Connect with us

Bürokrat

“Ekonomi programımızı yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla ülkemizi büyütme üzerine kurduk”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin önde gelen iş insanlarıyla buluştuğu çalışma yemeğinde yaptığı konuşmada, “Ekonomi programımızı yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla ülkemizi büyütme üzerine kurarak bilinçli bir tercihte bulunduk. Salgın dönemi dâhil son iki yıldır bu önceliklerimizden taviz vermedik. Ekonomi programımızı kararlılıkla uygulamayı sürdürüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’ta Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-ABD İş Konseyi tarafından düzenlenen yemekte Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) önde gelen iş insanlarıyla bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda yaptığı konuşmada, Türkiye ile ABD’nin köklü bağlara sahip iki dost ülke, müttefik ve stratejik ortak olduğunu belirtti.

İki ülke arasındaki çok boyutlu iş birliğinin dünyanın pek çok bölgesinde barış ve istikrarın tesisine büyük katkılar sağladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna’dan Balkanlar’a, Orta Doğu’dan Afrika’ya geniş bir coğrafyada, enerjiden gıda güvenliğine pek çok meselede benzer görüşlere sahip olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut fikir ve çıkar birliğini daha ileri taşımak maksadıyla geçen yıl Roma’da ABD Başkanı Joe Biden ile Türkiye-ABD stratejik mekanizmasının teşkiline karar verdiklerini anımsattı.

“EKONOMİMİZİN DAYANIKLILIĞINI VE CAZİBESİNİ KORUMAYI BAŞARDIK”

Nisan ayında hayata geçen mekanizmayla ilişkileri ortak çıkarlar temelinde geliştirirken sorunları gerçekçi ve ileriye dönük bakış açısıyla çözme gayretlerini sürdürdüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Dünya ekonomisi 2020 senesinden bu yana ciddi zorluklarla yüzleşiyor. Önce salgın krizi, ardından Rusya-Ukrayna savaşı, enerji ve gıda başta olmak üzere her alandaki tedarik zincirlerinde büyük sıkıntılara yol açtı. Pek çok ülke son 40-50 yılın en yüksek enflasyon oranlarıyla baş etmeye çalışıyor. Türkiye ekonomisi büyümede, ihracatta ve istihdamda gösterdiği güçlü performansla tüm bu imtihanların üstesinden gelme konusunda başarılı bir görünüm sergiledi. Küresel ekonominin yeniden yapılandığı ve öngörülebilirliğin azaldığı bir dönemde sağladığımız destekleyici adımlar ve özel sektörün dinamizmi sayesinde ekonomimizin dayanıklılığını ve cazibesini korumayı başardık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin geçen yıl yüzde 11’lik bir oranla son 10 yılın en hızlı büyümesine imza attığını dile getirdi.

Bunun G-20 ülkeleri arasında kaydedilen en yüksek büyüme oranı olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Dünya ekonomisi ciddi daralmalarla yüzleşirken biz 2022 yılı ilk çeyreğinde yüzde 7,5 ve ikinci çeyreğinde yüzde 7,6 oranında büyüme kaydettik. Salgına rağmen beş çeyrektir devam eden dengeli büyümemizi bu dönemde de sürdürdük. İhracatımız bu ay itibarıyla yıllık bazda 250 milyar doların üzerine çıktı. Ülkemize, 2003-2021 döneminde 240 milyar dolardan fazla doğrudan uluslararası yatırım çekmeyi başardık. Sadece geçtiğimiz yıl ülkemize 14 milyar dolar değerinde yeni, doğrudan uluslararası yatırım geldi. Son 16 yılda Orta ve Doğu Avrupa’da en fazla uluslararası doğrudan yatırım alan ikinci ülkeyiz. Tüm bunlar Türk ekonomisinin gücü ve Türkiye’ye duyulan güvenin en somut işaretleridir. Bu başarıların elde edilmesinde Türkiye Ekonomi Modeli’nin çok büyük payı vardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomi programını yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla ülkeyi büyütme üzerine kurarak bilinçli bir tercihte bulunduklarını, salgın dönemi dahil son iki yıldır bu önceliklerinden taviz vermediklerini aktardı.

“EKONOMİ VE TİCARET TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİNDEKİ ANA UNSURLARDAN BİRİNİ TEŞKİL EDİYOR”

Ekonomi programını kararlılıkla uygulamayı sürdürdüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomi ve ticaret Türkiye-ABD ilişkilerindeki ana unsurlardan birini teşkil ediyor. Özellikle son 10 senede özel sektörün de desteğiyle ilişkilerimizin ekonomik ve ticari boyutlarında büyük atılımlar gerçekleştirdik” dedi.

