Connect with us

Dünya

“Her alanda ülkemizi Cumhuriyet’in hedefi olan muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkardık”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos 1922-2022 Büyük Zafer’in 100. Yılı Etkinlikleri ve Kütahya Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaştırmadan enerjiye, sanayiden tarıma her alanda ülkemizi Cumhuriyet’in hedefi olan muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkardık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kütahya’da 30 Ağustos 1922-2022 Büyük Zafer’in 100. Yılı Etkinlikleri ve Kütahya Toplu Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına törende bulunan vatandaşları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da 2019 Mart’ında yüz yüze kucaklaştıklarını hatırlattı. Salgın nedeniyle 3,5 yıl aradan sonra Kütahyalılarla bir araya geldiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dumlupınar Zaferi’nin 100. yılı vesilesiyle Kütahya’ya gelerek hem hasret gidermek hem zafer sevincini paylaşmak hem de tamamlanan eser ve hizmetlerin açılışını yapmak istediklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserlerin bazılarının açılış ve temel atmalarını canlı bağlantı yoluyla gerçekleştireceklerini söyledi.

“MİLLETİMİZ, KOCATEPE VE DUMLUPINAR’DA YENİ BİR DESTANIN GİRİZGÂHINI YAPMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen perşembe günü Ahlat’ta, cuma da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yle birlikte Malazgirt’te olduklarını hatırlatarak, Sultan Alparslan’ın Bizans hükümdarı Diyojen’in sayıca üstün ordusunu yenerek Anadolu’nun kapılarını millete Malazgirt’e açtığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Millî Mücadele’yle asırlardır bitip tükenmeyen bir kin ve hırsla bizi bu topraklardan söküp atmak isteyenlere Anadolu’nun ebedî vatanımız olduğunu bir kez daha ilan ettik. Selçuklu ve Osmanlı’nın mirasını devralan Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yol da ter ve kanla döşenmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nda, dört bir yandan yedi düvele karşı savaşan, Çanakkale’den Kut’ül Amare’ye kadar pek çok yerde zaferler kazanan Osmanlı, İstanbul’un işgali ve Sevr dayatmasıyla âdeta dermansız bırakılmıştır. Vatan topraklarını dört bir yandan işgale başlayan düşman Adana, Antep, Maraş direnişleriyle pabucun pahalı olduğunu görünce sinsi amaçlarının taşeronluğunu Yunan’a bırakmıştır. İstiklal mücadelesini Gazi Mustafa Kemal’in önderliğinde Anadolu’ya taşıyan milletimiz, varını yoğunu ortaya koyarak hazırladığı ordusuyla Kocatepe ve Dumlupınar’da yeni bir destanın girizgâhını yapmıştır. Samsun’da başlayıp Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nin açılışıyla dünyaya resmen ilan edilen bu sürecin her aşaması küllerinden, yeniden doğan bir milletin uyanışının sembolüdür. “

Cumhurbaşkanı Erdoğan, oldukça zor ve zahmetli bir sürecin ardından Türk ordusunun yine bir cuma günü 25 Ağustos’ta nihai zafer için son hazırlıklarını tamamladığını anımsatarak, “Birliklerin tertiplendiği cephelerde o gece ezanlar okundu, namazlar kılındı, dualar edildi, son sıcak yemekler yendi ve ertesi sabah gün ağarırken hücum emri verildi. Kocatepe’den başlayıp Dumlupınar’a, oradan İzmir’e kadar süren Büyük Taarruz epeydir savunmada olan Türk ordusunun uzunca bir aradan sonra yaptığı ilk büyük saldırı harekâtıydı. Düşmanın belki makinelisi, topu, kamyonu, arabası, uçağı bizden çoktu ama bizim askerimizin iman dolu yüreği bu eksiklerin hepsini fazlasıyla telafi ediyordu” ifadelerini kullandı.

“MİLLETİMİZ ANADOLU’DAKİ İSTİKLALİNE VE İSTİKBALİNE SAHİP ÇIKMAKTA KARARLI OLDUĞUNU BİR KEZ DAHA GÖSTERMİŞTİR”

Yunan ordusunun çekilirken 200 bin kişilik kuvvetinin yüzde 65’ini Afyon-Kütahya hattında zayiat olarak bıraktığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek sinede yüktür. Evet, bu millet o imanlı yürekleriyle imansızları İzmir’den denize döktü. Aşağı yukarı aynı sayıya sahip Türk ordusunun bu savaştaki kaybı ise sadece yüzde 6,5 civarındadır. Büyük Taarruz ve akabindeki çatışmalar dünya askerî tarihine en başarılı topyekûn savaş örneği olarak geçmiştir. Türk’ün ölüm fermanı olarak tedavüle sokulan Sevr’i milletimiz işte bu topraklarda dişiyle, tırnağıyla, kanıyla, canıyla yırtarak müstevilerin suratına çarpmıştır. Türk’ün esir edilemeyeceğini, Türk’e kefen biçilemeyeceğini, 26 Ağustos’ta Afyon’da başlayıp, 9 Eylül’de İzmir’de sona eren bu kıyamla tüm dünyaya ilan ettik. Milletimiz ebedî vatanın Anadolu’daki istiklaline ve istikbaline sahip çıkmakta kararlı olduğunu bir kez daha dosta, düşmana göstermiştir.”

Gençlerin “AK gençlik burada liderinin yanında” sloganları üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençler unutmayın lideriniz de gençliğini bırakmaz” dedi. Alandakilere ana kademesiyle, kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla 2023’e hazır olup olmadıklarını soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kapı kapı inşallah yeni bir fethe hazır mıyız? ” diye sordu.

Büyük Taarruz öncesini anlatmaya devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu dönemde İslam dünyasının dört bir yanından kendileri de bin bir yokluk ve zulüm altında yaşayan dostlarımızdan da ülkemize yardım yağmıştır. Büyük Taarruz öncesinde tıpkı bugün olduğu gibi ülkenin askerî gücünden mali kaynaklarına kadar tüm imkânlarını sorgulayarak bu işin olmayacağını söyleyenler vardı. Ama sonuçta mücadelenin sadece silahla, sadece parayla değil; asıl imanla, inançla, azimle, kararlılıkla kazanıldığını herkes gördü. Gençler şunu unutmayın, Hindistan Müslümanlarının ciddi fedakârlıklarıyla toplayarak gizlice Ankara’ya gönderdiği 600 bin altın, Büyük Taarruz için gereken ekonomik kaynağın nüvesini teşkil etmiştir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Taarruz öncesi 100 bin kişilik bir kuvveti, düşmana hissettirmeden cephenin gerisine ulaştırma başarısının bile başlı başına dünya harp tarihine girecek bir taktik olduğuna işaret ederek şöyle konuştu: “Mehmetçiklerimiz Allah Allah nidalarıyla başlattıkları hücumla iki gün içinde Afyon çevresindeki tüm cepheleri yerle bir etmişlerdir. Akşama doğru, şehrin semalarında yükselen sala sesleri, Yunanlılar tarafından yakılıp yıkılan Afyon şehrinin kurtuluşunun müjdesini veriyordu. Aynı muhteşem tablo Türk birliklerinin şehre girmesiyle 30 Ağustos günü Kütahya’da yaşanmış, yani burada yaşanmıştır. Yunan ordusu dört gün içinde komutanlarının da esir düşmesiyle tamamen dağılmış ve Türk kuvvetleri karşısında bozguna uğramıştı. Bir yandan İzmir’e doğru ilerleyen ordumuz, diğer yandan da Yunan ordusunun Eskişehir’in kuzeyine doğru kaçan birliklerini kovalamayı sürdürmüştür. Bu amansız takip 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşuyla nihai amacına ulaşmıştır. Düşmanın geri çekilirken geçtiği tüm şehirlerimizi yakıp yıkmasını ise kendi alçak karakterinin bir ispatı olarak görüyoruz. Aynen bugün olduğu gibi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şair Mehmet Faruk Gürtunca’nın “Bu ağustos günü tarihte hayat, şan günüdür/ Bu ağustos günü hürlük günüdür, tan günüdür/ Bu ağustos günü bir kurtuluşun ilk güneşi/ Bu ağustos günü bir hürriyetin ilk ateşi/ Bu ağustos günü dünyalara bildirdik ki yurt sokmaz arslan doğuran toprağa bir yırtıcı kurt” dizelerini hatırlatarak, “İşte bu ağustos gününün yüzüncü yıl dönümü vesilesiyle Büyük Taarruz’u zaferle sonuçlandıran ordumuzu, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’yı, Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak Paşa’yı, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’yı, Birinci Ordu Komutanı Sakallı Nurettin Paşa’yı, İkinci Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa’yı, Beşinci Suvari Kolordusu Komutanı Fahrettin Altan Paşa’yı, subayından erine her bir kahraman askerimizi rahmetle şükranla yâd ediyorum” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN ASIRLIK ALTYAPI EKSİKLERİNİ 20 YILDA TAMAMLAYACAK KALKINMA HAMLESİ BAŞLATTIK”

Milletin son iki asrının kayıplarla, yeniden ayağa kalkmalarla, varlığına ve ruhuna yönelik saldırılara karşı direnmekle geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, altı asırlık cihan devleti Osmanlı’yı tarihin tozlu raflarına uğurlarken de Cumhuriyet’i yeniden kurarken de vesayetle, darbelerle, krizlerle yoğrulurken de hep inançlarını kavi, umutlarını diri tuttuklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Mücadele’yi kazanan milletin, Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından hayal ettiği gelişmiş, kalkınmış, müreffeh Türkiye’ye ulaşmak için epeyce beklemek mecburiyetinde kaldığına işaret ederek, uzunca bir süre kalkınma hamleleri, demokrasi girişimleri, sanayileşme gayretlerinin önünün kesildiğini, millî ve manevi değerleri tehdit eden her türlü gelişmenin önünün sonuna kadar açıldığını belirtti.

