Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Verdiğimiz mücadele, milletimizi her alanda geri bırakarak, temsilcisi olduğumuz medeniyeti ortadan kaldırmak isteyenlere karşı yeniden bir yükseliş, yeniden bir şahlanış iradesi mücadelesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen, AK Parti İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Dava ve yol arkadaşlarını, partinin mensuplarını, kadınları ve gençleri selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hediye verilecek mahalle ve sandık başkanları nezdinde, kuruluşundan bugüne AK Parti saflarında görev alan, emek veren, mücadele edenlere şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Partinin kuruluşundan itibaren her kademede, her seçimde, iyi ve kötü her günlerinde birlikte olduklarından ebediyete irtihal edenlere Allah’tan rahmet dileyerek, İstanbul’un tarihte ve kendi davalarında da ayrı bir yere, ayrı bir hikâyeye, ayrı bir öneme sahip olduğunu dile getirdi.

“İSTANBUL’U SEVMEK DEMEK, HER RENGİYLE, HER İNANCIYLA, HER KÜLTÜRÜYLE TÜM İNSANLIĞI SEVMEK DEMEKTİR”

Her fırsatta hatırlattığı gibi İstanbul’un sade bir semtini sevmenin bile bir ömre değer olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul adını göklere yazarsanız düşlerinizden mehtabının kaybolacağından korktuğunuz bir şehir. İstanbul zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilimiz, vatanımız olan bir şehir. İstanbul güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar bir şehirdir. İstanbul insana seversen olayım yarin dedirten bir şehirdir. Biz İstanbul’u işte böyle bir şevkle böyle bir aşkla seviyoruz. Esasen İstanbul’u sevmek demek 81 vilayetin tamamıyla Türkiye’yi sevmek demektir. İstanbul’u sevmek demek gözü ve gönlü burayla rabıtalı Balkanlarından Kuzey Afrika’sına kadar koskoca bir coğrafyayı sevmek demektir. İstanbul’u sevmek demek, her rengiyle her inancıyla her kültürüyle her meşrebiyle tüm insanlığı sevmek demektir. Bu kadar sevilen bir şehre hizmet etmek de o derece meşakkatli ama aynı zamanda o derece şerefli bir iştir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu şehre hizmet etmenin aynı zamanda İstanbul’un manevi muhafızları olan Eyüp Sultan Hazretleri’ne, Yuşa Hazretleri’ne, Hüdayi Hazretleri’ne ve daha nice gönül sultanına hizmet etmek anlamına geldiğini vurguladı.

Bu şehre hizmet etmenin Fatih Sultan Mehmet Han’dan başlayarak üç kıta yedi iklimi aynı kutlu çınarın altında toplayan ecdada, 84 milyonun tamamının kalbine girmek, daha önemlisi gönül coğrafyasının her köşesine ulaşacak bir sevgi haresi oluşturmak demek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizi bu şehre hizmet etme şerefine nail eyleyen Rabbimize ne kadar hamdetsek azdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere seslenerek, “Bizim gecemizi gündüzümüze katarak çalışmamızın gerisinde işte bu aşk vardır. Bize gerektiğinde yedi düvele meydan okuma gücü veren de işte bu aşktır. AK Parti saflarında samimiyetle gayretle fedakârlıkla mücadele eden her bir kardeşimizin de aynı hissiyatla davasına sarıldığına, partisinin başarısı için çalıştığına inanıyorum” diye konuştu.

Dün Gaziantep’te bunu gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem kapalı salon teşkilat toplantısında hem miting alanında on binlerin olduğu meydanda bu aşkı, bu heyecanı, bu coşkuyu gördüklerini vurguladı.

