Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Hükûmet Başkanı Pedro Sanchez ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Türkiye olarak olumlu gündemin hayata geçirilmesi maksadıyla diyalog ve diplomasiden yana ilkeli tutumumuzu ve çabalarımızı ortaya koyduk. Avrupa Birliği’nin artık ülkemizle ilişkilerine stratejik bir bakış açısıyla yaklaşması ve somut adımlar atması gerekiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İspanya Hükûmet Başkanı Pedro Sanchez Perez-Castejon, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleşen baş başa görüşmelerinin ve Hükûmetlerarası Zirve Oturumu’nun ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, İspanya Hükûmet Başkanı Pedro Sanchez’i ve heyetini Ankara’da misafir etmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Türkiye-İspanya Hükûmetlerarası Zirve Toplantılarını 2019’dan beri gerçekleştirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki ülke arasındaki ilişkilerin ele alındığı en üst düzey platformu oluşturmaktadır. Bugünkü zirveyle ilişkilerimizi bundan böyle kapsamlı ortaklık olarak tanımlamaya karar verdik. Ayrıca bir Zirve Takip Mekanizması kurarak hem kararlaştırdığımız hususların hayata geçirilmesini yakın takip altına aldık hem de atacağımız yeni adımlar için bir çerçeve oluşturduk” ifadelerini kullandı.
“BBVA TARAFINDAN YAPILAN AÇIKLAMALAR TÜRKİYE’YE OLAN GÜVENİN EN SOMUT GÖSTERGESİ”
Koronavirüs salgınının olumsuz etkilerine rağmen ikili ticaret hacminin daha şimdiden bir önceki senenin rakamlarını yakaladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tabii bu durum 20 milyar dolarlık hedefimizi yakaladığımız anlamına gelmez. Çünkü bizim bir hedefimiz var, 20 milyar dolar, inanıyorum ki değerli dostumla birlikte yakalayacağız. Türkiye-İspanya Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesinin 2. toplantısını, gelecek yılın ilk çeyreğinde, müteakip iş forumu toplantısını ise geniş bir katılımla inşallah haziran ayında düzenleyeceğiz. Bu konuda atılacak adımı iki ülkenin Dışişleri Bakanları aralarında da yapacakları çalışmayla karara bağlayacaktır. 600’den fazla İspanyol şirketinin Türkiye’de yatırımlarından memnuniyet duyuyoruz. İspanyol dostlarımıza bir kez daha güvenilir ortakları Türkiye’ye daha fazla yatırım yapma çağrımızı tekrarlıyorum. Esasen sizlerin de takip ettiği üzere bu çağrımız daha şimdiden makes bulmuştur. İspanyol bankası BBVA tarafından yapılan açıklamalar Türkiye’ye olan güvenin en somut göstergesidir.”
“SAVUNMA SANAYİİ ALANINDAKİ İŞ BİRLİĞİMİZİ DAHA DERİNLEŞTİRMEYİ ARZU EDİYORUZ”
Türkiye ve İspanya’nın, Avrupa’nın doğu ve batı ucunda Avrupa güvenliğini ve refahının çözüm taşı olarak stratejik konuma haiz iki NATO müttefiki olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İspanya 2015’ten bu yana Türkiye’de konuşlu Patriot Sistemleri ile ittifak dayanışmasının nasıl olması gerektiğini göstermektedir. Maalesef yine birçok Avrupa ülkesi buradaki Patriotlarını alıp götürürken İspanya bunu yapmamıştır. Bu vesileyle İspanyol dostlarımıza bir kez daha şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.
İspanya’nın bu tutumunun diğer bazı müttefiklerce de örnek alınmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle savunma sanayii alanında İspanya ile birçok ortak proje yürütüyoruz. Ülkelerimizin potansiyelini göz önünde bulundurarak bu alandaki iş birliğimizi daha da derinleştirmeyi özellikle arzu ediyoruz. İspanya ile birlikte uçak gemisini yaptık ve şu anda denize indirmiş vaziyetteyiz ama biz inşallah şimdi bunun çok daha büyüğünü yine İspanya ile birlikte yapalım istiyoruz” dedi.
