Eski dönem millet vekillerimizden Nurettin Atik’ in torunu , Türkiye’nin önde gelen müteahhitlerinden Ender Atik’in ve aynı zamanda hem iş dünyasının hem sivil toplum kuruluşlarının sevilen ismi EUAVAKFI Başkanı Emel Uslu Atik’in oğlu olan Arda Atik,
Ankara Ticaret Odası Başkan Gürsel Baran’ın ev sahipliğinde Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır, Sağlık Bakanımız Prof.Dr. Kemal Memişoğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da olduğu bu ortamda olmaktan dolayı heyecanını ve gururunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan , Gençlerin aileye, ailevi değerlere sahip çıkmalarının, gelecekle ilgili ümit var olmalarının, bu topraklara ve bağrından çıktıkları millete aidiyetlerinin güçlü olmasının son derece önemli olduğu ifadelerinin yer aldığı gündem de, Nitelikli genç, nitelikli toplum teması altında yürütülen çalışmaların hem gençlerin hem de sivil toplum kuruluşlarının gelişimine, başarılarını artırmalarına katkı sağladığına dikkati çekerken,
Arda Atik’ e ; kapsamlı ve başarılı genç olmasının ardındaki sırda , eğitiminde ve kariyer yıllarında yürüttüğü çalışmalarında başarılar dilerken , sen ve senin gibi genç kardeşlerimizin , genç dimağlarımızın , iş yaşamı başta olmak üzere , ülkemizde sivil toplum kuruluşlarının gelişimine, özverili çalışmalarını artırmalarına katkı sağlayacağına dikkat çekerek başarılar diledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Polis Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Günü münasebetiyle İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve beraberindeki heyeti Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı, artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz. Son 23 yılda geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla güçlü insan kaynağımız ve kurumsal kapasitemizle bu alanda norm koyan ülkelerde biri hâline geldik. Hamdolsun bugün Türkiye kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Lalahan’da gerçekleştirilen ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle bugün öğle saatlerinde İstanbul Beşiktaş’ta meydana gelen ve kahraman güvenlik güçlerimizin başarılı müdahalesiyle boşa çıkartılan, kalleş saldırıyı lanetlediğimizin bilinmesini istiyorum” ifadesini kullandı.
Menfur terör eyleminde biri ölü, ikisi yaralı olmak 3 teröristin etkisiz hâle getirildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müdahale sırasında iki kahraman polisimiz hafif yaralanmıştır. Saldırıyla ilgili hem İstanbul Başsavcılığımız hem de emniyet ve istihbarat birimlerimiz gerekli tahkikatlarını süratle başlatmıştır. Yaralı polislerimize Cenabı Allah’tan acil şifalar diliyor, İstanbul Emniyetine ve İstanbul halkına geçmiş olsun diyorum. Terörün her türlüsüyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, bugünkü gibi alçak ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye’nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceğiz” açıklamasını yaptı.
Karada, denizde, havada destan yazan Türk Silahlı Kuvvetlerinin geliştirdiği proje, ürün, sistemlerle başarılarına her gün bir yenisini ekleyen ROKETSAN ailesi ve savunma sanayisinde faaliyet gösteren 4 bin 500’ü aşkın firmanın her bir mensubuna da selamlarını gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evvel emirde şu hakikati tüm kalbimle ifade etmek arzusundayım; biz şehitleriyle yaşayan ve şehitlerinin de yaşadığına inanan bir milletiz. Tam bin yıldır, Ezan-ı Muhammediler semalarda inlesin. Ocaklar, haneler, ümitler sönmesin. Bayrağımız göklerde şanla, şerefle, gururla dalgalansın diye, vatanımız baki, devletimiz ebedi, milletimiz özgür olsun diye canlarını feda eden tüm şehitlerimizi kemal-i hürmetle yâd ediyorum” diye konuştu.
Ülke ve milletin istikbali için kahramanca mücadele eden tüm gazilere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Savunma sanayisinde canını dişine takarak çalışan, yalnızca elini değil gerektiğinde gövdesini de taşın altına koyarak sektörü bugünlere taşıyan tüm mühendislerimize, yazılımcılarımıza, teknisyenlerimize, işçi, yönetici ve akademisyenlerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Bütüncül yönetim kapasitesiyle bu çalışmaların uyum içinde yürümesini sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığımızı da tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Cenabı Allah sizlerden razı olsun. Türkiye’nin güçlü, müessir, muteber ve aydınlık yarınları için ortaya koyduğunuz şu emek, harcadığınız şu çaba, inşallah hepimiz için hayırlara vesile olsun diyorum. Bugün savunmada tam bağımsız Türkiye yolunda çok önemli bir eşiği daha geride bırakıyoruz. Birazdan inşallah Kırıkkale Yakıt Üretim Tesislerimizin, Lalahan Harp Başlığı Tesisimizin, İleri Teknolojiler Ar-Ge ve Mühendislik Merkezimizin açılışını yapacağız. Ayrıca TAYFUN, SİPER, ATMACA, HİSAR-A, HİSAR-O ve SUNGUR sistemlerimiz ile ÇAKIR, SOM, SİHA’larımızın keskin pençesi MAM-T ve MAM-L gibi bir pek çok silah grubunu kahraman ordumuza teslim edeceğiz. Lalahan Füze Entegrasyon Tesislerimizin de temellerini atacağız. Savunma sanayimizi daha güçlü bir kalkınma ekseni hâline getirecek ve nitelikli istihdam oranını yükseltecek bu yatırımlarla Katmanlı Hava Savunma Sistemimizi güçlendirecek, stratejik gücümüzü arttıracak, seyir ve balistik füze kabiliyetlerimizi perçinleyecek akıllı mühimmat ailemize, seri üretim hızımıza ve Ar-Ge kapasitemize çok önemli katkılar yapacağız.”
