Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çiftçiler ile İftar” programında yaptığı konuşmada, “Tüm sıkıntılara, çeşitli zorluklara, iklim krizi kaynaklı olumsuz şartlara rağmen ülkemizi tarımda oldukça iyi bir yere getirdik. Birileri tüm umutlarını buna bağlasa da Türkiye’de tarım bitmedi, inşallah hiçbir zaman bitmeyecek. Hatta ülkemiz tarım sektöründe daha nice rekorlara imza atacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Çiftçiler ile İftar” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına çiftçileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, program için Tarım ve Orman Bakanlığı ile ekibine teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilerin Ramazan-ı şeriflerini tebrik ederek, “Tuttuğumuz oruçların, yaptığımız ibadetlerin, dilimizdeki duaların, tüm Müslümanların birliğine, beraberliğine, Gazzeli kardeşlerimizin zulümden kurtuluşuna vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum” dedi.
Çiftçilere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan cennet vatanımızın her karışında alın teriyle üreten, emeğiyle Türk ekonomisine değer katan tüm çiftçi kardeşlerime sizlerin şahsında sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum. Türkiye’nin istikbalini şekillendiren, 86 milyon insanımızla birlikte 62 milyon turistin gıdasını karşılayan, alın teri ve yüreğiyle toprağı işleyen, insanlık tarihi kadar eski bir mesleği icra eden çiftçi kardeşlerime şükranlarımı sunuyor, ülkemizin kalkınmasına verdiğiniz destekten dolayı Allah hepinizden razı olsun, yokluğunuzu göstermesin diyorum” ifadelerini kullandı.
“DARBE GİRİŞİMİNDE VATANINI KORUMAK İÇİN EN ÖN SAFTA YER ALANLAR BENİM ÇİFTÇİ KARDEŞLERİMDİ”
On yıllardır çiftçilerle yol yürüdüğünü, onların emeğine ve mücadelesine bizzat şahitlik ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilerin fedakarlığını sadece rızıklarını kazanmak için döktükleri terden değil, en sancılı dönemlerdeki memleket sevdalarından bildiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Kucağındaki 9 aylık bebeğiyle İnebolu’dan aldığı cephaneyi kağnılarla Ankara’ya taşıyan Şerife Bacılarımız, Erzurum’un ayazında eline silahı alıp Aziziye Tabyasına koşan Nene Hatunlarımız da sizlerdiniz. İstiklal Harbi’nde vatanımıza uzanan kirli elleri kıranlar sizlerdiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ayağa kalkmasına destek olan sizlerdiniz. Batı’nın ‘hasta adam’ dediği bu milletin yeniden tarih sahnesine çıkmasına omuz veren sizlerdiniz. İşte en son 15 Temmuz hain darbe girişiminde vatanını korumak için en ön safta yer alanlar yine sizlerdiniz, benim çiftçi kardeşlerimdi. Çiftçilerimiz nasıl bize, demokrasimize ve vatanımıza sahip çıktıysa biz de başbakan ve cumhurbaşkanı olarak daima onların yanında olduk. Hükûmetlerimiz, üreticilerimizi, çiftçilerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Devletimizin imkânları yıldan yıla genişledikçe bundan çiftçilerimizin de istifade etmesini sağladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, meydanlarda ne dedilerse ve hangi sözü verdilerse göreve geldiklerinde, vaatlerini hayata geçirmek için dört koldan çalıştıklarını kaydederek, “Ağızlarını her açtıklarında ‘Tarıma destek verilmiyor.’ diyenlerin şu rakamları iyi dinlemesini istiyorum. Bakın sadece geçen yıl doğrudan destek, kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları, ihracat destekleri dahil sektöre verdiğimiz desteğin toplamı 706 milyar lirayı buluyor. 2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam ise tam 939 milyar lira. Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz” açıklamalarında bulundu.
“GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN YOLU GÜÇLÜ TARIMDAN GEÇER”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güçlü Türkiye’nin yolu güçlü tarımdan geçer” inancıyla çiftçilerin yanında olacaklarını söyledi. Cennet vatanda 606 çeşit tarım mahsulü yetiştiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların birçoğunda kendi ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılar durumdayız. Muhalefetin ağzına pelesenk ettiği ‘Türkiye’de tarım bitti’ iddiasını sadece sektörün gerçekleri değil, uluslararası kuruluşlar da yalanlıyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu raporlara göre Türkiye’nin hasılada Avrupa’da birinci, dünyada ise 7. sırada yer aldığına dikkati çekerek, “Sebze üretiminde dünyada 3’üncü, meyvede 4’üncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk 3’teyiz. Çiğ sütte dünyada 9’uncu, Avrupa’da 3’üncü sıradayız. Sığır etinde dünyada ilk 10’da Avrupa’da 1’inciyiz. Tavuk etinde dünyada ilk 10’da Avrupa’da 2’nciyiz. Yumurtada dünyada yine ilk 10’da Avrupa’da zirvedeyiz. Su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa’da 2’nci sıradayız” bilgisini verdi.
