyarbakır Cezaevini kapatarak burayı müze ve kültür merkezi hâline dönüştürecek çalışmalara başladık.

Yargılamaları hızlı ve etkin yürütmek için 1000’in üzerinde yeni hâkim ve savcının atamasını yaptık. 1500 yeni hâkim ve savcı alımı için sınav açtık. Ayrıca 15 bine yakın yeni adalet personeli istihdam ettik. Hâkim ve savcı yardımcılığı sistemini kurduk.

“YENİ ANAYASA, MİLLETİMİZE VERDİĞİMİZ SÖZ GEREĞİ GÜNDEMİMİZDEKİ YERİNİ KORUYACAK”

Adli ve idari mahkeme sayısını 7164’e yükselttik. 3 yeni bölge adliye mahkemesi ihdas ettik, buralardaki daire sayısını da arttırdık. Adli süreçlerde sadece son 1 yılda 355 bin kişiye destek veren mağdurlara hizmet sunan birimlerin sayısını çoğalttık. Çocukların icra daireleri yerine bu amaçla kurulan görüşme merkezlerinde ebeveynlerine teslimine başladık.

Dava şartlı arabuluculuk uygulamasıyla 228 bine, ihtiyari arabuluculuk uygulamasıyla 402 bine yakın ihtilafı çözüme kavuşturduk. Lekelenmeme hakkı konusunda 241 bin, ifade amaçlı yakalama kararlarıyla ilgili de 98 bin vatandaşımıza hizmet verdik. Noterlik hizmetlerinin kapsamını genişleterek mahkemelerin yükünü azalttık.

Önümüzdeki yıl adalette verilen tüm hizmetleri yargıya memnuniyetin en üst seviyeye çıkmasını sağlamaya dönük olarak geliştirmeyi sürdüreceğiz. Yeni anayasa, milletimize verdiğimiz söz gereği gündemimizdeki yerini koruyacak.

Yargılamaların daha hızlı ve etkin sonuçlanmasını temin edecek yeni adımlar atacağız. Sistemin ayrılmaz bir parçası olan avukatlarımız için yeni bir çerçeve kanunu hazırlayacağız. Adli yardım sistemini genişletecek, hukuki himaye sigortasını tahkim edeceğiz. İstinaf mahkemelerini yaygınlaştıracak ve güçlendireceğiz. Cezaların, maşeri vicdanın adalet beklentisini tatmin edecek şekilde verilmesi ve uygulanmasını sağlayacak düzenlemelere gideceğiz. Elektronik tebligat sistemini yurt dışındaki vatandaşlarımızın kullanımına da açacağız.

Aziz milletim; geçtiğimiz yıl güvenlikte bölücü örgüte yönelik operasyon sayısını 124 bine çıkartarak, 9800’e yakın sığınağı imha ederek, örgüte katılımları asgari rakamlara indirerek teröristlere göz açtırmadık. Bu sayede bölgede yaşayan gençlerimiz ve vatandaşlarımızın eğitimden istihdama ve turizme kadar her alandaki verilerinde belirgin bir yükseliş yaşandı.

Sınır ötesinde terörü kaynağında yok etme stratejisiyle Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı operasyonlarını yürüttük. Pençe Harekâtlarıyla yıllarca terör örgütünün topraklarımıza sızmak için kullandığı Kuzey Irak sınırlarımızı güvenli hâle getirdik. Kara hudutlarımızı korumak için insan gücü ve fiziki engeller yanında teknolojinin tüm imkânlarını da devreye aldık.

Bu tedbirlerin ardından geçtiğimiz yıl 256 bin düzensiz göçmenin ülkemize girişi engellenirken, kaçak yollarla içeriye sokulmaya çalışılan çok sayıda silah, uyuşturucu sigara ve hayvan ele geçirildi.

Sınır bölgelerimizde 5,4 milyon metrekare alanı daha mayından temizleyerek ekonomimize kazandırdık. Bedelli askerlikten 169 bine, dövizle askerlikten 61 bine yakın vatandaşımızın yararlanmasını temin ettik. Askerlik işlemlerini elektronik devlet sistemine taşıyarak gençlerimize önemli bir kolaylık sağladık. Süreçleri tamamlanan savunma sanayi projelerimizi hızla Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin ve diğer güvenlik birimlerimizin hizmetine sunduk.

Narkotik suçlarla mücadele kapsamında yakalanan 120 bin kişi hâlen cezaevinde bulunuyor. Operasyonları çok yönlü sürdürmekten metruk binaların yıkımına kadar tüm araçları kullanarak uyuşturucuya karşı etkin mücadele yürüttük. Hem sınırlarımızda aldığımız tedbirler, hem içeride gerçekleştirdiğimiz etkili operasyonlarla ülkemizi küresel uyuşturucu ticareti rotalarından çıkardık. Çarşı ve mahalle bekçilerimizin sayısını 29 binin üzerine çıkardık. Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin önemli bir kısmını profesyonel kadrolara geçirerek bu birimlerimizin daha etkin çalışmasını sağladık.

“TERÖRÜ KAYNAĞINDA KURUTMA STRATEJİMİZİ TÜM GÜNEY SINIRLARIMIZ BOYUNCA KARARLILIKLA UYGULAMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Afetle mücadele çalışmaları kapsamında tüm illerimizin risk azaltma planlarını tamamladık. Planlı tatbikatlarla hem kurumlarımızı, hem personelimizi, hem vatandaşlarımızı afetlere karşı hazırlamayı sürdürdük. Sınır dışı sayısını artırarak ve gönüllü geri gidişleri teşvik ederek düzensiz göçle mücadelemizin çıtasını yükselttik.

Aldığımız tedbirlerle hırsızlık başta olmak üzere asayiş suçlarında önemli oranda bir azalma temin ettik. KADES gibi uygulamaların da katkısıyla kadın cinayetlerinde bir önceki yıla göre yüzde 10’un üzerinde düşüş sağladık. Trafik kazalarındaki 100 bin kişi başına can kaybını 6’ya kadar gerilettik.

Önümüzdeki yıl güvenlikte terörü kaynağında kurutma stratejimizi tüm güney sınırlarımız boyunca kararlılıkla uygulamayı sürdüreceğiz. Özellikle Suriye’de ülkemize yönelik tehditleri tamamen yok etmek için 30 kilometre derinliğindeki güvenlik hattımızdaki boşlukları kapatacak yeni adımlar atacağız. Bu kapsamda terör örgütünün silahlı kapasitesi yanında güç ve destek aldığı tüm kaynaklarını, tüm altyapısını imha edecek yeni bir mücadele safhasına geçeceğiz.