“TÜRKİYE VE İSPANYA DÜZENSİZ GÖÇ KONUSUNDA ÖNEMLİ YÜK ÜSTLENMİŞ DURUMDADIR”
İspanya Hükûmet Başkanı Pedro Sanchez ile Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İspanya’nın Türkiye’nin birlik ile ilişkilerinin geliştirilmesine dair bugün verdiği destek için de yine kendilerine teşekkür ediyorum. Türkiye olarak olumlu gündemin hayata geçirilmesi maksadıyla diyalog ve diplomasiden yana ilkeli tutumumuzu ve çabalarımızı ortaya koyduk. Avrupa Birliği’nin artık ülkemizle ilişkilerine stratejik bir bakış açısıyla yaklaşması ve somut adımlar atması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vatandaşlarımıza vize muafiyeti tanınması çalışmalarına bir an önce başlanmalıdır. Birkaç üye ülkenin küçük hesaplarının Avrupa Birliği’ni ve NATO-Avrupa Birliği ilişkilerini zayıflatmasına izin verilmemelidir. Avrupa ve NATO’nun sınırlarını koruyan Türkiye ve İspanya düzensiz göç konusunda önemli yük üstlenmiş durumdadır. Bu külfetin adil paylaşımı için ortak politikalar üretilmesi zaruretini bu vesileyle bir kez daha vurgulamak istiyorum. İspanya’nın bugüne kadarki kıymetli desteklerini sürdürmesinin, tüm taraflar bakımından faydalı olacağına inanıyorum. Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı Projesi’nin mimarları olarak dünyada barış, istikrar ve refah ortamının sağlanmasını teminen daha yakın iş birliği içinde olmaya önem arz ediyoruz. Malum, Medeniyetler İttifakı’nı İspanya-Türkiye birlikte inşa ettik ama bundan sonra da niyazı önem arz ediyor. Bu girişim, Türkiye ve İspanya’nın yumuşak gücünün göstergesidir. Aşırı sağın yükselmekte olduğu, ırkçı, İslam ve yabancı düşmanı eylemlerin giderek daha sık gerçekleştiği günümüzde Medeniyetler İttifakı girişiminin değeri ümit ediyorum ki daha iyi anlaşılacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yıl önce tohumlarını attıkları bu girişimin, dünyanın karşı karşıya kaldığı meydan okumalar bakımından önemli bir çıkış yolu sunduğunu belirterek Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı Yüksek Temsilcisi Miguel Angel Moratinos’a desteklerinin tam olduğunu söyledi. Cenevre’de açılan ofisin başında görevlendirilen Türk büyükelçinin girişime güç katacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ittifakın İstanbul’da bölgesel ofis açması sürecini de hızlandıracaklarını belirtti.
“SAVUNMA SANAYİİNDE BİRLİKTE YAPABİLECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR”
Açıklamalarının ardından, gazetecilerin sorularını da cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile İspanya arasında uçak gemisi konusundaki iş birliğine ilişkin soru üzerine, “İlk uçak gemimiz aslında büyük ölçekli değil, büyük ölçekliyi de şimdi bundan sonra yapacağız. Bu konuda zaten değerli dostumla mutabıkız. İnşallah büyük bir uçak gemisini mevcut şu andaki uçak gemisinin ardından yapmayı hedefliyoruz ve belki bununla birlikte denizaltı olayına da girme durumumuz olacak” diye konuştu.
İspanya Hükûmet Başkanı Pedro Sanchez ile bu konuları konuştuklarını ve adımları atacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayiinde birlikte yapabileceğimiz çok şeyler var. İHA, SİHA, Akıncı gibi bu konularda da birçok adımları atabilme şansımız var. İspanya’nın kendi ürünlerini yine aynı şekilde paylaşabilme imkânlarımız olacak” dedi.
