Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) 34’üncü yılı kapsamında düzenlediği Türkiye’nin Gücü Ödülleri, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı, iş dünyasının önemli temsilcileri, akademisyenler, sanatçılar ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşti.
MÜSİAD Türkiye’nin Gücü Ödülleri Töreni, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bakanlar ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. 9 kategoride ödüllerin yanı sıra Jüri Özel Ödülü’nün de sahibini bulduğu törende, iş dünyası, akademi ve bürokrasinin birçok ismi katılım gösterdi. MÜSİAD’ın 34’üncü yılının da kutlandığı Türkiye’nin Gücü Ödülleri Töreni’nde, Filistin’i temsilen karpuz dilimli yaka rozeti ve çeşitli etkinlikler düzenlendi.
Törenin açılış konuşmalarını, Türkiye’nin Gücü Ödülleri İcra Kurulu Başkanı Tahir Tuluk, MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz yaptı. Bakan Şimşek ve Bakan Kacır’ın da ödül verilirken konuşma yaptığı törende Türkiye’nin Gücü Ödülleri İcra Kurulu Başkanı Tahir Tuluk, MÜSİAD’ın 34’üncü yılına vurgu yaparak, “Türkiye’nin üretici gücünü temsil eden 34 yıllık koca bir çınar olarak, iş dünyasının her alanından temsilcileri, akademisyenleri, siyasetçileri, sanatçıları ve basın mensuplarını buluşturarak Türkiye’nin Gücü Ödül Töreni çatısı altında daha kapsamlı bir platform oluşturduk” diye konuştu.
34 yıldır iş dünyasının motivasyonu
Türkiye’nin Gücü Ödülleri İcra Kurulu Başkanı Tahir Tuluk açılış töreninde yaptığı konuşmasında, MÜSİAD’ın faaliyet ve projelerle 34 yıldır iş dünyasına motivasyon sağladığını dile getirdi.
Konuşmasında Tuluk:
“MÜSİAD olarak, 34 yıldır sürdürdüğümüz ve iş dünyasındaki herkese büyük motivasyon sağladığımız projelerimizle inşallah yolumuza devam edecek ve bu kutlu yürüyüşü sürdüreceğiz. Bu gece ise Türkiye’nin Gücü Ödülleri’nin çeşitli kategorilerinde, başarılı ve örnek alınacak isimlerin ödüllendirileceği bir törene şahitlik edeceğiz. 9 farklı kategoride verilecek olan ödüllerde her kategorideki kazananlar, sadece kendi alanlarında değil, tüm Türkiye için birer ilham kaynağı olacaklar. Bu gece ayrıca, MÜSİAD’ın manevi gücünü ve vizyonunu yansıtan özel bir Jüri Özel Ödülü de sahibini bulacak.” dedi.
Birlik ve Beraberlik Vurgusu
MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı yaptığı konuşmasında, Filistin’in haklı duruşu, OVP ve MÜSİAD’ın faaliyetlerinden bahsetti. MÜSİAD Genel Başkanı Asmalı, törendeki konuşmasında, 35 yıla yaklaşan mazisiyle geçmişinde çok önemli çalışmalara, büyük organizasyon ve faaliyetlere imza atan MÜSİAD’ın Türkiye’nin en önemli sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu da dile getirdi.
MÜSİAD’ın faaliyetleri ve projeleri hakkında bilgi veren MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı, üretimi, genç girişimi, kadın girişimini, değerleri, akademik bilgiyi, sürdürülebilirlik ve dönüşümü, erdemli girişimciliği, kısacası Türkiye için katma değer üreten yatırım ve araştırma faaliyetlerini ödüllendirerek motivasyon sağlama hedefinde olduklarını söyledi. Aynı zamanda Asmalı, konuşmasında Filistin’de yaşananlara değinerek, İsrail’in tüm hukuku ve insan haklarını hiçe saydığını söyledi. Konuşmasının devamında Asmalı:
“İsrail’in Gazze’de 7 Ekim’den bu yana işlediği soykırım ve katliam ise tüm kırmızı çizgileri aşarak insanlık vicdanını derinden yaralamıştır. İsrail, ABD ve bazı Avrupa ülkelerini arkasına alarak, masum sivilleri, çocukları, kadınları, gazetecileri, insani yardım çalışanlarını 7 ayı aşkındır katlediyor. Katil İsrail’in gerçekleştirdiği bu barbarca soykırımı, buradan bir kez daha şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Artık bir hakikatin altını çizmek gerekiyor; adalet ve barış üretemeyen mevcut uluslararası sistem iflas etmiştir. Bundan önce Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile ‘Dünya 5’ten büyüktür.’ Diyorduk. Artık Filistin’deki bu hadiselerden sonra artık hep birlikte ‘Dünya 1’den büyüktür.’ demeliyiz. Açıkça görülüyor ki bir ülke ve ona hükmeden irade, tüm dünyayı ve tüm insanlığı kaosa sürüklüyor. Bu zihniyet, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 25 Mart’ta aldığı acil ateşkes kararını hiçe sayıyor, ‘Yok hükmündedir.’ diyor. Bundan sonra bu zihniyete karşı atılacak en önemli adım ekonomik ambargo olmalıdır. İsrail ile ticaret ekonomik bir kayıp değil, insani bir kazanımdır.” diye konuştu.
