Connect with us

Dünya

İyi ki varsınız | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz eser ve hizmet siyasetiyle bugünlere getirdiğimiz Türkiye’yi, daha ileriye taşımak için ter döküyoruz”

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya mitinginde yaptığı konuşmada, “Ülkemizi bugüne kadar nasıl sizlerle birlikte büyüttüysek, güçlendirdiysek, zenginleştirdiysek, inşallah Türkiye Yüzyılı’nı da beraberce inşa edeceğiz. Biz eser ve hizmet siyasetiyle bugünlere getirdiğimiz Türkiye’yi, daha ileriye taşımak için ter döküyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kepez Turgut Özal Spor Salonu önünde düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap etti.

“Deniz kenarında kar mı olurmuş? Meydana çıkmayan er mi olurmuş? Deli gönül başka güzel arama, Antalya’dan güzel yar mı olurmuş? Bize, Antalya’dan güzel yar olmayacağını bilerek, bu şehri hep gönülden sevdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’yı turizmiyle, tarımıyla, ticaretiyle geliştirmek, zenginleştirmek için gece gündüz çalıştıklarını söyledi.

Antalya’nın da girdikleri her mücadelede, attıkları her adımda yanlarında olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nın inşası için hazırlandıkları dönemde bir kez daha Antalya’ya olan sevgilerini ifade etmek, Antalya’nın desteğine talip olmak için Antalya’da bulunduklarını dile getirdi.

Antalya’nın, elindeki değerleri kazanca dönüştürmeyi, çalışmanın ve üretmenin değerini çok iyi bildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu şehir, ayrımcılığın hiçbir çeşidine itibar etmez. Denizini, toprağını, dağını kendisi ve vatanı için berekete dönüştürür. Ülkemizin ve dünyanın neresinden gelirse gelsin, huzur arayan herkese kucağını açar. Sermayesini ve alın terini akıtarak, burada yeni bir hayata başlamak isteyen herkesi kucaklar. Ama aynı zamanda bu şehir, mesele ülkesinin bütünlüğü, milletinin birliği, evlatlarının geleceği olduğunda kimsenin gözünün yaşına da bakmaz. Biz, bunun için Antalya’yı ayrı bir seviyoruz. Bunun için Türkiye Yüzyılı hayalimizi en iyi sizlerin anlayacağına inanıyoruz.”

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI BERABER İNŞA EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi bugüne kadar nasıl büyütüp, güçlendirip, zenginleştirdilerse, Türkiye Yüzyılı’nı da beraber inşa edeceklerini anlattı.

Eser ve hizmet siyasetiyle bugünlere getirdikleri Türkiye’yi daha ileriye taşımak için ter döktüklerini, şu anda karşısında 100 bini aşkın Antalyalı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Birileri ise ülkenin birikimlerini önce altılı olarak başlayan masada paylaşmaya niyetlendi, sonra pazarlığın kızıştığı bir anda ortaklardan biri yerinden kalkıp, sonra geri otururken, masanın altındaki gizli ortak HDP de bu cümbüşteki yerini aldı. Baktılar yedi ortakla da bu iş olmayacak, iki büyükşehir belediye başkanını da dâhil edip, ortak sayısını dokuza çıkardılar. Masada kendileri için de yer olduğunu gören ülkenin ve milletin yeminli düşmanları PKK ve FETÖ durur mu? Onlar da hemen seslerini yükselttiler. Oldu mu size 11 ortak. Daha DHKP-C’sini, Avrupa ve Amerika’da masanın akıl hocalığına soyunan tefecileri, simsarları, STK görünümlü istihbarat aygıtlarını saymıyorum bile. Aslında ağlanacak halimize gülüyoruz. Türkiye, siyasetine ve yönetimine dönük böyle bir oyunu asla hak etmiyor.

Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanı adayı olarak karşımıza diken bir mekanizma var. Bu mekanizma, CHP tabanının da ittifaktaki diğer partilerin tabanlarının da hassasiyetlerini zerre kadar umursamıyor. Ne diyordu bay bay Kemal? ‘Tıpış tıpış gidip oy vereceksiniz’ denilerek, bu nobranlık açıkça da ifade ediliyor. Çünkü bunların derdi, seçimlerde yönetimi değiştirirken, sonra Türkiye’nin kaldığı yerden yoluna devam etmesi değildir. Bunların derdi, Türkiye’yi siyasetiyle, ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomasiyle en az yarım asır daha kendine gelemeyeceği bir çukura itmek, bir bataklığa saplamaktır. Ama inşallah başaramayacaklar.”

Seçimlere iki haftadan daha az vakit kaldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere yönelttiği, “Antalya, 14 Mayıs’ta çocuklarımızın geleceğine sahip çıkıyor muyuz?”, “21 yıllık kazanımlarımızı daha da ileriye taşıyor muyuz?”, “Türkiye Yüzyılı’nın inşası için ‘Bismillah’ diyor muyuz?”, “Türkiye Yüzyılı için doğru adımlarla yola devam ediyor muyuz?” sorularına “evet” yanıtını aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meydandaki ekranlardan izletilen bir videoda yer alan, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın 6-8 Ekim olaylarındaki açıklamalarına da işaret ederek, şunları söyledi: “İzlediniz. Her şeyiyle terörist Selo Diyarbakır’da 51 kardeşimizin ölümüne neden oldu. Şimdi bu Selo, cezaevinde. Şimdi ne diyorlar, ‘Selo’yu çıkaracağız.’ Ondan sonra da Selo’yu Öcalan’ın yerine getireceklermiş. Buradan şu anlaşılıyor, bay bay Kemal’in demek ki parlamentoda yaptığı görüşme işte buydu. Açıklayabildi mi? ‘Açıkla’ dedik kaç kere, açıklayamaz. Çünkü her şey fırıldak, düzgün bir şey yok. Eğer gerçek siyasetçiysen çıkarsın açıklarsın. Ama açıklayamaz. Hayatı yalan, hep fırıldaklarla dolaşıyor.”

Bu nedenle 14 Mayıs’ta, milletin bu yalana, talana, dolana “evet” demeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onun için şu 10 günde durmak yok yola devam. Cumhur İttifakı olarak sandıkları patlatmaya var mıyız?” diye konuştu.

“DEFALARCA SEYRETTİĞİMİZ BU FİLMİN SENARİSTLERİNİ DE OYUNCULARINI DA İYİ TANIRIZ”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu üzerinden ülkeye dayatılan bu filmle ilk defa karşılaşılmadığını, milletçe bu filmin daha önce defalarca seyredildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tek parti döneminde insanlarımızın hak ve özgürlükleri çiğnenirken, sanayi kuruluşlarının kapısına kilit vurulurken de seyrettik. Her on yılda bir maruz kaldığımız darbe ve muhtıralarla, siyasi ve ekonomik bedeller öderken seyrettik. Ömürleri bir yılı bulmayan koalisyon hükûmetlerinin yönetiminde, güven ve istikrar iklimini kaybederken seyrettik. Kardeşi kardeşe düşman eden ideolojik kavgalarda, köken ve mezhep kışkırtmalarında seyrettik. Bizimle aynı şartlarda yola çıkan ülkeler küresel ligin zirvesine tırmanırken sürekli yerimizde sayarak, hatta gerileyerek seyrettik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, defalarca seyrettikleri bu filmin senaristlerini de oyuncularını da iyi tanıdıklarını, finalini de çok iyi bildiklerini anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkeyi bir avuç sapkın ideoloji mensubunun, evlatlarımızın maddi ve manevi varlığına göz diken ihtiraslarına teslim etmek istiyorlar. Ülkeyi, köken ve mezhep ayrışmasını derinleştirerek, yeniden kamplara bölmek, kardeşi kardeşe düşman etmek istiyorlar. Ülkeyi, tasmaları emperyalistlerin elinde olan terör örgütlerinin cirit alanına çevirmek istiyorlar. Velhasıl bunların derdi bizimle değil, Türkiye’yledir, Türk milletiyledir, Türkiye’nin kazanımlarıyladır.

Sizlerle bir şeyi paylaşmak istiyorum, Kandil’den, ne diyordu birisi. Bunların bayrağı var mı, bunların ezanı var mı, bunların dini var mı? Ne diyor, ‘Bizim desteğimiz Kılıçdaroğlu’yladır.’ Şimdi dini olmayan, diyaneti olmayan, bayrağı olmayan, ezanı olmayan kimler destekliyor bay bay Kemal’i, bu teröristler. İşte, ‘Söyle bana arkadaşını söyleyeyim sana kim olduğunu.’ Bay bay Kemal, senin arkadaşın Kandil ve onlarla beraber bu yoldasın. Ama bay bay Kemal, 14 Mayıs’ta bu aziz millet, benim bu sevgili vatandaşlarım sana sandıkları mezar edecek. Buna hazır mıyız?”

