Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “2023 hedeflerimizle, Cumhuriyetimizin ilk yüzyılında yapılanları üçe, beşe, ona katlayan eser ve hizmetleri ülkemize kazandırdık. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla da, Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında dünyanın en büyük 10 ülkesi arasına girme hedefiyle, çok daha büyük başarıları milletimizin emrine sunmakta kararlıyız” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’daki 2022 FIFA Dünya Kupası’nı kazanan Arjantin’i tebrik etti, dost ve kardeş ülke Katar’ı bu organizasyonda gösterdiği başarılı ev sahipliği için kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah Millî Takımımızın bu kupayı ülkemize getirdiği günleri de görmeyi ümit ediyoruz. Nice ‘olmaz’ denilenleri başaran Türkiye’nin, bir gün bu hayali de gerçeğe dönüştüreceğine yürekten inanıyorum” diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda geçen hafta cuma günü kabul edilen 2023 yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu’nun ülkeye ve millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın 21 Ekim’deki sunuşuyla başlayan bütçe müzakerelerinin, komisyonlarda 36 gün, Genel Kurulda 12 gün boyunca devam ettiğini anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte söz alan 262 milletvekilinin, değerlendirmeleriyle bütçe görüşmelerinde bilfiil yer aldığını, yaklaşık 4,4 trilyon lira gideri ve 3,8 trilyon lira geliri olan bir bütçeyi ülkeye kazandırdıklarını ifade etti.
AK Parti hükûmetlerinin 20 ve Cumhuriyet’in 100. yılı bütçesinin ilk hazırlık aşamasından kanunlaşmasına kadar geçen sürede emeği, katkısı olanları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurulda 12 gün boyunca süren oturumlarda birkaç tatsız görüntü dışında demokratik olgunlukla müzakereleri yürüterek sonuçlanmasını sağlayan her bir milletvekiline teşekkür etti.
Her zaman olduğu gibi, bu bütçeyi de milletin bütçesi olarak hazırladıklarını ve öyle de uygulayacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Vizyon, program ve proje yoksunu muhalefet partileri, bu bütçe görüşmeleri boyunca da kifayetsizliklerini göstermeye devam etmiştir. Nitekim bütçe tartışmalarında muhalefetin tutumuna baktığımızda, Cumhuriyetimizin 100 yıllık serencamının muhasebesini yapan bir akıl göremiyoruz. Ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin takdirini yaparak daha fazlasına talip olan bir irade göremiyoruz. Bölgesel ve küresel gelişmeler ışığında, ülkemizin önündeki fırsatları ve tehditleri değerlendiren bir analiz göremiyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına dair bir vizyon da göremiyoruz. Bunların yerine cevabı defalarca verilmiş yalanları, iftiraları, çarpıtmaları temcit pilavı gibi tekrarlayan, ellerine tutuşturulmuş notları sorgulamadan okuyan bir zihniyetin hesaplarına ve hezeyanlarına hep beraber tekrar şahit olduk. Sadece bu tablo bile, kimlerin ülkenin ve milletin derdiyle dertlendiğini, kimlerin başka gündemlerin peşinde sürüklendiğini ispata yeterlidir. Bizim ise milletimize sözümüz bakidir.”
“EVLATLARIMIZI GELECEĞE EN İYİ ŞEKİLDE HAZIRLAMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde anaokulundan liseye kadar her seviyede 351 bin yeni derslik yaptıklarını, 750 bin öğretmen atadıklarını, 131 yeni üniversiteyi faaliyete geçirdiklerini anlatarak, “Yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 850 bine yükselttik. Önümüzdeki dönemde her seviyede eğitimin kalitesini daha artıracak, evlatlarımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamayı sürdüreceğiz” diye konuştu.
Sağlıkta kapsamlı ve etkin reformla her bir insanı kucaklayan sistem kurduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehir hastaneleri ve diğer yatırımlarla ülkemizi dünyanın en iyi sağlık altyapısına kavuşturduk. Önümüzdeki dönemde ülkemizi, bölgesinin ve dünyanın sağlık merkezi yapacak, hizmet kalitesini daha da yukarıya çekecek yatırımlara devam edeceğiz” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, adalette, temel kanunların yenilenmesinden hâkim ve savcı sayısının artırılmasına, demokratik reformlardan verilen hizmetlerin kolaylaştırılmasını sağlayan düzenlemelere kadar pek çok adım attıklarını anımsatarak, şunları kaydetti: “Önümüzdeki dönemde milletimizin hukuk sistemine olan güvenini daha da güçlendirerek, devlet ve toplum hayatının üzerine bina edildiği adaleti, daha da yücelteceğiz. Güvenlikte ordumuzu, emniyetimizi, jandarmamızı, istihbaratımızı, insan gücünden teknolojiye kadar her alanda güçlendirerek ülkemizi terör örgütlerinden ve suç çetelerinden arındırdık. Önümüzdeki dönemde ülkemizin güvenlik altyapısını, bölgesel ve küresel tehditlere karşı daha etkin şekilde korunmamızı sağlayacak donanıma kavuşturmayı sürdüreceğiz. Sosyal hizmetlerde yaşlısından engellisine, çocuğundan kadınına, şehit yakını ve gaziden garip gurebaya kadar yardıma ihtiyaç duyan her vatandaşımızın yanında yer aldık, kimseyi sahipsiz bırakmayacak bir sistem kurduk. Önümüzdeki dönemde değişen şartlara ve ihtiyaçlara göre daha fazla vatandaşımızı sosyal destek şemsiyemizin altına alacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölünmüş yol uzunluğunu 6 bin 100 kilometreden 29 bin kilometreye, otoyol uzunluğunu 1714 kilometreden 3 bin 633 kilometreye, tünel uzunluğunu 50 kilometreden 665 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğunu 311 kilometreden 739 kilometreye çıkardıklarını belirtti.
Türkiye’yi ilk defa hızlı tren hatlarıyla tanıştırdıklarını, şehirleri raylı sistemlerle ördüklerini, dünya çapında dev projeleri hayata geçirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde bu altyapıyı ülkemizin gelişmesine, kalkınmasına, büyümesine daha çok katkı verecek şekilde geliştirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIK BİTENE KADAR ÇALIŞACAĞIZ”
Enerjide kurulu gücü 3 katından fazla artırarak 103 bin megavatın üzerine çıkardıklarını belirten Erdoğan, yerli ve yenilenebilir enerji kurulu gücünü hızla geliştirerek yüzde 65 seviyesine yükselttiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Avrupa şu anda doğal gazda felaketler yaşıyor. Doğal gazı 81 il dâhil 685 yerleşim yerimize yaygınlaştırdık. Önümüzdeki dönemde Karadeniz doğal gazını, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ilk ünitesini vatandaşlarımızın hizmetine sunacak, yeni keşifler ve yatırımlarla enerjide dışa bağımlılığımızı tamamen ortadan kaldırana kadar çalışacağız. Sanayide verdiğimiz destekler ve yaptığımız altyapı yatırımlarıyla sadece organize sanayi bölgelerimizdeki işletme sayısını 11 bin seviyesinden 56 bine, buralardaki istihdamı 415 binden 2,3 milyona çıkardık. Savunma sektörü başta olmak üzere pek çok alanda dünya çapında rekabet gücü kazandık. Önümüzdeki dönemde üretimi ve ihracatı teşvik ederek, sanayimizi orta ve yüksek teknoloji ağırlıklı bir yapıyla daha da güçlendireceğiz.”
