Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan ,“Hiçbir vatandaşımızı maddi-manevi açıdan sahipsiz bırakmayacağız”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası bölgede yürütülen çalışmalar hakkında, “Tüm afetlerde nasıl kısa sürede yıkımın izlerini silip, yeni konutları sahiplerine teslim ettiysek, Allah’ın izniyle, burada da aynısını yapacağız. Bu süreçte hiçbir vatandaşımızı maddi-manevi açıdan sahipsiz bırakmayacak, yardım ve barınma çalışmalarının düzenli bir şekilde sürmesini sağlayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) merkez binasında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Ülkemiz 6 Şubat günü yaşadığımız iki büyük depremle tarihinde eşi benzeri görülmemiş genişlikte bir alanda ve şiddette sarsıldı. Cumhuriyet tarihinin 1939 Erzincan depreminden sonraki en büyük iki afetini aynı gün ardı ardına yaşadık. Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkezli 7,7 büyüklüğündeki deprem 6 Şubat saat 04.17’de, yine Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesi merkezli 7,6 büyüklüğündeki deprem de aynı gün 13.24’te meydana geldi.

“KAHRAMANMARAŞ DEPREMLERİ İSTİSNAİ BİR TABİAT OLAYI OLARAK DEĞERLENDİRİLİYOR”

Artçı sarsıntıların sayısı 3 bin 170’i bulan bu depremler yaklaşık 13,5 milyon vatandaşımızın yaşadığı Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Gaziantep, Malatya, Osmaniye, Kilis, Adana, Şanlıurfa ve Diyarbakır illerimizde ağır yıkımlara yol açarken, yakın çevredeki kimi illerde de küçük çaplı hasarlara sebebiyet verdi. Depremin kırılan fay uzunluğuna bağlı olarak yıkım etkisi takriben 500 kilometrelik, hissedilen etkisi ise 1000 kilometreden fazla bir alana yayıldı. Dünyadaki pek çok ülkenin toprak bütünlüğünden daha geniş bir alanda yaşanan felaketin tarihteki diğer büyük depremlere göre 7 kilometre gibi yüzeye yakın bir yerde gerçekleşmesi çarpan etkisiyle yıkımı artırdı.

Ardı ardına yaşanan bu depremler, en güçlü atom bombalarının yüzlercesine denk büyüklükte bir enerji ortaya çıkardı. Dünyadaki büyük depremlerin çoğu okyanuslarda gerçekleşip karaları etkilerken, Kahramanmaraş depremleri doğrudan yerleşim yerlerimizin altında yaşandı. Nitekim dünyadaki uzmanların tamamının da ittifakıyla Kahramanmaraş depremleri büyüklüğü, yıkıcılığı ve ardı ardına yaşanmasıyla istisnai bir tabiat olayı olarak değerlendiriliyor. Ülkemiz topraklarında güneye doğru 3 metrelik kaymaya yol açan böylesine büyük bir deprem, ciddi can kayıplarını da beraberinde getirdi.

Depremde hayatını kaybeden 35 bin 418 vatandaşımın her birine ayrı ayrı Cenabı Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum.

Yıkıntıların arasından kurtulan veya arama-kurtarma ekipleri tarafından kurtarılan 105 bin 505 yaralımıza Rabbimden acil şifalar niyaz ediyorum. Yaralılarımızdan 13 bin 208’i hâlen hastanelerimizde tedavi altındadır.

Dünya deprem tarihinde bile eşine az rastlanır büyüklükteki iki afetin üst üste yaşanması, maalesef karşımızdaki tabloyu daha da ağırlaştırdı. İlk depremde hasar gören binaların bir kısmı ikinci depremde tamamen çöktü. Enkaz hâline gelen 19 bini aşkın binadan 15 bininin müdahalesi tamamlandı. Şu ana kadar deprem bölgesindeki yaklaşık 369 bin binadaki 1 milyon 850 bin ev ve iş yeri Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı ekipleri tarafından incelendi. İlk belirlemelere göre deprem bölgesinde 47 bin binadaki 211 bin konutun yıkılmış, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğu tespit edildi. 1 hafta içinde bitirilecek hasar tespit çalışmaları tamamlandığında kesin sayılar ortaya çıkacaktır.

“ÜLKEMİZİN TAMAMINDAKİ KAMU İMKÂNLARINI HEMEN HAREKETE GEÇİRDİK”

Deprem bölgesindeki hasarın büyüklüğü yanında çetin kış şartları ile ulaşım ve enerji başta olmak üzere altyapıda yaşanan yıkımlar işimizi çok zorlaştırdı. Tüm bu sıkıntılar ilk etapta hem arama-kurtarma, hem yardım çalışmalarında ciddi aksamalara sebep oldu. Buna rağmen bölgedeki şehirlerimizin ayakta kalan kapasiteleri ile yakın şehirlerden başlayarak ülkemizin tamamındaki kamu imkânlarını hemen harekete geçirdik. Afet bölgesinin genişliğine, yıkımın büyüklüğüne ve kış mevsiminin yol açtığı engellere rağmen şartları sonuna kadar zorladık. En kısa sürede ve etkinlikte depremin vurduğu şehirlerimize ulaşmak için devlet ve millet olarak seferber olduk. Ayrıca, ulaşım ve enerjinin yanı sıra şehirlerimizin hasar gören içme suyu ve kanalizasyon altyapıları da depremzedeler ve yardım ekipleri için ilave sorunları beraberinde getirdi.

Böylesine büyük bir felaket dünyanın hangi ülkesinde yaşanırsa yaşansın görülebilecek aksaklıklar elbette bizde de yaşandı. Ama milletimizin şundan şüphesi olmasın: Devletimiz bakanlıklarıyla, kurumlarıyla, belediyeleriyle, sivil toplumuyla, uluslararası yardım kuruluşuyla, velhasıl tüm imkânlarıyla deprem bölgesine bir an önce ulaşmak ve çalışmalara başlamak için canla-başla mücadele etmiştir. Milletimiz de tüm fertleriyle depremzedelerin imdadına yetişmek veya onlara yardım toplayıp göndermek için kendiliğinden harekete geçmiştir.

