Cumhurbaşkanı Erdoğan, Giresun’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Bölgesinde ve dünyada giderek daha çok güçlenen bir devletimiz, geniş bir hak ve özgürlük alanımız, istihdamı ve üretimiyle giderek büyüyen bir ekonomimiz var” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Giresun’da Çotanak Spor Kompleksi, Aksu Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Doğal Gaz Dağıtım Hattı Altyapı Projesi ve yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış törenine katılarak bir konuşma gerçekleştirdi.
Konuşmasına, Giresun’un tüm ilçe ve hanelerindeki vatandaşlara selamlarını göndererek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık üç yıldır gelemedikleri kente duydukları özlem ve sevdayı dile getirdi. “Rabbim birliğimizi, dirliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi eksiltmesin” dileğinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbime bana sizler gibi yol arkadaşları, mücadele arkadaşları lütfettiği için sizler gibi hemşehriler verdiği için ne kadar hamdetsem azdır” dedi.
“BİZ SÖZ VERİRSEK YAPARIZ”
Giresunlulara AK Parti’yi yüzde 49 oyla birinci çıkararak belediyedeki hizmet bayrağını tekrar kendilerine verdikleri için şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu güvene layık olabilmek için merkezi, ilçeleri, köyleriyle Giresun’un tamamında tüm imkânlarıyla çalıştıklarını ve çalışacaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 Ağustos ayında meydana gelen sel felaketinde Dereli ilçesinin de aralarında bulunduğu yedi ilçede can ve mal kayıpları yaşandığını, en çok hasarın da Dereli’de olduğunu anımsattı.
Arama ve kurtarma çalışmalarının ardından hemen kolları sıvayarak Dereli’yi konutları, iş yerleri ve altyapısıyla âdeta yeni baştan inşa ettiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir daha belini doğrultamaz denilen bu ilçemizi bir yıl gibi kısa bir sürede tekrar ayağa kaldırdık. Zira biz söz verirsek yaparız, laf değil, iş üretiriz iş. İşte ‘laf ola beri gele’ değil, Dereli orada Giresun merkez burada. Bugün de hem yapımı tamamlanan konut, iş yeri ve altyapı projelerinin resmî açılışını yapmak hem de hasret gidermek için programımıza Dereli’den başladık” diye konuştu.
Açılışını yaptıkları eserlerin bir kez daha Derelililere hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Doğankent’te de selin yıktığı konut ve iş yerlerini yeniden inşa ettiklerini söyledi. Bugün orada tamamlanan yatırımların sevincini de Giresunlularla paylaştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dereli’de yapılan işler, bu ülkede devletin ve hükûmetin vatandaşına sahip çıkma, dertlerini çözme, kayıplarını telafi etme konusundaki gücünü, imkânlarını, kararlılığını göstermesi bakımından önemli bir örnektir” dedi.
“VATANDAŞLARIMIZIN DERDİ İLE DERTLENDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sel felaketi yaşandığında bakanlarla birlikte Doğankent ve Dereli’de olduklarını belirterek şöyle devam etti: “Balıkçıya gitmedik. Nereye gittik? Biz vatandaşlarımızın yanına gittik. Onlarla beraber olduk. Onların derdi ile dertlendik ama birileri de bakıyorsunuz bir yerlerde kafayı bulmaya gidiyor. Öbür tarafta kar, bora, fırtına esiyor hiç umurlarında değil. Bu belediye başkanlığını ben de yaptım. Hem de İstanbul’da ve böyle kar, bora, fırtına olacak, deprem olacak, sel olacak, yok Bodrum’a git, yok bilmem şuraya git, buraya git, bizim kitabımızda o yok, bizim kitabımızda halkınla beraber olacaksın halkınla.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem ve yangın afetlerinde bakanların Antalya’da, Muğla’da, Kastamonu’da, Bozkurt’ta olduğuna dikkati çekerek “Peki Cumhurbaşkanı neredeydi? O da onların yanındaydı, tek tek dolaştık, ne eksiği var? Traktör, traktörünü gönderdik. Ne eksiği var? Binalar yanmış yıkılmış, hemen o binalar da yapılıyor, aynen Dereli’de olduğu gibi niye? Sen devletsin, devlet. Sen onları kendi başına bırakamazsın. Hemen onların yanında yerini alacaksın. Eksikleri bir an önce gidereceksin, sel afeti mi oldu? Bunu gidereceksin. Çünkü görevim bunu gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
“LAF ÜRETMİYORUZ, İŞ ÜRETİYORUZ”
2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiklerinde millete, “Türkiye’yi dört temel taş üzerinde, eğitim, sağlık, adalet, emniyet bunların üzerinde yükselteceğiz” dediklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar yetmez başka, ‘ulaşım’ dedik, ‘enerji’ dedik, ‘tarım’ dedik, ‘dış politika’ dedik. Bütün bunlar üzerinde yükselen bir Türkiye’yi inşa ettik. İşte ben şimdi görüyorum ki Giresun bizden aldığı bu enerji ile şu anda karşımdaki topluluğa bakıyorum aynı sinerji burada da var. Zira demek ki birbirimize âşığız. Âşk, öyle bir şeydir ki kişinin sevdiğinde yok olmasıdır. Biz sizi seviyoruz ve sizde yok oluyoruz” diye konuştu.
