Connect with us

Dünya

“Güçlü, bağımsız, seri işleyen bir adalet sistemi evlatlarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli mirastır”

İdari Yargı Günü ve Danıştay’ın 156. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdari Yargı Günü ve Danıştay’ın 156. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Güçlü, tarafsız, bağımsız, iyi ve seri işleyen bir adalet sistemi evlatlarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli mirastır. Şayet bu konuda eksik varsa tamamlamak, sorun varsa çözmek, tıkanıklık varsa gidermek 85 milyon olarak hepimizin müşterek görevidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay Konferans Salonu’nda düzenlenen İdari Yargı Günü ve Danıştay’ın 156. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Danıştay’ın 156’ncı kuruluş yıl dönümü ile Danıştay ve İdari Yargı Günü’nü kutlayarak sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay mensuplarıyla en son 3 Ekim 2023’te eğitim tesisinin açılışı ile Uluslararası Yüksek İdari Yargı Mercileri Birliği Yönetim Kurulu toplantısının kapanışında bir araya geldiklerini hatırlattı.

Danıştay Başkanlığına tekrar seçilen Zeki Yiğit’i kutlayarak, kendisine üstün muvaffakiyetler niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şûra-yı Devlet’ten bu yana, 156 yıldır Danıştay çatısı altında görev yapan tüm hâkimlerimizi ve personelimizi şükranla yâd ediyorum. Görev sürelerini başarıyla tamamlayan Danıştay mensuplarına kıymetli hizmetlerinden dolayı ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum” dedi.

“DANIŞTAY, GÜÇLENDİREREK GELECEK NESİLLERE BIRAKMAMIZ GEREKEN BİR EMANETTİR”

Danıştay’ın, devlet geleneğindeki devamlılığın simgelerinden olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Danıştay, Türkiye Cumhuriyeti’nin kökü mazide olan atide bir devlet olduğunu gösteriyor. 1,5 asrı aşan tarihiyle Danıştay, hem ecdattan bize kalan bir miras hem de güçlendirerek gelecek nesillere bırakmamız gereken bir emanettir. İnşallah bu emanete hakkıyla sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hukuk devletinin en temel ilkelerinden biri olan idarenin yargısal denetimidir. Bu ilkenin hayata geçmesi ancak idarenin her türlü eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi olmasına bağlıdır. Bu misyonun ülkemizdeki temsilcisi de Danıştay’dır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Danıştay’ımız idarenin yargı yoluyla denetlenmesinin yanı sıra kamu ile vatandaş arasındaki ihtilafların çözümünde de nihai karar vericidir. Kararlarıyla alt derece mahkemelerine rehberlik eden Danıştay, Anayasa ve yasalarında uygulanmasını da garanti ediyor. Yüksek mahkemelerimizin her biri, kendi görev alanları içerisinde adaletin en iyi, hızlı ve etkin şekilde tecellisi için çalışıyor. Türk milleti adına karar verme onurunu ve mesuliyetini taşıyan yargı organlarımızın her biri ülkemizde huzurun, güvenliğin, kalkınmanın, demokrasinin ve sosyal barışı muhafazasının teminatıdır. Bu konuda en küçük bir şüphe, en küçük bir tartışma yoktur” diye ekledi.

“TOPLUMA GÜVEN VEREN VE ERİŞİLEBİLİR ADALET SİSTEMİ BEKAMIZIN GÜVENCESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Makamlarımızdan ve unvanlarımızdan öte 85 milyonun bir ferdi olarak hepimiz şu gerçeğe yürekten inanıyoruz, nasıl geç gelen adalet, adalet değilse topluma güven veren ve erişilebilir adalet sistemi de bekamızın güvencesidir. Tüm mahkeme salonlarımızda bulunan ‘Adalet mülkün temelidir’ yazısı, hem bu hakikati bize hatırlatır hem de medeniyetimizin, adaletin tesisine verdiği ehemmiyeti ortaya koyar” dedi.

Devletin adaletle hükmettiği, adalet dağıttığı ve adaletin tecellisini sağladığı müddetçe güçlü ve dimdik ayakta olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, adaletin olmadığı yerde huzur ve refahın olmayacağını, milleti bir arada tutan bağın zayıflamaya başlayacağını söyledi.

Bunun için adli ve idari yargı fark etmeksizin, adliyenin kapısını adaletin kapısı hâline getirdikleri ölçüde, geleceğe güvenle bakılabileceğine inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tabii burada şu hususu ifade etmek durumundayım. Biz adalete büyük önem veren ama aynı zamanda yakın tarihinde pek çok adaletsizliğe şahitlik etmek zorunda kalan bir milletiz. Adaletsizlik duygusunun, insanımızın gönül dünyasını nasıl kırılmaya yol açabileceğini, demokrasi mücadelemiz boyunca bizzat yaşadık, gördük. 27 Mayıs darbecilerinin, gerçek bir mahkemeden ziyade kötü bir tiyatroyu andıran Yassıada’da işledikleri hukuk katliamlarını unutmuyoruz. Rahmetli Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın idamı üzerinden geçen 63 yıla rağmen milletimizin kalbinde bir yara olarak hâlen kanıyor.”

“HUKUKUN KENDİ MECRASINDA İLERLEMESİ, ADALETİN TECELLİSİNE GİDEN EN HAYIRLI, EN KESTİRME YOLDUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “12 Eylül dikta rejiminin güya adaleti tesis maksadıyla bir sağdan bir soldan darağacına gönderdiği gençlerin acısı hiç dinmedi. 28 Şubat döneminde adeta koro hâlinde darbecilere alkış tutanların hukuk sistemimize verdikleri zararın telafisi yıllar aldı. 17-25 Aralık yargı-emniyet girişiminin faillerinin sebep oldukları sıkıntıların hâlâ yükünü çekiyoruz. 15 Temmuz’da ödediğimiz ağır bedeller ise ortadadır. Bir gecede 253 insanımızı şehit verdiğimiz bu ihanetin merkezinde sadece eli silah tutanlar değil, üniformalı ve cübbeli örgüt militanlar da vardı. Şayet darbeci alçaklar başarılı olsalardı yeni Yassıadalar kuracaklar, kan dökecekler, yeni hukuk cinayetleri işleyeceklerdi” dedi.

