Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “İnsanlık tarihiyle yaşıt bir bölgenin kadim sakinleri olarak son yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgalarıyla, Gazze’de olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar bir selam yurdu, yeniden bir güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin başında grup toplantılarının ülke, millet ve demokrasi için hayırlar getirmesini temenni etti.
Katılımcıları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Bilhassa bir asır önce İstiklal Harbi’mizde olduğu gibi, beyaz örtmelerini takıp, şalvarlarını giyerek Eskişehir Mihalgazi’den grup salonumuza teşrif eden Belediye Başkanımız Zeynep Güneş’le birlikte tüm hanım kardeşlerime teşekkür ediyor, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini yansıtan şu vakur duruşları için kendilerine şükranlarımı sunuyorum. Milletten aldığı yetkiyle ilçesine üç dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiyi, ‘Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir. Ahırda inek sağmaktır’ diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum.”
“BU ÜLKEDE YASAKÇI VE BASKICI ANLAYIŞA GÖZ YUMMADIK”
Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma hakkını, hatta seçilme hakkını gasbedenlerle, Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ihramına, fistanına dil uzatanlarla, millete tepeden bakan, milleti hor ve hakir görenlerle mücadelelerini her zeminde sonuna kadar devam ettireceklerinin bilinmesini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı’nın, Kara Fatma’nın, Nene Hatun’un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün bir kere daha kemal-i hürmetle selamlıyorum. Rabb’im salonlara sığmayan şu muhabbetimizi daim eylesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, hayatını kaybeden AK Parti 24-25-26 ve 27. dönem Uşak Milletvekili Mehmet Altay’a Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabırlar diledi.
“YÜKSEK BİR TEMPODA ÜLKEMİZE VE MİLLETİMİZE HİZMET ETMEK İÇİN KOŞTURUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede ve dünyada kırılma anlarını sembolize eden gelişmelere şahitlik edildiğini, iktidar ve ittifak olarak bu gelişmeleri yakından takip ve tahlil ederek, gerekli müdahaleleri yaparak Türkiye lehine yönlendirmeye çalıştıklarını söyledi.
Dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un “Gün Olur Asra Bedel” ifadesinde anlamını bulan bir dönemin tam göbeğinde bulunulduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “En küçük bir hatanın vahim sonuçlar doğurabileceği bu kritik dönemde yasama ve yürütme görevimizi layıkıyla yerine getirmeye gayret ediyoruz. Sizler Yüce Meclisin çatısı altında ve sahada, bizler yurt içinde ve yurt dışında yüksek bir tempoda ülkemize ve milletimize hizmet etmek için koşturuyoruz. Bir defa hepimiz şunun idrakindeyiz, halkımız bizi bu makamlara çalışmamız için gönderdi, milletimiz bizi buraya kendisine hizmet etmemiz, sorunlara çözüm üretmemiz için gönderdi. Biz de bu vazifeyi bihakkın ifa etmenin çabasındayız. Özellikle dış ilişkiler noktasında yoğun bir temas trafiğimiz söz konusu. Geçtiğimiz hafta kardeş ülkelerimiz Suudi Arabistan ve Mısır’a önemli birer ziyaret gerçekleştirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İkili ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almanın yanı sıra Filistin, Suriye, Sudan başta olmak üzere güncel meseleleri kapsamlı şekilde istişare ettik. Her iki ziyaretimizden enerjiden savunmaya farklı alanlarda imzaladığımız toplam 12 anlaşmayla döndük. Özellikle yenilenebilir enerji alanında Suudi Arabistan’la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir. Bu anlaşmaya göre inşallah Suudi şirketler, Türkiye’de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgâr santralleri inşa edecek. İlk aşamada Sivas ve Karaman’da 1000’er megavatlık güneş enerjisi santralleri kurulacak. İki güneş enerjisi santrali projesi ile toplam 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.
“TÜRKİYE OLARAK KENDİMİZ İÇİN NE İSTİYORSAK DOSTLARIMIZ İÇİN DE AYNISINI İSTİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Şubat Cumartesi günü Ürdün Kralı II. Abdullah’ı misafir ettiklerini; Ürdün Kralı II. Abdullah ile oldukça muhteviyatlı, verimli, ikili ilişkileri güçlendiren istişareler yaptıklarını belirterek, kendilerinin de en kısa zamanda Ürdün’e bir ziyarette bulunmayı arzu ettiklerini söyledi.
“Durmuyoruz, duramayız, yapacağımız çok şey var. Tempomuzu, aşkımızı, şevkimizi her gün biraz daha artırıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’i ağırlayacaklarını, yarın da Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in Ankara’ya geleceğini, gelecek hafta pazartesi ve salı günleri de Birleşik Arap Emirlikleri’ni ve Etiyopya’yı ziyaret edeceklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada şunu özellikle ifade etmek durumundayım; Türkiye olarak kendimiz için ne istiyorsak dostlarımız, kardeşlerimiz için de aynısını istiyoruz. Kendimiz için nasıl huzur, güvenlik, istikrar, kalkınma, refah istiyorsak komşularımız ve tüm kardeş ülkeler için de aynısını istiyoruz. Son dönemde hız verdiğimiz diplomatik çabalarımız bunun içindir. Bilinen, bilinmeyen, görünen, görünmeyen temaslarımızın temel gayesi aynı şekilde bölgesel barışa katkı sunmaktır. Hiçbir komplekse kapılmadan tüm aktörlerle görüşüyor, tamamen kardeşlik hissiyatı içinde fikir ve önerilerimizi muhataplarımızla paylaşıyoruz. İnsanlık tarihiyle yaşıt bir bölgenin kadim sakinleri olarak son yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgalarıyla, Gazze’de olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar bir selam yurdu, yeniden bir güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz.”
“SURİYE’NİN İSTİKRARA, HUZURA KAVUŞMASI EN BÜYÜK TEMENNİMİZDİR”
Türkiye’nin komşusu Suriye’nin yaklaşık 14 yıldır hasretini çektiği istikrara, barışa, huzura, süratle kavuşmasının en büyük temennileri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı kıbleye yönelen Suriyeli kardeşlerimizin birlik ve kardeşlik içinde aydınlık geleceklerini omuz omuza inşa etmesi bizim samimi arzumuzdur” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye konusunda Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın ve Ürdün’ün de kendileriyle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu, Suriye’nin huzuru için bu üç ülkeyle hareket edeceklerini dile getirdi.