“TÜRKİYE’Yİ DEVLER LİGİNE TAŞIDIK”

Türkiye’yi 21 yıldır eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, enerjiden tarıma, sanayiden turizme, her alanda kalkındırdıklarını, dünyayı hayran bıraktıklarını ve Türkiye’yi dünyanın devler ligine taşıdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerine olan husumetlerin sebebinin de bu olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer bizden öncekiler gibi vesayete ‘eyvallah’ etseydik, darbecilere teslim olsaydık, terör örgütlerinin başını ezmeseydik… Cudi’yi bu teröristlere mezar ettik mi? Gabar’ı bu teröristlere mezar ettik mi? Tendürek’i bunlara mezar ettik mi? Bestler Dereler’i bunlara mezar ettik mi? İşte şimdi bu terör örgütünün parlamentodaki uzantıları AK Parti’yi kabul edebilirler mi? Kandil’den ne diyor? ‘AK Parti’yi, bunları destekleyemeyiz, biz Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğiz.’ Şimdi bu güzel bir ifade, onların bay bay Kemal’i desteklemeleri bizim doğru yolda olduğumuzun ifadesidir” diye konuştu.

Türkiye’nin altyapısını güçlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’nın havalimanını, Antalya-Alanya yollarını kimin yaptığını, Antalya’yı turizmde patlama yapar hâle kimin getirdiğini sordu.

“ANTALYA HER GEÇEN GÜN GÜÇLENDİ”

Antalya’nın her geçen gün altyapısıyla üstyapısıyla güçlendiğini belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti: “İşte bu, ‘iş bilenin, kılıç kuşananın’ anlayışıdır. Çünkü bize bu yakışırdı, Antalya’ya bu yakışırdı ve bunu da yaptık. Türkiye’yi bugünkü seviyesine getirmeseydik emin olun bize kimse ilişmezdi. Ne terör örgütlerinin saldırılarına uğrardık ne de darbecilerin silahları üzerimize çevrilirdi. Ne ekonomik tuzaklara maruz kalırdık ne aleyhimizde yürütülen küresel kampanyaların muhatabı olurduk. Ama o zaman da milletimizin karşısına böyle başımız dik, alnı açık, sesi gür bir şekilde çıkamazdık. Biz teslim olmayı değil, mücadele etmeyi seçtiğimiz için hedefteyiz. Biz emperyalistlerin suyuna gitmeyi değil, Türkiye’nin gücünü tarihinden alan duruşuna layık olmayı seçtiğimiz için hedefteyiz.

Kılıçdaroğlu’nun verdiği sözlere bakın, destek istediği yerlere bakın, onu destekleyenlere bakın… Tamamı da işte bu duruşun tam tersidir. Tipik bir teslimiyetçi, eski Türkiye politikacısıyla karşı karşıyayız. Eskiden adeta cennet vaadiyle gelip size cehennemi yaşatanlar vardı değil mi? İşte Kılıçdaroğlu tam da böyle bir tiptir. Ağzından çıkanı kulağı duymaz, vaat diye söylediği şeylerin bir kısmı ülkeyi tanımadığı için zaten yapılmış olan işlerdir. Söylediği şeylerin bazılarının ucunun nereye gideceğini kendi de bilmez veya bilir ama diyet borcu gereği onu söylemek zorundadır.”

“MİLLETİMİZE ŞÜKRAN BORCUMUZU DA YAPTIĞIMIZ ESERLERLE, VERDİĞİMİZ HİZMETLERLE ÖDEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptıkları her şeyi yıkacağını, kurumları kapatacağını, bürokratından iş insanına, polisinden öğretmenine, doktoruna, hepsini tasfiye edeceğini ifade ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha doğrusu, bay bay Kemal, HDP ve PKK ne diyorsa kendisi de onu söylüyor. FETÖ ve gizli-açık tetikçileri ne diyorsa Kılıçdaroğlu onu söylüyor. Amerika’daki, Avrupa’daki mahfillerde kulağına neler üflenmişse Kılıçdaroğlu onu söylüyor. Arada bir kendi fikrini söylediği oluyor elbette. Onları da hep beraber mizah niyetine izliyor, gülüp geçiyoruz. Elbette bu zatın kendisini ciddiye almıyoruz. Bizim ilgilendiğimiz bu zatın, hangi hesabın temsilcisi olarak karşımıza dikildiğidir” diye konuştu.

Bunu anlamak için çok derin analizlere gerek olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: Masanın etrafında oturanlara ve çevresinde dönenlere bakınca her şey ayan beyan ortaya çıkıyor. Buna rağmen şunu düşünmeden de edemiyoruz. Hangi insan kendi ülkesine, kendi devletine, kendi milletine bu kadar büyük kin duyabilir. Bay bay Kemal, Amerika’da bir benzin istasyonunda, bakıyorsunuz bir restorana giriyor. Orada neler çevirdi, o da belli değil. Açıkla… Açıklayamıyor, çünkü Pensilvanya’nın uzantılarıyla orada sohbetini bayağı koyulaştırıyor. Hangi insan ekmeğini yediği, suyunu içtiği, havasını soluduğu vatanına böylesine büyük nefret besleyebilir. Bu duygunun gerisindeki sebepleri biz bilemiyoruz. Bize düşen bunun kasıtlı bir niyetin ürünü olmadığını, sadece gafletten kaynaklandığını ümit etmektir, bu iyi niyetimizdir. Tam 15 seçimdir biz, önce Allah’ımıza, sonra milletimize güvenerek girdiğimiz hiçbir mücadeleden boynu bükük ayrılmadık. Milletimize şükran borcumuzu da yaptığımız eserlerle, verdiğimiz hizmetlerle ödedik.”

“14 MAYIS’TA ANTALYA’DAN REKOR BİR DESTEK BEKLİYORUZ”

Türkiye’ye bugüne kadar yaptıkları yatırımlara ilişkin meydandaki ekranlardan izletilen video gösteriminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs’ta aynı eser ve hizmet aşkı, hissiyat, azim ve kararlılıkla milletin huzuruna çıkacaklarını söyledi.

Antalya’dan da kendisine yakışanı beklediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu bay bay Kemal’in bir referansı var mı? Yani ‘Ben şunu yaptım’ diyebileceği bir eser var mı? On tane Büyükşehir Belediye Başkanı var CHP’li, Allah aşkına bir de onlara bakın. Başta Antalya’dan bakın. Şu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı veya başkanlığı Antalya’mıza ne kazandırdı, bir sorun. İstanbul, Ankara, İzmir, Muğla ne kazandırdı, sorun. Velhasıl hiç birisinde bir şey yok. Çünkü bunların derdi başka. İstanbul’u sel alır götürür. Bay bay Kemal’in adamı nerede? Bodrum’da. Bodrum’dan çıkmazlar. Aynı şekilde diğerleri de öyle ama biz hizmet ehliyiz” ifadelerini kullandı.

Ziya Paşa’nın “Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri” sözlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere, “Antalya’ya, cumhuriyetimizin bir asırlık kazanımlarına sahip çıkmak yakışır mı? Antalya’ya son 21 yılda kurduğumuz güçlü altyapının üzerinde Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek yakışır mı? Antalya’ya yarım kalan işleri tamamlamak için yola çıkanlara yoldaş olmak yakışır mı? Antalya’ya milletimizi hayallerine kavuşturacak şahlanış döneminin öncülüğünü yapmak yakışır mı? Antalya’ya Cumhur İttifakı’yla birlikte olmak, cumhurbaşkanlığında bu kardeşinin yanında yer almak yakışır mı?” sorularını yöneltti.

Alandakilerin “evet” yanıtını vermesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyleyse 14 Mayıs’ta Antalya’dan rekor bir destek bekliyoruz. Söz mü? Ben size inanıyorum. Sizleri Allah için seviyorum. Hiç yalnız bırakmadınız. İnanıyorum ki 14 Mayıs’ta da yalnız bırakmayacaksınız” dedi.

“KİMSENİN KÖKENİNİ, MEŞREBİNİ, MEZHEBİNİ SORMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptıklarını ifade ederek, “Ülkenin her karış toprağını yatırımlarla donatırken kimsenin kökenini, meşrebini, mezhebini sormadık. Ne diyor bay bay Kemal? ‘Ben Aleviyim’ diyor. Ya eyvallah. Yani biz sana Alevi misin, değil misin, bunu sormadık ki. Ve bugüne kadar bunu niye söylemedin de şimdi söylüyorsun? Demek ki oradan bir şey bekliyor. Bu ülkeyi Alevi-Sünni diye ayrıma tabi tutanlara lanet olsun” diye konuştu.

