Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Trabzon İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “İlk günkü heyecanımızdan hiçbir şey kaybetmeden, ülkemize ve can borcumuz olan aziz milletimize aşkla hizmet ediyoruz. Küresel ölçekte yaşanan çok ciddi sıkıntılara rağmen, Türkiye’yi tarihinin en büyük yatırım hamleleriyle tanıştırmayı sürdürüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Trabzon İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılarak bir konuşma gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz Teknik Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, tüm Trabzonlulara selam ve sevgilerini göndererek, İl Danışma Meclisi Toplantısı’nın hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti kadroları olarak geçmişteki dava arkadaşlarından devraldıkları bayrağı her gün biraz daha yüceltmeye devam ettiklerini söyledi.
AK Parti gençliğinin başka hiçbir partide olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençler 2053’e hazır mıyız? Dimdik ayakta mıyız? Kimseye prim vermeden Teknofest gençliği olarak yola devam edeceğiz. Türkiye’ye daha fazla yatırım kazandırarak ülkemizi her gün biraz daha büyüterek, güçlendirerek, geçmişteki büyüklerimizin emanetine hakkıyla sahip çıkıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Giresun merkezde ve Dereli ilçesinde parti teşkilatı ve vatandaşlarla bir araya geldiklerini, inşasını tamamladıkları afet konutlarını, iş yerlerini, altyapı ve üstyapı projelerini Giresunluların istifadesine sunduklarını anımsattı.
Trabzon’da yine tarihî günlerden birini yaşadıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hep beraber ‘uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz, gece’ diyerek çıktığımız bu kutlu yolculukta tam 20 yıldır kararlılıkla yürüyoruz. İlk günkü heyecanımızdan hiçbir şey kaybetmeden, ülkemize ve can borcumuz olan aziz milletimize aşkla hizmet ediyoruz. Küresel ölçekte yaşanan çok ciddi sıkıntılara rağmen Türkiye’yi tarihinin en büyük yatırım hamleleriyle tanıştırmayı sürdürüyoruz. Dünyanın en gelişmiş ülkelerini dahi derinden sarsan salgın sürecini en az hasarla atlatan ülkelerden biriyiz. Küresel ekonominin yüzde 3,4 küçüldüğü 2020 yılında biz yüzde 1,8 oranında büyüme kaydettik. Salgın şartlarına rağmen 2,7 milyon insanımıza yeni iş kapısı oluşturduk. Asgari ücretten, memur ve emeklilerimizin maaşlarında yaptığımız artışlara kadar her alanda insanlarımızı enflasyona ezdirmeme sözümüzü yerine getirdik.”
“MUHALEFETİN İSTİSMAR ARAÇLARINDAN BİRİNİ DAHA ELLERİNDEN ALDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 Aralık’ta açıkladıkları tedbir paketiyle döviz kurundaki balonu söndürürken, muhalefetin istismar araçlarından birini daha ellerinden aldıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 225 milyar doları aşan rekor ihracat rakamını ülkenin salgın yönetimindeki başarısının bir tescili olarak değerlendirdiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Beklentilerimizi aşacağına inandığımız 2021 yılı büyüme rakamlarıyla ihracattaki başarımızı bir üst aşamaya taşıyacağız. Türkiye’yi, yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyüterek, 2023 hedeflerimize doğru emin adımlarla ilerleyeceğiz. Elbette ülkemiz için çalışırken, koştururken, yeni projeler ortaya koyarken Trabzon’u da ihmal etmiyor, Trabzon’a sırtımızı dönmüyoruz. Diğer 80 vilayetimiz gibi Trabzon’un da kalkınması, abat olması, bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline gelmesi için elimizden geleni yapıyoruz.”
Muhalefete yönelik eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhalefetin ne ülkeye dair bir hayalleri ne de milletin sıkıntılarına çözüm bulmak için bir niyetleri var. Sadece istismar etmenin, çamur atmanın, bahane bulmanın, milletimizin aklıyla, basiretiyle alay etmenin peşindeler. AK Parti’nin ulaştığı seviyelere, muhalefetin ne hayalleri ne de vizyonu ulaşabiliyor. Biz Türkiye’yi kalkındırmanın, daha da güçlendirmenin mücadelesini verirken, onlar gündelik meselelerin ardına takılıp kalıyorlar” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin uluslararası itibarını daha üst seviyelere taşımak için gayret gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar yabancı büyükelçilere şikâyet dilekçesi yazıyorlar. Biz, milletimizi her alanda hak ettiği hizmetlerle buluşturmaya çabalarken, onlar Ankara’da kimin nereye, nasıl oturacağının kavgasını veriyorlar. görüşünü paylaştı.