Suriye meselesinde tavırlarının ilk günden beri net olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Orada akan her damla kan ve gözyaşı bizim de yüreğimizi dağlamaktadır. Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye’de bir tek canın yitip gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir. Suriye’ye vicdan merceğinden bakan herkes bir defa şunu kabul edecektir; tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı da her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır. Hiç şüphesiz bunu fazlasıyla hak etmektedir. 18 ve 30 Ocak mutabakatlarının ‘tek ordu, tek devlet, tek Suriye’ temelinde titizlikle uygulanmasını bu bakımdan çok önemsiyoruz. Suriye’de kalıcı barışın ve istikrarın yol haritası belli olmuştur. Taraflar bunun idrakinde olarak yanlış hesap yapmamalı, eski hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir. Şiddetin daha büyük şiddeti besleyeceği unutulmamalıdır. Şunu bugün tüm samimiyetimle, açık yüreklilikle ifade ediyorum; artık Suriye’nin kaynaklarının, Suriye’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin tünel yapmaya, şehirlerin altında tünel kazmaya değil, Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanmasının vakti gelmiştir.”
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın ülkesini bir an önce ayağa kaldırmaya yönelik samimi gayretlerinin en yakın şahidi olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, son operasyonlarla işgalden kurtarılan yerlerde de yeni yönetime karşı hem teveccühün hem büyük bir beklentinin oluştuğunu müşahede ettiklerinin altını çizdi.
Yeniden yeşeren umutların bir daha kara kışa dönmeyeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En başta Türkiye buna izin vermeyecektir. Suriye hükûmetinin en geniş siyasi katılım ve temsili sağlayacağına, etkili bir kalkınma planını hızla hayata geçireceğine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak en uzun sınıra sahip olduğumuz, halkını dost, akraba ve kardeş bildiğimiz Suriye’deki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz” sözlerini sarf etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Türkiye içerisinde hem de dünyada Türk dış politikasının eksenini anlamaya çalışanlara bir kez daha seslenmek istediğini söyleyerek şunları kaydetti: “Türkiye bölgesinde nüfuz arayışında, tahakküm peşinde değildir, başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir. Tam tersine biz samimi bir şekilde kardeşlik istiyoruz, ‘barış’ diyoruz, ‘hep birlikte kalkınalım, hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edelim’ diyoruz. Halep’le birlikte Şam, Rakka, Haseke, Kamışlı’da şen olana kadar, Deralı çocuklarla birlikte Kobanili yavruların da yüzlerinde tebessüm çiçekleri açana kadar Suriyeli kardeşlerimizi bir an olsun yalnız bırakmayacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki son operasyonlar sırasında ivedilikle talimat vererek AFAD’ı, Kızılay’ı ve insani yardım kuruluşlarını süratle harekete geçirdiklerini belirterek, ilk etapta iki tır dolusu insani yardım malzemesini Suriye hükûmeti ile iş birliği hâlinde Kürtlerin yaşadığı yerleşim yerlerine sevk ettiklerini aktardı.
Ramazanda da yardımların artarak devam edeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif’le birlikte Suriye’deki tüm kardeşlerimiz inşallah bu havayı teneffüs edecekler” dedi.
“KRİZİ FIRSATA ÇEVİRMEK GİBİ UCUZ BİR HESAP İÇİNDELER”
Kendileri can kurtarma derdindeyken birilerinin son derece kirli ve kışkırtıcı söylemlerle selden kütük kapma telaşına düştüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Suriye konusunu iç siyasette istismar etmek suretiyle millî birlik ve dirliğimizi kundaklamayı amaçlayan bu rezil siyasetin koçbaşlığını ise ana muhalefetin genel başkanlık koltuğunda oturan zat ile yoldaşları yapmaktadır. Nasıl 1 milyon kardeşimiz katledilirken Suriye’yi umursamadılarsa, bugün de aynı durumdalar. Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler. Suriye’nin etnik temelli bir çatışmaya sürüklenme riski, bu komşu ve kardeş ülkenin tekrar kan gölüne dönme ihtimali bunları zerre miskal ilgilendirmiyor. Açık söylüyorum, ne Kürtler ne Nusayriler ne başkaları bunların umurlarında değil. Eğer öyle olsaydı, 13,5 yıl boyunca Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken tepki gösterirlerdi. Öyle olsaydı, Suriye’de terör örgütleri cirit atarken konuşurlardı. Öyle olsaydı, henüz 3-4 yaşındaki masum yavruların cansız bedenleri sahile vururken seslerini çıkarırlardı. Öyle olsaydı, Kürt kardeşlerimize kimlik dahi verilmezken buna itiraz ederler, Suriyeli Kürtlerin hakları için mücadele ederlerdi ama bunu yapmadılar.”
Suriye’de 13,5 yıl boyunca yaşananlar karşısında CHP’lilerin sustuğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, zulmün görmezden gelindiğini kaydetti.
