Connect with us

Dünya

“Ülkemizi bölgesel ve küresel meselelerde söz ve etki sahibi yaptık”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Subay ve Astsubay Öğrencileri Mezuniyet Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizi bölgesel ve küresel meselelerde söz ve etki sahibi yaptık, çözümün anahtarını elinde tutan stratejik bir konuma yükselttik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beytepe’de Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Stadyumu’nda düzenlenen Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Subay ve Astsubay Öğrencileri Mezuniyet Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Akademiden başarıyla mezun olan öğrencileri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün 763’ü subay, 2 bin 937’si astsubay olmak üzere toplam 3 bin 700 evladımızı görev yerlerine uğurlamanın heyecanını yaşıyoruz. Bu mezunlarımız arasında kendi öğrencilerimizin yanı sıra dost ve kardeş ülkelerden gençlerimiz de bulunuyor. Her biri milletimizin gönül elçisi olan misafir öğrencilerimizi de kutluyor, kendilerine ülkelerinde üstlenecekleri görevlerde başarılar diliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezun olan yabancı öğrencilerin hem kendi toplumlarına hizmet edeceğini hem de ülkeler arasındaki ilişkilerin gelişmesine önemli katkı sağlayacağını belirterek subay ve astsubayları en donanımlı şekilde yetiştiren öğretmenler, komutanlar ve ailelerine teşekkür etti.

“GENÇLERİMİZİN EN NİTELİKLİ ŞEKİLDE YETİŞMESİNİ VATANIMIZIN BEKASI AÇISINDAN HAYATİ EHEMMİYETTE GÖRÜYORUM”

Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinden, kurulduğu 2016’dan bugüne kadar 33’ü uluslararası öğrenci olmak üzere toplam 23 bin 546 gencin mezun olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün mezuniyet sevinci yaşayan her öğrencimiz, tıpkı selefleri gibi Türkiye’nin en gözde eğitim kurumlarından birinde eğitim aldılar. Bu çatı altında bulundukları süre boyunca evlatlarımız, mesleki becerileri yanında akademik, sosyal ve entelektüel yönlerini de geliştirdiler. Pratik ve teorik açıdan yoğun bir eğitimi alınlarının akıyla bitirerek üstlenecekleri vazifeye hazır hâle geldiler. Yeni mezunlarımız, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarımızın farklı kademelerinde görev alarak yüksek vazife şuuru içinde milletimize aşkla hizmet ettiler, bundan sonra da hizmet edeceklerdir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezun olan subay ve astsubayların üstlendikleri sorumluluğu, şartlar ne olursa olsun hakkıyla yerine getireceğine yürekten inandığını dile getirerek, “Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarımızın gelecekteki komutanlarını yetiştiren bu akademide alınan eğitimi son derece önemsiyorum. Buradaki gençlerimizin en nitelikli şekilde yetişmesini, milletimizin huzuru yanında vatanımızın bekası açısından da hayati ehemmiyette görüyorum” diye konuştu.

Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinin bir benzerinin dünyada olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burası bambaşka, bu fiziki mekana sahip olan böyle bir akademi yok ve buradan da eserleri görüyorsunuz. Bu şekilde dipdiri imanıyla, itikadıyla bir nesil yetişecek, komutanlar ordusu yetişecek. Onlar da ne Gabar’da ne Cudi’de ne Tendürek’te ne Bestler Dereler’de bugüne kadar nasıl terörist bırakmadıysalar, bundan sonra da bırakmayacaklar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, polis ve jandarma teşkilatının yangın, sel gibi felaketlerde de fedakârca çalıştığını vurguladı.

“TARİHİYLE, KÜLTÜRÜYLE, DEĞERLERİYLE NAM SALMIŞ BÜYÜK BİR DEVLETİZ”

Türkiye’nin, üç kıtanın kesişme noktasında yer alan, stratejik önemi fevkalade yüksek bir coğrafi konuma sahip olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Asya’dan Afrika’ya, Kafkasya’dan Avrupa’ya uzanan geniş bir bölgede yaşanan her olay, bizi doğrudan etkilemektedir. Afganistan’da 40 yıldır devam eden iç karışıklıkların, Libya’daki ardı arkası kesilmeyen kardeş kavgasının, Yemen’de çözüme kavuşturulamayan çatışmaların, Suriye’de 11 yıldır devam eden zulüm ve saldırıların, Balkanlarda yeniden alevlenmeye başlayan gerilimlerin, Afrika’da her yıl yüz binlerce cana mal olan açlık ve fakirliğin, Kafkasya’da körüklenmeye çalışılan fitne girişimlerinin, velhasıl komşularının yanı sıra çok geniş bir alanda ortaya çıkan krizlerin menfi yansımalarını en fazla hisseden ülke, hiç şüphesiz ülkemiz, vatanımız Türkiye’dir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kim ne derse desin, coğrafi konumu, kültürel ve beşeri bağları itibarıyla Türkiye’nin buralara sırtını dönme lüksünün olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu: “Komşularımıza ateş düşmüşse, kapılarımızı, pencerelerimizi kapatıp ‘bana ne’ diyemeyiz. Yüzyıllar boyunca cihana adalet dağıtmış bir ecdadın torunları olarak ‘Bize ne Kudüs’ten, bize ne Filistin’den, bize ne Suriye’den, Irak’tan, Yemen’den, Türkistan’dan’ diyemeyiz. Hele hele Batılılar gibi, ‘Bana ne başkalarının acısından, gözyaşından’ hiç diyemeyiz. Çünkü biz tarihiyle, kültürüyle, değerleriyle nam salmış büyük bir devletiz. Biz, vicdanıyla, merhametiyle temayüz etmiş büyük bir milletin evlatlarıyız. Ne diyor şair, ‘Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz, gelmişiz dünyaya millet, milliyet nedir öğretmişiz.’”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zorluklara aldırmadan, gereği neyse onu yapmanın, onu yerine getirmenin, mazlum ve mağdura kucak açmanın vicdani görev olduğunu söyledi.

Dili, kültürü, kökeni, meşrebi ne olursa olsun, bölgenin tüm halklarının, birbirlerinin kardeşleri, akrabaları olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, birinin yaşadığı acıya diğerinin kayıtsız kalmasının her şeyden önce kadim kardeşlik ve akrabalık hukukuna aykırı olduğunu dile getirdi.