“İSTANBUL’A KAZANDIRDIĞIMIZ HER YENİ MEDENİYET SEMBOLÜMÜZ BİZİM İÇİN ÇOK DEĞERLİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fabrikaya gittiğinde işçilerle beraberken de bu heyecanı gördüklerini anlatarak, şöyle konuştu: “Gençler elbette her dava gibi bizim davamızın da sembolleri vardır. Tekbirimizle ezanımızla bayrağımızla İstiklal Marşımızla camilerimizle minarelerimizle bu sembollere sıkı sıkıya sarılmamızın gerisinde davamıza olan inancımız, bağlılığımız, sadakatimiz bulunuyor. İşte bunu için İstanbul’un 1453 yılındaki fethi bizim için çok önemli bir dönüm noktasıdır. İşte bunun için fethin nişanesi olan Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılması bizim için çok kıymetlidir. İşte bunun için İstanbul’a kazandırdığımız her yeni medeniyet sembolümüz bizim için çok değerlidir. Çamlıca Camisi bizim için çok ama çok değerlidir. Zira Anadolu Yakası’ndaki en büyük sembol. Avrupa Yakası’ndan baktığımız zaman gördüğümüz en büyük sembol. Aynı şekilde Mimar Sinan Camii yine böyle bir sembol. Şimdi geliyor Barbaros Hayrettin Paşa Camii Levent’te dikiliyor. Rabbime hamdolsun, bunlar bize nasip oluyor. Demek ki iş bilenin kılıç kuşananın.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, verdikleri mücadelenin “Ayasofya’yı minarelerinden kurtaracağız” diyenlere karşı, Ayasofya’nın nezdinde inanca sahip çıkma mücadelesi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Verdiğimiz mücadele, hatırlayın Gezi olaylarında ‘Zulüm 1453’te başladı’ diyenlere karşı, bu CHP’nin artıklarına, atıklarına karşı bu toprakların ebedi vatanımız olduğunu gösterme mücadelemizdir. Verdiğimiz mücadele, milletimizi her alanda geri bırakarak temsilcisi olduğumuz medeniyeti ortadan kaldırmak isteyenlere karşı yeniden bir yükseliş, yeniden bir şahlanış iradesi mücadelesidir. Verdiğimiz mücadele, değerlerinden ve geçmişinden kopartılarak mankurtlaştırılmaya çalışılan gençlerimize 2053 vizyonumuzu emanet etme mücadelesidir. Gerektiğinde vaktinizi, gerektiğinde malınızı, gerektiğinde canınızı ortaya koymaya feda etmeye değecek bir davadır. Şu anda bu salonda 3 bini aşkın kardeşim var. Kardeşlerim, size olan sevdam sebebiyle unutmayın davası olmayanın sevdası olmaz, sevdası olmayanın öfkesi olmaz. Şayet bazen öfkeli gözüküyorsak tek sebebi sevdamızdır, tek sebebi davamızdır. Rabb’im her birimizi bu dava yolundan, bu sevda yolundan, bu aşk yolundan ayırmasın diyorum. Her dönemde bu kutlu davanın, vefakâr, cefakâr, azimli, cesaretli erleri olmuştur.”

AK Parti’yi kurduklarında teşkilatları, bu dava erlerinin hep birlikte hamiyetiyle gayretiyle omuz vermesiyle elini taşın altına koymasıyla oluşturduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık 20 yılını geride bırakan AK Parti’nin inşasında, yaşatılmasında, yükseltilmesinde emeği geçenlerin hikâyelerinin bile omuzlarındaki yükün ağırlığını göstermeye yeterli olacağını kaydetti.

Zeytinburnu’na geçmiş olsun dileklerinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Osman Bey, bu hafta sonu bir Sarıyer yapalım. O hanım kardeşimizin evini bir ziyaret edelim. Bugün aynı fedakârlıkların örnekleriyle sık sık karşılaşıyoruz. Geçtiğimiz günlerde bir şehrimizde kadın kolları ilçe başkanı olan hanımefendi kardeşimiz, teşkilat toplantısından ayrılıyor ve bir saat içinde geri dönüp işine devam ediyor. Bu tabloya şahit olan koordinatör milletvekillerimizden biri yanındakilere ilçe başkanımıza kadın kolları başkanımız hanımefendinin niçin gidip geri döndüğünü soruyor. İlçe başkanımız, hanımefendinin henüz 4 aylık bir evladı bulunduğunu, parti çalışmalarına aksatmadan devam ettiğini ancak arada bir çocuğunu emzirmek için 24 kilometre uzaktaki evine gidip hemen geri geldiğini anlatıyor.”