Depremden sağ salim kurtulan kamu görevlilerimiz ile vatandaşlarımızın hemen başlattığı çalışmalara saatler geçtikçe diğer yerlerden gelen ekiplerimiz de katıldı. İlk saatlerin ve günlerin zorlukları aşıldıkça yürütülen çalışmalar daha sistematik, daha etkili hâle gelmeye başladı. AFAD Merkezi ile illerimiz arasındaki yakın koordinasyonla depremin etkilediği yerleşim yerlerine ulaşıldı. Bölge genelindeki çalışmalar arama-kurtarmadan yardım malzemelerinin dağıtımına, enkaz kaldırmadan sağlık ve güvenlik hizmetlerine kadar bütün süreçleriyle düzene sokuldu. Türkiye’nin diğer 71 vilayetinden gelenlerle birlikte yaklaşık 250 bin kamu görevlimiz deprem bölgesindeki çalışmalarda yer alıyor. Kamu personelinin yanı sıra, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası yardım ekipleriyle beraber doğrudan arama-kurtarma çalışmalarına iştirak eden profesyonel kadro sayısı 35 bini aştı. Sahada görevlendirilen iş makinesi sayısı 12 bin 235’e, uçak sayısı 76’ya, helikopter sayısı 121’e, gemi sayısı 26’ya, insansız hava aracı sayısı 45’e ulaştı.

“YAPTIĞIMIZ ULUSLARARASI YARDIM ÇAĞRISINA 100 ÜLKEDEN CEVAP ALDIK”

Depremin üzerinden geçen uzun saatlerin ardından bile arama-kurtarma ekiplerimizin yıkıntıların altından canlı vatandaşlarımızı çıkartabiliyor olması, bu kara tablo içindeki en önemli teselli kaynağımızdır.

Çeşitli kurumlarımıza ait 320 seyyar mutfak bölgede her gün sıcak yemek dağıtıyor. Sadece Kızılay’ımızın dağıttığı sıcak yemek adedi 20 milyonu, ekmek adedi 22 milyonu, su adedi 15,5 milyon adedi buldu.

Depremin hemen ardından yaptığımız uluslararası yardım çağrısına 100 ülkeden cevap aldık. Bunlardan 84’ü toplamda 10 bin 943 arama-kurtarma personeliyle sahadaki çalışmalara bilfiil katıldı. 4 ülkenin ekibi çalışmalarını tamamlayıp geri döndü. 5 ülke de ekip göndereceklerini temsilciliklerimize bildirdi. Bu rakamın dünyadaki toplam arama-kurtarma kapasitesinin çok önemli bir bölümüne tekabül ettiğinin altını çizmek isterim.

Ayrıca, ülkemize destek ve taziyede bulunmak için bizi arayan dünyanın dört bir yanından 42 ülkenin devlet, hükûmet başkanıyla telefonda görüşmelerim oldu. Katar Emiri aziz kardeşim Şeyh Temim ile çeşitli ülkelerden bakan seviyesinde temsilciler de ülkemize gelerek taziyelerini bizzat ilettiler.

Ayrıca, 61 farklı ülkeden 444 uçuşla ülkemize insani yardım ulaştırıldı. Afrika’dan Türk cumhuriyetlerine, Körfez Bölgesinden Avrupa’ya, Asya’dan Amerika’ya kadar dünyanın her tarafında dost ve kardeşlerimiz milletimiz için seferber oldu.

Türkiye’nin bu kara gününde yardım ekipleriyle, maddi yardımları ve taahhütleriyle, manevi destekleriyle, dualarında yanımızda yer alan dostlarımızın her birine şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

Aziz milletim; deprem bölgesinde yıkılan binaların altında kalan son vatandaşımızı da oradan çıkartana dek çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Cenazelerimizi defnederken acılarını yüreklerimize gömecek, hatıralarını ömür boyu muhafaza etmek üzere kalbimizin en mutena köşesine yerleştireceğiz.

Arama-kurtarma çalışmalarını tümüyle bitirdikten sonra enkaz kaldırma işlemlerini hızlandıracağız. Hâlen sürmekte olan çalışmaları da süratle tamamlayacağız. Depremin yıktığı veya oturulamaz hâle getirdiği her evi, her işyerini yeniden yapıp hak sahiplerine teslim edeceğiz.

TOKİ, ülke genelinde inşa ettiği 1 milyon 180 bin binanın kalitesi ve güvenliğiyle bu depremden alnının akıyla çıkmış bir kurumumuzdur.

“30 BİN KONUTUN İNŞASINA HEMEN BAŞLAYABİLİYORUZ”

Ayrıca, kentsel dönüşümünü sağladığımız 3,3 milyon konut da ülkemizin yapı deprem güvenliğine önemli katkıda bulunmuştur, böylece 24 milyon insanımızı huzurla oturacakları konutlara kavuşturduk. Son afette yıkılan tüm binaların yüzde 98’inin 1999 yılı öncesi inşa edilenler olması bize bina standardı ve denetimi konusunda kat ettiğimiz ilerlemeyi göstermekle birlikte işi daha sıkı tutmamız gerektiğini de hatırlatıyor.

Bu çerçevede bilimsel verilerin ışığında bölgede yeni inşa edilecek konutlar ve şehirlerle ilgili hazırlıklara Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile TOKİ’miz tarafından başlanmıştır. Kaydedecek tek bir dakikamız bile olmadığının bilinciyle hasar tespiti biten her yerde derhal inşaat çalışmalarına geçeceğiz. Mevcut duruma göre Mart başı itibariyle 30 bin konutun inşasına hemen başlayabiliyoruz. Kademeli olarak birkaç ay içinde fay hatlarının uzağında inşa edeceğimiz tüm konutların yapımına geçilmiş olacaktır. Amacımız; bir yıl içinde deprem bölgesinin tamamındaki konut ihtiyacını çözecek sayıda kaliteli ve güvenli yapının inşasını tamamlamaktır. Bu sürede çadır, konteyner ve prefabrik yapılarla, yurtlarla, bu amaçla tahsis edilen otel odaları ve kamu misafirhaneleriyle, diğer illerimizdeki kiralık konutlarla, özetle ülkemizin sahip olduğu tüm imkânlarla depremzedelerin geçici barınma ihtiyaçlarına cevap vermeyi planlıyoruz.

“DEPREMİN YOL AÇTIĞI YIKIMLARI TÜMÜYLE TELAFİ EDECEĞİZ”

Deprem bölgesindeki vatandaşlarımdan bir yıl sabretmelerini istiyorum. Yapılacak analizlere göre yerinde ihya edilebilecekleri yerinde, başka yere taşınması gerekenleri uygun alanlarda inşa edeceğimiz konutlarla inşallah depremin yol açtığı yıkımları tümüyle telafi edeceğiz.