Şehircilikte TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 170 bin konutu altyapısı, çevre düzenlemesi, sosyal tesisleriyle milletin hizmetine sunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet bahçeleriyle şehirlere yeni hayat alanları kazandırdıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, atık su arıtma ve katı atık düzenleme tesisleriyle çevreyi koruduklarını, iklim değişikliği ile mücadeleyi başlattıklarını ifade ederek, “Önümüzdeki dönemde 500 bin konut, 1 milyon konut amaçlı arsa, 50 bin iş yeri kampanyamızla, milyonlarca insanımızı ev ve işyeri sahibi yapmayı, iklim değişikliğine karşı ülkemizi hazırlamayı sürdüreceğiz” dedi.
“ÇİFTÇİLERİMİZİ DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Tarımda millî hasılayı 37 milyar liradan yaklaşık 677 milyar liraya çıkardıklarını, 716 yeni baraj, 615 yeni hidroelektrik santrali, 299 yeni içme suyu tesisi, 1614 yeni sulama tesisi inşa ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Arazi toplulaştırmayla verimi artırdık. Önümüzdeki dönemde yeni yöntemlerle tarım üretimini artırmaya, çiftçilerimizi her alanda desteklemeye devam edeceğiz. Daha makro ekonomideki, turizmdeki, ihracattaki, tarihi ve tabii değerlerimizi korumadaki, sosyal güvenlikteki, esnaf ve sanatkârlarımızı desteklemedeki, spordaki, gençlikteki, dış politikadaki, sayısız alanlardaki başarılarımız saymıyorum bile.
“CUMHURİYETİN İLK YÜZYILINDA YAPILANLARI ÜÇE, BEŞE, ONA KATLAYAN ESER VE HİZMETLERİ ÜLKEYE KAZANDIRDIK”
2023 hedeflerimizle cumhuriyetimizin ilk 100 yılında yapılanları, üçe, beşe, ona katlayan eser ve hizmetleri ülkemize kazandırdık. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla da cumhuriyetimizin yeni yüzyılında dünyanın en büyük 10 ülkesi arasına girme hedefiyle çok daha büyük başarıları milletimizin emrine sunmakta kararlıyız. Yeni nesillere bırakacağımız en büyük mirasın, demokrasi ve kalkınma altyapımızı tüm unsurlarıyla tamamlayarak, Türkiye’yi küresel düzeyde güç ve iddia sahibi bir ülke hâline getirmek olduğuna yürekten inanıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete söyledikleri sözün de verdikleri taahhüdün de gençlere aşılamaya çalıştıkları özgüven ve umudun da bu olduğunu dile getirerek, “Varsın birileri kendi içlerindeki kavgayı, itişmeyi kakışmayı, hırsı, rekabeti sürekli bize saldırarak örtmeye, gizlemeye, saklamaya çalışsın. Milletimiz o engin ferasetiyle herkesi hakkın ve hakkaniyetin tartısına çıkarmayı, oradaki okkasına göre davranmayı gayet iyi bilir. Bu ülkeyi tek parti faşizmine, vesayetin cenderesine, darbecilerin nobranlığına, terör örgütlerinin vahşetine, emperyalistlerin senaryolarına bırakmayan milletimize olan güvenimiz tamdır.” ifadelerini kullandı.
Allah’tan başkasına boyun eğmediklerini, milletten başkasına ram olmadıklarını, millî iradenin üzerinde güç tanımadıklarını, “insan için ancak çalıştığı kadarı vardır” emri ilahisinden başka rehber edinmediklerini, “insanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturundan şaşmadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mazlumların ve mağdurların duasından daha etkili bir destek aramadık, özgürlük ve hak mücadelesinden öte gaye taşımadık, eser ve hizmet yarışından asla kopmadık, hep geleceğe dönük olarak yolumuzda kararlılıkla ilerledik. İnşallah 2023’te milletimizin desteğini bir kez daha alarak 20 yılda attığımız temellerin üzerinde evlatlarımıza layık büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını önemli ölçüde tamamlayacağız” diye konuştu.
Toplumların önüne ancak asırda hatta birkaç asırda bir gelecek bu fırsatı değerlendirerek, millete Türkiye Yüzyılını armağan etmek için var güçleriyle çalışacaklarını, mücadele edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî iradenin Meclis’teki temsilcileri olarak sizler de bu büyük zafere yapacağınız katkıyla, isimlerinizi tarihe yazdıracaksınız. Asıl olan budur, gerisi lafügüzaftır” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 yılı bütçe çalışmaları nedeniyle yaklaşık bir aydır AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nı gerçekleştiremedikleri için değerlendirilmesi gereken çok fazla gündem konusunun biriktiğini söyledi.
Verimli bir şekilde süren şehir ziyaretlerinde gördükleri coşku ve muhabbet iklimine sağladıkları katkılar için partililere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Küresel krizlerin ülkemize olan yansımaları nedeniyle ortaya çıkan sıkıntıların yavaş yavaş hafiflediğini görüyoruz. Gelişmiş ülkeler dâhil tüm dünya kriz dalgaları ile boğuşurken biz ısrarla Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyüme noktasındaki hedeflerimize elhamdülillah ulaştık, ulaşıyoruz. Bu kararımızın ne kadar doğru olduğu her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Ekonomi programındaki tercihimiz sebebiyle bizi kıyasıya eleştirenler bile artık söylemlerini değiştirmeye, yumuşatmaya hatta kimileri hakkımızı teslim etmeye başladı.”
“ÖNCELİĞİ ORTAK GELECEĞİMİZE VERMEK MECBURİYETİNDEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüksek enflasyonun ve hayat pahalılığının maliyet artışları dışındaki sebeplerini ortadan kaldırmak için yoğun çaba harcadıklarını belirtti.
Yılbaşından itibaren işçi, memur ve emekli maaşlarına yapılacak artışların fırsatçıların açgözlülüğü sebebiyle kısa sürede eriyip gitmesine rıza göstermeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık hep birlikte önceliği milletçe ortak geleceğimize vermek mecburiyetindeyiz” dedi.
Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasının önünde, enflasyonu hızla belirlenen seviyelere düşürme dışında bir engel kalmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Önümüzdeki aylarda enflasyonun adeta tepetaklak aşağıya ineceğine beraberce şahit olacağız. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı 2023’ü diğer sevinçler yanında hayat pahalılığı belasından kurtuluşumuzun da dönüm noktası hâline getirelim istiyoruz. Bunu da ancak işvereniyle çalışanıyla esnafıyla üreticisi ve tüketicisiyle 85 milyon hep birlikte göstereceğimiz dirayetli, sabırlı, vakarlı duruşla yapabiliriz. Bir olarak, iri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak ülkemizi dünyada hak ettiği seviyeye çıkarmanın eşiğine geldik. Geçmişte darbelerle vesayetle terörle nice kirli oyunlarla milletçe hep ertelemek zorunda kaldığımız hayallerimizle aramıza bu defa kimseyi sokmayacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilmek yetmez, bilgimizi kullanmalıyız. İstemek yetmez, yapmalıyız” sözünü anımsatarak, “Ülkemizin son bir asırlık tarihindeki bu inkârı mümkün olmayan gerçeklerden hareketle üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirme vebalinden hiçbirimiz kaçamayız” diye konuştu.