Tüm bu acı örneklerin gösterdiği gerçeğin, adalet sisteminin bir dönem darbecilerin, bir dönem kendini milletten üstün gören oligarşik yapıların, bir dönem de FETÖ ihanet çetesinin sultasına ve saldırılarına maruz kalması olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yargının üzerine vesayetin veya paralel odakların gölgesinin düştüğü bu arızi dönemler sona erse de toplumdaki etkileri uzun süre devam etmiştir. Son yıllarda bu mahfillere yazılı, görsel, dijital mecralarıyla medyanın ve sosyal medyanın eklendiği görülüyor. Medyanın ve sosyal medyanın millet namına denetim vazifesi üstlenmesi, demokrasimiz için şüphesiz bir kazançtır ama bu hâkim cübbesi giyip, mahkeme kurup sağa sola yargı dağıtma boyutuna asla varmamalıdır. Yargıyı yönlendirme, yargı mercilerimizi baskı altına alma, istemedikleri karar çıkması hâlinde hukukçularımızı hedefe koyma her geçen gün daha sık karşılaştığımız tehditlerden biri hâline ne yazık ki dönüşüyor. Sosyal medyadaki acımasız, linç kültürünün mağdur ettiği kesimlerin en başında maalesef yargı organlarımız ve mensuplarımız geliyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çok önemli, çok hassas ve mesuliyeti hakikaten ağır bir görevi icra eden yüksek yargı üyelerimiz, hâkimlerimiz, savcılarımız ne yazık ki zaman zaman eleştiri sınırlarını aşan haksız ithamlara muhatap oluyor. Öncelikle şunu çok net söylemek isterim, siyaset kurumu nasıl layüsel değilse yargı da eleştirilemez değildir. Yargının kararlarını beğenmeyebilir, itiraz edebilir, hoşnutsuzluğumuzu açıkça dile getirebiliriz. Buna kimse engel olamaz, olmamalıdır. Terörü övmediği, şiddeti teşvik etmediği ve hakarete varmadığı sürece insanlar fikirlerini, farklı mecralarda özgürce yazabilir, paylaşabilir. Millet adına kamu gücünü kullananların belli sınırlar içinde bu sert tepkilere tahammül etmesi mazur ve meşru görmesi beklenir. Fakat yargının toptancı bir anlayışla, kurumsal olarak yıpratılmasını, yargı organlarımıza ve mensuplarımıza çamur atılmasını asla kabul edemeyiz. Hukukun kendi mecrasında ilerlemesi, adaletin tecellisine giden en hayırlı, en kestirme yoldur.”

“YARGININ SİYASİ TARTIŞMALARIN İÇİNE ÇEKİLMESİ HATALIDIR”

“Adli ve idari davaları hukukun meselesi olmaktan çıkartıp siyasallaştırmak sonuç ne olursa olsun toplumdaki adalet duygusuna gölge düşürecektir ” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu doğru bulmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin yargıya yardımcı olması ve katkı sağlaması gerektiğini belirterek, “Buradan tüm milletime şu samimi çağrıyı yapmak istiyorum, güçlü, tarafsız, bağımsız, iyi ve seri işleyen bir adalet sistemi evlatlarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli mirastır. Şayet bu konuda eksik varsa tamamlamak, sorun varsa çözmek, tıkanıklık varsa gidermek 85 milyon olarak hepimizin müşterek görevidir. Yargının yasama ve yürütmeye müdahalesi nasıl yanlışsa yargının siyasi tartışmaların içine çekilmesi de o denli hatalıdır” diye konuştu.

İktidar, muhalefet, basın ve sivil toplum olarak hep birlikte yargının her türlü taassuptan, menfaat eksenli gruplaşmadan ve ideolojik kamplaşmadan uzak durmasını temin etmek gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin maslahatı ve ülkenin selameti yerine belli bir zümrenin menfaatini gözeten dar kadrocu anlayışların, adalet teşkilatımız dâhil devletimizin kurumları içinde tekrar yuvalanmasına izin veremeyiz, vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin şart olduğunu dile getirerek, hukukçuların medya, sosyal medya, günlük hayattaki duruşlarıyla bu sürece olumlu katkı sunmasının önemli olduğunu ve bunu başardıklarında çok daha iyi bir konumda olacaklarına inandığını bildirdi.

“21 YILDA İDARİ YARGININ VE DANIŞTAY’IN GÜÇLENDİRİLMESİ YÖNÜNDE PEK ÇOK ADIM ATTIK”

