Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’u hak ettiği yatırımlarla buluşturmaya devam edeceğiz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “İstanbul’u kaderine terk etmemekte kararlıyız. İstanbul’un trafik başta olmak üzere, sorunlar yumağı altında ezilmesine izin vermeyeceğiz. Dünyanın göz bebeği olan İstanbul’u hak ettiği yatırımlarla buluşturmaya devam edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışını yaptıkları hattın Halkalı-Arnavutköy kesiminin ülkeye, millete, hat üzerindeki yerleşim yerlerine ve tüm İstanbul’a hayırlı olmasını diledi.
Hattın İstanbul’a kazandırılmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını, sinyalizasyon sistemini geliştiren ASELSAN ve TÜBİTAK’ı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine kadar herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Sultan Fatih’in şehrine yine Sultan Fatih’in tavsiyelerini kendimize rehber kılarak aşkla hizmet ediyoruz. Ne demişti o büyük Sultan? ‘Hüner bir şehir bünyâd etmektir; reâyâ kalbin âbâd etmektir’ İşte biz de meftunu ve maşuku olduğumuz güzel İstanbul’umuzu mamur etmek, ihya ve inşa etmek, İstanbul halkını hak ettiği hizmet standardıyla buluşturmak için gece gündüz koşturuyoruz. Bilhassa raylı sistemler noktasında büyük bir çaba içindeyiz. İşte şimdi buraya gelirken 120 kilometre hıza kadar ulaştık. 16 milyon nüfusu, yıllık 20 milyona yaklaşan ziyaretçisiyle dünyanın en büyük metropollerinden biri olan şehrimizi demir ağlarla ilmek ilmek örüyoruz.”
“TÜRKİYE’Yİ EN UZUN VE EN HIZLI METRO HATTIYLA BULUŞTURUYORUZ”
Toplamda 16 istasyondan oluşan 69 kilometre uzunluğundaki Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi’ni iki ayrı koldan hayata geçirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin 37,5 kilometrelik kısmını Gayrettepe-İstanbul Havalimanı ve 31,5 kilometrelik kısmını ise Halkalı-İstanbul Havalimanı metrosu olarak şehrin hizmetine verdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gayrettepe’den Halkalı’ya kesintisiz ulaşım imkânı sağlayacak hattın Gayrettepe’den Arnavutköy’e kadar olan 47 kilometrelik kesimini geçen yıllarda devreye aldıklarını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kâğıthane-İstanbul Havalimanı kesimini 22 Ocak 2023’te, Kâğıthane-Gayrettepe arasını 29 Ocak 2024’te, Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimini ise 2024 yılının mart ayında İstanbul halkının istifadesine sunduk. Daha önce hizmete açtığımız bu 47 kilometrelik kesimde, İstanbul Havalimanı’nda yapacağımız hızlı tren hattı, Kâğıthane istasyonunda Mahmutbey-Mecidiyeköy-Kabataş metro hattı, Gayrettepe istasyonunda Yenikapı-Hacıosman metrosu ve metrobüs ile entegrasyon sağladık. Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimindeki Arnavutköy Hastane ve Taşoluk istasyonlarını da bu sisteme dâhil ettik. Böylece başta bu hatlar üzerinde yaşayan kardeşlerimiz olmak üzere milyonlarca İstanbullunun ulaşımını ciddi ölçüde kolaylaştırdık. Şimdi bütün bu çalışmalarımızı taçlandırıyoruz. Toplam 69 kilometre uzunluğundaki metro projemizi bugün tamamlayarak Türkiye’yi en uzun ve en hızlı metro hattıyla buluşturuyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-Arnavutköy kesiminin hizmete girmesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da en uzun metrolarından birinin tamamlanmış olduğunu söyledi.
Hattın 22 kilometre uzunluğundaki Halkalı-Arnavutköy kesiminin, İbn Haldun Üniversitesi, Kayaşehir, Olimpiyatköy, Halkalı Stadı ve Halkalı olmak üzere 5 yeni istasyona sahip olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri paylaştı: “Bu istasyonlar sayesinde önemli bağlantılar tesis edilmiştir. Kayaşehir istasyonunda Bakırköy-Kirazlı-Başakşehir-Kayaşehir metrosu ile Olimpiyatköy istasyonunda ise Ataköy-İkitelli Olimpiyat metrosu ile entegrasyon sağlandı. Halkalı Stadı istasyonunda yapımı devam eden Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey-Bahçeşehir-Esenyurt metrosu ile bağlantı kuruldu. Halkalı istasyonunda da yüksek hızlı tren hatları, Marmaray, Halkalı-Bahçeşehir Banliyö Hattı ve Yenikapı-Kirazlı-Halkalı metrosu ile tam entegrasyon gerçekleştirildi. Milyonlarca vatandaşımız, İstanbul’un merkezi noktalarına zahmetsiz bir şekilde ulaşım imkânına kavuştu. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum.”