Sadece asırlık ihmalleri telafi edip, ülkeyi büyütmenin, sıkıntılarını çözerek milleti mutlu etmenin çaresine baktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eksikler olabileceğini ancak kimsenin bu ülke için samimiyetle çalıştıklarını inkâr edemeyeceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim alanında yaptıkları hizmetleri anımsatarak, “İlkokuldan üniversiteye kadar sıraların üzerine kitapları koyduk mu? Şimdi benim yaşıtım olanlar bilirler. Biz bu kitapları göremedik. Biz teksir kâğıtlarıyla yapılan o kitaplarla okuduk, öyle mi? Ya kırtasiyeci dükkanında sıraya girerdik, bize bir hafta, 10, 15 gün sonraya gün verirlerdi. Böyle okuduk, böyle yaşadık ama dedik ki ‘Bizim çektiğimizi yavrularımız çekmesin.’ Ve bu yavrularımız şu anda kitaplarını kuşe kâğıtla sıralarının üzerinde buluyor mu?” diye konuştu.

Türkiye’de 76 olan üniversite sayısını 208’e yükselttiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “81 vilayetin tamamında üniversiteler var mı? Artık Muş’tan, Iğdır’dan, Hakkâri’den yavrularımız İstanbul’a, Ankara’ya gelmiyor, oraya profesörler gidiyor, doçentler aynı şekilde, oraya gidiyor. Niye? Artık hocalarımızın, öğrencilerinin ayağına gitmek suretiyle bir eğitim sistemi, bunu getirdik. Ve artık eğitim bu noktada yerinde yapılıyor, 81 vilayetin tamamında yapılıyor, modern üniversitelerimizde yapılıyor. Batı’yla, Avrupa’sı, Amerika’sı, hepsiyle yarıştayız” ifadelerini kullandı.

“ 1 MİLYON 300 BİN KONUT YAPTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara ve İstanbul’daki şehir hastanelerinin modern hastaneler olduğunu ve kısa zamanda yapılarak vatandaşın hizmetine sunulduğunu ifade etti.

İnsandan daha değerlisinin olmadığını, halkın bu değerine Kanuni’nin devleti feda ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla yola devam ettiklerini, millete kazandırılan bu eser ve hizmetler için sadece gönülden kopup gelen “Allah razı olsun” duasından başka bir şey beklemediklerini söyledi.

Geçen 21 yılda Antalya’ya 145 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seviyoruz Antalya’yı, bu yatırıma layık. Sormak lazım bay bay Kemal, senin Büyükşehir Belediye Başkanın acaba Antalya’ya ne yaptı? Olay bu kadar açık” dedi.

Eğitimde 10 bin 138 yeni derslik inşa edildiğini, üçü vakıf biri devlet olmak üzere dört yeni üniversite kurulduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 bin 106 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurtları açıldığını, 33 bin seyirci kapasiteli bir stadyum dâhil 116 spor tesisi inşa edildiğini belirtti.

Antalyalı ihtiyaç sahiplerine yaklaşık 7 milyar lira sosyal yardım aktarıldığını, 2 bin 447 yataklı 22 hastane dâhil 63 sağlık tesisi yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aralarında 1000 yataklı şehir hastanesinin de olduğu 2 bin 100 yataklı sekiz hastanenin yapımının sürdüğünü, şehir hastanesinin de yakında hizmete açılacağını bildirdi.

TOKİ vasıtasıyla 4 bin 690 konutun tamamlanıp hak sahiplerine teslim edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2 bin 88 konutun yapımının sürdüğünü kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bay bay Kemal yeni bir şey daha söylemiş, TOKİ’yi kapatacakmış. Neyi kapatıyorsun? Benden önce TOKİ çok daha fazla üretmiş. Ben göreve gelmeden önce TOKİ’deki üretim sayısı 40 bin konuttu, şimdi ise 1 milyon 300 bin konutu biz yaptık. 40 nere 1 milyon 300 bin nere? Bay bay Kemal TOKİ’yi sana bu millet yedirtmez. İşte depremde TOKİ’nin neler yaptığını gördük. Antalya’da yangın ve sel felaketlerinde hep buradaki insanlarımızın yanında olduk. Manavgat’ta evi yanana, Kumluca’da evi selde yıkılana yenisini yapıp verdik. Eşyası, dükkânı, serası, ahırı zarar görenlere destek sağladık. Antalyalı kardeşlerimizin en zor günlerinde gösterdiği kadirşinaslık örneklerini hayatımız boyunca unutmayacağız. Bu ülkenin, bu milletin mayasının sağlam olduğunu felaket anlarında ispatlayarak hepimizin, bilhassa da gençlerimizin geleceklerine güvenle bakabilmelerini sağladınız. Sizlerin 6 Şubat depremlerinde evlerini kaybeden vatandaşlarımıza nasıl kucak açtığınızı gördük.”

“ANTALYA HAVALİMANIMIZIN KAPASİTESİNİ YILLIK 80 MİLYONA ÇIKARTIYORUZ”

Antalya’da konut sıkıntısı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için Antalya’ya “İlk Evim” ile 7 bin 150 konut inşa edileceğini, “İlk Arsam” ile 23 bin konutluk altyapılı arsa verileceğini belirtti.

Antalya’daki 24 bin 258 bağımsız bölümde kentsel dönüşüm gerçekleştirildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni konut projeleriyle, hukuki yaptırımlarla kiralarda yaşanan fahiş artışların yol açtığı sıkıntıyı da yine biz çözeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, atık su arıtma tesislerinin sayısının iki katına çıkarılarak belediye nüfusunun tamamına hizmet verir hâle getirildiğini, şehirdeki altı millet bahçesinden ikisinin tamamlandığını, diğerlerinin çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 195 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun 700 kilometreye çıkarıldığını belirterek, şehir meydanı, havalimanı, EXPO tramvay hattının hizmete alındığını söyledi.

Antalya Havalimanının iç ve dış hatlar terminalleriyle büyütülerek yıllık 35 milyon yolcu kapasitesine ulaştırıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazipaşa Alanya Havalimanının da açıldığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Antalya Havalimanımızın kapasitesini yıllık 80 milyona çıkartıyoruz. Ayrıca Konya-Antalya güzergâhını bir saat kısaltacak 5 bin 68 metrelik Demirkapı Tüneli ve 34 kilometrelik yolunu tamamladık hizmete açıyoruz” şeklinde konuştu.

“ATTIĞIM İMZA İLE DOĞAL GAZ BU AY BEDAVA”

Antalya’ya 21 baraj, 62 sulama tesisi, 104 taşkın koruma tesisi, üç gölet, bir yer altı depolama tesisi ve 20 hidroelektrik santrali inşa edildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tamamlanan projelerle Antalya’da 534 bin dekar zirai arazinin sulamaya açıldığını, çiftçilere 2 milyar lira tarımsal destek verildiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yeni organize sanayi bölgesi, iki teknopark, 17 araştırma geliştirme merkezi ve bir tasarım merkezi kurulduğunu ifade etti.

Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı, Muratpaşa, Korkuteli ve Serik’e doğal gaz arzı sağlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönemde Alanya, Demre, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Kemer, Kumluca ve Manavgat’a da doğal gaz arzı sağlamayı planladıklarını bildirdi.

Karadeniz doğal gazının çıkarıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çıkarırız dedik. Yaptık mı? Şu anda attığım imza ile doğal gaz bu ay bedava, ücretsiz” dedi.

“YAPTIKLARIMIZ YAPACAKLARIMIZIN REFERANSI”

AK Parti’nin iktidarındaki icraatların yer aldığı videonun izletilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapacaklarımız bunlar, yaptıklarımız da zaten bunun referansı. Biz hem devam eden yatırımlarımız yarım kalmasın hem de Antalya ile birlikte ülkemizin kalkınma atılımı hedefine ulaşsın diye 14 Mayıs’ta sizden güçlü bir destek istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki karşımızdakilerin hiçbirinin de eserle, hizmetle, yatırımla uzaktan yakından ilgisi yok. Onların derdi başka” diye konuştu.