Geçmişte Van, Elazığ, Malatya, İzmir, Bingöl depremlerinde, Kastamonu, Bartın, Sinop, Giresun sel afetlerinde, Antalya ve Muğla yangınlarında, bunlarla beraber tüm afetlerde nasıl kısa sürede yıkımın izlerini silip yeni konutları sahiplerine teslim ettiysek, Allah’ın izniyle burada da aynısını yapacağız. Bu süreçte hiçbir vatandaşımızı maddi-manevi açıdan sahipsiz bırakmayacak, yardım ve barınma çalışmalarının düzenli bir şekilde sürmesini sağlayacağız.

Deprem bölgesinde yaşayan vatandaşlarımdan istirhamım, şehirlerine, ilçelerine, mahallelerine, evlerine, işlerine, velhasıl tüm unsurlarıyla hayatlarına sahip çıkmalarıdır. Yılgınlığa, bezginliğe, yorgunluğa, yeisse asla kapılmadan beraberce bu felaketin acısını dindirecek, yarasını saracak, kayıplarını telafi edeceğiz.

İşte dün İstanbul Çam Sakura Hastanesindeydim ve oradaki depremzede vatandaşlarımı, çocukları, annelerini ve bütün aileleri bizzat görme fırsatım oldu. İşte birçoğu İstanbul’daki ailelerinin yanına gelmişken yaralı olanlar da Çam Sakura Hastanemizde tedavilerini oluyorlar. Çam Sakura Hastanesinde de adeta hiçbir şey eksik bırakılmadan orada tedavileri yapılıyor. İstanbul’un değişik hastanelerine de dağıtılmak suretiyle bu noktada Sağlık Bakanlığımız gerekli olan müdahaleleri yapıyor.

Bu çerçevede, ilk etapta oturulamaz hâle gelen hane başına 15 bin lira taşınma ve 5 bin lira ile 2 bin lira kira yardımı, ayrıca yine hane başına 10 bin lira destek yardımı yapacağımızı zaten açıklamıştım. Ailelerini deprem bölgesi dışındaki illere kendi araçlarıyla götüren vatandaşlarımızın yakıt masraflarını karşılıyoruz. Ayrıca, depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına acil ihtiyaçları için 100 bin lira nakdi yardımda bulunuyoruz.

Önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak ihtiyaçlara göre vatandaşlarımıza ilave destekler de yapacağız. Devlet ve millet olarak el ele vererek hiçbir mağdur ve mazlumu sahipsiz bırakmayacağız.

“BÖLGENİN BİR AN ÖNCE AYAĞA KALKMASINI SAĞLAYACAĞIZ”

Milletimizin alicenaplığını, iş insanlarımızın gönül zenginliğini, geçmiş afetlerden zaten biliyoruz. Kurumlarımız da şimdiden harekete geçtiler. Bankacılık sektörümüz, Hazine ve Maliye Bakanlığımızın öncülüğünde 2022 yılı kârlarının yüzde itibarıyla belli bir oranını, ki şu an itibarıyla 50 milyar lira civarında, bunları bir dayanışma paketi olarak depreme tahsis ettiler. Bu meblağ depremzedeler için yapılacak çalışmalarda kullanılacaktır.

Ayrıca, bölgedeki işletmelere yönelik ilave Kredi Garanti Fonu kefaletli kaynaklar hazırlanmıştır. Ülkemizin ihracatına 20 milyar dolarlık bir katkıda bulunan bölgenin bir an önce yeniden istihdamıyla, üretimiyle, ticaretiyle, ihracatıyla ayağa kalkmasını sağlamak için gereken her türlü katkıyı sağlayacağız.

Deprem bölgemizdeki illerde ilan edilen ve vergi ertelemelerinden bankacılık düzenlemelerine kadar pek çok unsuru içeren mücbir sebep hâlinden yaklaşık 638 bin mükellefimiz yararlanacaktır.

Yurt içinde ve yurt dışında AFAD’a yapılan şimdilik tutarı 8,3 milyar lirayı bulan yardımların tamamını da deprem bölgesi için kullanıyoruz.

Yarın akşam saat 20.00’de de Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan’daki tüm televizyon kanalları ve radyoların katılımıyla Türkiye tek yürek sloganıyla bir yardım kampanyası düzenlenecek.

Kabine üyeleri ve Kabine Toplantısına iştirak eden kamu görevlileri olarak şahsımızın ve arkadaşlarımızın maaşlarından yaptıkları taahhütleri ve iş insanı bakanlarımızın katkılarıyla depremzedeler için AFAD’a toplamda 136 milyon 589 bin lira bağışta bulunma kararı aldık.

Aziz milletim; depremin üçüncü gününden itibaren büyük yıkım ve can kaybı yaşanan 10 ilimizi ziyaret ederek çalışmaları yerinde gördük, hem vatandaşlarımıza taziye ve geçmiş olsun dileklerimizi sunduk.

“BAKANLARIMIZ İLK GÜNDEN İTİBAREN DEPREM BÖLGESİNDEKİ İLLERİMİZDE CANLA-BAŞLA ÇALIŞIYOR”

Cumhurbaşkanı Yardımcımız gece-gündüz AFAD merkezinde bakan arkadaşlarımla beraber çalışmaların koordinasyonunu yürütüyor. Bakanlarımız ilk günden itibaren deprem bölgesindeki illerimizde canla-başla çalışıyor.

Bir yandan yıkıntıları kaldırırken, diğer yanan şu kış kıyamette milyonlarca vatandaşımıza en insani şartlarda barınma imkânı sağlayacak kapasiteyi oluşturmanın gayretindeyiz. Hâlihazırda yaklaşık 890 bini kamu yurtları ve tesislerinde, 50 bini otellerde olmak üzere toplamda 1,6 milyon depremzedenin barınma ihtiyacını karşılamış durumdayız. Tahliyeler ve kendi imkânlarıyla yaklaşık 2 milyon 200 bin vatandaşımızın da bölge dışına çıktığını değerlendiriyoruz.

Kurulan çadır sayısında 175 bini, konteyner sayısında 5 bin 400’ü, bölgeye gönderilen battaniye sayısında 2 milyon 652 bini geçtik.