Bir diğer çarpıcı rakam olarak 2002’de 24,5 milyar dolar olan tarımsal hasılayı üç kattan fazla artırarak 2024 yılında 79,1 milyar dolara yükselttiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarımda son 23 yılda yaklaşık 117 milyar dolar dış ticaret fazlası verdik. Sık sık dezenformasyon yapılan bir başka alan olan tohumda ise dünyada ilk 10 ülke arasındayız. Tam 117 ülkeye tohum ihracatı gerçekleştiriyoruz. Tescil ettiğimiz ata tohumları çeşit sayısını 49’a çıkardık. Allah’a hamdolsun” şeklinde konuştu.
“TÜRKİYE’DE TARIM BİTMEDİ, İNŞALLAH HİÇBİR ZAMAN BİTMEYECEK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm sıkıntılara, çeşitli zorluklara ve iklim krizi kaynaklı olumsuz şartlara rağmen Türkiye’yi tarımda oldukça iyi bir yere getirdiklerini vurgulayarak, “Şu gerçeği bugün bir kez daha sizlerin aracılığıyla vurgulamak istiyorum. Birileri tüm umutlarını buna bağlasa da Türkiye’de tarım bitmedi. İnşallah hiçbir zaman bitmeyecek” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin tarım sektöründe daha nice rekorlara imza atacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ama biten, meydanlarda her çiftçiye bedava traktör sözü verip sonra bunların üzerine sünger çekenlerin hevesleri olacak. Biten, ‘Benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir mi?’ diyen elitist zihniyetin kibri olacak. Biten, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanımıza yaptıkları gibi yazması, örtüsü, çarşafı, fistanı, şalvarıyla Anadolu kadınına tepeden bakanların şişirilmiş egoları olacak. Biten, mübarek Ramazan-ı Şerif’ten bir gün önce yayınladıkları bildirilerde insanlarımıza dil uzatan karanlık zihniyetin hezeyanları olacak. Biten, kamusal alanda milletin inancına özgürce yaşamasına tahammül edemeyen 28 Şubat heveslisi jakobenlerin dayatmaları olacak. Bu ülkenin kaptan köşkünde çiftçisini, üreticisini, çobanını kendisine dost ve yoldaş bilen Tayyip Erdoğan olduğu müddetçe millete parmak sallayan kibir abidelerinin hevesleri kursaklarında kalmaya devam edecek.”
“SAHTECİLİK YAPANLARI, VATANDAŞIMIZI KANDIRMAYA ÇALIŞANLARI ARTIK ANLIK OLARAK İFŞA EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların sağlıklı, kaliteli, güvenilir gıdaya erişmesinin önceliklerinin başında yer aldığını belirterek, “Bakanlığımız, sizlerin ürettiği ürünleri vatandaşlara sahtecilikle, taklitle satanlara karşı sürekli sahada denetim yapıyor. Denetim sonucu gıdada sahtecilik yapanları, vatandaşımızı kandırmaya çalışanları cezalandırdığımız gibi artık anlık olarak da ifşa ediyoruz” diye konuştu.
Ayrıca restoranlar, kafeler gibi yiyecek içecek hizmeti sunan iş yerlerinde karekod uygulamasını geçen yıldan itibaren zorunlu hâle getirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zirai ilaçta da taze sebze ve bunun yanında meyvede hasat öncesi ve sonrasında kalıntı kontrolü denetimlerimizi yapıyoruz. ‘B-Reçete’ adını verdiğimiz yeni uygulamayla artık hangi üründe ne miktarda bitki koruma ürünü kullanılacağı belirlenecek ve satışı ona göre yapılacak. Bu denetimlerin yanında fahiş fiyatla da mücadelemiz devam ediyor. Ramazanın manevi atmosferine haksız kazanç gölgesi düşürenlere, vatandaşımızın sofrasından ekmeğini çalanlara karşı müsamahasız olacağımızın bilinmesini isterim” görüşlerini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçıların sayısının az olduğunu, bu mübarek günlerde indirim yapan işletmelerin sayısının da bir hayli fazla olduğunu söyleyerek, hem vatandaşın uygun fiyatla ürün almasını sağlayıp hem de enflasyonla mücadelede kendilerine destek olan işletmelere teşekkür etti.
“BİTKİSEL ÜRETİM YAPANLARIN DESTEK ÖDEMELERİNE BAŞLIYORUZ”
2024’te başladıkları üretim planlamasında bir yılı geride bıraktıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Planlamayla artık hangi ürünün nerede, ne kadar ekileceğini belirliyoruz. Bunu sadece bitkisel üretimde değil, hayvancılıkta da hayata geçirdik. Bunun için özellikle besi ve süt üretim bölgeleri planladık. Yani destek modelimiz kapsamında hayvancılık desteklerinin ödemesini geçtiğimiz sene yapmıştık. Şimdi de bitkisel üretim yapanların destek ödemelerine başlıyoruz” dedi.
“ORGANİZE TARIM BÖLGESİ YATIRIMLARIMIZA DA SON SÜRAT DEVAM EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “6 Mart’tan itibaren bir ay içinde 81 milyar lira temel ve planlı üretim desteği ödemelerini çiftçilerimizin hesaplarına aktaracağız. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. Kuraklığa dayanıklı ve besin değeri yüksek tuz çalısını da meralarımızla buluşturuyoruz. İnşallah bunu da bütün mera alanlarında en kısa zamanda uygulayacağız. Tıpkı organize sanayi bölgeleri gibi organize tarım bölgesi yatırımlarımıza da son sürat devam ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 organize tarım bölgesinde üretime başladıkları bilgisini paylaşarak, “Bu yıl 5 bölgede daha ilk kez üretime geçeceğiz. Bütün bu yatırımlarımızın şehirlerimize, üreticilerimize, çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, nisan ayındaki zirai dondan etkilenen bütün üreticilere geçen yıl toplam 47 milyar lira ödeme yaptıklarını kaydetti.