İkinci Dünya Savaşı sonrası Türkiye’den daha zor şartlarda kalkınma ve demokrasi mücadelesine giren ülkeler kısa sürede yol alırken, Türkiye’nin her 10 yılda bir yaşadığı darbelerle sürekli patinaj yaptığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç şüphesiz bu, sadece kendi eksiklerimizden, hatalarımızdan kaynaklanan bir durum değildi. Türkiye’nin her alanda geri kalması için kurulan o mekanizmalar öylesine güçlüydü ki iyi niyetli kimi girişimler bunun üstesinden gelmeye yetmiyordu. Bu süreçte rahmetli Menderes’in ve rahmetli Özal’ın gösterdiği kalkınma çabalarını, rahmetli Erbakan’ın ve rahmetli Türkeş’in sergilediği yerli, millî duruşu hep takdirle anıyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmete geldiklerinde, iki asırdır altyapısı ihmal edilmiş, demokrasisi zayıf, ekonomisi güdük bırakılmış, siyasi ve askerî gücü sürekli törpülenmiş bir Türkiye’yi devraldıklarını belirterek şunları söyledi: “Hemen kolları sıvadık. Türkiye’nin asırlık altyapı eksiklerini 20 yılda tamamlayacak bir büyük kalkınma hamlesi başlattık. Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaştırmadan enerjiye, sanayiden tarıma her alanda ülkemizi Cumhuriyet’in hedefi olan muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkardık. Kalkınma hamlemizin önemi ve gücü, salgın dönemiyle onu takip eden küresel güvenlik ve ekonomik krizi sırasında çok daha iyi anlaşılmıştır. Gelişmiş ülkeler dâhil tüm dünyanın dengeleri altüst olurken, biz hedeflerimize doğru yürüyüşümüze asla ara vermedik. Aynı şekilde demokraside de her kesimden vatandaşımızın hak ve özgürlük alanlarını genişleterek sosyal gerilimlere ve terör örgütlerinin zemin bulmasına fırsat veren tüm çarpıklıkları ortadan kaldırdık.”

Gabar, Cudi, Tendürek, Bestler Dereler ve diğer bölgelerde yapılan terör operasyonlarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bütün terör inlerini bunların kafalarına kafalarına geçirdik mi? Yurt içinde, yurt dışında bunu başardık mı? Bundan sonra da başarmaya aynen devam edeceğiz. Bu mücadele elbette kolay gerçekleşmedi. Attığımız her adımda dışarıdan ve içeriden kaynaklanan nice engellerle karşılaştık. Nice kavgalar verdik, nice bedeller ödedik ama hamdolsun Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle hepsinin de üstesinden geldik.”

“EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ, BİRLİĞİMİZ, BERABERLİĞİMİZ, KARDEŞLİĞİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete kazandırdıkları eser ve hizmetlerin yanı sıra küresel ve bölgesel gelişmelerde, Türkiye’yi her bakımdan dünyanın en stratejik ülkelerinden biri hâline getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ülkesi arasına girmeyi hedefleyen bir vizyona kavuşturduysak bunu, son 20 yılda kurduğumuz altyapıya ve verdiğimiz mücadeleye borçluyuz. Son dönemde milletimizin canını yakan bazı sıkıntılar… Ama bu dünyanın da sorunu. Siz bakmayın Avrupa’sından Amerika’sına kadar tüm gelişmiş ülkelerin, sanki böyle bir sorunları yokmuş gibi davrandığına. Emin olun onların başındaki kara bulutların taşıdığı felaket yağmurları, bizim yaşadıklarımızla mukayese bile edilmez. Bak doğal gaz bulamıyorlar. Şu anda marketlerin rafları Avrupa’da boş. Şimdi biz Tarım Kredi Kooperatifleri’yle vatandaşımıza daha ucuza ürünlerimizi satmaya başladık ve bu artarak devam edecek. Bin 300 tane marketi süratle 2 bin, 2 bin 500, 3 bine çıkartacağız ve benim vatandaşım Tarım Kredi Kooperatifleri’nden ucuz ürün almaya devam edecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye, yıllar önce tercihini istihdam ve üretimden yana yaparak ekonomik modelini değiştirdiği için bu küresel fırtınadan en az kayıpla çıkacaktır, öyle de oluyor. İnşallah yılbaşından sonra, aldığımız tedbirlerin, uyguladığımız politikaların, vatandaşlarımızın günlük hayatlarındaki olumlu yansımalarını daha iyi göreceğiz. Hep söylediğim gibi kardeşlerim, biraz sabır ve daha çok destek istiyorum. Çünkü bizim en büyük gücümüz, birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimizdir. İnsanlarını güvenlik ve refah şemsiyesi altında yaşamaya alıştırmış ülkelerin asıl krizi ise daha yeni başlıyor. Üretim ve tedarik kanallarındaki bozulmayı, finans alanındaki dalgalanmayı, işsizlikle birlikte sosyal çalkantılar izlemeye başladığında hepsinin de nasıl çaresizce sağa sola yalpaladığını göreceğiz. Biz ise kimi küçük sarsıntılara rağmen mücadeleyi bırakmadan, istikameti bozmadan yolumuza devam ediyoruz.”

11 yıl önce 2023 hedeflerini ilan ettiklerinde, birilerinin dalga geçtiğini, yaşanılan onca hadiseye rağmen hedefleri adım adım hayata geçirdiklerini ve eksikleri süratle tamamlamaya çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi 2023 hedeflerimizden aldığımız güçle 2053 vizyonumuzu oluşturuyoruz ardından 2071 idealimiz gelecek. Hep söylediğimiz gibi içinde bulunduğumuz asrı, Türkiye yüzyılı hâline getirmekte kararlıyız” diye konuştu.

KÜTAHYA’YA YAPILAN YATIRIMLAR

AK Parti hükûmetlerinde Kütahya’ya yapılan yatırım, inşa edilen eser ve getirilen hizmetlere ilişkin verileri paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda Kütahya’ya 26 milyar lira değerinde yatırım yapıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’ya 2 bin 685 yeni derslik yapıldığını, Kütahya Sağlık Üniversitesinin kurulduğunu, yükseköğrenim yurt yatak kapasitesinin 12 bin 493’e ulaştırıldığını aktararak, şu bilgileri verdi: “Sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine toplam 1,7 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Toplam bin 57 yataklı 11 hastaneyle 43 sağlık tesisi inşa ettik. 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanemiz ile Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşaatı sürüyor. Çevre ve şehircilikte Kütahya’da TOKİ kanalıyla 10 bin 783 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik, 2 bin 189 konutun yapımı devam ediyor. Şehrimizde altı millet bahçesi projemiz var. Bunlardan birini tamamlayıp hizmete sunduk, ikisinin yapımı, üçünün de proje çalışmaları devam ediyor. Kütahya, Afyonkarahisar, Uşak ve Eskişehir illerimizi kapsayan Frigya Vadisi’ni Anadolu’nun açık hava müzesine dönüştürüyoruz. Bu bölgede kültür ve termal turizme dayalı olarak turizmin geliştirilmesi için kapsamlı çalışmalar yapıyoruz. Ulaştırmada Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 317 kilometre ilaveyle toplam 341 kilometreye çıkardık. Hâlen yapımı süren çok sayıdaki yol çalışmasının bir kısmını önümüzdeki yıl, bir kısmını da sonraki yıl tamamlıyoruz. İl sınırları içindeki tüm demiryollarını sıfırdan yapmışçasına yeniledik.”