“BİZ YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Filistin, Suriye, Irak ile diğer dost ve kardeş halklarla ilişkimizi eleştirenler, Türkiye’nin sadece coğrafi konumundan değil, aynı zamanda tarihî ve beşeri derinliğinden de bihaber olan gafillerdir. Şayet birisi, zerre kadar tarih bilgisi olup da hâlâ ‘Türkiye’nin Suriye’de ne işi var?’ diyorsa emin olun ülkemizin kötülüğünü istiyordur. Haritayı önüne koyup da hâlâ ‘Irak ile niye yakından ilgileniyoruz?’ diye soran kimse varsa Türkiye’nin fenalığını düşünüyordur. Yunanistan’a yapılan askerî yığınağı gördüğü hâlde hâlâ savunma sanayi atılımlarımızı eleştiren varsa stratejik öngörüsünü kaybetmiş demektir. Başkaları 10 bin kilometre öteden gelip Suriye’ye, Irak’a, Libya’ya müdahil olurken ses çıkarmayanların, Türkiye’nin sınır ötesi harekâtlarını hedef alması, eğer husumetten kaynaklanmıyorsa basiretsizliğin işaretidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10 bin kilometre öteden ülkeme ve ülkemde teröristlere tırlarla eğer mühimmat getiriyorsa eğer buraya bütün araç, gereç getiriyorsa ve onlarla sınır ötesi bize operasyon yapıyorlarsa onlara da biz, sınır ötesinde, yaptığımız anlaşmayla sınır çizgisinin 30 kilometre ötesine kadar gereken cevabı veriyoruz. Bundan rahatsız oluyorlarsa hiç kusura bakmasınlar onlar rahatsız olacak, biz de yolumuza devam edeceğiz. Elbette gün gelecek, tarih bunları yargılayacak ve hükmünü verecektir” diye ekledi.

Yabancı basına, Türkiye’yi ve Türkiye’nin savunma sanayi hamlelerini şikâyet edenlere acıdıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, insansız hava araçlarını, silahlı insansız hava araçlarını, akıncıları, savaş uçaklarını yapacaklarını, helikopterleri de yapmaya devam edeceklerini belirtti.

“TÜRKİYE DİPLOMATİK, EKONOMİK VE ASKERÎ BAŞARILARIYLA GÖZ DOLDURMAKTADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Son 20 yıldır olduğu gibi bugün de onları kendi hırsları, kendi sığ hesaplarıyla baş başa bırakıp işimize bakıyoruz. Kimse, Yunanistan’da 10-15 Amerikan üssü var diye eleştirmiyor. Kimse, Batı Yunanistan’a yığınak yapıyor diye eleştirmiyor ama en ufak bir ses çıktığı zaman ‘Türkiye, Yunanistan’ı tehdit ediyor’ Hayır. Eğer bize yan bakan olduğu zaman yan bakana kusura bakmasınlar herhalde biz de düz bakmayız. Biz kimseye, hiçbir ülkeye husumet beslemiyoruz. Tam tersine her ülkeyle, her toplumla mümkün olan en iyi, en ileri, en samimi ilişkileri kurmak ve geliştirmek istiyoruz. Amacımız yakın komşularımızdan başlayarak çevremizde bir ‘barış ve iş birliği kuşağı’ tesis etmektir. Birileri tarafından bilinçli olarak bölgemize giydirilen kardeş kavgası ve husumet üzerine kurulu deli gömleğini yırtıp atmakta kararlıyız. Özellikle son dönemde, bu yönde pek çok olumlu adım attık. Kimi konularda anlaşmazlık yaşadığımız ülkelerle ilişkilerimizi kazan kazan ve karşılıklı saygı temelinde yeniden rayına oturttuk.”

Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye’nin arabuluculuk rolünü çok daha güçlü bir biçimde öne çıkardıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi, bölgesel ve küresel meselelerde söz ve etki sahibi yaptıklarını, çözümün anahtarını elinde tutan stratejik bir konuma yükselttiklerini aktardı.

Türkiye’nin, çatışmaların, istikrarsızlıkların eksik olmadığı sancılı bir bölgede, diplomatik, ekonomik ve askerî başarılarıyla göz doldurduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçimizdeki birileri anlamasa da akıl ve izan sahibi herkes, Türkiye’nin bu hamlelerini görüyor, takdir ediyor” şeklinde konuştu.

“NEREDE BİR TERÖRİST VARSA KAYNAĞINDA ETKİSİZ HÂLE GETİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin güvenlik politikalarında, mevcut paradigmaları değiştiren başarılarının inkâr edilemez bir gerçek olduğuna dikkati çekti.

“Artık terörün kapımıza dayanmasını beklemiyor, terör tehdidi nereden geliyorsa nerede bir terörist varsa kaynağında etkisiz hâle getiriyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin operasyon derinliğini, Suriye’den Irak’a kadar uzattıklarını, kendilerini en emniyette hissettikleri bölgelerde bile bölücü terör örgütüne tarihinin en ağır darbelerini indirdiklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunu da başkaları gibi sivil, terörist ayrımı gözetmeden toptan imha yerine, âdeta bir kuyumcu titizliğiyle, kılı kırk yaran bir hassasiyetle yürütüyoruz. Askerimiz, polisimiz, jandarmamız, istihbaratçımız, güvenlik korucumuz tam bir koordinasyon içinde hareket ederek terör örgütlerine nefes aldırmıyor. Öyle ki bir dönem teröristlerin cirit attığı dağlarda, artık vatandaşlarımız terör tehdidinin korkusunu hissetmeden, aileleriyle piknik yapmanın huzurunu yaşıyor. Teröristlerin saldırılarından dolayı yatırım alamayan bölgelerimiz, bugün turizmden sanayiye her alanda zirveleri zorluyor, ihracatta, istihdamda rekorlar kırıyor.”

“İNSANIMIZIN HUZURUNA KASTEDEN TÜM ODAKLARA KARŞI GEREKEN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALIYORUZ”

Türkiye’nin, sadece terörle mücadelede değil, suç örgütleri ve düzensiz göçle mücadelesinde de başarı çıtasını sürekli yukarıya taşıdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sahil Güvenliğimizin olağanüstü çabalarıyla Ege’de ölümlerin önüne geçtik. Son 2 yılda Yunanistan tarafından botları batırılıp ölüme terk edilen, çoğu kadın ve çocuk, 41 bin insanın hayatını biz kurtardık. Sahil Güvenlik teşkilatımız tarafından yakalanan düzensiz göçmen sayısı 245 bine ulaştı. Jandarma teşkilatımız da sınır bölgelerimiz başta olmak üzere, düzensiz göçle ve insan kaçakçılarıyla mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor” şeklinde konuştu.