Koronavirüs kaynaklı sıkıntılara rağmen ikili ticaret hacminin geçen sene rekor düzeye ulaşarak 28 milyar dolara yaklaştığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin Türkiye’nin 2021’de en fazla ihracat yaptığı ikinci, en fazla ithalat yaptığı dördüncü ülke konumunda bulunduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yılın 8 ayındaki ticaret hacmimiz geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 30’a yakın artarak 22 milyar dolara ulaştı. Bu ivmenin doğru ve kararlı adımlarla muhafaza edilmesi hâlinde ticaret hacmimiz 100 milyar dolar hedefine kısa sürede varacaktır. Bu konuda birçok alanda öncü rol oynayan siz kıymetli müteşebbislerin desteğine güveniyoruz” dedi.

“TÜRKİYE, YENİLENEBİLİR ENERJİ ALANINDA YENİ YATIRIM FIRSATLARI SUNUYOR”

Amerika merkezli firmaların Türkiye’deki iş fırsatlarına gösterdiği yakın ilgi ve yatırımlarındaki artışın Türkiye’nin ekonomisine duyulan güvenin tezahürü olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Amerika’dan Türkiye’ye yönelik doğrudan yatırımlar 14,1 milyar dolara ulaştı. Türk firmalarının Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yatırımları ise 8,6 milyar dolar seviyesine çıktı. Türkiye ile Amerika arasında hemen her sektörde karşılıklı ticaret ve yatırım imkânları bulunuyor. Türkiye, enerji güvenliği için güzergâh ve kaynak çeşitlendirmesinde de kilit role sahiptir. Enerji alanındaki iş birliği potansiyelimiz mevcut uluslararası konjonktür de göz önüne alındığında bizlere önemli fırsatlar sunuyor. LNG terminalleri dahil doğal gaz altyapımıza yaptığımız yatırımlar neticesinde Amerika en büyük ikinci doğal gaz tedarikçimiz konumuna yükseldi. Biz de Amerikan LNG’sinin dünyadaki en büyük altıncı ithalatçısı olduk. Amerika’dan satın aldığımız gazı, önümüzdeki dönemde daha uygun şartlarla artırmak istiyoruz. Sahip olduğumuz gelişmiş altyapı sayesinde Amerikan LNG’sinin bölge ülkelerine ulaştırılmasında da iş birliği yapmaya hazırız.”

Türkiye’nin son dönemde gösterdiği büyük atılımla Avrupa’dan da pozitif şekilde ayrışmak suretiyle yenilenebilir enerji alanında yeni yatırım fırsatları sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizmin bir diğer önemli potansiyele sahip sektör olduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu senenin daha ilk 7 ayında 500 binden fazla Amerikalı turisti ülkemizde misafir ettik. Bunda şüphesiz Amerika’da 12 destinasyona İstanbul’dan doğrudan sefer gerçekleştiren Türk Hava Yollarının önemli katkısı bulunuyor. Önümüzdeki dönemde bu sayının da artacağına inanıyorum” diye konuştu.

“TÜRKİYE, AMERİKA İLE EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLERİNİ GELİŞTİRME GAYRETİNDE OLMAYA DEVAM EDECEKTİR”

Potansiyelin tam manasıyla hayata geçirilmesi için hâlen hükûmetler düzeyinde atılması gereken adımlar bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Amerika’nın tek taraflı olarak 2018 yılında uygulamaya koyduğu çelik ve alüminyum sektöründeki ilave gümrük vergileri gibi korumacı uygulamalar ticari ilişkilerimizi olumsuz etkilemeye devam ediyor. Bu sektörlerdeki ilave vergilerin artık kaldırılması veya diğer bazı ülkelere tanınan kotanın Türkiye’ye de tahsisi müşterek çabalarımıza önemli katkı sağlayacaktır. Savunma sanayi alanındaki iş birliğimizin önüne müttefiklik hukukumuza aykırı suni engeller getirilmektedir. Bu durum ticari ilişkilerimizin yanı sıra tüm NATO coğrafyasının güvenliğini de menfi şekilde etkilemektedir. Stratejik bakıştan yoksun salt birtakım lobilerin Amerikalı karar alıcıların üzerinde kurduğu baskı sonucu gelişen bu yanlış ve yanlı tutum esasen Amerikan çıkarlarına da zarar vermektedir. Bu nedenle bu tek taraflı ve haksız engellemelerin bir an önce kaldırılması bizler kadar sizlerin de davasıdır. Türkiye bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de Amerika ile ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirme gayretinde olmaya devam edecektir. Bu süreçte Türkiye’nin en yakın dostları arasında gördüğüm siz değerli iş insanlarının ve iş konseylerinin desteğine güveniyorum. Türkiye’deki ilgili kurum ve kuruluşlarımız ile temsilciliklerimizin kapılarının sizlere her daim açık olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum.”

