Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî İstihbarat Teşkilatı’nın 97. Kuruluş Yıl Dönümü Etkinlikleri’nde yaptığı konuşmada, “Etrafımız âdeta bir ateş çemberiyle kuşatılmışken hem ülkemizi büyütmenin hem de devletimizin güvenliğini sağlamanın gayretindeyiz. Belirsizliğin arttığı bu dönemde ülkemiz; ekonomik, askerî, diplomatik ve istihbari alandaki başarılarıyla adından söz ettirmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kale Yerleşkesi’nde düzenlenen Millî İstihbarat Teşkilatı’nın 97. Kuruluş Yıl Dönümü Etkinlikleri’ne katılarak bir konuşma yaptı.
MİT’in 97. kuruluş yıl dönümüne ulaşmanın gururunu yaşadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatın yıl dönümünü canıgönülden tebrik ettiğini, kuruluşundan bugüne kadar teşkilatta emeği geçen herkese ve bütün isimsiz kahramanlara şükranlarını sunduğunu söyledi.
Görevleri sırasında hayatını kaybeden şehitlere Allah’tan rahmet, gazilikle şereflenen mensuplara ise sağlık ve afiyet temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin 81 vilayetiyle birlikte dünyanın dört bir ucunda Türkiye için görev yapan teşkilatımızın tüm mensuplarına teşekkür ediyorum. Sözlerimin hemen başında bir hususu samimiyetle ifade etmek isterim. Aziz milletimizin takdiriyle 2002’den beri Türkiye’nin hizmetindeyiz. Artık 21 yılı deviren Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevlerimiz esnasında sizlerle hep yakın mesai içinde olduk” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yılda nice kritik günler yaşadıklarını, nice zorlukların ve engellerin üstesinden alınlarının akıyla geldiklerini belirterek, “Tüm bu süreçlerde MİT mensuplarımızın sadece gayretlerine, cesaretlerine ve vatanperverliklerine değil, aynı zamanda yüksek vazife şuurlarına, entelektüel birikimlerine ve analiz kabiliyetlerine de bizzat şahitlik ettim” dedi.
MİT’in gizli kahramanlarının nasıl büyük bir özveriyle görevlerini ifa ettiğini çok iyi bildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimi zaman ailesinden, kimi zaman sevdiklerinden, kimi zaman sağlığından feragat ederek görev yapan MİT mensuplarımızı burada ayrı ayrı tebrik ediyorum. Rabb’im hiçbirinizin ayağına taş değdirmesin diyorum” ifadelerini kullandı.
“MASADA VE SAHADA GÜÇLÜ TÜRKİYE İDDİAMIZ ARTIK TÜM UNSURLARIYLA BİRLİKTE GERÇEĞE DÖNÜŞMEKTEDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve askerî olarak küresel güç rekabetinin tam merkezinde olan bir bölgede yer aldığına işaret ederek, şunları söyledi: “İnsanlığın gündemini meşgul eden krizlerin kahir ekseriyeti ülkemizin yakın çevresinde vuku buluyor. Etrafımız âdeta bir ateş çemberiyle kuşatılmışken hem ülkemizi büyütmenin hem de devletimizin güvenliğini sağlamanın gayretindeyiz. Belirsizliğin arttığı bu dönemde ülkemiz; ekonomik, askerî, diplomatik ve istihbari alandaki başarılarıyla adından söz ettirmektedir. Gelinen aşamada şu gerçeği hemen herkes kabulleniyor. Türkiye küresel satranç tahtasında oyun kurucu bir aktör olarak müessir güç konumunu günden güne pekiştirmektedir. Masada ve sahada güçlü Türkiye iddiamız hamdolsun artık tüm unsurlarıyla birlikte gerçeğe dönüşmektedir.”
Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Amerika’ya dünyanın farklı kıtalarındaki pek çok muhataplarının masada ve sahada güçlü Türkiye gerçeğini dile getirdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son dönemde ülkemizin küresel siyasette artan varlığıyla ilgili kimi husumetten, kimi hayranlıktan, kimi de tamamen hasetlikten kaynaklanan pek çok haber, makale ve kitap yayımlanıyor. Gerek ülkemizin attığı adımları takip edenler, gerekse 2002 öncesiyle bugünün Türkiye’sini karşılaştıranlar, aradaki farkı zaten gayet iyi görüyor” diye konuştu.