Kritik öneme sahip ve önümüzdeki yıl devreye alacağımız savunma sanayi projelerimizde herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesini temin edeceğiz. Bu alandaki kazanımlarımızı daha ileriye taşıyacak projeleri güçlü bir şekilde destekleyeceğiz. İnsanlı ve insansız millî muharip hava araçlarımızda sağlayacağız ilerlemelerle bu alanda ülkemize uygulanan örtülü ambargoları parçalayıp atacağız.

Esasen 2023’teki savunma projelerimiz başlı başına bir gündem konusudur. İnşallah ileride uygun bir platformda tüm bu projeleri ayrıntılı bir şekilde kamuoyuyla paylaşacağız.

Yeni düzensiz göçmen girişini önemli ölçüde engellediğimiz gibi, ülkemizdeki mevcut göçmenlerin gönüllü dönüşlerini de hızlandıracağız. Bunun için Suriye’de yeni yerleşim yerlerinin kuruluşunu teşvik edecek, destek vereceğiz. Organize suç örgütlerinden uyuşturucu tacirlerine kadar milletimizin huzuruna kast eden hiçbir yapıya göz açtırmayacağız.

Aziz milletim; görüldüğü gibi daha beş başlığı ancak bitirebildiğimiz hâlde vakit epeyce ilerledi, ama burada nokta koymayacağım, burada virgül koyacağım, çünkü devam edeceğiz. Onun için de en uygun bir anda ya önümüzdeki inşallah toplantıdan sonra, belki de inşallah Meclis’teki toplantımızda bunları sizinle paylaşacağım. Bugün sizlere vermek istediğim müjdeleri daha fazla geciktirmek istemiyorum. Diğer bakanlıklarımızın 2022 faaliyetleri ve 2023 hedefleriyle ilgili bölümü onları bir sonraki inşallah toplantımıza bırakıyorum.

Bilindiği gibi enerjide dışa bağımlılığımızın azalması için yerli kaynaklarımızın daha fazla kullanımını temel hedeflerimizden biri olarak belirledik. Bakıyorum Enerji Bakanımın yüzü gülüyor Biraz hızlan diyorum hızlan, biz de inşallah artık Filyos’a mı gideriz, farklı bir yere mi gideriz, nereye gideceksek gidelim ve oradan ateşleyelim.

“FATİH SONDAJ GEMİMİZ, 58 MİLYAR METREKÜPLÜK DOĞAL GAZ REZERVİ KEŞFETTİ”

Yerli ve yenilenebilir kaynaklara yaptığımız devasa yatırımlardan ülke içi dağıtım şebekelerinin geliştirilmesine, uluslararası iş birliklerine kadar hayata geçirdiğimiz kritik projelerle hedefimize adım adım ilerledik. Bu anlayışla, petrol ve doğal gaz aramalarına başladığımızda nice şantaja, nice yıldırma çabasına, nice ambargoya, nice içeriden ve dışarıdan gizli-açık tehdide maruz kaldık, ama biz mücadeleden asla vazgeçmedik, geri adım atmadık, karşımıza çıkartılan her engeli daha büyük azimle aştık. Bizi geriletmek için oynanan her oyunu sabır ve dirayetle bozduk. Türkiye’yi kendi gemileriyle, kendi insan kaynağıyla, kendi ekipmanlarıyla kimseden izin almadan, kimseye müdana etmeden bu işleri tek başına yürütecek imkâna kavuşturduk. Hamdolsun, bu kararlı ve dik duruşlu çabalarımızın karşılığını Karadeniz’deki 320 milyar metreküplük ilk keşfimizle aldık. Zaman içerisinde yeni keşiflerle birlikte bu sahadaki rezervimiz 540 milyar metreküpe ulaştı. Yerli doğal gazımızı 2023’te milletimizin hizmetine sunmak için şu anda gece-gündüz çalışıyoruz. Gemileri görüyorsunuz, bundan sondaj gemileri, ayrıca iki tane de sismik var.

Denizaltı ve kara tesislerinin inşasına ona da başladık ve bir kısmını da tamamladık. Sadece deniz yetmez dedik, kara da olacak. Bir zamanlar karada buluyorlardı, ondan sonra burada bir şey yok deyip betonu atıyorlardı. İşte biz şimdi onların hepsini yeniden hayata geçirdik.

Bu arada Sakarya gaz sahasında yeni sondajlar da yaptık. Fatih Sondaj Gemimiz 29 Ekim günü Cumhuriyetimizin 99. yıl dönümünde Çaycuma-1 sahasında yeni sondajına başladı. Ekiplerimizin 7 gün 24 saat esasıyla yürüttüğü yoğun çalışmalar neticesi bugün milletimizle yeni bir müjdeyi daha paylaşmanın sevincini ve gururunu yaşıyoruz. Fatih Sondaj Gemimiz Çaycuma-1 sondajında denizin 3023 metre altında 58 milyar metreküplük doğal gaz rezervini keşfetti. Basın mensupları da hiç alkışlamıyor ha, yanlış iş mi yaptık? (Alkışlar) Açacağımız yeni tespit kuyularıyla bu rakamın yukarı yönlü revize edilmesini bekliyoruz. Yaptığımız yeni keşfimiz bölgeye komşu diğer jeolojik sahalardaki benzer keşiflerimize de kapı aralayacaktır. Toplanan verileri analiz ettikten sonra en kısa zamanda yeni sondajlara başlayacağız.

“KARADENİZ’DEKİ GAZ REZERVİMİZ TOPLAMDA 710 MİLYAR METREKÜPE ULAŞTI”

Karadeniz gazına dair bir diğer müjdeli haberimiz, daha önceki rezervimiz ile ilgili yaptığımız yeniden değerleme çalışmasıdır. Dünyanın alanında en yetkin ve güvenilir rezerv değerlendirme şirketi, sahada açtığımız 13 kuyunun 3 boyutlu modellemelerini çıkarttı. Bu modellemelere dayalı verilerin detaylı analizi neticesinde daha önce ilan ettiğimiz 540 milyar metreküplük rezervimiz 652 milyar metreküp olarak revize edildi. Böylece Karadeniz’deki gaz rezervimiz Çaycuma-1’deki yeni keşfimizle birlikte 170 milyar metreküp artarak toplamda 710 milyar metreküpe ulaştı.