CHP’nin, sınırın ötesinde ne olup bittiğini gündemine almadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, on yıllar boyunca Arapları, Kürtleri aşağılayan CHP’nin bugün de hâlâ aynı yerde bulunduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin bugün de aynı ideolojik bağnazlıkla hareket ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti: “Bunların vicdansızlıklarını gördükçe inanın onlar adına biz hicap duyuyoruz. Şunu da tam bir gönül huzuruyla bugün ifade ediyorum, benim milletim bu istismarcıların gerçek niyetini artık çok net görüyor. Benim Kürt kardeşlerim oynanan oyunları artık çok net görüyor. Benim Arap vatandaşlarım kimlerin hangi çirkin senaryoların figüranı ve taşeronu olduğunu çok net biçimde görüyor. Bu gerçeği sadece CHP Genel Başkanı görmüyor, bu zata akıl verenler, bu zatı parmağında oynatanlar, uzaktan kumandayla bu şahsı istedikleri gibi kontrol edenler, keyiflerine göre yönlendirenler görmüyor. Açıkçası biz CHP’nin başındaki zattan bir siyaset ortaya koymasını, proje üretmesini, milletin ve coğrafyamızdaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemiyoruz. Son kepazelikleriyle artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsesin, en azından bunu milletten ve CHP’li vatandaşlarımızdan esirgemesin.”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti. “Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum, meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. Burada daha önce yaptığım bir tespitimi tekrar hatırlatmak isterim, görüyoruz ki zaman, dünya, genel başkanlar değişiyor ama ‘CHP’de gelen gideni aratır’ gerçeği asla ve asla değişmiyor. Biz eskisini ‘Oturduğu koltuğun hakkını vermiyor’ diye eleştiriyorduk. Yerine gelen selefinden de kötü çıktı. Anlaşılan yeni genel başkanın kelime dağarcığı öncekinden daha sınırlı. Biz üslup sorunu var zannediyorduk. Meğer sorun bizatihi üslubuymuş. Biz Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara’ya yönelik edep ve nezaket dışı ifadelerini ayıplıyorduk, meğer beyefendi günlük hayatta da o seviyesiz kelimelerle iletişim kuruyormuş. Lafa gelince Türkiye’yi yönetmeye talipler ancak ne kendilerini ne de CHP’yi yönetebiliyorlar. Durum öyle yere vardı ki millet son günlerde dizi izlemeyi bıraktı her akşam çayı, çekirdeği alıp CHP’nin skandallarını seyretmeye başladı. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajedi, ne ararsan hepsi var. Ne diyelim, Allah bunlara akıl, CHP’li vatandaşlarıma da sabır versin. Milletimiz bilhassa kalbi, zihni, dili temiz evlatlarını bu zata maruz kalmaya korumaktan devam etsin.”
“YENİ KONUTLARI TESLİM EDİLEN DEPREMZEDELERİMİZİN SEVİNCİNE ŞAHİT OLMAK BİZLER İÇİN TARİFSİZ BİR BAHTİYARLIK KAYNAĞIYDI”
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin üçüncü yılı dolayısıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Osmaniye’de bulunduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küllerinden doğdu yine Türkiye’nin gücüne bak” temasıyla düzenlenen programda depremlerde hayatını kaybedenleri andıklarını aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yağmura rağmen meydanı dolduran Osmaniyelilerin heyetlerini coşkuyla karşıladığını kaydetti.
MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin şahsında heyetlerini muhabbetle bağrına basan Osmaniyelilere ve heyette yer alanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmaniye’de kardeşlik tablosunun çizildiğini, dayanışma ikliminin yaşandığını vurguladı.
Yeni konutlarını teslim alan depremzedelerin sevincine şahitlik etmenin tarifsiz bir bahtiyarlık kaynağı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14-28 Mayıs seçimleri sürecinde evi ve iş yeri yıkılan depremzedelerin yanında bulunacaklarının sözünü verdiklerini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ahitlerine sadık kalarak 433 bin 667’si konut, 21 bin 690’ı iş yeri olmak üzere 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladıklarını, 27 Aralık 2025’te Hatay’da 455 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine takdim ettiklerini anlattı.
Osmaniye’de de konut, iş yeri ve köy evi olmak üzere toplam 12 bin 557 bağımsız bölümün hak sahiplerine teslim edildiğini söyleyen Cumhurbakanı Erdoğan, 3 yıl gibi kısa sürede yazılan başarı hikâyesinin, “Büyük ve Güçlü Türkiye”nin başarısı olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm dünyanın gıptayla takip ettiği bu başarı, asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışmasıyla gelen 86 milyon vatandaşımızın başarısıdır” dedi.
6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin ardından devlet-millet yürek yüreğe vererek, güç birliği yaparak, inanarak, azmederek, çalışarak ve neticede “olmaz” denileni, “imkânsız” denileni 3 yılda hayata geçirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu başarılara ve gerçeklere rağmen “ana muhalefet ve yoldaşlarının kendilerini eleştirip, çamur attığını” belirtti.
“MİLLETİMİZE NASIL DAHA İYİ HİZMET EDERİZ BUNA ODAKLANIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Deprem bölgesindeki çalışmaları küçümsüyor, yönettikleri şehirlerde insanlar kışın ortasında susuzluktan kıvranırken, çöp, çamur, çukur hayatın rutini hâline gelmişken bunlar utanmadan, sıkılmadan 6 Şubat depremlerinde en ağır yıkımı yaşayan Kahramanmaraş’taki yolları diline doluyor. Bir defa şunu herkes bilecek, meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez. 3 yıl sonra bile ‘cek’li ‘cak’lı cümleler dışında somut projeleri olmayanların 455 bin konutu teslim eden iktidarımıza dil uzatması, sadece hadsizlik değil, aynı zamanda edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsınız. Varsa tamamladığınız bir proje gider açılışını yapar, kurdelesini kesersiniz. Kendinize güveniyorsanız 3 yılda ne yaptığınızı millete gösterirsiniz. Bunları yapamıyorsanız en azından edebinizle susarsınız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin gördüğünü inkâr etmeyeceğini, hizmeti karalamayacağını, esere kara çalmayacağını dile getirerek, “Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz. Ama bunlar ne taş üstüne taş koymayı ne de edebince susmayı biliyor. Mugalatayla polemikle laf cambazlığıyla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Rant kapısına çevirdikleri siyaset gemisini yürütmenin hesabını yapıyorlar. Biz ise her zaman olduğu gibi yine işimize bakıyoruz. Milletimize nasıl daha iyi hizmet ederiz buna odaklanıyoruz. Deprem bölgemizin yeniden ihya ve inşasında emeği geçen herkese, alın teri döken her bir emekçi kardeşime, tüm bakanlıklarımıza, belediyelerimize, hayırseverlerimize, yüklenici firmalarımıza en kalbi teşekkürlerimi iletiyorum” diye konuştu.
Deprem şehitlerini rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geride kalanlara Allah’tan sabır diledi.
“ÜLKEMİZDE SON 23 YILDA YAŞANAN DOĞAL AFETLERİN HİÇBİRİNDE VATANDAŞLARIMIZI MAĞDUR ETMEDİK”
Osmaniye’de toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 kalem yatırımın açılışını gerçekleştirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırımların şehre hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son bir ayda gerçekleştirdikleri faaliyetlerin anlatıldığı videoyu gösterdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal devlet ilkesinin vücut bulduğu alanların en başında afet zararlarının tazmininin geldiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizde son 23 yılda yaşanan doğal afetlerin hiçbirinde vatandaşlarımızı mağdur etmedik. Hele hele milletimize faizle afet konutu hiçbir zaman ödetmedik. Olabilecek en uygun şartlarda hiç kimseyi yormadan, kimseyi sıkıntıya düşürmeden afetzede kardeşlerimizi yuvalarına kavuşturduk. 23 yıldır ne yaptıysak 6 Şubat deprem konutları için de aynısını yapıyoruz. Daha önce İzmir’de, Elazığ’da, Bozkurt’ta, Manavgat’ta milletimiz nasıl faizsiz, sabit fiyatlarla ev sahibi olduysa yine bu evlere de öyle sahip olacak.”