Uyuşturucu baronlarına ve gençlerin geleceğini çalan zehir tacirlerine göz açtırmadıklarını da anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanımızın huzuruna, vatanımızın birlik ve bütünlüğüne kasteden tüm odaklara karşı gereken her türlü tedbiri alıyoruz. İnşallah sizlerin de katılımıyla farklı cephelerde verdiğimiz bu zorlu mücadelemizi artık çok daha başarılı ve etkin şekilde yürüteceğiz” dedi.

“HAYATA GEÇİRDİĞİMİZ REFORMLARLA TÜRKİYE’NİN BİR DAHA VESAYET GİRDABINA SÜRÜKLENMESİNE MÜSAADE ETMEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezun öğrencilere şöyle seslendi: “Farklı rütbelerde, teşkilatımızın farklı sınıf ve birimlerinde, ülkemize ve milletimize hizmet edeceksiniz. Tahsil hayatınız boyunca edindiğiniz bilgi, birikim, tecrübe ve yeteneklerin, bu süreçte sizlere daima yol göstereceğine inanıyorum. Sizlerden devletimize büyük bir aşkla hizmet ederken şu kadim ilkeyi asla aklınızdan çıkarmamanızı istiyorum. Devleti korumanın yegâne yolu, bağrından çıktığınız milleti korumaktır. İnsanımıza tepeden bakanların, insanlarımızı hor, hakir görenlerin, kendini toplumdan izole edenlerin ne bu ülkeye ne de millete faydası dokunur. Türkiye, kendini kanunların, hukukun ve demokratik prensiplerin üstünde görenlerden çok çekmiş bir ülkedir. Bizler aynı zamanda demokrasi dışı yöntemlerle millî iradenin ve siyasetin dizayn edildiği acı günler yaşadık. Hamdolsun, 2002’den itibaren hayata geçirdiğimiz reformlarla Türkiye’nin bir daha vesayet girdabına sürüklenmesine müsaade etmedik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetinde milletle omuz omuza verdikleri mücadele sayesinde Türkiye’de merkezinde hukukun, sivil iradenin, insan haysiyetinin olduğu yepyeni bir sistemi inşa ettiklerini belirterek şunları kaydetti: “Sizlerden bu yeni dönemin ruhuna uygun şekilde, insanımızın canına, malına, temel hak ve hürriyetlerine el uzatanlara karşı tavizsiz bir duruş sergilemenizi bekliyorum. Sizlerden görevinizi kanunlar ve mevzuat çerçevesinde yaparken, vatandaşlarımıza karşı daima müşfik davranmanızı bekliyorum. Milletimizin hakkını koruma noktasında en küçük bir zafiyet göstermeden sorumluluklarınızı yerine getireceğinize inanıyorum. Devletin ve milletin emri, hizmeti, hiyerarşisi dışında bir yerin tasallutuna girmeyeceğinizden şüphe duymuyorum. Sizlere güveniyorum ve diyorum ki ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ Rabbim sizleri her türlü kazadan, beladan, saldırıdan, görünür, görünmez her türlü musibetten muhafaza buyursun diyorum.”

Türkiye’nin bekası uğrunda can veren şehitleri rahmetle yâd eden, gazilere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinin tüm hocalarını, tüm komutanlarını, mezunları ve ailelerini tebrik etti.

Bürokrat

“Antalya Diplomasi Forumu, küresel aklın ve global vicdanın ortak kürsüsü hâline gelmiştir”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, “Beş sene önce diplomasinin nabzını tutacak küresel bir platform hedefiyle çıktığımız yolda bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu; küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü hâline gelmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” ana temasıyla NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında bir konuşma yaptı. Açılış programına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da katıldı.

Konuşmasında, Antalya’nın tarihin, kültürün ve diplomasinin şehri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, davetlileri Akdeniz’in eşsiz güzelliklerle dolu şehrinde ağırlamanın bahtiyarlığını yaşadığını ifade etti.

Çarşamba günü Kahramanmaraş’ta yaşanan müessif olaydan sonra telefonla arayıp veya mesaj gönderip üzüntülerini paylaşan herkese şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiç kimsenin, hiçbir ailenin ve toplumun benzer acıları yaşamaması dileğinde bulundu.

Bu yıl beşincisini düzenledikleri Antalya Diplomasi Forumu’nun bölge başta olmak üzere tüm dünya için hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Program kapsamında yapılacak tartışma, değerlendirme ve fikir teatilerinin; forum süresince gerçekleştirilecek yan etkinlikler ve ikili görüşmelerin verimli geçmesini diliyorum. Gerek katılım ve temsil gerek kapsam ve içerik noktasında küresel bir markaya dönüşen Antalya Diplomasi Forumu’nu bu sene de başarıyla organize eden Dışişleri Bakanlığımıza, Sayın Bakan ve ekibine; görevi sırasında foruma öncülük eden Antalya Milletvekilimiz Mevlüt Çavuşoğlu’na tebriklerimi iletiyorum.”

“BU ORGANİZASYONU, BİR AKIL PLATFORMU OLARAK GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Antalya Diplomasi Forumu’nu, diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmediklerini dile getirerek, şöyle konuştu: “Bu organizasyonu dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz. Hepimiz şu gerçeğin çok net farkındayız; günümüzde diplomasi yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıkıyor. Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor. Beş sene önce diplomasinin nabzını tutacak küresel bir platform hedefiyle çıktığımız yolda bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü hâline gelmiştir. ‘Yarını kurgulamak, belirsizlikleri yönetmek’ teması altında üç gün boyunca yapılacak tartışmaların forumun bu özgün ve özel yönünü daha da belirgin kılacağı kanaatindeyim. Forumun sizlerin de ufuk açıcı fikirleriyle Türkiye’nin barışın anahtarı misyonuna katkı vereceğine inanıyor, şimdiden her birinize teşekkür ediyorum.”

“KÜRESEL SİSTEMDE YAŞANAN KRİZ EVVELEMİRDE AHLAKİ VE VAROLUŞSAL BİR KRİZDİR”

İnsanlığın, içinden geçilen dönemi anlamak için süreci doğru tahlil etmesinin ve dinamikleri doğru okumasının şart olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştıracaktır. Evet, güç dağılımı değişiyor. Evet, yeni aktörler yükseliyor. Evet, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hâle geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor. Kural temelli olduğu iddia edilen sistem, kuralların ihlal edildiği yerde susarken, insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Buradaki esas sorun seçici davranan adalet, araçsallaştırılmış ilkeler ve güç ilişkilerine mahkûm edilmiş müşterek değerlerimizdir. Dolayısıyla küresel sistemde yaşanan kriz evvelemirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir. Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze’ye bakmak yeterlidir.”