“ÇİFTÇİLERİMİZE TOPLAMDA 1,5 MİLYAR LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK VERDİK”

Tarım ve ormanda Kütahya’ya 20 baraj, altı gölet inşa ettiklerini, yedi baraj ile iki gölet daha yapacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 20 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleri ile Kütahya’da 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 13 sulama tesisimiz ile toplam 130 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. Kütahyalı çiftçilerimize Bay Kemal diyor ya ‘ne verdin’ diye, Bay Kemal, çiftçilerimize toplamda 1,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik” dedi.

Sanayi ve teknolojide Kütahya’da üç yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, dokuz araştırma geliştirme merkezi ve üç tasarım merkezi kurduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çavdarhisar, Emet, Gediz, Hisarcık, Kuruçay, Simav ve Tavşanlı’ya doğal gazı getirdiklerini, gelecek yıllarda Altıntaş, Çitgöl, Demirci, Domaniç, Eskigediz, Seyitömer ve Tunçbilek’e de doğal gaz arzı sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüldüğü gibi özetin özeti olarak bile anlatsak, Kütahya’ya yaptıklarımızı saymaya vakit yetmiyor. Bugün de burada Kütahya’da son yıllarda yapımı tamamlanan tam 344 ayrı projenin resmî açılışını yapıyoruz. Bakanlıklarımıza ve belediyelerimize ait bu yatırımların tutarı güncel rakamla 5,5 milyar lirayı buluyor” diye konuştu.

Eğitimden sağlığa, ulaşımdan altyapıya, enerjiden güvenliğe geniş bir alana yayılan bu yatırımların ve temeli atılan tesislerin şehre hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’nın gelişmesine, büyümesine, kalkınmasına katkıda bulunan bu yatırımları gerçekleştiren bakanlıkları, kurumları, belediyeleri ve özel sektörü tebrik etti.

Büyük Taarruz’un ve Kütahya’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıl dönümünü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu’yu ebedî vatanımız olarak bir kez daha tescilleyen şehitlerimize ve gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ordularımızın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere bu zaferde emeği geçen herkesi, şehitlerimiz, gazilerimiz hepsini şükranla yâd ediyorum” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirdeki temasları kapsamında Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı içindeki Zafer Camii’nin açılış törenine katıldı.

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevre ve şehircilikte hayata geçireceğimiz yeni projelerle İstanbul’u daha da güzelleştireceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi Açılış Töreni

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kentsel dönüşüm başta olmak üzere çevre ve şehircilikte hayata geçireceğimiz yeni projelerle, İstanbul’u sadece depreme dayanıklı hâle getirmekle kalmayacak daha da güzelleştireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazlıçeşme-Sirkeci raylı sisteminin, ülkenin en eski demir yollarından biri olduğunu, ilk kısmı 153 yıl önce hizmete giren hatla özellikle Bakırköy ve Yeşilköy’ün gelişmesine, büyümesine önemli katkılar sağlandığını aktardı.

Yaklaşık 141 yıl boyunca İstanbul ulaşımının omurgalarından biri olan hattın, Marmaray’ın açılışıyla birlikte hizmetini tamamladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gebze-Halkalı banliyö hattı metroya dönüştürülerek hizmete devam ederken Sirkeci ile Kazlıçeşme istasyonları arasındaki 8,3 kilometre uzunluğundaki kesim atıl durumda kalmıştı. İstanbul’un ihtiyaçlarını da gözeterek Sirkeci-Kazlıçeşme arasında atıl vaziyette duran 8,3 kilometrelik bu hattı modernize etmeye karar verdik. Hattın üzerindeki gerekli iyileştirme ve değişimleri yaparak yepyeni bir tasarımla tekrar İstanbul’a kazandırmayı amaçladık. Böylece hem demir yolu hem de yaya odaklı çevreci bir projeyi İstanbullu kardeşlerimizin istifadesine sunmayı istedik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alana gelmeden önce Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum’a, “Sirkeci Garı’ndan tüm bu istikamette istasyonlar başta olmak üzere, tarihî eserler başta olmak üzere, buraları sıfır kilometre yenilemeye ve buralardan inşallah sadece İstanbul’a değil tüm dünyaya mesajımızı vermeye kararlı mıyız?” dediğini anlattı.

“İSTANBUL’DA TAMAMLANAN RAYLI SİSTEM AĞLARININ TOPLAM UZUNLUĞU 340 KİLOMETREYE ÇIKMAKTA”

Bunları İstanbul’da sadece kendilerinin yapabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte 5 yıl boşa geçti. Niye bir şey yapılmadı? Yapamazlar, yapmazlar. Bunların böyle bir derdi yok. Sirkeci’den şu geldiğimiz noktaya kadar (Kazlıçeşme) bütün binalar yıkık, dökük. Surlar yıkık, dökük. Bunları da yine inşallah biz yapacağız” diye konuştu.

Bugün amaçlarını gerçekleştirmenin sevincini yaşadıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Projemiz kapsamında 7,3 kilometre yaya yolu, 7,3 kilometre bisiklet yolu, 122 bin 550 metrekare meydan ve rekreasyon alanları, 6 bin metrekare kapalı sosyal kültürel alan, 74 bin metrekare yeni yeşil alan ile 14 yaya geçidi ve 13 kara yolu geçidi yer alıyor. Yani şehrimizde raylı sistem hattından öte sosyokültürel, turizm, spor, gezinti, bisiklet ve diğer imkânların da olduğu son derece modern bir ulaşım projesini inşallah kazandırmış olacağız. Bu hattımızın da hizmete alınmasıyla birlikte İstanbul’da tamamlanan raylı sistem ağlarının toplam uzunluğu 340 kilometreye çıkmaktadır. Projemiz ile sadece demir yolu inşası yapmayıp ayrıca çevrede yaşayan insanların konforunu artıracak diğer düzenlemeleri de gerçekleştirdik, gerçekleştiriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ecdat yadigârı tescilli durakları, sanat tarihçileri, mimarlar, arkeologların nezaretinde ve kurul kararları doğrultusunda restore ettiklerini söyledi.

Cerrahpaşa ve Samatya hastanelerine erişimi kolaylaştıracak yeni bir durağı da mevcut hatta ilave ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı’nın önümüzdeki 30 yıllık süreçte ekonomiye toplam katkısının 785 milyon avro olacağını hesaplıyoruz. Yeni nesil ulaşım projelerimizin en güzel örneklerinden birini teşkil eden Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı’nın ülkemize, şehrimize, ilçemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hattın kente kazandırılmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile ekibini, yüklenici firmayı ve mühendisine kadar emeği geçen herkesi tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni tasarımıyla yeni çehresiyle hizmete sundukları hattın çok ibretlik bir hikâyesi olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Hattın ilk bölümü 1871 yılında Yedikule-Küçükçekmece arasında resmen hizmete girer. Ancak Yedikule’deki başlangıç istasyonu şehrin iş merkezi olan Eminönü bölgesinden çok uzakta kalır. Bunun üzerinde hattın iş merkezi olan Sirkeci’ye kadar uzatılması istenir. Fakat uzantıların, Topkapı Sarayı’nın sahil kesiminden geçecek olması ve güzergâh üzerindeki sahil köşkleri sebebiyle bir tereddüt yaşanır. Durum Sultan Abdülaziz’e anlatıldığında Sultan tarihe geçecek, şu sözleri ifade eder, ‘Memleketime tren yolu yapılsın da isterse sırtımdan geçsin razıyım der.’ Ecdat, söz konusu vatana, millete, devlete hizmet olunca meseleye daima bu zaviyeden bakmıştır. CHP zihniyetinin hakaret ettiği, husumet beslediği, fırsatını buldukça düşmanlık sergilemekten çekinmediği ecdadın tavrı işte budur. Yeter ki bu yapılsın, sırtımdan geçsin.”

“MESELE GERİDE HANGİ ESERLERİ BIRAKTIĞINIZDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün halen kullanılan pek çok eser, köprü, tren hattı, bina kurum ve kuruluşun altında ecdadın imzası bulunduğunu kaydederek, “Biz de ecdada vefa, mirasını ihya anlayışıyla hem ecdada hürmette kusur etmiyor hem de emanetlerine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Bizlere bu toprakları vatan olarak bırakanlara şükran borcumuzu başkaları gibi istiskal ederek değil, yadigârlarını ihya ederek ödüyoruz. Sadece bununla da yetinmedik, yetinmiyoruz. Geçmişte atalarımızın hayalini kurduğu Marmaray, Avrasya Tüneli, Çanakkale 1915 Köprüsü gibi vizyon projelerini tek tek hayata biz geçirdik” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasette tek bir ilkelerinin olduğunu, bunun da millete hizmetkârlık olduğunu vurgulayarak, “Mesele bugün hangi mevkide, makamdan, koltukta olduğunuz değil, geride hangi eserleri bıraktığınızdır. Bunun önemini özellikle tarihimize baktığımızda çok daha iyi anlıyoruz.” diye konuştu.