“SİYASETE YALAN BULAŞTIRMA HASTALIĞINDAN KENDİLERİNİ BİR TÜRLÜ KURTARAMADILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Biz proje üretirken, icraat yaparken, milletimizin derdine çare ararken, onlar sadece ve sadece iftira peşinde koşuyor, çamur atıyor, yalan ve bühtan saçıyor. Ellerine tutuşturulan her kağıt parçasını belge zannedip devletin kurumlarını kötülemekten, ülkemizin vizyon projelerine çamur atmaktan başka bir yol ve yöntem bilmiyorlar. CHP’li belediyelerde yolsuzluk, ahlaksızlık, beceriksizlik, hırsızlık had safhaya çıkmışken, bu rezilliklerle yüzleşmek yerine, asılsız iddia ve ithamlarla yatırımlarımızı engellemeye çalışıyorlar. Biz bunların yalanlarını yüzlerine çarpmaktan, mahkeme salonlarında iftiralarını çürütmekten bıktık ama Bay Kemal ve yoldaşları, yandaşları her gün yeni bir yalanla rezil olmaktan hiç usanmadı. Şimdiye kadar onlarca kez hem bize hem de bakan arkadaşlarımıza tazminat ödemeye mahkûm oldular, ancak siyasete yalan bulaştırma hastalığından kendilerini bir türlü kurtaramadılar. Ulaştırma ve Enerji Bakanlarımız yaptıkları açıklamalarla, Bay Kemal’in attığı son iftiralara cevabı en güzel şekilde verdiler. Biz de bu şahsın ahlaksız isnatlarıyla avukatlarımız aracılığıyla hukuki yollara başvurduk. Sadece siyasette değil, mahkeme önünde de bu müfterinin iftiralarını boşa çıkartacak, çürütecek, hakikatleri tek tek yüzüne çarpacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, kendi siyasi ikbalini, ülkenin ve milletin menfaatlerinin üstünde gören bir siyaset anlayışını kabul etmediklerinin altını çizdi.
“SİYASİ GELECEKLERİNİ, DIŞ GÜÇLERİN İCAZETİNE BAĞLAMASI GERÇEKTEN UTANÇ VERİCİ”
Türkiye’nin kaybetmesi pahasına gelecek hesapları yapılmasını ahlaki ve insani bulmadıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle iktidara giden yolun sandık yerine yabancı devletlerin kapısında aranmasını, demokrasimiz adına çok tehlikeli görüyoruz. Kendi milletlerinin hak ve hukukunu savunmak için ülkemizde görevlendirilen büyükelçilerin, özellikle muhalefet tarafından arzuhal makamına dönüştürülmesi, Türkiye’nin bağımsızlığı adına vahim bir durumdur. Hele hele ağızlarını her açtıklarında, ‘Atatürk’ün partisiyiz’ diye övünenlerin, siyasi geleceklerini, dış güçlerin icazetine, yardımına, ihsanına bağlaması gerçekten utanç vericidir.”
Türkiye’yi ve Türk demokrasisini böyle bir duruma düşürmeye, kimsenin, hiçbir siyasetçinin hakkının bulunmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstiklal ve istikbali uğrunda gencecik evlatlarını Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda şehit veren bir millette, böyle bir zilleti kimse reva göremez” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP ve ittifak ortaklarının, bir an önce kendilerine çeki düzen vermesi, içinde debelendikleri bu zillet çukurundan kurtulmanın yollarını araması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’ye oy vermiş, Gazi’nin hürmetine bu partiye destek olmuş tüm vatandaşlarımın da bizimle aynı beklentide olduğunu biliyorum. Zira Bay Kemal’in elinde CHP’nin rotasını tamamen kaybetmesi, millet ve memleket düşmanlarının aparatı hâline gelmesi, en çok CHP’li seçmeni rencide ediyor. ‘Gazi’nin partisi’ diyerek oy verdikleri partinin, Batı muhipleri cemiyetine dönüşmesi, millî meselelerin hiçbirinde onurlu bir duruş sergileyememesi, en fazla onların başını yere eğiyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bay Kemal ve yoldaşlarının iş bilmezliğinden, beceriksizliğinden her gün bir yenisi patlayan skandallarından bizim gibi, CHP’liler de nasıl biz rahatsız oluyorsak onlar da rahatsız oluyor. Çünkü bu ilkesizlik, bu omurgasızlık ne Türk demokrasisine ne siyaset müessesesine ne de Gazi Meclisimizin haysiyetine asla yakışmıyor. İnşallah 2023 seçimlerinin Türk siyasetinin yanı sıra CHP’nin de bu kamburdan kurtuluşuna vesile olacağına inanıyorum.”
Muhalefetin gündemiyle kendi gündemleri arasında dağlar kadar fark bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim siyasi tasavvurumuzla, bizim siyasete bakış açımızla, bizim siyaset yapış tarzımızla muhalefetin siyasi anlayışı arasında çok derin uçurumlar var” sözlerini sarf etti.