Son 21 yılda idari yargının ve Danıştay’ın güçlendirilmesi yönünde pek çok adım attıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Danıştay’ın üye sayıları arttırıldı, hâkim ihtiyacı giderildi. Yüksek Mahkememizin yardımcı personel sorunu çözüldü. 2002 yılında 146 olan mahkeme sayısını 221’e yükselttik. Geçtiğimiz günlerde 44 ilave idare ve vergi mahkemesi daha ihdas ettik. Ayrıca idari yargı istinaf mahkemelerine 10 ilave idari dava dairesi kurduk. Hâkim ve mahkeme sayısını artırarak bu çalışmaları devam ettireceğiz. İdari yargıda istinaf kanun yolunu 2016 yılında 7 bölgede faaliyete geçirdik. Bu sayıyı 2020 yılında 8’e, 2021 yılında 9’a çıkardık. Bölge idare mahkemelerinin kuruluş aşamasında 42 idari dava dairesi ve 20 vergi dava dairesi olmak üzere toplam 62 daire varken bugün bu sayı 64’ü idari, 26’sı vergi olmak üzere 90’a ulaştı. Böylece Danıştay’ın iş yükü azaldı, vatandaşların hukuki güvencesi arttı, uyuşmazlıkların daha etkin yargılamayla daha hızlı çözülmesi sağlandı. İdari yargıda görev yapan hâkim sayısını süreç içerisinde ihtiyaca cevap verecek şekilde 2 bin 266’ya yükselttik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, idari yargı mahkemeleri ve Danıştay’ın, yoğun iş yüküne rağmen kendi görev alanında adalet hizmetlerini başarıyla yürüttüğüne işaret ederek, “İlk derece ve istinaf mahkemelerinde 338 bin 611, Danıştay’ımızda ise 114 bin 224 derdest dosya bulunuyor. 2023 yılında toplam 860 bin 494 dosya karara bağlanmıştır” bilgisini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2009 yılından başlayarak yüksek mahkemelerin tamamının modern hizmet binası ihtiyacını karşıladıklarını hatırlatarak, 36 yıl boyunca Sıhhiye’de hizmet veren Danıştay’ın 2012’de şimdiki binasına kavuştuğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl Danıştay’a yeni bir sosyal tesis kazandırdıklarını anlatarak, şöyle devam etti: “İdari yargılamaların daha hızlı sonuçlandırılması ve vatandaşlarımızın hukukunun daha iyi korunması için önemli mevzuat değişiklikleri yaptık. İhtiyaçlar çerçevesinde İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda 20’den fazla, Danıştay Kanunu’nda da 16 defa değişiklik oldu. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun çıkarılması, vatandaşı idare karşısında güçlendiren reformlardan biri olmuştur. Bilgi edinme hakkı, 2010 yılında anayasal güvenceye alınmıştır. Ayrıca 2010 yılında Anayasa’daki hak aramayı engelleyen bütün hükümleri kaldırdık. 2016 senesinde Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunu kurduk. 2021 yılında 4. Yargı Paketi ile idari makamlara yapılan başvurulara idare tarafından verilecek cevap süresini, 60 günden 30 güne indirdik. Ayrıca idari yargı mercileri tarafından verilen nihai kararların gerekçesiyle birlikte en geç 30 gün içinde yazılması yönünde düzenlemeye gittik.”

“GÜVENLİK GÜÇLÜ BİR DEMOKRASİNİN TEMİNATIYKEN DEMOKRASİ DE GÜVENLİĞİN DAYANAĞIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat asrın felaketi sonrasında deprem bölgesindeki idari yargı faaliyetlerinin aksamaması için gerekli tüm tedbirlerin alındığını dile getirerek, vatandaşı idare karşısında koruyan, idari yargının işleyişini hızlandıran, yargı mensuplarının hak ve imkânlarını artıran daha pek çok düzenlemeyi son 21 yılda hayata geçirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her biri sessiz devrim niteliğindeki tüm reform hamlelerinde gayelerinin, demokratik hukuk devleti ilkesinin tüm unsurlarıyla Türkiye’de hâkim kılınması olduğunu belirterek, “Bu hedefe tam olarak ulaştığımızı henüz söyleyemiyoruz ama hedefimize çok yaklaştığımızı da kimse inkâr edemez. Önümüzde kalan yolu inşallah yılmadan, yorulmadan, kararlılıkla yürüyeceğiz. Tüm engelleri aşarak katettiğimiz mesafenin bize cesaret aşıladığını özellikle vurgulamak istiyorum” diye konuştu.

Yaptıkları ve yapamadıklarının ışığında reform iradelerini hâlen diri tuttuklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir gerçeğin gayet iyi farkındayız. Türkiye, istikbalini ancak daha fazla demokrasi, daha fazla ekonomik refah ve bunlara paralel olarak daha fazla güvenlik üzerine inşa edebilir. Güvenlik güçlü bir demokrasinin teminatıyken demokrasi de güvenliğin dayanağıdır” ifadelerini kullandı.

“MİLLETİMİZİN BEKLENTİLERİ ÇERÇEVESİNDE ÜZERİMİZE DÜŞEN YAPICI ROLÜ OYNAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yılda millete hizmet yolunda bedel ödemiş, nice badireler atlatmış bir iktidar olduklarını vurgulayarak, Türkiye’yi tarihinin en büyük demokrasi, kalkınma ve hukuk atılımlarıyla yine kendilerinin buluşturduklarını söyledi.

Buna rağmen Türkiye’ye siviller tarafından hazırlanmış yeni bir anayasa kazandıramadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni ve sivil anayasa teklifimizin içerisinde işte bu anlayış vardır. Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılının darbe ürünü bir Anayasa’yla karşılanmış ve geçirilmiş olmasını Türkiye demokrasisine yakıştıramıyoruz. Bu eksikliğin yine millî irade eliyle giderilmesi, demokrasimizin gücüne güç katacak Türk siyasetinde yeni bir kilometre taşı olacaktır. Siyaset kurumunun ekonomik ve sosyal sorunları öne sürerek sivil anayasa ihtiyacını gündemden düşürmek istemesini doğru bulmuyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni anayasanın sihirli değnek gibi dokununca sorunları bir anda ortadan kaldırmayacağını bildiklerini dile getirerek, şunları kaydetti: “Yeni anayasa, sivil siyasetin alanını genişleterek ekonomiden sosyal hayata ülkemizin meselelerinin çözümünü daha da hızlandıracaktır. Siyasetteki yumuşamayla birlikte farklı siyasi partiler arasındaki istişari görüşmelerin yoğunlaşması bu bakımdan önemli bir fırsat teşkil ediyor. Türk siyasetinin bu fırsatı ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz adına kalıcı bir kazanca dönüştürmesini ümit ediyoruz. Biz milletimizin beklentileri çerçevesinde üzerimize düşen yapıcı rolü oynamaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay’ın 156’ncı kuruluş yıl dönümünü ve İdari Yargı Günü’nü tebrik etti.