“YARIM ASIRDIR SİYASET YOLUYLA ÜLKEMİZE HİZMET ETMENİN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ”

Bir gerçeği samimiyetiyle ifade etmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bakınız, biz yaklaşık yarım asırdır siyaset yoluyla ülkemize hizmet etmenin mücadelesini veriyoruz. Bugüne kadar aziz milletimizin takdiriyle pek çok göreve geldik. Bundan 30 sene önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak devraldığımız sorumluluğu daha sonra başbakan ve cumhurbaşkanı sıfatıyla taşımayı sürdürdük. Gençler bilmeyebilir ama anne babalar bilir. Şöyle bir hafıza kaydımızı tazeleyelim. Hatırlayın 1994’te göreve geldiğimizde İstanbul neydi? Çöp, çukur, çamur. Öyle mi? Kim vardı iktidarda? CHP, yani şu andakinin büyükleri. Peki, İstanbul bize niye devredildi? Bütün bu pisliklerden kurtulmak için. Peki, rahmetli Kadir Bey (Topbaş) İstanbul’a yeni bir çehre verdi. İstanbul yeniden ayağa kalktı. Bizim devrettiğimiz o miras Kadir Bey’le ta bu şahsa kadar geldi. Şimdi bu şahıs nasıl olduysa bir yanlışlık oldu bu görevi aldı. İstanbul yeniden çöp, çukur, çamur oldu mu? Maalesef oldu. Yatırım var mı? Yok. İşte şu anda Sirkeci’den buraya kadar gelirken tren hattındaki hali gördük. Diyoruz ki yeniden İstanbul, yeniden İstanbul, yeniden İstanbul, 32 gün kaldı ana kademe, kadın kolları, gençler, durmak yok yola devam. Bunda kararlı mıyız?”

“UYDURUK GAZETE KUPÜRLERİ ÜZERİNDEN PARTİMİZ KAPATILMAYA ÇALIŞILDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görevde bulundukları 30 yıllık süreçte hangi zorluklarla karşılaştıklarını, hangi badirelerin, zorlukların üstesinden gelindiğini milletin çok iyi hatırladığını vurgulayarak, “Terör örgütlerinin eylemlerinden 15 Temmuz ihanetine, ordu göreve pankartlarının asıldığı Cumhuriyet mitinglerinden İstanbul’un sokaklarının tarumar edildiği Gezi vandallığına kadar nice saldırıya maruz kaldık. İktidar partisi olarak her iki kişiden birinin oyunu aldığımız bir dönemde uyduruk gazete kupürleri üzerinden partimiz kapatılmaya çalışıldı. Kendini milletin seçtiklerinden üstün gören bürokratik oligarşinin, sabotaj girişimlerinin ardı arkası hiç kesilmedi. Uluslararası yayın organlarının manşetleri üzerinden doğrudan şahsımız ve hükümetimiz hedef alındı.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Hak ve özgürlükler alanında attığımız her adım bu ülkenin ana muhalefet partisi tarafından iptal ettirilmek üzere sürekli mahkemelere götürüldü. İstanbul başta olmak üzere ülkemize kazandırdığımız vizyon projeleri yine CHP zihniyeti ve Gezici tayfa tarafından hep engellenmek istendi. Kardeşlerim işte Marmaray. Kim yaptı bunu? Biz yaptık. İşte Avrasya Tüneli. Kim yaptı? Ya bir de sen bir şey yap ya. İşte Sancaktepe’de mevcut metronun açılmış kuyusunu doldurmak suretiyle hizmet ettiğini zanneden, Kâğıthane’de maalesef orada temel atma değil, temel atmama töreni yapacak kadar zavallı olan bir İstanbul yerel yönetimi var. Şimdi bunlara gereken dersi 31 Mart’ta vermeye hazır mıyız? Öyleyse durmak yok.”

“VATAN TOPRAĞININ HER BİR KARIŞINDA MÜHRÜMÜZÜN OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin, içeriğine, mahiyetine ve faydasına bakmadan ne yaparlarsa yapsınlar kendilerine takoz koyma çabasında olduğunu söyledi.

Tek tek saymaya kalkılsa saatler sürecek sayısız engellerle karşılaştıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bunlara rağmen ülkeye ve millete hizmet yolundan sapmadıklarını, Allah’ın kendisine bahşettiği her nefesi 81 vilayeti ve 85 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’ye hizmet etmek için harcadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mevla’nın bize verdiği ömrü büyük ve güçlü Türkiye idealini gerçeğe dönüştürmek için sarf ettik” diyerek şöyle devam etti: “Peygamber Efendi’mizin kutlu emrine ram olarak, 2 günümüzü birbirine eşit geçirmemek için hep canla, başla, aşkla, hüsnüniyetle çalıştık. Bugün geriye doğru şöyle baktığımızda sadece Fatih’in emaneti olan bu aziz şehirde değil, 783 bin kilometrekarelik vatan toprağının her bir karışında işimizin, eserimizin, mührümüzün olduğunu görüyoruz. Türkiye’yi ulaştırmadan sağlığa, turizmden ticarete, teknolojiden savunma sanayine, güvenlikten tarıma kadar her alanda 3, 5, 10 kat büyütmenin haklı kıvancını yaşıyoruz. Her beşer gibi elbette bizim de eksiklerimiz, hatalarımız olmuş olabilir. Ancak Türkiye ve Türk milletinin esenliği, huzuru ve istikbali için verdiğimiz hasbi mücadelenin şahidi bu ülkenin tamamıdır.”

Kendilerinin artık gençlerin zamanında misafir olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar şerefle taşıdıkları emaneti aydınlık yarınların teminatı olan TEKNOFEST gençliğine gururla teslim edeceklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı ecdat gibi geride şükranla yâd edilecek, üzerinden yıllar geçse de hayırla anılacak güzel bir miras bırakabiliyorsak ne mutlu bize. Milletimizin gönül sarayında mutena bir yer edinebiliyorsak ne mutlu bize. İnsanımıza ‘Allah ondan razı olsun.’ duasını ettirebiliyorsak ne mutlu bize. Yönlerini ülkemize dönmüş, dünyanın dört bir yanındaki mazlum ve mahzun kalplere umut aşılayabiliyorsak ne mutlu bize. Yetimin, öksüzün, garibin, ihtiyaç sahibinin elinden tutup kaldırabiliyorsak ne mutlu bize. Milletin takdiriyle geldiğimiz görevlerin hakkını verebiliyorsak, emanetine halel getirmeden vazifemizi icra edebiliyorsak ne mutlu bize. Bunların dışında bir mutluluk kaynağı tanımadık, tanımıyoruz. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ‘Halka hizmet, Hakk’a hizmettir’ düsturuyla gönüller yapmak, gönüller kazanmak için koşmaya, koşturmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“İSTANBUL’A HİZMET SORUMLULUĞU YARI ZAMANLI YAPILACAK BİR İŞ DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet’in emaneti İstanbul’un, kendilerinin doğup büyüdüğü şehir olmanın ötesinde, aşkları, sevdaları, ilk ve son göz ağrıları olduğunu söyledi.

Hangi görevde olurlarsa olsunlar İstanbul’dan hiçbir zaman kopmadıklarını, nerede olurlarsa olsunlar İstanbul’un sorunlarıyla, sıkıntılarıyla ve dertleriyle yakından ilgilendiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de bir İstanbullu olarak tüm dünyanın göz bebeği bu şehrin meselelerini takip ettiklerini, kenti garip bırakmamak için çalıştıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu şehri tüm dinamikleriyle tanıyan ve tüm kalbiyle seven birisi olarak İstanbul’un ihmale gelmeyeceğini, ihmali asla kaldırmayacağını çok iyi bildiklerinin altını çizerek, “İstanbul, kendisine vakfedilmeyi, uğruna adanmayı gerektiren, sadece ve sadece kendisiyle ilgilenilmesini isteyen bir şehirdir. Bunun için İstanbul’a hizmet sorumluluğu yarı zamanlı yapılacak bir iş değildir. Son 5 yılda bu gerçeği maalesef acı bir şekilde yaşayarak tecrübe ettik. İstanbul’a emanet olarak değil de nimet olarak bakanlar, ihmalkârlıklarıyla, tamahkârlıklarıyla, umursamazlıklarıyla bu güzel şehrin bitkisel hayata girmesine sebep oldu” ifadelerini kullandı.