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması” programına katıldı

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Genc-Gazeteciler-4-1.jpg

Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması” programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ehlibeyt sevgisi bize Peygamberimizin bir emridir, Ondan bize kadar çok kıymetli bir hatıradır. Türk milleti olarak yüzyıllardır bu aziz hatıraya layıkıyla sahip çıkmanın gayretindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Yas-ı Muharrem’in 10’uncu gününde, diğer adıyla Aşure Günü’nde bir sofra etrafında olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.

Sofrada bulunanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa’ya salat, Onun ehlibeytine ve her biri kutup yıldızlarımız olan dostlarına selam olsun diyorum” ifadesini kullandı.

Hazreti Hüseyin’in ve 72 yoldaşının şehadetlerinin 1385’inci yıl dönümünde Kerbela şehitlerini rahmetle yad eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem Ayı’nın Müslümanlar için rahmet ve bereket ayı olduğunu hatırlattı.

“EHLİBEYT MUHABBETİNİ KARDEŞLİĞİMİZİN MAYASI OLARAK GÖRÜYORUZ”

Muharrem’in aynı zamanda yürekleri Kerbela Çölü’ne çeviren büyük bir yangının, acının ve matemin de ayı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hicri 61 yılında yine bir 10 Muharrem gününde Kerbela’da yaşanan o katliamı neredeyse 14 asır sonra bile hâlen hüzünle hatırlıyoruz. Resulü Ekrem Efendimiz torunları İmam Hasan ve İmam Hüseyin’i ‘dünyadaki reyhan çiçeklerim’ diye severdi. Onları öpüp koklamaya doyamaz, adeta gözünden bile esirgerdi. Bir gün kendisine ‘ehlibeytten en çok kimi seversiniz’ diye sorulduğunda, ‘Hasan ve Hüseyin’ diyecek kadar ikisine de düşkündü. Tabii Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin’le birlikte bizim gönül dünyamızda ehlibeytin de çok müstesna bir konumu vardır. Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam ‘beni, Allah’ı sevdiğiniz için, ehlibeytimi de beni sevdiğiniz için sevin’ buyurmuştur. Ehlibeyt sevgisi bize Peygamberimizin bir emridir, Ondan bize kadar çok kıymetli bir hatıradır. Türk milleti olarak yüzyıllardır bu aziz hatıraya layıkıyla sahip çıkmanın gayretindeyiz. Ehlibeyt muhabbetini, millet olarak ezeli ve ebedi kardeşliğimizin mayası olarak görüyoruz. Allah’ın izniyle bu maya sağlam olduğu müddetçe bizi kimse bölemez, bizi kimse ayıramaz, aramıza nifak duvarları öremez. Ama ne zaman bu maya bozulur, zayıflar ve çözülür, Allah korusun işte o zaman millet olma vasfımızı da kaybederiz.”

“BİRLİĞİMİZ, BERABERLİĞİMİZ DAİM OLSUN”

Bu masadaki birlikteliği “kalplerdeki ehlibeyt sevdasının bir nişanesi olarak” değerlendirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem orucunu açmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Allah’tan, Mah-ı Muharrem oruçlarını kabul etmesini dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’im, Hazreti Hüseyin ve dostlarının matemini paylaşan canların dünya ve ahiretlerini mamur eylesin. Birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz daim olsun” ifadelerini kullandı.

Genç gazeteciler Ankara

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Milletin Zaferine Giden Yolda Yargı” paneline katıldı

Genç gazeteciler | ANKARA

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

BAKAN TUNÇ: DARBECİLERİ YARGILAYAN VE ONLARDAN HESAP SORAN BİR YARGIMIZ VAR

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, geçmişte darbecilerin yanında yer alan yargının, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında milletin yanında yer aldığını belirterek, “15 Temmuz’da gördük ki darbe mağdurlarının hakkını savunan, milletin hakkını, hukukunu savunan, darbecileri yargılayan ve onlardan hesap soran bir yargımız var.” dedi.