İstanbul’da da benzer pek çok hikâye olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, nafakasını çıkarmak için gece fabrikada temizlik işi yapıp tüm gün teşkilatın hizmetini göreninden, kürsüde partisinin nasıl başarılı olacağını anlatırken kalp krizi geçirip hayatını kaybeden sandık görevlisine kadar nice örnekler olduğunu ifade etti.

AK Parti Arnavutköy ilçe teşkilatından bir kadının hikâyesini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir hanım kardeşimiz son cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde her gün akşam işinden çıktıktan sonra partiye gelip geç saatlere kadar, çalışmalara katılıyor. Bu arada kanser hastası olan babasının durumu ağırlaşıyor. Kendisi bu zor günlerinde babasının yanında olması gerektiği düşüncesiyle bir gün işten çıktıktan sonra teşkilata gitmeyip evde kalıyor. Babası, evladını evde görünce niye partiye gitmediğini soruyor. Hanım kardeşimiz de babasına kendisiyle vakit geçirmek istediği için böyle yaptığını söylüyor. Bunun üzerine babası, ‘Benim hastalığımın dönüşü yok, vatan babadan önemlidir, senin yerin benim yanım değil, görevinin başıdır. Sana hakkım sonuna kadar helaldir. Sen git partideki çalışmalarını yürüt’ diyor. Ertesi gün de Hakk’ın rahmetine kavuşuyor. Evet, bu dava işte böyle bir davadır. İnsanların kendi canlarından bile aziz bildikleri, önde tuttukları bir davadır. İşte bunun için bu davada bencilliğe yer olmaz” şeklinde konuştu.

“Bu davada kibre yer olmaz. Bu davada nobranlığa yer olmaz, ihanete yer olmaz diyoruz” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hesabi değil, hasbi insanların omuzlarında yükselen bu davayı yine aynı şekilde hep daha ileriye taşıyarak 2023’e de 2053’e de zaferle ulaştırmak sorumluluğunda olduklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu sorumluluğu yüreğinde hissedenin gözüne uyku girmez. Girer mi? Girmez. Bu sorumluluğu kalbinde hisseden, yerinde duramaz. Bu sorumluluğu ruhunda hissedenin gözünde en yüce dağlar düz ovaya dönüşür. Ama bu hissiyatı, bu hasbiliği, bu samimiyeti kaybedenin de gözüne, yumruk kadar çıkıntılar aşılmaz dağlar gibi gözükür. Rabbim hepimizi bu davaya layık olan, layıkıyla hizmet edenlerden eylesin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatın, genel merkeziyle, illeriyle, ilçeleriyle, mahalle ve sandık temsilcileriyle partinin gövdesi olduğunu söyledi.

Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul’un, aynı zamanda en büyük teşkilata da sahip olduğunu, kongrenin ardından İl Başkanı ve yeni il yönetiminin büyük bir aşk ve istekle hemen çalışmalara başladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’daki 31 bin 124 sandık için 166 bin 877 kişinin görevlendirildiğini, şehrin 39 ilçesinin her birinde yapılan ilçe danışma toplantılarının 17 bin 834 kişinin iştirakiyle gerçekleştirildiğini aktardı.

Önceki dönemlerde görev almış ilçe başkanlarıyla, belediye başkanlarıyla, belediye ve il genel meclis üyeleriyle bir araya gelinerek geçmişten bugüne güçlü köprüler kurulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’daki 962 mahalle başkanından 899’unun il yönetimi tarafından evlerinde ziyaret edildiğini, bu mahallelerden 550’sinde mahalle danışma meclisi toplantıları yapıldığını, Ocak ayının ortasına kadar tüm mahallelerde bu toplantıların gerçekleştirileceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim takvimi başlayana kadar AK Parti’nin kuruluşundan itibaren vazife almış tüm sandık kurulu üyeleriyle de bir araya gelineceğini, ilçe başkanlarının, her bir üyelerine, ziyaret ederek telefonla irtibat kurarak ulaşacaklarını bildirdi.