İstanbul’da trafik yoğunluğu ve ulaşımı hakkında değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bilhassa trafik sorunu. Şu İstanbul’un ulaşım sorunu ne durumda görüyorsunuz, değil mi? Attığı bir adım var mı? Herhangi bir bu noktada, bakıyorsunuz toplu taşımacılıkta her taraf rezillik. Bu noktalarda ‘Ne yaparız ederiz de bu işi çözeriz?’, böyle bir dert yok. Metrobüslere bakıyorsunuz, yok. Şehrin birçok bölgesinde trafik kördüğüm halde. Öyle ki 2019’da yüzde 47 olan trafik yoğunluğu, bugün yüzde 64’e yükseldi. Her bir İstanbullu kardeşim yılda 288 saatini trafikte kaybediyor. İstanbul halkı ailesiyle, sevdikleriyle birlikte geçirmesi gereken zamanı trafikte bekleyerek boşa harcıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın hayata geçirdiği projeler olmasaydı muhtemelen İstanbul’un trafik çilesi artık katlanılamaz halde olurdu.”

“‘UĞRAŞTIRAN DEĞİL, ULAŞTIRAN İSTANBUL’ PAROLASIYLA YENİ PROJELERİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma hizmetleri ile ilgili şehre yaptıkları yatırımlara değinerek, şunları kaydetti: “Diğer ulaştırmaya baktığımız zaman, yatırımlarımızın yanı sıra sadece son 2 yıl içinde toplam 51 kilometrelik metro hattını şehrimizin istifadesine sunduk. Geçen ay sonunda ülkemizin en hızlı metro hattı olan 37,5 kilometrelik projenin Gayrettepe-Kağıthane etabını hizmete aldık. Ayrıca, Sabiha Gökçen Havalimanı-Pendik Metrosu gibi kritik öneme sahip projeleri devreye aldık. ‘Uğraştıran değil, ulaştıran İstanbul’ parolasıyla yeni hatları, yeni ulaştırma projelerini hayata geçirmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki haftalarda Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Kirazlı Metro Hattı’nı, Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nı, Altunizade-Çamlıca Cami-Bosna Bulvarı Metro Hattı’nı da inşallah İstanbullu kardeşlerimizin istifadesine sunacağız. Allah’ın izniyle 31 Mart’ta, Murat Kurum kardeşimizin şehrin emanetini devralmasıyla birlikte projelerimiz daha da hızlanacaktır.”

“RAYLI SİSTEMLERDE TOPLAM UZUNLUĞU 5 SENE SONRA 650 KİLOMETREYE ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri sonrası Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’un şehrin emanetini devralmasıyla projelerinin daha da hızlanacağını söyledi.

“Şu anda bu ülkeyi kimler yönetiyor?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz yönetiyoruz. Şu anda İstanbul’da bulunan bu zat veya zevat, böyle bir imkâna sahip mi? Değil. Fakat 31 Mart’tan itibaren inşallah Murat Kurum kardeşimizle birlikte AK Parti yerel yönetimi ile Cumhur İttifakı, Ankara’da el ele verdiğimiz zaman herhangi bir sarkma söz konusu olmayacak ve yola emin adımlarla yürüyeceğiz. Kaldığımız yerden, yeniden ‘Bismillah’ diyerek işe koyulacak, inşallah aziz İstanbul’un fetret devrini sona erdireceğiz. Öncelikli hedefimiz ortalama yolculuk süresini 64 dakikadan 39 dakikaya düşürmek olacaktır. Raylı sistemlerde toplam uzunluğu bundan 5 sene sonra 650 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Ardından raylı sistem uzunluğunu bin 4 kilometreye ulaştırarak trafik sorununa kalıcı ve modern bir çözüm bulmayı hedefliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel dönüşüm başta olmak üzere çevre ve şehircilikte hayata geçirecekleri yeni projelerle İstanbul’u sadece depreme dayanıklı hâle getirmekle kalmayıp daha da güzelleştireceklerini dile getirerek, bilim insanlarının hiç vakit kaybetmeksizin hazırlanılmasını tavsiye ettiği deprem gelmeden önce İstanbul’un yapı stokunu yenileyeceklerini bildirdi.

Aralık ayının son haftasında “Yüzyılın Dönüşümü İstanbul” projesini paylaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Geçtiğimiz cuma günü de İstanbul özelinde yürütülecek kentsel dönüşüm uygulamalarına dair Cumhurbaşkanı kararını yayınladık. Evini dönüştürmek isteyen hak sahiplerine bir konut için 700 bin liraya kadar hibe, 700 bin liraya kadar da kredi veriyoruz. Hibe haricinde kiracılara bir kereye mahsus 100 bin lira tahliye desteği sağlıyoruz. Böylece toplam hibe miktarımız 800 bin liraya ulaşıyor. İş yerleri için ise 350 bin liraya kadar hibe, 350 bin liraya kadar da kredi desteği imkânı sunuyoruz. Açıkladığımız destek paketinin bir kez daha şehrimize hayırlı olmasını diliyor, buradan riskli yapılarda oturan kardeşlerimi mutlaka bu fırsatı değerlendirmeye çağırıyorum. Nasıl yalancının mumu yatsıya kadar yanarsa, algı ve sosyal medya belediyeciliğinin kullanım tarihi de inşallah yakında sona erecektir.”

Alandakilerle beraber “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah hep birlikte el ele, gönül gönüle vereceğiz, İstanbul’u muradına kavuşturacağız. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu düşüncelerle bir kez daha açılışını yaptığımız Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattının şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu tarihî projenin yeniden şehrimize kazandırılmasında emeği geçenleri yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Türkiye, küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana mitinginde yaptığı konuşmada, “Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu kararlılıkla savunduk, savunuyoruz. Uluslararası siyaseti takip eden herkes şu gerçeği artık kabulleniyor: Türkiye, sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp, küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstasyon Meydanı’nda düzenlenen Adana mitingine katılarak bir konuşma yaptı.

Alandakileri “Sordum, sual ettim elden, obadan. Nicedir bilirim hâlin Adana. Bu güzellik sana Kadir Mevla’dan, şekerden tatlıdır dilin Adana” diyerek selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeğin ve bereketin şehri, gadasını aldığım Adana’da sizlerle birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Karacaoğlan’ın “Ak göğsün üstünde çakır dikeni, bitmeyince gönül yardan ayrılmaz” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ten canda durdukça bizim de gönlümüz Adana’dan ayrılmaz. ‘Adanalıyık, Allah’ın adamıyık’ şiarıyla, hasbiliğin, harbiliğin, delikanlılığın kitabını yazan Adana, bugün bir başka güzel. Fedakârlığı ve vefakârlığı baş tacı bilen, ağzı dualı büyüklerimizin şehri Adana’yı, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun lokomotif şehri olarak görüyoruz. ‘Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.’ diyerek gök kubbeyi millî sesimizle çınlatan, gönül tellerimizi titreten deyişleriyle Toroslar’ı ve Çukurova’yı vatan yapan âşıkların şehrine de böylesi yakışır.”

“ADANA’NIN YOLDAŞLIĞIYLA İFTİHAR EDİYORUZ”

Konuşmasının bu bölümünde alandakilerin “Doğum gününüz kutlu olsun” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağ olun. Bir yaş daha büyüdük” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkülerine kadar yansıyan, dosta düşmana karşı vakur duruşuna meftun olduğumuz Adana’nın yoldaşlığıyla iftihar ediyoruz. 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’na verdiği destekle Adana, inşallah yeni bir destan yazacak. Şöyle dedim: Bana bir resmî rakamı alın, bakalım meydanda durum ne? Ve rakamı aldım. Şu anda Adana’da meydanda 75 bin kişi var. Adana’nın gerçek belediyeciliğe olan hasretini dindirmeye az kaldı. Hazır mıyız? Artık Adana’yı bu malum ellerden almaya hazır mıyız? Bu vesileyle geçtiğimiz mayıs ayındaki seçimlerde şahsımıza ve Cumhur İttifakı’na verdiğiniz destek için sizlere teşekkür ediyorum. Tabii bu seçimlerde aldığımız yüzde 45 civarındaki oy oranı, Adana’yla aramızdaki güçlü sevgi bağını yansıtmaktan çok uzak. Biz, bunu arzu ettiğimiz seviyeye taşımak istiyoruz. 31 Mart’ı da bunun için bir fırsat olarak görüyoruz. Allah’ın izniyle Adana, 31 Mart’ta sandık patlatarak gerçek potansiyelini ortaya çıkartacaktır. Buna hazır mıyız? Kendi seçmenleri başta olmak üzere milleti ‘tıpış tıpış’ sandığa gidip oy verecek bir mecburiyet cenderesine sıkıştırmak isteyenlere günlerini göstereceğinize ben inanıyorum.”