Geçen günlerde bazı illerde de dolu, hortum ve selden hem üreticilerin hem de vatandaşların etkilendiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendilerine buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Başta Tarım Bakanlığımız olmak üzere devletimizin ilgili birimleri hemen sahaya indiler, üreticilerimizi rahatlatmak için seferber oldular” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, değişen iklim şartları ve küresel ısınmanın, bu ve benzeri olayların devam edeceğini söylediğini aktararak, “O yüzden sizleri mutlaka tarım sigortası yaptırmaya davet ediyorum. Hâlihazırda prim ödemelerinin yüzde 70’e kadar olan kısmını devlet olarak biz karşılıyoruz. Tüm bunların yanında deprem bölgesi için yeni bir yatırım paketini daha hayata geçirdik. Toplam 11 milyar liralık bu kaynağı 11 ilimizde üretimin güçlendirilmesi için harcayacağız” diye konuştu.
ÜRETİCİLERE VE ÇİFTÇİLERE MÜJDE
Üreticilere ve çiftçilere müjde veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2026 yılında 14,5 milyar lira olan kırsal kalkınma destek bütçemizin yarısını genç ve kadın üreticiler ile aile işletmelerimize ayırıyoruz. Ayrıca küçükbaş hayvancılığı desteklemek amacıyla yeni bir projeyi daha devreye sokuyoruz. ‘Kırsalda bereket, küçükbaşa destek’ adını verdiğimiz projenin ilk etabında tam 150 bin küçükbaşı üreticilerimize uygun şartlarda vereceğiz. Projeden faydalanacak her üreticimize 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş temin edeceğiz. Bu hayvanlar için aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve besleme desteğini biz karşılayacağız. Projenin finansmanı için üreticilerimiz Ziraat Bankasından faizsiz kredi kullanabilecek. Bu kredilerde 2 yıla kadar geri ödemesiz, devamında da 7 yıla kadar vade seçenekleri var. Projeden faydalanan üreticilerimizin alacakları küçükbaşların sigortasını 1 yıl biz karşılayacağız.”
Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) çiftliklerinde yetişen, üstün genetiğe sahip bu hayvanların dağıtımının da bölgelere uygun ırklara göre yapılacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu projede kadın ve genç üreticilerimize öncelik vereceğiz. Ayrıca veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliğinden yeni mezun gençlerimize de bu projeye başvurmaları hâlinde öncelik sağlayacağız. Böylece hem gençlerimiz kendi doğdukları topraklarda kendi işlerini kuracak hem de üretime ve istihdama güç katacak” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk hayvanları da yetiştiricilerimize bu yıl içinde teslim edeceğiz. Küçükbaş hayvancılık yapmak isteyen bütün genç ve kadın üreticilerimizi bu projeye başvurmaya davet ediyorum” dedi.
Konuşmasının ardından çiftçiler ve üreticilere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesi bir kez daha muhabbetle selamladığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ideathon Yarışması’na ilişkin programda yaptığı konuşmada, “Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma, Allah muhafaza, tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen Ideathon Yarışması’na ilişkin programa katıldı.
“Fikir Maratonu Programı” kapsamındaki buluşmada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “bağımlılığa karşı aileyi güçlendiren politikalar” temasıyla düzenlenen Fikir Maratonu’na 81 ilden 264 takım ve bin 302 yarışmacının katıldığını belirtti.
Yarışmaya katılanların, yeni fikir ve önerilerini inşa ettiklerini, diğer yandan da pek çok alanda son derece nitelikli eğitimler aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, aylar süren yoğun bir hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından 15 takımın finale kalma başarısı gösterdiğini söyledi.
Yarışmaya katılanların yüzde 22’sinin 18-30 yaş aralığında, yüzde 16’sının ise 50 yaş ve üzerinde olmasının dikkati çekici olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tablo, kadın kollarımızda farklı yaş gruplarına mensup dava arkadaşlarımızın aynı masa etrafında verimli bir fikir jimnastiğine imza atabildiklerini gösteriyor” diye konuştu.
AK Parti’yi yaklaşık çeyrek asırdır milletin kalbinde, Türkiye’nin kaptan köşkünde tutanın akıl, ahlak, ufuk ve tecrübeyi birleştirme kabiliyeti olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir. Hiçbir zaman da olmamıştır. Kadın kollarından gençlik kollarına, AK Parti teşkilatlarının en önemli vasfı, süreçlere yön veren, gidişata etki eden, yeni çalışmaların tohumlarını eken, etkin bir aktör hüviyetine sahip olmasıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle Fikir Maratonu boyunca ortaya koyulan proje, teklif, tenkit ve tespitlerin politika belirleme sürecinde AK Parti’ye ve millete çok önemli katkılar sağlayacağından en ufak bir şüphe duymadığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda dünya genelinde belli odaklar tarafından “aile” kurumunun hedef tahtasına konulduğuna işaret ederek, ailenin, toplumun hareket ve mukavemet merkezi olduğunu söyledi.
Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılmanın tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getireceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” diye konuştu.
“SON YILLARDA ARTAN TEHDİTLER KARŞISINDA AİLENİN KORUNMASI VE GÜÇLENDİRİLMESİNE YÖNELİK ÇALIŞMALARA HIZ VERDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samiha Ayverdi’nin aileye yönelik “Toplumun en küçük fakat en sağlam hücresi” sözlerini çok kıymetli bulduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Merhum Ayverdi bakınız nasıl tarif ediyor? ‘Aile cemiyete sağlam fertler veren, içine sızmak isteyen bakterileri yaşatmayan ve üretmeyen, yerleşmiş nizamlara ve temel kıymetlere yaylım ateşi açarak tahribat yapmak isteyenlere fırsat vermeyen, arınmış, inanmış ve kendini sağlama almış bir bünyedir.’ Evet, ailenin toplumdaki yeri budur, misyonu budur, oynadığı rol işte budur. Bu anlayışla, hükûmet olarak son yıllarda artan tehditler karşısında ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024’te Nüfus Politikaları Kurulu’nun kurulduğunu, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilerek, teşvik ve destek paketlerinin devreye alındığını anımsattı.
Önce deprem bölgesinde, ardından 81 ilde hayata geçirilen Aile ve Gençlik Fonu ile yuva kurmak isteyen gençlerin yanında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek doğum yardımlarımızla gerek ulaşımdan haberleşmeye pek çok alandaki indirim ve hizmetlerimizle ailelerimize ve genç çiftlerimize çok önemli destekler sunduk. Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirlediğimiz 2026-2035 döneminde de eğitimden sosyal politikaya tüm bu çalışmaları inşallah çok daha etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“GÜNÜMÜZDE FARKLI TÜRLERİYLE BAĞIMLILIK AİLEYE YÖNELİK TEHDİTLERİN EN BAŞINDA YER ALIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Günümüzde farklı türleriyle bağımlılık aileye yönelik tehditlerin en başında yer alıyor. Yuvaları dağılan, ocakları söndüren, hanelerdeki huzur ve bereketi bitiren bağımlılık illetiyle mücadeleye bunun için büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Bağımlılıkla mücadele için çaba gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanal bahis ve kumardan sosyal medyaya, tütün ürünlerinden alkol ve uyuşturucuya, çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere ailelerimizi bağımlılık illetinden uzak tutmak için yoğun gayret sarf ediyoruz. Özellikle son dönemde yapay zekâ ve yeni dijital teknolojilerin de devreye girmesiyle bağımlılık türlerinde büyük bir artış yaşanıyor. Ekran bağımlılığı ve sonsuz kaydırma gibi yeni bağımlılıklar bilhassa küçük yaştaki yavrularımız üzerinde yıkıcı etkiler oluşturuyor. Algoritma tuzağı olarak adlandırılan bu yeni sarmaldan çocuklarımızı ve gençlerimizi kurtarmamız büyük önem arz ediyor. Aynı şekilde siber zorbalık, mahremiyet ihlali, şiddet ve istismar gibi kötülüklerin yoğun şekilde yer aldığı dijital oyun ve içeriklerin olumsuz etkilerinden de evlatlarımızı korumak mecburiyetindeyiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şu anda dünya genelinde 1,25 milyar yetişkinin tütün ürünü kullandığını, dünyada her yıl 8 milyondan fazla kişinin tütün kullanımına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybettiğini aktardı.
Saha çalışmalarının, elektronik sigaraların da etkisiyle son yıllarda Türkiye’de sigaraya başlama yaşının düştüğünü gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çocuklar okul harçlıklarını buraya yatırıyor. Anneler, babalar çocuklarının rızkını üzülerek söylüyorum, sigara denilen illete harcıyor. Sonuçta vatandaşlarımız sağlığından, ülkemiz ise milyarlarca lirayı bulan devasa bir ekonomik kaynaktan oluyor” dedi.
“BAĞIMLILIK HEM MİLLETİMİZİN RUH VE BEDEN SAĞLIĞINA KASTETMEKTE HEM DE EKONOMİMİZ İÇİN GİDEREK BÜYÜYEN BİR KARA DELİĞE DÖNÜŞMEKTEDİR”
Bir diğer sorunun ise kumar bağımlılığı olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Dünyada 350 milyonun üzerinde kişinin kumar problemi olduğu tahmin edilmektedir. Akıllı telefonların yaygınlaşmasına paralel olarak özellikle sanal kumar bağımlılarının sayısı artmaktadır. Açıkçası sanal bahis, şans oyunu ve kumar bağımlılığı bizde de ciddi bir sorun hâline gelmeye başlamıştı. Bunun üzerine kasım ayında bir genelge yayınladık. Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’nı uygulamaya geçirdik. İlk 6 aylık veriler, aldığımız idari, mali ve hukuki tedbirler sayesinde sorunun kontrol altına alınmaya başlandığına işaret ediyor. Bunu, doğru yolda olduğumuzun bir delili olarak görüyor, yasa dışı bahis, şans oyunu ve kumarın üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeşilay tarafından geçen sene hazırlanan bir rapora göre sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolar olduğunu belirterek, “Yani bağımlılık hem milletimizin ruh ve beden sağlığına kastetmekte hem de ekonomimiz için giderek büyüyen bir kara deliğe dönüşmektedir” dedi.
“BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE KAMUOYU SAHİPLENMESİ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA, BAŞARI ORANLARIMIZ DA O DERECE ARTACAKTIR”
Devlet olarak bağımlılıkla mücadelede gerekli her türlü önlemi aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aile Bakanlığımız kurumlarımız ve parti teşkilatlarımız belediyelerimizle iş birliği içinde çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Yeşilay gibi ülkemizin yüz akı olan sivil toplum kuruluşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında bağımlılığa karşı seferberlik ruhuyla çalışıyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın kollarının, bağımlılık eğitimleri kapsamında 81 ilde sadece 1,5 ayda 52 bin kadına ulaşmasını, eğitimler sonrasında sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 artmasını bu bakımdan çok anlamlı bulduğunu söyledi.
Bağımlılıkla mücadele sadece devlet eliyle yürütüldüğü takdirde arzu edilen neticelerin görülemeyeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mücadelenin tek yönlü, tek boyutlu olmadığının hepimiz farkındayız. Bağımlılıkla mücadelede kamuoyu sahiplenmesi ne kadar güçlü olursa, başarı oranlarımız da inşallah o derece artacaktır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fikir Maratonu toplantısının AK Parti, Türkiye ve Türk milleti için hayırlara vesile olmasını diledi, ödül alan takımları tebrik etti.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 6 Nisan 2026 Pazartesi günü, “GÖKBEY Hava Ambulansı Havalanma Lansmanı, Üretimi ve Uçuş Test Faaliyetini Yerinde İnceleme Programı”na katıldı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu konuşmasında, 2026 yılının sonuna kadar 3 adet GÖKBEY ambulans helikopterin Sağlık Bakanlığına teslim edileceğini söyleyerek “Mühendisiyle, teknisyeniyle, bilişimiyle, kokpitiyle, dizaynıyla tamamen yerli, insanlarımıza şifa olacak ambulans helikopterimizin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
Bakan Memişoğlu, “Şu an hissettiğim gururu ve heyecanı tarif etmek kelimelerle imkânsız. Bugün burada sadece bir helikopterin uçuş testini değil, Türkiye Yüzyılı’nın gökyüzündeki şifa imzasına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Biraz sonra izleyeceğiniz havalanış aslında yerli ve millî mühendisliğimizin, insanımızın emeğinin ve ‘en iyisini biz yaparız’ iddiamızın yükselişidir.” şeklinde konuştu.
Acil durumlarda her saniyenin altın değerinde olduğunu ve GÖKBEY ambulans helikopterin en zorlu coğrafya şartlarında, en sert iklimlerde vatandaşlara uzanan devletin şefkat eli olacağını ifade eden Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetinin başladığı 2009 yılından bugüne kadar 70 binden fazla vatandaşımızın sağlık hizmetlerine ulaşmasını sağladık. Hâlihazırda 2 uçak, 15 helikopterden oluşan hava ambulans filomuzla yurdumuzun en uzak noktalarına kadar erişebiliyoruz.” bilgilerini paylaştı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetine başladığımızda bir hayal kurmuştuk. Bugün o hayali kendi evlatlarımızın alın teriyle gerçekleştiriyoruz.” diyerek Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha büyük başarılara imza atmayı hedeflediklerini söyledi. Bakan Memişoğlu, “Önemli olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi bir olmamız, beraber olmamız, hep birlikte büyük Türkiye olmamız.” ifadelerini kullandı.
GÖKBEY ambulans helikopter hakkında bilgi aktaran Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Dünyanın pek çok yerinde yüksek teknoloji maalesef yıkmak, yok etmek için havalanırken Türkiye’nin teknolojisi Türkiye Cumhurbaşkanımızın liderliğinde can kurtarmak, nefes almak için havalanıyor. Pandemi döneminde 45 günde solunum cihazı üreten o adanmışlık, bugün GÖKBEY ile sağlık filomuzu taçlandırıyor.” dedi.
Ankara’da Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) Merkez Yerleşkesi’nde düzenlenen program, protokol konuşmalarının ardından yapılan GÖKBEY ambulans helikopterin uçuş gösterisiyle tamamlandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Polis Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Günü münasebetiyle İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve beraberindeki heyeti Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’i, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde resmî törenle karşıladı.
Tören sonrası, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ikili görüşmeye geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni’nde yaptığı konuşmada “İçinde bulunduğumuz veri çağında siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık, askerî caydırıcılık ve dijital egemenlik birbirinden ayrı değildir. Sınırlarınızı kontrol ettiğiniz ölçüde hava sahanızı kontrol edemiyorsanız, hava sahanızı koruduğunuz ölçüde siber vatanınızı ve bunun ayrılmaz parçası olan verilerinizi koruyamıyorsanız egemenliğinizde çok ciddi zafiyet var demektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni”ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aktivasyonunu yapacakları yeni nesil mobil iletişim altyapısı 5G’nin ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak, haberleşme, teknoloji, enerji ve üretim verimliliğini yükseltecek, dijital bağımsızlığını daha da perçinleyecek 5G teknolojisinin hazırlık çalışmalarından test ve kurulum süreçlerine emeği geçen tüm kurumları, şirketleri, mühendis ve sektör çalışanlarını tebrik etti.