Katar’dan yola çıkmaya başlayan 10 bin konteyneri ülke içinden ve dışından yapacağımız takviyelerle ihtiyaç sahiplerinin hizmetine vereceğiz. Gerçekten gayet güzel, modern bu 10 bin konteyner Katar’da Dünya Kupası esnasında yapılmıştı, sağ olsun Katar Emiri bu 10 bin konteyneri ülkemize gönderiyor ve şu an itibarıyla gemiler bir taraftan ediliyor ve ilk gemi şu anda yolda. Tabi bu yolculuk biraz da asgari 7 saat sürüyor, bu gemilerin peyderpey gelişiyle İskenderun, Mersin Limanlarından inşallah bölgeye bu konteynerlerin dağıtımı yapılacak.

Kıyafet, gıda, temizlik ürünü ve diğer malzemelerin bölgeye akışı kesintisiz sürüyor. Bölgeye bağışlar ve diğer yöntemlerle getirilen malzeme adedi 25 milyona ulaştı.

Kültür ve Turizm Bakanlığımız, turizm sezonu sebebiyle kapalı olan oteller ile ülke genelinde tüm otellerin kapasitelerinin belirli bir bölümünün depremzedelere tahsis edilmezi temin etmiştir. Kamu misafirhaneleri başta olmak üzere diğer barınma tesislerini de bu amaçla kullanıyoruz.

“EĞİTİMCİ ORDUMUZUN YÜRÜTTÜĞÜ ÇALIŞMALARI TAKDİRLE TAKİP EDİYORUZ”

Ülkemizin en hızlı ve etkin şekilde harekete geçirilebilir konaklama potansiyeli olan Kredi ve Yurtlar Kurumumuza bağlı yurtlarımızı da öğrencilerimizin mağduriyetine meydan vermeden depremzedelere açtık. Hepsine de şükranlarımızı sunduğumuz binlerce üniversite öğrencimiz, akademisyenimiz, idari personelimiz deprem bölgesindeki çalışmalarda aktif görev alıyor.

Millî Eğitim Bakanlığımıza bağlı deprem bölgesindeki tüm okullarda da ikinci dönemde devam şartı aranmayacaktır. Diğer 71 ilimizdeki ilk ve orta dereceli okullarda eğitim-öğretim 20 Şubat’ta başlayacaktır. Deprem bölgesindeki 20 bin 868 okul binasından sadece 95’inin yıkık ve ağır hasırlı olması, 1 Mart itibarıyla isteyen öğrencilerimiz için bu 10 ilimizde, -ki buna Elazığ’ı da ilave edeceğim- 11 ilimizde şartları uygun okullarımızda eğitim-öğretime başlama imkânı veriyor. Çocuklarını diğer illerdeki okullara nakletmek isteyen ailelerimizin tamamının talebini karşılayacak kapasite oluşturduk.

Eğitimci ordumuzun barınmadan gıdaya, arama-kurtarmadan destek, organizasyonlarına kadar her alanda yürüttüğü çalışmaları takdirle takip ediyoruz.

İçişleri Bakanlığımız AFAD başta olmak üzere tüm merkez ve mülkiye teşkilatıyla, polisiyle, jandarmasıyla, sahil güvenliğiyle, belediyeleriyle ilk andan itibaren depremin yükünü omuzlamış vaziyettedir. Emniyet Teşkilatımız 73 bin, jandarmamız 65 bin personeliyle bölgede her konuda gece-gündüz hizmet veriyor.

AFAD koordinasyonunda faaliyet gösteren 10 bine yakın gönüllümüz gayretleriyle adeta destan yazıyor. Millî Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz karasıyla, deniziyle, havasıyla tüm unsurlarını depremzedelere yardımcı olmak, enkazları kaldırmak, güvenliği sağlamak, lojistik hizmetlerini yürütmek üzere seferber etmiştir.

Hâlen bölgede görev yapan 28 bin kahraman Mehmetçiğimize gösterdikleri gayretler ve yaptıkları fedakârlık için buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

Sağlık Bakanlığımız bölgeye gönderdiği bin 259 ambulanstaki 3 bin 759 personel ve 3 bini aşkın UMKE personeliyle mevcut hastanelere ek olarak kurduğu sahra hastaneleriyle hem yaralılarımıza, hem depremzedelerimize hizmet veriyor.

“5 GÜNDE HATAY HAVALİMANINI TEKRAR DEVREYE ALDIK”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız kapanan yolların ve Hatay Havalimanının bir an önce faaliyete geçmesi için harekete geçerken, Türk Hava Yollarımız da arama-kurtarma ekiplerinin bölgeye, depremzedelerin diğer illerimize naklini gerçekleştiriyor. İşte 5 günde Hatay Havalimanını ne yaptık, tekrar devreye aldık.

Enerji Bakanlığımız yıkılan direkler ve zarar gören altyapı sebebiyle kesilen elektrik ile doğal gazı bir an önce şehirlerimize vermek için ilgili kuruluşları süratle harekete geçirdi.

Bu arada Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız Zonguldak Türkiye Kömür İşletmelerinden buradaki deprem bölgesine gelen tüm oradaki madencilerimizin gerçekten cansiperane verdikleri mücadele hiçbir zaman hatıralarımızdan silinmeyecektir. Açtıkları tüneller ve bu tünellerden oradan depremzedelerimizi çıkarmaları gerçekten olağanüstü hâllerdi. Aynı şekilde AFAD’ın diğer tüm unsurları bu mücadeleyi bu şekilde verdiler.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız depremzedelere psikososyal destek vermekten, kimsesiz çocuklara, yaşlılara ve engellilere sahip çıkmaya kadar 5 bin 108 personeliyle görev alanındaki sorumluluklarını yerine getiriyor.

Adalet Bakanlığımız hem cenazelerin defni için gereken hukuki işlemleri, hem yıkılan binaların sorumlularıyla ilgili takibi, hem de asayişle ilgili çalışmaları yürütmek için bölgede yüzlerce savcı görevlendirdi.

Tarım ve Orman Bakanlığımız DSİ vasıtasıyla bölgedeki barajların kontrolünü yaparken, Orman Genel Müdürlüğümüzün personeli ve ekipmanını arama-kurtarma ve yardım çalışmaları için yönlendirdi. İşte siyaset burada çirkinleşti. Ne yaptılar? Barajların evet patladığından ve barajların ne yazık ki artık su tutamaz hâle geldiğinden bahsetmeye başladılar. Bu sosyal medyanın bu noktada attığı iftiralarla özellikle bu zor zamanda bir olma, yekpare hareket etmemiz gereken bir zamanda ne yazık ki evet Türkiye’de siyaset belli bir bölümüyle Ana Muhalefet ciddi manada çirkinleşti.