“ŞAİBELİ PAZARLIKLARLA SEÇİM KAZANMA PEŞİNDE KOŞUYORLAR”

Alandakilere, “Adana, böyle artistliklere eyvallah eder mi?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adana, kendi iradesini çantada keklik kabul edenlere yol verir mi? Adana, eser ve hizmet nasipsizlerini sırtında taşır mı? Allah’ınıza kurban sizin” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “İşte CHP başta olmak üzere muhalefetin hâlini görüyorsunuz. Parti içindeki iktidar kavgalarından başlarını kaldıramıyorlar. Birbirleriyle uğraşmaktan, birbirleriyle didişmekten fırsat bulamadıkları için başka bir konuyla ilgilenemeyecek durumdalar. Adanalı kardeşlerime soruyorum, bunların yasak savma kabilinden ettikleri üç beş laf dışında ülkenin herhangi bir derdiyle gerçekten dertlenmediklerini görüyoruz. Aynı şekilde şehirlerimizin, oralarda yaşayan insanlarımızın herhangi bir sıkıntısını çözecek bir projelerini duydunuz mu? Uluslararası meselelerde ilkeli bir duruş sergilediklerine şahit oldunuz mu? Göremezsiniz, duyamazsınız; olamazsınız çünkü yok. Ya bunlar hal çadırını, hastane diye benim Adanalı kardeşlerime yutturmaya çalıştılar. Bunlar bu denli yalancı. Daha kendilerine hayrı olmayanların memlekete, millete hayrının dokunması mümkün mü? Kendi çıkarlarından başka hiçbir şey gözü görmeyenlerin, Adana’nın sorunlarıyla ilgilenmesi beklenir mi? Biz, ‘Türkiye Yüzyılı’ diyoruz. ‘Gerçek belediyecilik’ diyoruz. ‘Hazırız’ diyoruz. ‘Kararlıyız’ diyoruz. Onlar ise kapalı kapılar ardında birbirlerinin kuyusunu kazıyor. Kirli ittifaklarla, hani çay demlersiniz ya, demleniyor. Şaibeli pazarlıklarla seçim kazanma peşinde koşuyorlar.”

“Biliyorsunuz mayıs ayında cumhurbaşkanı adayı olarak milletin önüne çıkardıkları, peşine de 6 tane yardımcı adayı taktıkları bir zat vardı, hatırlıyorsunuz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimde umduklarını bulamayınca tüm suçu cumhurbaşkanı adaylarına yükleyip kendilerini temize çıkardılar” değerlendirmesinde bulundu.

“31 MART’TA GERÇEK BELEDİYECİLİĞİ TERCİH EDİYOR MUYUZ?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yere göğe sığdıramadıkları genel başkanlarını partiden öyle bir kazıyıp attılar ki neredeyse kedisi Şero’yu bile kapıdan içeri sokmayacaklar. Hâlbuki seçim gecesi hepsi de ne diyordu? ‘Kazandık, kazanıyoruz.’ Bu nakaratla milletin aklıyla dalga geçiyorlardı. Döktükleri timsah gözyaşlarını saymıyorum. Demek ki mesele, ülke yönetimine talip olma iddiası değilmiş. Mesele sadece kendi partilerinde kimin borusunun öteceği meselesiymiş. CHP yönetimi, sadece bu ülkenin muhalefet enerjisini özellikle sömürüp işe yaramaz hâle getirmekle bile, millet ve tarih nezdinde sigaya çekilmeyi hak ediyor. Şimdi buradan, Adana’dan öyle bir ses verin ki duymayan kulaklar bile duysun. Nasırlaşmış yürekler bile titresin. Hazır mıyız? Adana, Allah’ına kurban Adana. 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Adana ile birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabb’im hepinizden razı olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi yuva, vatan ve uğruna şehadeti göze aldıkları biricik sevda olarak gördüklerini ifade ederek, ülkeyi taşıyla, toprağıyla, zorluk ve güzellikleriyle sevdiklerini söyledi.

“ÜLKEMİZİN KRİZLERİN ÇÖZÜMÜNDEKİ KİLİT ROLÜ GİDEREK DAHA FAZLA ANLAŞILIYOR”

İstiklal Marşı’nın “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İşte mesele bu. Biz de cennet vatanımız, aziz milletimiz ve istikbalimizin teminatı çocuklarımız için her alanda mücadele ediyoruz. Karşılaştığımız tüm engellere rağmen hamdolsun vatanımıza olan minnet borcumuzu şimdiye kadar layıkıyla ödedik. Milletin sandıkta namusumuza emanet ettiği iradesine hiçbir zaman gölge düşürmedik. Vesayet güçlerinden, envaiçeşit terör örgütüne kadar Türkiye karşıtlarının tamamını Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle dize getirdik. 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi ülkeyi işgal etme teşebbüsleri karşısında asla geri adım atmadık. Darbe gecesi birileri televizyon karşısında kahvesini yudumlarken, biz milletimizle sırt sırta vererek FETÖ’cü hainlere meydanları dar ettik. Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu kararlılıkla savunduk, savunuyoruz. Dış politikada Avrupa’dan ‘aferin’ almaya çalışan değil, dik ve dirayetli duruşuyla tüm dünyada takdir toplayan bir ülke konumundayız. Uluslararası siyaseti takip eden herkes şu gerçeği artık kabulleniyor. Türkiye sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ülkemizin, krizlerin çözümündeki kilit rolü giderek daha fazla anlaşılıyor. Libya’da biz varız. Karabağ’da biz varız. Bütün buralarda Türkiye kardeşleriyle el ele veriyor, omuz omuza veriyor ve bu yolda emin adımlarla yürüyor.”

“ÖZELLİKLE SAVUNMA SANAYİNE AĞIRLIK VERDİK”

Dış politikada Türkiye’nin artan itibarının gerisinde güçlü bir savunma sanayisi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Savunma sanayinde dışa bağımlılığımız azaldıkça uluslararası arenada etkinliğimiz artmıştır. Göreve geldiğimizde savunma sanayinde yüzde 80 oranında başkalarına muhtaç durumdaydık. Terörle mücadelede kullandığımız silah ve mühimmatların çoğunu yurt dışından temin ediyorduk. Satın aldığımız silahların kontrolü tam olarak bizde bile değildi. Türkiye’ye asla yakışmayan bu tablo karşısında biz ne yaptık? Diğer alanlarla birlikte özellikle savunma sanayine ağırlık verdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde “Böyle gelmiş, böyle gider” diyenlerden olmadıklarını, kolay yerine zor ama Türkiye açısından en hayırlı olanı seçtiklerini belirterek, şunları dile getirdi: “Tabanca, tüfek dâhil güvenlik güçlerimizin kullandığı silahları kendimiz üretmeye başladık. İnsansız hava araçları gibi yeni gelişen teknolojilere büyük yatırımlar yaptık. Bu alanda çalışan firmalarımızı teşvik ettik. İşte bugün 2005’lerde, 2010’larda toprağa diktiğimiz fidanların, Allah’a binlerce kez hamdolsun, meyvelerini topluyoruz. Yıllar önce başlattığımız projeler bugün hepimizin iftihar vesilesi olan uçaklara, tanklara, gemilere, füzelere, roketlere dönüşüyor. Türkiye savunma sanayisi alanında adeta bir destan yazıyor. Dünyanın ilk SİHA gemisi Anadolu’yu geçen sene hizmete aldık. Kendi tasarımımız, millî denizaltımızı inşa etme aşamasındayız. İHA ve SİHA alanında zaten dünyada ilk üç ülkeden biriyiz. Bugün 34 farklı ülkenin semalarını Türk, İHA ve SİHA’ları koruyor. Geçtiğimiz günlerde millî muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Böylece 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk. Bu gurur 85 milyon olarak hepimizindir. Milletçe inandık, çalıştık, yılmadık ve hamdolsun başardık.”

“MUHALEFETİN ÖRNEK GÖSTERDİĞİ ÜLKELERDE ‘KAAN’ KONUŞULUYOR”

Savunma sanayi alanındaki başarıların başlangıç olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelecek yıllarda yapılanların çok daha fazlasını, daha modernini, daha gelişmişini, daha güçlüsünü, daha ilerisini yapacağız” dedi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının uçak gemisinin bir üst segmentini yapmak için çalışmalar yürüttüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz ‘yaparız’ dedik mi yaparız ve yapacağız. İçimizdeki müzmin muhalifler ve mankurtlar anlamasa da Türkiye’nin nasıl büyük işlere imza attığını dostlarımız ve hasımlarımız çok iyi biliyor. Muhalefetin bize sürekli örnek gösterdiği ülkelerde son dört gündür KAAN konuşuluyor. Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyarken, elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor. Daha ne müjdeler vereceğiz inşallah. Öyle garip bir durumla karşı karşıyayız ki bizdeki mankurtlaştırılmış zihinler KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlar ise büyüyen, güçlenen, mazlumların umudu hâline gelen bir Türkiye görüyor.”