Aynı zamanda Asmalı, MÜSİAD Üyeleriyle birlikte Filistin’e 150 bin gıda kolisi gönderdiklerini de ifade etti.
Törendeki konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Genel Başkan Asmalı, “MÜSİAD olarak yıllardır tüm çabamız birlik, bütün niyetimiz beraberlik, tek sevdamız ise ülkemizin dirliğidir. İnşallah bu yolda yürürken bizler, daima el ele verip Türkiye’nin gücüne güç katma hevesiyle, bıkmadan usanmadan çalışacağız. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz ki, birlikte olursak daha güçlü oluruz, Bir ve Beraber olursak zulme karşı daha gür sesimiz çıkar, ekonomik olarak daha söz sahibi hâle geliriz.” dedi.
“Tüm rakamlar OVP ile uyumlu gidiyor”
Uzunca bir istişare mekanizmasının sonunda 2023 yılının Eylül ayında açıklanan Orta Vadeli Program’la (OVP) Türkiye’nin güçlü bir ekonomi programına kavuştuğunu aktaran Asmalı, OVP ile iş dünyasındaki belirsizlik ve plansızlığında kaybolduğunun altını çizdi.
Asmalı konuşmasında şunları kaydetti:
“Benzer şekilde 2024 yılı ilk 4 aylık verileri bu planla uyumlu gitmektedir. Dolayısı ile sağlıklı bir şekilde çalışan bu programa hep birlikte sabır ve kararlılıkla destek olmalıyız. Buna karşın enflasyon oranları, genel olarak OVP ile uyumlu olmasına rağmen, gıda ve hizmetler gibi alanlarda hala çok yüksek seyrediyor. Önümüzdeki yaz başından itibaren enflasyonun kalıcı olarak düşmeye başlamasını bizler de sabırsızlıkla bekliyoruz. Tam da bu noktada bir atasözümüzü hatırlatmak isterim; ‘Göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlarmış.’ Yüksek faiz ve buna bağlı parasal sıkılaşma sonucu piyasalarda yaşanan daralma ve yavaşlamada, hepimizin beklentisi kimsenin gözü patlamadan önümüzdeki kritik ayları geçirebilmek. Bu anlamda belli dozlarda piyasayı rahatlatıcı adımların atılması çok önemli.”
Türkiye, gelişerek yoluna devam ediyor
Türkiye’nin Gücü Ödülleri Töreni’nde konuşan Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz, MÜSİAD ailesine, Türkiye’nin yerelde ve uluslararası alanda güçlenmesine katkıda bulunan iş insanları ve genç girişimcileri onurlandıran böyle bir programa öncülük ettiklerinden dolayı teşekkür etti. MÜSİAD’ın, kurulduğu günden beri Türk ekonomisi ve demokrasisine damgasını vuran bir kuruluş olduğunu belirten Yılmaz, ”Ülkemizde her türlü vesayet odaklarının tasfiyesinde ve sivil yönetimler ile milli iradenin hâkim hâle gelmesinde MÜSİAD hep doğru yerde durdu. 34 yıllık tarihi boyunca MÜSİAD mensupları, ülkemizin kalkınması için olağanüstü gayret ve özveriyle çalışmışlar ve her zaman milletimizin yanında olmuşlardır.” dedi. MÜSİAD mensuplarının, 6 Şubat depremlerinde gösterdikleri seferberlik ruhuyla bir kez daha örnek bir duruş sergilediklerini vurgulayarak, “Sadece ülkemizle sınırlı kalmayan MÜSİAD, 7 Ekim’den beri İsrail yönetiminin insanlık suçları ile zulmettiği mazlum Gazze halkına da uzanan yardım eliyle insani değerlere bağlılığını ortaya koymuştur. MÜSİAD’ın asil duruşu ve yardımseverliği her zaman gurur kaynağımız olacaktır.” diye konuştu.