“YAPIMI SÜREN METRO HATLARIYLA İSTANBUL’DAKİ RAYLI SİSTEM UZUNLUĞU 191 KİLOMETREYE ÇIKACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan yeni hat sayesinde seyahat sürelerini de ciddi manada azalttıklarına işaret ederek, “Halkalı-İstanbul Havalimanı arasını 30 dakikaya, Halkalı-Göktürk arasını 43 dakikaya, Halkalı-Kâğıthane arasını 54 dakikaya, Halkalı-Gayrettepe arasını ise 57 dakikaya düşürüyoruz. Küçükçekmece-Kemerburgaz arası 50 dakikaya inerken, Başakşehir-Kâğıthane arası da inşallah 48 dakika olacaktır. Projenin 25 senede vakitten 117 milyon saat tasarruf ettirmesini, ekonomik faydanın ise toplam 935 milyon avroyu bulmasını bekliyoruz. Bunların da şehrimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.
“Aşkınan çalışan yorulmaz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu inançla İstanbul için raylı sistem çalışmalarını aralıksız devam ettirdiklerini belirterek, “4,5 km uzunluğundaki Altunizade-Çamlıca Camisi-Bosna Bulvarı Metro Hattı’nın inşası sürüyor. İlaveten 6,3 kilometrelik Yavuztürk-Kazım Karabekir-Topağacı-Ümraniye Spor Köyü raylı sistem hattının yapımı da devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma Bakanlığımızca İstanbul’da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu 191 kilometreye çıkacak” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Şehrimiz yeni metro hatları kazandıkça İstanbul’un beceriksiz idarecilerin elinde artık eziyete dönüşmüş trafiğini rahatlatacağız. Bunun da en büyük faydasını, işe geç kalmamak için arabalarında uyuyan, araçlarını hafta içi yatakhaneye çeviren İstanbullu kardeşlerimiz görecek. Milletin kaynakları, para kuleleri, baklava kutuları, kişisel kariyer hesapları yerine bugün burada olduğu gibi hizmete, esere, yatırıma harcandıkça hem İstanbul’un hem de İstanbullunun yüzü gülmeye başlayacak. Bunun için ne diyoruz? ‘İstanbul beklemez’ diyoruz. ‘İstanbul ihmale gelmez. İstanbul beceriksizliği, vizyonsuzluğu kaldırmaz’ diyoruz. Merhum şair Orhan Seyfi Orhon’un, ‘Sihrinle füsununla gururunla nazınla/Altın Haliç’in, Marmara’n, aşık Boğaz’ınla/Endamını sarmakta ipek tüllü karanlık/Türk’ün güzel İstanbul’u mesut uyu artık’ dediği İstanbul’un gevşekliğe, umursamazlığa, boş vermişliğe asla tahammülü olmaz.”
İstanbul’u sevmenin aşkla hizmet etmeyi, bu şehre kıymet vermenin taş üstüne taş koymayı, bu şehri önemsemenin sorunlarıyla, dertleriyle ilgilenmeyi gerektirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de işte bunu yapmanın peşindeyiz. İstanbul’a olan şükran borcumuzu hakkıyla ödemenin gayretindeyiz. Kim ne derse desin, İstanbul’u kaderine terk etmemekte kararlıyız. İstanbul’un, trafik başta olmak üzere sorunlar yumağı altında ezilmesine izin vermeyeceğiz. Dünyanın göz bebeği olan İstanbul’u hak ettiği yatırımlarla buluşturmaya inşallah devam edeceğiz” dedi.
İstanbul’a olan tutkularının, İstanbullulara olan hizmet aşklarının nişanesi olan metro hattının hayırlı uğurlu olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenleri, katkısı ve alın teri olanları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul için çalışırken diğer illeri de ihmal etmediklerini, pazartesi günü Ankara’ya stratejik önemi yüksek bir eser kazandırdıklarını söyledi.
Uzun yıllar askerî havalimanı olarak hizmet veren, 1933 senesinde yapılan Ankara Havalimanı’nı ihya ederek yeni çehresiyle ayağa kaldırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet konukeviyle, 2 bin 450 metreden 3 bin metreye uzattığımız pist uzunluğuyla, 44 uçağın eş zamanlı olarak park edebileceği kapasitesiyle ve diğer imkânlarıyla Ankara, gurur verici bir esere daha kavuşmuş oldu” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Pendik’te Türk donanmasının ve Türk tersaneciliğinin gücünü gösteren bir törene katılacaklarını, 7-8 Temmuz’da ise aralarında ABD Başkanı Donald Trump’ın da olduğu NATO liderlerini Türkiye’de ağırlamaya hazırlandıklarını hatırlatarak, “Öncesinde 28-29 Haziran’da NATO Parlamenter Zirvesi İstanbul’da yapılacak. Daha sonra yıl boyunca ülkemizin ev sahipliğinde birçok uluslararası etkinlik düzenlenecek. Yani 2026 senesi Türkiye için kelimenin tam manasıyla bir zirveler yılı olacak” diye konuştu.
