Connect with us

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal yardımlara her alanda Türkiye’nin nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkes görüyor, kabul ediyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilecik Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen toplu açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Ertuğrul Gazi’nin, Hayme Ana’nın, Şeyh Edebali’nin, Osman Gazi’nin emaneti Bilecik ile hasret gidermeye geldiklerini ifade etti.

Söğüt’te dikilen Osmanlı çınarının, 3 kıta ve 7 iklimi kucaklayan dallarıyla 600 yıl boyunca dünyanın en güçlü devleti olarak tarihteki şerefli yerini aldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, esasen milletin, tarih boyunca hep güçlü devletler kurduğunu, idaresi altında yaşayan herkesi inancına ve kökenine bakmadan koruduğunu, güvende tuttuğunu, müreffeh kıldığını aktardı.

Buna karşılık, kendisine düşmanlık edenlere de Orhun Yazıtları’ndaki ifadeyle başlıya baş eğdirerek, dizliye diz çöktürerek hep galebe çaldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Divanu Lugati’t-Türk’te, Rabb’imizin bu milleti halk üzere görevlendirdiği, hak üzere kuvvetlendirdiği, mensuplarını aziz kıldığı ve muratlarına erdirdiği ifade ediliyor. Bilecik, işte bu kutlu yürüyüşün sancağının 7 asır önce bu topraklarda bir kez daha ve en yükseğe dikilişinin sembolüdür” diye konuştu.

“MİLLETİMİZ, ECDADINA VE ONUN HAYALLERİNE HEP SAHİP ÇIKMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki diğer beyliklerin tersine, her geçen yıl artan bir güç, azim ve cesaret ile gaza yolunda yürüyen Osman Gazi’nin bıraktığı emanetin nesilden nesle geçip, Cumhuriyet’e miras kaldığını anlatarak, şöyle devam etti: “Bu topraklarda Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet’e uzanan tarihi süreklilik içinde verilen her mücadelenin başımızın üzerinde, kalbimizin en mutena köşesinde yeri vardır. Kendi öz yurdunda garip hâle düşürülmeye çalışıldığında bile milletimiz bu vizyonu kaybetmemiş, ecdadına ve onun hayallerine hep sahip çıkmıştır. Biz de geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız her eseri, milletimize yaptığımız her hizmeti, bu anlayışla hayata geçirdik. Attığımız her adımda, girdiğimiz her mücadelede Sultan Alparslan’ın, Osman Gazi’nin, Fatih Sultan Mehmet Han’ın, aziz şehitlerimizin manevi desteğini hep yanımızda hissettik. Geliştirdiğimiz son teknoloji ürünü insansız hava aracına ‘Kızılelma’ adını verirken de bu kavramın işaret ettiği hedefi hayal ediyorduk.”

Osmanlı’nın Söğüt’te başladığı yolculuğunu önce Bursa’ya, ardından Edirne’ye, sonra İstanbul’a, onu takiben Belgrad’a ve nihayet Viyana kapılarına kadar sürdürürken, sadece toprak kazanma peşinde olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim milletimiz ayak bastığı her yeri eman yurdu hâline getirme, huzuru, adaleti, refahı hâkim kılma gayesi taşıyordu. Avrupa’nın şark meselesi olarak gördüğü Osmanlı’yı parçalamak için dört bir yandan üzerine çullandığı dönemde dahi bu hayal tüm canlılığıyla milletimizin benliğinde yaşıyordu” ifadelerini kullandı.

“MİLLETİMİZİN HİÇBİR FERDİNİN VAKTİNİ HAMASETLE HEBA ETMEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalabalığın, “Bilecik sizinle gurur duyuyor” sloganlarına, “Ben de sizlerle gurur duyuyorum. Bu coşkunuz, bu heyecanınız, inanıyorum ki evet 14 Mayıs’ta burası bir başka patlayacak. Buna hazır mıyız?” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayallerini kaybeden yani Kızılelma’sı olmayan milletler, tıpkı geçmiştekiler gibi tarihin tozlu sayfaları arasına karışmaya mahkûmdur. Biz millet olarak hayallerimizden asla vazgeçmediğimiz için hâlâ dimdik ayaktayız. Hâlâ bölgemize ve dünyaya sözümüzü söylüyoruz. Emperyalistlerin, kan, zulüm, sömürü üzerine kurduğu kirli düzenin aksine bizim hayallerimizin istikameti hep barışa ve hakkaniyete dönüktür” diye konuştu.

Dünyanın hâlâ hayranlıkla karışık bir çekingenlikle Osmanlı Devleti’ni kuran Osman Gazi’yi andığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Osman Gazi’yi bakınız tarihçilerimiz nasıl anlatıyor. Osman Gazi, küçük bir bölgede tutunmaya çalışan Türkmenleri büyük bir devletin çekirdeği hâline getirdi. Devrin büyük güçleri Bizans’a ve Moğollar’a riske girmeden meydan okudu. Hâkimiyeti altındaki yerlerde yaşayan Hristiyanlara iyi davrandı. Siyasi gelişmeleri ve fırsatları iyi değerlendirdi. Nerede ilerleyeceğini, nerede duracağını Osmanlı iyi bildi. Kuvvet ve müsamaha, cesaret ve tedbir, askeri güç ve strateji unsurlarını daima birlikte kullandı. Böylece bir dünya devleti kurdu” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de bugün tıpkı Osman Gazi’nin yaptığı gibi ülkeyi çağın şartlarına göre en iyi eserlere, hizmetlere, siyasi etkinliğe, ekonomik altyapıya, askerî güce kavuşturma mücadelesi verdiklerini vurgulayarak, ‘‘Her kim, bazı tarihçilere göre bugün 724. kuruluş yıl dönümü olan Osmanlı Devleti’ni kötülüyor, aşağılıyorsa bilin ki ya mankurttur ya kuyruk acısı vardır” dedi.

Bilecik’ten Osman Gazi’yi ve Osmanlı’yı yöneten tüm nesli rahmetle, şükranla yâd ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’im bizlere inşallah onlara layık olmayı, onların mirasını yaşatmayı, onların bıraktığı emaneti daha ilerilere taşımayı nasip etsin. Kardeşlerim, biz hiçbir zaman sizlerin ve milletimizin hiçbir ferdinin vaktini hamasetle heba etmedik. Allah’ın yardımına ve milletimizin desteğine güvenerek çıktığımız eser ve hizmet yolculuğunda medeniyet ve tarih mirasımızı, bize ışık tutan bir rehber olarak gördük” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN NEREDEN NEREYE GELDİĞİNİ AKIL VE VİCDAN SAHİBİ HERKES GÖRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar verdikleri tüm sözleri yerine getirme gayretinde olduklarını ve taahhütlerinin çoğunu daha da ilerisine geçerek yerine getirdiklerini anlatarak, “Eksik kalan işler elbette oldu. Ama kazanım öylesine büyük ki bunların telafisi sadece vakit meselesidir. Yaşı müsait olanlar 20 yıl öncesinin eski Türkiye’sini hatırlar mı? Hatırlar. Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal yardımlara, her alanda Türkiye’nin nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkes görüyor, kabul ediyor” dedi.