“HEDEFE GİDEN YOLDA ÇOK KRİTİK BİR MERHALEYİ TEŞKİL ETMEKTEDİR”
Çelik Kubbe’nin vurucu gücünü oluşturan bu sistemlerin daha yüksek üretim temposuna ulaşmasıyla hava savunma mimarisinin daha da tahkim edileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kritik hava savunma sistemlerimiz, stratejik füze projelerimiz ve akıllı mühimmat kabiliyetlerimiz için kurulan bu yeni altyapı ile kahraman ordumuzun caydırıcılığını çok daha üst seviyelere çıkaracağız. Şunun altını özellikle çizmek istiyorum; Savunma sanayisinde önümüzdeki dönemin ana hedefi, yüksek teknolojili ürünleri daha hızlı, daha efektif ve daha yüksek adetlerde üretmektir. Bugün de devreye aldığımız yatırımlar, belirlediğimiz hedefe giden yolda çok kritik bir merhaleyi teşkil etmektedir. Tamamlanan yatırım bedeli bir milyar dolar, toplam yatırım ölçeği ise 3 milyar dolara ulaşan bu tesis ve sistemlerle menzile daha çabuk varacak, attığımız kararlı adımları daha da hızlandırmış olacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun. Sektöre yeni bir ufuk çizen bu eserlerin tasarım aşamasından seri üretim sürecine emeği geçen her kardeşimi yürekten tebrik ediyor, ROKETSAN ailemize bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, dijitalleşme ve yapay zeka temelli algoritmaların savunma konseptini sil baştan şekillendirdiği bir dönemi yaşadıklarını belirtti.
Teknoloji ilerledikçe sahada ihtiyaç duyulan ürün ve yazılımların niteliğinin de günden güne değiştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle son dönemde yakın çevrede patlak veren savaş, çatışma ve kriz ortamlarında buna çok yakından şahitlik ettiklerini söyledi.
“KÜRESEL BARIŞ VE GÜVENLİĞE EN YÜKSEK DÜZEYDE KATKI SUNUYORUZ”
Artık teşhis, tespit, karar alma, müdahale ve imha süreçlerinde milisaniyelerin dahi büyük bir fark oluşturduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hava, kara ve deniz hâkimiyetinin iç içe geçtiği, insansız teknolojilerin ve siber uzaydaki konumlanmanın tüm dengeleri değiştirdiği bir çağdayız. Bu noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim. Biz kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz. Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz. Çünkü hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz. Son 23 yılda geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla, güçlü insan kaynağımız ve kurumsal kapasitemizle bu alanda norm koyan ülkelerden biri hâline geldik. Bugün Türkiye kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir. Dahası tüm bunları kendi aklımız, mühendisliğimiz ve insan kaynağımızla yapabiliyoruz. Talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin yardımına koşuyor, küresel barış ve güvenliğe en yüksek düzeyde katkı sunuyoruz. Bugün savunma sanayisi alanında dünyada parmakla gösterilen bir seviyede yer almanın haklı gururunu yaşıyoruz”
“HER ŞEYDEN ÖNCE KENDİ BİLEĞİMİZİN GÜCÜNE GÜVENİYORUZ”
“Bugün etrafımızda füzeler ve dronlar uçuşurken biz kendimizi güvende hissediyor, gece yastığa başımızı gönül huzuruyla koyabiliyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugün Allah korusun, başımıza bir şey gelse, başkasına değil, her şeyden önce kendi bileğimizin gücüne güveniyoruz. Bunları sadece biz değil, rakiplerimiz ve hasımlarımız da gayet iyi biliyor. Ama şurası da bir gerçek ki savunma sanayisinde önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan gurur verici seviyelere asla kolay gelmedik. Sınandık, oyalandık, yarı yolda bırakıldık, engellendik, tehdit edildik. Hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik.”
Aziz milletin duası ve desteğiyle savunma sanayisinde akıl ve alın teri dökenlerin emeğiyle, kurumların eş güdümü ve devletin güçlü iradesiyle bugünlere ulaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Tabii bunları yaparken trajikomik manzaralara da şahitlik ettik. Hatırlayın, biz Sinop’ta füze testleri yaparken ana muhalefet partisinin genel başkanı ‘Balıklar füze seslerinden ürküyor, yuvalarını terk ediyor’ diyordu. Biz savunma araçlarımızı çeşitlendirmeye çalışırken bu zatın timsah gözyaşlarıyla uğurladığı selefi ise bölgemizin yangın yerine döndüğü bir dönemde ‘Bunlara ne gerek var, bize kim saldıracak?’ diyordu. İktidara gelince savunma sanayisine dokunacağız diyeninden, Tank Palet Fabrikası üzerinden istismar yapanına kadar akla, vicdana, ahlaka sığmayan nice sabotaj girişimiyle karşılaştık. Eğer biz bunlara kulak verseydik, savunma sanayisinde bugün geldiğimiz noktanın Allah muhafaza yakınından bile geçemezdik. Ama biz, ‘Bütün emelim Türk gençliğinin kanatlanmasını görmektir. Bu uğurda bütün şahsi servetimi feda etmiş bulunuyorum. İcap ederse sırtımdaki gömleğimi bile bu maksat uğruna satmaya hazırım’ diyen rahmetli Nuri Demirağ’ın yolundan gittik. Biz, önüne çıkan sayısız engele rağmen ‘Biz durumdan vazife çıkardık’ diyerek ömrünü büyük ve güçlü Türkiye’ye vakfeden merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin mirasına sahip çıktık. Biz döktürdüğü Şahi topları dönemin savaş konseptini değiştiren, çağ açıp çağ kapatan Sultan Fatih’in emanetini omuzladık. Neticede Vecihi Hürkuş’un, Barbaros Hayrettin Paşa’nın, Piri Reis’in çektiği sıkıntıları, zorlukları, cefaları bugünün başarılarıyla taçlandırmayı, bunları gurur tablosuna dönüştürmeyi başardık.”
