Connect with us

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un Fethi’nin 569. Yılı Kutlama Töreni’ne katıldı

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’un Fethi’nin 569. Yılı Kutlama ve Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi İlk Fidan Dikim Töreni’ne katılarak bir konuşma gerçekleştirdi.

Eşi Emine Erdoğan’ın katılımıyla, kendilerine eşlik eden çocuklarla birlikte ilk fidanı diken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına İstanbul’un fethiyle ilgili “Konstantiniyye elbet fetih olunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan ve onun ordusu, askeri ne güzel askerdir” hadis-i şerifiyle başladı.

Aldığı resmî rakamlara göre 560 bin kişinin karşısında bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siz ne güzel insanlarsınız. Sizler, İstanbul’un inşallah 2023’e giden bu yolda, hazır olduğunuzu gösterdiniz” ifadelerini kullandı.

Katılımcıları ve İstanbulluları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nden, 81 vilayetimizin tamamındaki tüm vatandaşlarıma selamlarımı gönderiyorum. Rabbime, beni böyle şanlı bir milletin ferdi olarak dünyaya getirdiği için hamd ediyorum. Rabbime bana bu fetih nesline hizmet etme şerefi bahşettiği için hamd ediyorum. Rabbime bizleri bugün burada, şu güzel iklimde buluşturduğu için hamd ediyorum” diye konuştu.

“BUGÜN BURADA VİZYON OLARAK KONUŞTUKLARIMIZ, YARIN ÜLKEMİZİN HAKİKATLERİ OLARAK ÖNÜMÜZE ÇIKACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün İstanbul’un fethinin 569. yıldönümü olduğunu hatırlatarak, sözlerine şöyle devam etti: “Cumhur İttifakı olarak bir aradayız. Bu yıl dönümünü temsilen 569 yeniçerimiz burada. Bu demektir ki fethin 600. yıl dönümüne adadığımız 2053 vizyonumuza bir adım daha yaklaştık. 2053 vizyonumuzu temsilen 600 evladımız da burada. Bu sembollerin her biri geleceğe tutulmuş birer ışıktır. Bugün burada bütünüyle bulunan evlatlarımız yarın kendi sorumluluk alanındaki başarıyla, milletimizin iftihar vesilelerine dönüşeceklerdir. Bugün burada vizyon olarak konuştuklarımız, yarın ülkemizin hakikatleri olarak önümüze çıkacaktır. Yahya Kemal’in deyimiyle, biz İstanbul’da mekânı değil, zamanı fethettik. Fetihler işte böyle çağlar üstü olur. Çağlar işte böyle açılır, böyle kapanır. ‘Geceler vardır, uykuyla geçer, sarhoş kusmuklarıyla lekelenir / Geceler vardır, ihtiraslar çağıldar, yuvalar yıkılar / Geceler vardır, dirilişe gebedir, fecr olur / Şehr-i İstanbul fetholunur / Bir çağ kapanır, bir çağ açılır.’ Çağ açıp çağ kapatan ecdada rahmet olsun. Çağ kapatıp, çağ açacak evlatlarımızın gazaları şimdiden mübarek olsun. Zaman bendedir ve mekân bana emanettir şuurundaki gençlerimizin gayretleri kutlu olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada mücadele yöntemlerinin giderek farklılaştığını, karmaşıklaştığını ve sofistike hâle geldiğini söyledi.

Günümüz şartlarında bilimden teknolojiye, sanattan spora, her alanda verilen mücadelelerin gaza mertebesinde olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için çocuklarımızı hem bileği güçlü, hem yüreği kavi, hem gönlü zengin, hem zihni aydınlık şekilde yetiştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda karşısındaki topluluğa baktığında aklına, Yahya Kemal’in “Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi. Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi. Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın. Galib et çünkü bu son ordusudur İslam’ın” dörtlüğünün geldiğini dile getirdi.

“Tıpkı Alparslan gibi, tıpkı Kılıçarslan gibi, tıpkı Osman Gazi gibi, tıpkı Fatih gibi, tıpkı Kanuni gibi tüm bu isimler içinde Fatih her devirde dünyanın göz bebeği olan, bugün de aynı vasfını sürdüren İstanbul’u fethetmiş olmasıyla, tarihimizin özellikle kaydına geçmiş, kalbimizde ayrı bir yere sahip olmuştur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un fethinin, dâhiyane planların, büyük emeklerin, ustaca hazırlıkların, emsalsiz fedakârlıkların, sarsılmaz bir azmin ve kararlılığın neticesinde gerçekleştiğini vurguladı.

“İSTANBUL’UN FETHİ, ANADOLU’NUN EBEDÎ TÜRK YURDU OLARAK KALACAĞININ TARİHE KAZINMIŞ MÜHRÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk tarihinde kolay kazanılmış hiçbir zaferin olmadığını belirterek, şunları kaydetti: “Ama İstanbul’un fethi, Anadolu’nun ebedî Türk yurdu olarak kalacağının tarihe kazınmış mührüdür. Şimdi buradan sesleniyorum. Fetih mübarek olsun. Fethin 569. yılı mübarek olsun. Fetihlerin anası, bu fethin daha nice yılları, asırları şimdiden mübarek olsun. Fatih’ten Allah razı olsun. Fatih’in asırlardır izini takip eden torunlarından Allah razı olsun. Bugün de Fatih’in izinden gitmek için kendini yetiştiren evlatlarımızdan Allah razı olsun. Gençler, şair ne diyor biliyor musunuz? ‘Delikanlım işaret aldığın gün atandan yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan. Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan. Elde sensin. Dilde sen. Gönüldesin, baştasın. Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın’. İşte milleti arkasından yürütecek gençlerimiz olduğu sürece bu ülkenin önünde kimse durabilir mi? Duramaz. Atasından aldığı işareti takip eden gençlerimiz olduğu müddetçe bu milletin önünü kimse kesemez. İşte bu gençliği şimdi burada karşımda görüyorum. Maşallah.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı’nın fetih hazırlıklarına Orhan Gazi devrinden itibaren başladığına değinerek, “Devrin haritalarına bakıldığında Bizans’ın, Osmanlı’nın, Anadolu ve Rumeli topraklarının ortasında düğün gününü bekleyen bir gelin gibi durduğu görülüyor. Yıldırım Beyazıt, Musa Çelebi ve İkinci Murat tarafından gerçekleştirilen kuşatmaların başarıyla sonuçlanamamasının kendi içinde pek çok sebepleri vardır” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u fethederek Müslümanların 7 asırlık hayalini gerçeğe dönüştüren Fatih Sultan Mehmet’in aynı zamanda Bizans’ı ve entrikalarını da tarihe gömdüğünü vurgulayarak, “İnşallah bugün de 2023 hedeflerimizi hayata geçirerek 2053 vizyonumuzu adım adım inşa ederek, çağımızın Bizans’larını ve oralarda kurgulanan entrikaları, tarihin tozlu raflarına kaldırmaya hazır mıyız? Gazanız mübarek olsun” sözlerini sarf etti.