En çok da CHP’ye, CHP ile birlikte hareket eden diğer partilere gönül vermiş insanlara seslenmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bay bay Kemal CHP’yi öyle bir yere getirdi ki, bu parti kurucusu olduğu cumhuriyete ve kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal’e hakaret edenlerin yuvasına dönüştü. Kılıçdaroğlu’nun yönetimi altında CHP, marjinal örgütlerin, LGBT savunucularının, küreselcilerin, mezhepçilik fitnesi çıkarmaya çalışanların koçbaşı haline geldi. Ne diyor? ‘Yüz yıllık cumhuriyeti değiştireceğiz.’ diyor. Diyen kim? HDP’li. Bu masada bu da var. Yüz yıllık cumhuriyetimizi değiştireceklermiş… Bay bay Kemal sana bu yolu açmaz benim milletim. 14 Mayıs’ta bu hesabı benim milletim sana soracak. Sormaya hazır mıyız?”

“14 MAYIS’TA TERCİH DOĞRUDAN YANA YAPILMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumhuriyeti değiştirmekten, Ankara’yı yenilgiye uğratmaktan, vatan topraklarını bölmekten, milleti birbirine düşürmekten söz edenlerin hepsinin cumhurbaşkanlığı için Kılıçdaroğlu’ndan bahsettiğini söyledi.

Bunun kendilerini rahatsız ettiği gibi milleti de rahatsız ettiğini bildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanı yapacağız’ diyenlerin her gün millete, vatana, bayrağa, kısaca can feda edilecek değerlerimize yaptıkları hakaretleri daha ne kadar sineye çekeceksiniz? Hadi şimdi sineye çektiniz, yarın öbür gün devletin tüm kurumları bunlara teslim edildiğinde ortaya çıkacak vahim tabloyu nasıl kaldıracaksınız? Bu vebale ortak olduğunuz için size dönüp ‘Niçin?’ diye soran, ‘Değer miydi?’ diye soran evlatlarınızın yüzüne nasıl bakacaksınız?

Kendinizin ve evladınızın geleceğini bu kavga masasına emanet eder misiniz? Ülkenizin güvenliğini, huzurunu, akıbetini kendi deyimleriyle bu kumar masasına emanet eder misiniz? Türkiye’nin birliğini, bütünlüğünü, kardeşliğini bu terör örgütleri destekli taviz masasına emanet eder misiniz? Hanımlar bakkala süt almaya bile göndermeyeceğiniz birine ülkeyi emanet eder misiniz? Beyler dükkânınızı, atölyenizi, tezgâhınızı beş dakikalığına bırakamayacağınız birine ülkeyi emanet edebilir misiniz? Gençler dersinize yardım etse verdiği bilgilerin doğruluğuna inanmayacağınız birine, kendi geleceğinizi teslim edebilir misiniz? Çiftçi kardeşlerim önüne beş keçi katsanız akşama hepsini de kaybedip geleceğini bildiğiniz birine ülkenizin geleceğini teslim edebilir misin? İşveren kardeşlerim kendi müessesenizde, vasıfsız eleman olarak dahi çalıştırmayacağınız birine ülkenin geleceğini emanet edebilir misiniz? Emekli kardeşlerim oturduğunuz apartmana yönetici olarak seçmeyeceğiniz birine ülkenin geleceğini emanet edebilir misiniz?”

14 Mayıs’ta tercihin doğrudan yana yapılması gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisini, milletvekili seçimlerinde Cumhur İttifakı’nı destekleyenlerden, seçim gününe kadar dostlarını, arkadaşlarını, komşularını ikna etmelerini beklediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

DAHA FAZLA HABER
REKLAMLAR
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bürokrat

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması” programına katıldı

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Genc-Gazeteciler-4-1.jpg

Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması” programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ehlibeyt sevgisi bize Peygamberimizin bir emridir, Ondan bize kadar çok kıymetli bir hatıradır. Türk milleti olarak yüzyıllardır bu aziz hatıraya layıkıyla sahip çıkmanın gayretindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Yas-ı Muharrem’in 10’uncu gününde, diğer adıyla Aşure Günü’nde bir sofra etrafında olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.

Sofrada bulunanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa’ya salat, Onun ehlibeytine ve her biri kutup yıldızlarımız olan dostlarına selam olsun diyorum” ifadesini kullandı.

Hazreti Hüseyin’in ve 72 yoldaşının şehadetlerinin 1385’inci yıl dönümünde Kerbela şehitlerini rahmetle yad eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem Ayı’nın Müslümanlar için rahmet ve bereket ayı olduğunu hatırlattı.

“EHLİBEYT MUHABBETİNİ KARDEŞLİĞİMİZİN MAYASI OLARAK GÖRÜYORUZ”

Muharrem’in aynı zamanda yürekleri Kerbela Çölü’ne çeviren büyük bir yangının, acının ve matemin de ayı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hicri 61 yılında yine bir 10 Muharrem gününde Kerbela’da yaşanan o katliamı neredeyse 14 asır sonra bile hâlen hüzünle hatırlıyoruz. Resulü Ekrem Efendimiz torunları İmam Hasan ve İmam Hüseyin’i ‘dünyadaki reyhan çiçeklerim’ diye severdi. Onları öpüp koklamaya doyamaz, adeta gözünden bile esirgerdi. Bir gün kendisine ‘ehlibeytten en çok kimi seversiniz’ diye sorulduğunda, ‘Hasan ve Hüseyin’ diyecek kadar ikisine de düşkündü. Tabii Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin’le birlikte bizim gönül dünyamızda ehlibeytin de çok müstesna bir konumu vardır. Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam ‘beni, Allah’ı sevdiğiniz için, ehlibeytimi de beni sevdiğiniz için sevin’ buyurmuştur. Ehlibeyt sevgisi bize Peygamberimizin bir emridir, Ondan bize kadar çok kıymetli bir hatıradır. Türk milleti olarak yüzyıllardır bu aziz hatıraya layıkıyla sahip çıkmanın gayretindeyiz. Ehlibeyt muhabbetini, millet olarak ezeli ve ebedi kardeşliğimizin mayası olarak görüyoruz. Allah’ın izniyle bu maya sağlam olduğu müddetçe bizi kimse bölemez, bizi kimse ayıramaz, aramıza nifak duvarları öremez. Ama ne zaman bu maya bozulur, zayıflar ve çözülür, Allah korusun işte o zaman millet olma vasfımızı da kaybederiz.”

“BİRLİĞİMİZ, BERABERLİĞİMİZ DAİM OLSUN”

Bu masadaki birlikteliği “kalplerdeki ehlibeyt sevdasının bir nişanesi olarak” değerlendirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem orucunu açmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Allah’tan, Mah-ı Muharrem oruçlarını kabul etmesini dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’im, Hazreti Hüseyin ve dostlarının matemini paylaşan canların dünya ve ahiretlerini mamur eylesin. Birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz daim olsun” ifadelerini kullandı.

Genç gazeteciler Ankara

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Milletin Zaferine Giden Yolda Yargı” paneline katıldı

Genç gazeteciler | ANKARA

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

BAKAN TUNÇ: DARBECİLERİ YARGILAYAN VE ONLARDAN HESAP SORAN BİR YARGIMIZ VAR

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, geçmişte darbecilerin yanında yer alan yargının, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında milletin yanında yer aldığını belirterek, “15 Temmuz’da gördük ki darbe mağdurlarının hakkını savunan, milletin hakkını, hukukunu savunan, darbecileri yargılayan ve onlardan hesap soran bir yargımız var.” dedi.

Türkiye Adalet Akademisince Yargıtay Konferans Salonu’nda düzenlenen Milletin Zaferine Giden Yolda Yargı isimli panele konuşan Bakan Tunç, 15 Temmuz’da Türk milletinin “çok büyük bir kahramanlık” sergilediğini ve dünyaya demokrasi mücadelesinin nasıl yapılması gerektiğini gösterdiğini söyledi.

Darbe girişimine karşı emniyet güçleri, vatansever askerler ve yargı mensuplarının da mücadele ettiğini vurgulayan Bakan Tunç, “O karanlık gecede ülkemizin geleceği için, bayrağımız için şehitler verdik.” diye konuştu.

DARBECİLERİN PLANLARI İSTEDİKLERİ GİBİ YÜRÜMEDİ

Türk demokrasi tarihini “darbeler tarihi” olarak niteleyen Bakan Tunç, 27 Mayıs 1960 darbesiyle milli iradenin önünün kesildiğini, 1971’de muhtırayla demokrasiye müdahale edildiğini, 12 Eylül 1980 darbesiyle milli iradenin önünün bir kez daha kesildiğini anımsatarak, “Darbecilere çanak tutan, yardım eden bir yargı sistemi vardı. Darbecileri değil de darbe mağdurlarını yargılayan yargı sistemi vardı.” ifadelerini kullandı.