Kendi üyelerinin yanında esnafından hane halkına, sivil toplum temsilcilerine kadar her vatandaşın gönlünü kazanmayı hedefleyen ziyaretlerin kesintisiz sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kapsamda engelli, yaşlı, yetim öksüz, şehit yakını, gazi ve dar gelirli vatandaşlarımıza ulaşmaya ayrı bir önem veriyoruz. İstanbul gibi bir yerde iş insanlarımız, ülkemizin çeşitli bölgelerini temsil eden sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere şehrin ana dinamiklerini oluşturan kesimleri de elbette unutmuyoruz” diye konuştu.

Kadınlara yönelik şiddet, çevre hassasiyeti, hayvanların korunması, her kademedeki öğrencilerin, gençlerin meseleleri gibi konularda da ayrıca özel çalışmalar yürüttüklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan 39 belediyemize sesleniyorum; hayvan barınaklarını ihmal etmeyiniz. Ve bu hayvan barınaklarıyla birlikte Osmanlı’nın yaptıklarını da unutmayınız. Ne yapıyordu? Ağaçlarda meyveler ve o meyvelerden hayvanların gelip nasiplenmesini temin ediyorlardı. Bunları yapmalıyız, bu bize yakışır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Gaziantep’te pitbull cinsi köpeğin saldırısı sonucu ağır yaralanan 4 yaşındaki Asiye Ateş’e değinerek, “İşte dün Gaziantep’te o yavru Asiye, pitbull köpekleriyle nasıl oynuyordu? Ama pitbull köpekleriyle o şekilde oynarken o Asiye’miz işte paramparça edilir hâle geldi. Aradık Ömer Bey’i. Allah razı olsun… Dün evvelsi gece ambulans uçakla Antalya’ya gönderdik ve şu anda tedavisi orada yapılıyor. Biz buyuz. Böyle olmaya da devam edeceğiz” dedi.

“BU MİLLET İÇİN NE YAPSAK, BU ÜLKEYE HANGİ HİZMETİ VERSEK AZDIR”

Siyasetin, hayatın her alanını, toplumun her kesimini kucaklamayı gerektiren bir uğraş olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İhmal ettiğimiz, görmezden geldiğimiz, kulak vermediğimiz, gözümüzü kaçırdığımız her kesimin, her insanın vebalinin boynumuzda olduğunu unutmamalıyız. Başkaları şöyle davranıyor, böyle yapıyor olabilir, bizi ilgilendirmez. Biz İstanbul’a ve tüm Türkiye’de her bir insanımıza ulaşmakla, her bir insanımızın derdini dinlemekle, her bir insanımızın gönlünü kazanmakla mükellefiz. Zira AK Parti gönüllüler kadrosudur. Ana kademesiyle, kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla, şu anda karşımda gönüllüler hareketinin mensuplarını görüyorum. Tüm kademelerdeki teşkilat mensuplarımızın birinci ve asli görevleri budur. İlk günden beri ne diyoruz? AK Parti’yi kuran millettir diyoruz. AK Parti’ye yön gösteren millettir diyoruz. AK Parti’yi iktidara getiren millettir diyoruz. AK Parti’yi iktidarda tutacak olan da millettir diyoruz. Bizim bu millete sadece teşekkür, sadece şükran değil, 15 Temmuz’da olduğu gibi can borcumuz da var. Dolayısıyla bu millet için ne yapsak, bu ülkeye hangi hizmeti versek, hangi eseri kazandırsak insanlarımızın önüne hangi başarıyı sersek azdır. Bizler, çok gayret ettik, ediyoruz ve edeceğiz.”

Eğitimde ve sağlıkta gerekli adımları attıklarını, şehir hastaneleri kurduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 ayda Atatürk Havalimanı’nda ve Anadolu Yakası’nda Samandıra’da tomografisi, MR’ı ve ultrasonografisiyle 1006 odalı hastane yaptıklarını anımsattı.