Savaşın, zulmün, haksızlığın, adaletsizliğin, ahlaksızlığın çukurunda çırpınan insanlığa, Necip Fazıl Kısakürek’in “Destan” şirinden “Durun kalabalıklar. Bu cadde çıkmaz sokak. Haykırsam kollarımı makas gibi açarak. Durun, durun bir dünya iniyor tepemizden. Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden” dizeleriyle seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dünyanın kubbesinden gelen çatırtılar kimi zaman salgın hastalık, kimi zaman tabii afet, kimi zaman kıtlık, kimi zaman oluk oluk akan kan olarak karşımıza çıkarken işte biz bu hissiyat içinde ne diyoruz? ‘Durun kalabalıklar’. Şimdi Rusya, Ukrayna’da durum bu mu? Felaket bu mu? Bütün bu felaketler karşısında Türkiye ne yapıyor? İşte bu yanlış gidişe ‘durun’ demenin gayreti içerisinde. Suriye’de Irak’ta, Libya’da ‘durun’ diyoruz. Akdeniz’de, Ege’de ‘durun’ diyoruz. Ukrayna’da, Kırım’da ‘durun’ diyoruz. Bosna’da, Balkanlar’da ‘durun’ diyoruz. Karabağ’da, Kafkaslar’da ‘durun’ diyoruz. Filistin’de, Türkistan’da, Arakan’da ‘durun’ diyoruz. Bu karanlık kubbenin ülkemizdeki aparatlarına da ‘durun’ diyoruz.”

“GELİN ESER VE HİZMETTE YARIŞALIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi sizlerin huzurunda bunlara sesleniyorum. Ey ülke ve millet düşmanlarının senaryolarının figüranlığına soyunanlar. Ey kendi medeniyetine, tarihine, kültürüne, değerlerine husumet besleyenler. Ey ihtirasları gözlerini körleştirip, kalplerini nasırlaştıranlar, hepinize sesleniyor ve diyorum ki; ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın. Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın. Hiçbir siyasi çıkar hevesi, hiçbir şahsi ikbal kaygısı, hiçbir etnik veya mezhebi bağnazlık hissi, hiçbir maddi beklenti hırsı bu mübarek milletin hayallerini, bu mübarek ülkenin geleceğini tehlikeye atmaya değmez. Gelin hayırda yarışalım. Gelin eser ve hizmette yarışalım. Gelin sorunların, sıkıntıların çözümünde yarışalım. Gelin vizyonda yarışalım. Evet, biz hepsine varız. Cumhur İttifakı olarak biz hepsine varız. Tavizsiz varız ama bu yarışı asla kör düşmanlığa, yıkıcı siyasete, iftira ve yalan rüzgârına çevirmeyin. Akşam yalan, sabah yalan, bununla bir yere varamazsınız. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Yatsı geldi geçiyor Bay Kemal. Kendine gel kendine. Ve aynen senin geçmişinde olanlar gibi hani diyorlardı ya rahmetli Menderes ve arkadaşları için ‘uçaklar dolusu altın kaçırdılar, uçaklar dolusu elmas kaçırdılar’. Aynen şimdi ifadeler değişiyor mu? Yok. Aynısını kim kullanıyor? Bay Kemal kullanıyor. Bay Kemal bu yalanlar tutmayacak. İşte 150 bin lira bir yargıdan aldık. 100 bin lira bir yargıdan aldık. Ne yaptı? Toplam 250 bin lira. Ve şimdi bunları Bay Kemal’in o iftira attığı vakıflara gönderdik. Hiç olmazsa bir hayrı olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye küresel güvenlik ve ekonomik dalgalanmalar içinde kendine bir yol açmaya çalışırken bunu sabote edecek işler yapılmaması gerektiğini söyledi.

“TÜRKİYE, TARİHÎ BİR HAYSİYET MÜCADELESİ YÜRÜTÜRKEN, MANDACI ZİHNİYETİ HORTLATACAK ATRAKSİYONLARA YÖNELMEYİN”

Türkiye asırlık sorunlarının çözümü için sınırları boyunca güvenlik koridorları oluşturacak operasyonlar gerçekleştirirken buna zarar verecek davranışlar sergilenmemesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize akıl veriyor, ne diyor? ‘Gidin Esed ile görüşün.’ Sen görüşüyorsun yeter. Biz Suriye’nin kuzeyinde teröristlerle mücadele ediyoruz. Teröristleri biz yere gömüyoruz. Buralardaki teröristlerin kökünü kazıyana kadar devam edeceğiz. Şehitlerimize bu vesileyle Allah’tan rahmet diliyorum. Türkiye, mevcut altyapısı üzerinde yeni bir kalkınma hamlesi başlatırken, günlük sıkıntılar üzerinden asıl hedeflerimize darbe vuracak kurnazlıklar sergileme kolaycılığına kaçmayın. Bir şey elde edemezsiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin egemenlik haklarına yönelik tacizlere karşı tarihî bir haysiyet mücadelesi yürütürken, mandacı zihniyeti hortlatacak atraksiyonlara yer verilmemesi gerektiğine vurgu yaparak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuların Tayyip Erdoğan’ın şahsı, hükûmeti, partisi, ittifakıyla bir ilgisi yoktur. Bunların hepsi Türkiye’nin meselesidir, bunların hepsi Türk milletinin meselesidir. Hepsi göz ve kalbi ülkemize yönelmiş yüz milyonlarca dostumuzun, kardeşimizin meselesidir. Bunların hepsi asırlık kayıplarımızı telafi etme, ortak hedeflerimize ulaşma meselesidir. Kendi ülkesinin, milletinin, devletinin derdiyle dertlenmeyen, bu ülkenin siyasetçisi de aydını da sanatçısı da iş insanı da olamaz. İşte bunun için diyoruz ki gelin ülkemizi Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına adadığımız 2023 hedeflerine beraberce ulaştıralım. İşte bunun için diyoruz ki gelin ülkemizi fethin 600. yılına adadığımız 2053 vizyonuyla mutlaka buluşturalım. İşte bunun için diyoruz ki gelin ülkemizi Malazgirt’in bininci yılına adadığımız 2071 hayallerine mutlaka kavuşturalım. Bu uğurda gerekirse her platformunda yedi düvelle kavga edelim. Şimdi hazır mısınız? Şöyle coşkuyla tüm Türkiye duysun, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Her buluşmada ahdimiz bu. “

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî meselelerin, millî hedeflerin, millî mücadelelerin siyaset üstü ele alınması ve hep birlikte gelecek için doğru olanın yapılması gerektiğine işaret ederek, “Yalanla bu iş olmaz, iftira ile bu iş olmaz, çarpıtmayla bu iş olmaz. Bay Kemal, hepsine karşı çıkmakla da bu iş olmaz. Hele hele insan biraz utanır ya ‘Kaçacak’ türü, akıl ve ahlak dışı hezeyanlarla bu iş hiç olmaz. İşte Erdoğan burada Ataköy’de, ölümüne burada. 15 Temmuz gecesi ben milletimi nereye çağırdım? Atatürk Havalimanı’na. Milletim geldi mi oraya? Geldi. Bay Kemal, FETÖ’cülerle beraber tankların arasından Bakırköy Belediyesine gitti. Orada kahvesini yudumladı. Biz ise oradan mesajımızı verdik. ‘Kaçacak’ dediğiniz kişi Tayyip Erdoğan yani. Biz vesayet güçlerinin nobranlığından kaçmamışız, biz terör örgütlerinin ve onların ağababalarının ateş topu gibi üzerimize gelen saldırılarından kaçmamışız. Biz siyasetin ve ekonominin küresel tetikçilerinin tuzaklarından kaçmamışız. Biz işte 15 Temmuz gecesi savaş uçaklarının, helikopterlerin, tankların, tüfeklerin namlularından kaçmamışız. Biz, gözümüzü burada açtık, ilk havamızı burada soluduk, Allah’ın izniyle son nefesimize kadar da buradayız. Gençler beraber miyiz, kaçmak yok değil mi? Beraber yürüyeceğiz bu yolda” ifadelerini kullandı.