Afet konutlarının aylık taksitinin İzmir’de bin 600 lira, Elazığ’da bin 60 lira, Giresun’da ise bin 400 lira olduğunu Cumhurbaşkanı kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu: “Her bir kardeşimiz son derece sembolik rakamlarla ev sahipleri oldular. 11 ilimizdeki vatandaşlarımız da evlerine zorlanmadan çok uygun şartlarla faizsiz sabit fiyatlarla kavuşacak. Son kabine toplantımızda meseleyi enine boyuna değerlendirdik. Titiz bir çalışmayla milletimiz için en uygunu neyse onu ortaya çıkardık. Özellikle yuvalarına kavuşan depremzedelerimizin bizleri çok iyi dinlemesini kendilerinden istirham ediyorum. Yaptığımız 455 bin afet konutunun tüm altyapı bedellerini biz karşılıyoruz. Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Böylece altyapı dâhil konut fiyatlarının yüzde 65’ini devletimiz ödüyor. Dahası 2 yıl ödeme almayacağız. Vatandaşımız anahtarını teslim aldıktan 2 yıl sonra ödemeye başlayacak. 18 yıl boyunca da aynı fiyatla ödeyecek. Konutlarımızı ortalama 1 milyon 890 bin liralık fiyatla vatandaşımıza sunacağız. 3 artı 1 konutlarımız için ayda 8 bin 750 lira taksit ödenecek. Bu fiyat değişmeyecek. 18 yıl boyunca sabit, yani faizsiz olacak. Ödemeler, anahtarlar teslim alındıktan 2 yıl sonra başlayacak.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremzede vatandaşlara bir alternatif daha sunduklarını bildirerek, “Peşin ödemek isteyen olursa Meclisimizde düzenleme yapacağız. 484 bin liradan, yani neredeyse 4’te biri fiyatına vatandaşlarımız bu evleri alabilecek. Bunu alırken kredi kullanmak isteyen vatandaşımıza da kamu bankalarımız gerekli kolaylığı sunacak. Yine köy evlerimizde altyapı maliyetlerini karşılayacak, ayrıca maliyet üzerinden yüzde 50 indirim yapacağız. Orada da ödemeler 18 yıl boyunca 8 bin 100 lira sabit taksitle olacak. Yine peşin almak isteyen vatandaşımız köy konutlarımızı da 448 bin liradan peşin olarak alabilecekler” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıkladığı ödeme rakamlarının hayırlı uğurlu olması, vatandaşların yeni evlerinde huzurla güvenle güle güle oturması temennisinde bulunarak, “Biz siyaseti kendi ikbalimiz için değil, 86 milyonun her bir ferdinin huzuru, güvenliği, müreffeh ve mutlu yarınları için yapıyoruz. 24 yıldır siyaset arenasında niçin bulunduğumuzu, milletimizin bu görevlere bizleri hangi sebeplerle getirdiğini, mukaddes emanetini niçin bize tevdi ettiğini asla unutmadık, unutmuyoruz, hiçbir zaman da unutmayacağız” şeklinde konuştu.
“SİYASET KURUMUNA DAHA FAZLA GÖREV VE SORUMLULUK DÜŞECEK”
Her zeminde hizmet etmenin, siyaset üretmenin, millete hizmet sancağını daha yükseğe çıkarmanın mücadelesi içinde olduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Cumhur İttifakı olarak ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini yine bu tasavvurla başlattık. Yaklaşık 16 aydır gizli açık çeşitli sabotaj girişimlerine rağmen hamdolsun süreci başarıyla yürüttük. İttifak olarak dayanışma hâlinde, strateji ve taktik birliği içinde en kritik kavşaklarda cesaretli davranarak, gerektiğinde riske girerek süreci bugünlere kazasız, belasız getirdik. Suriye’nin kuzeyindeki belirsizliğin ortadan kalkması ve tam entegrasyonun sağlanmasına paralel olarak inşallah sürecin yükü daha da hafifleyecek, belli başlı konularda çok daha seri yol alma imkânı doğacaktır. İlgili kurumlarımız sınırlarımızın ötesindeki gelişmeleri titizlikle takip ediyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarihî bir sorumluluk üstlenen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz da nihai raporunu tamamlamak üzere. Komisyonda yer alan siyasi partilerin yapıcı katkılarıyla raporun tekemmül ettirileceğine inanıyorum. Raporun açıklanmasına müteakip siyaset kurumuna daha fazla görev ve sorumluluk düşecektir. Millî iradenin tecelligahı olan Meclisimiz inşallah sürecin yeni aşamasında da vazifesini güvenle yapacaktır. Biz AK Parti olarak ilk günden beri olduğu gibi mesuliyet bilinciyle hareket edeceğiz. Her zamankinden daha yapıcı, daha kuşatıcı olacağız. Ülkemize sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları bulan bu sorunun kalıcı biçimde çözülmesi için gövdemizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğiz. Elbette bu süreçte aziz şehitlerimizin, gazilerimizin ve hepsi birer metanet timsali olan şehit yakınlarımızın başını yere asla eğdirmeyecek, Türkiye’nin terörsüz istikbali için en doğru olanı kararlılıkla yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye yaptığı rivayet edilen bazı nasihatleri anımsatmak istediğini belirterek, “Oğul, daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın. Azminden dönmeyesin. Çıktığın yolu, taşıyacağın yükü iyi bil. Her işin gereğini vaktinde yap. Vazifen çetin, yükün ağırdır oğul. Hizmette önde, ücrette geride olasın. Vazifenin en ağırına talip olmaktan kaçınmayasın. Vazifenin ağırlığı Yaradan’ın kullarına ihsanıdır. Bizler nefreti eritmek için muhabbetin asaletini dünyaya yeniden hâkim kılmak için çıktık yola. Bu yolda utanacak bir şeyimiz yoktur. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde iki bakanlıkta görev değişimi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görevlerini devreden Adalet Bakanımız Yılmaz Tunç ile İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’ya bugüne kadarki hizmetleri için teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonra birlikte mesai yapacağımız Adalet Bakanımız Akın Gürlek’e ve yeni İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi’ye yüce Mevla’dan üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ideathon Yarışması’na ilişkin programda yaptığı konuşmada, “Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma, Allah muhafaza, tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen Ideathon Yarışması’na ilişkin programa katıldı.