Bürokrat

“Türkiye ve İspanya olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısı

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “İki ülke olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-İspanya 8. Hükûmetlerarası Zirvesi nedeniyle gittiği İspanya’nın başkenti Madrid’de, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmeler ile iki ülke arasındaki anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

İspanya Başbakanı Sanchez ile Türkiye-İspanya 8. Hükûmetler Arası Zirve Toplantısı dolayısıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez’e misafirperverliği için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021’de Ankara’da düzenlenen son zirve toplantısında iki ülke ilişkilerini “Kapsamlı Ortaklık” düzeyine yükselttiklerini hatırlattı. Bugünkü toplantılar ve imzalanan anlaşmalarla münasebetleri yeni alanlara teşmil etme yönünde önemli adımlar attıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İkili ticaret hacminde 20 milyar dolar hedefini yakalamak üzereyiz. Bir sonraki hedefimiz önümüzdeki 5 yıl içinde 25 milyar avroya ulaşmak. 740’tan fazla İspanyol şirketinin Türkiye’deki yatırımlarını, Türkiye’ye duyulan güvenin işareti olarak addediyoruz. Daha fazla İspanyol yatırımcıyı ülkemizde görmek istiyoruz. Gerek İş Forumu gerekse Dijital Teknoloji Forumu yeni işbirliği imkânlarının ele alınmasına vesile olmuştur. Hükümetler olarak toplantılarda yapılan çalışmaların somut iş birliklerine dönüşmesinin takipçisi olacağız. Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitemizin üçüncü toplantısını en kısa zamanda Türkiye’de düzenleyeceğiz.”

Görüşmelerde, İspanya ile gelişmiş askeri iş birliğini ve savunma sanayii ilişkilerini detaylı şekilde gözden geçirdiklerini aktan Cumhurbaşkanı Erdoğan “İspanya, 2015’ten bu yana ülkemizde konuşlu hava savunma sistemleriyle hem müttefik olarak Türkiye’nin hem de NATO’nun kolektif güvenliğine destek veriyor. İspanyol dostlarımıza bu nedenle şahsım ve milletim adına bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu katkının diğer bazı NATO müttefikleri tarafından da örnek alınmasını temenni etti.

“İSPANYA, TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİNE DESTEK VERDİ”

Görüşmelerde Türkiye-AB ilişkilerini de ele aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya’nın, Türkiye’nin AB’ye katkılarını en iyi idrak eden, üyelik sürecine başından beri en güçlü desteği veren dost ülkelerden olduğunu söyledi.

İspanya’nın bu tutumunun gelecek dönemde güçlenerek sürmesini temenni ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Hükûmet Başkanı ile Avrupa genelinde artan İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı tehdidini de görüştük. Avrupa Parlamentosu seçimleri sonucunda oluşan tablo maalesef endişelerimizi artırdı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür meydan okumalarla mücadelede Medeniyetler İttifakı’nın önemli bir platform olduğuna işaret ederek, toplantıda, ittifakın 20. kuruluş yıl dönümüne yaklaşırken, ileriye dönük olarak neler yapılabileceğini ele aldıklarını, ittifaka olan desteği teyit ettiklerini kaydetti.

İstişarelerin odağında Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan gelişmelerin yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İspanya’nın Filistin’i tanıma yönünde aldığı karar çok mühimdir. İspanya’nın bu tutumunun henüz Filistin’i tanımamış ülkelere de örnek teşkil etmesi samimi temennimizdir” dedi.

“UKRAYNA’NIN EGEMENLİĞİNE OLAN DESTEĞİMİZİ TEYİT ETTİK”

Dirayetli duruşundan dolayı İspanya Başbakanı Sanchez ile Gazze’ye desteklerini esirgemeyen İspanya halkına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan mezalim karşısında küresel vicdanın harekete geçirilmesinde İspanya Başbakanı Sanchez’in büyük katkıları olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki ülke olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kalıcı ateşkesin tesisi ve insani yardımların engelsiz akışının temini önceliğimizdir. Pazartesi günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde alınan kararın uygulanmasını da takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Rusya-Ukrayna savaşının da gündemlerinde yer aldığını aktaran İspanya Başbakanı Erdoğan, “Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine olan güçlü desteğimizi teyit ettik. Ukrayna için adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışın tesisinin müzakereler yoluyla mümkün olduğuna inandığımızı bir kez daha ifade ettim” dedi.

Ev sahiplikleri dolayısıyla İspanya Başbakanı Sanchez başta olmak üzere tüm İspanyollara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, istişarelerin ve alınan kararlarını hayırlara vesile olmasını diledi.

İki lider, açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nce (BMGK) kabul edilen Gazze’de ateşkes tasarısıyla ilgili soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, adil ve kalıcı barışı sağlayacak, akan kanı durduracak hem Gazze dâhil Filistin topraklarına hem de bölgeye huzuru getirecek plan ve kararı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da olumlu değerlendireceklerini söyledi.

Önemli olanın bu plan ve kararların, samimi ve barış odaklı şekilde ele alınması, kâğıtlarda kalmaması ve uygulamaya geçirilebilmesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin en başından itibaren akan kanın durmasını istediklerini söylediklerini aktardı.

Bunun için görüşülmesi gereken herkesle görüştüklerini ve bu temasların şu anda sürdüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BM Genel Kurulu’nda yapılan oylamalarda ülkeler, ezici çoğunlukla acil ve kalıcı ateşkese duyulan ihtiyacı ortaya koydular. Ülkelerin meydanlarında sadece barış isteyenler aylardır seslerini duyurmaya çalıştı” diye konuştu.

BMGK’nin de böylesi bir zemine gelmiş olmasını olumlu bulduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fakat BM’nin, bu süreçte çok büyük yara aldığını söyledi.