“HEPSİNİN İHANETİ ÖNÜNDE SONUNDA ORTAYA ÇIKTI”

Bugüne kadar kendilerine “kaçacak” diyenlerin hepsinin zoru görünce kuyruklarını kıstırıp kaçtıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kimi terör örgütlerine sığınarak kaçtı, kimi yabancı istihbarat örgütlerinin kucağında kaçtı. Almanya’da, Fransa’da, Belçika’da, Hollanda’da olanlar var. Bunlar da oralara gittikleri zaman onlarla sohbet ediyorlar. Kimi kılık değiştirip kamyon kasasında, kimi bot üstünde kaçtı. Kimi darbecilerin açtığı yoldan belediye başkanının evine kaçtı. Nasıl kaçarlarsa kaçsınlar, hepsinin ihaneti önünde sonunda ortaya çıktı. Allah ömür verirse kimin son nefesine kadar bu millete hizmet edeceğini, kimin kaçıp gâvurun kılıcını çalacağını hep birlikte göreceğiz. Biz bu ülke ve milletin sevdalısıyız. Ne diyor Hayyam? ‘Karanlık aydınlıktan kaçar, yalan doğrudan kaçar. Üzülme, doğruların kaderidir, kargalar sürüyle kartallar yalnız uçar.’ Evet, Türkiye kartallar gibi yalnız uçmak zorunda kalsa da leş kargalarının güdümüne girmeyecek, ellerine kalmayacaktır. Türkiye’nin davası, hak davasıdır. Türkiye, tek başına da kalsa bu yolda, bu hak yolunda yürümeyi sürdürecektir. Milletimiz tek başına da kalsa bu kutlu mücadeleyi sürdürecektir. Üzülme, bu davanın sahibi Hak’tır. Hak olan davada zafer muhakkaktır.”

“BU MİLLET, O YURDUN BENZERİ YÜZLERCE ESERLE DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA BAYRAĞINI DALGALANDIRIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhakkak olan zafere inançları ile büyük ve güçlü Türkiye davası yolunda yürümeye devam edeceklerinin altını çizerek, şunları söyledi: “Ülkemizde yaptığımız onca eseri görmeyenlerin, New York’ta BM karşısında yükselen 36 katlı Türk Evi’nin temsil ettiği misyonu görmeyenlerin, Diyanet Vakfı’nın Maryland’deki merkezinin üstlendiği vazifeyi görmeyenlerin, New York’taki 21 katlı yurt binasının gerisindeki gayeyi görmeyenlerin özellikle görmelerini de beklemiyoruz. Peki, bu yurt binasının yapılmasından kimler rahatsız? FETÖ’cüler, PKK’lılar, Ermeni ve Rum lobileri, sivil toplum kuruluşu görünümlü istihbarat aygıtları, CHP ve Bay Kemal rahatsız. Çünkü bu yurt hizmete girdiğinde, Amerika’ya eğitime giden gençlerimizi terör örgütleri başta olmak üzere ülkemiz düşmanı yapılar ağlarına düşüremeyecektir. Bu yurt hizmete girdiğinde anneler, babalar çocuklarını huzurla eğitime gönderebilecekler. Bunların asıl derdi, o yurdun inşası için harcanan para değildir. Hamdolsun bu millet, o yurdun benzeri yüzlerce eserle dünyanın dört bir yanında bayrağını dalgalandırıyor.”

“KAHIRLARINDAN ÖLSELER DE BİZ BU OYUNLARI DA BOZACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kahırlarından ölseler de biz bu oyunları da bozacağız. Hasetlerinden çatlasalar da biz bu eserleri tamamlayıp milletimizin hizmetine vereceğiz. İşte bütün bunlarla beraber bu yolda kararlılıkla devam ediyoruz. Hayatları boyunca ülkeye ve millete kazandırdıkları tek bir eserleri olmayan, hep olduğu gibi boyunlarını büküp yutkunarak orada verilen hizmetleri seyredecekler. Diğer alanlar gibi burada da büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasına engel olamadıkları için efendilerinden yedikleri zılgıt da yanlarına kar kalacak” diye konuştu.

Bu zihniyetin Gezi Olayları sırasında İstanbul sokaklarını “Zulüm 1453’te başladı” yazılarıyla kirlettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Burada tek meselenin İstanbul olmadığını bilmemiz lazım. Bu nefretin sokaklara taşmasına Ayasofya mücadelesi başlı başına bir sebeptir. Fatih’in kutlu bayrağımızı taşıdığı yerler başlı başına bir sebeptir. Biliyorsunuz Fatih Sultan Mehmet Han sadece İstanbul’un fatihi değildir; Sırbistan’ın, Mora’nın, Atina’nın, Eflak’ın, Boğdan’ın, Bosna’nın, Hersek’in ve Arnavutluk’un da fatihidir. 1473 Otlukbeli Zaferiyle Osmanlı sınırlarına kattığı Doğu Anadolu illerinin de fatihidir. Karadeniz’i bir Türk gölüne çeviren, Amasra, Sinop, Trabzon ve Kırım’ın da fatihidir. Roma’ya korkulu günler yaşatan Otranto Seferi’nin fatihidir. Cenevizliler’den ve Venedikliler’den alarak Ege ve Akdeniz’de Osmanlı’yı söz sahibi yaptığı adaların da fatihidir. Bu fetihler, kuruluş dönemini tamamlayan Osmanlı’yı cihanşümul bir devlete dönüştürmüştür. İstanbul’un fethini işte bu geniş coğrafyaya medeniyet mührünü vurmamızın sembolü olarak görmek gerekir.”