“31 MART’TA SANDIKLARI PATLATMAMIZ GEREKİYOR”

Türkiye’nin başarılarının kendilerinin azmini artırırken, dost ve kardeş ülkelere de cesaret aşıladığını, özgüven kazandırdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız. Türkiye’yi her alanda güçlendirmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz. Bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak ülkemizi hedeflerine ulaştıracağız. Türkiye Yüzyılı şafağı sökerken ecdattan aldığımız emaneti hakkıyla bizden sonraki nesillere teslim etmenin kıvancını yaşayacağız” dedi.

Adana’nın her dönemde yaptığı gibi Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün de lokomotifliğini yükleneceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bunun için 31 Mart’ta sandıkları patlatmamız gerekiyor. Bugün burada sizden bunun sözünü almak istiyorum. Söz mü?” diye sordu. Alandakilerin “söz” demesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim bildiğim Adanalı delikanlıdır, sözünün eridir, verdiği sözde durur” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye ve şehirlere yeni vizyonlar, hedefler gösterirken, güçlü altyapıya güvendiklerini vurgulayarak, Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkesin kabul edeceğini söyledi.

Bu anlayışla Adana’ya 21 yılda 279 milyar liralık yatırım yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 10 bin 809 yeni derslik inşa ettiklerini, Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesini kurduklarını, gençlik ve sporda 7 bin 959 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtıklarını, 33 bin seyirci kapasiteli stadyumun da aralarında olduğu 55 spor tesisini Adana’ya kazandırdıklarını kaydetti.

“ÇUKUROVA HAVALİMANINI HİZMETE SUNUYORUZ”

Sosyal yardımlarda, Adanalı ihtiyaç sahibi vatandaşlara 20 milyar liralık kaynak aktardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta toplamda 4 bin 255 yataklı 25 hastane ile 71 sağlık tesisini Adanalıların hizmetine sunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’yı 1640 yataklı şehir hastanesi ile buluşturduklarını hatırlatarak, Yüreğir’deki 100 yataklı devlet hastanesi ile iki sağlık tesisinin yapımının devam ettiğini aktardı.

TOKİ vasıtasıyla 18 bin 400 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “6 bin 226 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 8 bin 873 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Adana’daki 7 millet bahçesi projemizden üçünü tamamladık, üçünün yapımına, birinin projelendirme çalışmasına devam ediyoruz. Ulaştırmada 249 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 431 kilometreye çıkardık. Adana-Karataş yolunu, Kozan-Feke-Saimbeyli-Tufanbeyli yolunu, Ceyhan-Yumurtalık yolunu, İmamoğlu-Ayrım-Aladağ yolunu ve Kozan ayrımı Mansurlu yolunu bu yıl tamamlıyoruz. Şehirdeki tüm demir yollarıyla birlikte Adana-Mersin demir yolunu da yenileyip ilave hat yaptık, seyahat süresini yarıya indirdik. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep hızlı tren hattında çalışmalarımız etap etap sürüyor. Mevcut havalimanımıza ilaveten Çukurova Uluslararası Havalimanı da bu yıl içinde tamamlayıp hizmete sunuyoruz.”

Doğu Akdeniz’in en büyük lojistik üssünü Adana’ya kurarak Türkiye’nin uluslararası taşımacılıktaki kilit rolünü daha da güçlendireceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’ya 11 baraj, 39 sulama tesisi, 10 arazi toplulaştırma projesi, 60 taşkın koruma tesisi, bir gölet ve 28 hidroelektrik santrali kazandırdıklarını aktardı.

“ADANALI ÇİFTÇİLERİMİZE 52 MİLYAR LİRALIK TARIMSAL HİBE DESTEĞİ VE YATIRIM YAPTIK”

Adana’da toplam 15 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 7 barajın inşasının devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentte 1,3 milyon dekar zirai araziyi sulamaya açarak, çiftçilere yıllık 9,5 milyar lira tutarında zirai gelir artışı sağladıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşaatı süren 12 sulama tesisiyle 535 bin dekar araziyi daha sulamaya açacaklarını dile getirerek, şunları kaydetti: “Adanalı çiftçilerimize 52 milyar liralık tarımsal hibe desteği ve yatırım yaptık. Sanayi ve teknolojide 2 yeni Organize Sanayi Bölgesi, 3 Endüstri Bölgesi, bir Teknokent, 12 araştırma geliştirme merkezi ve 8 tasarım merkezi kurduk. Tarım ve Orman Bakanlığımız eliyle Adana ve Karataş Organize Tarım Bölgelerini hayata geçirdik. Şimdi de şehrimize bir kimya organize sanayi bölgesi kazandırmak için çalışmalara başladık. İstihdamı desteklemek için Adana’daki işverenlere toplam 9 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide yaklaşık 224 bin abonesi olan şehrimize tüm ilçeleriyle birlikte doğal gaz arzını sağladık. İnşallah 31 Mart’ta Adana’yı Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturduğumuzda çok daha fazlasını yapacağız.”

Adana ile tüm Türkiye’ye kazandırdıkları bu eserler, hizmetler ve yatırımların kendilerinin referansı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin de desteğiyle inşallah Adana’yı yerel yönetimlerde de hak ettiği hizmetlere kavuşturacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı’mızın büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını ben, sizlere emanet ediyorum. Biliyorum ki sizler, bu adaylarımıza sahip çıkacaksınız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Adana Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Adana Valiliğini ziyaret ederek, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’den çalışmaları hakkında bilgi aldı.

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Bu Gurur Hepimizin : Milli Muharip Uçak Kaan’dan ilk uçuş

Dev Yatırımlar | Milli Muharip Uçak Kaan

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Türk Havacılık Uzay Sanayii tarafından yürütülen, Türkiye’nin en önemli teknoloji projelerinden KAAN’ın uçuşuna yönelik tüm testler tamamlandı. KAAN, bugün ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ’ın kararlılığı ile Gök Vatan’a kavuşan “KAAN” Türkiye Yüzyılı’nın büyük gururlarından biridir.

Bu tarihi uçuşta emeği geçen herkesi ve tüm TUSAS ekibini gönülden tebrik ediyoruz.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“Arnavutluk ile ticaret hacmi hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “İmzalanan anlaşmalarla iş birliğimizin ahdi zeminini daha da güçlendirdik. Ticaret hacmimizi 1 milyar dolar seviyesine çıkardık, yeni hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki “Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı” ve iki ülke arasındaki anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ve heyetini, Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısı dolayısıyla Ankara’da misafir etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Geçen yıl Türkiye ve Arnavutluk arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100’üncü yılının idrak edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok yönlü iş birliğinin, 2021 yılında Rama ile Ankara’da ilan ettikleri stratejik ortaklık temelinde gelişmeye devam ettiğini kaydetti.

Bugün icra edilen konseyin ilk toplantısıyla münasebetleri daha ileri seviyelere taşıma kararlılığının bir kez daha teyit edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerde, Türkiye’nin Arnavutluk’un kalkınmasına verdiği önemi, Arnavutluk halkının refahının artırılmasına yönelik desteğini bir kez daha vurguladığını aktardı.

“ARNAVUTLUK’LA TİCARET HACMİMİZİ 1 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE ÇIKARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, imzalanan anlaşmalarla iş birliğinin ahdi zemininin daha da güçlendiğine işaret ederek, şöyle konuştu: “Ticaret hacmimizi 1 milyar dolar seviyesine çıkardık, yeni hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik. Özel sektörümüzün gayretleriyle bu rakama kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum. Türkiye, 3,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla Arnavutluk’taki en büyük beş yabancı yatırımcı arasında yer alıyor. 600’ü aşkın Türk firması 15 binden fazla Arnavutluk vatandaşına istihdam sağlayarak, ülke ekonomisine destek sağlıyor. Karşılıklı yatırımlarımızı artırmak ve iş çevrelerimiz arasındaki bağları daha da geliştirmek için çalışmaya devam edeceğiz. TİKA vasıtasıyla Arnavutluk’un kalkınmasına yönelik projelere desteğimiz sürecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİKA’nın Tiran Koordinasyon Ofisi’nin statüsüne ilişkin imzalanan anlaşmanın bu alandaki işbirliğine güç katacağının altını çizdi.