Türkiye’ye 20 yılda asırlık eser ve hizmetler kazandırdıklarını söylerken mübalağa yapmadıklarını, kimseyi kandırmaya çalışmadıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sadece tüm kalbimizle inandığımız somut verileri, ortada olan bir hakikati dile getiriyoruz. Ülkemizin tarihi olarak eski, coğrafi olarak nispeten küçük şehirlerinden biri olan Bilecik, bunların en yakın şahididir. Bilecik’e son 20 yılda 20 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitimde toplam 773 yeni derslik ve Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesini kazandırdık. Gençlik ve sporda 2 bin 736 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Toplam 21 spor tesisi inşa ettik. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 563 milyon lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 8’i hastaneden oluşan toplam 26 sağlık tesisinin yapımını tamamladık. 3 sağlık tesisimizin inşaatı devam ediyor. Söğüt’e 50 yataklı bir devlet hastanesi yapmak için çalışmalarımız sürüyor. Çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle 2 bin 933 konut yaptık. Bilecik’te İlk Evim projemizle 1037 konut daha inşa edecek, İlk Arsam projemizle 3 bin 900 altyapılı arsa vereceğiz. Bu kapsamda Bayırköy’deki konutlarımızın yapımına da başladık. Söğüt Millet Bahçemizi açılışa hazır hâle getirdik. Osmaneli Millet Bahçemizin yapımı sürüyor. Ayrıca 4 millet bahçesinin daha yapımına en kısa sürede başlıyoruz.”

İktidarları döneminde Bilecik’te yapılan ulaşım yatırımlarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde Bilecik’te 22 kilometre bölünmüş yol vardı, biz bunu nereye çıkardık biliyor musunuz? 175 kilometreye çıkardık. 22 nere, 175 nere? Bursa ve Eskişehir güzergâhlarındaki yol çalışmalarının bir kısmını bu yıl, bir kısmını seneye tamamlıyoruz. Ankara-Eskişehir-Bilecik-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hattı’nı, Bilecik Yüksek Hızlı Tren Garı’nı, Bozüyük Hızlı Tren Garı’nı, Bozüyük Lojistik Merkezinin birinci etabını hizmete açtık. Yapımı süren Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Hattı’nı inşallah 2025 yılında bitiriyoruz” diye konuştu.

“BİLECİKLİ ÇİFTÇİLERE 500 MİLYON LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve ormancılıkta Bilecik’e 12 baraj, 27 sulama tesisi, 30 taşkın koruma tesisi, 3 hidroelektrik santrali inşa ettiklerini aktardı.

Toplam 40 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 5 baraj ile 26 bin dekar araziyi sulayacak 4 sulama tesisinin yapımının sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecikli çiftçilere 500 milyon lira tutarında tarımsal destek verdiklerini kaydetti.

Sanayi ve teknolojide şehre iki yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, 7 araştırma-geliştirme merkezi ve bir tasarım merkezi kurduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enerjide; Bilecik, Bozüyük, Söğüt, Pazaryeri, Osmaneli, Gölpazarı, Dodurga, İnhisar ve Yenipazar’a doğal gaz arzını sağladık. Durmak yok, o kadar. Yarın birileri de buralara gelecek. Onlara sormak lazım ‘Ya siz ne yaptınız?’ Bugün açılışını yaptığımız yerlerle birlikte artık Bilecik’te doğal gaz götürmediğimiz ilçemiz kalmadı. Tabii bir avantajınız da var yani. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bilecikli olunca… Görüldüğü gibi ne kadar özetlersek özetleyelim, Bilecik’e hizmetlerimiz saymakla bitmiyor. Üstelik bu kadarla da kalmıyoruz” diye konuştu.

Bugün de güncel yatırım tutarı 1 milyar 771 milyon lirayı geçen 52 kamu yatırımı ile 653 milyon lirayı bulan 10 özel sektör yatırımının resmi açılışını yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırımlar arasında Bilecik 300 yataklı ve Bozüyük 200 yataklı devlet hastaneleriyle diğer sağlık tesislerinin de bulunduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sizlere efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Şu güzelliği görüyorsunuz değil mi? Şu hastanelerin güzelliğine bakın. Bu Bay Kemal, SSK’nın genel müdürüyken bu hastanelere girilmezdi girilmez” ifadelerini kullandı.

Ulaştırmada, Gölpazarı-Yenipazar yolunu hizmete açtıklarını, tarımda 7 bin 600 dekar alanı sulayacak Söğüt Çaltı Göleti’nin resmi açılışını yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca çeşitli kurumlara ait yatırımların resmî açılışlarını buradan gerçekleştirdiklerini söyledi.

Türkiye’nin üretimine, istihdamına, ihracatına önemli katkıda bulunacağına inandığı 10 özel sektör yatırımının da resmi açılışını yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu kamu ve özel sektör yatırımlarının Bilecik’e hayırlı olmasını dileyerek, kente bu yatırımları kazandıran bakanlıkları, kurumları ve özel sektörü tebrik etti.

“ALTIN ÜRETİMİNDE DE KISA SÜREDE ÖNEMLİ İLERLEMELER SAĞLAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gübretaş Maden Yatırımları A.Ş Söğüt Altın Madeni tesis açılışını yaptıklarını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tabii bir de buraya gelmeden önce bugün bir açılış yaptık. Duydunuz değil mi? Ve ilk altın dökümünü gerçekleştirdiğimiz Tarım Kredi Kooperatiflerimizin Gübretaş şirketine ait altın madeni ocağı burada. İlk etapta 70 milyon dolarlık bir yatırımla işletmeye açtığımız bu tesisin toplam yatırım tutarı ne biliyor musunuz? 500 milyon doları bulacaktır. İlk fazda yıllık 2,5 ton, ilerleyen dönemde 6,5 ton üretim yapacak bu maden şimdiden 1000 kişiyi istihdam etmeye başladı. Bu safhaya geldiğinde Söğüt’teki tesisimiz ülkemizdeki 16 madenin toplamda yıllık ortalama 35 tonu bulan üretimi arasında 3’üncü sırada yer alacak. Artık ülkemizin altın talebinin yarısını kendi üretimimizle karşılayabileceğimiz bir seviyeye geliyoruz. Petrolle birlikte ithalatımızda en büyük yeri tutan altın üretimimizi daha ileri seviyelere çıkarmamız gerekiyor. Doğal gaz ve petrolde nasıl tarihi adımlar attıysak inşallah altın üretiminde de kısa sürede önemli ilerlemeler sağlayacağız. Söğüt altın madenimizin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

Tören alanındaki vatandaşlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Şimdi Bilecik buradan öyle bir ses verin ki tarih boyunca Osmanlı bayrağının dalgalandığı her yerden duyulsun. Hazır mıyız? Türkiye, hazır mıyız? Bilecik, Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa etmeye var mıyız? Bilecik; güvenli, huzurlu, müreffeh Türkiye’nin yolunu sandıkta bir kez daha açmaya hazır mıyız? Bilecik, dışarıda Türkiye düşmanlarının, içeride maşalarının heveslerini kursaklarında bırakmaya hazır mıyız? Bilecik, Cumhuriyetimizin yeni asrını bir olarak, diri olarak, iri olarak, kardeş olarak, hep birlikte Türkiye olarak kucaklamaya hazır mıyız?” soruları üzerine vatandaşlar “Evet” yanıtını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Rabbim hepinizden razı olsun” ifadesini kullandı.