Ülkenin önünde iletişimin yanı sıra, ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime geniş bir alanda yepyeni bir sayfa açacak 5G teknolojisinin bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sözlerimin hemen başında şu hususun altını çizmekte fayda görüyorum; değerli kardeşlerim, günümüz dünyasında egemenlik, coğrafya temelli, fiziki ve sadece belirli bir toprak parçasıyla sınırlı olmaktan çıkmıştır. Küresel güç rekabetinin sertleştiği bu dönemde, teknoloji ve dijitalleşme alanında meydana gelen baş döndürücü gelişmeler, klasik anlamdaki egemenlik mefhumunu aşındırmıştır. Artık güçlü olmak, caydırıcı olmak, dünyada söz, etki ve itibar sahibi olmak istiyorsanız bir defa siber uzay çalışmalarınızı hızlandırmak, siber güvenlik tedbirlerinizi almak, siber teknolojinizi geliştirmek zorundasınız. Verilerin toplanması, işlenmesi, analiz edilmesi, katma değere dönüştürülmesi ve en önemlisi veri güvenliğinin temin edilmesi bu süreçte kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle son dönemde Lübnan, Gazze ve İran başta olmak üzere yakın çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalar, siber güvenliğin önemini hepimize bir kez daha göstermiştir. Şurası tartışılmayacak kadar ortadadır, içinde bulunduğumuz veri çağında, siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık, askerî caydırıcılık ve dijital egemenlik birbirinden ayrı değildir. Tam tersine bunlar birbirinin tamamlayıcısı, eskilerin ifadesiyle mütemmim cüzüdür.”
“GÜÇLÜ BİR SİBER GÜVENLİK MİMARİSİ OLUŞTURMAK İÇİN NE GEREKİYORSA YAPTIK”
“Sınırlarınızı kontrol ettiğiniz ölçüde hava sahanızı kontrol edemiyorsanız, hava sahanızı koruduğunuz ölçüde siber vatanınızı ve bunun ayrılmaz parçası olan verilerinizi koruyamıyorsanız, egemenliğinizde çok ciddi zafiyet var demektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Dijital çağda jeopolitik üstünlüğün belirleyici aktörü, sadece toprağı kontrol edenler değil, bununla birlikte veriyi yönetenler olacaktır. Bu bakımdan 5G’nin veri merkezleri, bulut altyapıları, yapay zekâ ve siber güvenlik kapasitesiyle birlikte düşünüldüğünde dijital egemenlik ve millî güvenlik meselesi olduğu son derece açıktır. Biz de bugün attığımız tarihî adıma, diğer hususlar yanında elbette dijital egemenlik zaviyesinden de bakıyoruz. Nitekim son 23 yılda bunun altyapısını çok güçlü bir şekilde hazırladık. Dijital dönüşümde attığımız stratejik adımlarla ülkemizi bu alanda parmakla gösterilen seviyelere çıkardık. Bu süreçte bir yandan dijital hız ve kapasitemizi artırırken, diğer yandan güçlü bir siber güvenlik mimarisi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık. 2002’de 81 bin kilometre olan fiber hat uzunluğumuzu, 2025’in üçüncü çeyreği itibarıyla 657 bin kilometreye ulaştırdık. Aynı dönemde geniş bant internet abone sayımızı 3 binden 98 milyona, mobil telefon abone sayımızı ise 23 milyondan alıp neredeyse 100 milyona çıkardık.”
SİBER GÜVENLİK TEDBİRLERİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 55 milyonu aşkın vatandaşın bugün güvenli internet hizmetlerini kullandığını, hâlihazırda Türkiye’de mobil ve sabit hatlardan 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleştiğini dile getirdi.
Türkiye’nin aylık ortalama 494 dakika mobil kullanım süresiyle Avrupa’da birinci sırada olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geçtiğimiz sene kurduğumuz Siber Güvenlik Başkanlığımız, haberleşme sistemlerimizin güvenliğini sağlamak, kritik altyapılarımızı korumak ve siber tehditlere karşı etkin bir savunma mekanizması oluşturmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Aynı şekilde emniyet birimlerimiz, istihbarat teşkilatımız ve ilgili tüm kurumlarımız da her senaryoya hazırlıklı bir şekilde kendi önlem, aksiyon ve karşı koyma planlarını başarıyla planlayıp hayata geçiriyor. Burada şunun da altını çizmek durumundayım, biz siber güvenliğe sadece tehditler karşısında gösterilen bir tepki değil, ulusal güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak bakıyoruz. Yabancı menşeili anlık mesajlaşma ve arama uygulamalarının, özellikle Gazze soykırımından beri çeşitli tartışmalara konu olduğu görülüyor. Biz de bu tartışmaları çok yakından takip ediyoruz. Devlet kurumlarına ait verilerin güvenliğini özellikle güçlendirme noktasında ilave tedbirleri önümüzdeki dönemde peyderpey devreye alacağız.”
“TEKNOLOJİDE TAM BİR SEFERBERLİK İLAN ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte teknolojik gelişmeleri yalnızca takip eden, çağa ayak uydurma kaygısından öteye geçemeyen, yeni teknolojileri tribünden izleyen, başkalarına imrenen, öz kaynaklarını değerlendiremeyen bir Türkiye’nin olduğunu belirterek, “Başörtüsü, saç-sakal, kılık-kıyafet gibi meselelerle uğraşmaktan, dünyada olup bitenleri takip edemeyen bir Türkiye vardı” ifadesini kullandı.
