Connect with us

Gündem

“Teknolojik bağımsızlığın siyasi bağımsızlığın teminatı olduğunu bilerek çalışmaya devam edeceğiz”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Teknolojik bağımsızlığın siyasi bağımsızlığın teminatı olduğunu bilerek çalışmaya devam edeceğiz. Ülkelerin gücü artık, yüksek teknolojideki etkinlikleriyle ölçülüyor. Savunma sanayinde geldiğimiz nokta, bugün bütün dünyanın dilindedir. Türkiye’nin, bölgenin geleceğini şekillendiren ülkelerin başında geldiği analizleri giderek daha çok paylaşılıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’ne katılarak, bir konuşma yaptı.

Konuşmasına kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin en saygın bilim ödülleri töreni olan TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni dolayısıyla bilim insanlarını ve misafirleri milletin evinde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Eskilerin, “Bir mekânın şerefi, orada bulunanlardan gelir” dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin kıymetinin de bugüne kadar milletin tüm kesimlerinden misafir ettiği güzel insanlardan geldiğini söyledi.

Bu mekâna değer verenin, şehit yakınlarından gaziler ve sporculara, muhtarlardan öğretmenlere, engellilerden ilim ve kültür insanlarına kadar 84 milyonun hep birlikte sahip çıktığı birlik, beraberlik ve kardeşlik olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mekânda bugün ilme ömrünü adamış bilim insanlarını, çığır açıcı işlere imza atacak genç araştırmacıları ağırlamanın kendilerini bir başka sevindirip gururlandırdığını ifade etti.

Her yıl TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri’nin sahipleri ile burada buluşarak artık bir geleneği iyice yerleştirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, araştırmaları ile dünyaya yön veren, hayatı kolaylaştıran, Türkiye’nin müreffeh yarınları için gecesini gündüzüne katan tüm bilim insanlarına şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl 66 bilim insanının yaptıkları çığır açıcı çalışmalarla TÜBİTAK ve TÜBA Ödülleri’ne layık görüldüğünü aktararak, TÜBİTAK Bilim Ödülü’nün üç, TÜBİTAK Teşvik Ödülü’nün ise 14 bilim insanına takdim edileceğini kaydetti.

Aynı şekilde üç bilim insanına TÜBA Uluslararası Akademi Ödülü, 37 üstün başarılı genç araştırmacıya da TÜBA GEBİP Ödülü vereceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilimsel Telif Eser Ödülleri kapsamında ise dokuz Türkçe bilimsel telif eserin TÜBA TESEP Ödülleri’ni alacağını aktardı.

TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri’ni alan bilim insanlarının her birinin kendi disiplinlerinde seçkin çalışmalar gerçekleştiren, bilime uluslararası düzeyde katkıda bulunmuş isimler olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ödül alan bilim insanlarımızın yaklaşık üçte birine tekabül eden 21’inin kadın olması bizim için ayrı bir gurur vesilesidir. İnşallah bu ödüller Türkiye’de bilimsel faaliyet yürüten herkes için birer teşvik unsuru olacak, bilimin yaygınlaşması ve benimsenmesinde önemli bir görev icra edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’nin bilim camiasına hayırlı olmasını dileyerek, ödül alan bilim insanlarını tebrik etti.

“BUGÜN BİLİMDE VARILAN SEVİYENİN TEMELLERİ DOĞU MEDENİYETİ TARAFINDAN ATILMIŞTIR”

İnsanlığa faydalı çalışmaların, ulaşılan medeniyet seviyesinin sembolü ve tüm insanlığın ortak değeri olduğuna inandıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ancak hak tesliminin de ihmal edilmemesi gerekiyor. Batı medeniyeti her ne kadar referans vermekten imtina etse de bugün bilimde varılan seviyenin temelleri Doğu medeniyeti tarafından atılmıştır. Buradaki Doğu ve Batı kavramlarını yaşadığımız coğrafyayı merkez alarak kullanıyoruz. Mezopotamya, Mısır, Yunan ve Roma uygarlıklarından sonra kaybolmaya yüz tutmuş bilimi İslam medeniyeti adeta yeniden ayağa kaldırmıştır. Şöyle tarihe kısa bir yolculuk yaptığımızda Batı’nın karanlık çağlarını yaşadığı dönemde, Doğu’nun altın çağını yaşadığını görüyoruz. O dönemin dünya çapındaki bilim insanları hep bizim gönül coğrafyamızdan çıkmıştır. Ömer Hayyamlar, Farabiler, İbn-i Sinalar, Biruniler bizim medeniyet bayrağımız altında tarih yazmıştır. El Cezeri, Ali Kuşçu, Hezarfen Ahmet Çelebi hizmetlerini ve icatlarını bu topraklarda ortaya koymuştur.”

“Elbette sadece geçmişteki başarılarımızla iftihar ederek bir yere varamayız ama geçmişten bugüne köprü kurmadan da geleceğimizi göremeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Batı ilimde, fende, teknolojide ileri noktalara ulaşırken, bizim geride kalmamızda nice adaletsizlikler, nice zulümler yanında kendi hatalarımızın, eksikliklerimizin de payı var. Dolayısıyla hayıflanmak çözüm değildir” ifadelerini kullandı.

Yapılması gerekenin, üzere düşenleri yerine getirmek, çalışmak, üretmek, yeniliklerin öncüsü olmak olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her zaman ifade ettiğimiz gibi yiğit düştüğü yerden kalkar. Yitik, kaybedildiği yerde aranır. Bu toprakların ruhuna, birikimine, bereketine güveniyoruz” diye konuştu.

Bu anlayışla son 19 yılda yaptıkları yatırımlar, uyguladıkları politikalarla bilimin ve özgür düşüncenin hamisi olduklarının, olmaya da devam ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İnovasyonun ve teknolojinin bel kemiği olan bilim, Türkiye’nin siyasi bağımsızlığının da teminatıdır. Bilimin, teknolojinin ve inovasyonun ülkemizde yediden yetmişe benimsenmesi için millî teknoloji hamlesi vizyonu rehberliğinde kararlı adımlar attık. Bilim ve teknolojide ilerleyebilmek için insan kaynağından altyapıya, verimlilikten araştırma-geliştirmeye kadar her alanda projeler yürüttük, yürütmeye devam ediyoruz. İnovasyonun, özellikle üniversitelerin, özel ve kamu araştırma merkezlerinin, teknoloji geliştirme bölgelerinin niteliğini de niceliğini de artırdık. Beşeri sermayeye, bilim insanlarımıza, mühendislerimize, araştırmacılarımıza, hatta ilkokul çağındaki çocuklarımıza destek olabilmek için bu alana ayırdığımız kaynakları sürekli artırıyoruz.”