Arnavutköy’de tarihî bir kışlayı hastaneye çevirdiklerini, Başakşehir’de Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ni inşa ettiklerini de hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her yerde bu millete yakışanı yaptıklarını ve yapmaya da devam ettiklerini söyledi.

AK Parti’nin geçen 19 yılda ülkeye, şehirlere, vatandaşlara kazandırdığı eser ve hizmetleri, bölgeye ve dünyaya verdiği erdemli mesajları tek tek saymaya kalksa saatlerin değil günlerin yetmeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “76 üniversiteden 207 üniversiteye çıktık mı? Şu anda 81 vilayetimizin tamamında üniversitelerimiz var mı? Niye? İstedik ki Hakkâri’deki bir yavrumuz ta Hakkâri’den İstanbul’a gelmesin, onun ayağına biz üniversiteyi götürelim. Şırnak’taki Ankara’ya, İstanbul’a gelmesin, Şırnak’a üniversiteye götürelim. İşte bu erdemliler hareketinin en önemli başarısıdır, ispatıdır” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’NİN KÜRESEL KRİZLER KARŞISINDAKİ DAYANIKLILIĞININ GERİSİNDE ÜLKEMİZE KAZANDIRDIĞIMIZ ALTYAPI VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta ve eğitimde attıkları adımları ulaşımda da attıklarını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “6 bin 100 kilometreden, 28 bin kilometreye bölünmüş yolları çıkardık. Bununla birlikte otoyolları çıkardık. Şimdi hepsinden öte, Marmaray’ı yaptık mı? Avrasya Tüneli’ni yaptık mı? Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık mı? Osman Gazi Köprüsü’nü yaptık mı? İstanbul-İzmir arasını 7 saatten, 3 saat 15 dakikaya indirdik mi? İzmir Milletvekili Bay Kemal, sen ne yaptın? İzmir belediyesi sen ne yaptın? Bak, felaket yaşandı. Felaketin yaşandığı o yerde, şu anda 750 konutu inşa edip, bunu da oradaki vatandaşlarımıza dağıttık. Biz buyuz. Milletimiz kendi hayatında bu kazanımları görüyor, biliyor. Antalya’da felaket yaşadık, Muğla’da felaket yaşadık. Belediyeler sende. Bay Kemal, ne yaptın? Yapmaz. Öyle bir derdi yok. Ama biz dertliyiz, aşığız. Bizim bu millete aşkımız var, sevdamız var. “

Özellikle AK Parti döneminde doğan ve büyüyen nesil, eski Türkiye’yi bilmediği için bugün sahip oldukları imkânları geçmişle mukayese edemediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, spordan sosyal yardımlara kadar her alanda ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetleri bıkmadan, usanmadan anlatmayı sürdürmeliyiz. Türkiye’nin küresel krizler karşısındaki dayanıklılığının gerisinde ülkemize kazandırdığımız bu altyapının bulunduğunu, örnekleriyle izah etmeliyiz. Yeni ekonomi programımızı, bu güçlü altyapının üzerinde inşa ettiğimizi, ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokma hedefinin hayal değil, bir el uzatımı mesafeye kadar yaklaşmış bir hakikat olduğunu vurgulamalıyız” dedi.

“FAİZ, ZENGİNİ DAHA ZENGİN, FAKİRİ DAHA FAKİR YAPAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda artan sosyal ve siyasi kaos çıkarma denemelerinin, terör örgütlerini ülkenin üzerine salarak huzuru bozma, sınırları taciz etme gayretlerinin, FETÖ ihanet çetesiyle ülkeyi ele geçirme girişimlerinin, finans tuzaklarıyla ekonomiyi çökertme oyunlarının, Türkiye’yi bu hedeflerinden uzaklaştırma gayreti taşıdığını tekrar tekrar anlatmaları gerektiğini vurgulayarak, “Faiz, kur tartışmaları üzerinden yaşanan son gelişmelerin de bu tablonun bir parçası olduğunu ama Türkiye’nin hedeflerine ulaşacak güce, imkana, kararlılığa sahip bulunduğunu ısrarla söylemeliyiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Faiz, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapar ve unutmayın, faiz sebep, enflasyon neticedir. Biz, bu çarkı da inşallah bozacak, milletimizi asli noktadaki hedeflerine ulaştıracağız. Türkiye’yi bu günlere getiren tüm eser ve hizmetlerin altında nasıl AK Parti’nin imzası varsa, ülkemizi 2023’e taşıyacak yeni nesillere, 2053 vizyonunu emanet edecek atılımların da yine AK Parti tarafından gerçekleştirilebileceği gerçeğini herkese göstermeliyiz. Büyük ve güçlü Türkiye’nin hızla inşasından rahatsız olanların, ülkemizi uluslararası alanda geriletmek, iç siyasette yeniden istikrarsızlığa sürüklemek, ekonomide tekrar kendilerine bağımlı kılmak için yaptıkları fütursuz açıklamaları, attıkları sinsi adımları ortaya koymalıyız.