Törende konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ekonominin uluslararası alanda çok olumlu bir dönemden geçmediğini belirterek, buna rağmen Türkiye’nin büyüme rakamlarını artırarak yoluna devam ettiğini dile getirdi.
Yılmaz, “Dünyadaki talep daralmasına, ekonomik aktivitedeki yavaşlamaya rağmen Türkiye geçen yılı yüzde 4,5 büyümeyle kapattı. Dünyanın yüzde 3 civarında büyüdüğü bir yıldan bahsediyoruz. Böylece Türkiye tüm bu olumsuz şartlara rağmen dünyanın üstünde bir ekonomik performans gösterdi.” diye konuştu.
Önceliğimiz enflasyon
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, büyüme, istihdam, bütçe dengeleri, ihracat ve turizmin iyi performans sergilediğini, esas sorunun ise enflasyon olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Şu anda vatandaşımızın da bizim de en temel sorunumuz, önceliğimiz artık enflasyon. Orta Vadeli Programı da yaparken bunu temel sorun olarak tarif ettik. Orta vadeli bir perspektifle, çok yönlü politikalarla, araçlarla bir yandan para, maliye politikasıyla, diğer yandan yapısal reformlarla bu sorunu çözme irademizi ortaya koyduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın son derece güçlü iradesiyle Orta Vadeli Programımızı paylaştık. Programı da katılımcı bir şekilde hazırladık. İş dünyasıyla görüştük. Çalışan kesimlerle, sivil toplumla, sendikalarla, akademik dünyayla, bütün kesimlerle istişareler yaptık. Daha sonra da toplumla paylaştık. Böylece siyasi belirsizlikleri ortadan kaldırdığımız gibi, geçen yıl yapılan genel seçimlerde politika belirsizliklerini de ortadan kaldırmış olduk. Belirsizliklerin azalması insan psikolojisinde de ekonomide de önemli. Belirsizlikleri ne kadar azaltır, öngörüleri ne kadar arttırırsanız, ekonomik performansı da o ölçüde yükseltirsiniz. Dolayısıyla bu programımızda bunu sağlamış olduk. Enflasyonu düşürmediğiniz sürece ücret artışlarında ne yaparsanız yapın bir süre sonra enflasyon bunu eritiyor. Diğer taraftan enflasyon adaletsiz bir yapı ortaya koyuyor. Düşük, dar ve sabit gelirlileri daha olumsuz etkileyen bir süreçtir. Dolayısıyla ekonomik öngörülebilirlik bakımından da sosyal adalet bakımından da enflasyonu düşürmek bizim için çok çok önemli, buna da odaklanmış durumdayız.” dedi.
Toplam 10 kategoride ödüller sahiplerini buldu
MÜSİAD’ın 34’üncü yılı kapsamında düzenlenen etkinliklerin çatı platformunu oluşturan Türkiye’nin Gücü Ödülleri, 9’u ana kategoriler 1’i ise Jüri Özel Ödülü olmak üzere 10 kategoride ödüller verdi. Turkcell’in ana sponsorluğunda gerçekleşen etkinlikte
Prof. Dr. Burcu Özsoy – Akademinin Gücü
İbrahim Ceylan – Değerlerin Gücü
Musa Akgül – Dönüşümün Gücü
Özgür Bayraktar (Turan APP) – Genç Girişimcinin Gücü
Nezihe Filiz Toker – Kadının Gücü
Türk Hava Yolları – Markanın Gücü
Yayla Agro – Sürdürülebilirliğin Gücü
GZT – İletişimin Gücü
Yıldız Holding – Üretimin Gücü
Prof. Dr. Sadettin Ökten – Jüri Özel Ödülü’nü kazandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Zelanda Başbakanı Christopher Luxon ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde akşam yemeğinde bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen TRT 47. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına salondakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışından gelen misafir çocuklara Türkiye’de bulunmaları ve sevinçlere ortak oldukları için teşekkür etti.