“İHRACATIMIZI GEÇTİĞİMİZ SENE 10 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNE ÇIKARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunmada dışa bağımlılık oranını yüzde 80’den yüzde 20’ye indirdiklerini anımsattı.
Sektörel cironun 20 milyar doları geçtiğini, Ar-Ge harcamalarının 3,5 milyar dolar düzeyine ulaştığını, aktif proje sayısı 1400’ü geride bırakırken proje portföyünün 100 milyarı aştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2002’de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı geçtiğimiz sene 10 milyar doların üzerine çıkardık. 2026’nın ilk çeyreğinde, savunma ve havacılık ihracatımız geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 12,1 artışla 1 milyar 910 milyon dolara ulaştı. 2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk 10’a gireceğiz. Yakın çevremizdeki savaşlar sona erdikten sonra milletçe başta savunma sanayisi olmak üzere her alanda büyük bir şahlanışa imza atacağız. Türkiye’nin önünü, şimdiden kesmeye dönük çabalara rağmen inşallah bu büyük atılımı hep birlikte gerçekleştireceğiz.”
“ROKET TEKNOLOJİLERİNDEN UYDU FIRLATMA KABİLİYETLERİNE, GÜÇLÜ ADIMLARLA İLERLİYORUZ”
ROKETSAN’ın, Türkiye’nin mühendislik iddiasını, stratejik aklını, yüksek teknoloji vizyonunu temsil eden kurumlardan biri olduğunu ve bu kutlu yürüyüşte çok önemli bir misyonu yerine getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geliştirdiği ürünleri bugün 50’nin üzerinde ülkeye ihraç eden ROKETSAN, ülkemizin teknoloji eksenli kalkınmasına çok önemli katkılar yapıyor. ROKETSAN ailemiz, 7 bini aşkın çalışanı, yürüttüğü yüzlerce proje ve derin mühendislik birikimiyle 3 binin üzerinde personelle çalışan 4 AR-GE merkezi, millî patent performansı ve yetişmiş insan kaynağı ile savunma sanayimizin yüksek teknoloji karakterini güçlendirmeye devam ediyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak uzaya bağımsız erişim hedefleri doğrultusunda çalışmalara kararlılıkla devam ettiklerini bildirerek şunları kaydetti: “Roket teknolojilerinden uydu fırlatma kabiliyetlerine varan geniş bir alanda güçlü adımlarla ilerliyoruz. Savunma ile uzayı aynı ufukta buluşturan bu vizyonun hayata geçirilmesinde ROKETSAN’ın çalışmaları inşallah gücümüzü artıracaktır. Sektöre yaptıkları bu kritik katkılardan ötürü ROKETSAN ailemizin tüm mensuplarına şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. KOBİ’lerimizden alt yüklenicilerimize, mühendislerimizden emekçilerimize, bu büyük ekosistemin tüm bileşenlerine şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle açılışını gerçekleştirdiğimiz tesislerin, teslimatı yapılan sistemlerin ve temellerini attığımız yeni yatırımların, ülkemiz, milletimiz ve güvenlik güçlerimiz için bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Millî Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayii Başkanlığımızı, ROKETSAN’ımızı, bu projelerde emeği geçen tüm kurumlarımızı ve özel sektör paydaşlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’i, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde resmî törenle karşıladı.
Tören sonrası, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ikili görüşmeye geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni’nde yaptığı konuşmada “İçinde bulunduğumuz veri çağında siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık, askerî caydırıcılık ve dijital egemenlik birbirinden ayrı değildir. Sınırlarınızı kontrol ettiğiniz ölçüde hava sahanızı kontrol edemiyorsanız, hava sahanızı koruduğunuz ölçüde siber vatanınızı ve bunun ayrılmaz parçası olan verilerinizi koruyamıyorsanız egemenliğinizde çok ciddi zafiyet var demektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni”ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aktivasyonunu yapacakları yeni nesil mobil iletişim altyapısı 5G’nin ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak, haberleşme, teknoloji, enerji ve üretim verimliliğini yükseltecek, dijital bağımsızlığını daha da perçinleyecek 5G teknolojisinin hazırlık çalışmalarından test ve kurulum süreçlerine emeği geçen tüm kurumları, şirketleri, mühendis ve sektör çalışanlarını tebrik etti.