“GAZZE’DE YAŞANANLARI YALNIZCA BİR İNSANİ TRAJEDİ OLARAK OKUMAK EKSİKLİKTİR”

Son 2,5 yılda 73 bin Filistinlinin İsrail saldırılarında can verdiğine ve 172 binden fazla kişinin yaralandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Henüz körpe bir fidanken hayattan kopartılan çocukların sayısı 21 bini aştı. Öksüz ve yetimlerin sayısı ise 58 bini geride bıraktı. Ateşkese rağmen 754 Filistinli şehit oldu, 2 bin 100 kişi yaralandı. Bir defa şunu burada kabul etmemiz gerekiyor; Gazze’de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir. Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net bir biçimde göstermiştir. Hepimiz elimizi vicdanımıza koyup şu soruların cevabını cesaretle aramak zorundayız: Eğer bir sistem kuvözdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa bu yapısal bir çürüme, ontolojik bir tefessüh değil midir? Bu tablo ahlak ve meşruiyet krizinin en bariz hâli değil midir? Sorarım: Dün Suriye ve Gazze’de, bugün Batı Şeria ve Lübnan’da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir? Dahası kardeşlerimizin, dostlarımızın ve evlatlarımızın geleceğini etkileyen bu sistem, özellikle kriz karşısında eli kolu bağlı kalmamız nasıl düşünülebilir?”

“BARIŞA GİDEN EN KESTİRME YOL, YAPICI DİYALOG VE DİPLOMASİDİR”

“Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan çok net söylüyorum, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur. İsrail hükûmetinin tahrikleriyle başlayan bu anlamsız ve son derece maliyetli savaşta Pakistan Başbakanı, değerli kardeşim Şerif’in girişimleriyle ilan edilen 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin, kalıcı barışın tesisi için en etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ne kadar derin olursa olsun, anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir. Unutulmasın ki barışa giden en kestirme yol, yapıcı diyalog ve diplomasidir. Ve barış, Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli’nin o veciz ifadesiyle ‘Tek kanatlı bir kuş değildir.’ Tarafların uzlaşmacı, sabırlı ve sağduyulu bir anlayışla hareket etmeleri, sonuç alınmasında büyük önem arz ediyor. Yine bu kritik aşamada İsrail’in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunmalıdır.”

“KÖRFEZ ÜLKELERİNİN AÇIK DENİZLERE ERİŞİM HAKKI KISITLANMAMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tansiyonun tırmandığı Hürmüz geçişiyle ilgili tavırlarının çok net olduğunu belirterek, “Hürmüz’ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman’dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır. Savaşın, komşu coğrafyalardaki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılmasında alternatif rota arayışlarını hızlandırdığı görülüyor. Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında Kalkınma Yolu gibi vizyon projeleriyle komşularımızla iş birliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum” diye konuştu.

Yakın çevredeki bir diğer çatışma alanı olan Ukrayna’daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarından üzüntü duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı hâlen koruyoruz. Şunu tüm samimiyetimle burada dile getirmek isterim, Türkiye, tarafların da istekli olması hâlinde Liderler Zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır. Komşumuz Suriye’de huzurun, istikrarın ve normalleşmenin güçlendirilmesi bölgemizin geleceği için hayati önemdedir. Suriye Devlet Başkanı Sayın Şara’nın basiretli liderliğinde bu ülkenin son 1,5 yıllık süreçte katettiği mesafeden memnuniyet duyuyor, inşallah bundan sonra da Suriye halkının yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, köklü tarihî bağlarla şekillendirdikleri Balkan vizyonunda barış, istikrar ve refahın perçinlenmesinin öncelikleri olmayı sürdürdüğünü belirterek bu düşünceyle hayata geçirdikleri Balkan Barış Platformu’ndan son derece umutlu olduklarını söyledi.

“HAZAR GEÇİŞLİ DOĞU-BATI ORTA KORİDOR GİRİŞİMİNE GÜÇLÜ DESTEĞİMİZ SÜRÜYOR”

Avrasya’da barışın ve huzurun teminatı olarak gördükleri Türk Devletleri Teşkilatını her geçen gün güçlendirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın son çeyreğinde Türkiye’de düzenleyecekleri 13. Türk Dünyası Zirvesi’nde dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralacaklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönem başkanlığı yaptıkları dönemde teşkilatın uluslararası etkinlik ve görünürlüğünü daha da artıracaklarını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: “Azerbaycan’la eş güdüm içerisinde komşumuz Ermenistan’la normalleşme sürecimizi adım adım ilerletiyoruz. Bu minvalde Asya ile Avrupa arasındaki ticarette en güvenilir güzergâh olan Hazar geçişli doğu-batı orta koridor girişimine de güçlü desteğimiz sürüyor. Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i ise bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istiyoruz. Bunun için Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dışlamaya çalışan tek taraflı ve maksimalist tutumları reddettiğimiz gibi savaş ortamından medet uman beyhude çabaları da doğru bulmuyoruz. Kıbrıs Türkü’nün dirayetli tutumu, bugün Kıbrıs Adası’nda iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğu gerçeğini artık tüm dünyaya kanıtlamıştır. İnancımız odur ki komşumuz Yunanistan’la tesis ettiğimiz olumlu atmosfer, ikili meselelerimizin çözümü yanında Batı Trakya Türk Azınlığına yönelik hak ihlallerinin son bulmasına da katkı sunmalıdır.”

“AFRİKA ÜLKELERİNİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ, EGEMENLİĞİNİ VE KALKINMA HAMLELERİNİ SAMİMİYETLE DESTEKLİYORUZ”

Bir başka “kardeş coğrafya” Libya’da, sükûnet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabalarının devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Afrika ülkelerinin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve kalkınma hamlelerini samimiyetle destekliyoruz. Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana devam eden çatışmaların sonlandırılması için her türlü diplomatik gayretin yanındayız. Son yıllarda istikrar ve güvenliğini sağlama noktasında önemli adımlar atan Somali’nin toprak bütünlüğüne ve ekonomik refahına desteğimiz ise bakidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak, bir yandan farklı bölge ve kıtalarda barışçıl dış politikalar yürütürken diğer yandan da mevcut ittifak bağlarımızı tahkim ediyoruz” dedi.