Türkiye’nin marka değerinin artacağını, bölgesinin cazibe merkezi olduğunun görüleceğini ve küresel diplomasinin oyun kurucu aktörlerinden biri olduğunun tescil edileceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünün kavramlarıyla, dünün ideolojileriyle, özellikle de dünün muhalefet tarzıyla bugünün meseleleri anlaşılamaz. Türkiye değişirken, dünya değişirken, dünya sistemlerinde köklü değişimler yaşanırken maalesef bizim muhalefet bunu bir türlü idrak edemiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2026 senesinin Türkiye’sinde hâlâ eski kalıplarla, eski alışkanlıklarla siyasetçilik yapmaya devam ediyorlar. Başlarını öyle bir kuma gömmüşler, bırakın dünyayı ülkemizde ne olup bittiğinden haberleri bile yok” ifadelerini kullandı.
Muhalefet aktörlerinin yıllarca kendilerini acımasızca eleştirdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Lafa her başladıklarında ‘Bizim Libya’da, Suriye’de, Somali’de ne işimiz var?’ diyerek bizi suçladılar. Selçuklu’nun, Osmanlı’nın, kahraman ecdadımızın emaneti olan gönül ve kültür coğrafyamıza sırtlarını döndüler. Orta Doğu bataklığı dışında, sınırlarımızın ötesinde yaşayan on milyonlarca kardeşimiz için tek bir cümle dahi kuramadılar” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyadaki ve bölgedeki gelişmelere Türkiye merkezli bakmayı bir türlü başaramadılar. Son seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak karşımıza çıkan zat, çareyi Amerika’dan uzman ithal etmekte ararken, onun yerine gelen 5 dakikacık bir görüşme için yabancılar karşısında 40 takla atıyor, adeta yalvarıyor. Daha düne kadar yurt dışına Türkiye’yi şikâyet turları düzenliyorlardı. Şimdi bir tanesi çıkmış, kötü siciline bakmadan bizi dış politikada şov yapmakla, tribünlere oynamakla, ülkemizi bölgesel krizlerin mezesi hâline getirmekle itham ediyor. İnanın insan, kurduğu cümlelerin neresini düzelteceğini bilemiyor. Bir defa Türkiye, bölgesel krizlerin mezesi değil, işte en son İran savaşında olduğu gibi çözüm çabalarının baş aktörüdür.”
Dış politikanın şov alanı değil, tecrübe, birikim ve dirayet gerektiren bir uzmanlık alanı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz ne içeride ne dışarıda hiçbir zaman tribünlere oynamadık. Aksine, hep gönüller yapmanın, gönüller kazanmanın derdinde olduk. Siz birbirinizle koltuk kavgası verirken, biz yürüttüğümüz ince diplomasiyle bölgemizdeki çatışmaları dindirmenin kavgasını verdik. Siz birbirinizin kuyusunu kazarken, biz elimizde iğneyle kuyu kazar gibi barışa giden yolun önündeki engelleri kazıdık” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Siz kimin hain, kimin iş birlikçi, kimin proje olduğunu tartışırken, biz zorlu müzakere masalarında Türkiye’nin hak ve hukukunu savunduk. Aslında bunlara daha önce de söyledim, bugün tekrar ediyorum. Dış politikada bize ders vermek sizin boyunuzu ziyadesiyle aşar. Eskisiyle yenisiyle, sizin çapınız buna yetmez. En iyisi siz, bilgi, birikim ve liyakat gerektiren zor konularla uğraşmayın. Gidin kapasitenize ve kalibrenize uygun işleri kovalayın. Mesela koltuk kapmaca, salon kapmaca oynayın. Eğer becerebiliyorsanız önce şaibesiz bir kurultay yapmayı öğrenin. Daha kavgasız, gürültüsüz tek bir gününüz yok, bir de çıkıp bize diplomasi dersi vermeye kalkıyorsunuz. Hani derler ya, ‘Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu’ Kusura bakmayın ama size bu işten ekmek çıkmaz.”