“BİZİM MEDENİYETİMİZDE FETHETMEK, İŞGAL ETMEK, YAĞMALAMAK DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batılı devletlerden farklı olarak Osmanlı’nın fethettiği her yerde medeniyetin en güzel örneklerini sergileyen imar hareketleri başlattığını belirterek, şunları söyledi: “İnşa ettiğimiz camiler, medreseler, kütüphaneler, çeşmeler, köprüler, çarşılar, hanlar hamamlar, kervansaraylarla fethettiğimiz beldeleri yepyeni bir çehreye büründürdük. Diğer padişahlar gibi Fatih de geniş bir coğrafyada birliğin ve adaletin tesisi için samimi gayret göstermiştir. Çünkü bizim medeniyetimizde fethetmek, işgal etmek, yağmalamak değildir. Fethetmek, Allah’ın emrettiği adaleti o beldede hâkim kılmaktır. Eğer idareniz altına aldığınız bir yerde adaleti tesis edip zulme engel olamadıysanız ‘orayı fethettik’ diyemezsiniz. İşte şimdi burada, ülkesi ve milleti, önceliği medeniyet davası olmayanlar, fethin sırrına elbette vakıf olamaz. Türkiye NATO’daki konumunu ülkemizin terör örgütleriyle mücadelesinde yeni kazanımlara tahvil etmeye çalışırken, çıkıp ‘Siz ne istiyorsanız biz onu yaparız.’ diyenler fethin manasını elbette kavrayamazlar. Burada sınır güvenliğinden denizlerdeki haklarımıza kadar her konuda bizim değil, karşımızdakilerin safında yer alanlar, fethin idrakine elbette varamaz.”

“İSTANBUL’UN EN BÜYÜK AFET TOPLANMA ALANI OLARAK HİZMET VERECEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nin kentin en büyük yeşil alanı olacağını söyledi. Atatürk Havalimanı arazisinin kullanılmaya devam eden kısımları dışında kalan 5 milyon metrekarenin üzerindeki alanını Millet Bahçesi yaparak İstanbul halkının hizmetine sunduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “145 bin ağaç ve fidan buraya dikilecek. Spordan pikniğe, kitap okumadan yürüyüşe, fuardan müzeye kadar her türlü faaliyetin yürütüleceği bir alan olacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu bahçenin yaşlılardan çocuklara herkese hitap edeceğini belirterek, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’ni günde 1 milyon insanın yararlanabileceği bir yer hâline getireceklerini dile getirdi.

“Millet Bahçemiz aynı zamanda İstanbul’un en büyük afet toplanma alanı olarak hizmet verecek” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dünyanın hiçbir yerinde bir şehre böylesine bir yeşil alan kazandırılması projesine karşı çıkacak aklı başında tek bir kişi bulamazsınız. Ama ülkemizde aklını kiraya vermiş, siyasi husumet uğruna her şeye gözü kapalı karşı çıkmayı adet hâline getirmiş bir kesimle karşı karşıyayız. Bunlar köprüye karşı çıkar, bunlar havalimanına karşı çıkar, bunlar parka, ağaca, yeşile karşı çıkar. İşlerine gelince ‘ağaç kesilecek’ yaygarasıyla, ülkenin altını üstüne getirirler. İşlerine gelmeyince beceriksizlik sebebiyle şehrin göbeğinde kesilmiş ağaçları görmezden gelirler. İşte Beşiktaş Çırağan, o bölgede çınar ağaçlarını nasıl kestiklerini gördünüz. İşlerine gelince çevrecilik adına ortalığı karıştırırlar. İşlerine gelmeyince dünyanın en önemli iklim anlaşmasına taraf olmamızı görmemezlikten gelirler. İşlerine gelince yeşil edebiyatı yaparlar, işlerine gelmeyince burada olduğu gibi asfaltperestliğe, betonperestliğe soyunurlar. Bunun için bu riyakârları, bu yeminli ülke düşmanlarını, sinsi beşinci kol aparatlarını dikkate almıyoruz, almayacağız. Milletimiz de bunları adam yerine koymadığını inşallah 2023’te gösterecek.”

“BİZ BU MİLLETE HİZMET İÇİN VARIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma kervanının menziline doğru ilerlediğini bildirdi. Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nin ülkeye ve İstanbul’a hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu millet bahçesini önümüzdeki yıl bu zamanlar hizmete açmış olacaklarını söyledi.

Bu millet bahçesinin ülkeye kazandırılmasında emeği geçen ve geçecek olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile diğer kurumlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Atatürk Havalimanı Millet Bahçemizin küçük bir modeli olan 8 bin metrekarelik şu alandaki çınardan ıhlamura 16 türden 569 ağacın, toprakla buluşan 2053 çiçeğin, şehitlerimizin ölümsüzlüğünü simgeleyen 350 yaşındaki zeytin ağacının, projenin tamamı bittiğinde burada yeşerecek 145 bin 530 ağacın, velhasıl her bir unsurun ayrı bir anlamı var, ayrı bir mesajı var. Dereler bizim, bahçe bizim, bunlar kültürümüzün ayrılmaz parçaları. Burada da Pınarbaşı’ndan başlayarak tüm bahçeyi boydan boya geçecek bir deremiz akacak. Bostanlarda dalından meyve ve sebze toplayacak çocuklarımız, tabiatla doğrudan temas içinde olacak. Kapasitesi 28 bin kişiyi bulan etkinlik çayırı her türlü kültürel faaliyete ev sahipliği yapacak. Farklı konseptlerde kurulacak çocuk oyun alanları evlatlarımızın hayal güçlerini geliştirecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut tüm peronlar, hangarlar, binaların, fuarlardan bilim merkezlerine kadar çeşitli amaçlarda kullanılacağını anlattı. Buradaki 1006 odalı şehir hastanesini 3 ayda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü biz bu millete hizmet için varız. Biz milletimizin efendisi olmaya değil, hizmetkârı olmaya geldik. Aynısını Sancaktepe’de 3 ayda yaptık. Biz feda-i can ettik bu millet için ve bu şekilde de bu yola devam edeceğiz. Bu bölgenin hava kalitesini hazırlayacağımız millet bahçesi ile değiştireceğiz” ifadelerini kullandı.

ATATÜRK HAVALİMANI MİLLET BAHÇESİ

Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’ne İstanbul’un fethini temsilen dikilecek 145 bin 300 ağacın ilki olacak fidanın dikimi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti.

Emine Erdoğan ve Sevgi Evlerinden gelen çocukların da aralarında bulunduğu 100 çocuk da fidan dikiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşlik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, anı olarak kütüğe plaka çaktı.

Törene; TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, AK Parti Genel Başkanvekilleri Numan Kurtulmuş ve Binali Yıldırım, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici de katıldı.

DAHA FAZLA HABER
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bürokrat

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık iki yıllık aranın ardından şanıyla, ihtişamıyla, medeniyet mirasıyla adının hakkını veren Şanlıurfa’da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu belirtti.

Açılış öncesi TEKNOFEST gençliğiyle beraber farklı bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Şanlıurfalı kardeşlerimle beraberiz. Şanlıurfa, o dillere destan, samimi misafirperverliğini bugün bizden yine esirgemedi. Şanlıurfa bugün bizi yine muhabbetle kucakladı. Ahde vefasını gösterdi. Her zaman olduğu gibi özlemle bizi bağrına bastı. Aşkınıza, sevdanıza, hayır dualarınıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları özlediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bugün gördüm ki Şanlıurfa halkı da bizleri özlemiş. Merhum şair Halide Nusret Hanım, Şanlıurfa’ya olan hasretini anlattığı şu şiirinde aslında bizim de duygularımıza tercüman olmuş. ‘Hayalin parça parça gönlümde çağlar her an. Kale, Aynizeliha, Dergah, Halilürrahman. Her köşende bir başka güzellik, elvan elvan. Her köşen ayrı cennet, can Urfa, vatan Urfa. Sen ey mübarek toprak, erenler yatağısın. Duymayana sözüm yok, duyanlar durağısın. Koç yiğitler, yeleli aslanlar otağısın. Urfa, kahraman Urfa, can Urfa, vatan Urfa.’ Rabb’im Şanlıurfa’yı her zaman aziz eylesin. Aramızdaki dayanışmayı da daim eylesin.”