Arnavutluk Başbakanı Rama ile Ocak 2021’de Ankara’da düzenlenen basın toplantısında, Türkiye’nin Arnavutluk’ta üç ay içerisinde bir hastane inşa edeceğinin müjdesini ve sözünü verdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta bu konuda Sayın Rama ile iddiaya da girmiştik. Hamdolsun sözümüzü tuttuk ve üç ay gibi rekor bir sürede Fier Dostluk Hastanemizi inşa ettik. Arnavutluk’un her bölgesinden gelen hastaların şifa bulduğu bu hastaneyi birlikte işletmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da iyi veya kötü günlerinde Arnavutluk halkının yanında olmayı sürdüreceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sayın Başbakan’ın FETÖ ile mücadele konusundaki hassasiyetini biliyor, bunu takdirle karşılıyoruz. İlişkilerimizi zehirlemek için her yol ve yöntemi deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz. Arnavutluk makamlarının da bu gerçeğin farkında olduklarını görüyoruz. Karşılıklı anlayış çerçevesinde örgütle mücadelemizi sürdüreceğiz. Hâlihazırda 2 bin öğrenciye eğitim hizmeti veren Türkiye Maarif Vakfı’nın faaliyetlerine sağladığı katkılar için Sayın Başbakan’a müteşekkiriz. Önümüzdeki dönemde bu desteğin artarak devam edeceğine inanıyoruz.”

“ARNAVUTLUK’LA BALKANLAR’A İLİŞKİN DİYALOĞUMUZU DEVAM ETTİRECEĞİZ”

Arnavutluk Başbakanı Rama ile bölgede ve dünyada yaşanan gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ve Arnavutluk, Balkanlar’ın barış ve istikrarının korunmasına katkı sağlayan iki NATO müttefikidir. Arnavutluk’la Balkanlar’a ilişkin diyaloğumuzu yoğunlaştırarak devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk ile savunma sanayii ve askerî alandaki yakın iş birliğini derinleştirme arzusunda olduklarını dile getirerek, imzalanan Askerî Çerçeve Anlaşması’nın bu iradenin en somut tezahürü olduğunu söyledi.

Arnavutluk’u, başarıyla tamamladığı 2022-2023 dönemi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği’nden dolayı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arnavutluk, dönem başkanlığını Türkiye’den devraldığı Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın faaliyetlerine önemli katkılar yapacaktır” dedi.

“ARNAVUTLUK’UN MAZLUM FİLİSTİN HALKIYLA SERGİLEDİĞİ DAYANIŞMA ÇOK ÖNEMLİDİR”

Arnavutluk’un temmuz ayında üstleneceği Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Dönem Başkanlığı’nı da başarıyla yürüteceğine inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Görüşmelerimizde Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarındaki İsrail zulmünü de ele aldık. İsrail’in dört ayı aşkın süredir devam eden mezaliminin durdurulması ve Filistinli kardeşlerimizin güvenli ve müreffeh geleceklerinin teminat altına alınması noktasında uluslararası camianın sorumlulukları ortadadır. Gerek Uluslararası Adalet Divanı’nda gerek Birleşmiş Milletler’de izlenen süreçler bu konudaki haklı tutumumuzu net şekilde ortaya koymuştur. Arnavutluk, aralık ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapılan oylamadaki tutumuyla tarihin doğru tarafında yer almıştır. Arnavutluk’un bilhassa bu dönemde mazlum Filistin halkıyla sergilediği dayanışma çok önemlidir, kıymetlidir. Dostum Rama ile önümüzdeki süreçte yapılacak girişimler kapsamında temasımızı sürdüreceğiz.”

Konsey toplantısında alınan kararların ve imzalanan anlaşmaların hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Arnavutluk ilişkilerinin bugünkü mükemmel seviyesine ulaşmasına yaptığı eşsiz katkılar dolayısıyla Arnavutluk Başbakanı Rama’ya teşekkür etti.

İki ülke arasındaki birlik ve beraberliğin daim olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ve heyetine ziyaretleri dolayısıyla teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Rama huzurunda, iki ülke arasında altı anlaşma imzalandı.

İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Medya Ve Enformasyon Ajansı Arasında Medya Ve İletişim Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Arasında Ormanların Ve Korunan Alanların Sürdürülebilir Yönetimi Alanında Mutabakat Zaptı, Arnavutluk Cumhuriyeti Hükûmeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Askerî Çerçeve Anlaşması, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Bakanlar Konseyi Arasında Kalkınma İşbirliği ve Arnavutluk’taki TİKA Program Koordinasyon Ofisinin Statüsüne İlişkin Anlaşma, Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Turizm ve Çevre Bakanlığı Arasında Çevre Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı iki lider huzurunda taraflarca imzalandı.

DAHA FAZLA HABER

Dünya

“Adalet sistemimizin mevzuat altyapısını geliştirmek için başlattığımız reformları kesintisiz devam ettiriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkimleri Kura Töreni’nde

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkimleri Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Yargımızın da hâlâ çözüm bekleyen sorunları, sıkıntıları vardır. Bunların bir kısmı anayasa ve yasalarımızda yapılması gereken değişikliklerle ilgilidir. Sıkıntıların bir kısmı da kurumsal işleyişlerden, kurumlar arası anlayış farklılıklarından ve eski alışkanlıklardan kaynaklanmaktadır. Bu çerçevede, adalet sistemimizin mevzuat altyapısını geliştirmek için başlattığımız reformları kesintisiz devam ettiriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkimleri Kura Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Kura töreninde görev yerleri belli olacak 148 hâkim ve Cumhuriyet Savcısını tebrik ederek, başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık sayıları 24 binin üzerine çıkan hâkim ve savcılarımız, ülkemizin dört bir yanında, milletimiz adına adaleti tesis etmenin mücadelesini veriyor” şeklinde konuştu

“BİZİM MEDENİYETİMİZDE, DEVLET YÖNETİMİNDE ADALETİN ÖNEMİNE BİLHASSA VURGU YAPILIR”

“Adalet, içinde yaşadığımız evrenin ruhudur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Şayet bu ruhu kaybedersek, diğer hiçbir şeyin anlamı kalmaz. Nitekim insanlık tarihine baktığımızda, adalet temelinde yükselen toplumların güvenlik ve refah içinde yaşadığını, adaletin kaybolduğu toplumların da kısa sürede yıkılıp gittiğini görürüz. Bunun için bizim medeniyetimizde, devlet yönetiminde adaletin önemine bilhassa vurgu yapılır. Zaten medeniyet dediğimiz olgu da, ancak adaletin bulunduğu yerde ortaya çıkabilir ve gelişebilir.”

Yasama ve yürütme gibi, yargının da hâlâ çözüm bekleyen sorunları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların bir kısmı anayasa ve yasalarımızda yapılması gereken değişikliklerle ilgilidir. Sıkıntıların bir kısmı da kurumsal işleyişlerden, kurumlar arası anlayış farklılıklarından ve eski alışkanlıklardan kaynaklanmaktadır. Bu çerçevede, adalet sistemimizin mevzuat altyapısını geliştirmek için başlattığımız reformları kesintisiz devam ettiriyoruz” dedi.

Daha önce hayata geçirdikleri çalışmaların bir üst safhasını oluşturan yargı reformu strateji belgesini 2019 yılında kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu belgede yer alan yol haritamızı adım adım takip ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde Gazi Meclisimizin takdirine sunulan 8. yargı paketi, bu strateji belgesinin adımlarından biridir” ifadelerini kullandı.

DAHA FAZLA HABER
REKLAMLAR

HABER BURADA

Bürokrat2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevre ve şehircilikte hayata geçireceğimiz yeni projelerle İstanbul’u daha da güzelleştireceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi Açılış Töreni

Bürokrat3 gün önce

“Türkiye, küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana mitinginde yaptığı konuşmada, “Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu kararlılıkla savunduk, savunuyoruz. Uluslararası...

Bürokrat7 gün önce

Bu Gurur Hepimizin : Milli Muharip Uçak Kaan’dan ilk uçuş

Dev Yatırımlar | Milli Muharip Uçak Kaan

Bürokrat7 gün önce

“Arnavutluk ile ticaret hacmi hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “İmzalanan anlaşmalarla iş birliğimizin ahdi zeminini daha da güçlendirdik....

Gündem1 hafta önce

Arnavutluk Başbakanı Rama Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Rama | Ankara

Dünya1 hafta önce

“Adalet sistemimizin mevzuat altyapısını geliştirmek için başlattığımız reformları kesintisiz devam ettiriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkimleri Kura Töreni’nde

Bürokrat1 hafta önce

“Karabağ’da işgalin sona ermesiyle bölgemizde kalıcı barış için tarihî bir fırsat penceresi açıldı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ortak basın toplantısı

Bürokrat1 hafta önce

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Bürokrat1 hafta önce

“Bizim her sözümüzün altında, asırlara bedel eser ve hizmetler yatıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Trabzon

Bürokrat1 hafta önce

“Türkiye’nin 21 yılda yazdığı başarı hikâyesinin kahramanı, 85 milyonun her bir ferdidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize

REKLAMLAR
Ağustos 2022
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  
REKLAMLAR

GENÇ BÜROKRAT

seers cmp badge