Kendilerinin muhalefetin bitmez tükenmez kavgalarına ayıracak vakti olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz birilerine laf yetiştirmenin değil, sevgili gençlerimiz başta olmak üzere aziz milletimize hizmet etmenin, şehirlerimizi bünyad etmenin derdindeyiz. İnşallah bu şekilde de yola devam edeceğiz” diye konuştu.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN A MİLLÎ FUTBOL TAKIMI’NA VE YKS’YE GİRECEK ÖĞRENCİLERE BAŞARILAR DİLEDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek tüm gençlere de Allah’tan zihin açıklığı ve kolaylıklar niyaz ettiğini belirterek, “Sınavınız nasıl geçerse geçsin, unutmayın, sizler bu ülkenin geleceğisiniz, yarınlarımızın teminatısınız, ailelerinizin ve milletimizin göz bebeğisiniz. Sizlere güveniyoruz, sizlere inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Yarın sabah 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ikinci maçında A Millî Futbol Takımı’nın Paraguay ile karşılaşacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim Çocuklara Paraguay ile oynayacakları maçta başarılar diliyorum. Millî takıma destek veren tüm vatandaşlarımdan, üniversite sınavına girecek evlatlarımızı da düşünerek maç heyecanını ölçülü yaşamalarını, gençlerimizi rahatsız edebilecek eylemlerden uzak durmalarını özellikle rica ediyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın bugün hizmete açtıkları Halkalı-Arnavutköy bölümünün hayırlı olmasını dileyerek, hattın İstanbul’un hizmetine sunulmasında emeği geçenlere teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türk ve Polonya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki, daha sonra baş başa ve heyetler arası görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen gemi teslim töreninde yaptığı konuşmada, “Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayiimiz oluşturuyor. Savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefiyle çıktığımız yolda 23 yılda çok ciddi mesafe aldık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ile birlikte İstanbul Tersanesi Komutanlığında “Açık Deniz Karakol Gemisi CAm. Roman’ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni”ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, savunma sanayi ve gemicilik sektörünün temsilcilerini ve misafirleri selamladı.
Romanya Cumhurbaşkanı Dan ile Romanya heyetini Türkiye’de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu, dünyanın göz bebeği olarak nitelendirdiği İstanbul’da denizcilik, mühendislik ve Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir nişanesine tanıklık etmek üzere bir araya geldiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törenimizle, tarihten süzülüp gelen Türkiye-Romanya dostluğunu bir adım daha öteye taşıyoruz. CAm. Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimizi envantere katmanın gururunu taşıyoruz. Aynı tezgâhtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.
“DÜNYAMIZ SOĞUK SAVAŞ’TAN BU YANA EN KÖKLÜ DEĞİŞİMLERDEN BİRİNİ YAŞIYOR”
Her iki platformun iki ülkeye, Karadeniz’in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgenin huzuruna büyük katkılar yapacağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konuşmamın hemen başında bir hususun altını önemle çizmek istiyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız Soğuk Savaş’tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Alışılagelmiş kalıplar yıkılırken bizim ‘Zor oyunu bozar’ dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılaşılan her krizin ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu bir kez daha hatırlattığını kaydederek, şöyle devam etti: “Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. ‘Büyük ve güçlü Türkiye’ vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayimiz oluşturuyor. Savunma sanayisinde ‘tam bağımsız Türkiye’ hedefiyle çıktığımız yolda hamdolsun 23 yılda çok ciddi mesafe aldık. Engellerle, kısıtlamalarla, gizli açık ambargolarla karşılaşmamıza rağmen hedefimize ulaşmak için sabırla yürüdük. Kendimize inandık, savunma sektörümüze güvendik. Neticede 23 yıl önce hayal dahi edilemeyecek seviyelere ulaştık.”
“AYNI ANDA EN FAZLA SAVAŞ GEMİSİ YAPABİLEN ÜLKELERDEN BİRİYİZ”
Türkiye’nin savunma ihracatında dünyanın 11’inci büyük ülkesi konumunda olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek tarihî bir başarıya imza attık. 23 sene evvel yılda 248 milyon dolar ihracatımız varken, bugün bu rakamı sadece bir hafta içinde gerçekleştiriyoruz. Askerî gemi inşa sanayimiz 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor. Bugüne kadar farklı coğrafyalara 140’ı aşkın deniz platformu ihraç ettik. En küçük bottan SİHA gemimiz TCG Anadolu’ya, muhriplerden denizaltılara, millî uçak gemimiz MUGEM’e, bütün su üstü ve su altı platformlarımızı millî imkân ve kabiliyetlerimizle inşa edebiliyoruz. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hâlihazırda 15’ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50’nin üzerinde savaş gemisini imal ettiğini söyledi.
“Millî uçak gemisinden hava savunma muhribine, fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformları yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla üretiyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren insansız deniz araçlarının araştırma, tasarım ve üretim faaliyetlerini sürdürdüklerini, yürüttükleri projelerin toplam bedelinin 25 milyar avro seviyesine ulaştığını bildirdi.
“GEMİLERİMİZ MUADİLLERİNDEN DAHA ÜSTÜN NİTELİKLERDE”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TCG Anadolu’dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan Türk donanmasının, artık küresel güç aktarım yeteneğine kavuştuğunu, bunun ülke açısından gurur verici olduğunu ifade etti.