Seçimlere “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla hazırlandıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Rahmetli Menderes, 73 yıl önce emperyalistlerin ülkemize operasyon aracına dönüşen tek parti faşizmine karşı ne demişti. ‘Yeter, söz milletindir.’ demişti. Her ne kadar Menderes’in sonu idam sehpasında bitmiş olsa da bu söz yıllardır milletimizin yüreğinde yankılanmaya devam etmiştir. Şimdi bu CHP, çıkmış bizi taklit ediyor; ‘Yeter, söz milletindir.’ Bay Kemal, bunu biz söyleyeli ne kadar oldu, haberin yok mu? Bunlar darbeci, darbeci. Bunlar vesayetçi. Şimdi hep birlikte öyle bir haykıralım ki Türkiye duysun. Kaldıralım elleri. Hanımlar sizden çok şey bekliyorum. Kale içeriden fethedilir. Onun için göreviniz ağır. Hazırız; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet; bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Yolumuz açık olsun.”

YAPIMI TAMAMLANAN PROJELERİN AÇILIŞLARI CANLI BAĞLANTIYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhuriyet Meydanı’ndan, yapımı tamamlanan projelerin açılışlarının yapıldığı üç farklı noktaya telekonferansla canlı bağlantı gerçekleştirdi.

İlk olarak 300 yataklı Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlanarak, eserin videosunu izleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanemiz nasıl oldu? Laf değil, laf değil, üretim, üretim. Bay Kemal, sen bir zamanlar SSK’nın genel müdürüydün. Böyle bir tane hastane yapabildin mi? Rahmetli Savaş Ay, bununla ilgili bir program yapmıştı, hatırlıyorsunuz değil mi? Savaş Ay, şimdi hayatta olsaydın da bu programı bir daha yapsaydın. Her taraf rezillikti, kan revan içinde, pislik. O galoşlar, satıyorlardı, tekrar alıyorlardı, tekrar satıyorlardı. Nasıl Bilecik’teki eğitim ve araştırma hastanemiz? Şu güzelliğe bak. Size bu yakışır.”

Savaş Ay’ın o dönem hastanelerin durumunu anlattığı programdan bir kesitin gösterilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal, bunun hesabını nasıl vereceksin?” dedi.

Videoda gösterilen hastanenin yerine yeni bir hastane yaptıklarını, adını da Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu koyduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii muhteşem bir hastane. Ben şimdi CHP’li kardeşlerime sesleniyorum. Lütfen gidin o hastaneyi bir de şimdi görün. Bir de işte Savaş Bey’in şu video kasetindekine bakın, mukayeseyi yapın. Biz neyiz, bu ne? Şu hâle bak, şu ihtişama, şu güzelliğe bak. Nereden nereye? CHP, işte hep diyorum ya çöp, çukur, çamur. İşte bizde de pırıl pırıl hastaneler. Halep oradaysa arşın 14 Mayıs’ta. Bilecik, sandıkları patlatacağına inanıyorum” diye konuştu.

Ardından Bozüyük 250 yataklı Devlet Hastanesi, Ağız Diş Sağlığı Merkezi, Palyatif Bakım Merkezi, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Aile Sağlı Merkezinin açılışına bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bozüyük, nasıl beğendiniz mi? İşte buyur. Yani böyle Bilecik’ten geçerken uğradık değil her yere eserlerimizi şöyle koyalım diyoruz. Bilecik’e bu yakışır, Bozüyük’e bu yakışır, Söğüt’e madenler yakışır. Maşallah. Hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.

Söğüt Çaltı Barajı’nın açılışının yapıldığı noktaya da canlı bağlantı gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeye ilişkin videoyu izledikten sonra “Nasıl? Unutmayın, su medeniyettir. İşte baraj. Barajlarınız varsa suyunuz var. Barajlarınız yoksa kuraklık var. Buralar sayesinde inşallah bölgede kuraklık olmayacak. Çaltı Barajı Söğüt’e, Bilecik’e hayırlı ve uğurlu olsun” diye konuştu.

Son olarak İnhisar ve Yenipazar ilçelerindeki doğal gaz verme törenine bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnhisar ve Yenipazar’a doğal gaz veriyoruz inşallah. Hazır mıyız? Ya Allah, bismillah” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayide doğal gaza yüzde 16 indirim yaptık. Elektrikte de aynı şekilde indirimimizi yaptık. Hep ‘Zam, zam’ diyorlar. Zam mı bu, indirim yapıyoruz. Sanayide, elektrikte indirimler… Elhamdülillah, daha iyi olacak.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı bağlantıların ardından Bilecik’te yapımı tamamlanan tüm projelerin resmî açılışını protokol üyeleriyle kurdele kesmek suretiyle gerçekleştirdi.

Bürokrat

“Antalya Diplomasi Forumu, küresel aklın ve global vicdanın ortak kürsüsü hâline gelmiştir”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, “Beş sene önce diplomasinin nabzını tutacak küresel bir platform hedefiyle çıktığımız yolda bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu; küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü hâline gelmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” ana temasıyla NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında bir konuşma yaptı. Açılış programına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da katıldı.

Konuşmasında, Antalya’nın tarihin, kültürün ve diplomasinin şehri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, davetlileri Akdeniz’in eşsiz güzelliklerle dolu şehrinde ağırlamanın bahtiyarlığını yaşadığını ifade etti.

Çarşamba günü Kahramanmaraş’ta yaşanan müessif olaydan sonra telefonla arayıp veya mesaj gönderip üzüntülerini paylaşan herkese şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiç kimsenin, hiçbir ailenin ve toplumun benzer acıları yaşamaması dileğinde bulundu.