“URFA’YA EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın istiklaline ve istikbaline el uzatıldığında nasıl ayağa kalkacağını tüm cihana gösterdiğini söyleyerek, “Bu kent, ‘Şanlı’ unvanını, verdiği mücadeleyle bizzat kazanmış bir şehirdir. Biz de tarihimizde ve gönlümüzde müstesna bir yeri olan Urfa’ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.

Şanlıurfalılardan aldıkları destekle, hayır dualarıyla yükledikleri emaneti namus ve şeref bildiklerini ve o emaneti yere düşürmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya olan şükran borçlarını yeni eserler inşa ederek ödemenin gayretinde olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü biz gücümüzü birilerinin sürekli şikâyet mektupları yazdığı Batı’dan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz. Biz bu makamlarda sizlere hizmetkâr olmak için varız. Siz varsanız biz de varız. Sizin desteğiniz ve duanız bizimle olduğu müddetçe biz de bunun hakkını vermeye inşallah, devam edeceğiz. Sizler bizim yanımızda dağ gibi durdukça, inşallah biz de ‘durmak yok hizmete devam’ demeyi sürdüreceğiz. İşte bugün Şanlıurfa’ya gelirken yine elimiz dolu dolu geldik. Sağlıkta, ‘hayalim’ dediğim ve ülkemize kazandırmaktan her zaman onur duyduğum şehir hastaneleri projemizlen Urfa’mızı da tanıştırıyoruz. Şu muhteşem eseri görüyorsunuz. Biz yaptık mı böyle yaparız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanlıurfa’ya layık olduğu eseri bu şekilde inşa ederiz. İşte sağlıkta bir üst lige çıkacak Şanlıurfa Şehir Hastanemizi bugün sizlerin hizmetine veriyoruz. Şehir hastanemiz 500 bin metrekareyi bulan kapalı alanıyla 545’i yoğun bakım olmak üzere 2 bin yatak kapasitesi ile 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi, 3 bin 620 araçlık otoparkı ve diğer müştemilatıyla gerçekten Urfa’mızın şanına yakışır bir eser oldu. Toplam 39 milyar liralık bu muhteşem yatırımın şehrimizin sağlık hizmetleri standardını zirveye çıkaracağına inanıyorum. Tabii böyle bir hastane yapınca ulaşım sorununu da çözmek gerekiyor. Hastanemize kolay ulaşım için inşa ettiğimiz 1,7 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprüyü de hizmete açıyoruz” diye ekledi.

“ŞİMDİYE KADAR ŞANLIURFA’YA SAĞLIKTA 61 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK”

Şehir hastanesinin Şanlıurfa’ya kazandırılmasında emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında alın teri olan mühendis, tekniker ve işçileri de özellikle kutladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesinin, Şanlıurfa’daki en son sağlık yatırımı olduğunu anımsatarak, “Şimdiye kadar Şanlıurfa’ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık. Şehir hastanemiz dâhil 3 bin 970 yataklı 19 hastanenin içinde olduğu 129 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 8,5 milyar liralık yatırımımız devam ediyor. 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi’nin, 100 yataklı Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi’nin, Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı ek binamızın aralarında olduğu 16 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Ayrıca ihale, proje ve arsa aşamasında olan 17 sağlık tesisimiz var. İnşallah onları da tamamlayıp Urfa halkının istifadesine sunacağız” diye konuştu.

Bugün şehir hastanesi ve bağlantı yollarına ilave olarak 2,5 kilometre uzunluğundaki Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Kavşağını da hizmete açacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karaköprü ilçemizdeki TOKİ konutları sebebiyle artan trafiği rahatlatacak olan 1,3 milyar lira değerindeki bu kavşağın da hayırlı olmasını diliyorum. Kavşağın inşasında emeği geçen bakanlığımızı ve yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum” dedi.

Göreve geldiklerinden bu yana Şanlıurfa’ya 1 trilyon 530 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Laf ola beri gele yok, iş yaptık iş” dedi.

“ŞANLIURFA-GAZİANTEP İLE ŞANLIURFA-MARDİN HIZLI TREN HATTININ PROJELERİ TAMAMLANDI”

Sadece ulaştırma alanındaki yatırımların toplamının 91 milyar liranın üstünde olduğunu, bölünmüş yol mesafesini 28 kilometreden 630 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa-Viranşehir yolu gibi birçok projeyi tamamladıklarını ve Şanlıurfalıların hizmetine sunduklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini dile getirerek, “Şanlıurfa-Gaziantep hızlı tren hattı ile Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hattının projeleri tamamlandı. Yatırım programımıza aldık. İnşallah en kısa sürede ihalesine çıkmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı.

Nice eser ve projeyi Şanlıurfalıların emrine verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı sadece sağlık ve ulaştırmada değil tarımda, turizmde, eğitim ve diğer alanlarda da çok farklı bir noktaya taşıdıklarını söyledi.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİMİZDE MESAFE ALDIKÇA ŞEHİRLERİMİZ KALKINIYOR”

Güvenliğin bir dönem ciddi sorun olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, onu da çözdük. Terörsüz Türkiye sürecimizde mesafe aldıkça şehirlerimiz kalkınıyor, yaylalarımız, ovalarımız, dağlarımız şenleniyor, her telefon çaldığında artık annelerin yürekleri ağızlarına gelmiyor. Allah’a hamdolsun. İki senedir evlerde ağıtlar yükselmiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Şanlıurfa ve etrafında değil, sınırların dışında da gerçekten çok farklı bir rüzgâr esmeye başladığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Komşumuz Suriye’de, elinde 1 milyon insanın kanı olan zalim rejim devrildi, yerine Türkiye’nin çok yakın dostu bir yönetim geldi. Şimdi entegrasyon süreciyle oradaki terör sorunu çözülüyor. Irak’ta aynı şekilde yıllardır güvensizliğin olduğu yerlerde güvenlik ortamı tekrar tesis ediliyor. Türkler, Kürtler, Araplar olarak bundan tam 838 sene önce Kudüs-ü Şerif’i Haçlılardan kurtaran şarkın sevgili sultanı Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda olduğu gibi kenetleniyoruz, omuz omuza veriyoruz. Kardeşlik sancağı altında hepimiz tek saf, tek yürek, tek bilek oluyoruz. İnşallah çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz.”