Bu kabiliyeti şimdi daha da perçinlediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, MUGEM Projesi’yle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke konumuna yükseldiklerini söyledi.
Tüm bu platformların kritik alt sistemlerinin, radarlarının, sonarlarının, savaş yönetim sistemlerinin ve yazılımlarının Türk mühendisleri tarafından hayata geçirildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gemilerimiz, muadillerinden daha üstün niteliklerde millî mühimmatlarımız ve silah sistemlerimizle donatılıyor. Hamdolsun, her alanda kendimizle yarışıyor, kendi belirlediğimiz eşikleri aşmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın içinde bulunduğu sancılı güvenlik ortamı, dost ve müttefiklerin iş birliklerini artırmalarını elzem kılmaktadır. Bu anlayışla savunma sanayisinde sahip olduğumuz imkân ve kabiliyetleri dost ülkelerimizle paylaşmayı kendimiz için görev biliyoruz” dedi.
“CAM. ROMAN KORVETİ, KARADENİZ VE BÖLGEMİZİN GÜVENLİĞİNİ BİRLİKTE İNŞA ETME İRADESİNİN EN SOMUT GÖSTERGESİDİR”
Romanya’nın kendileri için özel öneminin olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye ile Romanya’nın müttefiklik ruhuyla olgunlaştırdığı köklü ilişkiler, tarihî zirvesini yaşamaktadır. Biliyorsunuz, münasebetlerimizi 2011 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükselttik. 2024 senesinde tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile ilişkilerimize kurumsal bir boyut kazandırdık. Bugün burada icra ettiğimiz tören, işte bu stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş hâlidir. CAm. Roman korveti, iki müttefik ülkenin Karadeniz ve bölgemizin güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesidir.”
Karadeniz’in güvenliğinin, aynı zamanda Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan arasında deniz mayınlarıyla mücadele başta olmak üzere pek çok alanda gelişen iş birliğini bu bakımdan kıymetli bulduklarını dile getirdi ve gelecek dönemde bu iş birliğinin daha da artmasını temenni etti.
“TÜRKİYE, TARİHİNDE İLK KEZ BİR NATO VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜYESİ ÜLKEYE SAVAŞ GEMİSİ İHRAÇ ETMİŞTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün teslim ettikleri ve envantere kattıkları gemilerde kullanılan savaş yönetim sisteminin, arama ve atış kontrol radarlarının, sonar sistemlerinin ve yakın savunma silahlarının tamamen yerli ve millî şirketlere ait olduğunu belirterek, “ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, Makine Kimya ve TÜBİTAK öncülüğünde kurulan güçlü savunma altyapımız, bu sistemlerin üretim ve teslimatlarının kısa sürede gerçekleşmesini sağlamıştır. Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye, tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir. Geminin test, eğitim ve harekât hazırlık süreçlerinde sergilediği başarı, Türk deniz platformlarının kalitesini bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır” diye konuştu.
Kahraman deniz kuvvetlerinin gücüne güç katacak TCG Koçhisar’ı da bugün hizmete aldıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açık Deniz Karakol Gemisi Projemiz kapsamında inşa ettiğimiz bu platform, istihbarat, gözetleme ve keşiften arama kurtarmaya, deniz haydutluğuyla mücadeleden deniz denetim ve savaş dışı harekatlara kadar pek çok görevi inşallah başarıyla yerine getirecektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin gayesi, bölgemizde gerilim üretmek değil barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir. Biz, kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz, aksine karşılıklı saygıya dayalı, güçlü bir iş birliğinden yanayız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bununla birlikte hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına, menfaatlerine zarar vermesine müsaade etmeyiz. İlkemiz çok net, biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz. Dost ve müttefiklerimizin güvenlik ihtiyaçlarına kendi millî kabiliyetlerimizle katkı sunmayı da bu anlayışın tabii bir gereği olarak görüyoruz. Bugün bu rıhtımda denize uğurladığımız her iki gemi de dile getirdiğim bu vizyonun, bu inancın, bu kararlılığın tecessüm etmiş hâlidir.”
Millî Savunma Bakanlığını, Savunma Sanayii Başkanlığını, Deniz Kuvvetleri Komutanlığını, İstanbul Tersanesi Komutanlığını, ASFAT’ı ve projede görev alan tüm firmaları, mühendisleri, teknisyenleri ve işçileri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, CAm. Roman korvetinin Romanya’ya hayırlı olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TCG Koçhisar’ın da “mavi vatan”da şanlı bayrağı gururla dalgalandıracağına yürekten inandığını ifade ederek, “Rabb’im denizcilerimizin pruvasını neta, bahtını açık eylesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Romanya Cumhurbaşkanı Dan, tören alanına birlikte gelerek tören kıtasını selamladı. İstiklal Marşı ve Romanya Ulusal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende Romanya Cumhurbaşkanı Dan da konuşma yaptı. Konuşmaların ardından günün anısına fotoğraf çektirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Romanya Cumhurbaşkanı Dan, gemi komutanlarına bayrak, flandra ve gemilerin hizmete giriş belgelerini takdim etti.