“HAYATA GEÇİRDİĞİMİZ HER POLİTİKAYI TAMAMEN TÜRKİYE EKSENLİ OLARAK BELİRLİYORUZ”
Birilerinin iddialarının aksine Türkiye’de bir eksen kayması yaşanmadığını, bilakis uzun arayışlardan sonra Türkiye’nin asıl eksenini bulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu eksenin adı da Türkiye eksenidir. Eskiden olduğu gibi ‘Başkaları ne der?’ kaygısıyla hareket etmiyoruz. İç ve dış siyasette aldığımız her kararı, hayata geçirdiğimiz her politikayı tamamen Türkiye eksenli olarak belirliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin menfaatleri neyi gerektiriyorsa, Türkiye’nin neye ihtiyacı varsa, kimin ne dediğine bakmadan onu yapmanın peşinde olduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Doğru zamanda, doğru adımlarla milletimizin çıkarlarını gerek diplomasi gerekse askerî sahada cesaretle savunuyoruz. Suriye’nin kuzeyine yönelik askerî operasyonlarımız bunun açık bir örneğidir. Irak’ın kuzeyinde devam eden harekâtlarımız bunun örneğidir. Yaklaşık 30 yıllık işgalin ardından Azerbaycanlı kardeşlerimizle birlikte Karabağ’ın özgürlüğüne kavuşturulması bunlardan biridir. Kadim bağlarımızın olduğu Libya meşru hükûmetine verdiğimiz destek bunlardan biridir. Ege’den Karadeniz’e ve Doğu Akdeniz’e kadar ‘Mavi Vatan’ımızı koruma noktasında ortaya koyduğumuz güçlü irade bunlardan biridir. Bu örneklerin sayısını daha da çoğaltmak mümkün.”
Türkiye’nin farklı sahalarda elde ettiği kazanımların hiçbirinin tesadüf eseri olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu başarıların tamamında başta Millî İstihbarat Teşkilatımız olmak üzere ordumuzun, emniyetimizin, hariciyemizin ve diğer kurumlarımızın emeği, mücadelesi, alın ve yürek teri vardır” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik kurumlarının eş güdüm ve iş birliği içinde çalışmasının millete tarihî başarılar yaşattığına dikkati çekerek, “Sizlerin şahsında tüm kurumlarımızı tebrik ediyorum” dedi.
“TÜRKİYE, SAVUNMA KAPASİTESİNE YATIRIM YAPMAYA ÇOK ERKEN BAŞLAYAN ÜLKELERDEN BİRİDİR”
Rusya-Ukrayna Savaşı ile birlikte dünyada taşların yerinden oynadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu yeni dönemde jeopolitik giderek daha fazla öne çıkmaya başladı. Yine bu süreçte güvenlik konseptlerinde de köklü değişimlerin yaşandığını görüyoruz. Örneğin daha 5-10 yıl öncesine kadar savunma harcamalarını israf gören, kamu bütçesine yük gören devletler, son 1-2 sene içerisinde âdeta bir silahlanma yarışına girdi. Daha düne kadar güvenlik birimlerinin görev alanını daraltmaktan bahsedenler, içimizde de var, bütün bunlar, bugün güvenlik kurumlarına sınırsız yetkiler veriyor, Batı’da da bizde de. Ülkeler arasında imzalanan güvenlik ve askerî iş birliği anlaşmalarının sayısı her geçen gün artıyor. Türkiye, hamdolsun bu riskleri çok erken fark eden, savunma kapasitesine yatırım yapmaya çok erken başlayan ülkelerden biridir.”
“2023 YILINDA 5,5 MİLYAR DOLAR SAVUNMA İHRACATI YAPARAK CUMHURİYET TARİHİMİZİN REKORUNU KIRDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte Türkiye’yi eleştirenlerin tamamının şimdi takdir ettiğini söyledi.