“BU ÜLKENİN HER BİR FERDİ, GELECEĞİ İÇİN KİME GÜVENEBİLECEĞİNİ GAYET İYİ BİLİR”
Geçmişte defalarca seyredilen bir filmi sanki hiç olmamış, hiç yaşanmamış gibi yeniden ortaya çıkaranlara milletin en güzel cevabı sahada vereceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkenin her bir ferdi; müktesebatı, söylemi, duruşu, önündeki, arkasındaki ortaklarıyla altılı masa denilen yıkık-dökük yapıya baktığında geleceği için kime güvenebileceğini gayet iyi bilir. Altı kafadan altı ayrı sesin çıktığı, herkesin birbirinin arkasından iş çevirdiği, kimsenin kimseye itimadının olmadığı, kavganın, kumpasın ayyuka yükseldiği bir garip masaya bu millet geleceğini teslim etmez” ifadelerini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun siyasi duruşuyla değil, bireysel eylemi sebebiyle ceza almasından sonra sergilenen tuhaf tavırların, tek başına masa efradının perişanlığını göstermeye yeterli olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, mahkûmiyet kararının akıl almaz bir sevinçle kucaklaşarak, “çak” yaparak, bayram havasıyla kutlandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda yapılan mitingi sosyal medyadan duyduğunu söyleyen genel başkanlar mı ararsınız, daha bitmemiş bir yargı kararı üzerinden siyasi mühendislik hesapları yapanlar mı ararsınız, hâkimlere hakaret gibi bireysel bir suçla ilgili yargılamayı ülkemizin siyasetini yönlendirmek için kullanan yabancılar mı ararsınız? Maşallah tekmili birden ortaya döküldü. CHP’nin başındaki zat birbirlerinin neredeyse gözünü oyma derecesine gelen şahısla ilgili dün çıkmış, ‘Biz baba oğul gibiyiz.’… Bunları duyunca doğrusu içimden ‘Bay Kemal oğluna sahip çık. O kendisine başka ebeveynler arama peşinde’ demeden duramadım. Altılı masanın da yanında yöresinde kendine yol açmak için dolananların ne yaptıkları, ne dedikleri, nereye gittikleri, hangi oyunu çevirdikleri bizi ilgilendirmiyor. Biz kendi işimize bakacağız. Bizim işimiz var, yapmamız gereken daha çok şeyler var.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, il mitinglerinin devam ettiğini, bu hafta sonu da dadaşlar diyarı Erzurum’da olacaklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde ek göstergeden sözleşmelilerin kadroya alınmasına kadar pek çok beklentiyi gündemden çıkardıklarını, asgari ücretten emeklilik düzenlemesine kadar gündemdeki diğer başlıkları da kısa sürede hâl yoluna koyacaklarını vurguladı.
Millete ne söz verildiyse hepsini birer birer yerine getirmeyi sürdüreceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük ihtimalle yarın; asgari ücret konusunu da bakanımla bugün görüşmeleri yapmak suretiyle inşallah açıklayıp onu da yoluna koymuş olacağız. Aynı şekilde süreci devam eden konuları da sonuçlandıracak adımları atmaya devam edeceğiz” değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin gündeme getirdiği başörtüsü meselesiyle ilgili geçtiğimiz haftalarda Meclis’e bir anayasa değişikliği teklifi sunduklarını, bu teklifi, Türkiye’nin bu temel hak konusunda bir daha benzer tartışmaların içine düşmemesi için anayasa hükmü hâline dönüştürdüklerini söyledi.
Teklife, aile yapısını küresel sapkın akımların saldırılarından korumaya yönelik bir madde eklediklerini de ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Küçük yaşta evlendirildiği iddia edilen bir evladımızın trajedisi üzerinden milletimizin inancına saldıranların aile kurumunun korunması hususundaki samimiyetini, bu vesileyle tartma imkânı bulacağız. Önümüzdeki dönemde çocuklarımızı, gençlerimizi ve aile yapımızı karşı karşıya bulunduğumuz güncel tehditlerden korumak için atacağımız ilave adımlarda da kimin nasıl pozisyon alacağını yakından izleyeceğiz. Anayasa teklifimizin komisyon ve Genel Kurul aşamalarındaki tartışmalar, tüm partilerin demokrasi, hak ve özgürlükler konusundaki samimiyetini gösteren bir turnusol kâğıdı işlevi de görecektir. Bu işin öyle parti toplantılarında kürsü yumruklamakla, gece yarısı videolar yayınlamakla olmayacağını, gerçek niyetin ve tutumun, böyle durumlarda ortaya çıkacağına hep beraber şahitlik edeceğiz. Geçtiğimiz günlerde Meclis’e sunduğumuz anayasa teklifini sonuna kadar kovalıyoruz, kovalayacağız.”
“DESTEKLERİ 2023 YILINDA DA SÜRDÜRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel krizleri fırsata dönüştürme yolunda önemli mesafe kat edildiğini, 2022’nin bu yönünü güçlendirmek için sürekli yeni paketleri devreye aldıklarını söyledi.
Son olarak hazinenin 200 milyar liralık kefaletiyle işletmeler için 250 milyar liralık yeni bir finansman paketinin müjdesini önceki gün kamuoyuyla paylaştıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımcının, yeni atılımlarda bulunması için Merkez Bankası’nın faiz oranını yüzde 9 seviyesine indirdiğini aktardı.
Yatırımcının, “Faizler yüksek” dememesi için seviyeyi yüzde 9’lara çektiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yatırımcılar ikide bir ağlamasın, ‘faizler yüksek demesin.’ Buyur işte, yüzde 9. Hadi yatırım yap. Yatırımdan sonra ne geliyor; istihdam geliyor, ondan sonra ihracat, ondan sonra cari fazla yoluyla büyüme geliyor. Türkiye şu anda Allah’ın izniyle yılsonu itibarıyla ben inanıyorum ki 4-5 gibi bir büyüme ile bu yılı kapatacak. Ülkemizin uzunca bir süre vaktini ve enerjisini heba eden bir kısır döngünün kırılmasını beraberinde getirmiştir. Kamu bankalarımızla bu gelişmeyi fiiliyata geçirerek kendi öncelikli sorumluluk alanları çerçevesinde esnaflarımızı, sanatkârlarımızı, KOBİ’lerimizi, çiftçilerimizi desteklemeyi sürdürüyoruz.