Ardından gemi komutanları, ant içerek personeli gemiye sevk etti. Bayrak ve komutan flandrası gemilere toka edildi. Deniz Harp Okulu öğrencileri tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Romanya Cumhurbaşkanı Dan’a hediye takdim edildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Açık Deniz Karakol Gemisi CAm. Roman’ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslimi nedeniyle Türkiye’de bulunan Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ile İstanbul Tersanesi Komutanlığında bir araya geldi.
Görüşmede, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da hazır bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Singapur Başbakanı Lawrence Wong’u Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Singapur Başbakanı Wong’u resmî törenle karşıladı. Karşılama töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Singapur Başbakanı Wong, ikili ve heyetler arası görüşmeye geçti.
Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Yapay zekânın sunduğu fırsatları değerlendirerek, Türkiye Yüzyılı’nda büyük ve güçlü bir Türkiye’yi dijital alanda da inşa etmekte kararlıyız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Yapay Zekâ Vizyonu ve Eylem Planı’nı açıkladığı “Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, denizcilik tarihinde çok önemli bir yer tutan, Fatih Sultan Mehmet’in temellerini attığı Tersane-i Amire’de zirve dolayısıyla bir arada olduklarını söyledi.
Katılımcıları selamlayarak teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un 39 ilçesinde, Türkiye’nin 81 ilinde yaşayan tüm vatandaşlara selamlarını, sevgilerini gönderdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin ülke, millet ve sektörler için hayırlara vesile olmasını dileyerek, zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile programa katkı sunanları tebrik etti.
Zirve kapsamında icra edilen panel ve etkinliklerin, burada yapılacak değerlendirmelerin, herkes için ufuk açıcı olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birazdan 2026-2030 dönemini kapsayan ve bu alanda kritik bir yol haritası olan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’mızı sizlerle ve milletimizle paylaşacağız. Türkiye’yi yapay zekâ teknolojilerinde lider ülkeler sınıfına taşıyacak yeni eylem planımızın şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
“YAPAY ZEKÂ VE YENİ DİJİTAL TEKNOLOJİLER OLGULARLA BİRLİKTE ALGILARI DA DÖNÜŞTÜRÜYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın ve insanlığın yeni bir döneme girdiği tarihî günlerden geçtiklerini, bu dönemdeki değişimin, geçmişe nazaran son derece hızlı ve eskilerin deyimiyle “sari” seyrettiğini söyledi.
Diplomasiden ticarete, enerjiden ulaşıma, tarımdan güvenliğe değişimin etkilerinin hemen her alana nüfuz ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni bir düzen kurulurken eski nizam ciddi bir sarsıntı yaşıyor. Kimileri bu süreci tarihî bir fırsat olarak görürken, bazıları da bu dönüşümü aşılması gereken bir kriz olarak değerlendiriyor. Öte yandan, yapay zekâ ve yeni dijital teknolojilerin ‘hakikat ötesi’ olarak adlandırılan bu çağda, olgularla birlikte algıları da dönüştürdüğüne, yeni gerçekliğin temel dinamiği hâline geldiğine şahit oluyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar kolaylaştığının bir gerçek olduğunu ifade ederek, dezenformasyon gibi bilgi düzensizliklerinin de aynı ölçüde yaygınlaştığına dikkati çekti.
Veriye artık saniyeler içinde ulaşılabildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Veri işleme ve veri analizi tarzı süreçleri kolaylıkla yönetebiliyoruz fakat veri emniyeti ve siber güvenlikte oluşacak en küçük zafiyetin hangi ölümcül sonuçlara yol açtığını da çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalarda sık sık görüyoruz. Siyasi, askerî, iktisadi gücün, dijital egemenlikten bağımsız ele alınamayacağını, dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu bugün büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. Türkiye, teknolojideki bu dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biridir. Büyük matematikçimiz, ordinaryüs profesör merhum Cahit Arf, bundan tam 67 yıl önce Erzurum’da verdiği bir konferansta şu soruyu sormuştu: ‘Makine düşünebilir mi ve nasıl düşünebilir?’ Cahit Arf, aynı konferansta bu sorunun cevabını ararken dinleyicilere şunu söylemişti: ‘Hadiseler veya tertiplerin anlaşılması işi bir merdiveni çıkmaya benzetilebilir. Bir basamağa çıkmak kolay bir iştir fakat bin basamağın çıkılması işi bir hayli ter dökmeye bağlıdır.’ Bilim ve teknolojiye asırlar boyunca çok önemli katkılar yapmış bir millet olarak o basamakları tek tek çıkmaya bugün de devam ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki üniversiteler, araştırma merkezleri, bilim ve teknoloji üslerinin, dünyada çığır açan ve ses getiren işlere imza attığını söyledi.