Program öncesi İstanbul’da ve Marmara Bölgesi’nde depremlerin meydana geldiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kısa bir süre önce İstanbul’da ve Marmara Bölgemizde 6,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. İstanbullu kardeşlerim başta olmak üzere depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza buradan geçmiş olsun dileklerimizi gönderiyoruz. AFAD ve Sağlık Bakanlığımız başta olmak üzere devletimizin tüm birimleri şu an teyakkuz halinde. Arama-tarama çalışmalarımız hassasiyetle devam ediyor. Biz de süreci çok yakından takip ediyoruz. Buraya gelmeden önce bakan arkadaşlarımızın yanı sıra AFAD Başkanımız ve İstanbul Valimizden en güncel bilgileri aldım. Elhamdülillah, şimdilik sıkıntılı bir durum görünmüyor. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü musibetten, afetten, kazadan, beladan, muhafaza eylesin diyorum.”
Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanındaki tüm çocukların 23 Nisan Millî Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu bayramı sizlere armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm devlet büyüklerimizi, şehit ve gazilerimizi şükranla yâd ediyorum” ifadesini kullandı.
TRT’nin bir yandan sorumlu yayın ve habercilik anlayışıyla başarılarına her gün yenisini eklerken, diğer yandan böylesine güzel ve anlamlı etkinliklerle kalpleri buluşturmaya devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1979’dan bu yana her sene düzenlenen uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği, TRT’mizin yüz akı işlerinden bir diğerini teşkil ediyor” dedi.
“KARDEŞLİĞİ NE KADAR YÜCELTİRSENİZ, DÜNYAMIZ O DERECE YAŞANILIR HÂLE GELECEKTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar 120 farklı ülkeden 130 binden fazla çocuğun Türkiye’deki bu etkinliklerde misafir edildiğini anımsatarak, şunları kaydetti:
“Şenliklerin 47’ncisini ‘Hayat çocuklar gülünce güzel’ temasıyla gerçekleştiriyoruz. 30 ülkeden 600 gül yüzlü evladımızı külliyemizde ağırlayarak onların coşkusuna, mutluluğuna, enerjisine biz de ortak oluyoruz. Bugün burada yaşadığınız sevincin hiç azalmamasını, hayatınız boyunca yüzünüzden tebessümlerin asla eksik olmamasını temenni ediyorum. İnançlarımız, dillerimiz ve kültürlerimiz farklı olsa da hepimiz büyük insanlık ailesinin fertleriyiz. Hepimiz Hazreti Adem ile Hazreti Havva’nın çocuklarıyız. Siz çocuklar, kardeşliği ne kadar yüceltirseniz, unutmayınız dünyamız o derece yaşanılır hâle gelecektir.
Kalplerinizdeki sevgiyle, yüreklerinizdeki umutla, birbirinize duyduğunuz o tertemiz güvenle barışı ve huzuru sizler tesis edeceksiniz. Kötülere ve kötülüklere rağmen bu dünyayı sizler güzelleştireceksiniz. Kısacası bizim uğruna bedeller ödeyerek çetin mücadeleler neticesinde belli bir aşamaya getirdiğimiz hayallerin geri kalanını gerçeğe sizler dönüştüreceksiniz. Sizlere güveniyoruz, sizlere inanıyoruz. Hayat yolculuğunuzda hepinize şimdiden başarılar diliyor, her birinizi o ışık saçan gözlerinizden öpüyorum.”
Organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen TRT ailesine de teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocuklardan aileleri ve arkadaşlarına Türkiye’den kucak dolusu selam götürmelerini istedi.
23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ nin açıldığı ve Türk Milletinin egemenliğini ilan ettiği tarihtir.
Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz’ Mustafa Kemal Atatürk.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1924’te 23 Nisan gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929 tarihinde Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiş ve bu tarihten itibaren 23 Nisan yurt sathında Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır. Çocuklara armağan edilen tek evrensel bayram olma özelliği taşıyan 23 Nisan, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin onlara güveninin göstergesidir. Atatürk, dünya tarihinde çocuklara bayram armağan eden tek liderdir.