Sahadaki üretim miktarımızı, kuyu sayısı, boru büyüklüğü ve sahada kullanılacak kompresörler gibi unsurlar belirleyecek. Burada keşfettiğimiz gazı da Sakarya sahasına bağlayarak millî gaz sistemimize ne yapacağız, entegre edeceğiz.

Yeni keşfimiz ve mevcut rezervin son değerlemesi ile birlikte Karadeniz’de keşfettiğimiz doğal gazın bugünkü rakamla, buraya dikkat edin, ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum, burası çünkü çok farklı, bugünkü rakamla uluslararası piyasalardaki karşılığı 1 trilyon doları bulmaktadır. İşte onun için 2023 çok önemli, 2023 çok önemli. Evet, 85 milyon hep birlikte Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik değerini ülkemize kazandırmış olmanın gururu ve mutluluğu içindeyiz.

İnşallah önümüzdeki dönemde Karadeniz’de daha fazla alanda arama kuyusu açacağız iki tane sismik araştırmayla birlikte. Bununla yetinmeyecek, Akdeniz’deki keşif çalışmalarımıza da ağırlık vereceğiz. Rabbimizin yardımı ve ekranları başında bizi izleyen milletimizin desteğiyle 2023’te ve sonrasında da sürekli yeni müjdelerle kamuoyunun huzuruna çıkmayı ümit ediyoruz.

Yerli gazımız, son dönemde önemli mesafe kat ettiğimiz enerjide merkez ülke hedefimize büyük katkı sağlayacaktır. Hâlihazırda 7 uluslararası doğal gaz boru hattımız, 4 LNG tesisimiz, 2 yeraltı doğal gaz depolama tesisimiz ve organize toptan doğal gaz satış piyasamızla enerjide merkez ülke olmak için gereken tüm imkâna sahibiz. Biliyorsunuz, TürkAkım nereye gelecek, Trakya’ya. Orası bir hub olacak, oradan da nereye? Tüm Batıya bizden gidecek. Rusya’yla iş birliğimizle bu adımı atacağız. Amacımız; ülkemizde gazın gazla rekabet edeceği bir pazar kurmaktır. Bu piyasaya dâhil olacağını açıklayanlar yanında, yeni ülkelerin de sistemimize eklenmesi için hummalı bir enerji diplomasisi yürütüyoruz. Türkmenistan’a niye gittik, Avaza’ya niye gittik? Bu adımları atmak için. İşte orada da Türkmenistan, Azerbaycan’la birlikte inşallah bir başka adım atalım diyoruz. Hazar’ın, Akdeniz’in, Ortadoğu’nun enerjide merkez noktasının Türkiye olmasını sağlamakta kararlıyız. Sadece İstanbul ve Çanakkale’deki köprülerimizle değil enerji köprüleriyle de doğuyu ve batıyı birbirine bağlayacağız. Daha önemlisi; sadece son 20 yılda yaptığımız petrol ve gaz üretimiyle 41,3 milyar dolarlık ithalatın önüne geçerek bu kaynağı milletimizin diğer alanlardaki ihtiyaçları için kullandık, geliştirerek kullanmaya devam edeceğiz.

“NİHAİ AMACIMIZ, TÜRKİYE’NİN ENERJİ BAĞIMSIZLIĞINI İLAN ETMEKTİR”

Denizlerdeki doğal gaz çalışmaları yanında, karada da petrol arama ve sondaj faaliyetleri yürütüyoruz. Son 20 yılda yaptığımız yeni keşifler ve mevcut sahalarımızdaki üretim artışlarıyla ham petrol rezervimize 635 milyon varillik ilave sağladık. Adana ve Gabar Dağındaki iki yeni keşfimizle birlikte günlük ilave 6500 varil petrol üretimine başladık. Ey Allah’ım, Gabar’da teröristlerle savaşırken, şimdi petrolü bulduk; nereden nereye… Arayan belasını da bulur, Mevla’sını da bulur, biz Mevla’mızı bulduk.

Özel ve kamu günlük yurt içi petrol üretimimiz bugün itibariyle, dikkat edin, 80 bin varile ulaştı. Önümüzdeki yıl yurt içi petrol üretimimizi 100 bin varile çıkarmayı hedefliyoruz. Nihai amacımız; petrol ve doğal gazda dışa bağımlılığımızı bir an evvel tamamen kırarak Türkiye’nin enerji bağımsızlığını ilan etmektir. Bizler çalışmakla, üretmekle, gayret etmekle mükellefiz, takdir Allah’tandır. Ekiplerimizin yoğun çalışması ve milletimizin dualarıyla inşallah daha nice müjdeleri milletimizle paylaşacağız.

Tabi bu arada ben Türkiye Petrolleri’nin tüm mensuplarına, yani Enerji Bakanımdan Bakan yardımcılarına, tüm ekiplerine özellikle şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Gerek denizde, gerek karada bu yapılan çalışmalar sıradan değil büyük emek var.

Bugün tabii bir müjde de çiftçilerimize ve tüketicilerimize vermek istiyorum. Salgın sonrası küresel emtia piyasalarında yaşanan dalgalanmayı fırsat bilerek haksız kazanç peşinde koşanlarla mücadelemizi yeni araçları devreye sokarak sürdürüyoruz.

“KİMYEVİ GÜBRE VE KARMA HAYVAN YEMİ FİYATLARINDA HEM İNDİRİM YAPIYOR HEM DE FİYAT SABİTLEMESİNE GİDİYORUZ”

Bu kapsamda çiftçilerimizin temel ihtiyaçlarının başında gelen, çiftçi kardeşlerim, özellikle bunu size hatırlıyorum; gübre ve karma hayvan yeminde daha önce bir dizi indirimi hayata geçirmiştik. Şimdi yeni bir adımla çiftçilerimizin en önemli girdileri olan kimyevi gübre ve karma hayvan yemi fiyatlarında hem indirim yapıyor, hem de fiyat sabitlemesine gidiyoruz. Tarım Kredi Kooperatifleri ilkbahar döneminde yoğun olarak kullanılan dap, üre, amonyum sülfat, 20.20 ve nitropower kimyevi gübre çeşitlerinde yüzde 13’e varan indirim uygulayacak. Gıda, Tarım, Hayvancılık Bakanım bu işi yakın takibe alması lazım. Aynı şekilde karma yemde de yüzde 5’e varan indirim yapılacak. En az bunun kadar önemlisi de; gübre ve yem fiyatlarını Nisan sonuna kadar sabitliyoruz. Şayet bu dönemde gübre ve yem fiyatlarında üreticimiz lehine bir gerileme olursa elbette bunu yansıtacağız, ama yeni fiyat listesi artışlardan etkilenmeyecek.