“GÜVENLİK KONSEYİ ÜYELERİ ATEŞKESİ SAĞLAMAK İÇİN İSRAİL’E GEREKLİ BASKIYI YAPMALIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başta ABD olmak üzere Güvenlik Konseyi üyeleri bu kararın arkasında durup, hemen ateşkesi sağlamak için İsrail’e gerekli baskıyı yapmalıdır. Bu süreç böyle devam etmeyecektir. Temennimiz, İsrail’in artık bu saldırılardan vazgeçmesi ve bölgeye kalıcı barışı getirecek bir zemine gelmesidir. Bizler bütün gelişmeleri yakından izliyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve İspanya arasında savunma sanayii alanındaki iş birliğine yönelik soruya şu cevabı verdi: “Savunma sanayinde bir dayanışmanın teklifidir bu. Bu dayanışmada birinci sırada malum TCG Anadolu’yla bir adım attık. Şimdiyse bunun bir yüksek veya bir üst segmentine geçelim istiyoruz. Bunun çalışmalarını da başlattık. Bir üst segment, mevcuttan daha büyüğünü birlikte yapalım istiyoruz. Şu anda Millî Savunma Bakanlığımız, savunma sanayimiz bu çalışmayı yürütüyor. Bunun yanında insansız hava araçlarında yine birlikte yapılabilecek bazı adımları atıyoruz. Bu çalışmalarda dünyada birçok ülke çok çok ileri adımlar attı ve Türkiye de bu konuda daha ileri adımları atmanın gayreti içinde. İnsansız denizaltılara varıncaya kadar bu adımları atacağız ve şu anda gerek Savunma Başkanlığımız, gerek Savunma Bakanlığımız bu çalışmayı hızla yürütüyor ve bizler de bunun takipçisiyiz. İspanya’yla da bu konuda iş birliğimiz olacak.”

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin soruyu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biliyorsunuz bir kitabım var, ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ bu bir, diğer bir kitabım da ‘Dünya Beşten Büyüktür’ Şu anda maalesef dünyanın kaderi beş ülkenin elinde. Bu beş ülkeden bir tanesi ‘hayır’ dediği zaman mesele bitiyor. Son olayda bu beş ülkeden bir tanesi devamlı ne yapıyor, İsrail’in yanında yer alıyor. İsrail’in yanında yer almak suretiyle de yani orada 40 bin kişi ölmüş, 100 bin kişi ölmüş, 200 bin kişi ölmüş, çocuklar ölmüş, kadınlar ölmüş, gazeteciler ölmüş bunların hiç umurunda değil. Öyleyse, diyelim ki bir Sanchez ne yapıyor? Bayrağı açıyor. Hemen arkasından bakıyorsunuz, iki Batı ülkesi daha buna katılıyor. Bunu bizim yaygınlaştırmamız lazım. Burada tabii yazılı ve görsel medyaya da çok iş düşüyor. Yani 150’ye yakın medya mensubu eğer İsrail tarafından öldürüldüyse, buna ‘devam’ mı edelim? Bunların karşısında durmayacak mıyız? Öyleyse bu adımı hep beraber atmamız gerekiyor. Şu anda yaptığımız da budur. İsrail acımasız bir şekilde bu katliamlarına devam ediyor. İsrail bu katliamlarına devam ederken özellikle de Amerika’nın duruşu bizleri ciddi manada üzmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, “Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın davalarına” ilişkin sorusuna da şu cevabı verdi: “Türkiye bir hukuk devletidir. Bu hukuk devletinin içerisinde biliyorsunuz kararları yargı verir. Bu verdiğiniz isimlerle ilgili olarak da hukuk devletindeki yargımız kararını vermiş ve bu kararlar çerçevesinde, bu örneğin bir tanesi bu isimlerden yani 100 kişiyi aşkın gencin ölümüne neden olmuş, aynı şekilde birçok terör estirmek suretiyle ülkemizin güneydoğu bölgesinde maalesef ölümlere neden olmuşlar. Şu anda sizlerin bu soruları sorması bizi düşündürüyor? Hele hele bir basın mensubunun kalkıp bu teröristleri böyle savunmuş olması bizi ciddi manada üzmektedir. Başını sallama, ben sallamıyorum. Bak ben dimdik çalışmama devam ediyorum. Her zaman için, bu Osman Kavala olur, Selahattin Demirtaş olur, kim olursa olsun, yasalar ne diyorsa, yasaların dediğini biz yerine getiririz. Hukuk neyi emrediyorsa, hukukun emrettiğini bizler yerine getiririz ve yapılan iş budur. Siz tabii Türkiye’de yaşamıyorsunuz herhalde. Biz Türkiye’de yaşıyoruz ve bu ciddi manada bölgedeki huzurun temini için attığımız adımlardır ve bundan sonra da böyle yürüyecektir.”

İSPANYA BAŞBAKANI SANCHEZ: “DİĞER AVRUPA ÜLKELERİNE DE FİLİSTİN’İ TANIMALARI ÇAĞRISINDA BULUNUYORUZ”

İspanya Başbakanı Sanchez, Filistin’de yaşananlarla ilgili bir soru üzerine, Filistin’in tanınmasının bölgede kalıcı barışın sağlanması için tek çözüm yolu olduğunu ifade ederek, Norveç ve İrlanda ile Filistin devletini tanıma kararı aldıklarını, sonrasında Slovenya’nın da kendilerine katıldığını hatırlatarak, “Diğer Avrupa ülkelerine de Filistin’i tanımaları çağrısında bulunuyoruz, tek çıkış yolu bu. Uluslararası camianın da bu konuda adım atması gerekiyor” dedi.

İspanya Başbakanı Sanchez, Türkiye ile Gazze konusunda aynı fikirlere sahip olduklarını ve iş birliğine devam edeceklerini kaydederek, “(Gazze’de) Kan dökülmesini durdurmak için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Sayın Erdoğan da aynı şeyi yapıyor, aynı yönde hareket ediyoruz” diye konuştu.