“EVLATLARIMIZ STRATEJİK TEKNOLOJİLERE YÖNELİK YENİ NESİL YÖNTEMLERLE EĞİTİMLER ALIYOR, SOSYAL ETKİNLİKLERE KATILIYORLAR”

Cemil Meriç’in “Bilgi sonu gelmeyecek olan bir fetihtir” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, sonu gelmeyecek bu fetih için yeni fetihler, yeni fatihler yetiştirmenin derdindeyiz. Kabiliyetli evlatlarımız Türkiye’nin dört bir tarafındaki ‘dene yap’ teknoloji atölyelerinde kritik ve stratejik teknolojilere yönelik yeni nesil yöntemlerle eğitimler alıyor, sosyal etkinliklere katılıyorlar” diye konuştu.

Dünyanın en büyük uzay, havacılık ve teknoloji festivali TEKNOFEST’te yarışmalara katılan gençlerin gelecekte dünyayı değiştiren mucitler arasında yer alabilmek için yarıştığını, emek harcadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şüphesiz bu yatırımlar, bu etkinlikler, bu atölyeler ülkemizden daha birçok Aziz Sancar çıkacağının habercisidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Safahat’ta Mehmet Akif Ersoy’un Asım’a seslenişini hatırlatarak “Biz de bilim insanlarımıza şöyle sesleniyoruz, o çocuklarla beraber gece gündüz didinin, giden 300 senelik ilmi sık elden edinin. Fen diyarında sızan namütenahi pınarı hem için hem getirin yurda o nafi suları” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBİTAK Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı’yla 127 öncü bilim insanının çalışmalarını Türkiye’ye taşımasına ön ayak olduklarını söyledi.

Bu çağrıyla Türkiye’ye gelen yabancı hocaların da bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yabancı demek biraz hoşuma da gitmiyor, küresel bazda hocalarımız da var. Örneğin, Prof. Dr. Erik Jeppesen, iklim değişikliği ve göl restorasyonu alanında yürüttüğü çalışmalarını ülkemize taşıdı. Dr. Maria Veldhuizen, ülkemizde obezitenin sinirsel sürücülerini anlamaya odaklanan ilk nörobilim araştırma laboratuvarını kurdu. Prof. Dr. Stefan İvanov Dimitrov, moleküler biyoloji ve genetik alanındaki çalışmalarını artık ülkemizde sürdürüyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hocaların aynı zamanda doktora çalışmalarıyla genç bilim insanlarını yetiştirdiklerine işaret ederek, “Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı’nın yeni çağrısıyla inşallah daha fazla bilim insanını ülkemizin beşeri sermayesine katmış olacağız” ifadesini kullandı.

“ÜST DÜZEY YETKİNLİKLERE SAHİP BİLİM İNSANLARIMIZA DESTEK OLMAK HEPİMİZİN BOYNUNUN BORCUDUR”

Aynı programın bir benzerini Ulusal Lider Araştırmacılar Programı adıyla Türkiye’deki bilim insanları için de tesis ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemize gelen ve ülkemizde yerleşik bilim insanlarımız biyoteknolojiden nanoteknolojiye, robotikten dijital teknolojilere kadar birçok alanda yüksek bütçeli projeler yürütüyorlar. Bu projelerin sadece birinden çıkacak üst düzey ürün bile ülkemizde milyarlarca dolarlık katma değer oluşturabilir. Hocalarımızın yetiştirdiği gençler yakın zamanda milyar dolar değerlemeye sahip girişimlerle karşımıza çıkabilir. Bu sebeple ülkemizdeki üst düzey yetkinliklere sahip bilim insanlarımıza destek olmak hepimizin boynunun borcudur” görüşünü paylaştı.

TÜBİTAK’ın araştırma alanındaki desteklerini, gelecek yıllarda yeni programlarla çeşitlendireceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aziz Sancar Hocamız adına verilecek doktora sonrası araştırma bursunu daha önce duyurmuştum. Bu bursumuzu 2022 yılı ocak ayında başlatıyoruz. Programda yer alacak araştırmacıları Aziz Sancar Hocamız bizzat seçecek ve kendi laboratuvarında birlikte çalışma yürütecek. Bunun yanında yeni bir burs programını daha buradan duyurmak istiyorum. Bütün ömrünü bilime adayan ve bilim tarihi alanındaki çok kıymetli çalışmalarıyla dünyada çığır açan Prof. Dr. Fuat Sezgin Hocamız adına yeni bir burs programı başlatıyoruz. Bu burs programı aracılığıyla yüksek lisans, doktora ve doktora sonrası süreçlerde bilim tarihi alanında çalışmalar yapacak bilim insanlarımıza destek vereceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerin fizik, kimya, biyoloji ve matematik gibi temel bilimler alanındaki bölümlerine ilginin istedikleri seviyelerde olmadığını belirterek, “Bu tablonun önüne geçmek için çeşitli tedbirleri hayata geçiriyoruz. Gençlerimizi temel bilimlere yönlendirmek üzere her yıl 2 bin 300 lisans öğrencisine başarı bursu veriyoruz. Araştırma, geliştirme faaliyetleri yürütülen merkezlerde ve teknoparklarda temel bilimler mezunu istihdam eden firmalara maaş desteği sunuyoruz” açıklamasında bulundu.

Bu tür desteklerle gençlerin temel bilimlere olan ilgisini artırmayı hedeflediklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece teknoloji üretiminin bel kemiği olan temel araştırma çalışmalarına ivme kazandırmak istediklerini bildirdi.

Bilimsel araştırmaların sağlıklı yapılabilmesi için bilim insanlarının son teknoloji altyapılara erişimini sağlamanın da önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerdeki tematik araştırma merkezlerine bu sebeple büyük çaplı yatırımlar yaptıklarını belirtti.

“ÜNİVERSİTELERDEKİ TEMATİK ARAŞTIRMA MERKEZLERİNİ DESTEKLİYOR VE BİLİMİ TAHKİM EDECEK ADIMLAR ATIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir ülkenin teknolojik yetkinliği, araştırmalar sonucunda ortaya çıkan ve uygulamalı araştırmalara baz olacak makaleler, araştırma raporları ve temel teknolojiler sayesinde gelişiyor. Yüksek teknolojiye erişebilmenin ilk tohumu temel araştırmalarda atılıyor. Bunun için üniversitelerdeki tematik araştırma merkezlerini destekliyor ve bilimi tahkim edecek adımlar atıyoruz” bilgisini verdi.