Bu yıl beşincisini düzenledikleri Antalya Diplomasi Forumu’nun bölge başta olmak üzere tüm dünya için hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Program kapsamında yapılacak tartışma, değerlendirme ve fikir teatilerinin; forum süresince gerçekleştirilecek yan etkinlikler ve ikili görüşmelerin verimli geçmesini diliyorum. Gerek katılım ve temsil gerek kapsam ve içerik noktasında küresel bir markaya dönüşen Antalya Diplomasi Forumu’nu bu sene de başarıyla organize eden Dışişleri Bakanlığımıza, Sayın Bakan ve ekibine; görevi sırasında foruma öncülük eden Antalya Milletvekilimiz Mevlüt Çavuşoğlu’na tebriklerimi iletiyorum.”

“BU ORGANİZASYONU, BİR AKIL PLATFORMU OLARAK GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Antalya Diplomasi Forumu’nu, diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmediklerini dile getirerek, şöyle konuştu: “Bu organizasyonu dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz. Hepimiz şu gerçeğin çok net farkındayız; günümüzde diplomasi yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıkıyor. Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor. Beş sene önce diplomasinin nabzını tutacak küresel bir platform hedefiyle çıktığımız yolda bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü hâline gelmiştir. ‘Yarını kurgulamak, belirsizlikleri yönetmek’ teması altında üç gün boyunca yapılacak tartışmaların forumun bu özgün ve özel yönünü daha da belirgin kılacağı kanaatindeyim. Forumun sizlerin de ufuk açıcı fikirleriyle Türkiye’nin barışın anahtarı misyonuna katkı vereceğine inanıyor, şimdiden her birinize teşekkür ediyorum.”

“KÜRESEL SİSTEMDE YAŞANAN KRİZ EVVELEMİRDE AHLAKİ VE VAROLUŞSAL BİR KRİZDİR”

İnsanlığın, içinden geçilen dönemi anlamak için süreci doğru tahlil etmesinin ve dinamikleri doğru okumasının şart olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştıracaktır. Evet, güç dağılımı değişiyor. Evet, yeni aktörler yükseliyor. Evet, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hâle geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor. Kural temelli olduğu iddia edilen sistem, kuralların ihlal edildiği yerde susarken, insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Buradaki esas sorun seçici davranan adalet, araçsallaştırılmış ilkeler ve güç ilişkilerine mahkûm edilmiş müşterek değerlerimizdir. Dolayısıyla küresel sistemde yaşanan kriz evvelemirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir. Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze’ye bakmak yeterlidir.”

“GAZZE’DE YAŞANANLARI YALNIZCA BİR İNSANİ TRAJEDİ OLARAK OKUMAK EKSİKLİKTİR”

Son 2,5 yılda 73 bin Filistinlinin İsrail saldırılarında can verdiğine ve 172 binden fazla kişinin yaralandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Henüz körpe bir fidanken hayattan kopartılan çocukların sayısı 21 bini aştı. Öksüz ve yetimlerin sayısı ise 58 bini geride bıraktı. Ateşkese rağmen 754 Filistinli şehit oldu, 2 bin 100 kişi yaralandı. Bir defa şunu burada kabul etmemiz gerekiyor; Gazze’de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir. Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net bir biçimde göstermiştir. Hepimiz elimizi vicdanımıza koyup şu soruların cevabını cesaretle aramak zorundayız: Eğer bir sistem kuvözdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa bu yapısal bir çürüme, ontolojik bir tefessüh değil midir? Bu tablo ahlak ve meşruiyet krizinin en bariz hâli değil midir? Sorarım: Dün Suriye ve Gazze’de, bugün Batı Şeria ve Lübnan’da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir? Dahası kardeşlerimizin, dostlarımızın ve evlatlarımızın geleceğini etkileyen bu sistem, özellikle kriz karşısında eli kolu bağlı kalmamız nasıl düşünülebilir?”

“BARIŞA GİDEN EN KESTİRME YOL, YAPICI DİYALOG VE DİPLOMASİDİR”

“Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan çok net söylüyorum, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur. İsrail hükûmetinin tahrikleriyle başlayan bu anlamsız ve son derece maliyetli savaşta Pakistan Başbakanı, değerli kardeşim Şerif’in girişimleriyle ilan edilen 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin, kalıcı barışın tesisi için en etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ne kadar derin olursa olsun, anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir. Unutulmasın ki barışa giden en kestirme yol, yapıcı diyalog ve diplomasidir. Ve barış, Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli’nin o veciz ifadesiyle ‘Tek kanatlı bir kuş değildir.’ Tarafların uzlaşmacı, sabırlı ve sağduyulu bir anlayışla hareket etmeleri, sonuç alınmasında büyük önem arz ediyor. Yine bu kritik aşamada İsrail’in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunmalıdır.”

“KÖRFEZ ÜLKELERİNİN AÇIK DENİZLERE ERİŞİM HAKKI KISITLANMAMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tansiyonun tırmandığı Hürmüz geçişiyle ilgili tavırlarının çok net olduğunu belirterek, “Hürmüz’ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman’dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır. Savaşın, komşu coğrafyalardaki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılmasında alternatif rota arayışlarını hızlandırdığı görülüyor. Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında Kalkınma Yolu gibi vizyon projeleriyle komşularımızla iş birliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum” diye konuştu.

Yakın çevredeki bir diğer çatışma alanı olan Ukrayna’daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarından üzüntü duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı hâlen koruyoruz. Şunu tüm samimiyetimle burada dile getirmek isterim, Türkiye, tarafların da istekli olması hâlinde Liderler Zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır. Komşumuz Suriye’de huzurun, istikrarın ve normalleşmenin güçlendirilmesi bölgemizin geleceği için hayati önemdedir. Suriye Devlet Başkanı Sayın Şara’nın basiretli liderliğinde bu ülkenin son 1,5 yıllık süreçte katettiği mesafeden memnuniyet duyuyor, inşallah bundan sonra da Suriye halkının yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, köklü tarihî bağlarla şekillendirdikleri Balkan vizyonunda barış, istikrar ve refahın perçinlenmesinin öncelikleri olmayı sürdürdüğünü belirterek bu düşünceyle hayata geçirdikleri Balkan Barış Platformu’ndan son derece umutlu olduklarını söyledi.