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile görüştü

Genç Gazeteciler -İspanya

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

İspanya’nın başkenti Madrid’de Hükûmet Başkanlığı (Moncloa) Binası’nda resmî törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İspanya Başbakanı Sanchez’in tören alanındaki yerlerini almasının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Genc-gazeteciler-Ispanya-11-1.jpg

İspanya Başbakanı Sanchez ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını denetledikten sonra tokalaşarak basın mensuplarına poz verdi. Ülkelerin heyetlerinin takdiminin ardından İspanya Başbakanı Sanchez ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ikili görüşmeye geçti.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Genc-gazeteciler-Ispanya-23.jpg

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Emine Erdoğan, İspanya Başbakanı’nın eşi Fernandez ile Madrid’deki Prado Müzesi’ni ziyaret etti

İspanya | Genç Gazeteciler

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in eşi Maria Begona Gomez Fernandez ile Madrid’deki Prado Müzesi’ni ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Türkiye-İspanya 8. Hükûmetlerarası Zirvesi’ne katılmak üzere İspanya’nın başkenti Madrid’e gerçekleştirdiği ziyarete eşlik eden Emine Erdoğan, Maria Begona Gomez Fernandez ile dünyanın önde gelen müzeleri arasında gösterilen Prado Müzesi’ni gezdi.

Krallık koleksiyonlarının bir araya getirilmesiyle oluşturulan ve dünyaca ünlü El Greco, Diego Velazquez, Francisco de Zurbaran, Goya gibi İspanyol ile Bosch ve Rubens gibi Hollandalı sanatçıların eserlerinin yer aldığı müzede Emine Erdoğan, Fernandez’den müzedeki eserlere ilişkin bilgi aldı.

Daha sonra lider eşleri, İspanya’nın 17. yüzyıl ressamları Velazquez tarafından yapılan “Nedimeler” ve Zurbaran’ın “Limonlar, Portakallar ve Bir Gül ile Natürmort” tabloları önünde fotoğraf çektirdi.

İspanya Başbakanı’nın eşi Fernandez, burada Emine Erdoğan’a Francisco de Zurbaran’ın 1650’de resmettiği “Kaplarla Natürmort” adlı tablosunda yer alan bir objenin benzerini hediye etti.

Lider eşleri ayrıca Prado Müzesi’ni gezmeye gelen öğrencilerle de ilgilenerek fotoğraf çektirdi.

Müze ziyaretinin ardından Emine Erdoğan, Fernandez ile öğle yemeğinde bir araya geldi.

“ÜLKENİN KİMLİĞİNİ YANSITAN MÜZEDEKİ HER ESER, İSPANYA’NIN GEÇMİŞİNDEN BİR KESİT SUNUYOR”

Emine Erdoğan, müze ziyaretine ilişkin sosyal medya hesabından da paylaşımda bulundu.

Türkiye-İspanya 8. Hükûmetlerarası Zirvesi vesilesiyle ziyaret ettiği Madrid’de, İspanya Başbakanı’nın eşi Fernandez ile bir araya geldiklerini belirten Emine Erdoğan, “Ülkenin en köklü müzelerinden Prado Müzesi’ni ziyaret ettik. 12. ile 19. yüzyılları arasına ait resim ve heykellerle birlikte İspanyol Kraliyet ailelerinin koleksiyonlarını inceledik. Ülkenin kimliğini yansıtan müzedeki her eser, İspanya’nın geçmişinden bir kesit sunuyor. Samimi misafirperverlikleri için Sayın Fernandez’e teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“İspanya ile ekonomik ve ticari ilişkilerimizi daha fazla geliştirmek arzusundayız”

Türkiye-İspanya İş Formu | Genç gazeteciler

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-İspanya İş Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Ekonomik ve ticari ilişkilerimizi kazan kazan anlayışı ile daha fazla geliştirmek arzusundayız. Ekonomi, ticaret ve yatırımlar, Sayın Sanchez ile birlikte başkanlık edeceğimiz Hükûmetlerarası Zirve Toplantımızın temel sütunları arasında yer alıyor” dedi.

Türkiye-İspanya 8. Hükûmetlerarası Zirvesi nedeniyle bulunduğu İspanya’nın başkenti Madrid’de temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile birlikte Türkiye-İspanya İş Forumu’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BBVA Genel Merkezi’nde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, toplantının ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin daha da ilerlemesine, yeni ortaklıkların tesisine vesile olmasını diledi.

İspanya Başbakanı Sanchez’e nazik misafirperverliği için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dost ve NATO müttefiki İspanya ile her alanda mükemmel ilişkilere sahip olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki köklü ve güçlü ilişkilerin, iş dünyasının attığı cesur ve vizyoner adımlardan beslendiğini belirtti.

“TİCARET HACMİMİZ 10 KAT ARTIŞLA 19,2 MİLYAR DOLARA ULAŞTI”

İki ülke ilişkilerinin 2021’den itibaren “kapsamlı ortaklık” olarak tanımlanmasında değerli iş insanlarının katkısının büyük olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son yıllarda gerek Kovid-19 salgını, gerekse yakın coğrafyamızda meydana gelen çatışmalar küresel ticaretin karşı karşıya kaldığı zorlukları artırdı. Mevcut meydan okumalar karşısında dayanışma ve iş birliğimiz hayati önemdedir. Çok çeşitli ilişkileri beraberinde getiren böylesi bir ortamda ekonomik ve ticari ilişkilerimizi kazan kazan ilkesiyle daha da geliştirmek arzusundayız.”