Türkiye Adalet Akademisince Yargıtay Konferans Salonu’nda düzenlenen Milletin Zaferine Giden Yolda Yargı isimli panele konuşan Bakan Tunç, 15 Temmuz’da Türk milletinin “çok büyük bir kahramanlık” sergilediğini ve dünyaya demokrasi mücadelesinin nasıl yapılması gerektiğini gösterdiğini söyledi.

Darbe girişimine karşı emniyet güçleri, vatansever askerler ve yargı mensuplarının da mücadele ettiğini vurgulayan Bakan Tunç, “O karanlık gecede ülkemizin geleceği için, bayrağımız için şehitler verdik.” diye konuştu.

DARBECİLERİN PLANLARI İSTEDİKLERİ GİBİ YÜRÜMEDİ

Türk demokrasi tarihini “darbeler tarihi” olarak niteleyen Bakan Tunç, 27 Mayıs 1960 darbesiyle milli iradenin önünün kesildiğini, 1971’de muhtırayla demokrasiye müdahale edildiğini, 12 Eylül 1980 darbesiyle milli iradenin önünün bir kez daha kesildiğini anımsatarak, “Darbecilere çanak tutan, yardım eden bir yargı sistemi vardı. Darbecileri değil de darbe mağdurlarını yargılayan yargı sistemi vardı.” ifadelerini kullandı.

Bakan Tunç, 90’lı yıllarda 28 Şubat postmodern darbesiyle seçilmiş hükümetin antidemokratik bir şekilde düşürüldüğünü, AK Parti’nin kuruluşundan sonra da kapatma davasıyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Darbeci vesayetçi anlayışın 2000’li yıllarda çeşitli olaylarla başarılı olmaya çalıştığını, son olarak 15 Temmuz’da darbe girişiminde bulunulduğunu aktaran Bakan Tunç, darbecilerin planlarının ise istedikleri gibi yürümediğini kaydetti.

Adalet Bakanı Tunç, darbe girişimi sırasında birçok yerin darbeciler tarafından hedef alındığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Vatansever vatandaşlarımız tankların önüne geçerek bedenleriyle engel olmaya çalıştı. Meclis bombalandı. Milletvekillerimiz hemen Meclis’e koştu ve darbeye karşı direneceklerini, ‘Bomba da atsanız buradayız’ dedi. Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ kürsüde konuşma yaparken, yukarıdan bombalar yağıyordu. Düşmanın yapmadığını içimizdeki hainler yapmak istediler. Kurtuluş Savaşı’nda Polatlı’dan beri geçemeyen düşman, maalesef içimizdeki düşmanlar, o maşalar, o emperyalizmin maşaları Meclis’i bombalayabildiler.”

DARBECİYLE HUKUK İÇERİSİNDE MÜCADELE EDEN BİR TUTUM SERGİLENDİ

Adalet Bakanı Tunç, devlet kademesindeki görevlilerin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Hakimler ve Savcılar Kurulu üyeleriyle “darbecilerle nasıl mücadele edileceği” konusunda çalışma yaptığını aktardı.

Bu kapsamda 20 Temmuz’da olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiğini anımsatan Bakan Tunç, “20 Temmuz bir karşı darbedir”, “Siz kontrollü darbe yaptınız”, “Bu bir oyundur, tiyatrodan ibarettir” diyenlerin de bulunduğunu ancak söz konusu sürecin hukuk çerçevesinde sürdürüldüğünü kaydetti.

OHAL kararnameleri sonrası FETÖ ile iltisaklı kişilerin ihraç edildiğini hatırlatan Bakan Tunç, “Bu örgütün ayıklanma süreci de kısa zamanda olacak gibi değildi. Kamudan ihraçlar içeren, FETÖ ile irtibatı ve iltisaklı olduğu değerlendirilen kurum ve kuruluşların kapatılmasına yönelik kararnameler Meclis’e gönderildi.” bilgisini paylaştı.

Bunun yanı sıra hak arama yolunun da açık tutulduğunu vurgulayan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Kararnameler Anayasa Mahkemesinin denetimine tabi hale geldi. Bu derece demokratik, hukuk devletine saygılı, darbeciyle hukuk içerisinde mücadele eden bir tutum sergilendi.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Yılmaz Tunç, FETÖ kapsamında 125 bin kişinin yargılanması sonucu mahkumiyet kararı aldığını, 289 darbe davasının da sonuca bağlandığını bildirdi.