Ülkenin önünde iletişimin yanı sıra, ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime geniş bir alanda yepyeni bir sayfa açacak 5G teknolojisinin bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sözlerimin hemen başında şu hususun altını çizmekte fayda görüyorum; değerli kardeşlerim, günümüz dünyasında egemenlik, coğrafya temelli, fiziki ve sadece belirli bir toprak parçasıyla sınırlı olmaktan çıkmıştır. Küresel güç rekabetinin sertleştiği bu dönemde, teknoloji ve dijitalleşme alanında meydana gelen baş döndürücü gelişmeler, klasik anlamdaki egemenlik mefhumunu aşındırmıştır. Artık güçlü olmak, caydırıcı olmak, dünyada söz, etki ve itibar sahibi olmak istiyorsanız bir defa siber uzay çalışmalarınızı hızlandırmak, siber güvenlik tedbirlerinizi almak, siber teknolojinizi geliştirmek zorundasınız. Verilerin toplanması, işlenmesi, analiz edilmesi, katma değere dönüştürülmesi ve en önemlisi veri güvenliğinin temin edilmesi bu süreçte kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle son dönemde Lübnan, Gazze ve İran başta olmak üzere yakın çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalar, siber güvenliğin önemini hepimize bir kez daha göstermiştir. Şurası tartışılmayacak kadar ortadadır, içinde bulunduğumuz veri çağında, siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık, askerî caydırıcılık ve dijital egemenlik birbirinden ayrı değildir. Tam tersine bunlar birbirinin tamamlayıcısı, eskilerin ifadesiyle mütemmim cüzüdür.”
“GÜÇLÜ BİR SİBER GÜVENLİK MİMARİSİ OLUŞTURMAK İÇİN NE GEREKİYORSA YAPTIK”
“Sınırlarınızı kontrol ettiğiniz ölçüde hava sahanızı kontrol edemiyorsanız, hava sahanızı koruduğunuz ölçüde siber vatanınızı ve bunun ayrılmaz parçası olan verilerinizi koruyamıyorsanız, egemenliğinizde çok ciddi zafiyet var demektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Dijital çağda jeopolitik üstünlüğün belirleyici aktörü, sadece toprağı kontrol edenler değil, bununla birlikte veriyi yönetenler olacaktır. Bu bakımdan 5G’nin veri merkezleri, bulut altyapıları, yapay zekâ ve siber güvenlik kapasitesiyle birlikte düşünüldüğünde dijital egemenlik ve millî güvenlik meselesi olduğu son derece açıktır. Biz de bugün attığımız tarihî adıma, diğer hususlar yanında elbette dijital egemenlik zaviyesinden de bakıyoruz. Nitekim son 23 yılda bunun altyapısını çok güçlü bir şekilde hazırladık. Dijital dönüşümde attığımız stratejik adımlarla ülkemizi bu alanda parmakla gösterilen seviyelere çıkardık. Bu süreçte bir yandan dijital hız ve kapasitemizi artırırken, diğer yandan güçlü bir siber güvenlik mimarisi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık. 2002’de 81 bin kilometre olan fiber hat uzunluğumuzu, 2025’in üçüncü çeyreği itibarıyla 657 bin kilometreye ulaştırdık. Aynı dönemde geniş bant internet abone sayımızı 3 binden 98 milyona, mobil telefon abone sayımızı ise 23 milyondan alıp neredeyse 100 milyona çıkardık.”
SİBER GÜVENLİK TEDBİRLERİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 55 milyonu aşkın vatandaşın bugün güvenli internet hizmetlerini kullandığını, hâlihazırda Türkiye’de mobil ve sabit hatlardan 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleştiğini dile getirdi.
Türkiye’nin aylık ortalama 494 dakika mobil kullanım süresiyle Avrupa’da birinci sırada olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geçtiğimiz sene kurduğumuz Siber Güvenlik Başkanlığımız, haberleşme sistemlerimizin güvenliğini sağlamak, kritik altyapılarımızı korumak ve siber tehditlere karşı etkin bir savunma mekanizması oluşturmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Aynı şekilde emniyet birimlerimiz, istihbarat teşkilatımız ve ilgili tüm kurumlarımız da her senaryoya hazırlıklı bir şekilde kendi önlem, aksiyon ve karşı koyma planlarını başarıyla planlayıp hayata geçiriyor. Burada şunun da altını çizmek durumundayım, biz siber güvenliğe sadece tehditler karşısında gösterilen bir tepki değil, ulusal güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak bakıyoruz. Yabancı menşeili anlık mesajlaşma ve arama uygulamalarının, özellikle Gazze soykırımından beri çeşitli tartışmalara konu olduğu görülüyor. Biz de bu tartışmaları çok yakından takip ediyoruz. Devlet kurumlarına ait verilerin güvenliğini özellikle güçlendirme noktasında ilave tedbirleri önümüzdeki dönemde peyderpey devreye alacağız.”
“TEKNOLOJİDE TAM BİR SEFERBERLİK İLAN ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte teknolojik gelişmeleri yalnızca takip eden, çağa ayak uydurma kaygısından öteye geçemeyen, yeni teknolojileri tribünden izleyen, başkalarına imrenen, öz kaynaklarını değerlendiremeyen bir Türkiye’nin olduğunu belirterek, “Başörtüsü, saç-sakal, kılık-kıyafet gibi meselelerle uğraşmaktan, dünyada olup bitenleri takip edemeyen bir Türkiye vardı” ifadesini kullandı.