Türkiye’de bilim denildiğinde ilk akla gelen kurumların başında Türkiye Bilimler Akademisi’nin olduğunu ve TÜBA’nın yayımladığı her eserin ve her bilimsel etkinliğinin bilim hayatına önemli katkı sağladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk-İslam Bilim ve Kültür Mirası Projesi bunlardan biridir. Bu kapsamda 2021 yılında 12 eser basıldı. Yazımında önemli mesafe alınan Bilim Terimleri Sözlüğü de titizlikle üzerinde durduğumuz bir diğer önemli eserdir. Bu sözlük, bilimin kendi dilimizde üretilmesine ciddi katkı sağlayacaktır” sözlerini sarf etti.

TÜBA’yı, bu doğrultuda gösterdiği gayretler sebebiyle tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin bilhassa son zamanlarda bilime, bilim insanına ve teknolojiye çok büyük yatırımlar yaptığını, gören her göz, hakkı konuşan her dil kabul etmektedir. Ülkemiz bu sayede teknolojisini daha üst seviyelere taşıyarak, gayretlerinin meyvesini alma yolunda ilerlemektedir” diye konuştu.

“SAVUNMA SANAYİSİNDE GELDİĞİMİZ NOKTA BUGÜN BÜTÜN DÜNYANIN DİLİNDEDİR”

Bu gerçeğe inanmayanlara, itimat edeceklerini düşündüğü birkaç örnek vermek istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, küresel yenilik endeksinde bu yıl 10 basamak birden yükselerek ulaştığı 41. sırayla ilk 50 liginde en büyük artış kaydeden ülke oldu. Avrupa Komisyonu’nun 2021 yılı İlerleme Raporu’nda inovasyon ekosistemimiz, Türkiye’nin bilim ve araştırma alanındaki hazırlıkları çok ileri düzeyde denilerek takdirle ifade edildi. Buradan bütün dünyaya seslenerek diyorum ki bizi izlemeye devam edin. Teknolojik bağımsızlığın, siyasi bağımsızlığın teminatı olduğunu bilerek, çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Ülkelerin gücünün artık yüksek teknolojideki etkinlikleriyle ölçüldüğüne vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayisinde geldiğimiz nokta bugün bütün dünyanın dilindedir. Türkiye’nin bölgenin geleceğini şekillendiren ülkelerin başında geldiği analizleri giderek daha çok paylaşılıyor. Ülkemizi bu noktaya getirmek için çok çalıştık, çok azmettik, çok fedakârlık yaptık. Bize dayatılan şartlara yıllarca boyun eğmedik, kendi göbeğimizi kendimiz kesme iradesini gösterdik. Artık sanayinin tüm sektörlerinde parmakla gösterilen ülkelerden biri olmak hedefiyle sürekli vites yükselterek yolumuza devam ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“HEDEFİMİZ, DÜNYANIN İLK 10 EKONOMİSİ ARASINA GİRMEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, Kovid-19 salgınının zorlu ikliminde, geçtiğimiz sene olduğu gibi bu seneyi de dünyanın önde gelen ülkelerinden pozitif yönde ayrışarak büyümeyle kapattığını dile getirdi.

“İhracatta geçen ay sonu itibarıyla yıllık 221 milyar dolar rakamını yakaladık. Cari fazla vermeye başlayacağımız günler inşallah yakındır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Salgının tetiklediği sıkıntılar, küresel piyasalardaki etkisini sürdürüyor. Tedarik zincirlerindeki kırılmalar sebebiyle enflasyon dâhil birçok alanda ekonomiler sınanmaya devam ediyor. Global piyasaların bir parçası olan Türkiye ekonomisi de elbette bu sıkıntıları, süreçlerin etkisini hissediyor. Ama biz bu fırtınaya son 19 yılda her alanda güçlendirdiğimiz üretim kabiliyetini en üst seviyeye çıkardığımız, şoklara karşı direncini defalarca test ettiğimiz sağlam bir ekonomi ile girdik. Pusulamız katma değerli üretimdir. Rotamız, yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyümedir. Hedefimiz, dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmektir. Üstelik bu hedefe ulaşmaya hiç olmadığımız kadar yakınız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide çizdikleri rota ve geliştirdikleri araçlarla, ülkeyi geçmişte sürekli içine çekildiği kısır döngüden, arasına sıkıştırıldığı istikrarsızlık çarkından, ezilmeye çalışıldığı güvensizlik dişlisinden kurtardıklarını vurguladı.

“Ülkemizi 19 yılda nasıl böylesine güçlü bir demokrasi ve kalkınma altyapısına kavuşturduysak bundan sonraki hedeflerimize de aynı şekilde ulaşacağımızdan şüphe duymuyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Bu mücadelede başarıya ulaşmak için teknolojiye ve teknolojinin itici gücü olan bilimin desteğine ihtiyacımız var. Bilimi, anaokulu çağındaki çocuklardan başlayarak her yaştaki her uğraştaki tüm insanlarımızın gündeminde ön sıralara çıkartmamız şarttır. TEKNOFEST kuşağını gümbür gümbür büyütmeye devam ediyoruz. Bunları gerçekleştirecek insan gücüne, azme ve iradeye sahibiz. Ülkemizi 2023 hedeflerine olduğu gibi 2053 vizyonuna da bilim insanlarımızın çalışmaları, gayretleri ve emekleri sayesinde ulaştıracağız. Bu duygularla, TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri organizasyonunda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ödül sahibi bilim insanlarımızı tekrar tekrar tebrik ediyorum.”

DAHA FAZLA HABER
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bürokrat

“Antalya Diplomasi Forumu, küresel aklın ve global vicdanın ortak kürsüsü hâline gelmiştir”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, “Beş sene önce diplomasinin nabzını tutacak küresel bir platform hedefiyle çıktığımız yolda bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu; küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü hâline gelmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” ana temasıyla NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında bir konuşma yaptı. Açılış programına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da katıldı.

Konuşmasında, Antalya’nın tarihin, kültürün ve diplomasinin şehri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, davetlileri Akdeniz’in eşsiz güzelliklerle dolu şehrinde ağırlamanın bahtiyarlığını yaşadığını ifade etti.

Çarşamba günü Kahramanmaraş’ta yaşanan müessif olaydan sonra telefonla arayıp veya mesaj gönderip üzüntülerini paylaşan herkese şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiç kimsenin, hiçbir ailenin ve toplumun benzer acıları yaşamaması dileğinde bulundu.

Bu yıl beşincisini düzenledikleri Antalya Diplomasi Forumu’nun bölge başta olmak üzere tüm dünya için hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Program kapsamında yapılacak tartışma, değerlendirme ve fikir teatilerinin; forum süresince gerçekleştirilecek yan etkinlikler ve ikili görüşmelerin verimli geçmesini diliyorum. Gerek katılım ve temsil gerek kapsam ve içerik noktasında küresel bir markaya dönüşen Antalya Diplomasi Forumu’nu bu sene de başarıyla organize eden Dışişleri Bakanlığımıza, Sayın Bakan ve ekibine; görevi sırasında foruma öncülük eden Antalya Milletvekilimiz Mevlüt Çavuşoğlu’na tebriklerimi iletiyorum.”