Türkiye’nin Avrupa-Atlantik Bölgesi’nin kolektif güvenliğinin teminatı olan NATO’nun önde gelen ülkelerinden biri olarak bu yıl, 7-8 Temmuz tarihlerinde Liderler Zirvesi’ne Ankara’da ev sahipliği yapacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zirve’de ittifakı güçlü şekilde geleceğe taşıyacak önemli kararlar almayı ümit etiklerini ve bunun altyapısını şimdiden oluşturduklarını bildirdi.

“KARŞI KARŞIYA OLDUĞUMUZ MÜŞTEREK SINAMALAR AVRUPA’YLA ORTAKLIĞIMIZIN STRATEJİK DEĞERİNİ ORTAYA KOYMUŞTUR”

Tarihin, coğrafyanın ve jeopolitiğin her fırsatta hatırlattığı üzere Türkiye’nin, Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün karşı karşıya olduğumuz müşterek sınamalar, Avrupa’yla ortaklığımızın stratejik değerini bir kere daha ortaya koymuştur. Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefimizi korurken, Birliğin istikamet sorununu aşarak kurucu önderlerinin vizyonuna sadakatle sahip çıkmasını bekliyoruz. Önümüzdeki kasım ayında ise Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin 31’inci Taraflar Konferansı’na yine burada, Antalya’da ev sahipliği yapacağız. COP 31 başkanlığımız süresince, Sıfır Atık Hareketi’nin yaygınlaştırılması gibi çevre gündemiyle gençlerin gündemini buluşturan politikaları öne çıkaracağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Tarih boyunca barış, istikrar ve adalet yalnızca güçte değil aynı zamanda dayanışma ile sağlanmıştır. Büyük mütefekkir İbni Haldun’un işaret ettiği gibi bir toplumu ayakta tutan, sahip olduğu güçten önce o gücü anlamlı kılan asabiyedir, birlik duygusudur, ortak kader bilincidir, dayanışmadır. Vicdan sahipleri olarak savaş ve soykırım cephesi karşısında barış ve insanlık cephesinin ne kadar güçlendirirsek, yarınlarımıza o derece güvenli bakabiliriz. Onun için bugün mesele sadece yeni kurumlar, sistem veya düzen inşa etmek değildir. Asıl mesele yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir. Antalya Diplomasi Forumu’nu teşriflerinizi, bu dayanışma zemininin tesisine verilmiş kıymetli bir destek olarak görüyorum.”

Açılış programına, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman Sırbistan Başbakanı Duro Macut, Pakistan Başbakanı Şerif, Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani’nin de aralarında olduğu davetliler katıldı.

GENÇ GAZETECİLER ANTALYA

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı anigif-genc-gazeteciler.gif

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu onuruna verilen akşam yemeğinde yaptığı konuşmada, “80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda 152. Parlamentolar Arası Birlik (PAB) Genel Kurulu onuruna verilen akşam yemeğine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Genel Kurul vesilesiyle katılımcıları Türkiye’de ağırlamaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirtti.

Asya’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Avrupa’ya yaklaşık 155 ülkeden genel kurula katılan ve programa teşrif eden tüm misafirlere şükranlarını sunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İradelerini temsil ettiğiniz dost ve kardeş halklarımızın tamamına 86 milyon vatandaşım adına selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve İstanbul olarak Parlamentolar Arası Birliğin Genel Kurulu’na dördüncü kez ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, “Gelecek Nesiller İçin Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek” temasıyla düzenlenen 152. Genel Kurul’un tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul kapsamında alınacak kararların, yapılacak tartışmaların, buradaki tespit, tenkit ve tekliflerin, aynı şekilde icra edilecek komite toplantıları, forum oturumları ve yan etkinliklerin aralarındaki dostluk ve dayanışmayı daha da güçlendirmesini, Gazze’deki mezalim başta olmak üzere mevcut sorunların çözümüne katkı vermesini temenni etti.

2026’nın ilk Genel Kurulu’na başarıyla ev sahipliği yapan Türkiye Büyük Millet Meclisini, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile milletvekillerini ayrıca tebrik ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son olarak Genel Sekreterlik görevini 12 yıldır başarıyla yürüten Sayın Martin Chungong’a, birliğe yaptığı katkılar için teşekkür ediyor, bu önemli vazifeyi devralacak arkadaşımıza muvaffakiyetler diliyorum” şeklinde konuştu.

“BÖLGE ÜLKELERİNİN ANA AKTÖR OLMADIĞI HİÇBİR DENKLEMİN BARIŞ ARAYIŞINA CEVAP VEREMEYECEĞİ AÇIKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Parlamentolar Arası Birliğin tam 137 yıldır çok önemli bir işlevi yerine getirdiğini belirterek, “Herkes için demokrasi anlayışıyla, parlamenter demokrasiye açılan Birliğin siz kıymetli mensuplarına bu akşam bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

Diyalog ve iş birliği imkânlarının artırılması, barış ve adalet odaklı girişimlerin yoğunlaştırılması temelinde Birliğin üstlendiği misyonu çok kıymetli bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “152. Genel Kurul’un parlamenter diplomasi zemininde daha adil ve güvenli bir dünyanın, yeni ümitlerle yeşeren huzur ve barış dolu bir geleceğin inşasına önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Akıl ve vicdan sahipleri olarak şu gerçeği hepimiz çok iyi biliyoruz. 80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem, bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir. Uluslararası hukukun bağlayıcı hükümleri, işledikleri savaş ve insanlık suçlarına her gün yenilerini ekleyen aktörler üzerindeki tesirini maalesef yitirmiştir. Sağduyunun askıya alındığı, diyalog mekanizmasının devre dışı bırakıldığı, diplomasi ve müzakerenin yerini silah, füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir. Bakın burada şunu çok açık ve net ifade etmek isterim. Türkiye olarak insani değerler üzerine bina ettiğimiz dış politikamızın önceliği hangi coğrafyada olursa olsun ihtilafların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılmasıdır. Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven arayışına cevap veremeyeceği açıktır.”