Vatandaşlarımızı, yalan ve iftirayı, siyasetlerinin merkezine oturtarak, bin bir vaatle karşılarına gelenlerin, tıpkı mahallî seçimlerden sonra yaptıkları gibi ülke yönetimini ellerine geçirmeleri hâlinde ne büyük felaketlere yol açacaklarına ikna etmeliyiz. Bunları başardığımızda sadece 2023 seçimlerini değil, ülkemizin ve milletimizin geleceğini de garanti altına alacağımızdan emin olunuz.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçen günlerde Şanlıurfa’da belediyeyi kendilerine vermeleri hâlinde çiftçilere elektriği bedava kullandıracaklarının sözünü verdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elektriğin belediyelerin sorumluluğunda olmaması bir yana güya hesap uzmanı bu zatın yaptığı hesap, başlı başına bir felakettir. Neymiş? Şanlıurfa’da 2 milyon 300 bin dönüm taşlık arazi varmış. Oraya güneş enerjisi sistemi kuracakmış. Bu şekilde üretilen elektriği de çiftçiye bedava verecekmiş. Ya Bay Kemal, siz daha Millet İttifakı olarak Cumhurbaşkanı adayınızı bile belirlemediniz. Önce şunu bir açıklayın” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “Neden Adana’da güneş enerjisi sistemi kurmuyorsunuz?” sorusu sorulduğunda, orada yeteri kadar taşlık arazi olmadığını söylediğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanın bu hesabı neresinden düzelteceğini şaşırdığını dile getirerek, “Çünkü her tarafı yalan, yanlış. Bari biz şimdi buradan basit bir hesapla, CHP Genel Başkanı’na söylediklerinin ne anlama geldiğini anlatmaya çalışalım. Her 1 megavat güneş enerjisi üretimi için 15 dönüm arazi gerekiyor Bay Kemal. Yani 2 milyon 300 bin dönüm arazide 153 bin megavat enerji üretilebilir” diye konuştu.