Yıllarca Türkiye’nin özellikle belli alanlarda geri kalmışlığını, milletin inanç değerlerine, kültür kodlarına ve insanların giydiği kıyafete bağladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yaklaşık 6 asır boyunca cihana nizam vermiş bir ecdadın torunları olarak bu kötü gidişe, bu atalete, bu ideolojik bağnazlığa biz itiraz ettik. ‘Biz yapamayız, biz beceremeyiz’ diyen öz güven yoksunlarına kulak asmadan, bu milletin evlatlarına, bu ülkenin parlak beyinlerine inanarak teknolojide tam bir seferberlik ilan ettik. Çalışmalarımızın meyvelerini de hamdolsun kısa sürede toplamayı bildik. Bugün geldiğimiz noktada hem kendi teknolojimizi üretiyoruz hem yeniliklere öncülük ediyor hem de sahip olduğumuz teknolojiyi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyoruz.”
“GÜÇLÜ TÜRKİYE’Yİ ADIM ADIM İNŞA EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İlk yerli ve millî haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’yı 2024’te uzaya fırlattık, 2025’te resmen hizmete aldık ve böylece dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olmayı başardık. Savunma sanayii başta olmak üzere teknolojik imkân ve kabiliyetlerin belirleyici olduğu tüm sektörlerde çağa ufuk çiziyor, yön tayin ediyoruz. Ar-Ge’den seri üretime, kendi ürün ve yazılımlarımızla kendi tesis ve mühendislerimizle yeni dünyanın semalarında kutup yıldızı gibi parlıyoruz. Avrupa ve Amerika dâhil pek çok yerde gençler daha kendi ülkelerinin haritadaki yerini gösteremezken, ayak sesleri yalnızca Türkiye’yi değil kıtaları inleten TEKNOFEST Gençliği yeni projelerle, yeni tekliflerle dünyaya rol model oluyor. Velhasıl önümüze konulan bentleri yıkarak, her alanda gümbür gümbür geliyor, destanlaşıyor, yeni ve güçlü Türkiye’yi adım adım inşa ediyoruz.”
Bu başarılarda emeği geçen tüm kurumları, firmaları, sivil toplum kuruluşlarını, mühendisleri ve özellikle de gençleri ayrı ayrı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün milletimizin hizmetine sunacağımız 5G teknolojisiyle, bu başarılarımıza bir yenisini daha eklemenin haklı gururunu yaşıyoruz. 5G’nin hazırlıklarını 2016’da başlattık, 2018’de ilk testlerimizi yaptık, 2019’dan sonra da Gazi Meclisimizde, stadyumlarımızda ve geniş katılımlı organizasyonlarımızda pilot uygulama olarak kullanıma açtık” diye konuştu.
“81 İL MERKEZİMİZDE DEVREYE ALACAĞIMIZ 5G’Yİ, 2 SENE İÇİNDE ÜLKEMİZİN HER KARIŞINDA HİZMETE SUNACAĞIZ”
Yaygın kapsama hedefiyle kırsal bölgelerden şehir merkezlerine kadar Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısıyla donattıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece çok geniş bir alanda hem yüksek hız hem de yüksek kapasiteyi aynı anda sunabilecek bir sistemler manzumesi oluşturduk. Başlangıçta 81 il merkezimizde devreye alacağımız 5G’yi, 2 sene içinde ülkemizin her karışında hizmete sunacağız” bilgisini paylaştı.
Şebeke altyapısında mümkün olan en yüksek seviyede yerli ve millî ürün kullanımını hedeflediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşletmecilerimiz yıllara göre artacak şekilde ilk etapta yüzde 60 oranında yerli malı, belgeli ürün, yüzde 30 oranında millî haberleşme ürününü kullanacak. Devamında bu rakamlar peyderpey arttırılabilecek” sözlerini sarf etti.
“İLETİŞİM HIZIMIZ TAM 10 KAT ARTIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G’nin neler getireceğini genel hatlarıyla paylaşmak istediğini söyleyerek, şunları kaydetti: “Beşinci nesil mobil haberleşme altyapısı, yüksek hız, düşük gecikme süresi ve geniş bağlantı kapasitesi olmak üzere üç ana özelliğiyle öne çıkıyor. 5G, saniyede iki gigabyte veri aktarımıyla bir önceki nesle oranla 10 kata kadar daha yüksek veri hızına ulaşıyor, yani iletişim hızımız tam 10 kat artıyor. 4,5 veya 4G’de ortalama 30-40 milisaniye olan gecikme süresi, 5G ile bir milisaniyeye kadar düşüyor. Son olarak daha önce binlerle ifade edilen eş zamanlı bağlantı kapasitesi 5G ile milyonlarca cihaza erişiyor. Nesnelerin internetini çok daha verimli ve süratli hâle getirecek bu sistemle kilometrekare başına milyonlarca cihaz aynı anda kesintisiz ve güvenli biçimde birbiriyle irtibat kurabilecek. 5G’yi diğerlerinden ayıran bir diğer önemli ayrıntı da bulut tabanlı ve yazılım odaklı çekirdek mimarisidir. Bu özellik şebekeyi daha esnek, daha akıllı ve ihtiyaca göre şekillenebilen bir yapıya kavuşturuyor. 5G ile birlikte iletişimin sadece hızlanmakla kalmadığı, aynı zamanda bütünüyle şekil değiştirdiği bir dönemin kapılarını aralıyoruz.”