“HAZAR GEÇİŞLİ DOĞU-BATI ORTA KORİDOR GİRİŞİMİNE GÜÇLÜ DESTEĞİMİZ SÜRÜYOR”

Avrasya’da barışın ve huzurun teminatı olarak gördükleri Türk Devletleri Teşkilatını her geçen gün güçlendirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın son çeyreğinde Türkiye’de düzenleyecekleri 13. Türk Dünyası Zirvesi’nde dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralacaklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönem başkanlığı yaptıkları dönemde teşkilatın uluslararası etkinlik ve görünürlüğünü daha da artıracaklarını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: “Azerbaycan’la eş güdüm içerisinde komşumuz Ermenistan’la normalleşme sürecimizi adım adım ilerletiyoruz. Bu minvalde Asya ile Avrupa arasındaki ticarette en güvenilir güzergâh olan Hazar geçişli doğu-batı orta koridor girişimine de güçlü desteğimiz sürüyor. Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i ise bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istiyoruz. Bunun için Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dışlamaya çalışan tek taraflı ve maksimalist tutumları reddettiğimiz gibi savaş ortamından medet uman beyhude çabaları da doğru bulmuyoruz. Kıbrıs Türkü’nün dirayetli tutumu, bugün Kıbrıs Adası’nda iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğu gerçeğini artık tüm dünyaya kanıtlamıştır. İnancımız odur ki komşumuz Yunanistan’la tesis ettiğimiz olumlu atmosfer, ikili meselelerimizin çözümü yanında Batı Trakya Türk Azınlığına yönelik hak ihlallerinin son bulmasına da katkı sunmalıdır.”

“AFRİKA ÜLKELERİNİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ, EGEMENLİĞİNİ VE KALKINMA HAMLELERİNİ SAMİMİYETLE DESTEKLİYORUZ”

Bir başka “kardeş coğrafya” Libya’da, sükûnet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabalarının devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Afrika ülkelerinin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve kalkınma hamlelerini samimiyetle destekliyoruz. Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana devam eden çatışmaların sonlandırılması için her türlü diplomatik gayretin yanındayız. Son yıllarda istikrar ve güvenliğini sağlama noktasında önemli adımlar atan Somali’nin toprak bütünlüğüne ve ekonomik refahına desteğimiz ise bakidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak, bir yandan farklı bölge ve kıtalarda barışçıl dış politikalar yürütürken diğer yandan da mevcut ittifak bağlarımızı tahkim ediyoruz” dedi.

Türkiye’nin Avrupa-Atlantik Bölgesi’nin kolektif güvenliğinin teminatı olan NATO’nun önde gelen ülkelerinden biri olarak bu yıl, 7-8 Temmuz tarihlerinde Liderler Zirvesi’ne Ankara’da ev sahipliği yapacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zirve’de ittifakı güçlü şekilde geleceğe taşıyacak önemli kararlar almayı ümit etiklerini ve bunun altyapısını şimdiden oluşturduklarını bildirdi.

“KARŞI KARŞIYA OLDUĞUMUZ MÜŞTEREK SINAMALAR AVRUPA’YLA ORTAKLIĞIMIZIN STRATEJİK DEĞERİNİ ORTAYA KOYMUŞTUR”

Tarihin, coğrafyanın ve jeopolitiğin her fırsatta hatırlattığı üzere Türkiye’nin, Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün karşı karşıya olduğumuz müşterek sınamalar, Avrupa’yla ortaklığımızın stratejik değerini bir kere daha ortaya koymuştur. Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefimizi korurken, Birliğin istikamet sorununu aşarak kurucu önderlerinin vizyonuna sadakatle sahip çıkmasını bekliyoruz. Önümüzdeki kasım ayında ise Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin 31’inci Taraflar Konferansı’na yine burada, Antalya’da ev sahipliği yapacağız. COP 31 başkanlığımız süresince, Sıfır Atık Hareketi’nin yaygınlaştırılması gibi çevre gündemiyle gençlerin gündemini buluşturan politikaları öne çıkaracağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Tarih boyunca barış, istikrar ve adalet yalnızca güçte değil aynı zamanda dayanışma ile sağlanmıştır. Büyük mütefekkir İbni Haldun’un işaret ettiği gibi bir toplumu ayakta tutan, sahip olduğu güçten önce o gücü anlamlı kılan asabiyedir, birlik duygusudur, ortak kader bilincidir, dayanışmadır. Vicdan sahipleri olarak savaş ve soykırım cephesi karşısında barış ve insanlık cephesinin ne kadar güçlendirirsek, yarınlarımıza o derece güvenli bakabiliriz. Onun için bugün mesele sadece yeni kurumlar, sistem veya düzen inşa etmek değildir. Asıl mesele yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir. Antalya Diplomasi Forumu’nu teşriflerinizi, bu dayanışma zemininin tesisine verilmiş kıymetli bir destek olarak görüyorum.”

Açılış programına, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman Sırbistan Başbakanı Duro Macut, Pakistan Başbakanı Şerif, Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani’nin de aralarında olduğu davetliler katıldı.

GENÇ GAZETECİLER ANTALYA

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı anigif-genc-gazeteciler.gif

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu onuruna verilen akşam yemeğinde yaptığı konuşmada, “80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda 152. Parlamentolar Arası Birlik (PAB) Genel Kurulu onuruna verilen akşam yemeğine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Genel Kurul vesilesiyle katılımcıları Türkiye’de ağırlamaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirtti.

Asya’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Avrupa’ya yaklaşık 155 ülkeden genel kurula katılan ve programa teşrif eden tüm misafirlere şükranlarını sunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İradelerini temsil ettiğiniz dost ve kardeş halklarımızın tamamına 86 milyon vatandaşım adına selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve İstanbul olarak Parlamentolar Arası Birliğin Genel Kurulu’na dördüncü kez ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, “Gelecek Nesiller İçin Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek” temasıyla düzenlenen 152. Genel Kurul’un tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul kapsamında alınacak kararların, yapılacak tartışmaların, buradaki tespit, tenkit ve tekliflerin, aynı şekilde icra edilecek komite toplantıları, forum oturumları ve yan etkinliklerin aralarındaki dostluk ve dayanışmayı daha da güçlendirmesini, Gazze’deki mezalim başta olmak üzere mevcut sorunların çözümüne katkı vermesini temenni etti.

2026’nın ilk Genel Kurulu’na başarıyla ev sahipliği yapan Türkiye Büyük Millet Meclisini, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile milletvekillerini ayrıca tebrik ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son olarak Genel Sekreterlik görevini 12 yıldır başarıyla yürüten Sayın Martin Chungong’a, birliğe yaptığı katkılar için teşekkür ediyor, bu önemli vazifeyi devralacak arkadaşımıza muvaffakiyetler diliyorum” şeklinde konuştu.