Ekonomi, ticaret ve yatırımların, İspanya Başbakanı Sanchez ile başkanlık edecekleri Türkiye-İspanya 8. Hükûmetlerarası Zirvesi’nin temel sütunları arasında yer alacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ticaret ve yatırım ilişkilerimizin barındırdığı muazzam potansiyel ve dinamizm bizlere daha ileri hedeflere gitme cesaretini veriyor. 2002 öncesinde 2 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimiz geçtiğimiz sene yaklaşık 10 kat artışla 19,2 milyar dolara ulaştı. Böylelikle 20 milyar dolar hedefimizi neredeyse yakalamış olduk. Bu hacmi hep birlikte el ele vererek sizlerin değerli katkılarıyla çok daha ileri taşıyacağımıza inanıyorum. İspanya’nın 740 firma ve yaklaşık 11 milyar dolarlık stokla Türkiye’de en çok yatırım yapan 6’ncı ülke olması da esasen bu yaklaşımın sonucudur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesinin cazibe merkezi olan Türkiye’nin, İspanya’dan çok daha fazla sayıda yatırımcıyı, özellikle ev sahipliği yapmak üzere ülkeye davet ettiğini dile getirdi.

Türk müteahhitlik firmalarının İspanya’da yaklaşık 1,1 milyar dolarlık altı proje üstlendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barselona’daki stadyum projesinin bu alandaki iş birliğinin en somut örneklerinden biri olduğunu ifade etti.

“FİNANS VE YATIRIM KURULUŞLARIMIZ ARASINDAKİ İLİŞKİLER SON DÖNEMLERDE GİTTİKÇE GÜÇLENİYOR”

İmza attıkları projelerle dünya çapında takdir gören Türk şirketlerinin imkân verilmesi hâlinde Türkiye’ye daha fazla katkıda bulunacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’dan birkaç saatlik uçuş mesafesiyle 1,3 milyar insana ve dünya ekonomisinin önemli bir bölümüne ulaşabiliyoruz. Ticaret ve yatırım iş birliklerimizi, cesur ve yenilikçi bir bakış açısıyla yeniden kurgulamamız, yeni fırsat pencerelerinin açılmasına vesile olacaktır. İş forumu çatısı altında, ulaştırma ve altyapıdan enerjiye, sanayiden, finansa, geniş bir yelpazede gerçekleştireceğiniz sektörel oturumların iyi bir zemin teşkil edeceğini düşünüyorum. Bankalarımız ile finans ve yatırım kuruluşlarımız arasındaki ilişkiler son dönemlerde gittikçe güçleniyor. Şirketlerimizin ortak çalışma ve projeleri için geniş finans imkânlarına sahip olmalarını sağlıyor, girişimciliği daha da teşvik ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kurucusu olduğumuz G20’de birlikte sergilediğimiz çabalar da bizlere ayrı bir teşvik unsuru olmaktadır. Tüm bunları yaparken farklı sektörlerdeki çalışmalarımızı teknoloji ve inovasyonun gücüyle harmanlayarak yeni ortaklıklara da fırsat tanımalıyız. Ancak bu şekilde geleneksel sektörlerin ötesine geçerek daha geniş bir perspektifle ülkelerimizi geleceğe taşıyabiliriz. Ticaret ve yatırımda rekabet algısından sıyrılarak yenilikçi ve stratejik ortaklıklar kurulması önümüzdeki yeni dönemin iş yapma kodları arasında yer almalıdır. Bu yaklaşım kalıcı ve güçlü iş birliklerinin tesis edilmesine büyük katkı sağlayacaktır. İşte bu anlayış dün gerçekleştirilen Dijital Teknoloji Platformu ile somuta dönüştürülerek güzel bir örneğe vesile oldu” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasetçiler olarak görevlerinin iş dünyasının önünü açmak, onlara yardımcı olmak, işlerini kolaylaştırmak olduğunu dile getirdi.

“GELECEK YIL MEDENİYETLER İTTİFAKI’NIN 20. YIL DÖNÜMÜNÜ İDRAK EDECEĞİZ”

Hükûmetler olarak iş dünyasının atacağı adımları destekleyeceklerini, onlar çalıştıkça, ürettikçe, ticaret, yatırım yaptıkça her daim onların yanında olacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün imzalanacak anlaşmalarla iş birliğimizin ahdî zeminini inşallah daha da güçlendireceğiz. Gelecek yıl Medeniyetler İttifakı’nın 20. yıl dönümünü idrak edeceğiz. Malum Medeniyetler İttifakını İspanya ve Türkiye olarak birlikte kurduk. Öyleyse bunu birlikte geliştireceğiz. Türkiye ve İspanya bu önemli ittifakın iki kurucu üyesidir. İttifakımız, kuruluşundan bu yana çok roller üstlenmiştir. Dünyanın savaşlar ve katliamlarla sarsıldığı günümüzde ittifaka olan ihtiyaç daha da artıyor.”

“FİLİSTİN TOPRAKLARINDA 250 GÜNDÜR YAŞANAN SOYKIRIM, VİCDAN SAHİBİ HERKESİN YÜREĞİNİ KANATIYOR”

“Gazze’de ve işgal edilmiş Filistin topraklarında 250 gündür yaşanan soykırım, vicdan sahibi herkesin yüreğini kanatıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Gazze’de 16 bini çocuk olmak üzere 37 binden fazla insan göz göre göre katledildi, 85 bin sivil yaralandı. Kiliseler, camiler, okullar, mülteci kampları bombalandı, basın mensupları öldürüldü. Gıda taşıyan insani yardım görevlileri vuruldu. Doktorlar, akademisyenler, masum siviller kurşunların hedefi oldu. Ateşkes çağrılarına dahi kan dökerek karşılık veren bir şımarıklıkla karşı karşıya bulunuyoruz. Vicdan sahibi hiçbir ülkenin böyle bir tabloyu kabullenmesi mümkün değildir.”