“Fikir Maratonu Programı” kapsamındaki buluşmada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “bağımlılığa karşı aileyi güçlendiren politikalar” temasıyla düzenlenen Fikir Maratonu’na 81 ilden 264 takım ve bin 302 yarışmacının katıldığını belirtti.
Yarışmaya katılanların, yeni fikir ve önerilerini inşa ettiklerini, diğer yandan da pek çok alanda son derece nitelikli eğitimler aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, aylar süren yoğun bir hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından 15 takımın finale kalma başarısı gösterdiğini söyledi.
Yarışmaya katılanların yüzde 22’sinin 18-30 yaş aralığında, yüzde 16’sının ise 50 yaş ve üzerinde olmasının dikkati çekici olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tablo, kadın kollarımızda farklı yaş gruplarına mensup dava arkadaşlarımızın aynı masa etrafında verimli bir fikir jimnastiğine imza atabildiklerini gösteriyor” diye konuştu.
AK Parti’yi yaklaşık çeyrek asırdır milletin kalbinde, Türkiye’nin kaptan köşkünde tutanın akıl, ahlak, ufuk ve tecrübeyi birleştirme kabiliyeti olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir. Hiçbir zaman da olmamıştır. Kadın kollarından gençlik kollarına, AK Parti teşkilatlarının en önemli vasfı, süreçlere yön veren, gidişata etki eden, yeni çalışmaların tohumlarını eken, etkin bir aktör hüviyetine sahip olmasıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle Fikir Maratonu boyunca ortaya koyulan proje, teklif, tenkit ve tespitlerin politika belirleme sürecinde AK Parti’ye ve millete çok önemli katkılar sağlayacağından en ufak bir şüphe duymadığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda dünya genelinde belli odaklar tarafından “aile” kurumunun hedef tahtasına konulduğuna işaret ederek, ailenin, toplumun hareket ve mukavemet merkezi olduğunu söyledi.
Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılmanın tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getireceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” diye konuştu.
“SON YILLARDA ARTAN TEHDİTLER KARŞISINDA AİLENİN KORUNMASI VE GÜÇLENDİRİLMESİNE YÖNELİK ÇALIŞMALARA HIZ VERDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samiha Ayverdi’nin aileye yönelik “Toplumun en küçük fakat en sağlam hücresi” sözlerini çok kıymetli bulduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Merhum Ayverdi bakınız nasıl tarif ediyor? ‘Aile cemiyete sağlam fertler veren, içine sızmak isteyen bakterileri yaşatmayan ve üretmeyen, yerleşmiş nizamlara ve temel kıymetlere yaylım ateşi açarak tahribat yapmak isteyenlere fırsat vermeyen, arınmış, inanmış ve kendini sağlama almış bir bünyedir.’ Evet, ailenin toplumdaki yeri budur, misyonu budur, oynadığı rol işte budur. Bu anlayışla, hükûmet olarak son yıllarda artan tehditler karşısında ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024’te Nüfus Politikaları Kurulu’nun kurulduğunu, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilerek, teşvik ve destek paketlerinin devreye alındığını anımsattı.
Önce deprem bölgesinde, ardından 81 ilde hayata geçirilen Aile ve Gençlik Fonu ile yuva kurmak isteyen gençlerin yanında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek doğum yardımlarımızla gerek ulaşımdan haberleşmeye pek çok alandaki indirim ve hizmetlerimizle ailelerimize ve genç çiftlerimize çok önemli destekler sunduk. Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirlediğimiz 2026-2035 döneminde de eğitimden sosyal politikaya tüm bu çalışmaları inşallah çok daha etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“GÜNÜMÜZDE FARKLI TÜRLERİYLE BAĞIMLILIK AİLEYE YÖNELİK TEHDİTLERİN EN BAŞINDA YER ALIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Günümüzde farklı türleriyle bağımlılık aileye yönelik tehditlerin en başında yer alıyor. Yuvaları dağılan, ocakları söndüren, hanelerdeki huzur ve bereketi bitiren bağımlılık illetiyle mücadeleye bunun için büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Bağımlılıkla mücadele için çaba gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanal bahis ve kumardan sosyal medyaya, tütün ürünlerinden alkol ve uyuşturucuya, çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere ailelerimizi bağımlılık illetinden uzak tutmak için yoğun gayret sarf ediyoruz. Özellikle son dönemde yapay zekâ ve yeni dijital teknolojilerin de devreye girmesiyle bağımlılık türlerinde büyük bir artış yaşanıyor. Ekran bağımlılığı ve sonsuz kaydırma gibi yeni bağımlılıklar bilhassa küçük yaştaki yavrularımız üzerinde yıkıcı etkiler oluşturuyor. Algoritma tuzağı olarak adlandırılan bu yeni sarmaldan çocuklarımızı ve gençlerimizi kurtarmamız büyük önem arz ediyor. Aynı şekilde siber zorbalık, mahremiyet ihlali, şiddet ve istismar gibi kötülüklerin yoğun şekilde yer aldığı dijital oyun ve içeriklerin olumsuz etkilerinden de evlatlarımızı korumak mecburiyetindeyiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şu anda dünya genelinde 1,25 milyar yetişkinin tütün ürünü kullandığını, dünyada her yıl 8 milyondan fazla kişinin tütün kullanımına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybettiğini aktardı.
Saha çalışmalarının, elektronik sigaraların da etkisiyle son yıllarda Türkiye’de sigaraya başlama yaşının düştüğünü gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çocuklar okul harçlıklarını buraya yatırıyor. Anneler, babalar çocuklarının rızkını üzülerek söylüyorum, sigara denilen illete harcıyor. Sonuçta vatandaşlarımız sağlığından, ülkemiz ise milyarlarca lirayı bulan devasa bir ekonomik kaynaktan oluyor” dedi.