Eğitimde 76 üniversite ile başladıklarını, şu anda Türkiye’nin 81 vilayetinde 206 üniversite ile üniversitesi olmayan bir ilin kalmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz dertliyiz, biz bu millete âşığız, âşık ve bizi bu dert yollara döktü. Biz Ferhat olduk, siz Şirin. Dağları deldik, Şirin’e ulaştık. Öyle Ferhat olmak, her kişinin karı değil ve Ferhat, Şirin’le işte bu yolculukta buluşuyor. Şimdi de bugün Giresun’da sizlerle buluştuk. Ne mutlu bize ve bu havada, bu soğukta sizlerin sıcaklığı havayı da ısıtıyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın da Trabzon’a gideceklerini belirterek şunları kaydetti: “Eğitimde, Teyyaredüzü ve Espiye İmam Hatip okullarımızı, Espiye’de ayrıca bir ortaokulumuzu, Şebinkarahisar Fen Lisesi’nin kapalı spor salonunu buradan resmen açıyoruz. Üniversitemizin Spor Bilimleri Fakültesi binası ile diğer yatırımların açılışlarını da bugün yapıyoruz. Bitmedi, Giresun’da stadyum var mıydı? İşte biz sporda 22 bin kişilik Çotanak Stadı ile Atletizm Sahası’nın Olimpik Yüzme Havuzu ve bin seyircili tribünün, merkezdeki 3 bin 500 kişilik spor salonunun, Espiye Futbol Sahası ve 500 kişilik tribünün, Bulancak Gençlik Merkezi ve 2 bin kişilik tribünün çeşitli kapalı halı sahaların açılışlarını bugün buradan gerçekleştiriyoruz. Biz laf üretmiyoruz, iş üretiyoruz iş.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin 28 kapasiteli Gülpembe Hatun Öğrenci Yurdu ile Görele’deki 376 kişilik öğrenci yurdunu da yatırımlar kapsamında hizmete açtıklarını anlattı.
Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesinin halk sağlığı laboratuvarı ek binasının, Eynesil Devlet Hastanesinin, Çavuşlu Aile Sağlığı Merkezinin resmî açılışlarını da yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca çeşitli köylerdeki 125 ahırlı köy evi ile bunların altyapı ve çevre düzenlemelerini yaptıklarını, il özel idarelerinin ilçelerde afet gidermeye yönelik altyapı ve içme suyu yatırımlarını da hizmete aldıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji alanında merkez, Bulancak, Keşap, Espiye, Piraziz, Dereli, Doğankent ilçelerinin doğal gaz dağıtım projelerinin resmî açılışlarını yaptıklarını, Bulancak ve Espiye adliye binalarını, güçlendirilip tadil edilen İŞKUR hizmet binasını, sosyal hizmet merkezini, Fındık Araştırma Enstitüsü altyapı ve laboratuvar projelerini, gümrük müdürlüğü ek binalarını, emniyet müdürlüğünün çeşitli binalarını, düzenlemesi tamamlanan Aymaç Tabiat Parkı’nı da resmen hizmete açtıklarını ifade etti.