“BUGÜN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İLK GÜNKÜ KADAR KARARLI VE AZİMLİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Lübnan’a coğrafyamızda huzurun, barışın, ekonomik kalkınmanın egemen olmasını kimse durduramayacak. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Ülkemizi ve bölgemizi layık olduğu o müreffeh yarınlara inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız” diye ekledi.

Bir ay sonra iktidara gelişlerinin 24. yıl dönümünü idrak edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 yıl sonra hep siz bize sahip çıktınız. Biz de sizler için gece gündüz demeden koşturduk. İşte burada olduğu gibi sizlerin karşısına hep eserlerimizle, icraatlarımızla çıktık. Bakın, her zaman yaptıklarımızla, yapacaklarımızla konuşuyoruz” şeklinde konuştu.

“Peki, diğerleri hangi dille, hangi üslupla konuşuyor?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ellerine mikrofonu aldıkları zaman nelerden bahsediyorlar? Türkiye için bugüne kadar ne yaptılar, bu ülkeye ne kazandırdılar? Türkiye’yi yurt dışına şikâyet etmekten başka ne yaptılar? Şehir hastanelerimizi engellemeye çalışmaktan başka ne yaptılar? Ankara’da oturup ürettiğimiz her eserin karşısında durmaktan başka ne yaptılar? Şimdi ben Urfalı vatandaşlarımdan şunu özellikle rica ediyorum. Benim Şanlıurfalı kardeşim elini vicdanına koysun ve cevap versin. Eğer iktidarda 24 yıldır biz değil de bugün bize ahlaksızca saldıranlar olsaydı bütün bu hizmetler yapılır mıydı? Şayet iktidarda biz olmasaydık, Cumhur İttifakı olmasaydı bu eserler inşa edilir miydi? Allah aşkına Şanlıurfa Şehir Hastanesi yapılır mıydı? Urfa’yı Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya bağlayan yollar yapılır mıydı? TEKNOFEST Güneydoğu’da sergilenen ürünler yapılır mıydı? Türkiye’nin en önemli gücü olan savunma sanayi hamleleri yapılır mıydı?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşlerim, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bunların hiçbiri olmazdı, yapılmazdı. Hatta Türkiye, bunların beceriksizliği, bunların vizyonsuzluğu yüzünden eskisinden bile kötü durumda olurdu. Aylardır sizler de takip ediyorsunuz. Nice pislikleri ortaya döküldü, nice yolsuzlukları, hırsızlıkları, arsızlıkları ortaya saçıldı. Milletin emaneti olan belediyeleri nasıl arpalığa çevirdikleri deşifre oldu. Ne yaptılar? Utanmadan her türlü ahlaksızlığı savundular. Şehir şehir, meydan meydan gezip rüşveti, irtikâbı, iltiması savundular. ‘Sütte leke olur ama bizim arkadaşlarımızda leke olmaz’ deyip baklava kutularında rüşvet alan soyguncuları aklamaya çalıştılar.”

“MİLLETİN MALINA EL UZATANLARIN YAPTIKLARI YANLARINA ASLA KÂR KALMAYACAK”

Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz ne yaptık? Kurullarımızı topladık. Hemen yol haritamızı belirledik. Burada birinci önceliğimiz, Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkinci önceliğimiz, her kim haksız kazanç elde etmişse, bunun hesabını adalete versin. Devlet Denetleme Kurulumuzla, Adalet Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve diğer kurumlarımızla her türlü adımı atıyoruz. Fon Koordinasyon Kurulumuz aynı şekilde süreci yönetiyor. Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, adalet ve hakkaniyet zemininde sorunun süratle çözülmesi için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun. Türkiye ekonomisi, bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir. Türk sermaye piyasaları yoluna çok daha güçlenerek devam edecektir. Kendi pisliklerini örtmek adına Türkiye’nin iktisadi güvenliğine sabotaj düzenleyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Milletimiz bize güvensin, bize inansın. İster belediyelerde, ister sermaye piyasalarında olsun, milletin malına el uzatanların yaptıkları yanlarına asla kâr kalmayacak. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Haksızlığa, hukuksuzluğa, tamahkârlığa asla göz yummayacağız. Gereken neyse yapıyoruz, yapacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şehirdeki programı kapsamında AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığı Açılış Töreni’ne katıldı.

GENÇ GAZETECİLER ŞANLIURFA

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.

“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”

Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.

Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.

Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.

Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.

“TERÖRÜN TÜRKİYE’NİN ENERJİSİNİ HEBA ETTİĞİ, TÜRKİYE’NİN KAYNAKLARINI TÜKETTİĞİ AÇIKTIR”

Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.

Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.

Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.

Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.

“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”

Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.

Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.

Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.

TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.

Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.

“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”

“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”

Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.

Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.

“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”

“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.

Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.

25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.

“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”

“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.

“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”

Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”

“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.

Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.

“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.

Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.

Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

DAHA FAZLA HABER

ADALET

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun, her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur. Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kabinemizin 72. toplantısını az önce tamamladık. Toplantımızda ilk olarak güvenli okul ikliminin inşası ve güçlendirilmesine yönelik hususları istişare ettik. Biliyorsunuz geçen sene yaşadığımız üzücü hadiseler sebebiyle okullarımızın güvenliğini artıracak ek önlemleri uygulamaya koymuştuk. Bugün hem bunları tekrar gözden geçirdik, hem de alınabilecek ilave tedbirleri görüştük.

Bu vesileyle geçen hafta Manisa-Turgutlu’da meydana gelen menfur olaydan etkilenen çocuklarımıza tekrar geçmiş olsun diyor, tedavileri devam eden üç evladımıza Rabbimden acil şifalar niyaz ediyorum.

Yine bugün öğle saatlerinde Osmaniye’de yeğeni tarafından katledilen öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.

“81 İLİMİZİN GELECEĞİNİ ESERLERLE, YATIRIMLARLA, PROJELERLE AYDINLATMAYA DEVAM EDİYORUZ”

Değerli arkadaşlar; son toplantımızdan bu yana yine yoğun bir mesaiyle ülkemize ve aziz milletimize aşkla hizmet etmeyi sürdürdük. İçeride toplu açılış törenleri, dışarıda uluslararası toplantılarla Türkiye’yi dünyada hak ettiği yere getirmenin mücadelesini verdik. Özellikle dış politika kulvarında dolu-dolu geçen bir gündemimiz oldu.

8 Eylül’de üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu olarak milletimize büyük bir gurur yaşatan Filenin Sultanlarını Külliyemizde misafir ettik. 3 yıl önce Belçika’da ulaştığımız zaferi bu kez kendi evimizde hem de muhteşem bir geri dönüşle tekrarlayan A Millî Kadın Voleybol Takımımızı şahsım ve milletim adına bir kez daha gönülden tebrik ediyorum.

Aynı şekilde 2026 Avrupa Boks Şampiyonası’nda 70 kiloda altın madalya kazanan millî boksörümüz Busenaz Sürmeneli’yi kutluyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.

Elde ettikleri önemli başarılarla millî sporcularımız 86 milyonun göğsünü kabartırken, biz de 81 ilimizin geleceğini eserlerle, yatırımlarla, projelerle aydınlatmaya devam ediyoruz. Milletimizin bize yüklediği emanet her anımızı, her günümüzü Türkiye için seferber etmemizi zorunlu kılıyor. Biz de bu mukaddes emanetin hakkını en güzel şekilde vermenin gayretindeyiz.