Bir diğer müjdemiz de tüketicilerimize. Tarım Kredi’nin bin 520 kooperatif, 400 mini koop ve koop mini, 250 koop bakkal olmak üzere toplam 2 bin 170 hizmet noktasında 600 çeşit ürün en ucuz fiyatla satışa sunulacak, temel ihtiyaç maddeleri. Bilindiği gibi Tarım Kredi Kooperatifleri, sadece üretim öncesi çiftçimize destek olmakla kalmıyor, ürünü de alıp işleyerek marketlerinde satışa sunuyor. Bir başka ifadeyle, üretici-Tarım Kredi-tüketici arasında doğrudan bir kanal kuruluyor. Böylece kimi ürünlerin en uygun fiyatla satışa sunulabilmesi mümkün oluyor. Önümüzdeki yılın ilk yarısında sayılarını 3000’e çıkarmayı hedeflediğimiz Tarım Kredi satış noktalarındaki indirimler bugün itibariyle başlamıştır. Üreticilerimize ve tüketicilerimize verdiğimiz bu müjdelerin de hayırlı olmasını diliyorum.

Diğer yandan, Ocak ayının ilk haftası 3 milyon hak sahibine toplamda 13 milyar lira olarak yapılacak Aile Destek Programı ödemelerini yılbaşından önceye çekiyoruz.

İhtiyaç sahibi hanelere yapılan yardımlar arasında yer alan barınma desteğini prefabrik ev yapımında 150 bin liradan 200 bin liraya, betonarme ev yapımında 200 bin liradan 300 bin liraya çıkartıyoruz. Ev onarımları için verilen destek tutarlarını da 35 bin ile 100 bin lira seviyesine yükseltiyoruz. Bu düzenlemelerin de hak sahiplerine hayırlı olmasını diliyorum.

Bu duygularla bir kez daha sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla. Hayırlı olsun.”

Bürokrat

“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.

İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.

“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”

Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.

Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.

Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.

Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.

“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”

Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı anigif-genc-gazeteciler.gif

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.

Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.

Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”

“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”

“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.

Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.

Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.

“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.

“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.

Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”

Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”

“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.

“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”

Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.

Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkâri, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Siirt, Sinop, Sivas, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Millî teknoloji hamlemizle muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemiyoruz. Millî teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ticaret Bakanlığının desteğiyle Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Türkiye’nin dört bir yanından programa katılan iş dünyasının temsilcilerini, ihracatçıları, girişimcileri ve gençleri selamladı.

Programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası etkinliklerinin ülke, millet ve iş dünyası için hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ticaret Bakanlığına, TİM’e ve programın düzenlenmesinde emeği bulunanlara teşekkür ederek, dün başlayan İnovasyon Haftası’nın “İnsanlığın Yeni Evresi” temasıyla düzenlenmesini son derece anlamlı bulduğunu ifade etti.

Yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojiler başta olmak üzere hayatın her alanında köklü değişimler yaşanırken, iş dünyasının bu yeni döneme ne kadar hazır olduğunun tespitinin şüphesiz çok önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun yerinde bir hassasiyetin ifadesi olduğunu söyledi.

“TEKNO-OLİGARKLAR SADECE BELLİ ÜLKELERİ DEĞİL, TÜM DÜNYAYI HEDEF ALMAKTADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken insan faktörünün dikkate alınmadığını ve umursanmadığını belirterek, “İnsanı ve insani değerleri taşlayan bu teknolojinin ne kadar faydalı olacağı kuşkusuz şüphelidir. Son dönemde insan ile teknoloji arasındaki ilişkileri sorgulayanların sayısının giderek arttığını müşahede ediyoruz. Sadece entelektüel çevrelerde değil, iş dünyasında, akademide, toplumun genelinde soru işaretleri artmakta, güvenin yerini tedirginlik almaktadır. İnsanlık tarihine baktığımızda değişime direnenler, değişimden korkanlar, değişimle birlikte ellerindeki imkânları kaybetmekten endişe duyanlar olmuştur. Bundan sonra da olacak fakat her seferinde insanla teknoloji arasında bir orta yol bulunmuş, karşı çıkılan teknoloji zamanla insan hayatının vazgeçilmezi hâline gelmiştir” diye konuştu.

Tarihte olduğu gibi bugün de benzer endişelerin yapay zekâ başta olmak üzere birçok yenilik için dile getirildiğini gördüklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kuşkusuz bunların önemli bir kısmı son derece haklı, yerinde endişelerdir. Geçen hafta dikkat çektiğim tekno-oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayınladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. 100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yap-boz tahtası olarak gören bu zihniyetin, insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimilerinin ‘teknokrasi’, kimilerinin ‘teknofaşizm’ adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı, karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün bunların şimdiden konuşulmasını, iş hayatı dâhil farklı yönleriyle ele alınmasını çok kıymetli bulduğunu dile getirerek, Türkiye İnovasyon Haftası’nda bu önemli tema altında yürütülecek ufuk açıcı tartışmalara görüşleriyle, düşünceleriyle, birikimleriyle, önerileriyle katkı verenlere teşekkür etti.

“24 YIL ÖNCE SAYILARI BİR ELİN PARMAKLARINI DAHİ GEÇMEYEN TEKNOPARKLARIMIZIN SAYISI BUGÜN 115’E ULAŞTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemediklerini belirterek, “Millî teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik. 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparklarımızın sayısı bugün 115’e ulaştı. 2002’de 1,2 milyar dolar olan Türkiye’nin araştırma geliştirme harcamalarını 20 milyar dolara çıkardık” diye konuştu.

Özgün bir fikri olan, dünyayı daha iyiye dönüştürme idealine sahip her bir insanın hayallerine giden yolu ardına kadar açmaya çalıştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Girişimcilerimizin ihtiyaç duyduğu finansmanı temin etmek üzere girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldık. Her yıl düzenlediğimiz TEKNOFEST’lerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicornu olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicornumuz var. 2030’a dek ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını, bunların toplam değerlemesini ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi hâline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul’u tüm fonksiyonlarıyla 2027’de kullanıma açacağız” ifadelerini kullandı.

Nisan ayında Türkiye’yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke hâline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştıklarını, destek enstrümanlarını güncellediklerini, müteşebbislerin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete verdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkez Bankamızın 750 milyar lira tahsis ettiği yatırım taahhütlü avans kredisi programımız bunların en başında yer alıyor. Yüksek teknoloji destek programı HIT 30’la da Türkiye’nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltmek üzere önemli bir adım attık. KOBİ’lerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla 250 milyarlık imalat sanayi kredi finansman programını devreye aldık” dedi.