İHA ve SİHA’ların sembolü olduğu savunma sanayi hamlelerinin bugün tüm dünyada hayranlıkla takip edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir dönem yüzde 80 oranında dışa bağımlı olduğumuz savunma sanayi bugün ülkemizin katma değeri en yüksek ihracat kalemi hâline geldi. 2023 yılında 5,5 milyar dolar savunma ihracatı yaparak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık” diye konuştu.
İnsansız savaş uçağı ANKA 3’ün ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alanda çarpan etkisi yapacak Kızılelma’nın testlerinin devam ettiği bilgisini verdi.
Savunma sanayisinin yerli, millî ürün yelpazesi genişledikçe ordu ve emniyetle birlikte MİT Başkanlığının da imkân, kapasite ve kabiliyetinin güçlendiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun müspet sonuçlarını özellikle terör örgütlerine karşı mücadelemizde çok net bir şekilde görebiliyoruz. İnsansız hava araçlarını etkin şekilde kullanan kurumlarımızın en başında MİT Başkanlığımız var. Millî İstihbarat Teşkilatımız yaygın kaynak ağı ve ileri teknolojiye sahip imkânlarıyla teröristlere nefes aldırmıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye ve Irak’taki nokta istihbari operasyonlarımızla PKK’nın sözde lider kadrosunu inlerinden çıkamaz hâle getirdik. Artık istihbarat teşkilatımız bunların ayak takımlarıyla uğraşmıyor, tamamıyla lider kadrolarını yok etmenin gayretinde ve mücadele bu şekilde veriliyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Maliyeti yüksek olan bir adım atalım. Ayak takımıyla ne işimiz var? Bu mücadeleyi bu şekilde sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz. Onun için ne diyorduk devamlı? ‘İnlerine gireceğiz.’ Peki, girdik mi? Girdik. Girmeye de devam edeceğiz. Aralarında örgütün sözde başkanlık konseyi, yürütme konseyi, askerî kanat, istihbarat, dış ilişkiler ve maliye sorumlularının da olduğu çok sayıda terörist ülkemiz için artık bir tehdit unsuru olmaktan çıkarıldı. Hemen her gün sınırlarımızdan yüzlerce kilometre ötede etkisiz hâle getirilen bir caninin, bir alçağın haberini alıyoruz. Şehitlerimizin hesabını teröristlerden misliyle soruyoruz, soracağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölücü terör örgütüyle birlikte DEAŞ’a da çok ağır darbeler indirdiklerini vurguladı.
DEAŞ’ın sözde lideri El Kureyşi’nin MİT tarafından Suriye’de etkisiz hâle getirildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu çok net ifade etmek isterim. Türkiye Cumhuriyeti belki yarına bırakır ama ihaneti ve terörü kimsenin yanına kar bırakmaz. DEAŞ’ından FETÖ’süne, PKK’sından DHKP-C’sine kadar milletimizi hedef alan hiçbir illegal yapıya hayat hakkı tanımayacağız. İster içeride ister dışarıda olsunlar, isterlerse Fizan’a kaçsınlar devletimizin nefesi sürekli teröristlerin ensesinde olacaktır. Bilhassa 15 Temmuz gecesi 253 vatandaşımızı şehit eden FETÖ’cü hainlerin peşini bırakmamakta kararlıyız. Türkiye Yüzyılı’nda, teröre ve teröriste kesinlikle yer olmadığının bilinmesini istiyorum” dedi.
“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE TEŞKİLATIN PERSONEL KAPASİTESİNİ TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU YANSITIR ŞEKİLDE DAHA DA GÜÇLENDİRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, istihbaratın bir yüzünün haber alma ve bilgi toplamaysa diğer yüzünün de analiz ve kıymetlendirme olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: “Ham bilginin titizlikle işlenip karar vericilerin istifade edebileceği bir parametreye dönüştürülmesi teşkilatın en az diğer işleri kadar mühimdir. MİT’in terörle mücadele, dış istihbarat, istihbarata karşı koyma, teknik ve siber istihbarat alanlarında ürettiği bilgiler karar alma mekanizmamıza güç katarken krizlerin önlenmesi ve yönetilmesinde de kritik rol oynuyor. Bu süreç aynı zamanda kurumun en önemli unsuru olan insan kaynağının kalitesini, kalibresini ve kabiliyetlerini de göstermektedir. Hükûmet olarak son 21 yılda özellikle 2010’dan itibaren teşkilatımızın insan kaynağının güçlendirilmesine yönelik pek çok adım attık ama daha da güçlendireceğiz, daha da insan kaynağı noktasında elemanlarla takviye edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk kez merhum Turgut Özal döneminde başlayan MİT’in sivilleşmesinin AK Parti döneminde daha da hız kazandığını söyledi.