Bugün İzmir’de iktisat kongresi var ve iktisat kongresi büyük bir iş adamları grubuyla devam ediyor. Ardından Vakıfbank çıpa destek paketi kredisiyle KOBİ’lere 29 milyar liraya, ihracatçılara ise 2,3 milyar liraya yakın kredi kullandırmıştır. Halkbank hâli hazırda 1,2 milyon esnafımıza 119 milyar lira kredi bakiyesine sahiptir. Yeni esnaf destek paketiyle de 115 bin esnafımıza 37 milyar lira kredi kullandırılmıştır. Ziraat Bankası’nın çiftçilerimize sağladığı kredi miktarı 221 milyar lirayı geçmiştir. ‘Çiftçiye hiçbir şey verilmedi, çiftçiye hiçbir şey yok’ diye konuşuyorlar. Bay Kemal, yalan söyleme dürüst ol. Yanındakiler de aynı şekilde. Yalandan başka sermayeleri yok. Ben resmî rakamlarla konuşuyorum. Yaklaşık 600 bin çiftçimizin kullandığı 56 milyar liralık kredinin faizinin tamamı devlet tarafından ödenmektedir. Her kesimden işletmemize, yatırımcımıza, üreticimize, girişimcimize verdiğimiz bu destekleri 2023 yılında da sürdüreceğiz. Tek isteğimiz büyük fedakârlıklarla verdiğimiz bu kredileri üretim, istihdam ve ihracat için kullanılmasıdır. Bu krediyi alıp da bir başka yere faize yatırmayı, bu milletin bir hakkı olarak görüyoruz ve bunu helal etmeyiz.”
“İSTİHDAM SAĞLAYAN, İSTİHDAMI ARTIRAN HER GAYRETİN BAŞIMIZIN ÜZERİNDE YERİ VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yatırımcının başımızın üzerinde yeri var. Üreten, katma değer ortaya koyan herkesin başımızın üzerinde yeri var. İstihdam sağlayan, istihdamı artıran her gayretin başımızın üzerinde yeri var. İhracatı artırmaya dönük her adımın başımızın üzerinde yeri var. Bunları krediyle, teşvikle, hibeyle desteklemek boynumuzun borcu ama bankadan devletin fedakârlığıyla aldığı ucuz maliyetli krediyi amacı dışında kullananlara, bu ülkeye verdikleri zararı yanlarına kar da bırakmayız. Bunu bilmeleri lazım” ifadelerini kullandı.
Son 20 yılda Türkiye’ye en büyük kazanımları sağladıkları alanlardan biri olan savunma sanayisinde neredeyse her gün yeni bir müjdenin haberini aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca Türkiye değil dünya çapında önemli bir proje olan insansız muharip savaş uçağı Kızılelma’nın, ilk uçuşunu 5 saat havada kalarak başarıyla gerçekleştirdiğini hatırlattı.
Birilerinin, bu projeye sahip çıkmaya başladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “‘AK Parti iktidarları döneminde İHA, SİHA, AKINCI, Kızılelma’nın önü kesilmiş’, elinize dilinize dursun. Nasıl oluyor da biz ön kesiyoruz? Ne yazık ki bizden öncekiler hep ön kestiler” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeyle Türkiye’nin, teknolojide artık takip eden değil takip edilen bir ülke konumuna geldiğini ispatladığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyetin emekleme yıllarında üretime başlayan ancak daha sonra kapısına kilit vurulan uçak fabrikasından, dünyanın ilk insansız savaş uçağı diyebileceğimiz Kızılelma’nın uçuşunu gördüğümüz günlere geldik, nereden nereye, hamdolsun. İnşallah çok daha iyisini de göreceğimiz günler bizi bekliyor” dedi.
“2023’TE HER BİRİ AYRI ÖNEME SAHİP 25 AYRI SAVUNMA SANAYİİ PROJEMİZİ FİİLEN UYGULAMAYA ALACAĞIZ”
İnsani yardım malzemesi götürdükleri Ukrayna’da, savaşın başlamasıyla mahsur kalan iki A400M askerî nakliye uçağının, uzunca bir aradan sonra dün akşam itibarıyla Kayseri’deki üslerine dönmesinden memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uçaklarımızın ülkemize dönmesinde yardımı ve katkısı olan Ukrayna ve Rusya makamları ile seyir hattı üzerindeki dost ülkelere teşekkür ediyorum” diye konuştu.
2023’ün, savunma sanayii projeleri bakımından çok bereketli bir yıl olacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tek tek sayması uzun vakit alacağı için yalnızca 2023’te her biri ayrı öneme sahip 25 ayrı savunma sanayii projemizi fiilen uygulamaya alacağımızı söylemekle yetineyim. Nitekim dün Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK) toplantısını yaptık. Toplantıda şu an itibarıyla araç gereç, mühimmat, bu alanlarda, havada, karada, denizde neleri yapıyoruz, neleri yapacağız, bunların kararlarını aldık, adımlarını attık. Dikkat ederseniz, biz bu projelerde mesafe kat ettikçe içeride ve dışarıda birilerinin rahatsızlığı artıyor. Hadi dışarıdakileri anladık çünkü attığımız her adımla bizimle ilgili asırlık planları bozuluyor. Peki, içeride birileri bunlardan niye rahatsız oluyor? Çünkü onların da foyaları meydana çıkıyor. Tarihleri yalnızca hak ve özgürlük ihlalleriyle değil aynı zamanda ülkemizin kalkınmasına, gelişmesine, büyümesine vurdukları darbelerle dolu olanlar, bu gelişmeleri yürekleri daralarak izliyor. Gerçi iktidara gelirlerse yaptığımız barajları, köprüleri, tünelleri, şehir hastanelerini yıkacaklarını söyleyecek kadar izanlarını kaybedenlerden başka nasıl bir tavır beklenir, onu da bilmiyoruz.
Kendilerinden yakında Karadeniz’de çıkardığımız gazı havaya salacakları, açtığımız petrol kuyularına beton döküp kapatacakları, uçurduğumuz insansız hava araçlarının kanatlarını kıracakları, sınırlarımız boyunca kurduğumuz güvenlik hatlarını yaracakları gibi performanslar bekleyebiliriz. Hatırlarsanız bunlar, Libya ile yaptığımız anlaşmalara, Akdeniz’deki sondajlarımıza, Kıbrıs’ta kullanıma açtığımız yerlere, Karabağ’da kardeşlerimize verdiğimiz desteğe de karşı çıkmışlardı. Hele hele ana muhalefetin başındaki adamın yanındaki zat, edep dışı açıklamalarıyla Karabağ’a yönelik düşünemeyeceğimiz ifadeler kullanmıştı. Bugüne kadar ‘artık o kadarı da olmaz’ dediğimiz ne varsa yaptıkları için kendileriyle ilgili şaşırma duygumuzu kaybettik. Her türlü şey söyleyebilirler, her türlü şey yapabilirler. Neyse ki bu ara birbirleriyle uğraşmaktan, birbirleriyle didişmekten memleketin millî projelerine sataşmaya fırsat bulamıyorlar. İnşallah Rabbim bunlara hiçbir zaman da o fırsatı vermez.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki engelli vatandaşların hayatın her alanında var olma mücadelelerine ilham verdiğine inandığı “Buğday Tanesi” filmi için AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram’ı tebrik etti.
Dünya Engelliler Günü’nde vizyona giren bu filmin geliriyle İstanbul’da bir engelli yaşam ve kültür merkezi yapılacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buğday Tanesi” filminin fragmanını partililere izletti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemiyoruz. Millî teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ticaret Bakanlığının desteğiyle Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Türkiye’nin dört bir yanından programa katılan iş dünyasının temsilcilerini, ihracatçıları, girişimcileri ve gençleri selamladı.
Programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası etkinliklerinin ülke, millet ve iş dünyası için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ticaret Bakanlığına, TİM’e ve programın düzenlenmesinde emeği bulunanlara teşekkür ederek, dün başlayan İnovasyon Haftası’nın “İnsanlığın Yeni Evresi” temasıyla düzenlenmesini son derece anlamlı bulduğunu ifade etti.
Yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojiler başta olmak üzere hayatın her alanında köklü değişimler yaşanırken, iş dünyasının bu yeni döneme ne kadar hazır olduğunun tespitinin şüphesiz çok önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun yerinde bir hassasiyetin ifadesi olduğunu söyledi.
“TEKNO-OLİGARKLAR SADECE BELLİ ÜLKELERİ DEĞİL, TÜM DÜNYAYI HEDEF ALMAKTADIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken insan faktörünün dikkate alınmadığını ve umursanmadığını belirterek, “İnsanı ve insani değerleri taşlayan bu teknolojinin ne kadar faydalı olacağı kuşkusuz şüphelidir. Son dönemde insan ile teknoloji arasındaki ilişkileri sorgulayanların sayısının giderek arttığını müşahede ediyoruz. Sadece entelektüel çevrelerde değil, iş dünyasında, akademide, toplumun genelinde soru işaretleri artmakta, güvenin yerini tedirginlik almaktadır. İnsanlık tarihine baktığımızda değişime direnenler, değişimden korkanlar, değişimle birlikte ellerindeki imkânları kaybetmekten endişe duyanlar olmuştur. Bundan sonra da olacak fakat her seferinde insanla teknoloji arasında bir orta yol bulunmuş, karşı çıkılan teknoloji zamanla insan hayatının vazgeçilmezi hâline gelmiştir” diye konuştu.
Tarihte olduğu gibi bugün de benzer endişelerin yapay zekâ başta olmak üzere birçok yenilik için dile getirildiğini gördüklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kuşkusuz bunların önemli bir kısmı son derece haklı, yerinde endişelerdir. Geçen hafta dikkat çektiğim tekno-oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayınladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. 100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yap-boz tahtası olarak gören bu zihniyetin, insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimilerinin ‘teknokrasi’, kimilerinin ‘teknofaşizm’ adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı, karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün bunların şimdiden konuşulmasını, iş hayatı dâhil farklı yönleriyle ele alınmasını çok kıymetli bulduğunu dile getirerek, Türkiye İnovasyon Haftası’nda bu önemli tema altında yürütülecek ufuk açıcı tartışmalara görüşleriyle, düşünceleriyle, birikimleriyle, önerileriyle katkı verenlere teşekkür etti.
“24 YIL ÖNCE SAYILARI BİR ELİN PARMAKLARINI DAHİ GEÇMEYEN TEKNOPARKLARIMIZIN SAYISI BUGÜN 115’E ULAŞTI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemediklerini belirterek, “Millî teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik. 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparklarımızın sayısı bugün 115’e ulaştı. 2002’de 1,2 milyar dolar olan Türkiye’nin araştırma geliştirme harcamalarını 20 milyar dolara çıkardık” diye konuştu.
Özgün bir fikri olan, dünyayı daha iyiye dönüştürme idealine sahip her bir insanın hayallerine giden yolu ardına kadar açmaya çalıştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Girişimcilerimizin ihtiyaç duyduğu finansmanı temin etmek üzere girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldık. Her yıl düzenlediğimiz TEKNOFEST’lerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicornu olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicornumuz var. 2030’a dek ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını, bunların toplam değerlemesini ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi hâline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul’u tüm fonksiyonlarıyla 2027’de kullanıma açacağız” ifadelerini kullandı.
Nisan ayında Türkiye’yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke hâline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştıklarını, destek enstrümanlarını güncellediklerini, müteşebbislerin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete verdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkez Bankamızın 750 milyar lira tahsis ettiği yatırım taahhütlü avans kredisi programımız bunların en başında yer alıyor. Yüksek teknoloji destek programı HIT 30’la da Türkiye’nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltmek üzere önemli bir adım attık. KOBİ’lerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla 250 milyarlık imalat sanayi kredi finansman programını devreye aldık” dedi.
“VERİ MERKEZLERİMİZİN TOPLAM KURULU GÜCÜNÜ 2030 YILINA KADAR EN AZ 1 GİGAVATA ULAŞTIRACAĞIZ”
Yakın dönemde 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planıyla gelecek vizyonunu paylaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Buna göre, veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz. Bilge dil modelimizle Türkçe yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesini ve farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlayacağız. Kıymetli dostlar, burada şunun da altını çizmek durumundayım. Teknolojiye yaptığımız yatırımların ekonomimiz ve dijital egemenliğimiz için ne anlama geldiğini özellikle savunma sanayi alanında görüyoruz. Bakınız, savunma ve havacılık sektörümüzün 2002 yılında yerlilik oranı sadece yüzde 20, ihracatı ise 248 milyon dolar seviyesindeydi. Güvenlik kredilerimizin kullandığı birçok temel malzemeyi ithal etmek zorunda kalıyorduk. Ürünü ithal etmekle iş bitmiyor. Tedarikçiler bunları nerede, kime karşı ve nasıl kullanacağımıza da karışıyordu.”
Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar başkalarına muhtaç olmanın sıkıntısını çok çektiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Attığımız kararlı adımlarla ülkemize ve milletimize yakışmayan bu hazin tabloya hamdolsun son verdik. Bugün savunma sanayisinde 4 bin 500’ü aşkın firma, bin 400’ün üzerinde proje, 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğü ile bambaşka bir seviyeye ulaştık. Geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik” diye konuştu.
“TÜRKİYE İÇİN İLERİ TEKNOLOJİYE YATIRIM YAPMAK TERCİHTEN ÖTE MECBURİYETTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının ocak-eylül döneminde ise ihracatı, önceki senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 15,6 artırarak 6,9 milyar dolara taşıdıklarını paylaşarak şunları söyledi: “Bir diğer gurur verici rakam şudur, Türkiye’nin genel ihracatında kilogram başı değer 1,5 dolar civarındayken savunma sanayisinde hacimli ürünler dâhil kilogram başı ihracat oranımız 65 dolara yaklaşıyor. Hatta SİHA’larımızda kullandığımız kameraların kilogram başı değeri 20 bin dolar civarında. O kameraların içindeki dedektörlerin kilogram başı değeri ise 50 bin dolar. Bunlar bize aslında şunu anlatıyor, Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir. Yüksek katma değerli üretime geçişi de hızlandırmak zorundayız. Elbette bu süreçte geleneksel olarak güçlü olduğumuz sektörleri ihmal etmeyecek, onları da desteklemeye devam edeceğiz.”
“TIPKI BİR CERRAH TİTİZLİĞİYLE OPERASYONU YÜRÜTÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son haftalarda fon piyasasının belli bir kısmında nükseden sorunla yüzleştiklerini söyledi.
“17 Eylül’den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz” ifadelerini kullandı.