“VERİ MERKEZLERİMİZİN TOPLAM KURULU GÜCÜNÜ 2030 YILINA KADAR EN AZ 1 GİGAVATA ULAŞTIRACAĞIZ”

Yakın dönemde 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planıyla gelecek vizyonunu paylaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Buna göre, veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz. Bilge dil modelimizle Türkçe yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesini ve farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlayacağız. Kıymetli dostlar, burada şunun da altını çizmek durumundayım. Teknolojiye yaptığımız yatırımların ekonomimiz ve dijital egemenliğimiz için ne anlama geldiğini özellikle savunma sanayi alanında görüyoruz. Bakınız, savunma ve havacılık sektörümüzün 2002 yılında yerlilik oranı sadece yüzde 20, ihracatı ise 248 milyon dolar seviyesindeydi. Güvenlik kredilerimizin kullandığı birçok temel malzemeyi ithal etmek zorunda kalıyorduk. Ürünü ithal etmekle iş bitmiyor. Tedarikçiler bunları nerede, kime karşı ve nasıl kullanacağımıza da karışıyordu.”

Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar başkalarına muhtaç olmanın sıkıntısını çok çektiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Attığımız kararlı adımlarla ülkemize ve milletimize yakışmayan bu hazin tabloya hamdolsun son verdik. Bugün savunma sanayisinde 4 bin 500’ü aşkın firma, bin 400’ün üzerinde proje, 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğü ile bambaşka bir seviyeye ulaştık. Geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik” diye konuştu.

“TÜRKİYE İÇİN İLERİ TEKNOLOJİYE YATIRIM YAPMAK TERCİHTEN ÖTE MECBURİYETTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının ocak-eylül döneminde ise ihracatı, önceki senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 15,6 artırarak 6,9 milyar dolara taşıdıklarını paylaşarak şunları söyledi: “Bir diğer gurur verici rakam şudur, Türkiye’nin genel ihracatında kilogram başı değer 1,5 dolar civarındayken savunma sanayisinde hacimli ürünler dâhil kilogram başı ihracat oranımız 65 dolara yaklaşıyor. Hatta SİHA’larımızda kullandığımız kameraların kilogram başı değeri 20 bin dolar civarında. O kameraların içindeki dedektörlerin kilogram başı değeri ise 50 bin dolar. Bunlar bize aslında şunu anlatıyor, Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir. Yüksek katma değerli üretime geçişi de hızlandırmak zorundayız. Elbette bu süreçte geleneksel olarak güçlü olduğumuz sektörleri ihmal etmeyecek, onları da desteklemeye devam edeceğiz.”

“TIPKI BİR CERRAH TİTİZLİĞİYLE OPERASYONU YÜRÜTÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son haftalarda fon piyasasının belli bir kısmında nükseden sorunla yüzleştiklerini söyledi.

“17 Eylül’den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu konuda üç öncelikleri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise TBMM’ye sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasına müteakip ara ödemeler başlayacak. İkinci önceliğimiz, manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor, yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın. Benim ihracatçı kardeşim bir konteyner daha fazla ürün satmak için ülke ülke dolaşırken, benim sanayici kardeşim etrafımızı saran ateş çemberine rağmen büyük bir özveriyle çalışırken, benim tüccar kardeşim, esnaf kardeşim helalinden kazanmak için âdeta kılı kırk yararken, piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını sadece 3-5 ayda 10’a, 20’ye, 30’a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancının bedelini ona mutlaka ödeteceğiz. Üçüncü önceliğimiz, bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk.”

“FON MESELESİ ÜZERİNDEN TOPYEKÛN SERMAYE PİYASALARIMIZIN KRİMİNALİZE EDİLMESİNİ HOŞ KARŞILAYAMAYIZ”

Aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler. Neticede aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı etkileyen bu hadisede gerçekten çok kötü bir sınav verdiler. Her zaman yaptıkları gibi yine sapla samanı birbirine karıştırarak böyle bir konuda dahi ülkenin hayrına olacak isabetli bir politika üretemediler” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse, bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek, yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak, hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekûn sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız. Her şeyden önce böyle bir yaklaşım sadece sermaye piyasalarımızı değil, reel sektörümüzü de sıkıntıya düşürecektir. Zira sermaye piyasaları tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında bir finans köprüsü kurarak çok hayati bir görev icra etmektedir. Üstelik bu köprü borç oluşturmadan, ortaklığa dayalı ve faizsiz bir şekilde kurulabildiği için ayrıca kıymetlidir. Bilhassa 2008 küresel finansal krizi sonrasında bankacılık sisteminin finansman temininde önceki dönemlere göre daha isteksiz oluşu sebebiyle sermaye piyasalarının reel sektörü desteklemedeki rolü daha kritik hâl almıştır.”

“MİLLETİMİZİN HAK VE HUKUKUNU, MİLLETİMİZİN SELAMETİNİ HER TÜRLÜ HESABIN ÜSTÜNDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Sermaye piyasalarının stratejik değerinin görüldüğü alanların en başında teknoloji ve inovasyonun bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teknoloji yatırımları yüksek AR-GE maliyetleri ve uzun proje geliştirme süreleri sebebiyle diğer yatırım alanlarına göre daha farklı dinamiklere sahiptir. Dolayısıyla teknoloji ve inovasyonun finansmanı bankacılık sektöründen ziyade sermaye piyasalarına daha fazla hitap eden bir alandır. Sermaye piyasaları sunduğu esnek ve risk paylaşımına dayalı çözümlerle inovasyon ekosisteminin gelişimine büyük katkı sağlıyor. Sermaye piyasalarını, teknoloji ve inovasyonun fikir aşamasından ticarileşmeye kadar birçok safhadaki gelişimine imkân tanıyan bir finansal vasıta olarak nitelemek yanlış olmaz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Teknoloji Hamlesi’nin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarının oluşturduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Hâl böyleken, toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6’sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek -bakın açık konuşuyorum- Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi ister gazeteci hüviyeti olsun kimsenin hakkı yoktur. Biz de zaten böyle bir fırsatçılığa izin vermeyiz. Tekrar söylüyorum, tamahkârlara ve sahtekârlara karşı hep beraber kararlılıkla mücadele edelim ama sermaye piyasalarımızı safralarından kurtarırken bünyedeki sağlam organları tahrip etmeyelim. Daha önemlisi, işte bu salondaki kardeşlerim gibi gece gündüz ülkesi için çalışan, üreten, ihraç eden, istihdam sağlayan reel sektörümüzün finansal nefes borularını tıkamayalım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda herkesten, bilhassa da mesuliyet makamında olanlardan daha özverili üslup kullanmalarını beklediğini ifade ederek, “Onlar ne yaparsa yapsın, biz devlet ciddiyeti ve sorumluluk çerçevesinde hareket etmeyi sürdüreceğiz. Milletimizin hak ve hukukunu, milletimizin selametini her türlü hesabın üstünde tutmaya devam edeceğiz” dedi.