TERÖR BİR İNSANLIK SUÇUDUR, DARBE BİR TERÖR EYLEMİDİR

Adalet Bakanı Tunç, darbe girişiminden önce ve sonra firar eden örgüt mensuplarının bulunduğunu, söz konusu kişilerle ilgili iade taleplerinin halen devam ettiğini dile getirdi.

FETÖ mensuplarının iadesi konusunda bazı “müttefik” ülkelerin kayıtsız kaldığını ve ikiyüzlü davrandığını belirten Bakan Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“‘İnsan haklarına saygılıyız’, ‘demokrasinin beşiğiyiz’ diyen ülkeler, maalesef Türkiye’nin insan hakları ve demokrasi mücadelesinde yanında olmadı. Amerika Birleşik Devletleri; FETÖ elebaşısı darbe girişiminden yıllar önce orada konuşlandırıldı. Ona orada bir karargah kuruldu ve oradan örgütü yönetti. Ve ABD’nin kontrolünde bunları gerçekleştirdi. 7 iade talebimiz var, 30’a yakın suç var. Tüm bunlar delileriyle sabit. Akıncı Üssü’nde o gece sivil imamlar suçüstü yakalandı. Bunların FETÖ elebaşıyla irtibatı ortada ama iade dosyalarımız bir türlü ABD Adalet Bakanlığından yargı makamlarına ulaştırılmadı. Avrupa Birliği ülkeleri; başta Almanya olmak üzere FETÖ elebaşlarını, irtibat ve iltisaklılarını misafir etmeye devam ediyor. Dost ülkelerin temsilcileri, Adalet Bakanları Türkiye’ye geldiğinde hep bunları ifade ediyoruz. Terör bir insanlık suçudur, darbe bir terör eylemidir. O nedenle, ‘bu insanlık suçu, günü gelir sizin de başınıza geldiğinde bununla mücadele etmek uluslararası işbirliğini gerektirir’ diyoruz. Her defasında onlara bunu izah ediyoruz.”

DARBECİLERİ YARGILAYAN VE ONLARDAN HESAP SORAN BİR YARGIMIZ VAR

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 15 Temmuz’da yargının “büyük bir kahramanlık” gösterdiğini ve milletin yanında durduğunu vurguladı.

Geçmiş darbelerden ders çıkarıldığını ve yargının 15 Temmuz’da darbecilerden yana tavır almadığını dile getiren Bakan Tunç, şu ifadeleri kullandı:

“1960 darbesinde, 71 muhtırasında, 1980 darbesinde, 28 Şubat postmodern darbesinde darbecilerin yanında duran bir yargı sistemi vardı, vesayetçi anlayışına, darbeci anlayışa, Yassıada zihniyetine mensup bir yargımız vardı maalesef. Bunu üzülerek söylüyorum. Ama bunlardan ders çıkardık. O gün darbecilerin yanında duran, darbe mağdurlarını yargılayan bir yargımız varken, 15 Temmuz’da gördük ki darbe mağdurlarının hakkını savunan, milletin hakkını, hukukunu savunan, darbecileri yakalayan, gözaltı yapan, soruşturan, yargılayan ve onlardan hesap soran bir yargımız var. İşte bu yargımızla biz onur, gurur duyuyoruz. Yargımız her zamankinden daha bağımsız ve tarafsız bir şekilde yoluna devam ediyor.”

Yargının bağımsız ve tarafsızlığı konusunda birtakım eleştirilerin bulunduğunu anımsatan Bakan Tunç, hatalı kararların düzeltilebileceğini ancak 24 bin hakim ve savcının bir yanlış karar üzerinden töhmet altında bırakılmaması gerektiğini bildirdi.

Bakan Tunç, “15 Temmuz’da gördük ki yargı mensuplarımız milletin yargısı olarak iş başında o nedenle tarafsız ve bağımsız yargımıza güvenmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Genç gazeteciler | ANKARA

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“15 Temmuz’a iftiralar atanlar, Türkiye üzerine tezgâhlanmak istenen tiyatronun birer figüranıdır”

Genç gazeteciler | istanbul

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “15 Temmuz’a bu çirkin iftiraları atanlar, Türkiye üzerine oynanmak istenen kanlı oyunun, tezgâhlanmak istenen büyük tiyatronun birer figüranıdır. Bu millet istiklaline dokunan, iradesine pranga vurmaya kalkan her oyunu nasıl bozmuşsa, bundan sonra da bozmaya devam edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü programları kapsamında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ndeki 15 Temmuz Şehitlerini Anma Programı’na katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin yakınları ve kahraman gazileri en kalbi duygularla, hürmetle ve muhabbetle selamladığını söyledi.