Bakan Tunç, 90’lı yıllarda 28 Şubat postmodern darbesiyle seçilmiş hükümetin antidemokratik bir şekilde düşürüldüğünü, AK Parti’nin kuruluşundan sonra da kapatma davasıyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Darbeci vesayetçi anlayışın 2000’li yıllarda çeşitli olaylarla başarılı olmaya çalıştığını, son olarak 15 Temmuz’da darbe girişiminde bulunulduğunu aktaran Bakan Tunç, darbecilerin planlarının ise istedikleri gibi yürümediğini kaydetti.

Adalet Bakanı Tunç, darbe girişimi sırasında birçok yerin darbeciler tarafından hedef alındığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Vatansever vatandaşlarımız tankların önüne geçerek bedenleriyle engel olmaya çalıştı. Meclis bombalandı. Milletvekillerimiz hemen Meclis’e koştu ve darbeye karşı direneceklerini, ‘Bomba da atsanız buradayız’ dedi. Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ kürsüde konuşma yaparken, yukarıdan bombalar yağıyordu. Düşmanın yapmadığını içimizdeki hainler yapmak istediler. Kurtuluş Savaşı’nda Polatlı’dan beri geçemeyen düşman, maalesef içimizdeki düşmanlar, o maşalar, o emperyalizmin maşaları Meclis’i bombalayabildiler.”

DARBECİYLE HUKUK İÇERİSİNDE MÜCADELE EDEN BİR TUTUM SERGİLENDİ

Adalet Bakanı Tunç, devlet kademesindeki görevlilerin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Hakimler ve Savcılar Kurulu üyeleriyle “darbecilerle nasıl mücadele edileceği” konusunda çalışma yaptığını aktardı.

Bu kapsamda 20 Temmuz’da olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiğini anımsatan Bakan Tunç, “20 Temmuz bir karşı darbedir”, “Siz kontrollü darbe yaptınız”, “Bu bir oyundur, tiyatrodan ibarettir” diyenlerin de bulunduğunu ancak söz konusu sürecin hukuk çerçevesinde sürdürüldüğünü kaydetti.

OHAL kararnameleri sonrası FETÖ ile iltisaklı kişilerin ihraç edildiğini hatırlatan Bakan Tunç, “Bu örgütün ayıklanma süreci de kısa zamanda olacak gibi değildi. Kamudan ihraçlar içeren, FETÖ ile irtibatı ve iltisaklı olduğu değerlendirilen kurum ve kuruluşların kapatılmasına yönelik kararnameler Meclis’e gönderildi.” bilgisini paylaştı.

Bunun yanı sıra hak arama yolunun da açık tutulduğunu vurgulayan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Kararnameler Anayasa Mahkemesinin denetimine tabi hale geldi. Bu derece demokratik, hukuk devletine saygılı, darbeciyle hukuk içerisinde mücadele eden bir tutum sergilendi.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Yılmaz Tunç, FETÖ kapsamında 125 bin kişinin yargılanması sonucu mahkumiyet kararı aldığını, 289 darbe davasının da sonuca bağlandığını bildirdi.

TERÖR BİR İNSANLIK SUÇUDUR, DARBE BİR TERÖR EYLEMİDİR

Adalet Bakanı Tunç, darbe girişiminden önce ve sonra firar eden örgüt mensuplarının bulunduğunu, söz konusu kişilerle ilgili iade taleplerinin halen devam ettiğini dile getirdi.

FETÖ mensuplarının iadesi konusunda bazı “müttefik” ülkelerin kayıtsız kaldığını ve ikiyüzlü davrandığını belirten Bakan Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“‘İnsan haklarına saygılıyız’, ‘demokrasinin beşiğiyiz’ diyen ülkeler, maalesef Türkiye’nin insan hakları ve demokrasi mücadelesinde yanında olmadı. Amerika Birleşik Devletleri; FETÖ elebaşısı darbe girişiminden yıllar önce orada konuşlandırıldı. Ona orada bir karargah kuruldu ve oradan örgütü yönetti. Ve ABD’nin kontrolünde bunları gerçekleştirdi. 7 iade talebimiz var, 30’a yakın suç var. Tüm bunlar delileriyle sabit. Akıncı Üssü’nde o gece sivil imamlar suçüstü yakalandı. Bunların FETÖ elebaşıyla irtibatı ortada ama iade dosyalarımız bir türlü ABD Adalet Bakanlığından yargı makamlarına ulaştırılmadı. Avrupa Birliği ülkeleri; başta Almanya olmak üzere FETÖ elebaşlarını, irtibat ve iltisaklılarını misafir etmeye devam ediyor. Dost ülkelerin temsilcileri, Adalet Bakanları Türkiye’ye geldiğinde hep bunları ifade ediyoruz. Terör bir insanlık suçudur, darbe bir terör eylemidir. O nedenle, ‘bu insanlık suçu, günü gelir sizin de başınıza geldiğinde bununla mücadele etmek uluslararası işbirliğini gerektirir’ diyoruz. Her defasında onlara bunu izah ediyoruz.”

DARBECİLERİ YARGILAYAN VE ONLARDAN HESAP SORAN BİR YARGIMIZ VAR

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 15 Temmuz’da yargının “büyük bir kahramanlık” gösterdiğini ve milletin yanında durduğunu vurguladı.

Geçmiş darbelerden ders çıkarıldığını ve yargının 15 Temmuz’da darbecilerden yana tavır almadığını dile getiren Bakan Tunç, şu ifadeleri kullandı:

“1960 darbesinde, 71 muhtırasında, 1980 darbesinde, 28 Şubat postmodern darbesinde darbecilerin yanında duran bir yargı sistemi vardı, vesayetçi anlayışına, darbeci anlayışa, Yassıada zihniyetine mensup bir yargımız vardı maalesef. Bunu üzülerek söylüyorum. Ama bunlardan ders çıkardık. O gün darbecilerin yanında duran, darbe mağdurlarını yargılayan bir yargımız varken, 15 Temmuz’da gördük ki darbe mağdurlarının hakkını savunan, milletin hakkını, hukukunu savunan, darbecileri yakalayan, gözaltı yapan, soruşturan, yargılayan ve onlardan hesap soran bir yargımız var. İşte bu yargımızla biz onur, gurur duyuyoruz. Yargımız her zamankinden daha bağımsız ve tarafsız bir şekilde yoluna devam ediyor.”

Yargının bağımsız ve tarafsızlığı konusunda birtakım eleştirilerin bulunduğunu anımsatan Bakan Tunç, hatalı kararların düzeltilebileceğini ancak 24 bin hakim ve savcının bir yanlış karar üzerinden töhmet altında bırakılmaması gerektiğini bildirdi.

Bakan Tunç, “15 Temmuz’da gördük ki yargı mensuplarımız milletin yargısı olarak iş başında o nedenle tarafsız ve bağımsız yargımıza güvenmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Genç gazeteciler | ANKARA

DAHA FAZLA HABER

Dünya

“15 Temmuz, Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır”

Genç Gazeteciler | TÜRKİYE

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı genc-gazeteciler-22.jpg

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “Tıpkı Çanakkale’de, tıpkı İstiklal Harbimizde olduğu gibi, 15 Temmuz gecesi de milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararlılığı kurtarmıştır. 15 Temmuz, tüm zorluklara rağmen kazandığımız Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır. 15 Temmuz, on yıllar boyunca gururla anlatılacak bir direniş olma yanında, milletimizin küllerinden yeniden doğuşunun da hikâyesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi 15 Temmuz Şehitler Anıtı’nda düzenlenen anma programına katılarak bir konuşma yaptı.

Vatandaşları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, anma toplantısına katılanlara şükranlarını sundu. “Bugün, aziz milletimin şahlanıp ırmaklar misali taştığı gündür, diri olup, iri olup, bir olup istiklali için coştuğu gündür, denizlerden engin ferasetiyle ve dağlardan yüce asaletiyle yediden yetmişe her bir ferdiyle çıkıp meydanlara koştuğu gündür” mısralarını okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünün, milletin zaferinin, aziz milletin FETÖ’cü darbecilere karşı çıplak elleriyle yazdığı direniş destanının 8. yılı olduğunu belirtti.

“85 MİLYON HEPİMİZ TEK YUMRUĞUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz kıyamının 8’inci seneyi devriyesinde tüm Türkiye’nin birbirine kenetlenmiş durumda olduğunu ifade ederek, “Tıpkı 8 yıl önce olduğu gibi bugün de omuz omuzayız, biriz beraberiz, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 85 milyon hepimiz tek yumruğuz” dedi.