UNESCO’nun 1979 yılını “Dünya Çocuk Yılı” olarak ilan etmesiyle, bu bayram dünya çocuklarıyla bir arada, büyük bir coşku ve heyecanla kutlanmaktadır. Dünya barışı adına, geleceğin büyükleri ve yöneticileri olan çocukların bu gün vesilesiyle bir araya gelmeleri, çocukça bir masumiyetle birbirleriyle kucaklaşmaları bizim için gurur kaynağı olmuştur.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, gelecek nesillere verdiği önemi şu sözleriyle ifade etmektedir; “Küçük hanımlar, Küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.” Sözleriyle çocuklarımızın geleceğin umudu ve mimarı olduklarını belirtmiştir.
“Çocuklar bu ülkenin temeli, yarının umududur. Onlara göstereceğimiz sevgi, geleceğe yapılmış en değerli yatırımdır.” 23 Nisan bayramınız kutlu olsun!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRKSAT 6A Hizmete Alma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla 84 yerli ekipman kullanarak geliştirdiğimiz TÜRKSAT 6A ile birlikte Türkiye kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri konumuna yükseldi” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜRKSAT Gölbaşı Yerleşkesi’nde düzenlenen TÜRKSAT 6A Hizmete Alma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRKSAT 6A’nın, 9 Temmuz 2024’te uzaya fırlatıldığını, ilk test yayınının ise 17 Şubat’ta yapıldığını belirtti.
Tüm süreçlerin sorunsuz ve sıkıntısız bir şekilde tamamlandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRKSAT 6A’nın ülke ve millet için hayırlı olmasını diledi.
Tasarımından üretimine, nakliyesinden uzaya fırlatılmasına, yörüngeye oturtulmasından test aşamasına kadar projenin başarıyla ilerletilmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeye destek olan ve uzay sanayisine gönül vermiş tüm personeli tebrik etti.
En az 15 yıl hizmet verecek TÜRKSAT 6A ile birlikte TÜRKSAT’ın işlettiği haberleşme uydularının sayısının altıya, uzaydaki uyduların toplam mevcudunun da 10’a yükseldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yer sabit özelliği taşıyan yeni haberleşme uydusunun televizyon yayıncılığı başta olmak üzere acil durum haberleşmesi hizmetlerini de geniş bir kapsama alanında sunacağını söyledi.
Kesintisiz televizyon yayıncılığı açısından kritik önem taşıyan TÜRKSAT 6A ile televizyon yayını yapılan uyduların artık yedeklenebileceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzay iletişim ve haberleşme sektörleri için atılmış çok büyük bir adım olan TÜRKSAT 6A uydusunun ülke ve millet için hayır getirmesini temenni etti.
Özellikle haberleşme uyduları gibi teknolojilerin dışa bağımlı olmadan üretilmesinin millî güvenlik açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla 84 yerli ekipman kullanarak geliştirdiğimiz TÜRKSAT 6A ile birlikte Türkiye kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri konumuna yükseldi. Yeni haberleşme uydumuz, yerli ve millî teknoloji üretme hedefimiz doğrultusunda 20 yıla yayılan titiz, yoğun ve meşakkatli bir çalışmanın ürünüdür.” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu noktaya gelmenin kolay olmadığını belirterek, hayata geçirilen teknoloji transfer programıyla 3A, 4A ve 4B uydularının üretiminde TÜRKSAT mühendislerinin de yer almasını sağladıklarını anımsattı.
Devamında 5A ve 5B uydularının yapımında 12 mühendisi tasarım, üretim ve test başlıkları süreçlerine doğrudan dâhil ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllara sâri bu çalışmalar ve tecrübelerle uzay teknolojileri alanında pek çok kritik eşiğin aşıldığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece en yüksek yerlilik oranına sahip TÜRKSAT 6A uydusunu üretme imkân, yetenek ve tecrübesine sahip olunduğunun altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapamayız’ diyenlere inat, ‘Biz yaparız, hatta daha iyisini yaparız’ dedik. Karamsarlık aşılayanlara, kendi ülkesinden, kendi milletinden umudunu kesenlere asla kulak asmadık. Yani yılmadan, yorulmadan, inanç, sabır ve azimle çalışarak bugünlere kadar hamdolsun alnımızın akıyla geldik. Bugünkü başarı, lafa her başladıklarında ‘Bizden bir şey olmaz’ diyerek gençlere umutsuzluk aşılayan eşik zihniyete indirilmiş ağır bir darbedir” diye konuştu.