Bu konuda üç öncelikleri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise TBMM’ye sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasına müteakip ara ödemeler başlayacak. İkinci önceliğimiz, manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor, yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın. Benim ihracatçı kardeşim bir konteyner daha fazla ürün satmak için ülke ülke dolaşırken, benim sanayici kardeşim etrafımızı saran ateş çemberine rağmen büyük bir özveriyle çalışırken, benim tüccar kardeşim, esnaf kardeşim helalinden kazanmak için âdeta kılı kırk yararken, piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını sadece 3-5 ayda 10’a, 20’ye, 30’a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancının bedelini ona mutlaka ödeteceğiz. Üçüncü önceliğimiz, bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk.”
Aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler. Neticede aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı etkileyen bu hadisede gerçekten çok kötü bir sınav verdiler. Her zaman yaptıkları gibi yine sapla samanı birbirine karıştırarak böyle bir konuda dahi ülkenin hayrına olacak isabetli bir politika üretemediler” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse, bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek, yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak, hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekûn sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız. Her şeyden önce böyle bir yaklaşım sadece sermaye piyasalarımızı değil, reel sektörümüzü de sıkıntıya düşürecektir. Zira sermaye piyasaları tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında bir finans köprüsü kurarak çok hayati bir görev icra etmektedir. Üstelik bu köprü borç oluşturmadan, ortaklığa dayalı ve faizsiz bir şekilde kurulabildiği için ayrıca kıymetlidir. Bilhassa 2008 küresel finansal krizi sonrasında bankacılık sisteminin finansman temininde önceki dönemlere göre daha isteksiz oluşu sebebiyle sermaye piyasalarının reel sektörü desteklemedeki rolü daha kritik hâl almıştır.”
“MİLLETİMİZİN HAK VE HUKUKUNU, MİLLETİMİZİN SELAMETİNİ HER TÜRLÜ HESABIN ÜSTÜNDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Sermaye piyasalarının stratejik değerinin görüldüğü alanların en başında teknoloji ve inovasyonun bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teknoloji yatırımları yüksek AR-GE maliyetleri ve uzun proje geliştirme süreleri sebebiyle diğer yatırım alanlarına göre daha farklı dinamiklere sahiptir. Dolayısıyla teknoloji ve inovasyonun finansmanı bankacılık sektöründen ziyade sermaye piyasalarına daha fazla hitap eden bir alandır. Sermaye piyasaları sunduğu esnek ve risk paylaşımına dayalı çözümlerle inovasyon ekosisteminin gelişimine büyük katkı sağlıyor. Sermaye piyasalarını, teknoloji ve inovasyonun fikir aşamasından ticarileşmeye kadar birçok safhadaki gelişimine imkân tanıyan bir finansal vasıta olarak nitelemek yanlış olmaz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Teknoloji Hamlesi’nin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarının oluşturduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Hâl böyleken, toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6’sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek -bakın açık konuşuyorum- Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi ister gazeteci hüviyeti olsun kimsenin hakkı yoktur. Biz de zaten böyle bir fırsatçılığa izin vermeyiz. Tekrar söylüyorum, tamahkârlara ve sahtekârlara karşı hep beraber kararlılıkla mücadele edelim ama sermaye piyasalarımızı safralarından kurtarırken bünyedeki sağlam organları tahrip etmeyelim. Daha önemlisi, işte bu salondaki kardeşlerim gibi gece gündüz ülkesi için çalışan, üreten, ihraç eden, istihdam sağlayan reel sektörümüzün finansal nefes borularını tıkamayalım.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda herkesten, bilhassa da mesuliyet makamında olanlardan daha özverili üslup kullanmalarını beklediğini ifade ederek, “Onlar ne yaparsa yapsın, biz devlet ciddiyeti ve sorumluluk çerçevesinde hareket etmeyi sürdüreceğiz. Milletimizin hak ve hukukunu, milletimizin selametini her türlü hesabın üstünde tutmaya devam edeceğiz” dedi.
Bugüne kadar yatırımlarıyla, üretimleriyle, istihdamlarıyla, ihracatlarıyla, araştırma geliştirme faaliyetleriyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasına destek verenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası’nın hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, katılımcıları selamlayıp programa katılmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.
İlim Yayma ailesinin mensubu olmaktan şeref duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cemiyetin 75. yılının ülke, millet ve özellikle gençler için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin hasbi ve hakiki bir gönül hareketi olduğunu dile getirerek, cemiyetin ebediyete irtihal etmiş kurucularına Cenabı Allah’tan rahmet diledi.
Cemiyetin Türkiye’nin eğitim ve sivil toplum hayatına damga vurduğunu, projeleriyle, faaliyetleriyle, hizmetleriyle Türkiye’ye katkı sunduğunu, millet ve ümmet aşığı gençlerin Türkiye’ye kazandırılmasına vesile olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hareketin bugünlere gelmesinde payı olan fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerimi, büyüklerimi, hocalarımı rahmetle, minnetle yâd ediyorum” diye konuştu.
Şair Erdem Bayazıt’ın “Önden Gidenler” şiirinde yer alan “Onlar gittiler, topraktan bir işaret taşıyarak alınlarında. Onlar gittiler, gelen zamandan bir haber gibiydiler. Onlar gittiler, giderken bir muştu gibiydiler” mısralarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emaneti sahibine teslim eden bu isimleri ben de şahsen, kutlu bir muştuyu omuzlayıp önden gidenler olarak görüyorum. Rabbim cümlesinin kabirlerini nur, mekânlarını cennet, makamlarını inşallah ali eylesin” ifadelerini kullandı.
“İLİM YAYMA’NIN KURULUŞ FELSEFESİ TÜRKİYE’NİN VAR OLMA FELSEFESİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt hizmetlerinden vakıf çalışmalarına, eğitim desteklerinden rehberlik faaliyetlerine İlim Yayma çınarının gölgesini Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanına teşmil edenlere teşekkür ederek, şunları kaydetti: “Rabbim sizlerden razı olsun. Ceddinizi, gayenizi, gayretinizi, şu tertemiz emeklerinizi inşallah hayırlara tebdil eylesin. Son olarak 75’inci yıl kapsamında sene boyunca düzenlenen etkinliklerin 3 çeyrek asırlık birikimin kayıt altına alınması ve İlim Yayma ruhunun yeni nesillere aktarılması noktasında verimli neticeler hâsıl etmesini temenni ediyorum. Kıymetli kardeşlerim, burada bir hususun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. Her ne kadar 1951 yılında kurulmuş olsa da İlim Yayma Cemiyetinin tarihî aynı zamanda Türkiye’nin tarihidir. İlim Yayma’nın kuruluş felsefesi Türkiye’nin var olma felsefesidir. İlim Yaymanın nihai hedefi Türkiye’nin asırlık gayesidir. İlim Yaymanın tarihine baktığımızda işte bu şuurun, bu hassasiyetin, bu büyük idealin izlerine şahit oluyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin ilk genel başkanı merhum Seniyüddin Başak’ın Lozan konferansında Türkiye’nin vakıf mallarının korunması görevini üstlenen isimlerden biri olduğunu söyledi.