Bugüne kadar yatırımlarıyla, üretimleriyle, istihdamlarıyla, ihracatlarıyla, araştırma geliştirme faaliyetleriyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasına destek verenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası’nın hayırlara vesile olmasını temenni etti.

GENÇ GAZETECİLER İSTANBUL

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Bizim en büyük hazinemiz insandır”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, katılımcıları selamlayıp programa katılmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.

İlim Yayma ailesinin mensubu olmaktan şeref duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cemiyetin 75. yılının ülke, millet ve özellikle gençler için hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin hasbi ve hakiki bir gönül hareketi olduğunu dile getirerek, cemiyetin ebediyete irtihal etmiş kurucularına Cenabı Allah’tan rahmet diledi.

Cemiyetin Türkiye’nin eğitim ve sivil toplum hayatına damga vurduğunu, projeleriyle, faaliyetleriyle, hizmetleriyle Türkiye’ye katkı sunduğunu, millet ve ümmet aşığı gençlerin Türkiye’ye kazandırılmasına vesile olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hareketin bugünlere gelmesinde payı olan fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerimi, büyüklerimi, hocalarımı rahmetle, minnetle yâd ediyorum” diye konuştu.

Şair Erdem Bayazıt’ın “Önden Gidenler” şiirinde yer alan “Onlar gittiler, topraktan bir işaret taşıyarak alınlarında. Onlar gittiler, gelen zamandan bir haber gibiydiler. Onlar gittiler, giderken bir muştu gibiydiler” mısralarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emaneti sahibine teslim eden bu isimleri ben de şahsen, kutlu bir muştuyu omuzlayıp önden gidenler olarak görüyorum. Rabbim cümlesinin kabirlerini nur, mekânlarını cennet, makamlarını inşallah ali eylesin” ifadelerini kullandı.

“İLİM YAYMA’NIN KURULUŞ FELSEFESİ TÜRKİYE’NİN VAR OLMA FELSEFESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt hizmetlerinden vakıf çalışmalarına, eğitim desteklerinden rehberlik faaliyetlerine İlim Yayma çınarının gölgesini Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanına teşmil edenlere teşekkür ederek, şunları kaydetti: “Rabbim sizlerden razı olsun. Ceddinizi, gayenizi, gayretinizi, şu tertemiz emeklerinizi inşallah hayırlara tebdil eylesin. Son olarak 75’inci yıl kapsamında sene boyunca düzenlenen etkinliklerin 3 çeyrek asırlık birikimin kayıt altına alınması ve İlim Yayma ruhunun yeni nesillere aktarılması noktasında verimli neticeler hâsıl etmesini temenni ediyorum. Kıymetli kardeşlerim, burada bir hususun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. Her ne kadar 1951 yılında kurulmuş olsa da İlim Yayma Cemiyetinin tarihî aynı zamanda Türkiye’nin tarihidir. İlim Yayma’nın kuruluş felsefesi Türkiye’nin var olma felsefesidir. İlim Yaymanın nihai hedefi Türkiye’nin asırlık gayesidir. İlim Yaymanın tarihine baktığımızda işte bu şuurun, bu hassasiyetin, bu büyük idealin izlerine şahit oluyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin ilk genel başkanı merhum Seniyüddin Başak’ın Lozan konferansında Türkiye’nin vakıf mallarının korunması görevini üstlenen isimlerden biri olduğunu söyledi.

Ateşten gömlek giydikleri İstiklal Harbi yıllarında İstanbul’dan Anadolu’ya silah ulaştıran Kuvayımilliye’ye çok önemli destekler sunan General Ömer Cemal Karabekir’in de cemiyetin kurucu şahsiyetlerinden olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de ve Kurtuluş Savaşı’nda önemli vazifeler üstlenmiş istiklal madalyası sahibi emekli kurmay albay merhum Vehbi Bilimer, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yol arkadaşı Sebilürreşad dergisi yazarı merhum Hasan Hikmet Demirbağ ve daha nice kıymetli isim cemiyetin kurucu kadrosunda yer alan dava adamlarıdır” diye konuştu.

Bu şahsiyetlerin ortak idealinin Türkiye’nin geleceğini inşa edecek, eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu isimlerin müşterek gayesi, Türkiye’nin istikbalini şuurlu, donanımlı, cesur ve öz güvenli bir gençliğe emanet etmekti. Tüm çabalarını bu amaca teksif ettiler. Tüm ümitlerini bu mefkûreye sabitlediler. ‘Bu milletin evlatları sahipsiz değildir.’, ‘Bu milletin çocukları ilimden, irfandan, eğitimden mahrum bırakılamaz.’ dediler. Zor zamanlarda ‘Ya Allah, Allah bizimledir.’ diyerek, ‘Allah bes, baki heves’ diyerek, surda mukaddes bir gedik açtılar. Gayret bizden tevfik Allah’tandır inancıyla Türkiye’nin eğitim davasına omuz verdiler, gönül ve ömür verdiler” ifadelerini kullandı.

“İLİM YAYMA TÜRKİYE’NİN EĞİTİM VE DEMOKRASİ MÜCADELESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle İlim Yaymanın, Türkiye’nin istiklal ve istikbal davasının eğitim ve sivil toplum alanındaki remzi, mührü, güçlü bir yansıması olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Aynı şekilde İlim Yaymanın mücadelesi aynı zamanda Türkiye’nin eğitim ve demokrasi mücadelesidir. Zira İlim Yayma Cemiyeti tek tipçi zihniyetin kapısına kilit vurduğu imam hatip liselerinin yeniden açılması sürecinde çok önemli bir misyonu yerine getirmiş, millî iradenin yanında olmuştur. Üstadın ifadesiyle ‘Allah ve ahlak’ demenin yasaklandığı, evlerin, kursların basıldığı, Kur’an-ı Kerim’i öğreten hocaların tutuklandığı, elifba kitaplarının adeta birer suç aleti gibi, birer zararlı neşriyat gibi toplatıldığı karanlık bir devrin sonunda İlim Yayma, milletçe mesut olmanın imkânlarını oluşturmak için karanlıkları delen bir güneş misali Türkiye’nin üzerine doğmuştur.”