MİT’in sivilleştikçe asli görevlerini daha etkin, çok daha başarılı bir şekilde icra etmeye başladığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şüphesiz bunda iç ve dış tehdit algısının doğru ve isabetli yapılmasının da çok ciddi payı vardır. Vesayet dönemleri sadece ekonomimize, demokrasimize değil devletimizin omurgasını oluşturan kurumlarımıza da zarar vermiştir. Bu dönemlerde teşkilatın nelerle meşgul olduğunu, asıl sorumluluk alanı yerine vaktini ve enerjisini nerelere harcadığını hepimiz gayet iyi biliyoruz. İnşallah bir daha benzer enerji, vakit ve odak kayıplarının yaşanmasına müsaade etmeyeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün teşkilatın tehdit önceliklerinin, Türkiye ve dünyanın gerçekleriyle son derece uyumlu olduğunu söyledi.
Kurumun insan kaynağı havuzunun da MİT’in ufkunu, vizyonunu ve faaliyet sahalarının gerektirdiği ihtiyaçları karşılar hâle geldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Önümüzdeki dönemde teşkilatın personel kapasitesini Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu yansıtır şekilde daha da güçlendireceğiz. Şunu özellikle sizlere hatırlatmak isterim, asimetrik tehditlerin bu kadar arttığı ve çeşitlendiği bir dönemde Türkiye’nin güvenlik konseptinin aynı kalması elbette düşünülemez. Biz de değişen şartlara göre ülkemizin millî güvenlik hassasiyetlerini yeniliyor, güncelliyor, tehdit sıralamasında revizyonlara gidiyoruz.”
“MİLLETİMİZİN BERABERLİĞİNİ BOZMAYA ÇALIŞAN BEŞİNCİ KOL ELEMANLARINA KESİNLİKLE GÖZ AÇTIRMAYACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Terör ve yabancı casusluk faaliyetlerinin yanı sıra son dönemde düzensiz göç gibi radikalleşme gibi organize suçlar gibi yabancı karşıtlığı ve İslam düşmanlığı gibi yeni tehditler de kurumumuzun radarına girmiştir. Farklı maskelerin arkasına saklanarak milletimizin birlik ve beraberliğini bozmaya çalışan beşinci kol elemanlarına kesinlikle göz açtırmayacağız. Bugüne kadar Suriye’den Irak’a ve Ukrayna’ya kadar çevremizde yaşanan çatışmaların kıvılcımının ülkemize sıçramasına izin vermedik. Gezi olaylarından 6-8 Ekim hadisesine bekamızı hedef alan nice saldırıyı beraberce savuşturduk. Bundan sonra da mezhep, köken ve inanç üzerinden yürütülmek istenen operasyonlara asla müsamaha göstermeyeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında çağın “nifak ve nefret yuvası” hâline dönüşen sosyal medya mecraları karşısında çok müteyakkız olunması gerektiğini söyledi.
Bölgede gerilimin tırmandığı bir dönemde, bu mecraların ülkeye yönelik psikolojik harekâtların merkezi olarak kullanılmasına seyirci kalamayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz geçmişte bu tarz provokasyonların bedelini ödemiş bir ülkeyiz. Benzer acıları milletimize tekrar yaşatamayız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Türkiye’nin başta Gazze’deki katliamlar olmak üzere bölgesel krizlerde sergilediği dik ve dirayetli duruşun birilerini rahatsız ettiğinin, birilerinin hesaplarını bozduğunun farkındayız. Son dönemde ülkemize yönelik espiyonaj faaliyetlerinin yoğunlaşması bu rahatsızlığın tezahürlerinden sadece biridir. Bunlar karşısında elbette biz de boş durmuyoruz. Millî İstihbarat Teşkilatımız göğsümüzü kabartan operasyonlarıyla kazın ayağının öyle olmadığını tüm dünyaya gösteriyor. İsrail’in ülkemizdeki casusluk şebekesini ortaya çıkaran teşkilatımız, bizi tehdit edenlere cevabımızı çok net vermiştir. Tabii bu İsrail’i ciddi manada şaşırtmıştır. ‘Nasıl oldu da bunları toparladınız, bunları aldınız, yakaladınız’, vesaire gibi… Ya dur bakalım, bu, bu işin ilk adımı. Türkiye’yi tanıyacaksınız, hâlâ tanıyamadınız ama tanımaya mahkumsunuz.”