“BAĞIMLILIK HEM MİLLETİMİZİN RUH VE BEDEN SAĞLIĞINA KASTETMEKTE HEM DE EKONOMİMİZ İÇİN GİDEREK BÜYÜYEN BİR KARA DELİĞE DÖNÜŞMEKTEDİR”
Bir diğer sorunun ise kumar bağımlılığı olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Dünyada 350 milyonun üzerinde kişinin kumar problemi olduğu tahmin edilmektedir. Akıllı telefonların yaygınlaşmasına paralel olarak özellikle sanal kumar bağımlılarının sayısı artmaktadır. Açıkçası sanal bahis, şans oyunu ve kumar bağımlılığı bizde de ciddi bir sorun hâline gelmeye başlamıştı. Bunun üzerine kasım ayında bir genelge yayınladık. Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’nı uygulamaya geçirdik. İlk 6 aylık veriler, aldığımız idari, mali ve hukuki tedbirler sayesinde sorunun kontrol altına alınmaya başlandığına işaret ediyor. Bunu, doğru yolda olduğumuzun bir delili olarak görüyor, yasa dışı bahis, şans oyunu ve kumarın üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeşilay tarafından geçen sene hazırlanan bir rapora göre sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolar olduğunu belirterek, “Yani bağımlılık hem milletimizin ruh ve beden sağlığına kastetmekte hem de ekonomimiz için giderek büyüyen bir kara deliğe dönüşmektedir” dedi.
“BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE KAMUOYU SAHİPLENMESİ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA, BAŞARI ORANLARIMIZ DA O DERECE ARTACAKTIR”
Devlet olarak bağımlılıkla mücadelede gerekli her türlü önlemi aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aile Bakanlığımız kurumlarımız ve parti teşkilatlarımız belediyelerimizle iş birliği içinde çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Yeşilay gibi ülkemizin yüz akı olan sivil toplum kuruluşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında bağımlılığa karşı seferberlik ruhuyla çalışıyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın kollarının, bağımlılık eğitimleri kapsamında 81 ilde sadece 1,5 ayda 52 bin kadına ulaşmasını, eğitimler sonrasında sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 artmasını bu bakımdan çok anlamlı bulduğunu söyledi.
Bağımlılıkla mücadele sadece devlet eliyle yürütüldüğü takdirde arzu edilen neticelerin görülemeyeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mücadelenin tek yönlü, tek boyutlu olmadığının hepimiz farkındayız. Bağımlılıkla mücadelede kamuoyu sahiplenmesi ne kadar güçlü olursa, başarı oranlarımız da inşallah o derece artacaktır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fikir Maratonu toplantısının AK Parti, Türkiye ve Türk milleti için hayırlara vesile olmasını diledi, ödül alan takımları tebrik etti.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 6 Nisan 2026 Pazartesi günü, “GÖKBEY Hava Ambulansı Havalanma Lansmanı, Üretimi ve Uçuş Test Faaliyetini Yerinde İnceleme Programı”na katıldı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu konuşmasında, 2026 yılının sonuna kadar 3 adet GÖKBEY ambulans helikopterin Sağlık Bakanlığına teslim edileceğini söyleyerek “Mühendisiyle, teknisyeniyle, bilişimiyle, kokpitiyle, dizaynıyla tamamen yerli, insanlarımıza şifa olacak ambulans helikopterimizin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
Bakan Memişoğlu, “Şu an hissettiğim gururu ve heyecanı tarif etmek kelimelerle imkânsız. Bugün burada sadece bir helikopterin uçuş testini değil, Türkiye Yüzyılı’nın gökyüzündeki şifa imzasına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Biraz sonra izleyeceğiniz havalanış aslında yerli ve millî mühendisliğimizin, insanımızın emeğinin ve ‘en iyisini biz yaparız’ iddiamızın yükselişidir.” şeklinde konuştu.
Acil durumlarda her saniyenin altın değerinde olduğunu ve GÖKBEY ambulans helikopterin en zorlu coğrafya şartlarında, en sert iklimlerde vatandaşlara uzanan devletin şefkat eli olacağını ifade eden Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetinin başladığı 2009 yılından bugüne kadar 70 binden fazla vatandaşımızın sağlık hizmetlerine ulaşmasını sağladık. Hâlihazırda 2 uçak, 15 helikopterden oluşan hava ambulans filomuzla yurdumuzun en uzak noktalarına kadar erişebiliyoruz.” bilgilerini paylaştı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetine başladığımızda bir hayal kurmuştuk. Bugün o hayali kendi evlatlarımızın alın teriyle gerçekleştiriyoruz.” diyerek Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha büyük başarılara imza atmayı hedeflediklerini söyledi. Bakan Memişoğlu, “Önemli olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi bir olmamız, beraber olmamız, hep birlikte büyük Türkiye olmamız.” ifadelerini kullandı.
GÖKBEY ambulans helikopter hakkında bilgi aktaran Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Dünyanın pek çok yerinde yüksek teknoloji maalesef yıkmak, yok etmek için havalanırken Türkiye’nin teknolojisi Türkiye Cumhurbaşkanımızın liderliğinde can kurtarmak, nefes almak için havalanıyor. Pandemi döneminde 45 günde solunum cihazı üreten o adanmışlık, bugün GÖKBEY ile sağlık filomuzu taçlandırıyor.” dedi.
Ankara’da Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) Merkez Yerleşkesi’nde düzenlenen program, protokol konuşmalarının ardından yapılan GÖKBEY ambulans helikopterin uçuş gösterisiyle tamamlandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Polis Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Günü münasebetiyle İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve beraberindeki heyeti Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı, artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz. Son 23 yılda geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla güçlü insan kaynağımız ve kurumsal kapasitemizle bu alanda norm koyan ülkelerde biri hâline geldik. Hamdolsun bugün Türkiye kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Lalahan’da gerçekleştirilen ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle bugün öğle saatlerinde İstanbul Beşiktaş’ta meydana gelen ve kahraman güvenlik güçlerimizin başarılı müdahalesiyle boşa çıkartılan, kalleş saldırıyı lanetlediğimizin bilinmesini istiyorum” ifadesini kullandı.