Ateşten gömlek giydikleri İstiklal Harbi yıllarında İstanbul’dan Anadolu’ya silah ulaştıran Kuvayımilliye’ye çok önemli destekler sunan General Ömer Cemal Karabekir’in de cemiyetin kurucu şahsiyetlerinden olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de ve Kurtuluş Savaşı’nda önemli vazifeler üstlenmiş istiklal madalyası sahibi emekli kurmay albay merhum Vehbi Bilimer, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yol arkadaşı Sebilürreşad dergisi yazarı merhum Hasan Hikmet Demirbağ ve daha nice kıymetli isim cemiyetin kurucu kadrosunda yer alan dava adamlarıdır” diye konuştu.
Bu şahsiyetlerin ortak idealinin Türkiye’nin geleceğini inşa edecek, eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu isimlerin müşterek gayesi, Türkiye’nin istikbalini şuurlu, donanımlı, cesur ve öz güvenli bir gençliğe emanet etmekti. Tüm çabalarını bu amaca teksif ettiler. Tüm ümitlerini bu mefkûreye sabitlediler. ‘Bu milletin evlatları sahipsiz değildir.’, ‘Bu milletin çocukları ilimden, irfandan, eğitimden mahrum bırakılamaz.’ dediler. Zor zamanlarda ‘Ya Allah, Allah bizimledir.’ diyerek, ‘Allah bes, baki heves’ diyerek, surda mukaddes bir gedik açtılar. Gayret bizden tevfik Allah’tandır inancıyla Türkiye’nin eğitim davasına omuz verdiler, gönül ve ömür verdiler” ifadelerini kullandı.
“İLİM YAYMA TÜRKİYE’NİN EĞİTİM VE DEMOKRASİ MÜCADELESİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle İlim Yaymanın, Türkiye’nin istiklal ve istikbal davasının eğitim ve sivil toplum alanındaki remzi, mührü, güçlü bir yansıması olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Aynı şekilde İlim Yaymanın mücadelesi aynı zamanda Türkiye’nin eğitim ve demokrasi mücadelesidir. Zira İlim Yayma Cemiyeti tek tipçi zihniyetin kapısına kilit vurduğu imam hatip liselerinin yeniden açılması sürecinde çok önemli bir misyonu yerine getirmiş, millî iradenin yanında olmuştur. Üstadın ifadesiyle ‘Allah ve ahlak’ demenin yasaklandığı, evlerin, kursların basıldığı, Kur’an-ı Kerim’i öğreten hocaların tutuklandığı, elifba kitaplarının adeta birer suç aleti gibi, birer zararlı neşriyat gibi toplatıldığı karanlık bir devrin sonunda İlim Yayma, milletçe mesut olmanın imkânlarını oluşturmak için karanlıkları delen bir güneş misali Türkiye’nin üzerine doğmuştur.”
Kuruluşundan yalnızca 6 gün sonra 17 Ekim 1951’de Türkiye’nin ilk imam hatip okulunun açılışına öncülük eden cemiyetin, devam eden süreçte 100’den fazla imam hatip lisesinin yapımına da katkı sağladığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylelikle eğitim hizmetlerinin yalnızca İstanbul’la sınırlı kalmasının önüne geçilmiş, Anadolu’nun dört bir yanında yeni eğitim kurumları açılmıştır. Sonraki yıllarda farklı şehirlerimizde inşa ettiği yurtlarla önemli bir ihtiyacı karşılayan İlim Yayma Cemiyeti, Anadolu’dan İstanbul’a gelen talebelere burs ve barınma hizmetleri sunmuş, on binlerce gencin güvenli ve nitelikli bir yaşam alanı içinde eğitim almalarını sağlamıştır” şeklinde konuştu.
“75 SENE EVVEL 68 İNANMIŞ YÜREĞİN TOPRAĞA DİKTİĞİ MÜTEVAZİ FİDAN, BUGÜN ÇINARA DÖNÜŞMÜŞTÜR”
İlim Yayma mücadelesinin, İlim Yayma davasının nice engele, zorluğa, zorbalığa, baskıya rağmen kök saldığını, büyüdüğünü ve serpildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ne diyor şair? ‘Mazhar-ı feyz olamaz düşmeyicek hâke nebât / Mütevazı olanı rahmet-i Rahman büyütür.’ Bundan 75 sene evvel 68 inanmış yüreğin halisane niyetlerle toprağa diktiği mütevazı fidan, Cenabı Allah’ın inayetiyle bugün görkemli bir çınara dönüşmüştür. Bu çınarın gölgesinde Allah’a hamdolsun nice gençler yetişti. Bu çınarın gölgesinde nice evladımız okudu. Bu çınarın gölgesinde yetişen nice kardeşimiz İlim Yayma hareketinin açtığı yoldan yürüyerek ülkesine, milletine ve insanlığa hizmet etti.
Bugün geldiğimiz noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: İlim Yayma Cemiyeti, 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek nesilleri ihya etmeyi sürdürüyor. Temel eğitimden yükseköğretime, öğrencilik döneminden akademik hayata kadar uzanan son derece kuşatıcı ve başarılı bir sistemle hamdolsun çalışmalarına devam ediyor. Bir yandan İlim Yayma Vakfımız, diğer yandan Sabahattin Zaim Üniversitemiz, öte yandan kendisini ilme ve gençlere adayan gönüllülerimiz, hayırseverlerimiz, mezun derneklerimiz, İlim Yayma camiasının tamamı büyük bir aşkla vatanına ve devletine bağlılık içinde tam bir adanmışlıkla millete ve ümmete hizmet ediyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 75 sene önce 68 dava adamının ortaya koyduğu bu iradenin, bugün okullarla, yurtlarla, burslarla, eğitim merkezleriyle, akademik destek ve uluslararası çalışmalarla milyonlarca insanın hayatına dokunduğunu aktararak, şunları kaydetti: “Cenabı Allah’a hamdüsenalar olsun. Az önce Meclis Başkanı Numan kardeşimi dinledik. Babasının bizde de çok emeği var. Allah rahmet eylesin. Makamı ali olsun inşallah. Bizlere bu günleri gösteren Rabbimize sonsuz hamdolsun diyorum. Nesiller boyunca elden ele kutlu bir emanet gibi onurla taşınan bu bayrağı inşallah bizler de şanla, şerefle taşıyacak, daha azametli dalgalanması için bizden sonrakilere teslim edeceğiz. Sevgili dostlarım, çok değerli kardeşlerim, sevgili gençler, ben sizlere inanıyorum. Gözlerinizdeki ışıltı bana bu ümidi veriyor. Onun için de durmadan, yılmadan, usanmadan inşallah bu yola devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve millet olarak tarihinden ilham, cesaret ve güç alan bir karaktere sahip olduklarını belirtti.
İlim Yayma Cemiyeti’nin her sayfasının mücadeleyle geçen, binbir emekle özveriyle yoğrulan, tek bir lekenin dahi bulunmadığı 75 yıllık tarihinin önemli ve kıymetli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aslolanın yarına ne söyledikleri, neyi miras bırakmak istedikleri olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuşkusuz kendilerinin en büyük hazinesinin insan olduğunu, en büyük miraslarının ise şuurlu, sağlıklı, vatanını ve milletini tutkuyla seven iyi yetişmiş gençler olacağını kaydederek, insan yetiştirmenin, emek ve sabır isteyen uzun soluklu bir uğraş olduğunu, nasıl tam 75 yıl önce atılan tohumların meyveleri toplanıyorsa, bugün toprağa serpilecek tohumların da çeyrek ve yarım asır sonra meyveye duracağını dile getirdi.