“BÖLGE ÜLKELERİNİN ANA AKTÖR OLMADIĞI HİÇBİR DENKLEMİN BARIŞ ARAYIŞINA CEVAP VEREMEYECEĞİ AÇIKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Parlamentolar Arası Birliğin tam 137 yıldır çok önemli bir işlevi yerine getirdiğini belirterek, “Herkes için demokrasi anlayışıyla, parlamenter demokrasiye açılan Birliğin siz kıymetli mensuplarına bu akşam bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

Diyalog ve iş birliği imkânlarının artırılması, barış ve adalet odaklı girişimlerin yoğunlaştırılması temelinde Birliğin üstlendiği misyonu çok kıymetli bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “152. Genel Kurul’un parlamenter diplomasi zemininde daha adil ve güvenli bir dünyanın, yeni ümitlerle yeşeren huzur ve barış dolu bir geleceğin inşasına önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Akıl ve vicdan sahipleri olarak şu gerçeği hepimiz çok iyi biliyoruz. 80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem, bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir. Uluslararası hukukun bağlayıcı hükümleri, işledikleri savaş ve insanlık suçlarına her gün yenilerini ekleyen aktörler üzerindeki tesirini maalesef yitirmiştir. Sağduyunun askıya alındığı, diyalog mekanizmasının devre dışı bırakıldığı, diplomasi ve müzakerenin yerini silah, füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir. Bakın burada şunu çok açık ve net ifade etmek isterim. Türkiye olarak insani değerler üzerine bina ettiğimiz dış politikamızın önceliği hangi coğrafyada olursa olsun ihtilafların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılmasıdır. Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven arayışına cevap veremeyeceği açıktır.”

“BÖLGEDE ÜSTLENDİĞİMİZ BARIŞ GİRİŞİMLERİNİN ÖZÜ, İLKELİ VE GERÇEKÇİ YAKLAŞIMDIR”

“Bizim Gazze’de, Ukrayna’da, İran’da, Afrika’da ve daha birçok bölgede üstlendiğimiz barış girişimlerinin özü, ilkeli ve gerçekçi yaklaşımdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletlerin iradesinin tezahür ettiği kurumlar olan parlamentolara da bu anlamda son derece kritik sorumluluklar düştüğünü ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uluslararası kamuoyu Orta Doğu’daki trajedileri durdurma iradesi gösterse de hükûmetlerin bu noktada çok daha geriden geldiklerine tanık oluyoruz. İşte son iki ayda yaşananları hep birlikte takip ettik. Dünyanın odağı İran’daki savaşa kaymışken, Filistin ve Lübnan’da binlerce kişi İsrail hükûmetinin saldırılarında hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda bir milyondan fazla Lübnanlı yerlerinden edildi. Öldürülenlerin ve göçe zorlananların sayısı günden güne artıyor. Hem kendi halkı hem Filistin hem de bölgemiz için barışın ve huzurun önündeki en büyük engel olan İsrail hükûmeti, uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmuyor, durdurulamıyor. Bunun üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim. Aynı hukuk ve kural tanımazlık Filistin’de de katmerlenerek devam ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail güçlerinin ateşkesin imzalandığı 10 Ekim 2025’ten bugüne 755 Filistinliyi şehit ettiğini, 2 bin 100 kişiyi yaraladığını söyledi.

7 Ekim 2023’ten bu yana 73 bin Filistinlinin hayattan koparıldığını, Gazze’de yaralananların sayısının 172 bini geçtiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ateşkes çerçevesindeki taahhütlerine uymayan İsrail yönetimi, Gazze’ye insani yardım girişlerine de engel oluyor. Kudüs, Mescid-i Aksa ve Batı Şeria’ya yönelik mütecaviz politikalar ile yasa dışı yerleşimci terörü aynı şekilde tüm şiddetiyle sürüyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Şeria’yı yeni Gazze yapma planını açık açık dillendiren İsrail’in, Filistinli mahkûmlara getirdiği idam cezasıyla, apartheid utancını Güney Afrika’da yıkılışından 32 yıl sonra tekrar hortlatma peşinde olduğunu vurgulayarak, “İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanacak bu karara karşı dünya parlamentolarının en sert şekilde tepki vermesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Filistin’de adil ve kalıcı barışın tek formülü olan iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya, barışın sesini yükseltmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

“SUDAN’DAKİ İSTİKRARSIZLIĞIN SONLANDIRILMASI İÇİN HER TÜRLÜ DİPLOMATİK ÇABAYI DESTEKLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışma ortamının 13,5 yıllık zulmün ardından özgürlüğüne kavuşan Suriye halkının hak ettiği huzur ve istikrarın önündeki en büyük engel olduğunu ifade ederek, “Suriye’nin yeniden ayağa kaldırılmasında uluslararası aktörlerin yapıcı ve devamlı desteğine ihtiyaç vardır. Biz, millî birlik ve toprak bütünlüğü temelinde, Suriyeli kardeşlerimize elimizden gelen her türlü desteği bugüne kadar verdik, veriyoruz ve vereceğiz” diye konuştu.

Aynı şekilde bir başka kardeş coğrafyada, Libya’da sükûnet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabaları sürdürdüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçinden geçtiğimiz bu kritik dönemde Ukrayna Savaşı’nı sonlandırmaya dönük diplomatik çabaların kesintiye uğramaması büyük önem arz ediyor. Hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın güven duyduğu yegâne ülke olarak savaşın sona erdirilmesi için samimi çabalarımızı sürdürüyoruz. Öte yandan, Güney Kafkasya’da barış ve refahın hüküm sürdüğü huzurlu bir geleceğin inşası yönünde atılan adımları takdirle karşılıyor, bunun tüm dünyaya örnek olmasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1963’ten bu yana gündemlerinde olan Kıbrıs meselesinde ise adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme varılmasının zamanının çoktan geldiğini kaydederek, “Buradan bir kez daha Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı hukuksuz izolasyonun artık sona ermesi gerektiği çağrısında bulunuyor, sizlerden de bu konuda destek beklediğimizi dile getirmek istiyorum” dedi.

“Eşit ortaklık anlayışıyla şekillenen Afrika politikamız, dost ve kardeş Afrika ülkelerinin teveccühüyle her geçen gün daha da güçleniyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ancak Sudan’daki çatışmalar Afrikalı kardeşlerimiz gibi bizleri de derinden yaralıyor. Sudan’daki istikrarsızlığın sonlandırılması için her türlü diplomatik çabayı destekliyoruz. Bilhassa Etiyopya ile yaşanan problemlerin çözümü için atılan adımların Afrika Boynuzu’ndaki gerginliğin azaltılmasına yaptığı katkıdan memnuniyet duyuyoruz. Son yıllarda istikrar ve güvenlik yolunda önemli bir mesafe alan Somali’nin toprak bütünlüğüne ve kalkınmasına verdiğimiz destek de sürüyor. Sahel bölgesi de dâhil, Afrika’nın tamamında refah, istikrar ve güvenliğin sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Afrikalı dostlarımızla iş birliği içinde, kıtanın daha parlak bir geleceğe kavuşması için ihtiyaç duyulan her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu’nun hayırlara vesile olmasını diledi.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı anigif-genc-gazeteciler.gif

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını beka meselesi olarak görüyoruz”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ideathon Yarışması’na ilişkin programda yaptığı konuşmada, “Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma, Allah muhafaza, tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen Ideathon Yarışması’na ilişkin programa katıldı.