Genç mühendisler, yazılımcılar ve teknisyenlerin yüksek teknoloji gerektiren her alanda yepyeni başarılar elde ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önceden dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz. AR-GE’den seri imalata tüm aşamaları kendi öz kaynaklarımızla şekillendiriyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Teknoloji Hamlesi’ni “Türkiye Yüzyılı”nın baş tacı yapacak TEKNOFEST kuşağının, azmiyle, maharetiyle, projeleriyle bugünü ve geleceği nakış nakış işlemeye devam ettiğini belirtti.
Teknolojideki bu başarı hikâyesinde payı olan tüm kurumlara, firmalara ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin her birine çalışmalarında başarılar diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak savunma sanayiindeki birikim ve yeteneklerimizi yapay zekâ başta olmak üzere diğer alanlara da yansıtmak için yoğun bir çaba harcıyoruz. Biliyorsunuz, 31 Mart’ta dijital bağımsızlığımızı daha da perçinleyecek yeni nesil mobil iletişim altyapımız 5G’yi hizmete aldık. Siber tehditlere karşı ülkemizin direncini artırmak amacıyla Siber Güvenlik Başkanlığımızı kurduk. 2024’te uzaya fırlattığımız ilk yerli ve millî uydumuz Türksat 6A ile Türkiye’yi dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri yaptık. Son 23 yılda çok az sayıda ülkenin sahip olduğu büyük bir inovasyon altyapısını inşa ettik. TEKNOFEST’lerle, DENEYAP atölyeleriyle, bilim şenlikleri ve bilim fuarlarıyla her yıl milyonlarca gencimizi teknoloji yolculuğuna dâhil ettik. Bugün, Türkiye genelindeki bin 700’ü aşkın araştırma-geliştirme ve tasarım merkezlerinde araştırmacılarımız, mühendislerimiz ve teknisyenlerimiz geleceğin projelerini geliştiriyor. 114 teknopark, 13 binin üzerinde teknoloji firması, yenilikçi fikirleri ürüne dönüştürüyor.”
Teknolojide elde ettikleri kazanımların buzdağının sadece görünen yüzü olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekânın sunduğu fırsatları değerlendirip, “Türkiye Yüzyılı”nda büyük ve güçlü bir Türkiye’yi dijital alanda da inşa etmekte kararlı olduklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün herkesin “Yapay zekâ insana hizmet mi edecek yoksa insanı kontrol mü edecek? Teknoloji şirketleri ellerine geçen bu asimetrik gücü nasıl kullanacak? Hızla büyüyen bu şirketlerin derebeyi hâle gelmesinin önü nasıl alınacak? Kişisel veriler üzerinden bireylerin ve toplumların manipülasyonu nasıl engellenecek?” sorularıyla karşı karşıya bulunduğunu, buna verilecek cevapların ise hayati önemde olacağını anlattı.
Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı’nın bu hassasiyetlerin ürünü olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eylem planımız ‘fark et, istifade et, üret ve yönet’ olmak üzere dört temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan 4 eylem üzerine inşa edildi” bilgisini verdi.
Planın birinci ekseni olan “fark et” hedefleri doğrultusunda yapay zekânın ihtiva ettiği fırsat ve riskleri millete aktarıp, toplumun her kesiminde bu konudaki bilinç ve temel etkinlikleri artıracaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her yaştan insanımızın yapay zekâyı doğru anlamasını, güvenli biçimde kullanmasını sağlamak üzere Ulusal Yapay Zekâ Okuryazarlığı Programı’nı başlatacağız. 81 ilimizde hayata geçireceğimiz yapay zekâ okuryazarlığı atölyeleriyle 2 yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştireceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, veriye erişimi kolaylaştırarak, araştırmacıların, girişimcilerin ve kamu kurumlarının veriyi değere dönüştürme sürecini hızlandıracaklarını söyledi.
“Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden milletimizin istifadesine sunacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kullanıcıların haklarını koruyan ve yatırımcılara öngörülebilirlik sağlayan bir düzenleyici çerçeve oluşturacaklarını, orantılı risk yaklaşımına dayalı bu çerçeveyle yeniliğin önünü açarken, vatandaşların mahremiyet ve emniyetini de güvence altına alacaklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, planın ikinci ekseni olan “istifade et” kapsamında yapay zekâyı kamudan sanayiye, eğitimden sağlığa, tarımdan güvenliğe kadar hayatın farklı alanlarında somut faydaya dönüştüreceklerini ifade etti.