11 Eylül’de hem inşası tamamlanan yatırımlarımızın açılışını yapmak, hem de yeni eserlerimizin temellerini atmak üzere baba ocağımız Rize’deydik. TOKİ konutlarımızdan millet bahçelerimize, yeni işyerlerinden okul ve öğrenci yurtlarına, kültür ve sanat merkezlerinden ve spor tesislerine tam 26 projemizi Rizeli vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Kısa süre içerisinde nihayete erecek 3 yeni yatırımın da temellerini attık. Toplam değeri 10 milyar lirayı aşan bu eser ve yatırımların Rize’mize ve ülkemize bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyorum.

“2 BİN 820 METRE UZUNLUĞUNDAKİ DÖRDÜNCÜ ANA PİSTLE HAVALİMANIMIZIN TOPLAM PİST SAYISI 6’YA ÇIKTI”

13 Eylül’de ise şehir hastanemizin kurdelesini kesmek üzere istiklal meşalemizin ilk yakıldığı şehir olan Samsun’umuzu ziyaret ettik. 234 bin metrekare alanda inşa ettiğimiz Samsun Şehir Hastanemiz, 1.458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yatağı, son teknolojiye sahip 40 ameliyathanesi, 320 poliklinikle şehrimize hizmet verecek. Toplam 17 milyar liralık bu muazzam yatırımın Samsun’umuz, bölgemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum.

18 Eylül’de İstanbul’a yeni bir eser daha kazandırmanın kıvancını yaşadık. Muhalefetin, “buraya uçak inmez” dediği İstanbul Havalimanımız açıldığı ilk günden bu yana biliyorsunuz rekora doymuyor. Kuş uçmaz, kervan geçmez, böyle bir yerde havalimanının ne işi var diyerek kara çaldıkları bu eser geçtiğimiz yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaptı. Nisan 2025’te üçlü bağımsız paralel pist operasyonunu hayata geçirmiştik. Böylece havalimanımız dünyada ikinci, Avrupa’da ise ilk kez aynı anda üç pistten bağımsız iniş-kalkış yapılabilen merkezler arasına girmişti. Bunu hizmete verdiğimiz dördüncü ana pistle daha da güçlendirmiş olduk. 890 milyon euro yatırım değerine sahip 2 bin 820 metre uzunluğundaki dördüncü ana pistle havalimanımızın toplam pist sayısı 6’ya çıktı. Bekleme sürelerini kısaltan, yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayan, olumsuz hava şartlarında bile iniş-kalkış emniyetini üst seviyeye çıkartan yeni pistimizin de hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.

Kıymetli basın mensupları; Gaziler Gününü idrak ettiğimiz 19 Eylül’de şehit yakınlarımız, gazilerimiz ve gazi yakınlarımızın kamu kurumlarına atamalarını gerçekleştirdik. Yeni görevlerine başlayan 571 kardeşimizle birlikte kamuda istihdam edilen şehit yakını, gazi ve gazi yakını sayısını 53 bin 179’a yükselttik. Bir defa hepimiz şunun çok net farkındayız: İstiklal ve istikbalimiz için serden geçen şehitlerimizin, birlik ve beraberliğimiz için bedel ödeyen gazilerimizin, nice acıya, zorluğa göğüs geren şehit yakınlarımızın hakkını hiçbir zaman tam olarak ödeyemeyiz. Bununla birlikte devlet olarak imkânlarımız nispetinde elimizden gelenin en iyisini yapmaya özellikle gayret ediyoruz. Şehitlerimizin emanetine gözümüz gibi bakmaya, hayata geçirdiğimiz düzenlemeler ve attığımız adımlarla şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve gazi yakınlarımızın hayatını kolaylaştırmaya inşallah devam edeceğiz.

Buradan yeni atanan kardeşlerimize milletimize hizmet yolunda Cenab-ı Allah’tan başarılar temenni ediyor, şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum. Tahriklere kapılmayarak o vakarlarını, o metanetlerini, hepimize örnek olan o asil duruşlarını bozmayan tüm şehit ailelerimizden Allah razı olsun.

“GÜVEN VE REFAHIN HÂKİM OLDUĞU YENİ BİR DÜZENİN REÇETESİNİ BEŞ MADDE HÂLİNDE DÜNYA İLE PAYLAŞTIK”

Sevgili vatandaşlarım; 20 Eylül’de Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’na katılmak üzere New York’a gittik. Bu sene “Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek” temasıyla düzenlenen görüşmelerin ikinci gününde 16. kez Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na hitap ettim. Konuşmamızda daha adil, temsil gücü yüksek, güven ve refahın hâkim olduğu yeni bir düzenin reçetesini beş madde hâlinde dünya ile paylaştık. Filistin, Rusya-Ukrayna ve İran başta olmak üzere çevremizde yaşanan savaş ve çatışmaların çözümüne ilişkin kanaatlerimizi dile getirdik. İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’da estirdiği devlet terörü yine gündemimizin en üst sırasındaydı. Filistin Devlet Başkanı Sayın Mahmut Abbas, maalesef bu sene de vize engeli sebebiyle Genel Kurul’a bizzat hitap edemedi. Kelimeleri buram-buram kan kokan savaş suçluları yalanlarını sıralamak için Birleşmiş Milletler kürsüsünde kendilerine yer bulurken, Sayın Abbas’ın orada olamaması insanlık adına utanç verici bir durumdur. Bu adaletsizliğin vicdanları kanattığını bir kez daha belirtmek istiyorum. Tabii biz o gün orada sadece milletimiz adına değil, aynı zamanda Filistinli mazlumlar, Lübnanlı masumlar adına da konuştuk. Bundan geri adım atmayacağız. İnsanlığa karşı suç işleyenler, 74 bin Gazzeli kardeşimizin kanını dökenler, Lübnan’dan Suriye’ye bölgemizde terör estirenler hukuk önünde hesap verene kadar duruşumuzu asla bozmayacak, hakkı haykırmaya, hakikatleri söylemeye cesaretle devam edeceğiz.

Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum: Bugün geçmişe kıyasla daha güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti var. Bugün geçmişe kıyasla istikbaline daha umutla bakan, etrafına güven aşılayan, dostlarının güven duyduğu bir Türkiye Cumhuriyeti var. En önemlisi de bugün içeride bin yıllık kardeşlik hukukunu tekrar tesis eden, dışarıda komşularıyla tekrar kucaklaşan bir Türkiye Cumhuriyeti var. Büyük düşünen, büyük adımlar atan, büyük hedefler belirleyip o hedeflere azimle ilerleyen bir devletiz. Allah’ın izniyle bu yolu sonuna kadar sabırla yürüyeceğiz.