Bu konuda, İspanya Başbakanı Sanchez’in takındığı tavrı şahsı ve milleti adına tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İsrail yönetiminin tüm çağrılara rağmen sürdürdüğü bu pervasızlıkların tüm dünyada antisemitizmi körüklediğine de şahit oluyoruz. İspanya’nın İsrail mezalimi karşısında izlediği tutumu takdirle karşıladığımızı burada hassaten vurgulamak istiyorum. Sayın Sanchez, ilk günden bu yana gerçekten ilkeli, tutarlı ve dirayetli bir politika benimseyerek hem İspanya halkının hem Filistinli kardeşlerimizin hem de Türk milletinin gönlünde müstesna bir yer edinmiştir. Kıymetli dostumun şahsında, İspanya hükûmetine ve halkına bir kez daha teşekkür ediyorum.”

AVRUPA BİRLİĞİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu gayretlerinin AB’ye tam üyelik projelerinin hayata geçirilmesiyle taçlanacağını belirterek, şöyle devam etti: “Ne var ki AB’ye yönelik samimi adımlarımız salt kendi çıkarını düşünen, Türkiye’nin birliğe sağlayacağı katma değeri görme yeteneğinden yoksun birtakım üyelerin engellemeleri nedeniyle karşılık bulamıyor. Avrupa Parlamentosu seçimlerinin ortaya çıkardığı tablo ve Avrupa kıtasında endişeyle izlenen aşırı sağ siyaset bu anlayışı şüphesiz körükleyecektir. Gümrük Birliğinin güncellenmesi çalışmalarının henüz başlamaması, iş insanlarımıza yönelik katı vize uygulamaları ekonomik ve ticari alandaki müşterek potansiyelimizin tam kapasite kullanımını engelliyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez başta olmak üzere İspanya’nın, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecine verdiği samimi destek için müteşekkir olduğunu ve bunun artarak devam edeceğine inandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akdeniz’in iki yakasında yer alan ülkelerimizin dünyanın farklı bölgelerinde sahip olduğu geniş çaplı ilişkiler yeni ortaklıklara vesile olmalıdır. Orta Asya, Balkanlar, Afrika ve Güney Amerika gibi bölgeler müşterek çalışmalarınız için eşsiz imkânlar sunuyor. Bu fırsatları siz iş insanlarımızın en iyi şekilde değerlendirmesini bekliyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ekonomisinin geçen yıl yaşadığı deprem felaketine rağmen toparlanma sürecini başarıyla devam ettirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2023 yılını 255,4 milyar doları mal ihracatı, 101,7 milyar doları hizmet ihracatı olmak üzere 355 milyar dolar ihracatla kapattık. Geçen yıl yaşadığımız deprem felaketine ve ihracat pazarlarımızdaki zayıflamaya rağmen yüzde 4,5’luk bir büyüme kaydettik. Millî gelirimiz cari fiyatlarla ilk kez 1,1 trilyon doları aştı” dedi.

Türkiye ekonomisinin satın alma gücü paritesine göre 11. sırada yer aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın ilk çeyreğinde Türkiye’nin büyümesinin yüzde 5,7 olarak gerçekleştiğini anımsattı.

Daha iyi yerlere gelineceği temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-İspanya dayanışmasını, birliğini 8. Yüksek Düzeyli Strateji Konsey Toplantısı ile güçlendireceklerini söyleyerek, “Durmadan çalışacağız, çalışmaya devam edeceğiz. Özellikle savunma sanayini bu konuda çok ama çok önemsiyorum. Uçak gemisini birlikte yaptığımız gibi bunun yanında diğer birçok insansız hava araçlarında yine aynı şekilde SİHA’larda, aynı şekilde Akıncı da bütün bunları yaygınlaştırmak suretiyle dayanışmamız yine insansız denizaltılarla çok daha farklı bir konuma gelecektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş formunun yeni girişimlere ve güçlü ortaklıklara vesile olmasını diledi.

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Kralı VI. Felipe ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İspanya Kralı VI. Felipe ile Zarzuela Kraliyet Sarayı’nda

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Türkiye-İspanya 8. Hükûmetler Arası Zirvesi nedeniyle İspanya’nın başkenti Madrid’de bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İspanya Kralı VI. Felipe ile Zarzuela Kraliyet Sarayı’nda bir araya geldi.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Genc-Gazeteciler-Ispanya-3-1.jpg

DAHA FAZLA HABER
REKLAMLAR

HABER BURADA

Bürokrat2 saat önce

“Türkiye ve İspanya olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısı

Bürokrat7 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile görüştü

Genç Gazeteciler -İspanya

Bürokrat7 saat önce

Emine Erdoğan, İspanya Başbakanı’nın eşi Fernandez ile Madrid’deki Prado Müzesi’ni ziyaret etti

İspanya | Genç Gazeteciler

Bürokrat21 saat önce

“İspanya ile ekonomik ve ticari ilişkilerimizi daha fazla geliştirmek arzusundayız”

Türkiye-İspanya İş Formu | Genç gazeteciler

Bürokrat1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Kralı VI. Felipe ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İspanya Kralı VI. Felipe ile Zarzuela Kraliyet Sarayı’nda

Bürokrat1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan İspanya’da

Cumhurbaşkanı Erdoğan İspanya | Genç Gazeteciler

Bürokrat3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel ile görüştü

Genç Gazeteciler

Bürokrat4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile görüştü

“Türkiye’ye Hoş Geldiniz”

Bürokrat5 gün önce

Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’e Devlet Nişanı tevcih edildi

“Türkiye’ye Hoş Geldiniz”

Bürokrat6 gün önce

“Özbekistan’daki Türk yatırımlarının her geçen gün artmasından memnuniyet duyuyoruz”

BU ZİYARET İŞ BİRLİĞİMİZİ DAHA DA GÜÇLENDİRECEK”

REKLAMLAR
Mayıs 2024
P S Ç P C C P
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  
REKLAMLAR

GENÇ BÜROKRAT

seers cmp badge