İlim Yayma davasının 75 yılını iftiharla yâd ederken, bugün aynı zamanda şu soruları kendilerine sormaları gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Teknolojinin hızla değiştiği ve ilerlediği günümüz dünyasında gelecek yıllarda hangi alanlara odaklanacağız? Asimetrik tehditler karşısında gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacak, kökleriyle bağlarını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız? Daha fazla öğrencinin eğitimine nasıl katkı verecek, gençlerimizin kendi yeteneklerini keşfetmesine nasıl yardımcı olacağız? Bilimde, teknolojide, kültür ve sanat alanlarında kendi ruh kökümüzden beslenen ürünler, eserler ve çalışmalarla çağa nasıl damga vuracağız? Küresel kültür dayatmaları karşısında millî kimliğimizi nasıl koruyacağız? Bu sorulara vereceğimiz cevaplar önümüzdeki dönemi şekillendirecektir. İlim Yayma Cemiyetimizin hedefi sadece geçmişte yaptığı hizmetleri sürdürmekle sınırlı kalmamalıdır. Bu hizmetleri günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda özellikle geliştirmek, yenilemek, yeni alanlara taşımak ve daha fazla gence ulaşmak da mühimdir.”
“ORTAK HEDEFİMİZ TEKNOLOJİYİ GELİŞTİREN BİR GENÇLİĞİN YETİŞMESİNİ SAĞLAMAKTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın nereye doğru sürüklendiğini kimsenin kestiremediğini, teknolojinin insan hayatı üzerindeki etkisinin her geçen gün büyüdüğünü, yapay zekâyla birlikte insan hayatında köklü değişimler yaşandığını söyledi.
Kendini seçilmiş, diğer insanlardan üstün gören tekno-oligarkların sadece şu anki hayata değil geleceğe de yön vermek, anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno-oligarkların hedef kitlesini ise gençlerimiz oluşturuyor. Son günlerde okullarımızda meydana gelen müessif hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir” dedi.
İlim Yayma Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünün “Bir mirasın hafızası bir geleceğin inşası” temasıyla idrak edilmesini bu bakımdan fevkalade isabetli bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlim Yayma, değerlerinden kopmadan, tarihine yabancılaşmadan, kimliğini inkâr etmeden, özgüvenli bir şekilde istikbale yürümenin adıdır. İlim Yayma, karanlığa teslim olmak yerine bir mumu yakmanın, umutsuzluğa kapılmak yerine ümit var olmanın adıdır. Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Tekno-oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü, hatta ve hatta uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacaktır. Elbette İlim Yayma gençliği olacaktır. Ortak hedefimiz teknolojiyi insan merkezli kullanan ve geliştiren böyle bir gençliğin yetişmesini sağlamaktır. Bu gençlik karşımda. Daha çok okuyan, daha çok düşünen, daha çok üreten ama bütün bunları yaparken vicdanını ve insanlığını koruyan, millî ve manevi değerlerini kendine rehber edinen bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır.”
İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şey burada, mesele bu. Köklerimizden kopmadan yenilenmek. Mesele kimliğimizi kaybetmeden ilerlemek. Mesele medeniyet değerlerimize sırtımızı dönmeden çağın imkânlarını kuşanmaktır. Bizim yolumuz da istikametimiz de hedefimiz de tam olarak budur” ifadelerini kullandı.
“MİLLETİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEDİK, BUNDAN SONRA DA ASLA EĞDİRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakilere hitaben şunları söyledi: “İlim Yayma ailesi olarak ne kadar ağır bir mesuliyeti omuzladığınızı en iyi sizler biliyorsunuz. Sizler çok hayati bir görevi hem de başarıyla icra ediyorsunuz. Sizler Türkiye’nin önünü açacak, bu ülkenin vizyonuna katkı yapacak, büyük ve güçlü Türkiye’yi kuvveden fiile çıkaracak işler yapıyorsunuz. En önemlisi sizler inşallah gönüller sultanı Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselamın şu müjdesine nail olacak faaliyetler yürütüyorsunuz. Bakın iki cihan serveri ilmi çoğaltanlara, yayanlara yani sizlere nasıl bir müjde veriyor. ‘Kim ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler hoşnutluklarından dolayı ilim talebesine kanatlarını serer, sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli âlim kişinin bağışlanması için Allah’a yakarır, âlimin abide yani ibadet edene üstünlüğü parlaklık, görünürlük ve güzellik bakımından ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Kuşkusuz âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler miras olarak ne altın ne de gümüş bırakmışlardır. Onların bıraktıkları yegâne miras ilimdir. Dolayısıyla kim onu alırsa büyük bir pay almış olur’ Evet sizler yani bu ilmi tevarüs edenler gençlerimizi ilimle, hikmetle teçhiz edenler inşallah büyük bir pay alacaksınız. Sizler daha müessir, daha müreffeh bir Türkiye için üreten, emek veren, sayeden, Türkiye’ye yön veren gençlerin yetişmesine vesile olacaksınız. Sizler TEKNOFEST kuşağına yeni fertler, yeni gençler kazandıracak, bu milletin bu ümmetin hayrına daha nice işler başaracaksınız.”
Bugün burada gönül dostlarının arasında, katılımcılara olduğu kadar şahsına da hitap ederken bir gerçeği önemle ifade etmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı, “Ülkenin ve milletin hayrına olan her işi engellemeye çalışanlar 75 sene olduğu gibi bugün de yarın da olacaktır. Tam 75 yıldır yanan bu ilim irfan ocağını söndürmek için ellerinden geleni yapanlar çok iyi biliyoruz ki bundan sonra da boş durmayacaktır. Allah’ın izniyle onlara bekledikleri fırsatı hiçbir zaman vermeyeceğiz. Rabbim‘in şu müjdesini kendimize rehber edinerek kavline ve davasına sadık nesillerin yetişmesi için mücadeleye hep beraber devam edeceğiz. ‘Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın, eğer inanmışsanız üstün gelecek olan sizsiniz’ Rütbe, makam, koltuk, şöhret, zenginlik gibi dünyevi payeler beklemeden ömrünü İlim Yayma davasına adayan isimsiz kahramanların emanetini inşallah yere düşürmeyecek, çok daha yükseklere çıkaracağız. Allah’ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkese ilim yolunda, millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolunda Allah’tan üstün muvaffakiyetler dileyerek, gayretlerinin bereketlenmesi temennisinde bulundu.
Başta şehit Başbakan Adnan Menderes ve cemiyetin kurucuları olmak üzere, duaları, gözyaşları ve infaklarıyla 3 çeyrek asırdır bu çınarın büyümesi için emek veren bütün kardeşlerine, hocalara, hayırseverlere, gönüllülere, mezunlara ve öğrencilere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ebediyete irtihal eden büyükleri rahmetle yâd ederek, cemiyetin 75. kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.