“GÜN, BİR OLMA ZAMANIDIR, BERABER OLMA ZAMANIDIR”

Bir taraftan bu tür yalanlarla sosyal medyada bu adımlar, öbür taraftan evet bakıyorsunuz kalkıyor Borsa İstanbul’daki atılan adımlarla alakalı SPK’nın önüne gidip SPK’nın önünde gösteri yapıyorlar ve bu milletin paralarının SPK’da veyahut da farklı yerlerde yok edildiğinden bahsediyorlar.

Değerli arkadaşlar; gün, bir olma zamanıdır, beraber olma zamanıdır. Bu tür bir şeylerle ilgili elinde belgen varsa, hayat boyu sen elinde bu tür belgelerle zaten konuşmadın, hayatın yalan, hep yalanlarla hareket ettin. Burada da yalancının mumu yatsıya kadar yanar bunu bilesin, senin mumun çoktan yandı ve yanmaya da devam ediyor. Bu iftiralar asla milletim tarafından affedilmeyecektir.

Ben seçim bölgelerinde de yıllar yılı gezdim dolaştım, şimdi de afet bölgelerinde dolaşıyorum, gene dolaşacağım, gene bu bölgelere gidip vatandaşımla beraber hemhal olacağım.

Bu arada ÇKS başvurularının 8 Mayıs’a kadar uzatıldığı bölgedeki 2,2 milyon çiftçimizin, 8,2 milyon çiftçimizin 8,3 milyar lira tutarındaki destekleme ödemesini öne alarak hızla yapıyoruz.

Ticaret Bakanlığımız deprem fırsatçılarına göz açtırmamak için denetimlerini artırırken, esnaf ve sanatkârımıza da destek veriyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız ülkemizin önde gelen üretim bölgelerinden biri olan deprem yaşanan şehirlerimizdeki çalışanlarımıza yardımcı olacak ve Sosyal Güvenlik Kurumu hizmetlerini kolaylaştıracak adımları atıyor.

Dışişleri Bakanlığımız diplomatik temsilcilerimiz vasıtasıyla yurt dışındaki vatandaşlarımızın ve ülkemize gelecek ekiplerin taleplerini karşılayacak tedbirleri alıyor.

Diyanet camiamızdan madencilerimize, sivil toplum kuruluşlarımızdan iş dünyamıza kadar herkes depremzedelerimizin yükünü hafifletmek için cansiperane gayret sarf ediyor.

“AYDINLIK BİR GELECEK KURMAK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ”

Tüm kurumlarımıza, kamu görevlilerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve gönüllülerimize emekleri, fedakârlıkları ve mücadeleleri için buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

Aziz milletim; milletlerin ve devletlerin asırlar boyunca karşılaşabilecekleri ender felaketlerden birini yaşarken, en çok birliğe, beraberliğe, dayanışmaya, vicdana ihtiyacımızın olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bozguncuların fitnelerine, yalanlarına, hezeyanlarına kesinlikle itibar etmeden ülkemizden bu felaketin izlerini silmek, insanlarımıza aydınlık bir gelecek kurmak için var gücümüzle çalışıyoruz.

Milyonlarca insanımızın deprem felaketinin yıkıntıları önünde acıyla kıvrandığı, diğerlerinin onların acılarını paylaştığı bir ortamda, sırf siyasi çıkar elde etmek için sağa-sola saldıranları görmekten doğrusu üzüntü duyuyorum. Yürekleri kavrulan insanların duygularını istismardan ırkçılığa, fedakârca yürütülen çalışmaları değersizleştirmek için iftiraya ve dezenformasyona kadar her türlü çirkefliğe sergileyenleri şimdilik biz de not ediyoruz.

İnsanlar can derdindeyken, az önce söylediğim gibi SPK önüne gidip siyaset yapanları, öğrencilerimiz kışkırtanları, insanları devletlerine karşı tahrik ederek canla-başla yürütülen faaliyetleri sabote etmeye kalkanları asla unutmayacağız.

Milletimize olan saygımız gereği, şu anda temsil ettiğim makamın gereği, deprem felaketini siyasi ranta dönüştürme peşinde koşanları elbette affetmeyeceğiz, ama onların seviyesine de inmeyeceğiz.

Şimdi yaraları sarma, acıları dindirme, yıkılanları yapma, milyonlarca insanımızı yeniden hayata bağlama vaktidir. Vaktimizi, enerjimizi ve imkânlarımızı sadece bunun için kullanıyoruz.

Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten, beladan, kazadan muhafaza etsin, yar ve yardımcımız olsun diyoruz. Hepinizi bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.”

Bürokrat

Bu Gurur Hepimizin : Milli Muharip Uçak Kaan’dan ilk uçuş

Dev Yatırımlar | Milli Muharip Uçak Kaan

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Türk Havacılık Uzay Sanayii tarafından yürütülen, Türkiye’nin en önemli teknoloji projelerinden KAAN’ın uçuşuna yönelik tüm testler tamamlandı. KAAN, bugün ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ’ın kararlılığı ile Gök Vatan’a kavuşan “KAAN” Türkiye Yüzyılı’nın büyük gururlarından biridir.

Bu tarihi uçuşta emeği geçen herkesi ve tüm TUSAS ekibini gönülden tebrik ediyoruz.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Arnavutluk ile ticaret hacmi hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “İmzalanan anlaşmalarla iş birliğimizin ahdi zeminini daha da güçlendirdik. Ticaret hacmimizi 1 milyar dolar seviyesine çıkardık, yeni hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki “Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı” ve iki ülke arasındaki anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ve heyetini, Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısı dolayısıyla Ankara’da misafir etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Geçen yıl Türkiye ve Arnavutluk arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100’üncü yılının idrak edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok yönlü iş birliğinin, 2021 yılında Rama ile Ankara’da ilan ettikleri stratejik ortaklık temelinde gelişmeye devam ettiğini kaydetti.

Bugün icra edilen konseyin ilk toplantısıyla münasebetleri daha ileri seviyelere taşıma kararlılığının bir kez daha teyit edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerde, Türkiye’nin Arnavutluk’un kalkınmasına verdiği önemi, Arnavutluk halkının refahının artırılmasına yönelik desteğini bir kez daha vurguladığını aktardı.