Tarımda DSİ tarafından tamamlanan çeşitli taşkın koruma ve köprü projelerinin, ağaçlandırma işlerinin, orman köylülerinin istihdamına yönelik projelerin resmî açılışlarını da gerçekleştirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Giresun Belediyesinin de bugün resmî açılışı yapılan yeni binasıyla vatandaşlara bundan sonra daha güzel hizmet vereceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Giresun Belediyesinin yaptığı batı sahili düzenlemesi, sokak yenileme çalışmaları, çöp sahası rehabilitasyonu, şehir girişi yolu genişletmesi ve çevre düzenlemesi ve kale aydınlatması ile inşası tamamlanan içme suyu depo ve terfi merkezi, yöresel ürün satış yerleri, Haydar Aliyev Parkı’nın da bugünkü törenle resmî hizmete alındığını söyledi.
“Böylece bugün burada yatırım tutarı 1 milyar 398 milyon lirayı bulan 78 kalem eser ve hizmetin açılışını yapmış oluyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenleri tebrik ederek tüm yatırımların Giresun’a ve Türkiye’ye hayırlı olması temennisinde bulundu.
“TÜRKİYE, İKİ ASIRLIK KALKINMA MÜCADELESİNİN EN ÖNEMLİ SAFHALARINDAN BİRİNDEN GEÇİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin iki asırlık kalkınma mücadelesinin en önemli safhalarından birinden geçtiğine dikkati çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu iki asır boyunca ülkemizi hak ettiği demokrasi ve ekonomi seviyesinin gerisinde bırakmak için oynanan oyunlar yüzünden milletçe başımıza gelmedik şey kalmadı. Koskoca Osmanlı’yı bu sebeple yıktılar. Binbir zahmet ve fedakârlıkla kurduğumuz Cumhuriyetimizi kadük bırakmak için her yolu denediler. Tek parti faşizminden vesayet gölgesine, darbelerden terör örgütlerine kadar kullanmadık araç bırakmadılar. Milletimiz o eşsiz ferasetiyle her defasında bu tuzakları gördü ve bozmayı bildi. Rahmetli Menderes’ten Rahmetli Özal’a kadar nice siyaset ve devlet adamına verilen büyük desteğin gerisinde işte bu anlayış vardır. AK Parti’nin kuruluşu, iktidara gelişi ve 20. yılına erişmesi de milletimizin üzerinde oynanan oyunlara verdiği en esaslı cevaplardan biridir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 20 yıllık serencamına bakıldığında nice büyük sınamaları aşarak bugünlere gelindiğini vurgulayarak, “Özellikle son 10 yılımızda sokakları karıştırmaktan teröre, darbe girişiminden ekonomik tetikçiliklere kadar atlatmadığımız badire kalmadı” diye konuştu.
“GELECEĞİMİZE GÜVENLE BAKMAK İÇİN GEREKEN HER TÜRLÜ İMKÂNA SAHİBİZ”
Türkiye’nin bölgesindeki ülkelerin önemli bir kısmının bu sınamaları geçemediğine, pek çok devletin paramparça olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ile Ukrayna arasında devam eden gerilime işaret etti.
Milyonlarca insanın kendi ülkesinde veya sığındıkları yerlerde sefalet altında hayatlarını sürdürmeye çalıştığını ve bu durumdaki insanların bir kısmına da Türkiye olarak sahip çıktıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye olarak bu karanlık dönemi devletimizin bütünlüğüne de milletimizin birliğine de halel getirmeden geride bıraktık. Şöyle bir etrafımıza ve dünyaya baktığımızda gerçekten şükredecek çok şeyimiz olduğunu görüyoruz. Bu dönemde sıkıntılar çekmedik mi, elbette çektik. Bu dönemde bedeller ödemedik mi, elbette ödedik. Kimi zaman huzurumuz kaçtı, kimi zaman canımız yandı, kimi zaman kanımız döküldü, kimi zaman cebimiz zarar gördü. Terör çok can yaktı. Ama hamdolsun bölgesinde ve dünyada giderek daha çok güçlenen bir devletimiz, geniş bir hak ve özgürlük alanımız, istihdamı ve üretimiyle giderek büyüyen bir ekonomimiz var. Velhasıl geleceğimize güvenle bakmak için gereken her türlü imkâna sahibiz. İstikrar var, güven var. Bu güven ve istikrar bizi dünyada güçlü ülkeler arasına yerleştirdi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi başka türlü istedikleri yere çekemeyeceklerini görenler son yıllarda tüm güçleriyle ekonomimize yükleniyor. Hatırlayın, güya dünyanın en büyük ülkesinin başındaki kişi, eşi benzeri görülmemiş bir şekilde Türkiye’nin ekonomisini mahvetme tehditleri savurdu. Batılı finans kuruluşları serbest piyasa ekonomisine taban tabana zıt manipülasyonları ekonomimize darbe üstüne darbe vurmaya kalktı” ifadesini kullandı.