Kuruluşundan yalnızca 6 gün sonra 17 Ekim 1951’de Türkiye’nin ilk imam hatip okulunun açılışına öncülük eden cemiyetin, devam eden süreçte 100’den fazla imam hatip lisesinin yapımına da katkı sağladığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylelikle eğitim hizmetlerinin yalnızca İstanbul’la sınırlı kalmasının önüne geçilmiş, Anadolu’nun dört bir yanında yeni eğitim kurumları açılmıştır. Sonraki yıllarda farklı şehirlerimizde inşa ettiği yurtlarla önemli bir ihtiyacı karşılayan İlim Yayma Cemiyeti, Anadolu’dan İstanbul’a gelen talebelere burs ve barınma hizmetleri sunmuş, on binlerce gencin güvenli ve nitelikli bir yaşam alanı içinde eğitim almalarını sağlamıştır” şeklinde konuştu.

“75 SENE EVVEL 68 İNANMIŞ YÜREĞİN TOPRAĞA DİKTİĞİ MÜTEVAZİ FİDAN, BUGÜN ÇINARA DÖNÜŞMÜŞTÜR”

İlim Yayma mücadelesinin, İlim Yayma davasının nice engele, zorluğa, zorbalığa, baskıya rağmen kök saldığını, büyüdüğünü ve serpildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ne diyor şair? ‘Mazhar-ı feyz olamaz düşmeyicek hâke nebât / Mütevazı olanı rahmet-i Rahman büyütür.’ Bundan 75 sene evvel 68 inanmış yüreğin halisane niyetlerle toprağa diktiği mütevazı fidan, Cenabı Allah’ın inayetiyle bugün görkemli bir çınara dönüşmüştür. Bu çınarın gölgesinde Allah’a hamdolsun nice gençler yetişti. Bu çınarın gölgesinde nice evladımız okudu. Bu çınarın gölgesinde yetişen nice kardeşimiz İlim Yayma hareketinin açtığı yoldan yürüyerek ülkesine, milletine ve insanlığa hizmet etti.

Bugün geldiğimiz noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: İlim Yayma Cemiyeti, 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek nesilleri ihya etmeyi sürdürüyor. Temel eğitimden yükseköğretime, öğrencilik döneminden akademik hayata kadar uzanan son derece kuşatıcı ve başarılı bir sistemle hamdolsun çalışmalarına devam ediyor. Bir yandan İlim Yayma Vakfımız, diğer yandan Sabahattin Zaim Üniversitemiz, öte yandan kendisini ilme ve gençlere adayan gönüllülerimiz, hayırseverlerimiz, mezun derneklerimiz, İlim Yayma camiasının tamamı büyük bir aşkla vatanına ve devletine bağlılık içinde tam bir adanmışlıkla millete ve ümmete hizmet ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 75 sene önce 68 dava adamının ortaya koyduğu bu iradenin, bugün okullarla, yurtlarla, burslarla, eğitim merkezleriyle, akademik destek ve uluslararası çalışmalarla milyonlarca insanın hayatına dokunduğunu aktararak, şunları kaydetti: “Cenabı Allah’a hamdüsenalar olsun. Az önce Meclis Başkanı Numan kardeşimi dinledik. Babasının bizde de çok emeği var. Allah rahmet eylesin. Makamı ali olsun inşallah. Bizlere bu günleri gösteren Rabbimize sonsuz hamdolsun diyorum. Nesiller boyunca elden ele kutlu bir emanet gibi onurla taşınan bu bayrağı inşallah bizler de şanla, şerefle taşıyacak, daha azametli dalgalanması için bizden sonrakilere teslim edeceğiz. Sevgili dostlarım, çok değerli kardeşlerim, sevgili gençler, ben sizlere inanıyorum. Gözlerinizdeki ışıltı bana bu ümidi veriyor. Onun için de durmadan, yılmadan, usanmadan inşallah bu yola devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve millet olarak tarihinden ilham, cesaret ve güç alan bir karaktere sahip olduklarını belirtti.

İlim Yayma Cemiyeti’nin her sayfasının mücadeleyle geçen, binbir emekle özveriyle yoğrulan, tek bir lekenin dahi bulunmadığı 75 yıllık tarihinin önemli ve kıymetli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aslolanın yarına ne söyledikleri, neyi miras bırakmak istedikleri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuşkusuz kendilerinin en büyük hazinesinin insan olduğunu, en büyük miraslarının ise şuurlu, sağlıklı, vatanını ve milletini tutkuyla seven iyi yetişmiş gençler olacağını kaydederek, insan yetiştirmenin, emek ve sabır isteyen uzun soluklu bir uğraş olduğunu, nasıl tam 75 yıl önce atılan tohumların meyveleri toplanıyorsa, bugün toprağa serpilecek tohumların da çeyrek ve yarım asır sonra meyveye duracağını dile getirdi.

İlim Yayma davasının 75 yılını iftiharla yâd ederken, bugün aynı zamanda şu soruları kendilerine sormaları gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Teknolojinin hızla değiştiği ve ilerlediği günümüz dünyasında gelecek yıllarda hangi alanlara odaklanacağız? Asimetrik tehditler karşısında gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacak, kökleriyle bağlarını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız? Daha fazla öğrencinin eğitimine nasıl katkı verecek, gençlerimizin kendi yeteneklerini keşfetmesine nasıl yardımcı olacağız? Bilimde, teknolojide, kültür ve sanat alanlarında kendi ruh kökümüzden beslenen ürünler, eserler ve çalışmalarla çağa nasıl damga vuracağız? Küresel kültür dayatmaları karşısında millî kimliğimizi nasıl koruyacağız? Bu sorulara vereceğimiz cevaplar önümüzdeki dönemi şekillendirecektir. İlim Yayma Cemiyetimizin hedefi sadece geçmişte yaptığı hizmetleri sürdürmekle sınırlı kalmamalıdır. Bu hizmetleri günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda özellikle geliştirmek, yenilemek, yeni alanlara taşımak ve daha fazla gence ulaşmak da mühimdir.”