Bu aziz milletin bir ferdi ve Türkiye Cumhurbaşkanı olarak, bu muhteşem kardeşlik tablosundan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu muazzam birlik ve beraberlik için, dosta güven, düşmana korku veren bu dik duruş için herkese teşekkür etti.

Kur’an’ı Kerim’de “Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyiniz, zira onlar diridirler, ancak siz bunu bilemezsiniz” denildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Manevi bakımdan böyle şerefli bir makama ulaşmak, şehadetle müşerref olmak dünyada her kula nasip olmaz. 15 Temmuz gecesi, darbeye direnen vatandaşlarımızdan 252 şehidimiz bu müjdeye mazhar oldu ve şehitlikle şereflendi. Şehitlerimizin yanı sıra 2 bin 740 insanımız da o gece yaralanarak gazi oldu. Rabbim, Peygamberlikten sonra en yüce mertebe olduğu bildirilen kahramanların hepsinden razı olsun diyorum. Aynı şekilde, her biri birer fedakârlık ve cesaret timsali olan gazilerimize de Mevla’dan hayırlı, sağlıklı ve bereketli ömürler diliyorum. Yine bu vesileyle, o gece televizyondan yaptığımız çağrıya icabet ederken sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, uçakların, helikopterlerin karşısına korkusuzca dikilen, kurşunlara karşı göğüslerini siper eden, ellerinde bayraklarıyla bir istiklal şöleni yazan tüm kardeşlerime, şahsım ve milletim adına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.”

“FETÖ’CÜ HAİNLERE DESTEK VERENLERİ UTANÇLA HATIRLIYORUZ”

Hainlerin başarısız, millî iradenin muzaffer olması için tüm kalpleriyle dua eden yurt dışındaki vatandaşlara ve gönül coğrafyasındaki milyonlarca Türkiye sevdalılarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi darbeciler karşısında canlarını ortaya koyan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, emniyet birimlerimizin ve Millî İstihbarat Teşkilatımızın şerefli mensuplarına hassaten teşekkürlerimi iletiyorum” ifadesini kullandı.

O gece adeta abideleşen kurumlardan birinin de TBMM olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye Büyük Millet Meclisi, o gece halkın Meclisi olduğunu, millî iradenin temsilcisi olduğunu bir kez daha göstermiştir. Milletvekillerimiz, savaş uçaklarının sonik patlamaları ve tepelerine yağan bombalara aldıramadan, korkusuzca görevlerini yerine getirmişlerdir. 104 yıl önce yedi düvele direnerek galip gelen Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin kuklalarına ‘dur’ demiştir. O gece ikinci kez gazilikle şereflenen Meclisimizin, hangi siyasi partiden olursa olsun tüm değerli mensuplarına tekrar teşekkür ediyorum. Şüphesiz her toplumda kahramanlar gibi unutmayın korkaklar da bulunur. Her millette, vatanını canından çok sevenler gibi, ruhlarını bir dolara satacak kadar ucuzlaşanlar da olabilir. 15 Temmuz’da ülkemiz içinde ve dışında, sayıları çok sınırlı da olsa maalesef darbe girişiminin başarıya ulaşmasını isteyenler de vardı. Tanklara selam duranları, darbecilere alkış tutanları, sala okuyan din görevlilerimize saldıranları ve FETÖ’cü hainlere destek verenleri bugün bir kez daha utançla hatırlıyoruz.”

“BU İHANET ŞEBEKESİ 80 YIL SONRA BİLE NEFRETLE ANILACAK”

Allah’tan, böylesine karanlık bir geceyi bir daha millete yaşatmamasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunun bilinmesinde fayda görüyorum, yurt dışındaki şarlatandan emir alarak pis ellerini vatanımıza uzatan FETÖ’cü alçaklar, döktükleri kanla tarihimize kara bir leke olarak geçtiler. Modern dönem haşhaşilerini ne biz affedeceğiz ne de 252 evladını bir gecede kara toprağa veren milletimiz affedecektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Ülkemize, milletimize ve millî iradenin temsilcisi olan hükûmetimize kast eden bu ihanet şebekesi, değil 8 yıl, 80 yıl sonra bile nefretle anılacak. Bugün altını çizerek tekrar vurguluyorum, zalime merhamet, mazluma zulümdür. Sadece şu an bulunduğumuz bölgede 29 insanımızı şehit edenlere, henüz 15-16 yaşındaki gencecik evlatlarımızı acımasızca bizden koparanlara, devletin namusuna emanet ettiği silahları millete doğrultup masumları katledenlere, Gölbaşı’nda, Ankara Emniyeti’nde, Genelkurmay’da nice aslan parçasının kanını dökenlere merhamet edersek, Allah korusun, şehitlerimizin ruhlarını muazzep ederiz, kahraman gazilerimize mahcup oluruz. Üzerinden 8 sene geçmesine rağmen acımız da öfkemiz de tazedir. FETÖ ile ve vesayetle mücadele azmimiz ilk günkü kadar diridir, güçlüdür, ayaktadır. Allah’ın izniyle bu kararlılığımızdan hiçbir surette taviz vermeyeceğiz.”

Millî irade ve demokrasi düşmanlarıyla mücadeleyi çok kararlı biçimde sürdürürken, hukuk ve adaleti mutlaka gözeteceklerini, mağduriyetlerin önüne geçeceklerini ve masumla mücrimleri ayırmaya azami itina göstereceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “FETÖ’cü alçakların kurduğu sinsi tuzaklara düşmeden, vatandaşla devlet arasında yeni kırgınlıklar oluşturmadan, son darbeci de yargıya hesap verene kadar inşallah bu süreci hassasiyetle yürüteceğiz. Mevla ülkemizi ve milletimizi korusun, bizlere bir daha böyle acılar yaşatmasın diyorum” dedi.

“15 TEMMUZ GECESİ TOPYEKÛN TÜRKİYE’MİZ HEDEF ALINDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi sadece bir işgal girişiminin püskürtülmediğini, aynı zamanda istiklal ve istikbale de sahip çıkıldığını belirtti.

O gece FETÖ’cü hainlerin sadece kendisini ve ailesini hedef almadığını, sadece AK Parti ve hükûmetin hedef alınmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece sadece devletimizin güvenlik birimleri, TRT, TÜRKSAT, basın yayın kuruluşlarımız hedef alınmadı. 15 Temmuz gecesi topyekûn Türkiye’miz hedef alındı, bekamız hedef alındı, bizi asırlardır ayakta tutan kardeşliğimiz hedef alındı, 1071’den bu yana gelen millet ve devlet varlığı çökertilmek istendi” diye konuştu.

Hedefin kendisi ve ailesiyle birlikte 85 milyonun bütün fertleri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, taşeron olarak kullanılan FETÖ’cüler eliyle Türkiye Cumhuriyeti’ne diz çöktürmenin ve milletin iradesine zincir vurulmasının amaçlandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün “suret-i haktan” gösterilerek 40 yıl boyunca bunun için beslendiğini, büyütüldüğünü, himaye edildiğini, yurt dışında önünün açıldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “15 Temmuz sonrası ortaya koyduğumuz klasörler dolusu delile rağmen darbecileri ve elebaşlarını bunun için ısrarla desteklemeyi sürdürdüler. Çatışma, zülüm ve kıtlıktan kaçan mazlumlara bir lokma ekmeği dahi çok görürken, FETÖ’cü hainleri bunun için bağırlarına bastılar. Türkiye’de darbeye karışmış, insanımızın kanını dökmüş, millete kurşun sıkmış teröristler, bize sürekli demokrasi dersi veren Batı başkentlerinde, işte bunun için ellerini kollarını sallayarak serbestçe gezebiliyor. İşte bunun için bizler de Cumhur İttifakı ile birlikte önemli adımı attık ve gerekli tedbirlerimizi oluşturduk. Darbecilere kol kanat germeyi bize hukuk ve adalet diyerek yutturmaya çalışıyorlar. Oysa ellerinde masum kanı olan FETÖ’cülere gösterilen müsamahanın ne hukukla ne demokrasiyle ilgisi vardır.”