Aziz milletim; bundan beş sene önce ülkemize kazandırdığımız Birleşmiş Milletler’in tam karşısındaki Türkevimiz yine diplomasinin kalbinin attığı bir merkez oldu. Birçok devlet ve hükûmet başkanını Türkevi binamızda misafir ettik. New York’ta bulunduğumuz süre zarfında toplam 17 devlet ve hükûmet başkanıyla ikili görüşmeler gerçekleştirdik. Sayın Trump’ın daveti üzerine Amerika ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin katıldığı toplantıya iştirak ederek bölgede barış ve istikrarın yeniden tesisine yönelik kanaatlerimizi paylaştım. Amerikan iş çevreleriyle bir araya gelerek ülkemizdeki yatırım fırsatlarını değerlendirdik. Türk-Amerikan Müslüman toplumunun yer aldığı programda farklı eyaletlerde yaşayan vatandaşlarımızın yanı sıra Amerika’daki dost ve kardeşlerimizle de hasret giderdik. Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz temas, görüşme ve toplantıların ülkemiz, milletimiz ve mazlum coğrafyalar için bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum.

26 Eylül’de 21. MÜSİAD Expo Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu’nun kapanış törenine iştirak ettik. Hem fuarın, hem de iş forumunun yeni ortaklıklara kapı aralamasını ümit ediyor, MÜSİAD’ımızı gayretlerinden ötürü tebrik ediyorum.

“TÜRKİYE’NİN FİNANSAL SİSTEMİ GÜÇLÜDÜR”

Değerli basın mensupları, kıymetli arkadaşlar; bugünkü kabine toplantımızda 17 Eylül’den beri gündemde olan fon konusunu etraflıca değerlendirme fırsatı bulduk. Adalet Bakanımız ile Hazine ve Maliye Bakanımız kapsamlı birer sunum yaptılar. Şimdiye kadar atılan adımlarla ilgili kabine üyelerimizi bilgilendirdiler. Malumunuz bu meseleye nasıl yaklaştığımızı New York dönüşü yaptığımız basın toplantısında kamuoyumuza ilan etmiştik. Ama şunu bugün bir kere daha açık açık ifade etmek isterim: İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun, her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur. Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın. Kimse bizi milyarlarca liralık yolsuzlukları savunmak için meydan-meydan, şehir-şehir dolaşanlarla mukayese etmesin. Biz onlara benzemeyiz. Bizim kırmızı çizgimiz, aziz milletimizdir. Milletimiz söz konusu olduğunda da tavrımız bellidir. Biz ne hak yeriz, ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız. Hele hele başkaları gibi hak yiyenleri savunma yoluna asla gitmeyiz. Aramızdaki fark işte budur. Söz konusu insanımızın huzuru ise, söz konusu 86 milyonun ekonomik güvenliği, refahı, kalkınması ise bunda en küçük bir tereddüt göstermeyiz. Bu konudaki kararlılığımızı şüpheye mahal vermeyecek biçimde zaten ortaya koyduk. Sermaye piyasalarımızda yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Ekonomi kurmaylarımız diğer sorumlu birimlerimizle koordinasyon içinde yoğun bir mesai ile çalışmaktadır. Biz de ilgili arkadaşlarımızla istişare hâlinde gerekli adımların atılmasını süratle temin ediyoruz.

Burada şu gerçeği tekrar hatırlatmak istiyorum: Türkiye, bugün 2 trilyon dolara yaklaşan bir ekonomik büyüklüğe sahiptir. Türkiye’nin finansal sistemi güçlüdür. Yaşanan sorun, fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelmiştir. Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzu bahis değildir. Türk sermaye piyasası dayanıklıdır. Temelleri sağlamdır. Bu sınamanın üstesinden rahatça gelecek kapasiteye de hamdolsun ziyadesiyle sahiptir. Her kim aksini iddia ediyorsa, Türkiye borsasına, Türkiye ekonomisine, Türk halkına çok büyük bir haksızlık yapmış olur. Sırf siyasi mevzi kazanmak uğruna muhalefet figürleri dahil hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur.

Şu noktanın da altını özellikle çiziyorum: Hiçbir sebep yabancı basın kuruluşlarına yazılar yazarak kendi ülkesini kötülemenin gerekçesi olamaz. Şikâyet mektuplarıyla Batılı ağababalarından yardım dilenen zihniyeti bugün bir kez daha milletimizin derin irfanına havale ediyorum. Böyle bir zihniyetten ülkeye de, millete de hiçbir fayda gelmez. Bizim son 25 senedir olduğu gibi, bugün de uğruna canımız feda dediğimiz Türkiye’nin itibarını artırmaktan, ferdi olmaktan her zaman iftihar ettiğimiz Türk milletini tüm dünyada layıkıyla temsil etmekten, 86 milyonun hak ve hukukunu korumaktan başka bir derdimiz yoktur ve olmayacaktır.

“PİYASA BOZUCU EYLEMLERE GİRİŞTİĞİ TESPİT EDİLENLER HUKUK ÖNÜNDE BUNUN HESABINI VERECEKTİR”

Sevgili vatandaşlarım; sermaye piyasalarının doğası gereği son derece dikkatli hareket ediyoruz. Kapatılan fonların tasfiye süreciyle ilgili çalışmalar titizlikle yürütülüyor. Gerek fonlar, gerek hisse senetleri üzerinden oynanan, çevirip haksız kazanç elde edenler hakkında gerekli soruşturmalar yapılıyor. Fonlar vasıtasıyla piyasa bozucu eylemlere giriştiği tespit edilenler hukuk önünde bunun hesabını verecektir.

Tabii burada bir diğer kritik husus, benzer bir sorunun tekrar yaşanmasının önüne geçilmesidir. Bununla ilgili çalışmaları da yapıyoruz. Sermaye piyasalarımızın işleyişini çok daha sağlıklı hâle getirecek idari ve hukuki düzenlemeleri inşallah süratle hayata geçireceğiz. Şundan herkes emin olsun, müsterih olsun: Devletimizin ilgili kurumları yoğun bir mesai içindedir. Yarın ekonomi kurmaylarımızla ve sorumlu kurumlarımızın yöneticileriyle bir araya geleceğim. Sermaye piyasası kurulları içinde, hukuk devleti sınırları dâhilinde, maşeri vicdanın rehberliğinde gereken her türlü adım atılacaktır.

Bu düşüncelerle Kabine Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, ekranları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarımı bir kez daha saygıyla selamlıyorum.

Son olarak bu akşam UEFA Uluslar Ligi’nde İtalya’ya karşı mücadele edecek A Millî Futbol Takımımıza yürekten başarılar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

DAHA FAZLA HABER
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

HABER BURADA

Bürokrat2 gün önce

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın...

Dünya2 gün önce

“Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz...

Bürokrat5 gün önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları,...

Bürokrat5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı. TBMM’ye gelişinde, TBMM...

Bürokrat6 gün önce

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel...

ADALET7 gün önce

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk...

Bürokrat2 hafta önce

“HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSMAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz,...

Bürokrat2 hafta önce

“Amerika ile enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Amerika ile nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık...

Bürokrat2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nin...

Bürokrat3 hafta önce

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını, 81 ilimizi,...

GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA
Mayıs 2022
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

GENÇ BÜROKRAT

seers cmp badge