“BÖLGEDE ÜSTLENDİĞİMİZ BARIŞ GİRİŞİMLERİNİN ÖZÜ, İLKELİ VE GERÇEKÇİ YAKLAŞIMDIR”

“Bizim Gazze’de, Ukrayna’da, İran’da, Afrika’da ve daha birçok bölgede üstlendiğimiz barış girişimlerinin özü, ilkeli ve gerçekçi yaklaşımdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletlerin iradesinin tezahür ettiği kurumlar olan parlamentolara da bu anlamda son derece kritik sorumluluklar düştüğünü ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uluslararası kamuoyu Orta Doğu’daki trajedileri durdurma iradesi gösterse de hükûmetlerin bu noktada çok daha geriden geldiklerine tanık oluyoruz. İşte son iki ayda yaşananları hep birlikte takip ettik. Dünyanın odağı İran’daki savaşa kaymışken, Filistin ve Lübnan’da binlerce kişi İsrail hükûmetinin saldırılarında hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda bir milyondan fazla Lübnanlı yerlerinden edildi. Öldürülenlerin ve göçe zorlananların sayısı günden güne artıyor. Hem kendi halkı hem Filistin hem de bölgemiz için barışın ve huzurun önündeki en büyük engel olan İsrail hükûmeti, uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmuyor, durdurulamıyor. Bunun üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim. Aynı hukuk ve kural tanımazlık Filistin’de de katmerlenerek devam ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail güçlerinin ateşkesin imzalandığı 10 Ekim 2025’ten bugüne 755 Filistinliyi şehit ettiğini, 2 bin 100 kişiyi yaraladığını söyledi.

7 Ekim 2023’ten bu yana 73 bin Filistinlinin hayattan koparıldığını, Gazze’de yaralananların sayısının 172 bini geçtiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ateşkes çerçevesindeki taahhütlerine uymayan İsrail yönetimi, Gazze’ye insani yardım girişlerine de engel oluyor. Kudüs, Mescid-i Aksa ve Batı Şeria’ya yönelik mütecaviz politikalar ile yasa dışı yerleşimci terörü aynı şekilde tüm şiddetiyle sürüyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Şeria’yı yeni Gazze yapma planını açık açık dillendiren İsrail’in, Filistinli mahkûmlara getirdiği idam cezasıyla, apartheid utancını Güney Afrika’da yıkılışından 32 yıl sonra tekrar hortlatma peşinde olduğunu vurgulayarak, “İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanacak bu karara karşı dünya parlamentolarının en sert şekilde tepki vermesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Filistin’de adil ve kalıcı barışın tek formülü olan iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya, barışın sesini yükseltmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

“SUDAN’DAKİ İSTİKRARSIZLIĞIN SONLANDIRILMASI İÇİN HER TÜRLÜ DİPLOMATİK ÇABAYI DESTEKLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışma ortamının 13,5 yıllık zulmün ardından özgürlüğüne kavuşan Suriye halkının hak ettiği huzur ve istikrarın önündeki en büyük engel olduğunu ifade ederek, “Suriye’nin yeniden ayağa kaldırılmasında uluslararası aktörlerin yapıcı ve devamlı desteğine ihtiyaç vardır. Biz, millî birlik ve toprak bütünlüğü temelinde, Suriyeli kardeşlerimize elimizden gelen her türlü desteği bugüne kadar verdik, veriyoruz ve vereceğiz” diye konuştu.

Aynı şekilde bir başka kardeş coğrafyada, Libya’da sükûnet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabaları sürdürdüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçinden geçtiğimiz bu kritik dönemde Ukrayna Savaşı’nı sonlandırmaya dönük diplomatik çabaların kesintiye uğramaması büyük önem arz ediyor. Hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın güven duyduğu yegâne ülke olarak savaşın sona erdirilmesi için samimi çabalarımızı sürdürüyoruz. Öte yandan, Güney Kafkasya’da barış ve refahın hüküm sürdüğü huzurlu bir geleceğin inşası yönünde atılan adımları takdirle karşılıyor, bunun tüm dünyaya örnek olmasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1963’ten bu yana gündemlerinde olan Kıbrıs meselesinde ise adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme varılmasının zamanının çoktan geldiğini kaydederek, “Buradan bir kez daha Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı hukuksuz izolasyonun artık sona ermesi gerektiği çağrısında bulunuyor, sizlerden de bu konuda destek beklediğimizi dile getirmek istiyorum” dedi.

“Eşit ortaklık anlayışıyla şekillenen Afrika politikamız, dost ve kardeş Afrika ülkelerinin teveccühüyle her geçen gün daha da güçleniyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ancak Sudan’daki çatışmalar Afrikalı kardeşlerimiz gibi bizleri de derinden yaralıyor. Sudan’daki istikrarsızlığın sonlandırılması için her türlü diplomatik çabayı destekliyoruz. Bilhassa Etiyopya ile yaşanan problemlerin çözümü için atılan adımların Afrika Boynuzu’ndaki gerginliğin azaltılmasına yaptığı katkıdan memnuniyet duyuyoruz. Son yıllarda istikrar ve güvenlik yolunda önemli bir mesafe alan Somali’nin toprak bütünlüğüne ve kalkınmasına verdiğimiz destek de sürüyor. Sahel bölgesi de dâhil, Afrika’nın tamamında refah, istikrar ve güvenliğin sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Afrikalı dostlarımızla iş birliği içinde, kıtanın daha parlak bir geleceğe kavuşması için ihtiyaç duyulan her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu’nun hayırlara vesile olmasını diledi.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı anigif-genc-gazeteciler.gif

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını beka meselesi olarak görüyoruz”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ideathon Yarışması’na ilişkin programda yaptığı konuşmada, “Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma, Allah muhafaza, tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen Ideathon Yarışması’na ilişkin programa katıldı.

“Fikir Maratonu Programı” kapsamındaki buluşmada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “bağımlılığa karşı aileyi güçlendiren politikalar” temasıyla düzenlenen Fikir Maratonu’na 81 ilden 264 takım ve bin 302 yarışmacının katıldığını belirtti.

Yarışmaya katılanların, yeni fikir ve önerilerini inşa ettiklerini, diğer yandan da pek çok alanda son derece nitelikli eğitimler aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, aylar süren yoğun bir hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından 15 takımın finale kalma başarısı gösterdiğini söyledi.

Yarışmaya katılanların yüzde 22’sinin 18-30 yaş aralığında, yüzde 16’sının ise 50 yaş ve üzerinde olmasının dikkati çekici olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tablo, kadın kollarımızda farklı yaş gruplarına mensup dava arkadaşlarımızın aynı masa etrafında verimli bir fikir jimnastiğine imza atabildiklerini gösteriyor” diye konuştu.