FETÖ’ye arka çıkılmasının tek sebebinin 15 Temmuz gecesi kullanılan bu piyonun, Türkiye’ye karşı projelerinde yeniden önlerine sürmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunun da çok net bilinmesini isterim. 1960’tan beri ülkemizde yapılan darbelerin arkasında kimin eli varsa aynı ‘üst akıl’ 15 Temmuz ihanetinde de tüm unsurlarıyla devredeydi. 15 Temmuz’un işaret fişeği esasında bizim ‘one minute’ çıkışımızdan hemen sonra atıldı. Şahsımızın ve hükûmetimizin Filistin davasına sağladığı güçlü destek, küresel siyonist lobiyi ve onların içimizdeki etki ajanlarını rahatsız etmişti” değerlendirmesini yaptı.

“15 TEMMUZ, MİLLETİMİZİN KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞUŞUNUN DA HİKÂYESİDİR

Türkiye dış siyasette bağımsız hareket etmeye başladıkça bu odakların tedirginliğinin ayyuka çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, önce 7 Şubat MİT krizi, ardından Gezi olaylarıyla iktidarlarının alaşağı edilmeye kalkıldığını, akabinde 17/25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimiyle hükûmete hamle yapıldığını anlattı.

“Yine bu arada farklı yöntemlerle rahatsızlıklarını ifşa ettiler. Bunların hiçbirinde muvaffak olamayınca, 15 Temmuz’da son kozlarını oynadılar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletle sırt sırta vererek bu sinsi planları yırtıp attıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gençlerimizin şu gerçeği özellikle görmesini istiyorum. Tıpkı Çanakkale’de, tıpkı İstiklal Harbimizde olduğu gibi 15 Temmuz gecesi de milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararlılığı kurtarmıştır. 15 Temmuz tüm zorluklara rağmen kazandığımız Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır. 15 Temmuz, on yıllar boyunca gururla anlatılacak bir direniş olma yanında, milletimizin küllerinden yeniden doğuşunun da hikâyesidir. Tüm bunlarla birlikte 15 Temmuz, ülkemiz, milletimiz ve demokrasimizin hakiki dostlarının ortaya çıktığı bir turnusol işlevi görmüştür. Gençler, lütfen bunları hafızanıza adeta nakşedin. Bakın, o gece iş başa düşünce ellerinde bayraklarıyla sokaklara koşanların yanı sıra ikbal peşinde koşanları da gördük. O gece çıplak elleriyle tanklara meydan okuyanlarla birlikte tankların arasından sıvışıp kaçanları da gördük. O gece hangi siyasi partiden olursa olsun tek yürek, tek bilek olanlarla birlikte milletimizin ezeli kardeşliğini dinamitlemeye çalışanları da gördük. O gece sabaha kadar milletimizin zaferi için dua edenlerle beraber darbecilerin galip gelmesini dört gözle bekleyenleri de gördük.”

“YENİ TÜRKİYE, 15 TEMMUZ RUHUNUN ÜZERİNDE YÜKSELECEK”

15 Temmuz’da hem ülkenin nasıl bir badire atlattığını unutmamanın hem de milletin darbecilere ve arkasındaki güçlere karşı verdiği mücadeleyi unutturmamanın şehitlere karşı vefa borcunun bir gereği olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla 15 Temmuz etkinliklerinin ana temasını “milletin zaferi” olarak belirlediklerini ifade etti.

Farklı programlarla “milletin zaferini” manasına uygun şekilde idrak etmeye çalıştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sabah İstanbul Şehitler Köprüsü’nün girişinde ilk programlarını yaptıklarını, tüm illerde bu programların sürdüğünü söyledi.

Geleceğin teminatı gençlerin 15 Temmuz’u anlamalarını, içselleştirmelerini, o gece asil milletin yazdığı eşsiz destanla gurur duymalarını arzu ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birileri rahatsız olsa da biz şuna yürekten inanıyoruz. ‘Çanakkale ruhu’ nasıl bir asır boyunca milletimize rehberlik etmişse ‘15 Temmuz ruhu’ da inşallah Türkiye Yüzyılı’nın inşasına öncülük edecektir. Cumhur İttifakı olarak bunu ayakta tutacağız ve sürdüreceğiz. Şehitlerimiz, ‘kutup yıldızlarımız’ olarak bizlere yol gösterecek. Yeni Türkiye, 15 Temmuz ruhunun üzerinde yükselecek” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her 10 yılda bir demokrasinin askıya alınmadığı, millî iradenin sürekli varlık yokluk tehdidiyle yaşamadığı, milletin egemenliğine kastetmeye kimsenin cüret edemediği, dış politikası bağımsız, ekonomisi güçlü, itibarı yüksek, küresel düzeyde çekim merkezi hâline gelmiş bir Türkiye’yi inşa edeceklerini bildirdi.

Geçmişteki tecrübelerden ders ve ibret alarak istikbalin şekillendirileceğini, bunun için 15 Temmuz ruhuna sahip çıkmanın çok önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakınız bizim nazarımızda Yeni Türkiye, 15 Temmuz ruhunun üzerinde yükselecek. Vatandaşa silah doğrultan kim olursa olsun tıpkı 15 Temmuz gecesi olduğu gibi yine karşısında dimdik dururuz. Milletin sandıkta tecelli eden iradesine, Allah’ın izniyle gölge düşürmeyiz, leke sürdürmeyiz, kimsenin el uzatmasına müsaade etmeyiz. FETÖ’cülerin kendilerini gizlemek için arkasına saklandığı millî manevi değerlerimizin örselenmesine de izin vermeyiz. Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin bir daha asla 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz vari saldırılarla karşı karşıya kalmaması için gereken her türlü tedbiri alıyoruz, almaya da devam edeceğiz.”

“HER KİM 15 TEMMUZ’A LAF SÖYLÜYORSA HEDEFİ MİLLETTİR, DEMOKRASİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm gerçekler apaçık ortadayken birilerinin “15 Temmuz kıyamına” çamur atma çabalarını ibret ve üzüntüyle takip ettiklerini söyledi.

Birilerinin uyduruk bahanelerle, milletin heyecanını, gururunu ve zaferini paylaşmaktan imtina ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “‘Kontrollü darbe’ iftirası atarak başaramadıklarını, 15 Temmuz arifesinde Meclis’imizin ‘gazi kimliğine’ saldırarak yapmaya çalışıyorlar. Kimse kusura bakmasın ama adı, sanı, unvanı ne olursa olsun her kim 15 Temmuz’a laf söylüyorsa hedefi millettir, demokrasidir, milletin sarsılmaz iradesidir. Her kim milletin zaferini küçümsüyorsa ‘tiyatro’ diyerek bühtan ediyorsa, asıl amacı FETÖ’cü efendilerine diyet borcunu ödemektir. Bunlar, 15 Temmuz gecesi milletten yedikleri tokadın acısını bir türlü unutmayan zavallılardır. Biz bunlara prim vermedik, vermeyeceğiz.”

Milletin engin ferasetiyle bu söylemlerin arkasındaki sinsi niyeti gördüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar, FETÖ’ye ve FETÖ’yü de kullanan ‘üst akla’ yaranmak için her şeyi yaptılar, her türlü iftirayı attılar. Ancak ne yaptılarsa tam 8 yıldır emellerine ulaşamadılar, inşallah hiçbir zaman da ulaşamayacaklar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gecenin asıl kahramanı olan milletin, iradesine sahip çıktığı gibi tarihe altın harflerle yazılan zaferine de sahip çıkacağını belirterek, şunları kaydetti: “O gece hemen yanı başımızda şehit düşenlerin fedakarlıklarını önemsiz göstermeye kimsenin gücü yetmez. İnşallah biz de 15 Temmuz’un unutturulmasına da birilerinin istismar aracı hâline gelmesine de müsaade etmeyeceğiz. Her 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nde 85 milyon el ele, yürek yüreğe, gönül gönüle vererek hem kahraman şehitlerimizi yad edeceğiz hem de bu önemli günü hakkıyla idrak edeceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Bu gece buraya gelerek 15 Temmuz ruhunu yücelttiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 15 Temmuz şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Kahraman gazilerimize teşekkürlerimi sunuyorum.”

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve şehitler için saygı duruşunda bulunulan programda, İstiklal Marşı okundu.

Programda, mehter takımı, Uğur Işılak, Alper Kış, Ceyhun Çelikten, Mustafa Yıldızdoğan ve Azerbaycan Devlet Sanatçısı Azerin konser verdi. “Çırpınırdın Karadeniz”i seslendiren Azerin, şarkısını bozkurt işareti yaparak sonlandırdı.

15 Temmuz şehitlerinin isimlerinin okunduğu programda, vatandaşlar “Burada” diye karşılık verdi.

Kur’an-ı Kerim okunan programda, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş dua etti.