MİT’in, bölgedeki gerilimlerin düşürülmesinde geniş bir yelpazede sütre gerisinde yürüttüğü istihbarat diplomasisini de takdirle karşıladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatın dış istihbarat alanında diğer ülkelerin terörle mücadelesine katkı sağlamaktan rehine kurtarmaya, ara buluculuktan esir takasına kadar pek çok başarılı çalışmaya imza attığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet görevlilerine ve kritik kurumlara yönelik siber saldırıların engellenmesi noktasında MİT’in başarılarını gururla takip ettiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla birlikte kamu görevlileri arasında yabancı mesajlaşma uygulamalarının kullanımının da arttığına dikkati çekerek, “Söz konusu uygulamalardan resmî kurumlarımıza ait birçok bilgi, belge, not ve doküman da maalesef paylaşılıyor. Bu durumun bilgi güvenliği açısından ciddi bir zafiyet oluşturduğu açıktır. Avrupa ülkelerinin son dönemde bu uygulamaların kullanımı noktasında belli seviye ve görevlerdeki kamu personeline yönelik çeşitli kısıtlamaları hayata geçirdiğini görmekteyiz. Bu konuda devletimizin de artık harekete geçmesi gerektiği inancındayım” değerlendirmesinde bulundu.
“SİZLERE HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı aplikasyonlar yerine Türk şirketler tarafından geliştirilen Türkiye menşeli uygulamaların kullanımının teşvikinin bu süreçte bir alternatif olarak değerlendirilebileceğini belirterek, şunları söyledi: “MİT Başkanlığımızın, devletimizin bilgi güvenliğini tahkim hususunda diğer kurumlarımıza rehberlik etmesinde fayda görüyorum. Biz de bu çalışmaların çok yakın takipçisi olacağız. 97 yıllık tarihi ile asırlık bir çınara dönüşen Millî İstihbarat Teşkilatımızın inşallah bizleri her alanda gururlandırmaya devam edeceğine inanıyorum. Bu süreçte biz de sizin yanınızda olmayı, sizlere her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz. Rabb’im yar ve yardımcınız olsun.”
Teşkilatın bugünlere gelmesinde emeği geçen tüm yöneticileri şükranla yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uzun yıllar birlikte mesai yaptığım İbrahim Kalın Bey’e ve ekibine, ayrıca teşkilatımızın bütün mensuplarına, Hakan Fidan Bey’e tekrar tekrar Rabb’imden yeni görevlerinde başarılar diliyorum. Bu vesileyle vatan, Kur’an ve bayrak uğrunda can veren aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle ve minnetle yâd ediyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Teşkilatın 97. kuruluş yıl dönümünü tebrik ederek sözlerini tamamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
FETÖ’cüler “Akaryakıt istasyonu sahiplerine nasıl kumpas kuruyorlar” FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?
FETÖ’ye bağlı Takım elbiseli teröristler” Şehirlerdeki kıymetli mülkleri nasıl ele geçiriyorlar bu teröristlere kimler yardım ediyor .Akaryakıt istasyonu sahiplerine nasıl kumpas kuruluyor ,dağıtım şirketindeki yöneticiler bu işe nasıl katkı sağlıyorlar .Bu rant nasıl paylaşılıyor .Akaryakıt istasyon sahibini nasıl kıskaca alıyorlar .Petrol imamı ,Şehirlerdeki kıymetli mülkleri nasıl ele geçiriyorlar .
FETÖ’cüler | Milletimize kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır?
Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
FETÖ’cüler | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi kapsamında Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile çalışma yemeğinde bir araya geldi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.