Menfur terör eyleminde biri ölü, ikisi yaralı olmak 3 teröristin etkisiz hâle getirildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müdahale sırasında iki kahraman polisimiz hafif yaralanmıştır. Saldırıyla ilgili hem İstanbul Başsavcılığımız hem de emniyet ve istihbarat birimlerimiz gerekli tahkikatlarını süratle başlatmıştır. Yaralı polislerimize Cenabı Allah’tan acil şifalar diliyor, İstanbul Emniyetine ve İstanbul halkına geçmiş olsun diyorum. Terörün her türlüsüyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, bugünkü gibi alçak ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye’nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceğiz” açıklamasını yaptı.
Karada, denizde, havada destan yazan Türk Silahlı Kuvvetlerinin geliştirdiği proje, ürün, sistemlerle başarılarına her gün bir yenisini ekleyen ROKETSAN ailesi ve savunma sanayisinde faaliyet gösteren 4 bin 500’ü aşkın firmanın her bir mensubuna da selamlarını gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evvel emirde şu hakikati tüm kalbimle ifade etmek arzusundayım; biz şehitleriyle yaşayan ve şehitlerinin de yaşadığına inanan bir milletiz. Tam bin yıldır, Ezan-ı Muhammediler semalarda inlesin. Ocaklar, haneler, ümitler sönmesin. Bayrağımız göklerde şanla, şerefle, gururla dalgalansın diye, vatanımız baki, devletimiz ebedi, milletimiz özgür olsun diye canlarını feda eden tüm şehitlerimizi kemal-i hürmetle yâd ediyorum” diye konuştu.
Ülke ve milletin istikbali için kahramanca mücadele eden tüm gazilere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Savunma sanayisinde canını dişine takarak çalışan, yalnızca elini değil gerektiğinde gövdesini de taşın altına koyarak sektörü bugünlere taşıyan tüm mühendislerimize, yazılımcılarımıza, teknisyenlerimize, işçi, yönetici ve akademisyenlerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Bütüncül yönetim kapasitesiyle bu çalışmaların uyum içinde yürümesini sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığımızı da tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Cenabı Allah sizlerden razı olsun. Türkiye’nin güçlü, müessir, muteber ve aydınlık yarınları için ortaya koyduğunuz şu emek, harcadığınız şu çaba, inşallah hepimiz için hayırlara vesile olsun diyorum. Bugün savunmada tam bağımsız Türkiye yolunda çok önemli bir eşiği daha geride bırakıyoruz. Birazdan inşallah Kırıkkale Yakıt Üretim Tesislerimizin, Lalahan Harp Başlığı Tesisimizin, İleri Teknolojiler Ar-Ge ve Mühendislik Merkezimizin açılışını yapacağız. Ayrıca TAYFUN, SİPER, ATMACA, HİSAR-A, HİSAR-O ve SUNGUR sistemlerimiz ile ÇAKIR, SOM, SİHA’larımızın keskin pençesi MAM-T ve MAM-L gibi bir pek çok silah grubunu kahraman ordumuza teslim edeceğiz. Lalahan Füze Entegrasyon Tesislerimizin de temellerini atacağız. Savunma sanayimizi daha güçlü bir kalkınma ekseni hâline getirecek ve nitelikli istihdam oranını yükseltecek bu yatırımlarla Katmanlı Hava Savunma Sistemimizi güçlendirecek, stratejik gücümüzü arttıracak, seyir ve balistik füze kabiliyetlerimizi perçinleyecek akıllı mühimmat ailemize, seri üretim hızımıza ve Ar-Ge kapasitemize çok önemli katkılar yapacağız.”
“HEDEFE GİDEN YOLDA ÇOK KRİTİK BİR MERHALEYİ TEŞKİL ETMEKTEDİR”
Çelik Kubbe’nin vurucu gücünü oluşturan bu sistemlerin daha yüksek üretim temposuna ulaşmasıyla hava savunma mimarisinin daha da tahkim edileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kritik hava savunma sistemlerimiz, stratejik füze projelerimiz ve akıllı mühimmat kabiliyetlerimiz için kurulan bu yeni altyapı ile kahraman ordumuzun caydırıcılığını çok daha üst seviyelere çıkaracağız. Şunun altını özellikle çizmek istiyorum; Savunma sanayisinde önümüzdeki dönemin ana hedefi, yüksek teknolojili ürünleri daha hızlı, daha efektif ve daha yüksek adetlerde üretmektir. Bugün de devreye aldığımız yatırımlar, belirlediğimiz hedefe giden yolda çok kritik bir merhaleyi teşkil etmektedir. Tamamlanan yatırım bedeli bir milyar dolar, toplam yatırım ölçeği ise 3 milyar dolara ulaşan bu tesis ve sistemlerle menzile daha çabuk varacak, attığımız kararlı adımları daha da hızlandırmış olacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun. Sektöre yeni bir ufuk çizen bu eserlerin tasarım aşamasından seri üretim sürecine emeği geçen her kardeşimi yürekten tebrik ediyor, ROKETSAN ailemize bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, dijitalleşme ve yapay zeka temelli algoritmaların savunma konseptini sil baştan şekillendirdiği bir dönemi yaşadıklarını belirtti.
Teknoloji ilerledikçe sahada ihtiyaç duyulan ürün ve yazılımların niteliğinin de günden güne değiştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle son dönemde yakın çevrede patlak veren savaş, çatışma ve kriz ortamlarında buna çok yakından şahitlik ettiklerini söyledi.
“KÜRESEL BARIŞ VE GÜVENLİĞE EN YÜKSEK DÜZEYDE KATKI SUNUYORUZ”
Artık teşhis, tespit, karar alma, müdahale ve imha süreçlerinde milisaniyelerin dahi büyük bir fark oluşturduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hava, kara ve deniz hâkimiyetinin iç içe geçtiği, insansız teknolojilerin ve siber uzaydaki konumlanmanın tüm dengeleri değiştirdiği bir çağdayız. Bu noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim. Biz kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz. Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz. Çünkü hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz. Son 23 yılda geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla, güçlü insan kaynağımız ve kurumsal kapasitemizle bu alanda norm koyan ülkelerden biri hâline geldik. Bugün Türkiye kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir. Dahası tüm bunları kendi aklımız, mühendisliğimiz ve insan kaynağımızla yapabiliyoruz. Talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin yardımına koşuyor, küresel barış ve güvenliğe en yüksek düzeyde katkı sunuyoruz. Bugün savunma sanayisi alanında dünyada parmakla gösterilen bir seviyede yer almanın haklı gururunu yaşıyoruz”
“HER ŞEYDEN ÖNCE KENDİ BİLEĞİMİZİN GÜCÜNE GÜVENİYORUZ”
“Bugün etrafımızda füzeler ve dronlar uçuşurken biz kendimizi güvende hissediyor, gece yastığa başımızı gönül huzuruyla koyabiliyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugün Allah korusun, başımıza bir şey gelse, başkasına değil, her şeyden önce kendi bileğimizin gücüne güveniyoruz. Bunları sadece biz değil, rakiplerimiz ve hasımlarımız da gayet iyi biliyor. Ama şurası da bir gerçek ki savunma sanayisinde önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan gurur verici seviyelere asla kolay gelmedik. Sınandık, oyalandık, yarı yolda bırakıldık, engellendik, tehdit edildik. Hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik.”