Vatandaşların, 5G ile internet kullanımında yüksek hızlarla tanışacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sabit internetin ulaşamadığı yerlerde sabit, kablosuz erişim sayesinde fiber hızına yakın bir deneyim sunulacak. Aynı fiziksel altyapı üzerinde farklı sektörlere ait sanal ağlar kurulabilecek” dedi.
Böylelikle sağlık, üretim, lojistik ve güvenlik gibi birbirinden farklı alanlarda ihtiyaca özel hizmetler verilebileceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kurumlar, kendi yerleşkeleri veya tesisleri içinde kendilerine özel, güvenli ve düşük gecikmeli şebekeler kullanabilecek. Verinin merkeze gitmeden, kaynağa en yakın noktada işlenmesi mümkün olacağı için karar alma ve tepki verme süreleri ciddi şekilde kısalacak. Diğer taraftan mobil iletişimde ve dijital hizmetlerde bekleme süreleri azalırken, gigabyte hızları artacak, evde, işte veya hareket hâlindeyken daha güçlü ve kesintisiz bir bağlantı standardı oluşacak” diye konuştu.
“GERÇEK ZAMANLI BAĞLANTI GEREKTİREN UYGULAMALAR DAHA STABİL ÇALIŞACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G ile gerçek zamanlı bağlantı gerektiren uygulamaların daha stabil çalışacağı bilgisini verdi.
Asıl önemli değişimin üretimde yaşanacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akıllı sensörler, robotik sistemler ve üretim hatlarının gerçek zamanlı verilerle yönetildiği, arızaların henüz oluşmadan tespit edilip üretkenliğin zirveye ulaştığı yeni bir döneme giriyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fabrikaların daha çevik, verimli ve rekabetçi hâle geleceğini ifade ederek, “Organize sanayi bölgelerinde, limanlarda, büyük tesislerde ve kritik üretim tesislerinde münhasır 5G şebekeleri yaygınlaşacak. Bu dönüşüm ise hiç şüphesiz Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim kapasitesinde çarpan etkisi oluşturacak” ifadelerini kullandı.
KOBİ’lerden büyük sanayi kuruluşlarına kadar tüm işletmeler için yeni iş modellerinin önünün açılacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulusal iş markalarının yurt dışı pazarlardaki rekabet gücünün daha da pekişeceğini, sağlıkta uzaktan müdahale imkânlarının gelişeceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçek zamanlı görüntü aktarımı ve kritik sistemlerin eş zamanlı çalışmasının yaygınlaşacağını belirterek, şunları kaydetti: “Ultra düşük gecikme kapasitesi sayesinde, örneğin bir doktor hastasını yüzlerce kilometre öteden ameliyat edebilecek, hastaların durumu mesafe engeline takılmadan anlık şekilde ve uzaktan izlenebilecek. Ulaşımda araçlar altyapı ve trafik sistemleri anlık veri paylaşabilecek, böylece yollar daha güvenli olacak, can kayıpları inşallah azalacak. Eğitimde artırılmış gerçeklik, sanal laboratuvar, simülasyon ve gerçek zamanlı etkileşim daha fazla kullanılacak. Tarımda, akıllı tarım uygulamalarıyla daha sürdürülebilir ve yüksek verimli bir üretim sağlanacak. Daha fazla veriyi daha düşük enerji üretimiyle taşıyabilen 5G ile kamu hizmetlerinde ve akıllı şehirlerde milyonlarca sensörle donatılmış altyapılar sayesinde enerji, su, ulaşım sistemleri anlık yönetilebilecek. Bu da hem hizmet kalitesini artıracak hem de kaynak kullanımında önemli bir tasarrufu beraberinde getirecek.”
“5G İLE GÜVENLİK ALANINDA DA YENİ KAZANIM VE AVANTAJLAR ELDE EDECEĞİZ”
5G ile güvenlik alanında da yeni kazanım ve avantajlar elde edileceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Yeni nesil altyapımızın şebeke dilimleme özelliğiyle farklı kullanım alanlarına mahsus güvenlik politikalarını uygulama imkânı bulacağız. Uç bilişim yaklaşımı marifetiyle verinin kaynağa yakın işlenmesi sayesinde siber riskleri daha da azaltacağız. Kolluk kuvvetlerimizin sahada kullandığı sistemler 5G altyapısıyla çok daha etkin, hızlı ve öngörülebilir bir yapı arz edecek. Kent Güvenlik Yönetim Sistemi’nden Plaka Tanıma Sistemi’ne, hudut kapısı sisteminden narkotik UYUMA sistemine, suç analiz uygulamasından KADES’e, polis teşkilatlarımızın suç ve suçluyla mücadelesinde kullanılan sistemlerin işlevselliği daha da artmış olacak.”
“Çok geniş bir yelpazede olumlu etkilerini göreceğimiz 5G’nin ülkemize ve milletimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, iletişim operatörleri ve 5G’nin hayata geçirilmesinde emeği olan herkese teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Sağlık sistemimizi çağın gereklerine, ülkemizin gerçeklerine ve vatandaşlarımızın beklentilerine cevap verir hâle getirdik. Böylece bir dönem ülkemizin en zayıf halkası olarak görülen sağlık hizmetlerini dünyada örnek alınan bir seviyeye yükselttik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’de “Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesi Açılış Töreni”ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına, Rize’ye, Güneysu’ya gelişinden itibaren kendilerini muhabbetle bağrına basan hemşehrilerine teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cenabıallah dayanışmamızı, sevgimizi, kardeşliğimizi daim eylesin. Biliyorsunuz, her fırsatta sıla-i rahim yapmak üzere ata yurdum Rize’ye, Güneysu’ya geliyor, sizlerle hasret gideriyorum. Ramazan Bayramı’nı da sizlerle karşılayalım istedik” ifadelerini kullandı.