“BU ORGANİZASYONU, BİR AKIL PLATFORMU OLARAK GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Antalya Diplomasi Forumu’nu, diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmediklerini dile getirerek, şöyle konuştu: “Bu organizasyonu dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz. Hepimiz şu gerçeğin çok net farkındayız; günümüzde diplomasi yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıkıyor. Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor. Beş sene önce diplomasinin nabzını tutacak küresel bir platform hedefiyle çıktığımız yolda bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü hâline gelmiştir. ‘Yarını kurgulamak, belirsizlikleri yönetmek’ teması altında üç gün boyunca yapılacak tartışmaların forumun bu özgün ve özel yönünü daha da belirgin kılacağı kanaatindeyim. Forumun sizlerin de ufuk açıcı fikirleriyle Türkiye’nin barışın anahtarı misyonuna katkı vereceğine inanıyor, şimdiden her birinize teşekkür ediyorum.”

“KÜRESEL SİSTEMDE YAŞANAN KRİZ EVVELEMİRDE AHLAKİ VE VAROLUŞSAL BİR KRİZDİR”

İnsanlığın, içinden geçilen dönemi anlamak için süreci doğru tahlil etmesinin ve dinamikleri doğru okumasının şart olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştıracaktır. Evet, güç dağılımı değişiyor. Evet, yeni aktörler yükseliyor. Evet, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hâle geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor. Kural temelli olduğu iddia edilen sistem, kuralların ihlal edildiği yerde susarken, insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Buradaki esas sorun seçici davranan adalet, araçsallaştırılmış ilkeler ve güç ilişkilerine mahkûm edilmiş müşterek değerlerimizdir. Dolayısıyla küresel sistemde yaşanan kriz evvelemirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir. Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze’ye bakmak yeterlidir.”

“GAZZE’DE YAŞANANLARI YALNIZCA BİR İNSANİ TRAJEDİ OLARAK OKUMAK EKSİKLİKTİR”

Son 2,5 yılda 73 bin Filistinlinin İsrail saldırılarında can verdiğine ve 172 binden fazla kişinin yaralandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Henüz körpe bir fidanken hayattan kopartılan çocukların sayısı 21 bini aştı. Öksüz ve yetimlerin sayısı ise 58 bini geride bıraktı. Ateşkese rağmen 754 Filistinli şehit oldu, 2 bin 100 kişi yaralandı. Bir defa şunu burada kabul etmemiz gerekiyor; Gazze’de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir. Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net bir biçimde göstermiştir. Hepimiz elimizi vicdanımıza koyup şu soruların cevabını cesaretle aramak zorundayız: Eğer bir sistem kuvözdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa bu yapısal bir çürüme, ontolojik bir tefessüh değil midir? Bu tablo ahlak ve meşruiyet krizinin en bariz hâli değil midir? Sorarım: Dün Suriye ve Gazze’de, bugün Batı Şeria ve Lübnan’da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir? Dahası kardeşlerimizin, dostlarımızın ve evlatlarımızın geleceğini etkileyen bu sistem, özellikle kriz karşısında eli kolu bağlı kalmamız nasıl düşünülebilir?”

“BARIŞA GİDEN EN KESTİRME YOL, YAPICI DİYALOG VE DİPLOMASİDİR”

“Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan çok net söylüyorum, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur. İsrail hükûmetinin tahrikleriyle başlayan bu anlamsız ve son derece maliyetli savaşta Pakistan Başbakanı, değerli kardeşim Şerif’in girişimleriyle ilan edilen 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin, kalıcı barışın tesisi için en etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ne kadar derin olursa olsun, anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir. Unutulmasın ki barışa giden en kestirme yol, yapıcı diyalog ve diplomasidir. Ve barış, Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli’nin o veciz ifadesiyle ‘Tek kanatlı bir kuş değildir.’ Tarafların uzlaşmacı, sabırlı ve sağduyulu bir anlayışla hareket etmeleri, sonuç alınmasında büyük önem arz ediyor. Yine bu kritik aşamada İsrail’in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunmalıdır.”

“KÖRFEZ ÜLKELERİNİN AÇIK DENİZLERE ERİŞİM HAKKI KISITLANMAMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tansiyonun tırmandığı Hürmüz geçişiyle ilgili tavırlarının çok net olduğunu belirterek, “Hürmüz’ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman’dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır. Savaşın, komşu coğrafyalardaki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılmasında alternatif rota arayışlarını hızlandırdığı görülüyor. Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında Kalkınma Yolu gibi vizyon projeleriyle komşularımızla iş birliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum” diye konuştu.

Yakın çevredeki bir diğer çatışma alanı olan Ukrayna’daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarından üzüntü duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı hâlen koruyoruz. Şunu tüm samimiyetimle burada dile getirmek isterim, Türkiye, tarafların da istekli olması hâlinde Liderler Zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır. Komşumuz Suriye’de huzurun, istikrarın ve normalleşmenin güçlendirilmesi bölgemizin geleceği için hayati önemdedir. Suriye Devlet Başkanı Sayın Şara’nın basiretli liderliğinde bu ülkenin son 1,5 yıllık süreçte katettiği mesafeden memnuniyet duyuyor, inşallah bundan sonra da Suriye halkının yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, köklü tarihî bağlarla şekillendirdikleri Balkan vizyonunda barış, istikrar ve refahın perçinlenmesinin öncelikleri olmayı sürdürdüğünü belirterek bu düşünceyle hayata geçirdikleri Balkan Barış Platformu’ndan son derece umutlu olduklarını söyledi.

“HAZAR GEÇİŞLİ DOĞU-BATI ORTA KORİDOR GİRİŞİMİNE GÜÇLÜ DESTEĞİMİZ SÜRÜYOR”

Avrasya’da barışın ve huzurun teminatı olarak gördükleri Türk Devletleri Teşkilatını her geçen gün güçlendirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın son çeyreğinde Türkiye’de düzenleyecekleri 13. Türk Dünyası Zirvesi’nde dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralacaklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönem başkanlığı yaptıkları dönemde teşkilatın uluslararası etkinlik ve görünürlüğünü daha da artıracaklarını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: “Azerbaycan’la eş güdüm içerisinde komşumuz Ermenistan’la normalleşme sürecimizi adım adım ilerletiyoruz. Bu minvalde Asya ile Avrupa arasındaki ticarette en güvenilir güzergâh olan Hazar geçişli doğu-batı orta koridor girişimine de güçlü desteğimiz sürüyor. Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i ise bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istiyoruz. Bunun için Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dışlamaya çalışan tek taraflı ve maksimalist tutumları reddettiğimiz gibi savaş ortamından medet uman beyhude çabaları da doğru bulmuyoruz. Kıbrıs Türkü’nün dirayetli tutumu, bugün Kıbrıs Adası’nda iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğu gerçeğini artık tüm dünyaya kanıtlamıştır. İnancımız odur ki komşumuz Yunanistan’la tesis ettiğimiz olumlu atmosfer, ikili meselelerimizin çözümü yanında Batı Trakya Türk Azınlığına yönelik hak ihlallerinin son bulmasına da katkı sunmalıdır.”