Mühendislere ve Türkiye’nin uzaydaki varlığına güç katanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 yıldır olduğu gibi önce hayalleri hedeflere sonra da hedefleri gerçeklere dönüştürmeye devam edeceklerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli ve millî haberleşme uydusu ile TÜRKSAT’ın hizmet verdiği alanın, Hindistan, Tayland, Malezya ve Endonezya’yı da kapsayacak şekilde daha da genişleyeceğini belirterek, “Uydularımızın dünya genelinde ulaştığı nüfus 3,5 milyardan 5 milyara yükselecek” ifadelerini kullandı.
Teknoloji transferi ve tecrübe kazanımı sayesinde Türkiye’nin artık uydu ve bileşenlerinin tasarım ve üretiminde önemli bir pazar payına sahip olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, devrim niteliğindeki bu projeyle, yerli ve millî bir haberleşme uydusu platformuna sahip olunduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana paydaşların yanı sıra alt yüklenicilerle birlikte uydu üretim ekosistemi kurarak, birçok kurum ve kuruluşun uzay sanayisine katkı vermesini sağladıklarını kaydederek, şöyle konuştu: “Tüm aşamalarda aktif roller üstlenen onlarca mühendis ve personelimizle birlikte uydu ve uzay teknolojileri için insan kaynağı yetiştirmiş olduk. Proje paydaşlarının geliştirdiği ekipmanlarla uluslararası ölçekte rekabet edebilme düzeyine eriştik. İhracat kapasitemizi daha da güçlendirdik. SpaceX ile ortak çalışmalar yürütme yanında fırlatma süreci de TÜRKSAT tarafından yönetildi. Dünya nüfusunun yüzde 60’ından fazlasını yani 5 milyarlık bir nüfusu ihtiva eden kapsama alanıyla uzay çalışmaları ve uydu yayıncılığında parmakla gösterilen ülkeler arasına girdik.”
Elde edilen bu kazanım ve etkinliklerle millî uydu markası oluşturma ve millî uzay şirketi kurulması noktasında önemli bir fırsatın yakalandığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelecekteki ay ve derin uzay görevleri, haberleşme uyduları ve takım uydu projelerinin hayata geçirilmesinde de yine bu birikimden istifade edeceğiz” dedi.
Çıtayı sürekli yukarıya çıkartarak hedeflere ulaşacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyadaki gelişmelere baktığımızda şu gerçeği hepimiz görmekteyiz, Türkiye’nin önünde tarihi bir fırsat penceresi açılmaktadır. Küresel sistemde hak ettiğimiz yere gelmeye çok yakınız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiç kimsenin bu fırsatı heba etmesine izin veremeyeceklerini vurgulayarak, daha önce dünyada benzer değişimler olurken, Türkiye’nin kendi iç çekişmeleriyle meşgul olduğunu anımsattı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bilimsel ve teknolojik ilerlemeler yaşanırken biz millet olarak enerjimizi gereksiz, faydasız, boş tartışmalarla harcadık. Türkiye’nin dışarıyla ilgilenmemesi için her şey yapıldı, her şey denendi. Mezhep, köken, görüş farklılıkları üzerinden bizi iç meselelerimizle meşgul ederek, Türkiye’yi küresel rekabette minder dışına itmeyi başardılar. Bizimle aynı ligde olan ülkeler, teknolojide birbirleriyle kıran kırana bir yarış içindeyken, hatırlayın bu ülkenin gündemi, başörtüsüydü, sakaldı, sarıktı, çarşaftı, irtica idi, yeşil sermayeydi. Kendilerine bir iç düşman ürettiler ve Türkiye’yi o iç düşmanla oyaladılar. Peki, sonuçta ne oldu? Türkiye kaybetti, millet kaybetti. Eller koşar adım ilerlerken, biz yıllarca yerimizde saydık. Rakiplerimizle aramızdaki mesafenin açılmasına engel olamadık. Ekonomide, demokraside, dış politikada, toplumsal barış ve huzurda çok ağır faturalar ödemek zorunda kaldık.”