Aziz milletin duası ve desteğiyle savunma sanayisinde akıl ve alın teri dökenlerin emeğiyle, kurumların eş güdümü ve devletin güçlü iradesiyle bugünlere ulaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Tabii bunları yaparken trajikomik manzaralara da şahitlik ettik. Hatırlayın, biz Sinop’ta füze testleri yaparken ana muhalefet partisinin genel başkanı ‘Balıklar füze seslerinden ürküyor, yuvalarını terk ediyor’ diyordu. Biz savunma araçlarımızı çeşitlendirmeye çalışırken bu zatın timsah gözyaşlarıyla uğurladığı selefi ise bölgemizin yangın yerine döndüğü bir dönemde ‘Bunlara ne gerek var, bize kim saldıracak?’ diyordu. İktidara gelince savunma sanayisine dokunacağız diyeninden, Tank Palet Fabrikası üzerinden istismar yapanına kadar akla, vicdana, ahlaka sığmayan nice sabotaj girişimiyle karşılaştık. Eğer biz bunlara kulak verseydik, savunma sanayisinde bugün geldiğimiz noktanın Allah muhafaza yakınından bile geçemezdik. Ama biz, ‘Bütün emelim Türk gençliğinin kanatlanmasını görmektir. Bu uğurda bütün şahsi servetimi feda etmiş bulunuyorum. İcap ederse sırtımdaki gömleğimi bile bu maksat uğruna satmaya hazırım’ diyen rahmetli Nuri Demirağ’ın yolundan gittik. Biz, önüne çıkan sayısız engele rağmen ‘Biz durumdan vazife çıkardık’ diyerek ömrünü büyük ve güçlü Türkiye’ye vakfeden merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin mirasına sahip çıktık. Biz döktürdüğü Şahi topları dönemin savaş konseptini değiştiren, çağ açıp çağ kapatan Sultan Fatih’in emanetini omuzladık. Neticede Vecihi Hürkuş’un, Barbaros Hayrettin Paşa’nın, Piri Reis’in çektiği sıkıntıları, zorlukları, cefaları bugünün başarılarıyla taçlandırmayı, bunları gurur tablosuna dönüştürmeyi başardık.”
“İHRACATIMIZI GEÇTİĞİMİZ SENE 10 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNE ÇIKARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunmada dışa bağımlılık oranını yüzde 80’den yüzde 20’ye indirdiklerini anımsattı.
Sektörel cironun 20 milyar doları geçtiğini, Ar-Ge harcamalarının 3,5 milyar dolar düzeyine ulaştığını, aktif proje sayısı 1400’ü geride bırakırken proje portföyünün 100 milyarı aştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2002’de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı geçtiğimiz sene 10 milyar doların üzerine çıkardık. 2026’nın ilk çeyreğinde, savunma ve havacılık ihracatımız geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 12,1 artışla 1 milyar 910 milyon dolara ulaştı. 2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk 10’a gireceğiz. Yakın çevremizdeki savaşlar sona erdikten sonra milletçe başta savunma sanayisi olmak üzere her alanda büyük bir şahlanışa imza atacağız. Türkiye’nin önünü, şimdiden kesmeye dönük çabalara rağmen inşallah bu büyük atılımı hep birlikte gerçekleştireceğiz.”
“ROKET TEKNOLOJİLERİNDEN UYDU FIRLATMA KABİLİYETLERİNE, GÜÇLÜ ADIMLARLA İLERLİYORUZ”
ROKETSAN’ın, Türkiye’nin mühendislik iddiasını, stratejik aklını, yüksek teknoloji vizyonunu temsil eden kurumlardan biri olduğunu ve bu kutlu yürüyüşte çok önemli bir misyonu yerine getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geliştirdiği ürünleri bugün 50’nin üzerinde ülkeye ihraç eden ROKETSAN, ülkemizin teknoloji eksenli kalkınmasına çok önemli katkılar yapıyor. ROKETSAN ailemiz, 7 bini aşkın çalışanı, yürüttüğü yüzlerce proje ve derin mühendislik birikimiyle 3 binin üzerinde personelle çalışan 4 AR-GE merkezi, millî patent performansı ve yetişmiş insan kaynağı ile savunma sanayimizin yüksek teknoloji karakterini güçlendirmeye devam ediyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak uzaya bağımsız erişim hedefleri doğrultusunda çalışmalara kararlılıkla devam ettiklerini bildirerek şunları kaydetti: “Roket teknolojilerinden uydu fırlatma kabiliyetlerine varan geniş bir alanda güçlü adımlarla ilerliyoruz. Savunma ile uzayı aynı ufukta buluşturan bu vizyonun hayata geçirilmesinde ROKETSAN’ın çalışmaları inşallah gücümüzü artıracaktır. Sektöre yaptıkları bu kritik katkılardan ötürü ROKETSAN ailemizin tüm mensuplarına şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. KOBİ’lerimizden alt yüklenicilerimize, mühendislerimizden emekçilerimize, bu büyük ekosistemin tüm bileşenlerine şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle açılışını gerçekleştirdiğimiz tesislerin, teslimatı yapılan sistemlerin ve temellerini attığımız yeni yatırımların, ülkemiz, milletimiz ve güvenlik güçlerimiz için bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Millî Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayii Başkanlığımızı, ROKETSAN’ımızı, bu projelerde emeği geçen tüm kurumlarımızı ve özel sektör paydaşlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’i, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde resmî törenle karşıladı.
Tören sonrası, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ikili görüşmeye geçti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.