KORONAVİRÜS AŞISI
Koronavirüs vakalarındaki artışa ilişkin bir soru üzerine aşı konusunda Türkiye’nin iyi bir noktada olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yıl sonuna kadar da kendi aşımız olan TURKOVAC’ı piyasaya sürme durumu söz konusu. Bunu da zaten hâllettikten sonra bizim artık aşı konusunda herhangi bir sıkıntımız olmayacak. Bu süreci devam ettireceğiz ve dünya ile ilişkilerde de bu konuda yine herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Yani gelişmekte olan ülkeler, az gelişmiş ülkeler buralara da her türlü desteği vereceğiz” cevabını verdi.
“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’Nİ TAMAMEN GÜNDEMİMİZDEN ÇIKARDIK”
Kadına şiddet konusu ve İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadına şiddet noktasında iktidarlarının çok hassas olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Maalesef tabii bu dönem içerisinde bazı kadına şiddet noktasındaki uygulamalar bizi dilhun etmektedir. Tabii bunların üzerine gerek emniyet teşkilatımız gerek Adalet Bakanlığımız olarak şiddetle gidiyoruz ve bu konuda da gerekli olan her türlü adımları atıyoruz, atmaktayız ve atacağız. Ancak İstanbul Sözleşmesi konusuna gelince, biz İstanbul Sözleşmesi’ni tamamen gündemimizden çıkardık. Çünkü biz İstanbul Sözleşmesi ile atılacak adımları zaten normal yasalarımızda kadına şiddetten tutunuz uygulamalarına varıncaya kadar bunlar bizim zaten gündemimizde var. Çünkü kadın bizde en kutsal varlıktır ve kadının bu kutsiyetine asla leke gelmesine biz zaten müsaade etmeyiz. Çünkü bizde aile kavramı çok hassastır, çok kutludur. Aile kavramı üzerinde de bu önemsediğimiz durumu lekelemek suretiyle buna müsaade zaten etmeyiz. O zaman zaten İstanbul Sözleşmesi’ne de gerek yok dedik ve kaldırdık.”
Türkiye’de S400’ün hangi parçalarının üretilmesinin öngörüldüğünün sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “S400 parça üretimi konusundaki detaylar hakkında her iki taraf, Türkiye-Rusya detay açıklama yapmamak üzerinde biz mutabık kaldık. Dolayısıyla da bu tür açıklamalara girmiyoruz, bu kendi aramızdaki hassasiyetlerdir” karşılığını verdi.
İSPANYA HÜKÛMET BAŞKANI PEDRO SANCHEZ: “TÜRKİYE’NİN AVRUPA BİRLİĞİ’NİN BİR PARÇASI OLMASINI İSTİYORUZ”
İspanya Hükûmet Başkanı Pedro Sanchez de İspanya olarak Türkiye’nin AB perspektifini desteklediklerini dile getirerek, “Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin bir parçası olmasını istiyoruz. Türkiye sadece bir komşu değil, AB için bir ortak bir müttefiktir” dedi ve Türkiye’nin de bu yakınlaşmayı güçlendirmesini istediklerini ifade ederek Avrupa Konseyinin öngördüğü olumlu gündemi devam ettirmek istediklerini vurguladı.
Türkiye ile İspanya arasındaki ikili ilişkilerin “çok olumlu” olduğunun altını çizen İspanya Hükûmet Başkanı Pedro Sanchez, ikili ticaret hacminin de önemli ölçüde yükseldiğine işaret ederek, “Yatırımı çok fazla artırdık. Şu anda 600’den fazla İspanyol şirketin Türkiye’de olduğunu biliyoruz” diye konuştu.
Yeni tip koronavirüs salgınının sosyal ve iktisadi açıdan iki ülkeyi de etkilediğine dikkati çeken İspanya Hükûmet Başkanı Pedro Sanchez, ticari iş birliği seviyesinin eski seviyelere dönmesini arzu ettiklerini belirtti ve “Türkiye aynı zamanda ortalamanın üstünde büyüyor. Bu ileride de bu şekilde devam edecektir” şeklinde konuştu.
İspanya ekonomisinin ve istihdamının düzelmesine yönelik olumlu haberler geldiğini ifade eden İspanya Hükûmet Başkanı Pedro Sanchez, Şubat 2020’den bu yana çok daha fazla insanın sosyal güvenlik kapsamına girdiğini gördüklerini anlattı.