15 Temmuz hain darbe girişiminin sekizinci yıl dönümü olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin darbecilere karşı destan yazdığı bu tarihî günde, yine tek yürek, tek bilek olarak bir aradayız. Az önce istiklal ve istikbalimiz uğrunda fedayı can eyleyen kahramanlara Fatihalarımızı gönderdik. Rabbim o gece göğüslerini kurşunlara siper ederek şehadet şerbeti içen tüm kardeşlerimizin ruhlarını şad, mekânlarını cennet eylesin diyorum. Aynı kutlu gaye uğrunda mücadele ederken yaralanan gazilerimize bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. 15 Temmuz şehitleriyle birlikte vatanımıza, bayrağımıza ve istikbalimize sahip çıkarken şehit düşen tüm kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişiminin ilk anlarından itibaren yaptıkları çağrıları dahi beklemeden hainlere direnmek üzere sokaklara ve meydanlara koşan herkese bugün bir kez daha teşekkür etti.

“MİLLÎ İRADE KAHRAMANLARINI HER DAİM ŞÜKRANLA ANACAĞIZ”

15 Temmuz gecesi milletin iradesinin adeta şaha kalktığı, tam anlamıyla gerçek bir kahramanlık hikâyesinin yazıldığı yerlerin en başında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün geldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kalkışmanın başladığı yer olan köprüde darbeci alçaklar gece boyunca sabaha kadar kan dökmeye, masumları katletmeye devam ettiler. Sadece köprü üzerinde ikisi polis olmak üzere toplam 34 vatan evladını şehit verdik. Darbecilerin kalleş ve vahşi yüzünü burada işledikleri cinayetlerde hep beraber gördük. Hafızamıza kazınan o sahnelerin hiçbirini unutmadık ve unutmuyoruz. Aynı şekilde milletimizin çıplak elleriyle tanklara ve ölüm kusan silahlara karşı verdiği destansı mücadeleyi de büyük bir iftiharla hatırlıyoruz. ‘İnsan bir kere ölür, adam gibi ölür’ diyen, ‘Öleceksek ülkemiz ve milletimiz için adam gibi ölelim’ diyerek darbecilere meydan okuyan, millî irade kahramanlarını her daim şükranla anacağız. Adını tarihe ve milletimizin kalbine altın harflerle yazdıran şehitlerimizin kahramanlıklarını, dilden dile, gönülden gönüle aktararak yaşatacağız. 15 Temmuz’a ‘oyun’ diyenleri, ‘tiyatro’ diyenleri, utanmadan ‘danışıklı dövüş’ diyenleri de kıyamete kadar affetmeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’a bu çirkin iftiraları atanların, Türkiye üzerinde oynanmak istenen kanlı oyunun, tezgâhlanmak istenen büyük tiyatronun birer figüranları olduğunu söyledi.

“Bu millet istiklaline dokunan, iradesine pranga vurmaya kalkan her oyunu nasıl bozmuşsa bundan sonra da bozmaya devam edecektir. Rabbim bir daha bizleri böyle menfur girişimlerle karşı karşıya bırakmasın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitleri unutmayıp, 15 Temmuz ruhunu ihya eden herkese ayrı ayrı teşekkür etti.

“15 TEMMUZ’A TÜM KALBİMİZLE, TÜM GÜCÜMÜZLE SAHİP ÇIKMAKTAN GERİ DURMAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu akşam, o gece gazilikle müşerref olan bir diğer mekân Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde aziz milletle beraber olacaklarını belirterek, “Birileri unutturmak için akla ziyan bahaneler üretse de biz 15 Temmuz’a tüm kalbimizle, tüm gücümüzle sahip çıkmaktan geri durmayacağız. Tekrar her birinize şükranlarımı sunuyor, aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, gazilerimizden ‘Allah razı olsun’ diyorum” ifadelerini kullandı.

Ziyarette, şehitler için Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi İmam Hatibi Bünyamin Topçuoğlu ve Çamlıca Camii İmam Hatibi Yunus Balcıoğlu Kur’an-ı Kerim okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Fatiha Suresi’ni ve Bakara Suresi’nin ilk beş ayetini okudu. İl Müftüsü Safi Arpaguş ise 15 Temmuz şehitlerinin her biri için yapılan hatimlerin duasını etti.