“AFRİKA ÜLKELERİNİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ, EGEMENLİĞİNİ VE KALKINMA HAMLELERİNİ SAMİMİYETLE DESTEKLİYORUZ”

Bir başka “kardeş coğrafya” Libya’da, sükûnet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabalarının devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Afrika ülkelerinin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve kalkınma hamlelerini samimiyetle destekliyoruz. Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana devam eden çatışmaların sonlandırılması için her türlü diplomatik gayretin yanındayız. Son yıllarda istikrar ve güvenliğini sağlama noktasında önemli adımlar atan Somali’nin toprak bütünlüğüne ve ekonomik refahına desteğimiz ise bakidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak, bir yandan farklı bölge ve kıtalarda barışçıl dış politikalar yürütürken diğer yandan da mevcut ittifak bağlarımızı tahkim ediyoruz” dedi.

Türkiye’nin Avrupa-Atlantik Bölgesi’nin kolektif güvenliğinin teminatı olan NATO’nun önde gelen ülkelerinden biri olarak bu yıl, 7-8 Temmuz tarihlerinde Liderler Zirvesi’ne Ankara’da ev sahipliği yapacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zirve’de ittifakı güçlü şekilde geleceğe taşıyacak önemli kararlar almayı ümit etiklerini ve bunun altyapısını şimdiden oluşturduklarını bildirdi.

“KARŞI KARŞIYA OLDUĞUMUZ MÜŞTEREK SINAMALAR AVRUPA’YLA ORTAKLIĞIMIZIN STRATEJİK DEĞERİNİ ORTAYA KOYMUŞTUR”

Tarihin, coğrafyanın ve jeopolitiğin her fırsatta hatırlattığı üzere Türkiye’nin, Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün karşı karşıya olduğumuz müşterek sınamalar, Avrupa’yla ortaklığımızın stratejik değerini bir kere daha ortaya koymuştur. Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefimizi korurken, Birliğin istikamet sorununu aşarak kurucu önderlerinin vizyonuna sadakatle sahip çıkmasını bekliyoruz. Önümüzdeki kasım ayında ise Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin 31’inci Taraflar Konferansı’na yine burada, Antalya’da ev sahipliği yapacağız. COP 31 başkanlığımız süresince, Sıfır Atık Hareketi’nin yaygınlaştırılması gibi çevre gündemiyle gençlerin gündemini buluşturan politikaları öne çıkaracağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Tarih boyunca barış, istikrar ve adalet yalnızca güçte değil aynı zamanda dayanışma ile sağlanmıştır. Büyük mütefekkir İbni Haldun’un işaret ettiği gibi bir toplumu ayakta tutan, sahip olduğu güçten önce o gücü anlamlı kılan asabiyedir, birlik duygusudur, ortak kader bilincidir, dayanışmadır. Vicdan sahipleri olarak savaş ve soykırım cephesi karşısında barış ve insanlık cephesinin ne kadar güçlendirirsek, yarınlarımıza o derece güvenli bakabiliriz. Onun için bugün mesele sadece yeni kurumlar, sistem veya düzen inşa etmek değildir. Asıl mesele yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir. Antalya Diplomasi Forumu’nu teşriflerinizi, bu dayanışma zemininin tesisine verilmiş kıymetli bir destek olarak görüyorum.”

Açılış programına, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman Sırbistan Başbakanı Duro Macut, Pakistan Başbakanı Şerif, Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani’nin de aralarında olduğu davetliler katıldı.

GENÇ GAZETECİLER ANTALYA

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı anigif-genc-gazeteciler.gif

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu onuruna verilen akşam yemeğinde yaptığı konuşmada, “80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda 152. Parlamentolar Arası Birlik (PAB) Genel Kurulu onuruna verilen akşam yemeğine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Genel Kurul vesilesiyle katılımcıları Türkiye’de ağırlamaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirtti.

Asya’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Avrupa’ya yaklaşık 155 ülkeden genel kurula katılan ve programa teşrif eden tüm misafirlere şükranlarını sunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İradelerini temsil ettiğiniz dost ve kardeş halklarımızın tamamına 86 milyon vatandaşım adına selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve İstanbul olarak Parlamentolar Arası Birliğin Genel Kurulu’na dördüncü kez ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, “Gelecek Nesiller İçin Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek” temasıyla düzenlenen 152. Genel Kurul’un tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul kapsamında alınacak kararların, yapılacak tartışmaların, buradaki tespit, tenkit ve tekliflerin, aynı şekilde icra edilecek komite toplantıları, forum oturumları ve yan etkinliklerin aralarındaki dostluk ve dayanışmayı daha da güçlendirmesini, Gazze’deki mezalim başta olmak üzere mevcut sorunların çözümüne katkı vermesini temenni etti.

2026’nın ilk Genel Kurulu’na başarıyla ev sahipliği yapan Türkiye Büyük Millet Meclisini, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile milletvekillerini ayrıca tebrik ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son olarak Genel Sekreterlik görevini 12 yıldır başarıyla yürüten Sayın Martin Chungong’a, birliğe yaptığı katkılar için teşekkür ediyor, bu önemli vazifeyi devralacak arkadaşımıza muvaffakiyetler diliyorum” şeklinde konuştu.

“BÖLGE ÜLKELERİNİN ANA AKTÖR OLMADIĞI HİÇBİR DENKLEMİN BARIŞ ARAYIŞINA CEVAP VEREMEYECEĞİ AÇIKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Parlamentolar Arası Birliğin tam 137 yıldır çok önemli bir işlevi yerine getirdiğini belirterek, “Herkes için demokrasi anlayışıyla, parlamenter demokrasiye açılan Birliğin siz kıymetli mensuplarına bu akşam bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

Diyalog ve iş birliği imkânlarının artırılması, barış ve adalet odaklı girişimlerin yoğunlaştırılması temelinde Birliğin üstlendiği misyonu çok kıymetli bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “152. Genel Kurul’un parlamenter diplomasi zemininde daha adil ve güvenli bir dünyanın, yeni ümitlerle yeşeren huzur ve barış dolu bir geleceğin inşasına önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Akıl ve vicdan sahipleri olarak şu gerçeği hepimiz çok iyi biliyoruz. 80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem, bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir. Uluslararası hukukun bağlayıcı hükümleri, işledikleri savaş ve insanlık suçlarına her gün yenilerini ekleyen aktörler üzerindeki tesirini maalesef yitirmiştir. Sağduyunun askıya alındığı, diyalog mekanizmasının devre dışı bırakıldığı, diplomasi ve müzakerenin yerini silah, füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir. Bakın burada şunu çok açık ve net ifade etmek isterim. Türkiye olarak insani değerler üzerine bina ettiğimiz dış politikamızın önceliği hangi coğrafyada olursa olsun ihtilafların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılmasıdır. Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven arayışına cevap veremeyeceği açıktır.”