“TÜRKİYE’NİN İSMİ, BÖLGESİNİN BİR KUTUP BAŞI OLARAK HER PLATFORMDA DAHA FAZLA ZİKREDİLİYOR”
Bugün de dünyanın büyük bir dönüşümün arifesinde olduğunu, gümrük tarifeleri restleşmeleri ile küresel ticaretin kurallarının kökten değiştiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut krizlerin çözülemediği gibi her gün yeni bir gerilime uyanıldığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası sistemin, Gazze’deki soykırımla birlikte itibarını iyice kaybettiğine işaret ederek, şunları kaydetti: “Batı dünyası ve kurumları eski etkinliğini tamamen yitirmiş durumda. Yapay zekâ teknolojilerinin nereye varacağını kimse kestiremiyor. Yani eski sistem hızla yıkılırken, yerine ne konacağını tam olarak kimse kestiremiyor. Türkiye’nin ismi, bölgesinin bir kutup başı olarak her platformda daha fazla zikrediliyor. Ama böylesi kritik bir dönemde bakıyorsunuz, ana muhalefet partisi eliyle Türkiye tekrar tartışmaların, eski kavgaların içine çekilmek isteniyor. Ülkemize geçmişte bedel ödetmiş bayat senaryolar yine bu çevrelerin figüranlığında tekrar tedavüle konulmaya çalışılıyor. Sokaklarımızın terörize edilmesinden, Türkiye’nin Batıya ve batılı medya kuruluşlarına pervasızca şikâyet edilmesine, üniversite ve lise gençliğinin kışkırtılmasından, boykot çağrılarıyla ülke ekonomisine zarar verilmesine kadar tüm tuşlara aynı anda basılıyor.
Son olarak gerilim ve istismar siyasetlerine Gazze soykırımını alet ettiler. 50 bin masum katledilirken, ‘bize ne Filistin’den’ diyerek tam 18 aydır sustukları, topraklarını savunan Filistinli direnişçilere ‘terörist’ iftirası attıkları bir insani trajediden siyasi rant sağlamaya çalıştılar. Şunu açık ve net söylemek isterim, oyuncular değişmiş olsa da oynanan oyunun aynı olduğunu biz biliyoruz. Milletimiz de ne yapılmaya çalışıldığının gayet farkında. Dolayısıyla ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, arzu ettikleri kaos ve kargaşa ortamını bir türlü oluşturamıyorlar. Hükûmet olarak biz de hizmet ve eser siyasetimizden kopmayarak onların tuzağına düşmüyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Türkiye’nin en stratejik projelerinden biri olan Silvan Sulama Tüneli’nin kazılarına başlayarak neticeyi aldıklarını anımsattı.
“TARİHÎ BİR BAŞARI HİKÂYESİNE ŞAHİTLİK EDİYORUZ”
Yine geçen hafta İstanbul Havalimanı’nda eş zamanlı üçlü bağımsız pist dönemini başlattıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, Amerika’dan sonra bu uygulamayı hayata geçiren ikinci ülke olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin “oraya uçak inmez” dediği havalimanına artık aynı anda üç uçağın inip kalktığına dikkati çekerek, “Bugün de hamdolsun TÜRKSAT 6A’yı devreye alıyoruz. Bundan 31 yıl önce TÜRKSAT 1B uydusu ile başlayan uzay maceramızı çok daha yüksek bir düzeye eriştirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. İnançla, azimle, emekle her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihî bir başarı hikâyesine hep birlikte şahitlik ediyoruz.”
Projede yer alan kurumlarla, mühendislerle, çalışanlarla ne kadar iftihar edilse az olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bütün bunlar, inşa edilmekte olan Türkiye Yüzyılı’nın müjdeleridir. Allah’ın izniyle çok daha iyi yerlerde olacağız. Gençlerimize güçlü, müreffeh ve itibarlı bir Türkiye teslim edeceğiz. Milletimizin desteğiyle çıktığımız bu yolda Rabbim hepimize yardımcı olsun. Bizi daha nice başarılara ulaştırsın diyorum. Bu vesileyle 15 Temmuz hain darbe girişiminde FETÖ’cü teröristler tarafından burada şehit edilen Ahmet Özsoy ve Ali Karslı kardeşlerime Rabbimden rahmet niyaz ediyorum. İlk yerli ve millî haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’nın bir kez daha ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Projede emeği, katkısı, alın teri ve fikir teri olan tüm kardeşlerimi kutluyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.