Yıllarca Türkiye’nin özellikle belli alanlarda geri kalmışlığını, milletin inanç değerlerine, kültür kodlarına ve insanların giydiği kıyafete bağladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yaklaşık 6 asır boyunca cihana nizam vermiş bir ecdadın torunları olarak bu kötü gidişe, bu atalete, bu ideolojik bağnazlığa biz itiraz ettik. ‘Biz yapamayız, biz beceremeyiz’ diyen öz güven yoksunlarına kulak asmadan, bu milletin evlatlarına, bu ülkenin parlak beyinlerine inanarak teknolojide tam bir seferberlik ilan ettik. Çalışmalarımızın meyvelerini de hamdolsun kısa sürede toplamayı bildik. Bugün geldiğimiz noktada hem kendi teknolojimizi üretiyoruz hem yeniliklere öncülük ediyor hem de sahip olduğumuz teknolojiyi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyoruz.”
“GÜÇLÜ TÜRKİYE’Yİ ADIM ADIM İNŞA EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İlk yerli ve millî haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’yı 2024’te uzaya fırlattık, 2025’te resmen hizmete aldık ve böylece dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olmayı başardık. Savunma sanayii başta olmak üzere teknolojik imkân ve kabiliyetlerin belirleyici olduğu tüm sektörlerde çağa ufuk çiziyor, yön tayin ediyoruz. Ar-Ge’den seri üretime, kendi ürün ve yazılımlarımızla kendi tesis ve mühendislerimizle yeni dünyanın semalarında kutup yıldızı gibi parlıyoruz. Avrupa ve Amerika dâhil pek çok yerde gençler daha kendi ülkelerinin haritadaki yerini gösteremezken, ayak sesleri yalnızca Türkiye’yi değil kıtaları inleten TEKNOFEST Gençliği yeni projelerle, yeni tekliflerle dünyaya rol model oluyor. Velhasıl önümüze konulan bentleri yıkarak, her alanda gümbür gümbür geliyor, destanlaşıyor, yeni ve güçlü Türkiye’yi adım adım inşa ediyoruz.”
Bu başarılarda emeği geçen tüm kurumları, firmaları, sivil toplum kuruluşlarını, mühendisleri ve özellikle de gençleri ayrı ayrı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün milletimizin hizmetine sunacağımız 5G teknolojisiyle, bu başarılarımıza bir yenisini daha eklemenin haklı gururunu yaşıyoruz. 5G’nin hazırlıklarını 2016’da başlattık, 2018’de ilk testlerimizi yaptık, 2019’dan sonra da Gazi Meclisimizde, stadyumlarımızda ve geniş katılımlı organizasyonlarımızda pilot uygulama olarak kullanıma açtık” diye konuştu.
“81 İL MERKEZİMİZDE DEVREYE ALACAĞIMIZ 5G’Yİ, 2 SENE İÇİNDE ÜLKEMİZİN HER KARIŞINDA HİZMETE SUNACAĞIZ”
Yaygın kapsama hedefiyle kırsal bölgelerden şehir merkezlerine kadar Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısıyla donattıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece çok geniş bir alanda hem yüksek hız hem de yüksek kapasiteyi aynı anda sunabilecek bir sistemler manzumesi oluşturduk. Başlangıçta 81 il merkezimizde devreye alacağımız 5G’yi, 2 sene içinde ülkemizin her karışında hizmete sunacağız” bilgisini paylaştı.
Şebeke altyapısında mümkün olan en yüksek seviyede yerli ve millî ürün kullanımını hedeflediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşletmecilerimiz yıllara göre artacak şekilde ilk etapta yüzde 60 oranında yerli malı, belgeli ürün, yüzde 30 oranında millî haberleşme ürününü kullanacak. Devamında bu rakamlar peyderpey arttırılabilecek” sözlerini sarf etti.
“İLETİŞİM HIZIMIZ TAM 10 KAT ARTIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G’nin neler getireceğini genel hatlarıyla paylaşmak istediğini söyleyerek, şunları kaydetti: “Beşinci nesil mobil haberleşme altyapısı, yüksek hız, düşük gecikme süresi ve geniş bağlantı kapasitesi olmak üzere üç ana özelliğiyle öne çıkıyor. 5G, saniyede iki gigabyte veri aktarımıyla bir önceki nesle oranla 10 kata kadar daha yüksek veri hızına ulaşıyor, yani iletişim hızımız tam 10 kat artıyor. 4,5 veya 4G’de ortalama 30-40 milisaniye olan gecikme süresi, 5G ile bir milisaniyeye kadar düşüyor. Son olarak daha önce binlerle ifade edilen eş zamanlı bağlantı kapasitesi 5G ile milyonlarca cihaza erişiyor. Nesnelerin internetini çok daha verimli ve süratli hâle getirecek bu sistemle kilometrekare başına milyonlarca cihaz aynı anda kesintisiz ve güvenli biçimde birbiriyle irtibat kurabilecek. 5G’yi diğerlerinden ayıran bir diğer önemli ayrıntı da bulut tabanlı ve yazılım odaklı çekirdek mimarisidir. Bu özellik şebekeyi daha esnek, daha akıllı ve ihtiyaca göre şekillenebilen bir yapıya kavuşturuyor. 5G ile birlikte iletişimin sadece hızlanmakla kalmadığı, aynı zamanda bütünüyle şekil değiştirdiği bir dönemin kapılarını aralıyoruz.”