Ziyarette, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe’nin yanı sıra bazı milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, gaziler ve şehit aileleri yer aldı.

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

15 Temmuz, istiklal ve istikbalin zaferidir.

Genç Gazeteciler | Türkiye

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

5 Temmuz, istiklal ve istikbalin zaferidir.

Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde bir hilal uğruna canlarını hiçe sayan kahramanlarımızı rahmetle anıyorum.

FETÖ’cü hainlere karşı gözünü kırpmadan mücadele veren gazilerimize sonsuz şükranlarımı sunuyoruz.

Bu kahramanlık destanını asla unutmayacağız, unutturmayacağız.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ’ın önderliğinde, milletimizin iradesi ve Allah’ın izniyle bu vatanı bölmeye kimsenin gücü yetmeyecek.

Milletimizin gösterdiği destansı direniş ve demokrasiye olan sarsılmaz inancımızla Türkiye her daim dimdik ayakta kalacaktır.

15Temmuz Milletin Zaferi

GENÇ GAZETECİLER

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç , SETA tarafından düzenlenen 15 Temmuz Sempozyumuna katıldı.

Genç Gazeteciler | Ankara

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Önceki darbelerle karşılaştırdığımızda bugünkü yargı mensuplarımızla, yargı teşkilatımızla 15 Temmuz’da gösterdiği o kararlı mücadeleyle onur duyuyoruz, gurur duyuyoruz.” dedi.

Adalet Bakanı Tunç, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından SETA Genel Merkezi’nde düzenlenen 15 Temmuz Sempozyumu’nun açılışında konuştu. Aliya İzetbegoviç’in “Unutulan soykırım tekrarlanır” sözüne işaret eden Bakan Tunç, Türkiye’nin siyasi tarihine bakıldığında unutulan darbelerin de tekrarlandığına dikkati çekti.

15 Temmuz darbe girişiminde 253 şehit verildiğini ve aralarında hala tedavileri devam eden 2 bin 190 gazinin bulunduğunu bildiren Bakan Tunç, bundan sonra, o tür karanlık gecelerin bu ülkede yaşanmaması için milletçe birlik ve beraberlikten hiçbir zaman taviz vermeyeceklerini vurguladı.

Türkiye’nin demokrasi tarihinde 1960’dan bu yana gerçekleşen darbeleri ve darbe girişimlerini hatırlatan Bakan Tunç, 15 Temmuz’da Kurtuluş Savaşı’nda düşmanın yapamadığının bu ülkeye yaşatılmaya çalışıldığını anlattı.

15 Temmuz gecesinde “birileri evinde çayını kahvesini yudumlarken, canlı yayınlarda darbeyi seyrederken” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “canı pahasına”, darbecilerle, ‘Ben milletimle beraber mücadele edeceğim’ dediğini ve o gün “büyük bir kahramanlığı” milletiyle beraber gösterdiğini ifade eden Bakan Tunç, şöyle konuştu:

“Bugün birileri çıkmış saçma sapan ifadelerle, saygısız, seviyesiz ifadelerle Sayın Cumhurbaşkanı’mızın 2028’de yurt dışına kaçacağı gibi akıl tutulması içeren birtakım sözleri maalesef sarf edebiliyor. Sayın Cumhurbaşkanı’mız 15 Temmuz o karanlık gecesini milletiyle beraber aydınlatan ve canı pahasına milletiyle beraber darbecilere karşı direnen bir liderdir. Maalesef bu saçma sapan iddiaları böyle televizyon ekranlarında konuşanlar ülkemizde var ama milletimiz hiçbir zaman onlara itibar etmeyecektir.”

YARGI KENDİ İÇERİSİNDE HATALI KARARLARI DÜZELTEBİLİR

Daha önce yaşanan 1960 darbesinde, 12 Mart 1971’de, 1980 darbesinde, 28 Şubat’ta darbecilerin yanında saf tutan, onların emir ve talimatları doğrultusunda hareket eden bir yargı bulunduğunu dile getiren Bakan Tunç, “Önceki darbelerle karşılaştırdığımızda bugünkü yargı mensuplarımızla bugünkü yargı teşkilatımızla 15 Temmuz’da gösterdiği o kararlı mücadeleyle onur duyuyoruz, gurur duyuyoruz. 15 Temmuz’da darbecileri soruşturan, millet düşmanlarını yakalayan, gözaltı yapan, onlara gerekli cezaları veren bir yargımız var. Aradaki fark bu.” dedi.