“ARNAVUTLUK’LA TİCARET HACMİMİZİ 1 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE ÇIKARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, imzalanan anlaşmalarla iş birliğinin ahdi zemininin daha da güçlendiğine işaret ederek, şöyle konuştu: “Ticaret hacmimizi 1 milyar dolar seviyesine çıkardık, yeni hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik. Özel sektörümüzün gayretleriyle bu rakama kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum. Türkiye, 3,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla Arnavutluk’taki en büyük beş yabancı yatırımcı arasında yer alıyor. 600’ü aşkın Türk firması 15 binden fazla Arnavutluk vatandaşına istihdam sağlayarak, ülke ekonomisine destek sağlıyor. Karşılıklı yatırımlarımızı artırmak ve iş çevrelerimiz arasındaki bağları daha da geliştirmek için çalışmaya devam edeceğiz. TİKA vasıtasıyla Arnavutluk’un kalkınmasına yönelik projelere desteğimiz sürecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİKA’nın Tiran Koordinasyon Ofisi’nin statüsüne ilişkin imzalanan anlaşmanın bu alandaki işbirliğine güç katacağının altını çizdi.

Arnavutluk Başbakanı Rama ile Ocak 2021’de Ankara’da düzenlenen basın toplantısında, Türkiye’nin Arnavutluk’ta üç ay içerisinde bir hastane inşa edeceğinin müjdesini ve sözünü verdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta bu konuda Sayın Rama ile iddiaya da girmiştik. Hamdolsun sözümüzü tuttuk ve üç ay gibi rekor bir sürede Fier Dostluk Hastanemizi inşa ettik. Arnavutluk’un her bölgesinden gelen hastaların şifa bulduğu bu hastaneyi birlikte işletmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da iyi veya kötü günlerinde Arnavutluk halkının yanında olmayı sürdüreceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sayın Başbakan’ın FETÖ ile mücadele konusundaki hassasiyetini biliyor, bunu takdirle karşılıyoruz. İlişkilerimizi zehirlemek için her yol ve yöntemi deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz. Arnavutluk makamlarının da bu gerçeğin farkında olduklarını görüyoruz. Karşılıklı anlayış çerçevesinde örgütle mücadelemizi sürdüreceğiz. Hâlihazırda 2 bin öğrenciye eğitim hizmeti veren Türkiye Maarif Vakfı’nın faaliyetlerine sağladığı katkılar için Sayın Başbakan’a müteşekkiriz. Önümüzdeki dönemde bu desteğin artarak devam edeceğine inanıyoruz.”

“ARNAVUTLUK’LA BALKANLAR’A İLİŞKİN DİYALOĞUMUZU DEVAM ETTİRECEĞİZ”

Arnavutluk Başbakanı Rama ile bölgede ve dünyada yaşanan gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ve Arnavutluk, Balkanlar’ın barış ve istikrarının korunmasına katkı sağlayan iki NATO müttefikidir. Arnavutluk’la Balkanlar’a ilişkin diyaloğumuzu yoğunlaştırarak devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk ile savunma sanayii ve askerî alandaki yakın iş birliğini derinleştirme arzusunda olduklarını dile getirerek, imzalanan Askerî Çerçeve Anlaşması’nın bu iradenin en somut tezahürü olduğunu söyledi.

Arnavutluk’u, başarıyla tamamladığı 2022-2023 dönemi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği’nden dolayı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arnavutluk, dönem başkanlığını Türkiye’den devraldığı Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın faaliyetlerine önemli katkılar yapacaktır” dedi.

“ARNAVUTLUK’UN MAZLUM FİLİSTİN HALKIYLA SERGİLEDİĞİ DAYANIŞMA ÇOK ÖNEMLİDİR”

Arnavutluk’un temmuz ayında üstleneceği Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Dönem Başkanlığı’nı da başarıyla yürüteceğine inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Görüşmelerimizde Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarındaki İsrail zulmünü de ele aldık. İsrail’in dört ayı aşkın süredir devam eden mezaliminin durdurulması ve Filistinli kardeşlerimizin güvenli ve müreffeh geleceklerinin teminat altına alınması noktasında uluslararası camianın sorumlulukları ortadadır. Gerek Uluslararası Adalet Divanı’nda gerek Birleşmiş Milletler’de izlenen süreçler bu konudaki haklı tutumumuzu net şekilde ortaya koymuştur. Arnavutluk, aralık ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapılan oylamadaki tutumuyla tarihin doğru tarafında yer almıştır. Arnavutluk’un bilhassa bu dönemde mazlum Filistin halkıyla sergilediği dayanışma çok önemlidir, kıymetlidir. Dostum Rama ile önümüzdeki süreçte yapılacak girişimler kapsamında temasımızı sürdüreceğiz.”

Konsey toplantısında alınan kararların ve imzalanan anlaşmaların hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Arnavutluk ilişkilerinin bugünkü mükemmel seviyesine ulaşmasına yaptığı eşsiz katkılar dolayısıyla Arnavutluk Başbakanı Rama’ya teşekkür etti.

İki ülke arasındaki birlik ve beraberliğin daim olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ve heyetine ziyaretleri dolayısıyla teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Rama huzurunda, iki ülke arasında altı anlaşma imzalandı.

İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Medya Ve Enformasyon Ajansı Arasında Medya Ve İletişim Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Arasında Ormanların Ve Korunan Alanların Sürdürülebilir Yönetimi Alanında Mutabakat Zaptı, Arnavutluk Cumhuriyeti Hükûmeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Askerî Çerçeve Anlaşması, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Bakanlar Konseyi Arasında Kalkınma İşbirliği ve Arnavutluk’taki TİKA Program Koordinasyon Ofisinin Statüsüne İlişkin Anlaşma, Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Turizm ve Çevre Bakanlığı Arasında Çevre Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı iki lider huzurunda taraflarca imzalandı.