Kendilerinin, gönüller yapmak, gönülleri fethetmek, gönüllerde taht kurmak için çalışan bir kadro olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasetinin merkezine ahlakı, erdemi, vatan, millet sevgisini koyan, kökü mazide, gözü atide olan bir geleneğin temsilcileri olduklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim siyasetimiz kuşatıcı, kucaklayıcı, farklılıklara değil, ortak değerlere odaklanan siyaset biçimidir. Siyasetimiz, 84 milyonun her bir ferdinin ebedi ve ezeli kardeşliği üzerine kuruludur. Ecdadın bedel ödeyerek, daha 15 yaşında fidan gibi delikanlıları toprağa vererek emanet ettiği bu cennet vatanı canımızdan daha aziz görüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu millete sevdalı olduklarını, ne yapıyorlarsa gençler, kadınlar, çiftçiler, sanayiciler, işçiler ve üreticiler için yaptıklarını aktardı.
Her alanda daha güçlü ve müreffeh bir ülke bırakmak için mücadele ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Batıda ne varsa doğuda da aynısı olsun, kuzeyde ne varsa güneyde de aynısı olsun, 84 milyonun hepsi aynı standarda kavuşsun” diye çalıştıklarını belirtti.
“SON 19 YILDA TRABZON’A TOPLAM 45 MİLYAR LİRA TUTARINDA YATIRIM YAPTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 19 yılda Trabzon’a toplam 45 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarını söyledi. Trabzon’da 3 bin yeni derslik ve 9 bin 212 kişilik yükseköğrenim yurt binaları hizmete açtıklarını, ikinci devlet üniversitesini faaliyete geçirdiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirdeki hizmetlere dair şu bilgileri verdi: “41 bin seyirci kapasiteli stadyumu, gençlik merkezlerini, spor salonlarının yüzme havuzu, tenis kortları gibi birçok farklı branşta toplam 90 spor tesisini hizmete sunduk. Sosyal yardımlarda son 19 yılda Trabzon’a toplam 2,6 milyar lira tutarında ödenek aktardık. Toplam 1168 yataklı 15 hastanenin olduğu 54 sağlık tesisi yaptık. Of ve Tonya devlet hastaneleri ile 900 yataklı Trabzon Şehir Hastanemizin yapımları sürüyor. Bu üç hastanemizin tamamlanmasıyla Trabzon’un hastane yatak sayısı 1050 ilaveyle toplam 2 bin 218 yatak kapasitesine ulaşacak. Bunların yanı sıra Trabzon için 10 sağlık tesisi projemiz daha bulunuyor. Trabzon’da TOKİ eliyle 7 bin 991 konut ile 90 sosyal donatı alanını tamamlayıp hizmete açtık. Toplam 863 konut, 115 dükkân ve iş yerinin yapımına devam ediyoruz. Şehrimizde dört millet bahçesi projemiz var. Akçaabat ve Vakfıkebir millet bahçemiz ile Avni Aker eski stat yerinde yaptığımız millet bahçemizin birinci etabını sizlerin hizmetine sunduk. Avni Aker Millet Bahçemizin ikinci etabının ve Çarşıbaşı Millet Bahçemizin proje çalışmalarına devam ediyoruz.”
“TRABZONSPOR ZAMAN TÜNELİ’Nİ KURUYORUZ”
Trabzonlular ve Trabzonspor arasındaki bağın ne kadar güçlü olduğunu çok iyi bildiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Şimdi buradan bir müjdemizi sizinle paylaşmak istiyorum; Trabzon’umuzun, Trabzonsporlu taraftarların tek yürek olduğu, zaferlerle dolu şanlı tarihinin yazıldığı Avni Aker Stadı yerinde yaptığımız millet bahçesinin ikinci etabında tarihî bir projeyi hayata geçiriyoruz. Trabzonspor’umuzun başarılarının, zaferlerinin tüm ziyaretçilere gösterileceği Trabzonspor Zaman Tüneli’ni kuruyoruz. 410 metrekarelik müze ve sergi alanları, fuaye alanı, dört boyutlu salonu ve hatıra, hediyelik eşya mağazaları olacak. Yine Trabzonspor’un tarihî başarıları dört boyutlu olarak şehrimize gelen misafirlere gösterilecek. Şehrimiz ve Trabzonspor’umuz açısından bir vizyon projesi olacak bu yatırımın şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.”