“ORTAK HEDEFİMİZ TEKNOLOJİYİ GELİŞTİREN BİR GENÇLİĞİN YETİŞMESİNİ SAĞLAMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın nereye doğru sürüklendiğini kimsenin kestiremediğini, teknolojinin insan hayatı üzerindeki etkisinin her geçen gün büyüdüğünü, yapay zekâyla birlikte insan hayatında köklü değişimler yaşandığını söyledi.

Kendini seçilmiş, diğer insanlardan üstün gören tekno-oligarkların sadece şu anki hayata değil geleceğe de yön vermek, anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno-oligarkların hedef kitlesini ise gençlerimiz oluşturuyor. Son günlerde okullarımızda meydana gelen müessif hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir” dedi.

İlim Yayma Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünün “Bir mirasın hafızası bir geleceğin inşası” temasıyla idrak edilmesini bu bakımdan fevkalade isabetli bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlim Yayma, değerlerinden kopmadan, tarihine yabancılaşmadan, kimliğini inkâr etmeden, özgüvenli bir şekilde istikbale yürümenin adıdır. İlim Yayma, karanlığa teslim olmak yerine bir mumu yakmanın, umutsuzluğa kapılmak yerine ümit var olmanın adıdır. Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Tekno-oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü, hatta ve hatta uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacaktır. Elbette İlim Yayma gençliği olacaktır. Ortak hedefimiz teknolojiyi insan merkezli kullanan ve geliştiren böyle bir gençliğin yetişmesini sağlamaktır. Bu gençlik karşımda. Daha çok okuyan, daha çok düşünen, daha çok üreten ama bütün bunları yaparken vicdanını ve insanlığını koruyan, millî ve manevi değerlerini kendine rehber edinen bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır.”

İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şey burada, mesele bu. Köklerimizden kopmadan yenilenmek. Mesele kimliğimizi kaybetmeden ilerlemek. Mesele medeniyet değerlerimize sırtımızı dönmeden çağın imkânlarını kuşanmaktır. Bizim yolumuz da istikametimiz de hedefimiz de tam olarak budur” ifadelerini kullandı.

“MİLLETİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEDİK, BUNDAN SONRA DA ASLA EĞDİRMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakilere hitaben şunları söyledi: “İlim Yayma ailesi olarak ne kadar ağır bir mesuliyeti omuzladığınızı en iyi sizler biliyorsunuz. Sizler çok hayati bir görevi hem de başarıyla icra ediyorsunuz. Sizler Türkiye’nin önünü açacak, bu ülkenin vizyonuna katkı yapacak, büyük ve güçlü Türkiye’yi kuvveden fiile çıkaracak işler yapıyorsunuz. En önemlisi sizler inşallah gönüller sultanı Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselamın şu müjdesine nail olacak faaliyetler yürütüyorsunuz. Bakın iki cihan serveri ilmi çoğaltanlara, yayanlara yani sizlere nasıl bir müjde veriyor. ‘Kim ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler hoşnutluklarından dolayı ilim talebesine kanatlarını serer, sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli âlim kişinin bağışlanması için Allah’a yakarır, âlimin abide yani ibadet edene üstünlüğü parlaklık, görünürlük ve güzellik bakımından ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Kuşkusuz âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler miras olarak ne altın ne de gümüş bırakmışlardır. Onların bıraktıkları yegâne miras ilimdir. Dolayısıyla kim onu alırsa büyük bir pay almış olur’ Evet sizler yani bu ilmi tevarüs edenler gençlerimizi ilimle, hikmetle teçhiz edenler inşallah büyük bir pay alacaksınız. Sizler daha müessir, daha müreffeh bir Türkiye için üreten, emek veren, sayeden, Türkiye’ye yön veren gençlerin yetişmesine vesile olacaksınız. Sizler TEKNOFEST kuşağına yeni fertler, yeni gençler kazandıracak, bu milletin bu ümmetin hayrına daha nice işler başaracaksınız.”

Bugün burada gönül dostlarının arasında, katılımcılara olduğu kadar şahsına da hitap ederken bir gerçeği önemle ifade etmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı, “Ülkenin ve milletin hayrına olan her işi engellemeye çalışanlar 75 sene olduğu gibi bugün de yarın da olacaktır. Tam 75 yıldır yanan bu ilim irfan ocağını söndürmek için ellerinden geleni yapanlar çok iyi biliyoruz ki bundan sonra da boş durmayacaktır. Allah’ın izniyle onlara bekledikleri fırsatı hiçbir zaman vermeyeceğiz. Rabbim‘in şu müjdesini kendimize rehber edinerek kavline ve davasına sadık nesillerin yetişmesi için mücadeleye hep beraber devam edeceğiz. ‘Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın, eğer inanmışsanız üstün gelecek olan sizsiniz’ Rütbe, makam, koltuk, şöhret, zenginlik gibi dünyevi payeler beklemeden ömrünü İlim Yayma davasına adayan isimsiz kahramanların emanetini inşallah yere düşürmeyecek, çok daha yükseklere çıkaracağız. Allah’ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkese ilim yolunda, millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolunda Allah’tan üstün muvaffakiyetler dileyerek, gayretlerinin bereketlenmesi temennisinde bulundu.

Başta şehit Başbakan Adnan Menderes ve cemiyetin kurucuları olmak üzere, duaları, gözyaşları ve infaklarıyla 3 çeyrek asırdır bu çınarın büyümesi için emek veren bütün kardeşlerine, hocalara, hayırseverlere, gönüllülere, mezunlara ve öğrencilere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ebediyete irtihal eden büyükleri rahmetle yâd ederek, cemiyetin 75. kuruluş yıl dönümünü kutladı.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

DAHA FAZLA HABER
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

HABER BURADA

Bürokrat14 saat önce

“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz...

Bürokrat2 gün önce

Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve...

Bürokrat4 gün önce

“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak...

Bürokrat1 hafta önce

“Millî teknoloji hamlemizle muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemiyoruz. Millî teknoloji hamlemizle dünyada...

Bürokrat2 hafta önce

“Bizim en büyük hazinemiz insandır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması Programı’na katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı...

Bürokrat2 hafta önce

“Türkiye’ye çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımları bulunuyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada “Türkiye’ye 24 yılda çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımlarımız bulunuyor....

Bürokrat3 hafta önce

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın...

Dünya3 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz...

Bürokrat3 hafta önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları,...

Bürokrat3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı. TBMM’ye gelişinde, TBMM...

GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA
Aralık 2022
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

GENÇ BÜROKRAT

seers cmp badge