“BÖLGEDE ÜSTLENDİĞİMİZ BARIŞ GİRİŞİMLERİNİN ÖZÜ, İLKELİ VE GERÇEKÇİ YAKLAŞIMDIR”

“Bizim Gazze’de, Ukrayna’da, İran’da, Afrika’da ve daha birçok bölgede üstlendiğimiz barış girişimlerinin özü, ilkeli ve gerçekçi yaklaşımdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletlerin iradesinin tezahür ettiği kurumlar olan parlamentolara da bu anlamda son derece kritik sorumluluklar düştüğünü ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uluslararası kamuoyu Orta Doğu’daki trajedileri durdurma iradesi gösterse de hükûmetlerin bu noktada çok daha geriden geldiklerine tanık oluyoruz. İşte son iki ayda yaşananları hep birlikte takip ettik. Dünyanın odağı İran’daki savaşa kaymışken, Filistin ve Lübnan’da binlerce kişi İsrail hükûmetinin saldırılarında hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda bir milyondan fazla Lübnanlı yerlerinden edildi. Öldürülenlerin ve göçe zorlananların sayısı günden güne artıyor. Hem kendi halkı hem Filistin hem de bölgemiz için barışın ve huzurun önündeki en büyük engel olan İsrail hükûmeti, uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmuyor, durdurulamıyor. Bunun üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim. Aynı hukuk ve kural tanımazlık Filistin’de de katmerlenerek devam ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail güçlerinin ateşkesin imzalandığı 10 Ekim 2025’ten bugüne 755 Filistinliyi şehit ettiğini, 2 bin 100 kişiyi yaraladığını söyledi.

7 Ekim 2023’ten bu yana 73 bin Filistinlinin hayattan koparıldığını, Gazze’de yaralananların sayısının 172 bini geçtiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ateşkes çerçevesindeki taahhütlerine uymayan İsrail yönetimi, Gazze’ye insani yardım girişlerine de engel oluyor. Kudüs, Mescid-i Aksa ve Batı Şeria’ya yönelik mütecaviz politikalar ile yasa dışı yerleşimci terörü aynı şekilde tüm şiddetiyle sürüyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Şeria’yı yeni Gazze yapma planını açık açık dillendiren İsrail’in, Filistinli mahkûmlara getirdiği idam cezasıyla, apartheid utancını Güney Afrika’da yıkılışından 32 yıl sonra tekrar hortlatma peşinde olduğunu vurgulayarak, “İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanacak bu karara karşı dünya parlamentolarının en sert şekilde tepki vermesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Filistin’de adil ve kalıcı barışın tek formülü olan iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya, barışın sesini yükseltmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

“SUDAN’DAKİ İSTİKRARSIZLIĞIN SONLANDIRILMASI İÇİN HER TÜRLÜ DİPLOMATİK ÇABAYI DESTEKLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışma ortamının 13,5 yıllık zulmün ardından özgürlüğüne kavuşan Suriye halkının hak ettiği huzur ve istikrarın önündeki en büyük engel olduğunu ifade ederek, “Suriye’nin yeniden ayağa kaldırılmasında uluslararası aktörlerin yapıcı ve devamlı desteğine ihtiyaç vardır. Biz, millî birlik ve toprak bütünlüğü temelinde, Suriyeli kardeşlerimize elimizden gelen her türlü desteği bugüne kadar verdik, veriyoruz ve vereceğiz” diye konuştu.

Aynı şekilde bir başka kardeş coğrafyada, Libya’da sükûnet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabaları sürdürdüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçinden geçtiğimiz bu kritik dönemde Ukrayna Savaşı’nı sonlandırmaya dönük diplomatik çabaların kesintiye uğramaması büyük önem arz ediyor. Hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın güven duyduğu yegâne ülke olarak savaşın sona erdirilmesi için samimi çabalarımızı sürdürüyoruz. Öte yandan, Güney Kafkasya’da barış ve refahın hüküm sürdüğü huzurlu bir geleceğin inşası yönünde atılan adımları takdirle karşılıyor, bunun tüm dünyaya örnek olmasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1963’ten bu yana gündemlerinde olan Kıbrıs meselesinde ise adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme varılmasının zamanının çoktan geldiğini kaydederek, “Buradan bir kez daha Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı hukuksuz izolasyonun artık sona ermesi gerektiği çağrısında bulunuyor, sizlerden de bu konuda destek beklediğimizi dile getirmek istiyorum” dedi.

“Eşit ortaklık anlayışıyla şekillenen Afrika politikamız, dost ve kardeş Afrika ülkelerinin teveccühüyle her geçen gün daha da güçleniyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ancak Sudan’daki çatışmalar Afrikalı kardeşlerimiz gibi bizleri de derinden yaralıyor. Sudan’daki istikrarsızlığın sonlandırılması için her türlü diplomatik çabayı destekliyoruz. Bilhassa Etiyopya ile yaşanan problemlerin çözümü için atılan adımların Afrika Boynuzu’ndaki gerginliğin azaltılmasına yaptığı katkıdan memnuniyet duyuyoruz. Son yıllarda istikrar ve güvenlik yolunda önemli bir mesafe alan Somali’nin toprak bütünlüğüne ve kalkınmasına verdiğimiz destek de sürüyor. Sahel bölgesi de dâhil, Afrika’nın tamamında refah, istikrar ve güvenliğin sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Afrikalı dostlarımızla iş birliği içinde, kıtanın daha parlak bir geleceğe kavuşması için ihtiyaç duyulan her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu’nun hayırlara vesile olmasını diledi.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı anigif-genc-gazeteciler.gif

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını beka meselesi olarak görüyoruz”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ideathon Yarışması’na ilişkin programda yaptığı konuşmada, “Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma, Allah muhafaza, tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen Ideathon Yarışması’na ilişkin programa katıldı.

“Fikir Maratonu Programı” kapsamındaki buluşmada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “bağımlılığa karşı aileyi güçlendiren politikalar” temasıyla düzenlenen Fikir Maratonu’na 81 ilden 264 takım ve bin 302 yarışmacının katıldığını belirtti.