Sınırlara dayanan terör örgütlerinin de aynı projenin bir parçası olarak Türkiye’nin üzerine salındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gabar’da, Cudi’de, Tendürek dağları, Besler Dereler’deki teröristlerin hepsinin mağaralara gömüldüğünü vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir dönem vatandaşların terör yüzünden sokaklara çıkamadığını ama şimdi rahatça çıkabildiğini vurgulayarak bunun, terörle mücadele eden güçlü irade sayesinde olduğunun altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadeleye değinerek, “Yılmadan, usanmadan ‘biz bunların inlerine gireceğiz’ dediğimizde, bunların bazıları dalgasını geçiyordu ama şimdi hepsi süt dökmüş kediye döndü. Ülkemizdeki kimi çevreler üzüntüyle belirtmek isterim ki bu gavurların değirmenine su taşımak için adeta birbiriyle yarıştılar” diye konuştu.
“KURU İSTİKRARA KAVUŞTURDUK”
CHP’nin başını çektiği bu kesimlerin ülkenin ve milletin felaketi üzerinden kendi çıkarlarını inşa etmenin peşine düştüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun başaramadılar, başaramayacaklar” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı olarak bunların üzerine gittiklerini ve gitmeye devam edeceklerini belirterek yaşanılan her hadisenin millete bunların gerçek yüzünü gösterdiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dün vesayetin yanında yer alarak demokrasiye ihanet etmişlerdi. Dün terör örgütlerine payandalık yaparak vatanın bütünlüğüne göz dikmişlerdi. Dün darbecilere yancılık yaparak istiklalimizi karartmaya kalkmışlardı. Dün sınır ötesi harekâtlarımıza karşı çıkarak bekamıza kastetmişlerdi. Dün ekonomimize yönelik tuzaklara destek vererek aşımıza zehir atmaya niyetlenmişlerdi. Bugün de aynı gaflet, dalalet, ihanet çizgisinde yürümeyi sürdürüyorlar. Yalanla, iftirayla, çarpıtmayla gerçekleri gizleyerek, hakikatleri ters yüz ederek milleti kandıracaklarını sanıyorlar. Hâlbuki bunlar daha kendi partilerini yönetmekten acizler. Bunlar kendi belediyelerinde şehirlere hizmet vermekten acizler. Bunlar ülkenin millî çıkarlarını içeride ve dışarıda savunmaktan acizler. Bunlar milletin geleceği için en küçük bir hayal kurmaktan, vizyon belirlemekten, proje üretmekten acizler. Çünkü bunlar milletimizin ‘ver yiyem, ört yatam, bekle canım çıkmasın’ diye tarif ettiği türün mensuplarıdır. İşte bunun için de hiçbir zaman iflah olmamışlardır ve olmayacaklardır. Bunları söylerken yaşadığınız sıkıntıları, yaptığınız fedakârlıkları, altına girdiğiniz yükleri görmezden gelmiyoruz. Tam tersine hepsinin farkındayız, hepsini de yakından takip ediyoruz, hepsinin de çözüm yollarını arıyor, buluyor ve hayata geçiriyoruz.”
Geçen yıl 20 Aralık’a kadar döviz kurunda yaşanan suni dalgalanmaya değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Önünü nasıl kestiğimizi 20 Aralık itibariyle biliyorsunuz. Önce piyasanın kendi dinamikleri içinde bu dalgalanmanın durulmasını bekledik. Baktık, bu iş milletimize ciddi zararlar verecek bir yere doğru gidiyor hemen tedbirlerimizi aldık, mekanizmalarımızı kurduk ve kuru tekrar istikrara kavuşturduk. Enflasyonun sizlerin üzerinde ciddi bir yük hâline dönüştüğünü biliyoruz, görüyoruz. Faizle mücadelemi biliyorsunuz, faizi indireceğiz ve indiriyoruz. Bilin ki enflasyon da inecek, daha da düşecek. Asgari ücrette verdiğimiz sözü tuttuk mu? Tuttuk ve 4 bin 250 liraya asgari ücreti çıkardık mı? Çıkardık. Memur ve emekli maaşlarına kadar çalışanlarımızın gelirlerinde yaptığımız yüksek oranlı artışlarla insanımızı enflasyona ezdirmedik.”