“BİZ DAİMA ADALETTEN, BARIŞTAN, KARDEŞLİK VE HOŞGÖRÜDEN YANA TAVIR ALMIŞ BİR MİLLETİZ”
Açılış töreni öncesi Rizeli hemşehrileriyle bayramlaştığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Konuşmamın hemen başında siz kardeşlerimle birlikte tüm Rize’nin, tüm vatandaşlarımın, tüm Müslümanların, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin mübarek Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Hem milletimiz hem İslam âlemi hem de insanlık için barış, huzur ve refaha vesile olmasını diliyorum. Bilhassa Gazze’deki, İran’daki ve Sudan’daki kardeşlerimiz başta olmak üzere bayramı çeşitli sıkıntılarla karşılayan kardeşlerimize bu mübarek günlerin barış, huzur ve esenlik getirmesini temenni ediyorum. Biz daima adaletten, barıştan, kardeşlik ve hoşgörüden yana tavır almış bir milletiz. Bugün de kendimiz için ne istiyorsak kardeşlerimiz için de aynı güzellikleri istiyoruz. Cenabıallah’tan bizleri hasretini çektiğimiz o huzur ve barış dolu günlere eriştirmesini temenni ediyorum. Bugün Ramazan Bayramı’nın coşkusuyla birlikte şahsım için çok özel bir eseri hizmete vermenin sevincini de yaşıyorum. Mutluyum, çünkü burada birinci sınıf sağlık hizmeti sunacak modern bir hastaneyi ilçemize kazandırmış oluyoruz.”
Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesi’nin, Rize’ye, Güneysu’ya ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kapalı alanı 22 bin 500 metrekare olan hastanenin, toplam 36 bin metrekarelik arsa üzerine inşa edildiğini, iki bloktan oluşan hastanenin 100 yatak kapasitesiyle halka hizmet vereceğini söyledi.
Hastane bünyesinde acil servis, 11 üniteli hemodiyaliz birimi, 12 poliklinik, ileri teknoloji ile donatılmış modern ameliyathane, 5 yataklı yoğun bakım ünitesi, idari birimler ve hasta odalarının bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca vatandaşların hastanenin 222 araç kapasiteli otopark alanından da istifade edeceğini bildirdi.
Rahmetli annesinin adını taşıyan sağlık tesisini Güneysu’ya kazandırmanın kendisi için ayrı bir bahtiyarlık kaynağı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle bir kez daha Sevgili Anacığımı özlemle yâd ediyor, Cenabıhak’tan kendisine gani gani rahmet niyaz ediyorum. Rabb’im kabrini pürnur, ruhunu şad, mekânını cennet eylesin. Sağlık Bakanlığımızı ve bu güzel eserin ilçemize kazandırılmasında emeği geçen herkesi tebrik ediyorum” dedi.
Hastanenin inşasında ter döken herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesi’nde salık hizmeti alacaklara Allah’tan şifalar diledi.
“ÜLKEMİZİN SAĞLIK ALTYAPISINI GÜÇLENDİRMEK İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYORUZ”
Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Evet, dünyada sağlıktan daha değerli bir nimet yoktur. Bu yüzden milletimiz hastaneler için hep şöyle dua etmiştir, ‘Allah düşürmesin, yokluğunu da göstermesin.’ Rabb’im kimseyi sağlığını kaybedip de şifa aramak zorunda bırakmasın, derdine derman arayanları da en kısa sürede sağlığına kavuştursun. Şunu her bir vatandaşımın bilmesini isterim, biz millete ve memleketimize hizmet için varız. ‘Biz bu yola kendimize adadık.’ derken asla hamaset yapmıyoruz. Başkaları kendilerini, çıkarlarına ve ikballerine adamış olabilir. Başkalarının önceliği kariyerleri, siyasi hırsları, koltukları olabilir ama bizim önceliğimiz insandır, insanımızın sağlığıdır. Bizim gayemiz, insanımızın ekmeğini ve umutlarını büyütmektir. ‘Her işin başı sağlıktır.’ diyerek 2002’den beri ülkemizin sağlık altyapısını güçlendirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Sağlık sistemimizi çağın gereklerine, ülkemizin gerçeklerine ve vatandaşlarımızın beklentilerine cevap verir hâle getirdik. Böylece bir dönem, ülkemizin en zayıf halkası olarak görülen sağlık hizmetlerini, dünyada örnek alınan bir seviyeye yükselttik. Bugün dünyanın çeşitli ülkelerinden uzmanlar geliyor, başta şehir hastanelerimiz olmak üzere sağlık sistemimizi inceliyor.”