“Fikir Maratonu Programı” kapsamındaki buluşmada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “bağımlılığa karşı aileyi güçlendiren politikalar” temasıyla düzenlenen Fikir Maratonu’na 81 ilden 264 takım ve bin 302 yarışmacının katıldığını belirtti.

Yarışmaya katılanların, yeni fikir ve önerilerini inşa ettiklerini, diğer yandan da pek çok alanda son derece nitelikli eğitimler aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, aylar süren yoğun bir hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından 15 takımın finale kalma başarısı gösterdiğini söyledi.

Yarışmaya katılanların yüzde 22’sinin 18-30 yaş aralığında, yüzde 16’sının ise 50 yaş ve üzerinde olmasının dikkati çekici olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tablo, kadın kollarımızda farklı yaş gruplarına mensup dava arkadaşlarımızın aynı masa etrafında verimli bir fikir jimnastiğine imza atabildiklerini gösteriyor” diye konuştu.

AK Parti’yi yaklaşık çeyrek asırdır milletin kalbinde, Türkiye’nin kaptan köşkünde tutanın akıl, ahlak, ufuk ve tecrübeyi birleştirme kabiliyeti olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir. Hiçbir zaman da olmamıştır. Kadın kollarından gençlik kollarına, AK Parti teşkilatlarının en önemli vasfı, süreçlere yön veren, gidişata etki eden, yeni çalışmaların tohumlarını eken, etkin bir aktör hüviyetine sahip olmasıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle Fikir Maratonu boyunca ortaya koyulan proje, teklif, tenkit ve tespitlerin politika belirleme sürecinde AK Parti’ye ve millete çok önemli katkılar sağlayacağından en ufak bir şüphe duymadığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda dünya genelinde belli odaklar tarafından “aile” kurumunun hedef tahtasına konulduğuna işaret ederek, ailenin, toplumun hareket ve mukavemet merkezi olduğunu söyledi.

Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılmanın tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getireceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” diye konuştu.

“SON YILLARDA ARTAN TEHDİTLER KARŞISINDA AİLENİN KORUNMASI VE GÜÇLENDİRİLMESİNE YÖNELİK ÇALIŞMALARA HIZ VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samiha Ayverdi’nin aileye yönelik “Toplumun en küçük fakat en sağlam hücresi” sözlerini çok kıymetli bulduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Merhum Ayverdi bakınız nasıl tarif ediyor? ‘Aile cemiyete sağlam fertler veren, içine sızmak isteyen bakterileri yaşatmayan ve üretmeyen, yerleşmiş nizamlara ve temel kıymetlere yaylım ateşi açarak tahribat yapmak isteyenlere fırsat vermeyen, arınmış, inanmış ve kendini sağlama almış bir bünyedir.’ Evet, ailenin toplumdaki yeri budur, misyonu budur, oynadığı rol işte budur. Bu anlayışla, hükûmet olarak son yıllarda artan tehditler karşısında ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024’te Nüfus Politikaları Kurulu’nun kurulduğunu, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilerek, teşvik ve destek paketlerinin devreye alındığını anımsattı.

Önce deprem bölgesinde, ardından 81 ilde hayata geçirilen Aile ve Gençlik Fonu ile yuva kurmak isteyen gençlerin yanında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek doğum yardımlarımızla gerek ulaşımdan haberleşmeye pek çok alandaki indirim ve hizmetlerimizle ailelerimize ve genç çiftlerimize çok önemli destekler sunduk. Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirlediğimiz 2026-2035 döneminde de eğitimden sosyal politikaya tüm bu çalışmaları inşallah çok daha etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

“GÜNÜMÜZDE FARKLI TÜRLERİYLE BAĞIMLILIK AİLEYE YÖNELİK TEHDİTLERİN EN BAŞINDA YER ALIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Günümüzde farklı türleriyle bağımlılık aileye yönelik tehditlerin en başında yer alıyor. Yuvaları dağılan, ocakları söndüren, hanelerdeki huzur ve bereketi bitiren bağımlılık illetiyle mücadeleye bunun için büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Bağımlılıkla mücadele için çaba gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanal bahis ve kumardan sosyal medyaya, tütün ürünlerinden alkol ve uyuşturucuya, çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere ailelerimizi bağımlılık illetinden uzak tutmak için yoğun gayret sarf ediyoruz. Özellikle son dönemde yapay zekâ ve yeni dijital teknolojilerin de devreye girmesiyle bağımlılık türlerinde büyük bir artış yaşanıyor. Ekran bağımlılığı ve sonsuz kaydırma gibi yeni bağımlılıklar bilhassa küçük yaştaki yavrularımız üzerinde yıkıcı etkiler oluşturuyor. Algoritma tuzağı olarak adlandırılan bu yeni sarmaldan çocuklarımızı ve gençlerimizi kurtarmamız büyük önem arz ediyor. Aynı şekilde siber zorbalık, mahremiyet ihlali, şiddet ve istismar gibi kötülüklerin yoğun şekilde yer aldığı dijital oyun ve içeriklerin olumsuz etkilerinden de evlatlarımızı korumak mecburiyetindeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şu anda dünya genelinde 1,25 milyar yetişkinin tütün ürünü kullandığını, dünyada her yıl 8 milyondan fazla kişinin tütün kullanımına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybettiğini aktardı.

Saha çalışmalarının, elektronik sigaraların da etkisiyle son yıllarda Türkiye’de sigaraya başlama yaşının düştüğünü gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çocuklar okul harçlıklarını buraya yatırıyor. Anneler, babalar çocuklarının rızkını üzülerek söylüyorum, sigara denilen illete harcıyor. Sonuçta vatandaşlarımız sağlığından, ülkemiz ise milyarlarca lirayı bulan devasa bir ekonomik kaynaktan oluyor” dedi.

“BAĞIMLILIK HEM MİLLETİMİZİN RUH VE BEDEN SAĞLIĞINA KASTETMEKTE HEM DE EKONOMİMİZ İÇİN GİDEREK BÜYÜYEN BİR KARA DELİĞE DÖNÜŞMEKTEDİR”

Bir diğer sorunun ise kumar bağımlılığı olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Dünyada 350 milyonun üzerinde kişinin kumar problemi olduğu tahmin edilmektedir. Akıllı telefonların yaygınlaşmasına paralel olarak özellikle sanal kumar bağımlılarının sayısı artmaktadır. Açıkçası sanal bahis, şans oyunu ve kumar bağımlılığı bizde de ciddi bir sorun hâline gelmeye başlamıştı. Bunun üzerine kasım ayında bir genelge yayınladık. Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’nı uygulamaya geçirdik. İlk 6 aylık veriler, aldığımız idari, mali ve hukuki tedbirler sayesinde sorunun kontrol altına alınmaya başlandığına işaret ediyor. Bunu, doğru yolda olduğumuzun bir delili olarak görüyor, yasa dışı bahis, şans oyunu ve kumarın üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeşilay tarafından geçen sene hazırlanan bir rapora göre sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolar olduğunu belirterek, “Yani bağımlılık hem milletimizin ruh ve beden sağlığına kastetmekte hem de ekonomimiz için giderek büyüyen bir kara deliğe dönüşmektedir” dedi.

“BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE KAMUOYU SAHİPLENMESİ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA, BAŞARI ORANLARIMIZ DA O DERECE ARTACAKTIR”

Devlet olarak bağımlılıkla mücadelede gerekli her türlü önlemi aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aile Bakanlığımız kurumlarımız ve parti teşkilatlarımız belediyelerimizle iş birliği içinde çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Yeşilay gibi ülkemizin yüz akı olan sivil toplum kuruluşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında bağımlılığa karşı seferberlik ruhuyla çalışıyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın kollarının, bağımlılık eğitimleri kapsamında 81 ilde sadece 1,5 ayda 52 bin kadına ulaşmasını, eğitimler sonrasında sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 artmasını bu bakımdan çok anlamlı bulduğunu söyledi.

Bağımlılıkla mücadele sadece devlet eliyle yürütüldüğü takdirde arzu edilen neticelerin görülemeyeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mücadelenin tek yönlü, tek boyutlu olmadığının hepimiz farkındayız. Bağımlılıkla mücadelede kamuoyu sahiplenmesi ne kadar güçlü olursa, başarı oranlarımız da inşallah o derece artacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fikir Maratonu toplantısının AK Parti, Türkiye ve Türk milleti için hayırlara vesile olmasını diledi, ödül alan takımları tebrik etti.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Sağlık Bakanı Memişoğlu GÖKBEY Hava Ambulansı için TUSAŞ’ta Düzenlenen Programa Katıldı

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 6 Nisan 2026 Pazartesi günü, “GÖKBEY Hava Ambulansı Havalanma Lansmanı, Üretimi ve Uçuş Test Faaliyetini Yerinde İnceleme Programı”na katıldı.

Sağlık Bakanı Memişoğlu konuşmasında, 2026 yılının sonuna kadar 3 adet GÖKBEY ambulans helikopterin Sağlık Bakanlığına teslim edileceğini söyleyerek “Mühendisiyle, teknisyeniyle, bilişimiyle, kokpitiyle, dizaynıyla tamamen yerli, insanlarımıza şifa olacak ambulans helikopterimizin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.

Bakan Memişoğlu, “Şu an hissettiğim gururu ve heyecanı tarif etmek kelimelerle imkânsız. Bugün burada sadece bir helikopterin uçuş testini değil, Türkiye Yüzyılı’nın gökyüzündeki şifa imzasına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Biraz sonra izleyeceğiniz havalanış aslında yerli ve millî mühendisliğimizin, insanımızın emeğinin ve ‘en iyisini biz yaparız’ iddiamızın yükselişidir.” şeklinde konuştu.

Acil durumlarda her saniyenin altın değerinde olduğunu ve GÖKBEY ambulans helikopterin en zorlu coğrafya şartlarında, en sert iklimlerde vatandaşlara uzanan devletin şefkat eli olacağını ifade eden Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetinin başladığı 2009 yılından bugüne kadar 70 binden fazla vatandaşımızın sağlık hizmetlerine ulaşmasını sağladık. Hâlihazırda 2 uçak, 15 helikopterden oluşan hava ambulans filomuzla yurdumuzun en uzak noktalarına kadar erişebiliyoruz.” bilgilerini paylaştı.

Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetine başladığımızda bir hayal kurmuştuk. Bugün o hayali kendi evlatlarımızın alın teriyle gerçekleştiriyoruz.” diyerek Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha büyük başarılara imza atmayı hedeflediklerini söyledi. Bakan Memişoğlu, “Önemli olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi bir olmamız, beraber olmamız, hep birlikte büyük Türkiye olmamız.” ifadelerini kullandı.

GÖKBEY ambulans helikopter hakkında bilgi aktaran Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Dünyanın pek çok yerinde yüksek teknoloji maalesef yıkmak, yok etmek için havalanırken Türkiye’nin teknolojisi Türkiye Cumhurbaşkanımızın liderliğinde can kurtarmak, nefes almak için havalanıyor. Pandemi döneminde 45 günde solunum cihazı üreten o adanmışlık, bugün GÖKBEY ile sağlık filomuzu taçlandırıyor.” dedi.

Ankara’da Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) Merkez Yerleşkesi’nde düzenlenen program, protokol konuşmalarının ardından yapılan GÖKBEY ambulans helikopterin uçuş gösterisiyle tamamlandı.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanı Çiftçi ve beraberindeki heyeti kabul etti

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Polis Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Günü münasebetiyle İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve beraberindeki heyeti Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

DAHA FAZLA HABER
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

HABER BURADA

Bürokrat4 saat önce

“Antalya Diplomasi Forumu, küresel aklın ve global vicdanın ortak kürsüsü hâline gelmiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, “Beş sene önce diplomasinin nabzını tutacak küresel bir platform hedefiyle çıktığımız...

Bürokrat1 gün önce

“Uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu onuruna verilen akşam yemeğinde yaptığı konuşmada, “80 yıl önce galipler eliyle tesis...

Bürokrat4 gün önce

“Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını beka meselesi olarak görüyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ideathon Yarışması’na ilişkin programda yaptığı konuşmada, “Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma,...

Bürokrat1 hafta önce

Sağlık Bakanı Memişoğlu GÖKBEY Hava Ambulansı için TUSAŞ’ta Düzenlenen Programa Katıldı

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 6 Nisan 2026 Pazartesi günü, “GÖKBEY Hava Ambulansı Havalanma Lansmanı, Üretimi ve Uçuş Test...

Bürokrat1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanı Çiftçi ve beraberindeki heyeti kabul etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Polis Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Günü münasebetiyle İçişleri Bakanı Mustafa...

Bürokrat1 hafta önce

“Bugün Türkiye, kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hem sahada hem teknolojide yön...

Bürokrat2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı...

Bürokrat3 hafta önce

“5G teknolojisi Türkiye’nin önünde yepyeni bir sayfa açacak”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni’nde yaptığı konuşmada “İçinde bulunduğumuz veri çağında siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık, askerî caydırıcılık...

Dünya3 hafta önce

“Bu hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını, çatışmaların tarafları kadar tüm insanlık ödüyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Enerji piyasalarından üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine...

Bürokrat4 hafta önce

“Sağlık hizmetlerini dünyada örnek alınan bir seviyeye yükselttik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Sağlık sistemimizi çağın gereklerine, ülkemizin gerçeklerine ve vatandaşlarımızın beklentilerine...

GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA
Ocak 2023
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

GENÇ BÜROKRAT

seers cmp badge