Bugün Türkiye’de yargının bağımsız ve tarafsız olmadığı yönünde birtakım propaganda ve algı çalışmaları yürütüldüğüne dikkati çeken Bakan Tunç, şöyle devam etti:

“Elbette ki yargının hatalı kararları olabilir. İstinaf mahkemeleri, Yargıtay, Danıştay, temyiz mahkemelerimiz bunun için var. Hatalı kararları düzeltmek için var. Yargı kendi içerisinde o hatalı kararları düzeltebilir. Ancak birkaç karardan yola çıkarak yargının bağımsız olmadığını, tarafsız olmadığını söylemek, 24 bin hakim ve savcımıza büyük haksızlık. Hele hele geçmişte darbeciler yanında saf tutan, darbecilere anayasa hazırlayan hukukçular varken, darbecilerin karşısında birifing alan yargıçlarımız, hakimlerimizi hatırladığımızda, ‘Geçmişte yargı bağımsız ve tarafsızdı, şimdi değil’ gibi yorumları da gülerek izlemekten başka bir şey yok.”

DAHA KÖKLÜ REFORMLARA ADIM ATMAMIZ LAZIM

Tarafsız ve bağımsız “milletin yargısının” 15 Temmuz’da “çok büyük bir sınav” verdiğini belirten Bakan Tunç, fiili olarak silah çeken, milletin üzerine tank süren, helikopter kullanan, bomba atan 4 bin 800 civarında kişinin ağırlaştırılmış müebbet ve kısmı müebbet hapis cezası, FETÖ’ye irtibat ve iltisakı nedeniyle de 125 bin civarında kişinin ceza aldığını söyledi.

Bir daha bu tür girişimlerin yaşanmaması için Türkiye’de çok sayıda reformun hayata geçirildiğine işaret eden Bakan Tunç, şunları kaydetti:

“Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılına başladığımız şu dönemde bir daha hiç darbe olmasın, bu ülkede milli iradenin önü hiç kesilmesin diye daha köklü reformlara adım atmamız lazım. Bunun için de 184 değişiklik geçiren, artık yamalı bohçaya dönüşen bir anayasa yerine, milletin temsilcileri tarafından Meclis’te hazırlanan, tüm toplum kesimlerinin görüşlerinin alındığı, temel hak özgürlükleri öne alan, devletin görevlerini net bir şekilde ortaya koyan, demokratik, sivil, katılımcı bir anayasayla inşallah Türkiye Yüzyılını inşa etmemiz lazım. İnşallah Türkiye bu şansı yakalar, Meclis’te bir uzlaşma sağlanır ve o uzlaşma gerçekleştikten sonra da milletimize olan yeni anayasa borcumuzu da ödemiş oluruz.”

DAHA FAZLA HABER
REKLAMLAR

HABER BURADA

Bürokrat2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması” programına katıldı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması” programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ehlibeyt sevgisi bize Peygamberimizin bir emridir,...

Bürokrat3 gün önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Milletin Zaferine Giden Yolda Yargı” paneline katıldı

Genç gazeteciler | ANKARA

Dünya4 gün önce

“15 Temmuz, Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır”

Genç Gazeteciler | TÜRKİYE

Bürokrat4 gün önce

“15 Temmuz’a iftiralar atanlar, Türkiye üzerine tezgâhlanmak istenen tiyatronun birer figüranıdır”

Genç gazeteciler | istanbul

Bürokrat5 gün önce

15 Temmuz, istiklal ve istikbalin zaferidir.

Genç Gazeteciler | Türkiye

Bürokrat5 gün önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç , SETA tarafından düzenlenen 15 Temmuz Sempozyumuna katıldı.

Genç Gazeteciler | Ankara

Bürokrat6 gün önce

Türk Hava Yolları, İtalya’nın Torino Şehrine Uçuşlara Başladı

Genç Gazeteciler | İtalya

Dünya1 hafta önce

“İsrail-Filistin meselesine kalıcı çözüm getirmeden, küresel barış ve istikrardan bahsedilemez”

Genç gazeteciler | ABD

Bürokrat1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Müttefik ve Ortak Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı’na katıldı

Genç Gazeteciler | ABD

Dünya1 hafta önce

Emine Erdoğan, Jill Biden’ın ev sahipliğindeki resepsiyona katıldı

Genç Gazeteciler | ABD

REKLAMLAR
Eylül 2022
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  
REKLAMLAR

GENÇ BÜROKRAT

seers cmp badge