Türkiye’nin sağlık noktasında kendi vatandaşlarıyla birlikte her yıl yüz binlerce yabancıya da sağlık hizmeti verdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakın Kovid-19 salgını başladığında neler yaşandığını hep birlikte gördük. Güçlü sağlık altyapımız sayesinde koronavirüs salgınını, dünyada en rahat ve en az kayıpla atlatan ülkelerden biri olduk. Bize ‘gelişmiş’ diye örnek gösterilen ülkelerde yaşanan sahnelerin hiçbiri Türkiye’de yaşanmadı. Avrupa’sından Amerika’sına, insanların çok ciddi paralar ödemek zorunda kaldığı hizmetleri vatandaşımıza tamamen ücretsiz sunduk. 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremlerinden aynı şekilde alnımızın akıyla çıktık. Dünyada bir başka ülkenin altından kolayca kalkamayacağı ağır bir yükü hamdolsun omuzlamayı başardık” ifadelerini kullandı.
“SAĞLIKTA DA BÜYÜK BİR BAŞARI HİKÂYESİ YAZDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yerli ve millî helikopterimiz GÖKBEY’i ambulans helikopter olarak da kullanacağız. Bu yıl 3 helikopteri sağlık filomuza dâhil edeceğiz” bilgisini paylaştı.
“Nasıl demokraside, güvenlikte, ulaştırmada, eğitimde çağ atladıysak, nasıl Türkiye’yi darbeci zihniyetin baskıcı karanlığından kurtardıysak, nasıl savunma sanayi alanında ülkemize tarihî başarılar yaşattıysak Allah’a hamdolsun sağlıkta da büyük bir başarı hikâyesi yazdık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eski Türkiye, şükürler olsun artık sağlık alanında da mazide kaldı. Artık eskiden olduğu gibi ‘hastane’ denilince kapısından sağlam girenin hasta çıktığı çilehaneler akla gelmiyor. Tam tersine birinci sınıf hizmet veren modern, ferah, kaliteli, donanımlı şifahaneler akla geliyor. ‘Hastane’ deyince otel konforunda odalarıyla, nitelikli kadrosuyla, modern tıbbi cihazlarıyla sağlık külliyeleri akla geliyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bakınız burada sadece birkaç rakamla Rize’mizi sağlık alanında nereden nereye getirdiğimizi sizlere hatırlatmak isterim. Rize’de 13’ü 2. basamak hastane, 19’u 1. basamak sağlık merkezi olmak üzere 32 sağlık tesisi inşa ettik. Şehrimizde tamamlanan sağlık yatırımlarının toplam bedeli 11 milyar lirayı buldu. Bin 53 yataklı Rize Şehir Hastanesi ve 50 yataklı Çayeli Devlet Hastanesi tamamlandığında bu rakam 36 milyar liraya ulaşacak. 2002’de Rize’de yıllık muayene sayısı 1,4 milyondu. Bugün bu sayı yaklaşık 5 milyona ulaştı. Ambulans sayısını 3’ten aldık, 49’a çıkardık. MR’dan bilgisayarlı tomografiye kadar en modern cihazları sizin emrinize sunduk. 2002 yılında 15 olan diyaliz cihazı sayısı bugün 112’ye çıktı. 142 olan uzman doktor sayımız 423’e, toplam hekim sayımız bin 15’e çıktı. 59 olan diş hekimi sayısı yüzde 431 artışla 313’e ulaştı. 613 olan ebe ve hemşire sayısı yüzde 154 artışla bin 555’i buldu. Yani sağlığa dair her başlıkta Rize’miz çok iyi bir yere geldi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’ye sağlık alanında yaptıkları hizmetleri bir adım daha ileri götüreceklerini, şehir hastanesinin hizmete girmesiyle bölgenin tam bir sağlık üssü hâline geleceğini söyledi.
“BİZİM GÜNDEMİMİZDE ETRAFIMIZI SARAN ATEŞ ÇEMBERİNDEN ÜLKEMİZİ UZAKTA TUTMAK VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Allah nasip ederse tıpkı bugün olduğu gibi şehir hastanemizin açılışını da birlikte yapacak o gururu da inşallah birlikte yaşayacağız. Siz bize destek oldukça, siz bize dua ettikçe biz de sizin için çalışmaya, taş üstüne taş koymaya devam edeceğiz. Çünkü kardeşlerim, biz hizmet etmenin, iş üretmenin derdindeyiz. Bizim siyasi polemikle, kayıkçı kavgalarıyla işimiz yok. Bizim içi boş tartışmalarla israf edecek vaktimiz yok. Bizim gündemimizde Türkiye var, Türk milleti var, siz varsınız. Bizim gündemimizde etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi uzakta tutmak var. Bizim gündemimizde diplomatik temaslarla bölgemizdeki savaşlara çıkış yolu bulmak var. Biz bunlarla meşgulken, ana muhalefetin ve başındaki zatın nelerle uğraştığını ise sizler görüyorsunuz. Ciddiyetsizlik, lakaytlık, vurdumduymazlık diz boyu. Siyasi nezaket ve saygı desen zaten hak getire. Etrafımızda füzeler uçuşuyor, sınırlarımızın ötesinde savaş devam ediyor. Bölgemizde son yılların en ciddi krizi yaşanıyor ama bakıyorsunuz ana muhalefet partisinin umurunda bile değil. Değil bölgemiz, Allah korusun dünya yansa bunların haberi bile olmaz. Binmişler her alamete nereye gittikleri belli değil. Cenabıallah bunlara akıl fikir versin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesi’nin ülkeye, millete, Rize’ye ve Güneysu’ya hayırlı olması dileğinde bulunarak, hastanenin yapımında emeği olan herkese teşekkür etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.