Uzungöl ve Ayder’in sadece Trabzon’un değil, Türkiye’nin dünya çapındaki en önemli sembolleri arasında olduğunu, bu nedenle her iki yeri de korumaya aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uzungöl Özel Çevre Koruma Projemizin ilk etabını 100 milyon liralık yatırımla tamamladık. Bu güzel gölümüzü besleyen dereleri sürekli izliyor, herhangi bir azalmaya ve kirlenmeye izin vermiyoruz. Yaptığımız meydan düzenlemesiyle Uzungöl’ün cazibesini artırdık. Yaylalarımızla ilgili koruma, güzelleştirme çalışmalarını da kesintisiz sürdürüyoruz” dedi.
“ZİGANA TÜNELİ’Nİ BU YILSONUNA KADAR BİTİRİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon’a 2002 yılına kadar 73 kilometre bölünmüş yol yapılmışken, bunu toplamda 267 kilometreye çıkarttıklarını belirterek, Trabzon’da yapımı devam eden ve yılsonuna kadar tamamlanacak yol çalışmalarını anlattı.
Doğu Karadeniz’in Anadolu’ya açılan kapısı olan Zigana Tüneli ve bağlantı yollarında 24 saat vardiya esasıyla çalışmaların sürdüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışmaların bu yılsonuna kadar bitirileceğini bildirdi.
Sürmene, Of, Vakfıkebir ve Arsin ilçelerine yeni balıkçı barınakları yaptıklarını, Trabzon Yat Limanı’nı inşa ettiklerini, Trabzon Limanı’nı onardıklarını, Beşikdüzü’ndeki sahil taksimatında sona geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Son 19 yılda tamamladığımız tesisler ve Atasu Barajı ile Trabzon’a yıllık 60 milyon metreküp içme suyu temin ediyoruz. İnşaat çalışmalarına devam ettiğimiz içme suyu arıtma tesisi ve 91 kilometre uzunluğundaki isale hattı vasıtasıyla Trabzon şehir merkezine yıllık 73 milyon metreküp içme suyu sağlamış olacağız. Trabzon’da toplam 109 adet taşkın koruma tesisi yaptık, 14 adedinin yapımı devam ediyor. Trabzonlu çiftçilerimize toplam 2,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Sanayide şehrimize bir yeni organize sanayi bölgesi, bir endüstri bölgesi, bir teknopark ve iki AR-GE merkezi kurduk. Trabzonlu işverenlere 2,2 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Trabzon ve 11 ilçemize doğal gaz arzı sağladık. Seneye Tonya ve Çarşıbaşı’na, Düzköy ve Şalpazarı’na ise birkaç yıla kadar doğa gaz arzı sağlıyoruz. Özetin özeti diyebileceğimiz tüm bu devasa yatırımları CHP’ye, CHP’nin sabotajlarına, yalanlarına, CHP’nin engelleme çabalarına rağmen yaptık. Son 19 yılda neyi başardıysak milletimizle gönül gönüle vererek başardık. Siz bizi desteklediniz, siz bize dua ettiniz, siz bize sahip çıktınız biz de zorluklara aldırmadan sizlere hep aşkla sevda ile hizmet ettik. Şimdi önümüzde son 20 yılın en kritik kavşağı var. 2023 seçimleri Türkiye’nin kader seçimi olacaktır. Ülkemizin kazanımlarını koruması, milletimizin geleceğine güvenle istikbale huzur içerisinde yürümesi sizlerin vereceği mücadeleye bağlıdır. Muhalefetin çapsızlığı, beceriksizliği artık sıradan hâle gelen fiyaskoları bizi asla rehavete sürüklememelidir. Biz buralara başkalarıyla rekabet ederek değil, hep kendimizle yarışarak, kendi rekorlarımızı kırarak geldik. Bundan sonra da aynen bu rekorları yenileyeceğinize inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Katar Emiri Şeyh Hamed bin Halife Al Sani’nin vefatı dolayısıyla taziye ziyareti için gittiği Katar’ın başkenti Doha’ya ulaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hamad Uluslararası Havalimanı’nda Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Suud bin Abdurrahman bin Hasan Al Sani tarafından karşılandı.
Ziyarette Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşi Emine Erdoğan da eşlik ediyor.
FETÖ’cüler “Akaryakıt istasyonu sahiplerine nasıl kumpas kuruyorlar” FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?
FETÖ’ye bağlı Takım elbiseli teröristler” Şehirlerdeki kıymetli mülkleri nasıl ele geçiriyorlar bu teröristlere kimler yardım ediyor .Akaryakıt istasyonu sahiplerine nasıl kumpas kuruluyor ,dağıtım şirketindeki yöneticiler bu işe nasıl katkı sağlıyorlar .Bu rant nasıl paylaşılıyor .Akaryakıt istasyon sahibini nasıl kıskaca alıyorlar .Petrol imamı ,Şehirlerdeki kıymetli mülkleri nasıl ele geçiriyorlar .
FETÖ’cüler | Milletimize kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır?
Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
FETÖ’cüler | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.