Yarışmaya katılanların, yeni fikir ve önerilerini inşa ettiklerini, diğer yandan da pek çok alanda son derece nitelikli eğitimler aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, aylar süren yoğun bir hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından 15 takımın finale kalma başarısı gösterdiğini söyledi.

Yarışmaya katılanların yüzde 22’sinin 18-30 yaş aralığında, yüzde 16’sının ise 50 yaş ve üzerinde olmasının dikkati çekici olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tablo, kadın kollarımızda farklı yaş gruplarına mensup dava arkadaşlarımızın aynı masa etrafında verimli bir fikir jimnastiğine imza atabildiklerini gösteriyor” diye konuştu.

AK Parti’yi yaklaşık çeyrek asırdır milletin kalbinde, Türkiye’nin kaptan köşkünde tutanın akıl, ahlak, ufuk ve tecrübeyi birleştirme kabiliyeti olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir. Hiçbir zaman da olmamıştır. Kadın kollarından gençlik kollarına, AK Parti teşkilatlarının en önemli vasfı, süreçlere yön veren, gidişata etki eden, yeni çalışmaların tohumlarını eken, etkin bir aktör hüviyetine sahip olmasıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle Fikir Maratonu boyunca ortaya koyulan proje, teklif, tenkit ve tespitlerin politika belirleme sürecinde AK Parti’ye ve millete çok önemli katkılar sağlayacağından en ufak bir şüphe duymadığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda dünya genelinde belli odaklar tarafından “aile” kurumunun hedef tahtasına konulduğuna işaret ederek, ailenin, toplumun hareket ve mukavemet merkezi olduğunu söyledi.

Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılmanın tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getireceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” diye konuştu.

“SON YILLARDA ARTAN TEHDİTLER KARŞISINDA AİLENİN KORUNMASI VE GÜÇLENDİRİLMESİNE YÖNELİK ÇALIŞMALARA HIZ VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samiha Ayverdi’nin aileye yönelik “Toplumun en küçük fakat en sağlam hücresi” sözlerini çok kıymetli bulduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Merhum Ayverdi bakınız nasıl tarif ediyor? ‘Aile cemiyete sağlam fertler veren, içine sızmak isteyen bakterileri yaşatmayan ve üretmeyen, yerleşmiş nizamlara ve temel kıymetlere yaylım ateşi açarak tahribat yapmak isteyenlere fırsat vermeyen, arınmış, inanmış ve kendini sağlama almış bir bünyedir.’ Evet, ailenin toplumdaki yeri budur, misyonu budur, oynadığı rol işte budur. Bu anlayışla, hükûmet olarak son yıllarda artan tehditler karşısında ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024’te Nüfus Politikaları Kurulu’nun kurulduğunu, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilerek, teşvik ve destek paketlerinin devreye alındığını anımsattı.

Önce deprem bölgesinde, ardından 81 ilde hayata geçirilen Aile ve Gençlik Fonu ile yuva kurmak isteyen gençlerin yanında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek doğum yardımlarımızla gerek ulaşımdan haberleşmeye pek çok alandaki indirim ve hizmetlerimizle ailelerimize ve genç çiftlerimize çok önemli destekler sunduk. Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirlediğimiz 2026-2035 döneminde de eğitimden sosyal politikaya tüm bu çalışmaları inşallah çok daha etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

“GÜNÜMÜZDE FARKLI TÜRLERİYLE BAĞIMLILIK AİLEYE YÖNELİK TEHDİTLERİN EN BAŞINDA YER ALIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Günümüzde farklı türleriyle bağımlılık aileye yönelik tehditlerin en başında yer alıyor. Yuvaları dağılan, ocakları söndüren, hanelerdeki huzur ve bereketi bitiren bağımlılık illetiyle mücadeleye bunun için büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Bağımlılıkla mücadele için çaba gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanal bahis ve kumardan sosyal medyaya, tütün ürünlerinden alkol ve uyuşturucuya, çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere ailelerimizi bağımlılık illetinden uzak tutmak için yoğun gayret sarf ediyoruz. Özellikle son dönemde yapay zekâ ve yeni dijital teknolojilerin de devreye girmesiyle bağımlılık türlerinde büyük bir artış yaşanıyor. Ekran bağımlılığı ve sonsuz kaydırma gibi yeni bağımlılıklar bilhassa küçük yaştaki yavrularımız üzerinde yıkıcı etkiler oluşturuyor. Algoritma tuzağı olarak adlandırılan bu yeni sarmaldan çocuklarımızı ve gençlerimizi kurtarmamız büyük önem arz ediyor. Aynı şekilde siber zorbalık, mahremiyet ihlali, şiddet ve istismar gibi kötülüklerin yoğun şekilde yer aldığı dijital oyun ve içeriklerin olumsuz etkilerinden de evlatlarımızı korumak mecburiyetindeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şu anda dünya genelinde 1,25 milyar yetişkinin tütün ürünü kullandığını, dünyada her yıl 8 milyondan fazla kişinin tütün kullanımına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybettiğini aktardı.

Saha çalışmalarının, elektronik sigaraların da etkisiyle son yıllarda Türkiye’de sigaraya başlama yaşının düştüğünü gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çocuklar okul harçlıklarını buraya yatırıyor. Anneler, babalar çocuklarının rızkını üzülerek söylüyorum, sigara denilen illete harcıyor. Sonuçta vatandaşlarımız sağlığından, ülkemiz ise milyarlarca lirayı bulan devasa bir ekonomik kaynaktan oluyor” dedi.

“BAĞIMLILIK HEM MİLLETİMİZİN RUH VE BEDEN SAĞLIĞINA KASTETMEKTE HEM DE EKONOMİMİZ İÇİN GİDEREK BÜYÜYEN BİR KARA DELİĞE DÖNÜŞMEKTEDİR”

Bir diğer sorunun ise kumar bağımlılığı olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Dünyada 350 milyonun üzerinde kişinin kumar problemi olduğu tahmin edilmektedir. Akıllı telefonların yaygınlaşmasına paralel olarak özellikle sanal kumar bağımlılarının sayısı artmaktadır. Açıkçası sanal bahis, şans oyunu ve kumar bağımlılığı bizde de ciddi bir sorun hâline gelmeye başlamıştı. Bunun üzerine kasım ayında bir genelge yayınladık. Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’nı uygulamaya geçirdik. İlk 6 aylık veriler, aldığımız idari, mali ve hukuki tedbirler sayesinde sorunun kontrol altına alınmaya başlandığına işaret ediyor. Bunu, doğru yolda olduğumuzun bir delili olarak görüyor, yasa dışı bahis, şans oyunu ve kumarın üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeşilay tarafından geçen sene hazırlanan bir rapora göre sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolar olduğunu belirterek, “Yani bağımlılık hem milletimizin ruh ve beden sağlığına kastetmekte hem de ekonomimiz için giderek büyüyen bir kara deliğe dönüşmektedir” dedi.

“BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE KAMUOYU SAHİPLENMESİ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA, BAŞARI ORANLARIMIZ DA O DERECE ARTACAKTIR”

Devlet olarak bağımlılıkla mücadelede gerekli her türlü önlemi aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aile Bakanlığımız kurumlarımız ve parti teşkilatlarımız belediyelerimizle iş birliği içinde çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Yeşilay gibi ülkemizin yüz akı olan sivil toplum kuruluşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında bağımlılığa karşı seferberlik ruhuyla çalışıyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın kollarının, bağımlılık eğitimleri kapsamında 81 ilde sadece 1,5 ayda 52 bin kadına ulaşmasını, eğitimler sonrasında sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 artmasını bu bakımdan çok anlamlı bulduğunu söyledi.

Bağımlılıkla mücadele sadece devlet eliyle yürütüldüğü takdirde arzu edilen neticelerin görülemeyeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mücadelenin tek yönlü, tek boyutlu olmadığının hepimiz farkındayız. Bağımlılıkla mücadelede kamuoyu sahiplenmesi ne kadar güçlü olursa, başarı oranlarımız da inşallah o derece artacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fikir Maratonu toplantısının AK Parti, Türkiye ve Türk milleti için hayırlara vesile olmasını diledi, ödül alan takımları tebrik etti.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Sağlık Bakanı Memişoğlu GÖKBEY Hava Ambulansı için TUSAŞ’ta Düzenlenen Programa Katıldı

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 6 Nisan 2026 Pazartesi günü, “GÖKBEY Hava Ambulansı Havalanma Lansmanı, Üretimi ve Uçuş Test Faaliyetini Yerinde İnceleme Programı”na katıldı.

Sağlık Bakanı Memişoğlu konuşmasında, 2026 yılının sonuna kadar 3 adet GÖKBEY ambulans helikopterin Sağlık Bakanlığına teslim edileceğini söyleyerek “Mühendisiyle, teknisyeniyle, bilişimiyle, kokpitiyle, dizaynıyla tamamen yerli, insanlarımıza şifa olacak ambulans helikopterimizin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.

Bakan Memişoğlu, “Şu an hissettiğim gururu ve heyecanı tarif etmek kelimelerle imkânsız. Bugün burada sadece bir helikopterin uçuş testini değil, Türkiye Yüzyılı’nın gökyüzündeki şifa imzasına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Biraz sonra izleyeceğiniz havalanış aslında yerli ve millî mühendisliğimizin, insanımızın emeğinin ve ‘en iyisini biz yaparız’ iddiamızın yükselişidir.” şeklinde konuştu.

Acil durumlarda her saniyenin altın değerinde olduğunu ve GÖKBEY ambulans helikopterin en zorlu coğrafya şartlarında, en sert iklimlerde vatandaşlara uzanan devletin şefkat eli olacağını ifade eden Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetinin başladığı 2009 yılından bugüne kadar 70 binden fazla vatandaşımızın sağlık hizmetlerine ulaşmasını sağladık. Hâlihazırda 2 uçak, 15 helikopterden oluşan hava ambulans filomuzla yurdumuzun en uzak noktalarına kadar erişebiliyoruz.” bilgilerini paylaştı.

Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetine başladığımızda bir hayal kurmuştuk. Bugün o hayali kendi evlatlarımızın alın teriyle gerçekleştiriyoruz.” diyerek Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha büyük başarılara imza atmayı hedeflediklerini söyledi. Bakan Memişoğlu, “Önemli olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi bir olmamız, beraber olmamız, hep birlikte büyük Türkiye olmamız.” ifadelerini kullandı.

GÖKBEY ambulans helikopter hakkında bilgi aktaran Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Dünyanın pek çok yerinde yüksek teknoloji maalesef yıkmak, yok etmek için havalanırken Türkiye’nin teknolojisi Türkiye Cumhurbaşkanımızın liderliğinde can kurtarmak, nefes almak için havalanıyor. Pandemi döneminde 45 günde solunum cihazı üreten o adanmışlık, bugün GÖKBEY ile sağlık filomuzu taçlandırıyor.” dedi.

Ankara’da Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) Merkez Yerleşkesi’nde düzenlenen program, protokol konuşmalarının ardından yapılan GÖKBEY ambulans helikopterin uçuş gösterisiyle tamamlandı.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanı Çiftçi ve beraberindeki heyeti kabul etti

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Polis Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Günü münasebetiyle İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve beraberindeki heyeti Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

DAHA FAZLA HABER
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

HABER BURADA

Bürokrat5 saat önce

“Antalya Diplomasi Forumu, küresel aklın ve global vicdanın ortak kürsüsü hâline gelmiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, “Beş sene önce diplomasinin nabzını tutacak küresel bir platform hedefiyle çıktığımız...

Bürokrat1 gün önce

“Uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu onuruna verilen akşam yemeğinde yaptığı konuşmada, “80 yıl önce galipler eliyle tesis...

Bürokrat4 gün önce

“Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını beka meselesi olarak görüyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ideathon Yarışması’na ilişkin programda yaptığı konuşmada, “Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma,...

Bürokrat1 hafta önce

Sağlık Bakanı Memişoğlu GÖKBEY Hava Ambulansı için TUSAŞ’ta Düzenlenen Programa Katıldı

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 6 Nisan 2026 Pazartesi günü, “GÖKBEY Hava Ambulansı Havalanma Lansmanı, Üretimi ve Uçuş Test...

Bürokrat1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanı Çiftçi ve beraberindeki heyeti kabul etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Polis Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Günü münasebetiyle İçişleri Bakanı Mustafa...

Bürokrat1 hafta önce

“Bugün Türkiye, kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hem sahada hem teknolojide yön...

Bürokrat2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı...

Bürokrat3 hafta önce

“5G teknolojisi Türkiye’nin önünde yepyeni bir sayfa açacak”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni’nde yaptığı konuşmada “İçinde bulunduğumuz veri çağında siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık, askerî caydırıcılık...

Dünya3 hafta önce

“Bu hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını, çatışmaların tarafları kadar tüm insanlık ödüyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Enerji piyasalarından üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine...

Bürokrat4 hafta önce

“Sağlık hizmetlerini dünyada örnek alınan bir seviyeye yükselttik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Sağlık sistemimizi çağın gereklerine, ülkemizin gerçeklerine ve vatandaşlarımızın beklentilerine...

GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA
Aralık 2021
P S Ç P C C P
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

GENÇ BÜROKRAT

seers cmp badge