“Milletin gözünden, şehitlerin dilinden, devletimizin ağzından 15 Temmuz” anlatımının yapıldığı programda, Şair Dursun Ali Erzincanlı şiir, Abdülkadir Şehitoğlu ise sala okudu.

Programda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Kur’an-ı Kerim hediye etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programa katılmak üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, TBMM Başkanvekili Celal Adan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve eski Başbakan Binali Yıldırım’ı kabul etti.

Programa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, eski TBMM başkanları, AK Parti genel başkanvekilleri ve yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, yüksek yargı organı başkanları ve üyeleri, milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 15 Temmuz gazisi Turgut Aslan ile 15 Temmuz kahramanı şehit Ömer Halisdemir’in eşi Hatice Halisdemir ve oğlu Doğan Ertuğrul Halisdemir de katıldı.

Genç Gazeteciler | ANKARA

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

“15 Temmuz’a iftiralar atanlar, Türkiye üzerine tezgâhlanmak istenen tiyatronun birer figüranıdır”

Genç gazeteciler | istanbul

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “15 Temmuz’a bu çirkin iftiraları atanlar, Türkiye üzerine oynanmak istenen kanlı oyunun, tezgâhlanmak istenen büyük tiyatronun birer figüranıdır. Bu millet istiklaline dokunan, iradesine pranga vurmaya kalkan her oyunu nasıl bozmuşsa, bundan sonra da bozmaya devam edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü programları kapsamında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ndeki 15 Temmuz Şehitlerini Anma Programı’na katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin yakınları ve kahraman gazileri en kalbi duygularla, hürmetle ve muhabbetle selamladığını söyledi.

15 Temmuz hain darbe girişiminin sekizinci yıl dönümü olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin darbecilere karşı destan yazdığı bu tarihî günde, yine tek yürek, tek bilek olarak bir aradayız. Az önce istiklal ve istikbalimiz uğrunda fedayı can eyleyen kahramanlara Fatihalarımızı gönderdik. Rabbim o gece göğüslerini kurşunlara siper ederek şehadet şerbeti içen tüm kardeşlerimizin ruhlarını şad, mekânlarını cennet eylesin diyorum. Aynı kutlu gaye uğrunda mücadele ederken yaralanan gazilerimize bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. 15 Temmuz şehitleriyle birlikte vatanımıza, bayrağımıza ve istikbalimize sahip çıkarken şehit düşen tüm kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişiminin ilk anlarından itibaren yaptıkları çağrıları dahi beklemeden hainlere direnmek üzere sokaklara ve meydanlara koşan herkese bugün bir kez daha teşekkür etti.

“MİLLÎ İRADE KAHRAMANLARINI HER DAİM ŞÜKRANLA ANACAĞIZ”

15 Temmuz gecesi milletin iradesinin adeta şaha kalktığı, tam anlamıyla gerçek bir kahramanlık hikâyesinin yazıldığı yerlerin en başında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün geldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kalkışmanın başladığı yer olan köprüde darbeci alçaklar gece boyunca sabaha kadar kan dökmeye, masumları katletmeye devam ettiler. Sadece köprü üzerinde ikisi polis olmak üzere toplam 34 vatan evladını şehit verdik. Darbecilerin kalleş ve vahşi yüzünü burada işledikleri cinayetlerde hep beraber gördük. Hafızamıza kazınan o sahnelerin hiçbirini unutmadık ve unutmuyoruz. Aynı şekilde milletimizin çıplak elleriyle tanklara ve ölüm kusan silahlara karşı verdiği destansı mücadeleyi de büyük bir iftiharla hatırlıyoruz. ‘İnsan bir kere ölür, adam gibi ölür’ diyen, ‘Öleceksek ülkemiz ve milletimiz için adam gibi ölelim’ diyerek darbecilere meydan okuyan, millî irade kahramanlarını her daim şükranla anacağız. Adını tarihe ve milletimizin kalbine altın harflerle yazdıran şehitlerimizin kahramanlıklarını, dilden dile, gönülden gönüle aktararak yaşatacağız. 15 Temmuz’a ‘oyun’ diyenleri, ‘tiyatro’ diyenleri, utanmadan ‘danışıklı dövüş’ diyenleri de kıyamete kadar affetmeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’a bu çirkin iftiraları atanların, Türkiye üzerinde oynanmak istenen kanlı oyunun, tezgâhlanmak istenen büyük tiyatronun birer figüranları olduğunu söyledi.

“Bu millet istiklaline dokunan, iradesine pranga vurmaya kalkan her oyunu nasıl bozmuşsa bundan sonra da bozmaya devam edecektir. Rabbim bir daha bizleri böyle menfur girişimlerle karşı karşıya bırakmasın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitleri unutmayıp, 15 Temmuz ruhunu ihya eden herkese ayrı ayrı teşekkür etti.

“15 TEMMUZ’A TÜM KALBİMİZLE, TÜM GÜCÜMÜZLE SAHİP ÇIKMAKTAN GERİ DURMAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu akşam, o gece gazilikle müşerref olan bir diğer mekân Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde aziz milletle beraber olacaklarını belirterek, “Birileri unutturmak için akla ziyan bahaneler üretse de biz 15 Temmuz’a tüm kalbimizle, tüm gücümüzle sahip çıkmaktan geri durmayacağız. Tekrar her birinize şükranlarımı sunuyor, aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, gazilerimizden ‘Allah razı olsun’ diyorum” ifadelerini kullandı.

Ziyarette, şehitler için Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi İmam Hatibi Bünyamin Topçuoğlu ve Çamlıca Camii İmam Hatibi Yunus Balcıoğlu Kur’an-ı Kerim okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Fatiha Suresi’ni ve Bakara Suresi’nin ilk beş ayetini okudu. İl Müftüsü Safi Arpaguş ise 15 Temmuz şehitlerinin her biri için yapılan hatimlerin duasını etti.

Ziyarette, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe’nin yanı sıra bazı milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, gaziler ve şehit aileleri yer aldı.

DAHA FAZLA HABER

Bürokrat

15 Temmuz, istiklal ve istikbalin zaferidir.

Genç Gazeteciler | Türkiye

Genç Gazeteciler

HABER BURADA

on

5 Temmuz, istiklal ve istikbalin zaferidir.

Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde bir hilal uğruna canlarını hiçe sayan kahramanlarımızı rahmetle anıyorum.

FETÖ’cü hainlere karşı gözünü kırpmadan mücadele veren gazilerimize sonsuz şükranlarımı sunuyoruz.

Bu kahramanlık destanını asla unutmayacağız, unutturmayacağız.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ’ın önderliğinde, milletimizin iradesi ve Allah’ın izniyle bu vatanı bölmeye kimsenin gücü yetmeyecek.

Milletimizin gösterdiği destansı direniş ve demokrasiye olan sarsılmaz inancımızla Türkiye her daim dimdik ayakta kalacaktır.

15Temmuz Milletin Zaferi

GENÇ GAZETECİLER

DAHA FAZLA HABER
REKLAMLAR

HABER BURADA

Bürokrat2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması” programına katıldı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması” programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ehlibeyt sevgisi bize Peygamberimizin bir emridir,...

Bürokrat3 gün önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Milletin Zaferine Giden Yolda Yargı” paneline katıldı

Genç gazeteciler | ANKARA

Dünya4 gün önce

“15 Temmuz, Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır”

Genç Gazeteciler | TÜRKİYE

Bürokrat4 gün önce

“15 Temmuz’a iftiralar atanlar, Türkiye üzerine tezgâhlanmak istenen tiyatronun birer figüranıdır”

Genç gazeteciler | istanbul

Bürokrat5 gün önce

15 Temmuz, istiklal ve istikbalin zaferidir.

Genç Gazeteciler | Türkiye

Bürokrat5 gün önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç , SETA tarafından düzenlenen 15 Temmuz Sempozyumuna katıldı.

Genç Gazeteciler | Ankara

Bürokrat6 gün önce

Türk Hava Yolları, İtalya’nın Torino Şehrine Uçuşlara Başladı

Genç Gazeteciler | İtalya

Dünya1 hafta önce

“İsrail-Filistin meselesine kalıcı çözüm getirmeden, küresel barış ve istikrardan bahsedilemez”

Genç gazeteciler | ABD

Bürokrat1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Müttefik ve Ortak Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı’na katıldı

Genç Gazeteciler | ABD

Dünya1 hafta önce

Emine Erdoğan, Jill Biden’ın ev sahipliğindeki resepsiyona katıldı

Genç Gazeteciler | ABD

REKLAMLAR
Mayıs 2023
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  
REKLAMLAR

GENÇ BÜROKRAT

seers cmp badge