AK Parti’yi yaklaşık çeyrek asırdır milletin kalbinde, Türkiye’nin kaptan köşkünde tutanın akıl, ahlak, ufuk ve tecrübeyi birleştirme kabiliyeti olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir. Hiçbir zaman da olmamıştır. Kadın kollarından gençlik kollarına, AK Parti teşkilatlarının en önemli vasfı, süreçlere yön veren, gidişata etki eden, yeni çalışmaların tohumlarını eken, etkin bir aktör hüviyetine sahip olmasıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle Fikir Maratonu boyunca ortaya koyulan proje, teklif, tenkit ve tespitlerin politika belirleme sürecinde AK Parti’ye ve millete çok önemli katkılar sağlayacağından en ufak bir şüphe duymadığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda dünya genelinde belli odaklar tarafından “aile” kurumunun hedef tahtasına konulduğuna işaret ederek, ailenin, toplumun hareket ve mukavemet merkezi olduğunu söyledi.

Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılmanın tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getireceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” diye konuştu.

“SON YILLARDA ARTAN TEHDİTLER KARŞISINDA AİLENİN KORUNMASI VE GÜÇLENDİRİLMESİNE YÖNELİK ÇALIŞMALARA HIZ VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samiha Ayverdi’nin aileye yönelik “Toplumun en küçük fakat en sağlam hücresi” sözlerini çok kıymetli bulduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Merhum Ayverdi bakınız nasıl tarif ediyor? ‘Aile cemiyete sağlam fertler veren, içine sızmak isteyen bakterileri yaşatmayan ve üretmeyen, yerleşmiş nizamlara ve temel kıymetlere yaylım ateşi açarak tahribat yapmak isteyenlere fırsat vermeyen, arınmış, inanmış ve kendini sağlama almış bir bünyedir.’ Evet, ailenin toplumdaki yeri budur, misyonu budur, oynadığı rol işte budur. Bu anlayışla, hükûmet olarak son yıllarda artan tehditler karşısında ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024’te Nüfus Politikaları Kurulu’nun kurulduğunu, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilerek, teşvik ve destek paketlerinin devreye alındığını anımsattı.

Önce deprem bölgesinde, ardından 81 ilde hayata geçirilen Aile ve Gençlik Fonu ile yuva kurmak isteyen gençlerin yanında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek doğum yardımlarımızla gerek ulaşımdan haberleşmeye pek çok alandaki indirim ve hizmetlerimizle ailelerimize ve genç çiftlerimize çok önemli destekler sunduk. Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirlediğimiz 2026-2035 döneminde de eğitimden sosyal politikaya tüm bu çalışmaları inşallah çok daha etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

“GÜNÜMÜZDE FARKLI TÜRLERİYLE BAĞIMLILIK AİLEYE YÖNELİK TEHDİTLERİN EN BAŞINDA YER ALIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Günümüzde farklı türleriyle bağımlılık aileye yönelik tehditlerin en başında yer alıyor. Yuvaları dağılan, ocakları söndüren, hanelerdeki huzur ve bereketi bitiren bağımlılık illetiyle mücadeleye bunun için büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Bağımlılıkla mücadele için çaba gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanal bahis ve kumardan sosyal medyaya, tütün ürünlerinden alkol ve uyuşturucuya, çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere ailelerimizi bağımlılık illetinden uzak tutmak için yoğun gayret sarf ediyoruz. Özellikle son dönemde yapay zekâ ve yeni dijital teknolojilerin de devreye girmesiyle bağımlılık türlerinde büyük bir artış yaşanıyor. Ekran bağımlılığı ve sonsuz kaydırma gibi yeni bağımlılıklar bilhassa küçük yaştaki yavrularımız üzerinde yıkıcı etkiler oluşturuyor. Algoritma tuzağı olarak adlandırılan bu yeni sarmaldan çocuklarımızı ve gençlerimizi kurtarmamız büyük önem arz ediyor. Aynı şekilde siber zorbalık, mahremiyet ihlali, şiddet ve istismar gibi kötülüklerin yoğun şekilde yer aldığı dijital oyun ve içeriklerin olumsuz etkilerinden de evlatlarımızı korumak mecburiyetindeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şu anda dünya genelinde 1,25 milyar yetişkinin tütün ürünü kullandığını, dünyada her yıl 8 milyondan fazla kişinin tütün kullanımına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybettiğini aktardı.

Saha çalışmalarının, elektronik sigaraların da etkisiyle son yıllarda Türkiye’de sigaraya başlama yaşının düştüğünü gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çocuklar okul harçlıklarını buraya yatırıyor. Anneler, babalar çocuklarının rızkını üzülerek söylüyorum, sigara denilen illete harcıyor. Sonuçta vatandaşlarımız sağlığından, ülkemiz ise milyarlarca lirayı bulan devasa bir ekonomik kaynaktan oluyor” dedi.

“BAĞIMLILIK HEM MİLLETİMİZİN RUH VE BEDEN SAĞLIĞINA KASTETMEKTE HEM DE EKONOMİMİZ İÇİN GİDEREK BÜYÜYEN BİR KARA DELİĞE DÖNÜŞMEKTEDİR”

Bir diğer sorunun ise kumar bağımlılığı olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Dünyada 350 milyonun üzerinde kişinin kumar problemi olduğu tahmin edilmektedir. Akıllı telefonların yaygınlaşmasına paralel olarak özellikle sanal kumar bağımlılarının sayısı artmaktadır. Açıkçası sanal bahis, şans oyunu ve kumar bağımlılığı bizde de ciddi bir sorun hâline gelmeye başlamıştı. Bunun üzerine kasım ayında bir genelge yayınladık. Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’nı uygulamaya geçirdik. İlk 6 aylık veriler, aldığımız idari, mali ve hukuki tedbirler sayesinde sorunun kontrol altına alınmaya başlandığına işaret ediyor. Bunu, doğru yolda olduğumuzun bir delili olarak görüyor, yasa dışı bahis, şans oyunu ve kumarın üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeşilay tarafından geçen sene hazırlanan bir rapora göre sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolar olduğunu belirterek, “Yani bağımlılık hem milletimizin ruh ve beden sağlığına kastetmekte hem de ekonomimiz için giderek büyüyen bir kara deliğe dönüşmektedir” dedi.

“BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE KAMUOYU SAHİPLENMESİ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA, BAŞARI ORANLARIMIZ DA O DERECE ARTACAKTIR”

Devlet olarak bağımlılıkla mücadelede gerekli her türlü önlemi aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aile Bakanlığımız kurumlarımız ve parti teşkilatlarımız belediyelerimizle iş birliği içinde çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Yeşilay gibi ülkemizin yüz akı olan sivil toplum kuruluşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında bağımlılığa karşı seferberlik ruhuyla çalışıyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın kollarının, bağımlılık eğitimleri kapsamında 81 ilde sadece 1,5 ayda 52 bin kadına ulaşmasını, eğitimler sonrasında sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 artmasını bu bakımdan çok anlamlı bulduğunu söyledi.

Bağımlılıkla mücadele sadece devlet eliyle yürütüldüğü takdirde arzu edilen neticelerin görülemeyeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mücadelenin tek yönlü, tek boyutlu olmadığının hepimiz farkındayız. Bağımlılıkla mücadelede kamuoyu sahiplenmesi ne kadar güçlü olursa, başarı oranlarımız da inşallah o derece artacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fikir Maratonu toplantısının AK Parti, Türkiye ve Türk milleti için hayırlara vesile olmasını diledi, ödül alan takımları tebrik etti.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Sağlık Bakanı Memişoğlu GÖKBEY Hava Ambulansı için TUSAŞ’ta Düzenlenen Programa Katıldı

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 6 Nisan 2026 Pazartesi günü, “GÖKBEY Hava Ambulansı Havalanma Lansmanı, Üretimi ve Uçuş Test Faaliyetini Yerinde İnceleme Programı”na katıldı.

Sağlık Bakanı Memişoğlu konuşmasında, 2026 yılının sonuna kadar 3 adet GÖKBEY ambulans helikopterin Sağlık Bakanlığına teslim edileceğini söyleyerek “Mühendisiyle, teknisyeniyle, bilişimiyle, kokpitiyle, dizaynıyla tamamen yerli, insanlarımıza şifa olacak ambulans helikopterimizin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.

Bakan Memişoğlu, “Şu an hissettiğim gururu ve heyecanı tarif etmek kelimelerle imkânsız. Bugün burada sadece bir helikopterin uçuş testini değil, Türkiye Yüzyılı’nın gökyüzündeki şifa imzasına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Biraz sonra izleyeceğiniz havalanış aslında yerli ve millî mühendisliğimizin, insanımızın emeğinin ve ‘en iyisini biz yaparız’ iddiamızın yükselişidir.” şeklinde konuştu.

Acil durumlarda her saniyenin altın değerinde olduğunu ve GÖKBEY ambulans helikopterin en zorlu coğrafya şartlarında, en sert iklimlerde vatandaşlara uzanan devletin şefkat eli olacağını ifade eden Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetinin başladığı 2009 yılından bugüne kadar 70 binden fazla vatandaşımızın sağlık hizmetlerine ulaşmasını sağladık. Hâlihazırda 2 uçak, 15 helikopterden oluşan hava ambulans filomuzla yurdumuzun en uzak noktalarına kadar erişebiliyoruz.” bilgilerini paylaştı.

Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetine başladığımızda bir hayal kurmuştuk. Bugün o hayali kendi evlatlarımızın alın teriyle gerçekleştiriyoruz.” diyerek Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha büyük başarılara imza atmayı hedeflediklerini söyledi. Bakan Memişoğlu, “Önemli olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi bir olmamız, beraber olmamız, hep birlikte büyük Türkiye olmamız.” ifadelerini kullandı.

GÖKBEY ambulans helikopter hakkında bilgi aktaran Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Dünyanın pek çok yerinde yüksek teknoloji maalesef yıkmak, yok etmek için havalanırken Türkiye’nin teknolojisi Türkiye Cumhurbaşkanımızın liderliğinde can kurtarmak, nefes almak için havalanıyor. Pandemi döneminde 45 günde solunum cihazı üreten o adanmışlık, bugün GÖKBEY ile sağlık filomuzu taçlandırıyor.” dedi.

Ankara’da Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) Merkez Yerleşkesi’nde düzenlenen program, protokol konuşmalarının ardından yapılan GÖKBEY ambulans helikopterin uçuş gösterisiyle tamamlandı.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanı Çiftçi ve beraberindeki heyeti kabul etti

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Polis Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Günü münasebetiyle İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve beraberindeki heyeti Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

DAHA FAZLA HABER
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

HABER BURADA

Bürokrat1 gün önce

“Antalya Diplomasi Forumu, küresel aklın ve global vicdanın ortak kürsüsü hâline gelmiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, “Beş sene önce diplomasinin nabzını tutacak küresel bir platform hedefiyle çıktığımız...

Bürokrat2 gün önce

“Uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu onuruna verilen akşam yemeğinde yaptığı konuşmada, “80 yıl önce galipler eliyle tesis...

Bürokrat5 gün önce

“Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını beka meselesi olarak görüyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ideathon Yarışması’na ilişkin programda yaptığı konuşmada, “Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma,...

Bürokrat1 hafta önce

Sağlık Bakanı Memişoğlu GÖKBEY Hava Ambulansı için TUSAŞ’ta Düzenlenen Programa Katıldı

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 6 Nisan 2026 Pazartesi günü, “GÖKBEY Hava Ambulansı Havalanma Lansmanı, Üretimi ve Uçuş Test...

Bürokrat1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanı Çiftçi ve beraberindeki heyeti kabul etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Polis Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Günü münasebetiyle İçişleri Bakanı Mustafa...

Bürokrat2 hafta önce

“Bugün Türkiye, kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hem sahada hem teknolojide yön...

Bürokrat2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı...

Bürokrat3 hafta önce

“5G teknolojisi Türkiye’nin önünde yepyeni bir sayfa açacak”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni’nde yaptığı konuşmada “İçinde bulunduğumuz veri çağında siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık, askerî caydırıcılık...

Dünya3 hafta önce

“Bu hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını, çatışmaların tarafları kadar tüm insanlık ödüyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Enerji piyasalarından üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine...

Bürokrat4 hafta önce

“Sağlık hizmetlerini dünyada örnek alınan bir seviyeye yükselttik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Sağlık sistemimizi çağın gereklerine, ülkemizin gerçeklerine ve vatandaşlarımızın beklentilerine...

GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA
Ağustos 2022
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  
GÜÇLÜ TÜRKİYE YENİ NESİL MEDYA

GENÇ BÜROKRAT

seers cmp badge