Türkiye’nin üçte ikisinin kendi dönemlerinde olmak üzere 99 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca kurabildiği toplam enerji gücünün şu an itibarıyla 100 bin megavat olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yani bu zat Şanlıurfa’nın taşlı tarlalarında 99 yıllık birikimimizi 1,5 kat aşacak bir enerji gücü kurmaktan söz ediyor. Ülkemizin hâlihazırdaki 8 bin megavatlık güneş enerjisi altyapısının 21 katının bir kalemde Şanlıurfa’da kuruyor. Peki, böyle enerji gücü oluşturmak için ne kadarlık bir yatırım gerekiyor. Tam 125 milyar dolar gerekiyor. Adana’da böyle bir arazi yok demişti ya, öyle de değilmiş. Adana topraklarının neredeyse yarısı tarıma uygun olmayan taşlık araziymiş. Aynı yatırımı orada da yapmasında hiçbir mahsur yok. Tabi iş yalan. Bu yalanı söylemeye gelince dilin kemiği yok. At atabildiğin kadar. Ama yalanı rakamlarla söyleyince işte böyle hesap kitap devreye giriyor ve gerçekler gelip yüzüne bir tokat gibi çarpıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahallî seçimler öncesi, İstanbul’da kazandıkları belediyelerden tek bir kişinin işten çıkartılmayacağı konusunda namus sözü verdiğini hatırlatarak, “Dikkat edin namus sözü. Seçim meydanlarında verdiği bu sözlere daha sonra ne oldu. Tabi ki diğer tüm vaatleri gibi bu namus sözü de yalan oldu. Bir hesaba göre 13 bin 500, bir hesaba göre 15 bin kişiyi işten çıkartıp yerine aralarında terör örgütüyle iltisaklı kişilerin de bulunduğu 45 bin kişiyi işe aldılar. Şimdi utanmadan, sıkılmadan bana mektup gönderiyor, böyle bir şey yok diye. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin önünde hanımlarıyla beraber o ağlayan insanların gözyaşlarını sen bize anlatma” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kahir ekseriyetinin AK Partili meclis üyelerinden oluştuğunu, bütün kayıtların Cumhur İttifakı olarak onlarda da bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Senin bütün o yalanların orada tutuluyor Bay Kemal ve onun müridi, adını vermeyeceğim. Yenikapı’ya sıra sıra dizdikleri araçların daha fazlasını hem de üç beş kat daha yüksek fiyatta belediyeye doldurdular. Hani İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde personel fazlası vardı. Hani İstanbul Büyükşehir Belediyesinde israf vardı. İstanbul için borçlanmak ihanettir diyerek, göreve geldiler, belediyenin borcunu hiçbir iş yapmadan 23,5 milyar liradan planladıklarıyla birlikte 61 milyar liraya çıkardılar. Anlaşılan o ki 2024’e kadar bu borç rakamı 100 milyar lira sınırına dayanacaktır. Evet, bunun adı İstanbul’a ihanettir. Bunun adı İstanbulluya ihanettir. Bunun adı Türkiye’ye ihanettir. Hâlbuki yaptıkları hiçbir iş yok. Bırakın yeni iş yapmayı, devam eden işleri bile yürütemiyorlar. Geçmişte İstanbul’a yapılan her hizmete karşı çıkmış, engel olmak için kendilerini yırtmışlardı. Şimdi de utanmadan engelleniyoruz yalanıyla beceriksizliklerini örtmeye çalışıyorlar. Ama arkadaşlarımız işin aslının öyle olmadığını bilgisiyle belgesiyle ortaya koyuyorlar. Şehri yönetemiyorlar ama maşallah iftira atmayı, yalan söylemeyi çok iyi başarıyorlar. Bunların hayatı yalan, bunların hayatı iftira. Çiftçiye yalan söylüyorlar, işçiye yalan söylüyorlar, esnafa yalan söylüyorlar, İstanbul halkına yalan söylüyorlar. İnşallah önümüzdeki seçimde millet bunların tüm yalanlarını yüzlerine vuracak ve hak ettikleri yere yuvarlayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un her seçimde olduğu gibi 2023 seçimlerinde de AK Parti’nin lokomotifliğini yapacağını vurgulayarak, bunun için teşkilatlara her seçimde olduğundan daha çok görev düştüğünü anlattı.

Karşılarındakinin her seçimde olduğundan çok daha büyük bir hırsla çok daha büyük bir kinle, çok daha büyük bir destekle 2023’e hazırlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de bu tabloya uygun şekilde hazırlıklarını yapmaları gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlere güveniyorum, sizleri seviyorum, sizlerle aynı yolda yürüdüğüm, aynı davaya hizmet ettiğim için rabbime hamdediyorum. Allah gayretinizi, aşkınızı, şevkinizi artırsın diyorum. İl başkanımızdan mahalle temsilcimize kadar her birinize Mevla’dan muvaffakiyetler diliyorum. Ahde vefanız ve gayretleriniz için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Konuşmanın ardından, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a günün anısına NFT tabanlı “İstanbul’un Dijital Anahtarı” ve bir tablo hediye etti.

Program sonunda AK Parti İstanbul teşkilatında kuruluştan bugüne kadar mahalle başkanlığı, sandık görevlisi olarak görev yapanlar adına 3 kişiye Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hediyeleri verildi.

ADALET

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.

Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”

Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”

Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.

Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.

Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”

“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”

15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”

Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.

“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.

Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”

“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”

“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”

Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.

Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.

Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.

“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”

Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’da ebedî âleme uğurladıkları 253 şehidi kemal-i hürmetle yâd etti, gazilere bereketli ömürler diledi.

Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı anigif-genc-gazeteciler.gif

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.

“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”

“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“15 TEMMUZ GECESİ HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALANLAR SİNSİ EMELLERİNE ULAŞMAK İÇİN HÂLEN FIRSAT KOLLUYOR”

Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.

“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.

“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”

“FETÖ’CÜLERİN ENGELLEMEYE ÇALIŞTIĞI TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İNŞASI BAŞLAMIŞTIR”

“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”

15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı anigif-genc-gazeteciler.gif

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.

Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.

GENÇ GAZETECİLER : KATAR

DAHA FAZLA HABER

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Katar Emiri Şeyh Hamed bin Halife Al Sani’nin vefatı dolayısıyla taziye ziyareti için gittiği Katar’ın başkenti Doha’ya ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hamad Uluslararası Havalimanı’nda Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Suud bin Abdurrahman bin Hasan Al Sani tarafından karşılandı.

Ziyarette Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşi Emine Erdoğan da eşlik ediyor.

GENÇ GAZETECİLER : KATAR

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletin Malına Mülküne çökmek | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

FETÖ’cüler “Akaryakıt istasyonlarına Nasıl çöküyorlar?

“KİRLİ ELLERİNİZİ İNSANLARIN MÜLKLERİNDEN ÇEKİN MERHAMETSİZLER”

FETÖ’cüler “Akaryakıt istasyonu sahiplerine nasıl kumpas kuruyorlar” FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

FETÖ’ye bağlı Takım elbiseli teröristler” Şehirlerdeki   kıymetli mülkleri nasıl ele geçiriyorlar  bu teröristlere  kimler yardım ediyor .Akaryakıt istasyonu sahiplerine nasıl kumpas kuruluyor ,dağıtım şirketindeki yöneticiler bu işe nasıl katkı sağlıyorlar .Bu rant nasıl paylaşılıyor  .Akaryakıt istasyon sahibini nasıl kıskaca alıyorlar .Petrol imamı ,Şehirlerdeki kıymetli mülkleri nasıl ele geçiriyorlar .

FETÖ’cüler | Milletimize kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar

Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır?

Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar
Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar.
İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar
Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar
40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler.
Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler
Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar.
Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar.
Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir?
Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler
Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular.
Karşı çıkanı da ölüme yolladılar…
Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar
Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.

FETÖ’cüler | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor?
GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak

DAHA FAZLA HABER
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

HABER BURADA

ADALET2 gün önce

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu...

Bürokrat3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15...

Bürokrat4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği...

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Katar Emiri Şeyh Hamed bin Halife Al Sani’nin vefatı dolayısıyla taziye ziyareti için gittiği Katar’ın...

Bürokrat1 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletin Malına Mülküne çökmek | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

FETÖ’cüler “Akaryakıt istasyonlarına Nasıl çöküyorlar? “KİRLİ ELLERİNİZİ İNSANLARIN MÜLKLERİNDEN ÇEKİN MERHAMETSİZLER” FETÖ’cüler “Akaryakıt istasyonu sahiplerine nasıl kumpas kuruyorlar” FETÖ’cülere Kimler...

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da attık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi Uluslararası Basın Toplantısı’nda yaptığı açıklamada, “Avrupa Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde ev sahipliği yaptığımız bu tarihî...

Bürokrat1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Costa ve AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi kapsamında Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı...

Bürokrat1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi temasları kapsamında Suriye...

Bürokrat1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi temasları kapsamında Birleşik Krallık Başbakanı Keir...

Bürokrat1 hafta önce

Emine Erdoğan, NATO marjında lider eşleriyle Çankaya Köşkü’nde bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 36.⁠ NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi kapsamında Ankara’da bulunan devlet ve hükûmet...

GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA
Aralık 2021
P S Ç P C C P
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

GENÇ BÜROKRAT

seers cmp badge