Vatandaşların, 5G ile internet kullanımında yüksek hızlarla tanışacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sabit internetin ulaşamadığı yerlerde sabit, kablosuz erişim sayesinde fiber hızına yakın bir deneyim sunulacak. Aynı fiziksel altyapı üzerinde farklı sektörlere ait sanal ağlar kurulabilecek” dedi.
Böylelikle sağlık, üretim, lojistik ve güvenlik gibi birbirinden farklı alanlarda ihtiyaca özel hizmetler verilebileceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kurumlar, kendi yerleşkeleri veya tesisleri içinde kendilerine özel, güvenli ve düşük gecikmeli şebekeler kullanabilecek. Verinin merkeze gitmeden, kaynağa en yakın noktada işlenmesi mümkün olacağı için karar alma ve tepki verme süreleri ciddi şekilde kısalacak. Diğer taraftan mobil iletişimde ve dijital hizmetlerde bekleme süreleri azalırken, gigabyte hızları artacak, evde, işte veya hareket hâlindeyken daha güçlü ve kesintisiz bir bağlantı standardı oluşacak” diye konuştu.
“GERÇEK ZAMANLI BAĞLANTI GEREKTİREN UYGULAMALAR DAHA STABİL ÇALIŞACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G ile gerçek zamanlı bağlantı gerektiren uygulamaların daha stabil çalışacağı bilgisini verdi.
Asıl önemli değişimin üretimde yaşanacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akıllı sensörler, robotik sistemler ve üretim hatlarının gerçek zamanlı verilerle yönetildiği, arızaların henüz oluşmadan tespit edilip üretkenliğin zirveye ulaştığı yeni bir döneme giriyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fabrikaların daha çevik, verimli ve rekabetçi hâle geleceğini ifade ederek, “Organize sanayi bölgelerinde, limanlarda, büyük tesislerde ve kritik üretim tesislerinde münhasır 5G şebekeleri yaygınlaşacak. Bu dönüşüm ise hiç şüphesiz Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim kapasitesinde çarpan etkisi oluşturacak” ifadelerini kullandı.
KOBİ’lerden büyük sanayi kuruluşlarına kadar tüm işletmeler için yeni iş modellerinin önünün açılacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulusal iş markalarının yurt dışı pazarlardaki rekabet gücünün daha da pekişeceğini, sağlıkta uzaktan müdahale imkânlarının gelişeceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçek zamanlı görüntü aktarımı ve kritik sistemlerin eş zamanlı çalışmasının yaygınlaşacağını belirterek, şunları kaydetti: “Ultra düşük gecikme kapasitesi sayesinde, örneğin bir doktor hastasını yüzlerce kilometre öteden ameliyat edebilecek, hastaların durumu mesafe engeline takılmadan anlık şekilde ve uzaktan izlenebilecek. Ulaşımda araçlar altyapı ve trafik sistemleri anlık veri paylaşabilecek, böylece yollar daha güvenli olacak, can kayıpları inşallah azalacak. Eğitimde artırılmış gerçeklik, sanal laboratuvar, simülasyon ve gerçek zamanlı etkileşim daha fazla kullanılacak. Tarımda, akıllı tarım uygulamalarıyla daha sürdürülebilir ve yüksek verimli bir üretim sağlanacak. Daha fazla veriyi daha düşük enerji üretimiyle taşıyabilen 5G ile kamu hizmetlerinde ve akıllı şehirlerde milyonlarca sensörle donatılmış altyapılar sayesinde enerji, su, ulaşım sistemleri anlık yönetilebilecek. Bu da hem hizmet kalitesini artıracak hem de kaynak kullanımında önemli bir tasarrufu beraberinde getirecek.”
“5G İLE GÜVENLİK ALANINDA DA YENİ KAZANIM VE AVANTAJLAR ELDE EDECEĞİZ”
5G ile güvenlik alanında da yeni kazanım ve avantajlar elde edileceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Yeni nesil altyapımızın şebeke dilimleme özelliğiyle farklı kullanım alanlarına mahsus güvenlik politikalarını uygulama imkânı bulacağız. Uç bilişim yaklaşımı marifetiyle verinin kaynağa yakın işlenmesi sayesinde siber riskleri daha da azaltacağız. Kolluk kuvvetlerimizin sahada kullandığı sistemler 5G altyapısıyla çok daha etkin, hızlı ve öngörülebilir bir yapı arz edecek. Kent Güvenlik Yönetim Sistemi’nden Plaka Tanıma Sistemi’ne, hudut kapısı sisteminden narkotik UYUMA sistemine, suç analiz uygulamasından KADES’e, polis teşkilatlarımızın suç ve suçluyla mücadelesinde kullanılan sistemlerin işlevselliği daha da artmış olacak.”
“Çok geniş bir yelpazede olumlu etkilerini göreceğimiz 5G’nin ülkemize ve milletimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, iletişim operatörleri ve 5G’nin hayata geçirilmesinde emeği olan herkese teşekkür etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.