“YAPILAN HER YATIRIM, NESİLLER BOYUNCA ÜLKEMİZE VE İNSANLARIMIZA KAZANDIRMAYA DEVAM EDECEKTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki büyük hassasiyetleri olduğunu belirterek, “Birincisi ülkemizin ve milletimizin güvenliğini sağlamaktır. Çünkü can güvenliğiniz yoksa diğer her şey anlamsız hâle gelir. İkinci hassasiyetimiz de insanlarımızın geçim kapısını yani istihdamı ayakta tutmak ve sürekli geliştirmektir. Çünkü işiniz varsa, geliriniz varsa, fiyatlar bir parça yükselmiş de olsa hayatınızı sürdürebilir, önünüzü ancak görebilirsiniz. Ama işinizi kaybettiğinizde, fiyatların yüksekliğinin, düşüklüğünün hiçbir önemi kalmıyor. Çünkü geliriniz tamamen kesiliyor” dedi.
Bu anlayışla ekonomi programını yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazlayla büyüme üzerine bina ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Döviz kuru istikrara kavuşur, enflasyon düşer, pahalılık ortadan kalkar. Bunların hepsi de gelip geçicidir ama üretimde, istihdamda, ihracatta yakaladığımız başarılar kalıcıdır. Yapılan her yatırım, açılan her üretim ve hizmet tesisi nesiller boyunca ülkemize ve insanlarımıza kazandırmaya devam edecektir. Milletimden bu noktada bizimle beraber bu yolda yürümelerini istiyorum. Nasıl demokrasimizi, güvenliğimizi, altyapımızı, bölgesel ve küresel siyasi gücümüzü iftihar verici bir seviyeye çıkardıysak inşallah yakında ekonomide de benzer bir başarıya hep birlikte imza atacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ordu, Giresun Havalimanı. Hiç aklımızdan geçer miydi burada böyle denizin üzerinde bir havalimanı yapılacak. Şimdi bu havalimanı yapıldı mı? Yapıldı. Samsun-Sarp, bu sahilde böyle bir otoyol yapılacağı aklınızdan geçer miydi? Kim yaptı? Biz. Nerede diğerleri? Onlar laf üretir, biz iş üretiriz. Farkımız bu. Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirmeden aldığımız her nefes, içtiğimiz her yudum su, yediğimiz her lokma bize zehirdir. Ne zaman ki ülkemizi bu hedefimize de ulaştıracağız işte o vakit evlatlarımıza 2053 vizyonlarını hayata geçirebilecekleri bir ülkeyi gururla teslim edebiliriz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar her mücadelelerinde yanlarında olan Giresun’un bu kutlu yolda desteğini esirgemeyeceğine inandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra yapımı tamamlanan tesislerin toplu açılışını beraberindeki protokol üyeleri ve çocuklarla kurdele keserek gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Giresun’da şehirdeki temasları kapsamında Valiliği ve Belediye Başkanlığı’nı ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Katar Emiri Şeyh Hamed bin Halife Al Sani’nin vefatı dolayısıyla taziye ziyareti için gittiği Katar’ın başkenti Doha’ya ulaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hamad Uluslararası Havalimanı’nda Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Suud bin Abdurrahman bin Hasan Al Sani tarafından karşılandı.
Ziyarette Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşi Emine Erdoğan da eşlik ediyor.
FETÖ’cüler “Akaryakıt istasyonu sahiplerine nasıl kumpas kuruyorlar” FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?
FETÖ’ye bağlı Takım elbiseli teröristler” Şehirlerdeki kıymetli mülkleri nasıl ele geçiriyorlar bu teröristlere kimler yardım ediyor .Akaryakıt istasyonu sahiplerine nasıl kumpas kuruluyor ,dağıtım şirketindeki yöneticiler bu işe nasıl katkı sağlıyorlar .Bu rant nasıl paylaşılıyor .Akaryakıt istasyon sahibini nasıl kıskaca alıyorlar .Petrol imamı ,Şehirlerdeki kıymetli mülkleri nasıl ele geçiriyorlar .
FETÖ’cüler | Milletimize kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır?
Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
FETÖ’cüler | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.