DAHA FAZLA HABER

Dünya

“Adalet sistemimizin mevzuat altyapısını geliştirmek için başlattığımız reformları kesintisiz devam ettiriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkimleri Kura Töreni’nde

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkimleri Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Yargımızın da hâlâ çözüm bekleyen sorunları, sıkıntıları vardır. Bunların bir kısmı anayasa ve yasalarımızda yapılması gereken değişikliklerle ilgilidir. Sıkıntıların bir kısmı da kurumsal işleyişlerden, kurumlar arası anlayış farklılıklarından ve eski alışkanlıklardan kaynaklanmaktadır. Bu çerçevede, adalet sistemimizin mevzuat altyapısını geliştirmek için başlattığımız reformları kesintisiz devam ettiriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkimleri Kura Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Kura töreninde görev yerleri belli olacak 148 hâkim ve Cumhuriyet Savcısını tebrik ederek, başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık sayıları 24 binin üzerine çıkan hâkim ve savcılarımız, ülkemizin dört bir yanında, milletimiz adına adaleti tesis etmenin mücadelesini veriyor” şeklinde konuştu

“BİZİM MEDENİYETİMİZDE, DEVLET YÖNETİMİNDE ADALETİN ÖNEMİNE BİLHASSA VURGU YAPILIR”

“Adalet, içinde yaşadığımız evrenin ruhudur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Şayet bu ruhu kaybedersek, diğer hiçbir şeyin anlamı kalmaz. Nitekim insanlık tarihine baktığımızda, adalet temelinde yükselen toplumların güvenlik ve refah içinde yaşadığını, adaletin kaybolduğu toplumların da kısa sürede yıkılıp gittiğini görürüz. Bunun için bizim medeniyetimizde, devlet yönetiminde adaletin önemine bilhassa vurgu yapılır. Zaten medeniyet dediğimiz olgu da, ancak adaletin bulunduğu yerde ortaya çıkabilir ve gelişebilir.”

Yasama ve yürütme gibi, yargının da hâlâ çözüm bekleyen sorunları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların bir kısmı anayasa ve yasalarımızda yapılması gereken değişikliklerle ilgilidir. Sıkıntıların bir kısmı da kurumsal işleyişlerden, kurumlar arası anlayış farklılıklarından ve eski alışkanlıklardan kaynaklanmaktadır. Bu çerçevede, adalet sistemimizin mevzuat altyapısını geliştirmek için başlattığımız reformları kesintisiz devam ettiriyoruz” dedi.

Daha önce hayata geçirdikleri çalışmaların bir üst safhasını oluşturan yargı reformu strateji belgesini 2019 yılında kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu belgede yer alan yol haritamızı adım adım takip ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde Gazi Meclisimizin takdirine sunulan 8. yargı paketi, bu strateji belgesinin adımlarından biridir” ifadelerini kullandı.

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Karabağ’da işgalin sona ermesiyle bölgemizde kalıcı barış için tarihî bir fırsat penceresi açıldı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ortak basın toplantısı

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Karabağ’da işgalin sona ermesiyle birlikte bölgemizde kalıcı barış için tarihî bir fırsat penceresi açıldı. Bu fırsat penceresinin kapanmaması çok önemlidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki baş başa ve heyetler arası görüşmeler ile anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’i halkının yüksek teveccühü ile beşinci defa Azerbaycan Cumhurbaşkanı seçilmesi dolayısıyla tebrik etti.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in cumhurbaşkanı seçilmesinin hemen ardından ilk resmî yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yapmasından büyük bir bahtiyarlık duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “7 Şubat’ta gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimleri, ilk defa Azerbaycan’ın egemen topraklarının tümünde düzenlenmiş olması nedeniyle tarihî öneme sahiptir. Seçim sonuçlarının, Türkiye-Azerbaycan münasebetleri ve kardeş Azerbaycan halkı için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Azerbaycan seçim sürecinde maalesef bazı haksız uygulamalara maruz kaldı. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinde Azerbaycan heyetinin bu sene düzenlenecek toplantılara katılımının engellenmesi yönünde alınan karar karşısında tepkimizi güçlü şekilde gösterdik. Bu meclisin çatışma değil, parlamenter demokrasiyi güçlendirecek bir diyalog platformu olması gerektiğini vurgulamaya devam edeceğiz. Alınan karar geçersiz kılınana kadar Azerbaycan’a desteğimizi ve bu doğrultudaki girişimlerimizi sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile gerçekleştirdiği görüşmelerde ikili ilişkilerin tüm yönlerini gözden geçirdiklerini, bölgesel ve uluslararası konuları değerlendirdiklerini dile getirdi.

“TOPLAM TİCARET HACMİMİZ GEÇTİĞİMİZ SENE İLK DEFA 7,5 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNİ YAKALADI”

Azerbaycan ile iş birliğinin “Umummilli Lider” merhum Haydar Aliyev’in işaret ettiği “tek millet, iki devlet” temelinden ilerlediğini gördüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Toplam ticaret hacmimiz geçtiğimiz sene ilk defa 7,5 milyar dolar seviyesini yakaladı. 15 milyar dolarlık hedefimize ulaşmak için gayretlerimizi arttırma kararlılığındayız. Kritik meydan okumaların yaşandığı bir dönemde ülkelerimizin ulaştırma ve enerji alanlarındaki potansiyelini geliştirmemiz gerektiği aşikârdır. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı esasen bunun en somut örnekleri arasında yer alıyor. Bu hattan en yüksek verimi alabilmemiz için yenileme çalışmalarının ivedilikle tamamlanması lazım. Eylül ayında Türk Kapısı Nahçıvan’ı ziyaretim sırasında Kars-Nahçıvan Demiryolu Projesi’ne ilişkin niyet protokolünü bu anlayışla imzaladık. TANAP’ın kapasitesinin arttırılması ve Hazar doğal gazının Türkiye’ye ve Avrupa’ya aktarılması bu kulvardaki önceliklerimiz arasındadır. Nahçıvan ziyaretim sırasında temelini attığımız Iğdır-Nahçıvan Doğalgaz Boru Hattı Projesi ile enerji iş birliğimize yeni bir boyut kazandırdığımızı da hatırlatmak isterim.”

“AZERBAYCAN İLE ERMENİSTAN ARASINDA KALICI BARIŞ ANLAŞMASININ İMZALANMASININ BÖLGEDE İSTİKRAR İÇİN YENİ BİR UMUT KAYNAĞI OLACAĞI ŞÜPHESİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmeler sırasında Güney Kafkasya’nın barış ve istikrarına dair atılan adımları da ele aldıklarını dile getirdi.

“Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barış anlaşmasının imzalanmasının bölge ve dünyada barış, huzur ve istikrar için yeni bir umut kaynağı olacağı şüphesizdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu süreçte Azerbaycan’la birlikte omuz omuza hareket ediyoruz. Karabağ’da işgalin sona ermesiyle birlikte bölgemizde kalıcı barış için tarihi bir fırsat penceresi açıldı. Bu fırsat penceresinin kapanmaması çok önemlidir. Ermenistan’ın uzun vadeli düşünerek stratejik bir perspektifle bu süreci değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum. Üçüncü tarafları da süreci zehirlemek yerine yapıcı katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Bu vesileyle geçtiğimiz günlerde iki ülke sınırında meydana gelen eylemlerin tekrar yaşanmamasını ümit ettiğimizi de belirtmek istiyorum. Yaralanan Azerbaycan ordusu mensubu kardeşimize acil şifalar diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerde, İsrail’in Gazze’de bütün insanlık değerlerini ve uluslararası hukuku ayaklar altına alan katliamlarını ve bölgeyi ilgilendiren diğer ihtilafları da değerlendirdiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aile meclisimiz Türk Devletleri Teşkilatı’ndaki birliğimizin daha da kurumsallaşması ve güçlenmesi için çalışmaya devam ediyoruz. Teşkilatımızın olağanüstü zirvesinin Türk dünyasının kültür başkentlerinden Şuşa’da temmuz ayında düzenlenecek olmasından özellikle memnuniyet duyduğumu belirtmek istiyorum. Önümüzdeki süreçte can Azerbaycan ile kardeşlik hukukumuz ve Şuşa Beyannamesi’nde ortaya koyduğumuz ruhla yol yürümeyi sürdüreceğiz. Aziz kardeşimin şahsında tüm Azerbaycan halkına 6 Şubat depremlerinde milletimizle sergiledikleri dayanışma için teşekkür ediyorum. Diğer yardımlarının yanı sıra Azerbaycan Kahramanmaraş’ta 320 dönümlük arazide bin konut ve 799 iş yeri inşa etmektedir. Önceki hafta Kahramanmaraş’a yaptığımız ziyarete Azerbaycan Bulvarı’nda yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldık.”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’e ziyareti için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim muhabbetimizi, kardeşliğimizi daim eylesin” ifadesini kullandı.

AZERBAYCAN CUMHURBAŞKANI ALİYEV: “TÜRKİYE VE AZERBAYCAN BİRLİĞİ AVRASYA İÇİN ÖNEMLİ ETKENDİR”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev de konuşmasında, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra ilk ziyaretini kardeş ülkeye, Türkiye’ye yaptığını ve bunun bir gelenek olduğunu söyleyerek, “Türkiye ve Azerbaycan birliği sadece bölge için değil Avrasya için önemli etkendir” diye konuştu.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, her zaman Türkiye’nin gelişme sürecini takip ettiğini belirterek, bundan memnuniyet duyduğunu vurguladı.

“Türkiye bugün dünya çapında söz sahibidir” ifadesini kullanan Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Türkiye’nin pek çok konuda sadece bölgeyle değil dünya ile de bağlantılı olduğuna işaret etti.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Türkiye’nin bölgede barışın, istikrarın ve iş birliğinin garantörü olduğunu vurgulayarak İkinci Karabağ Savaşı sırasında, Türkiye’nin her zaman Azerbaycan’ın yanında olduğunu hatırlattı.

“Barışçıl yollarla çözemediğimiz tarihî meselemizi biz savaş meydanında çözdük” diyen Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Azerbaycan halkının Türkiye’nin desteğini unutmayacağını belirtti.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, “Türk dünyasının birleşmesi, ortak kültürlere sahip halkların bir arada olması, her bir Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesinin gücüne güç katacak” dedi.

TDT Gayriresmî Zirve Toplantısı’nın temmuz ayında düzenleneceğini hatırlatan Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, “Şuşa’da yapılacak zirvede KKTC Cumhurbaşkanı da benim davetimle yer alacaktır. Bu, Türk halklarının birliğine ivme kazandıracaktır” ifadelerini kullandı.

İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

Ortak basın toplantısı öncesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in başkanlığında, iki ülke arasında anlaşmalara imza atıldı.

Türkiye Cumhuriyeti Yükseköğretim Kurulu İle Azerbaycan Cumhuriyeti Bilim Ve Eğitim Bakanlığı Arasında Türkiye-Azerbaycan Üniversitesinin Kurulmasına Dair Mutabakat Zaptı, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanı Emin Emrullayev tarafından imzalandı.

Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti İle Azerbaycan Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Veterinerlik Alanında İşbirliği Anlaşmasını, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov imzaladı.

Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti İle Azerbaycan Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığı ile Vergiden Kaçınmaya Engel Olma Anlaşmasına Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Azerbaycan Ekonomi Bakanı Mikail Cabbarov imza attı.

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türkiye ve Azerbaycan bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.

DAHA FAZLA HABER
REKLAMLAR

HABER BURADA

Bürokrat2 gün önce

Bu Gurur Hepimizin : Milli Muharip Uçak Kaan’dan ilk uçuş

Dev Yatırımlar | Milli Muharip Uçak Kaan

Bürokrat2 gün önce

“Arnavutluk ile ticaret hacmi hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “İmzalanan anlaşmalarla iş birliğimizin ahdi zeminini daha da güçlendirdik....

Gündem2 gün önce

Arnavutluk Başbakanı Rama Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Rama | Ankara

Dünya3 gün önce

“Adalet sistemimizin mevzuat altyapısını geliştirmek için başlattığımız reformları kesintisiz devam ettiriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkimleri Kura Töreni’nde

Bürokrat3 gün önce

“Karabağ’da işgalin sona ermesiyle bölgemizde kalıcı barış için tarihî bir fırsat penceresi açıldı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ortak basın toplantısı

Bürokrat3 gün önce

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Bürokrat5 gün önce

“Bizim her sözümüzün altında, asırlara bedel eser ve hizmetler yatıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Trabzon

Bürokrat5 gün önce

“Türkiye’nin 21 yılda yazdığı başarı hikâyesinin kahramanı, 85 milyonun her bir ferdidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize

Bürokrat1 hafta önce

“Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi için Mısır ile temaslarımızı her seviyede artırma kararlılığındayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi ile ortak basın toplantısı

Bürokrat1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır Kahire İttihadiye Sarayı’nda

REKLAMLAR
Şubat 2023
P S Ç P C C P
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728  
REKLAMLAR

GENÇ BÜROKRAT

seers cmp badge