İspanya Hükûmet Başkanı Pedro Sanchez Türkiye ile İspanya’nın iyi ilişkilerinin ekonomiye de yansıyacağına işaret etti ve iki ülkenin turizm ve kültürel alanındaki iş birliğini de güçlendirdiklerini dile getirerek, “İspanya ve Türkiye’nin ikili ilişkileri gerçekten çok güzel bir olgunluk derecesine ulaştı. Bence olağanüstü bir dereceye ulaştı” ifadelerini kullandı.
Ortak basın toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Hükûmet Başkanı Pedro Sanchez onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî akşam yemeği verdi.
İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İspanya Hükûmet Başkanı Pedro Sanchez huzurunda iki ülke arasında altı anlaşmaya imza atıldı.
“Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı ile İspanya Krallığı Ekolojik Dönüşüm ve Demografik Sınama Bakanlığı Arasında Su Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı”, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile İspanya Hükûmet Başkanı Üçüncü Yardımcısı ve Ekolojik Dönüşüm ve Demografik Sınama Bakanı Teresa Ribera Rodriguez tarafından imzalandı.
“Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu ile İspanya Krallığı Bilim ve Yenilik Bakanlığı Arasında Kutup Bilimlerinde ve Lojistiğinde İşbirliği Hakkında Mutabakat Zaptı”nı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile İspanya Dışişleri, AB ve İşbirliği Bakanı Jose Manuel Albares Bueno imzaladı.
“Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile İspanya Krallığı İçişleri Bakanlığı Sivil Koruma ve Acil Durum Genel Müdürlüğü Arasında Afet ve Acil Durum Yönetimi Alanında Mutabakat Zaptı”, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska Gomez tarafından imza altına alındı.
“Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı ile İspanya Krallığı Kültür ve Spor Bakanlığı Arasında Spor Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”nı, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile İspanya Dışişleri, AB ve İşbirliği Bakanı Jose Manuel Albares Bueno imzaladı.
“Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile İspanya Krallığı Ekolojik Dönüşüm ve Demografik Sınama Bakanlığı Arasında Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Alanında Mutabakat Zaptı”na, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ve İspanya Hükümet Başkanı Üçüncü Yardımcısı ve Ekolojik Dönüşüm ve Demografik Sınama Bakanı Teresa Ribera Rodriguez imza attı.
“Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İspanya Krallığı Hükûmet İkinci Başkan Yardımcılığı ve Çalışma ve Sosyal Ekonomi Bakanlığı Arasında Çalışma ve İstihdam Alanlarında İşbirliği Hakkında Niyet Beyanı”nı da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ve İspanya Hükûmet Başkanı İkinci Yardımcısı ve Çalışma ve Sosyal Ekonomi Bakanı Yolanda Diaz Perez imzaladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Katar Emiri Şeyh Hamed bin Halife Al Sani’nin vefatı dolayısıyla taziye ziyareti için gittiği Katar’ın başkenti Doha’ya ulaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hamad Uluslararası Havalimanı’nda Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Suud bin Abdurrahman bin Hasan Al Sani tarafından karşılandı.
Ziyarette Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşi Emine Erdoğan da eşlik ediyor.
FETÖ’cüler “Akaryakıt istasyonu sahiplerine nasıl kumpas kuruyorlar” FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?
FETÖ’ye bağlı Takım elbiseli teröristler” Şehirlerdeki kıymetli mülkleri nasıl ele geçiriyorlar bu teröristlere kimler yardım ediyor .Akaryakıt istasyonu sahiplerine nasıl kumpas kuruluyor ,dağıtım şirketindeki yöneticiler bu işe nasıl katkı sağlıyorlar .Bu rant nasıl paylaşılıyor .Akaryakıt istasyon sahibini nasıl kıskaca alıyorlar .Petrol imamı ,Şehirlerdeki kıymetli mülkleri nasıl ele geçiriyorlar .
FETÖ’cüler | Milletimize kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır?
Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
FETÖ’cüler | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.