“KAMU SEKTÖRÜMÜZ BAŞARILI VE YERLİ YAPAY ZEKÂ ÇÖZÜMLERİNİN İLK ALICISI VE EN GÜÇLÜ REFERANSI OLACAK”
Veri merkezlerinin uluslararası standartlara uygunluğunu ve enerji verimliliğini teminat altına alacak hukuki düzenlemeyi hayata geçireceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2030 yılına kadar ülkemizin veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata (GW) çıkaracağız. Elektronik devleti, vatandaşımızın yapay zekâ destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimli hâle getireceği dönüşüm alanı olarak ele alacağız. Kamu yatırım programlarımızdan yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 pay ayıracağız. Kamu sektörümüz başarılı ve yerli yapay zekâ çözümlerinin ilk alıcısı ve en güçlü referansı olacak. Sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli alanlarda fikirleri sahada test edilmiş ürünlere dönüştürecek KOBİ’lerimize yapay zekâ kuponlarıyla erişilebilir teknoloji sağlayacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, planın üçüncü ekseni olan “üret” hedeflerinde, vatandaşların yapay zekâ ile değer üretmesini temin edeceklerini, kendi modellerini geliştireceklerini kaydetti.
Yatırımcılara enerjisi ve altyapısı hazır kampüsler, KOBİ’lere ve araştırmacılara hızlı prototip imkanı sunan yapay zeka büyüme bölgeleri kuracaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ulusal Yapay Zekâ Araştırma Fonu ile araştırmaların, Yapay Zekâ Büyüme Fonu ile girişimlerin gerçekleşmesini ve ölçeklenmesini destekleyeceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkçe Büyük Dil Modeli çalışmalarını dijital egemenliği güçlendirmek üzere kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizerek, “Geliştirme çalışmaları devam eden TÜBİTAK’ın yerli dil modeli Bilge, bu yolda katettiğimiz mesafenin önemli bir göstergesidir. Yine T3 Vakfımız ve Baykar iş birliğinde geliştirilen büyük dil modeli ile HAVELSAN’ımızın Main Platformu’ndaki 9 milyar parametreli büyük dil modeli Türkçenin bütün zenginliğini merkeze alan önemli çalışmalardır” diye konuştu.
“İSTANBUL’U YAPAY ZEKÂ ALANINDA TÜRKİYE’NİN ULUSLARARASI VİTRİNİ VE YATIRIM DİPLOMASİSİ ŞEHRİ OLARAK KONUMLANDIRACAĞIZ”
Turkcell ve diğer mobil iletişim şirketlerinin veri odaklı çalışmalarının Türkiye için kıymetli adımlar olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekânın imalat sanayisinde ve katma değerli ürünlerde kullanımını yaygınlaştıracak robotik teknoloji kabiliyetlerini derinleştireceklerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, planın “yönet” hedefine değinerek, şunları kaydetti: “‘Yönet’ hedeflerimiz çerçevesinde ise egemen yapay zekâ kapasitemizi güvence altına alacak ve güçlendireceğiz. Bu doğrultuda veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağı harekete geçireceğiz. Uluslararası girişimcilere tek pencereden en çok 30 iş gününde sunacağımız yol haritasıyla öngörülebilir, hızlı ve koordineli bir yatırım ortamı sağlayacağız. İstanbul’u yapay zekâ alanında Türkiye’nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracağız. Terminal İstanbul’u girişimcilerimizin ve küresel yatırımcıların buluşma zemini olarak kullanacağız. OECD, G20, Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda insan merkezli yapay zekâ standartlarının belirlenmesinde etkin bir rol üstleneceğiz. Türk Devletleri Teşkilatıyla aşamalı olarak Oğuz, Kıpçak ve Karluk dillerini kapsayan ortak bir Türk dilleri büyük dil modeli geliştireceğiz.”
“TÜRKİYE’Yİ YAPAY ZEKÂ ÇAĞININ ÖNCÜ ÜLKELERİ ARASINA HEP BİRLİKTE TAŞIYACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yenilikçi yapay zekâ çözümlerinin kontrollü bir ortamda test edilmesini sağlamak üzere en az beş öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları kuracaklarını anlatarak, “Planımızın uygulanması, kamu kurumlarımızın, özel sektörümüzün, üniversitelerimiz ve araştırma merkezlerimizin ortak katkısıyla olacaktır. Ulusal Yapay Zekâ Kurulu ise bu sürecin yönetişim zeminini teşkil edecektir” dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ilgili tüm kurumlarla yakın iş birliği içinde eylemlerin uygulanmasını düzenli olarak takip edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı ile harekete geçireceğimiz kaynakların üreteceği katma değerin 1 trilyon lirayı aşmasını bekliyoruz. Türkiye’yi yapay zekâ çağının öncü ülkeleri arasına inşallah hep birlikte taşıyacağız. Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda dijital üretimin yüzyılı yapacağız” ifadelerini kullandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.